Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Duam kabul oldu ama kayboldum... (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103523-duam-kabul-oldu-ama-kayboldum.html)

gecesahini22 05.03.26 03:36

Alıntı:

HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700937)
Sen dua etmişsin ve duanda “hayırlıysa” kaydını da koymuşsun. Bu kayıt çok mühimdir; çünkü kul talep eder, kader ise terbiyeyi getirir. Bazen dua bir kapıyı açar; ama o kapı, sandığın odaya değil, seni koruyacak bir koridora çıkarır. İki gün içinde tanışmanız ve kahve içmeniz “dua kabul oldu” diye okunabileceği gibi, daha sahih bir okumayla “Allah sana bu meseleyi uzatmadan gösterdi” diye de okunabilir.
Asıl dikkat etmen gereken yer şurası: Sen “hissederim, yanılmam” diyorsun ve onun başkalarıyla yaşadıklarına dair çok ağır ifadeler kullanıyorsun. Kardeşim, burada iki tehlike var. Birincisi, zanna dayanarak hüküm kurmak insanı yakar; Kur’ân zanna kapı bırakmaz. İkincisi, gördüğünü sandığın şeyler doğru olsa bile, senin vazifen yargıçlık değil; kendi istikametini korumaktır. Yani bu mesele “onu düzeltmek” değil, “kendini kirletmeden çıkmak” meselesi.

Şimdi gelelim “Ne anlamalıyım?” soruna. En sade ve gerçek cevap şu: Karşındaki kişi sana aynı ciddiyetle yönelmiyor. Bu kadar. Bu, senin değersiz olduğun anlamına gelmez; bu, uyumsuzluk ve niyet ayrılığı demektir. Senin mizacın belli: helal daire, sadakat, sınır, edep. Karşındaki kişi (en azından anlattığın kadarıyla) bu çizgiyi taşımıyor ya da taşımaya niyeti yok. Böyle bir tabloda “neden böyle oldu” diye kendini yemen, seni daha da dağıtır. Bazen Allah kulunu, kapıyı açarak değil; kapının ardını göstererek korur. “Hayırlıysa” diye dua eden kulun kazancı da budur: Hayırsızsa, hayırsızlığı erken görür.

“Ben bunu mu hak ediyorum?” demişsin. Kardeşim, bu da nefsin sana kurduğu ağır bir cümle. Senin hak ettiğin şey, senin ahlâkına uygun bir birlikteliktir. Allah seni kendinle aynı yolda yürüyebilecek birine nasip eder; insanın her gördüğüyle imtihan olması, o gördüğünü hak ettiği anlamına gelmez. Bazen imtihan, “kapıyı erken kapatmayı” öğretir.

Bu noktadan sonra sana düşen: Karşındakini ne itham ederek büyüt, ne de kendini küçülterek yerle bir et. Sonunu çok doğru bağlamışsın: “Allah sonumu hayırlı etsin.” Ben de aynı duayı edeyim: Rabbim kalbini muhafaza etsin, seni zanna ve karanlığa düşürmesin, helal ve temiz bir nasibi vaktinde önüne koysun. Sen de bu imtihandan “kırılarak” değil, “ölçü kazanarak” çık.
Doğrusunu Allah bilir.

Vay be 👏👏👏

cLibeRt 05.03.26 04:13

Alıntı:

HÂMÛŞÎ Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700937)
Sen dua etmişsin ve duanda “hayırlıysa” kaydını da koymuşsun. Bu kayıt çok mühimdir; çünkü kul talep eder, kader ise terbiyeyi getirir. Bazen dua bir kapıyı açar; ama o kapı, sandığın odaya değil, seni koruyacak bir koridora çıkarır. İki gün içinde tanışmanız ve kahve içmeniz “dua kabul oldu” diye okunabileceği gibi, daha sahih bir okumayla “Allah sana bu meseleyi uzatmadan gösterdi” diye de okunabilir.
Asıl dikkat etmen gereken yer şurası: Sen “hissederim, yanılmam” diyorsun ve onun başkalarıyla yaşadıklarına dair çok ağır ifadeler kullanıyorsun. Kardeşim, burada iki tehlike var. Birincisi, zanna dayanarak hüküm kurmak insanı yakar; Kur’ân zanna kapı bırakmaz. İkincisi, gördüğünü sandığın şeyler doğru olsa bile, senin vazifen yargıçlık değil; kendi istikametini korumaktır. Yani bu mesele “onu düzeltmek” değil, “kendini kirletmeden çıkmak” meselesi.

Şimdi gelelim “Ne anlamalıyım?” soruna. En sade ve gerçek cevap şu: Karşındaki kişi sana aynı ciddiyetle yönelmiyor. Bu kadar. Bu, senin değersiz olduğun anlamına gelmez; bu, uyumsuzluk ve niyet ayrılığı demektir. Senin mizacın belli: helal daire, sadakat, sınır, edep. Karşındaki kişi (en azından anlattığın kadarıyla) bu çizgiyi taşımıyor ya da taşımaya niyeti yok. Böyle bir tabloda “neden böyle oldu” diye kendini yemen, seni daha da dağıtır. Bazen Allah kulunu, kapıyı açarak değil; kapının ardını göstererek korur. “Hayırlıysa” diye dua eden kulun kazancı da budur: Hayırsızsa, hayırsızlığı erken görür.

“Ben bunu mu hak ediyorum?” demişsin. Kardeşim, bu da nefsin sana kurduğu ağır bir cümle. Senin hak ettiğin şey, senin ahlâkına uygun bir birlikteliktir. Allah seni kendinle aynı yolda yürüyebilecek birine nasip eder; insanın her gördüğüyle imtihan olması, o gördüğünü hak ettiği anlamına gelmez. Bazen imtihan, “kapıyı erken kapatmayı” öğretir.

Bu noktadan sonra sana düşen: Karşındakini ne itham ederek büyüt, ne de kendini küçülterek yerle bir et. Sonunu çok doğru bağlamışsın: “Allah sonumu hayırlı etsin.” Ben de aynı duayı edeyim: Rabbim kalbini muhafaza etsin, seni zanna ve karanlığa düşürmesin, helal ve temiz bir nasibi vaktinde önüne koysun. Sen de bu imtihandan “kırılarak” değil, “ölçü kazanarak” çık.
Doğrusunu Allah bilir.


Yorum o kadar güzel ki ekran görüntüsü aldım

HâmûŞî 05.03.26 04:19

Alıntı:

cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 700959)
Yorum o kadar güzel ki ekran görüntüsü aldım

Allah razı olsun kıymetli kardeşim. Hüsn-ü zannınıza teşekkür ederim. Kardeşimizin sorusuna acizane 3–5 kelâm ettik; bir fayda hasıl olduysa Allah’ın lütfudur.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:27.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148