Alıntı:
BAKARA Nickli Üyeden Alıntı
Vallahi hiç ya sabır çekme aba.
Benim bu ilime merakım malum üstadın bana karşı mesafeside malum .
Alternatif olarak mecburen cahil cühelayı düşüneceğiz. Yapacak bir şey yok.
Ama alacam denedim, alayımmı dedim.
Sözü üstada bıraktım ne derse kabulüm.
Bu arada sami hocanın adı bile geçince hürmetten üstümü başımı toparlıyorum.
Çok saygım ve sevgim var. Sanki kalbimiz birmiş gibi ortada bir kalp var yarısı sami abinin yarısı benimmiş gibi çok tuhaf bir his.
Ona layık olmaya çalışacağım artık.
Neyse çok yazmayayım millet yalakalık olarak algılıyor sonra. Gerçek sevgi nedir aşk nedir bilmedikleri için anlamıyorlar
|
Aşktan bahsetmiyorum.
Gerçek sevgiyi yani; bir insanı, belki de normalde en nefret edilebilecek bir insanı, en kabul edilmeyecek, "böyle biri bunu nasıl yapar" denilecek hatalarıyla bile olduğu gibi kabul edip koşulsuz ve hiçbir karşılık beklemeden sevmenin ne olduğunu çok iyi bilirim. Değişik bir durumdur. Hem sevip hem nefret etmek ise daha değişik bir durumdur.
Sen ne güzel açıkça söylüyorsun. Bir de korkup karşısındakine söyleyemeyen var. Böyle susar, kalbinin ortasına oturtur, etrafına da kimseyi yaklaştırmaz, sonracığıma... Karşısındaki bilmez, anlarsa anlamamış gibi yapar. Bu yetmez tabii, bir kere anladı ya çok sevildiğini, kalbinde onlarca kişiyi oturtur ama ona bir parça sevgiyi çok görür. Bunun yerine canını yakarcasına kalbindekilerden bahseder. Karşısındaki susar bir şey diyemez tabii, sadece gözünden iki damla yaş süzülür.
Sonra... Aramaz. İlgilenmez. Umursamaz...
Araması daha ilginç bir durumdur. Zaten zar zor arayan bu kişi, gün gelir, aylar geçer hiç aramaz...
Tamam bu kadar yeter.