Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   insan neyi bilir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103590-insan-neyi-bilir.html)

HâmûŞî 10.03.26 11:21

insan neyi bilir?
 
İnsan Bildiği Şeyleri mi Görür, Yoksa Gördüğü Şeyleri mi Bilir?

Erkanklc 10.03.26 12:55

Güzel bir felsefi soru olmuş bence iki durum da geçerli hocam

HâmûŞî 10.03.26 13:00

Alıntı:

Erkanklc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701594)
Güzel bir felsefi soru olmuş bence iki durum da geçerli hocam

Zaten mesele biraz da burada derinleşiyor değerli kardeşim.

Svg 10.03.26 13:16

Toplam 1 Eklenti bulunuyor.
Bazı insanlar gözleriyle görür bazı insanlar kalpleriyle görür. Bazı şeyleri görmek için mutlaka göze ihtiyaç yoktur. Bazıları gözünün önündekini göremez. Görüp de görmezden geldiği de olur...
Çoğu zamansa bazı şeyleri görmediği için yok olduğunu zanneder.
Düz Ülke isimli bir kitap okumuştum, orada 2 boyutlu dünya anlatılıyordu ve oraya 3 boyutlu dünyadan insan gidiyordu. 2 boyutlu dünyada yaşayan biri nasıl ki 3 boyutlu dünyayı anlamıyorsa bizler de eğer varsa 4 boyutlu dünyayı görmeden anlamıyoruz. Bu, onun yok olduğu anlamına gelmiyor.

HâmûŞî 10.03.26 14:04

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701602)
Bazı insanlar gözleriyle görür bazı insanlar kalpleriyle görür. Bazı şeyleri görmek için mutlaka göze ihtiyaç yoktur. Bazıları gözünün önündekini göremez. Görüp de görmezden geldiği de olur...
Çoğu zamansa bazı şeyleri görmediği için yok olduğunu zanneder.
Düz Ülke isimli bir kitap okumuştum, orada 2 boyutlu dünya anlatılıyordu ve oraya 3 boyutlu dünyadan insan gidiyordu. 2 boyutlu dünyada yaşayan biri nasıl ki 3 boyutlu dünyayı anlamıyorsa bizler de eğer varsa 4 boyutlu dünyayı görmeden anlamıyoruz. Bu, onun yok olduğu anlamına gelmiyor.

Güzel ve yerinde temas değerli kardeşim fakat ''Bazı insanlar gözleriyle görür bazı insanlar kalpleriyle görür. Bazı şeyleri görmek için mutlaka göze ihtiyaç yoktur'' burada ince bir ayırım gerekir. Göz görmek için bir alettir, kalp ise mânâyı tartan merkezdir. Göz sûreti görür, kalp kıymeti ve istikameti fark eder. Lâkin her iç hissi de “kalple görmek” saymak doğru olmaz. Zira sahih olan, gözün şahitliğini de kalbin idrakini de yerli yerinde tutabilmektir. Asıl körlük bazen gözde değil, mânâyı okuyamayan kalptedir.

İdrakin sınırlı olması, varlığın sınırlı olduğunu değil; bizim erişimimizin sınırlı olduğunu gösterir. O hâlde problem yalnız “neyi gördüğümüz” değil, “gördüğümüz şeyi hangi epistemik yetkiyle nihai ölçü saydığımız” problemidir. Belki de insanı en çok yanıltan şey, bilgisizliği değil; kendi idrak tarzını hakikatin tamamı sanmasıdır. Bu noktada senin işaret ettiğin misal, sadece boyut meselesini değil, bilginin mahiyetini de tartışmaya açıyor. ''İdrakimizin erişemediği bir şeyi inkâr etmek, bir tavır mıdır; yoksa yalnızca insanın kendi sınırını varlığın sınırı yerine koyması mıdır?

Mubinn 10.03.26 16:21

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701584)
İnsan Bildiği Şeyleri mi Görür, Yoksa Gördüğü Şeyleri mi Bilir?

İnsan ikisini de bilmez/ görmez.

HâmûŞî 10.03.26 16:57

Alıntı:

Mubinn Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701611)
İnsan ikisini de bilmez/ görmez.

Bu cevap bana pek isabetli görünmedi. Çünkü “insan ikisini de bilmez/görmez” denildiğinde mesele tamamen kapanmış oluyor. Hâlbuki sorunun kendisi tam da bu ikisi arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışıyor. Eğer insan ne gördüğünü bilir ne de bildiğini görür denilirse, o zaman insanın idrakinin kendisini de bütünüyle hükümsüz saymış oluruz.

İnsan elbette yanılabilir, gördüğünü yanlış yorumlayabilir veya bildiğini zannedebilir; fakat bu, insanın hiçbir şeyi bilemediği veya hiçbir şeyi görmediği anlamına gelmez.

imas 10.03.26 17:22

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701584)
İnsan Bildiği Şeyleri mi Görür, Yoksa Gördüğü Şeyleri mi Bilir?

kimi vardır bakmayı bilmez, kimi vardır görmeyi bilmez, kimi vardır bildiğini görmez, kimi vardır gördüğünü bilmez,
bu iki kavram bazı yerde birbirinden çok farklı, bazende birbiriyle bütünleşik iç içe geçmiş ayrılmaz bütündür...

HâmûŞî 10.03.26 17:35

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Üstadım, katkınız için teşekkür ederim. Birkaç cümleyle meselenin özüne temas etmişsiniz.

İnsan çoğu zaman gördüğü şeyi bilmez; bildiğini sandığı şey üzerinden görür. Çünkü idrak, sadece gözün işi değildir. Göz görür; fakat mânâyı zihin verir. Zihin ise çoğu zaman saf ve tarafsız değildir. Önceden öğrendikleri, alıştıkları ve inanmaya meylettiği şeyler, gördüğünü yorumlama biçimini etkiler. Bu yüzden iki kişi aynı hadiseye bakar, ama biri başka bir âlem görür, diğeri başka bir âlem.

Fakat burada ikinci bir incelik daha vardır. İnsan bütünüyle yalnız bildiğini gören bir varlık da değildir. Çünkü eğer öyle olsaydı, yeni hiçbir hakikate açılamazdı. Demek ki insanda hem önceden bildiği ile bakma hâli vardır, hem de o kalıpları aşarak gerçekten görme imkânı. Lâkin bu ikinci kapı herkeste ve her zaman açık değildir. Bunun için insanın kendi zihnine, nefsine ve peşin hükümlerine karşı dikkatli olması gerekir. Yani hakikati görmek, sadece bakmakla değil; kendi içindeki perdeyi fark etmekle mümkündür.

Kanaatimce insanın en büyük yanılgılarından biri, gördüğü şeyi doğrudan hakikat sanmasıdır. Hâlbuki insan bazen gördüğünü değil, görmek istediğini görür. Bazen korkusunu hakikat diye okur, bazen arzusunu işaret sanır, bazen de önceden inandığı şeye uygun parçaları seçip geri kalanını görmezden gelir. Bu yüzden gerçek görme, dışarıyı görmekten önce insanın kendi iç karışımını fark etmesini gerektirir.

O hâlde sorunun cevabı tek taraflı değildir. İnsan hem gördüğü şeyleri bilir, hem de bildiği şeyler yüzünden görmesi bozulabilir. Asıl mesele şudur: İnsan, gördüğünü sandığı şeyin ne kadarının hakikatten, ne kadarının kendi zihninden geldiğini ayırt edebiliyor mu? İşte idrakin imtihanı tam burada başlar.

BLACK95 10.03.26 20:01

İnsan nice şey bilir ama kibir kalbe girince göz hakikati görmez; nefsin peşinden giden de yolunu değil, kendini kaybeder

Mubinn 10.03.26 23:20

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701615)
Bu cevap bana pek isabetli görünmedi. Çünkü “insan ikisini de bilmez/görmez” denildiğinde mesele tamamen kapanmış oluyor. Hâlbuki sorunun kendisi tam da bu ikisi arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışıyor. Eğer insan ne gördüğünü bilir ne de bildiğini görür denilirse, o zaman insanın idrakinin kendisini de bütünüyle hükümsüz saymış oluruz.

İnsan elbette yanılabilir, gördüğünü yanlış yorumlayabilir veya bildiğini zannedebilir; fakat bu, insanın hiçbir şeyi bilemediği veya hiçbir şeyi görmediği anlamına gelmez.

İnsan hakikati bilir mi tam manasıyla? Hele bu devrin insanı bilmez.. bilmediği bir şeyi görse hakikati idirak edebilir mi? Edemez.. Kişiye abı hayat versen ama ne olduğunu söylemeden, hakikati bilmediği için gördüğünü bilir mi? Bilmez.. Kısacası ne görür insanoglu ne bilir.. Göz de beserdir, akılda beşer.. Hakikata ulaşırsa insan ne göze gerek kalır ne akıla..

xsy 10.03.26 23:31

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701584)
İnsan Bildiği Şeyleri mi Görür, Yoksa Gördüğü Şeyleri mi Bilir?


güzel hosuma giden bir sözü paylasmak istedim

''Senin dünyaya bakan penceren kirli ise, benim çiçeklerim sana çamur görünür''

neye ne ile nasil baktigin önemli

HâmûŞî 10.03.26 23:39

Alıntı:

xsy Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701673)
güzel hosuma giden bir sözü paylasmak istedim

''Senin dünyaya bakan penceren kirli ise, benim çiçeklerim sana çamur görünür''

neye ne ile nasil baktigin önemli

Katkınız çok değerli oldu yerinde ve güzel. Allah razı olsun.

HâmûŞî 12.03.26 12:58

Alıntı:

Mubinn Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701672)
İnsan hakikati bilir mi tam manasıyla? Hele bu devrin insanı bilmez.. bilmediği bir şeyi görse hakikati idirak edebilir mi? Edemez.. Kişiye abı hayat versen ama ne olduğunu söylemeden, hakikati bilmediği için gördüğünü bilir mi? Bilmez.. Kısacası ne görür insanoglu ne bilir.. Göz de beserdir, akılda beşer.. Hakikata ulaşırsa insan ne göze gerek kalır ne akıla..

Değerli kardeşim, sözünün ilk tarafında kuvvet var; fakat son hükmünde ihtiyat gerekir.

İnsan hakikati kuşatamaz; ama ondan nasipsiz de değildir.
Evet, beşer hakikati tam ihata edemez. Lâkin “öyleyse hiçbir şey bilemez” demek de doğru olmaz. İnsan hakikatin tamamını değil, tahammül edebildiği ve açıldığı kadarını bilir. İlim biraz da budur zaten: ihata değil, isabetli yaklaşma.

“Bilmediği şeyi görse de idrak edemez” sözü de mutlak değildir.
Çünkü insan bazen bir şeyin hakikatini bilmeden önce eserini, tesirini, yönünü fark eder. Sonra isim gelir, tarif gelir, idrak derinleşir. Yani her bilme, isimle başlamaz; bazen temasla başlar.

Fakat bana göre asıl dikkat edilmesi gereken yer son cümledir:
“Hakikate ulaşırsa ne göze gerek kalır ne akla.”
Bu söz, zahirde derin görünse de ölçüsüz anlaşılırsa tehlikeye açıktır. Çünkü göz de, akıl da, kalp de insana boşuna verilmemiştir. Mesele onları atmak değil; onların sınırını bilmek ve onları aşkla, edeble, basiretle doğrultmaktır. Akıl devreden çıkınca hakikat değil, çoğu zaman iddia konuşmaya başlar.

Bence daha yerli yerine oturan hüküm şudur:

İnsan hakikati bütünüyle kuşatamaz; fakat ondan nasibi kadarını akıl, göz ve kalp birlikte doğrulduğunda idrak eder.
Hakikat aklı iptal etmez; aklı haddine getirir.
Gözü de kaldırmaz; göze basiret kazandırır.

Velhâsıl,
mesele ne görmekten vazgeçmektir ne düşünmekten; mesele, gözü de aklı da kendi hududu içinde hakikate hizmet eder hâle getirmektir.

madboyali 14.03.26 01:50

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701584)
İnsan Bildiği Şeyleri mi Görür, Yoksa Gördüğü Şeyleri mi Bilir?

insan, aslında bir şey bilmez.

HâmûŞî 14.03.26 02:11

Alıntı:

madboyali Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701924)
insan, aslında bir şey bilmez.

İnsan bir şey bilmez sözü doğruysa, sen de bunu bilemezsin. Biliyorsan, demek ki insanın en azından bazı şeyleri bildiğini kabul etmiş olursun değerli kardeşim...

madboyali 14.03.26 02:13

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 701928)
İnsan bir şey bilmez sözü doğruysa, sen de bunu bilemezsin. Biliyorsan, demek ki insanın en azından bazı şeyleri bildiğini kabul etmiş olursun değerli kardeşim...

evet doğru :)


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:59.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148