Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Kaza namazları nasıl hesaplanır ne düzenle kılınır?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 23.01.26, 12:00
Üye
 
Üyelik tarihi: 17.05.25
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 41
Forum Puanı: 429
Etiketlendiği Mesaj: 5 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Kaza namazları nasıl hesaplanır ne düzenle kılınır?

Hocalarım abilerim Cümleten Selamun Aleyküm, gerek tasavvufta gerek manevi düzergahta bu yolda olanların kaza namazlarının olmaması kazalarını ödemesi gerektiğini öğrendim doğrusu bilincinde idim lakin misal vermekte gerekir ise 6-7 yıllık Kaza Namazları nasıl kılınır hesabı nasıl olur ne düzene göre kılınır ve tamamlanır bilmiyorum, bana bu konuda yardımcı olucak var mıdır inşallah, Mevlam kabul etsin

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23.01.26, 12:24
 
Üyelik tarihi: 21.02.25
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 186
Forum Puanı: 531
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
aczbirkul Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocalarım abilerim Cümleten Selamun Aleyküm, gerek tasavvufta gerek manevi düzergahta bu yolda olanların kaza namazlarının olmaması kazalarını ödemesi gerektiğini öğrendim doğrusu bilincinde idim lakin misal vermekte gerekir ise 6-7 yıllık Kaza Namazları nasıl kılınır hesabı nasıl olur ne düzene göre kılınır ve tamamlanır bilmiyorum, bana bu konuda yardımcı olucak var mıdır inşallah, Mevlam kabul etsin
Her namaz kıldığında geçmişe dönük 1 veya 2 kaza daha kıl. Örneğin 1 öğlen kıldın, 2 de öğlenin kazasını kıldın diyelim böyle böyle devam edebilirsin. 6 yıllık varsa 3 er fazladan kılarak 2 yıla tüm kazalarını bitirebilirsin. Her kıldığın sayıyı not al bununla ilgili mobil uygulamalar var veya bir excel tablosuna not alıp kaç kıldığını takip edebilirsin. Her vakit namazı sonrası ne kadar kaza kılacağın sana kalmış 5 başlarsan yorulabilirsin o yüzden az ama devamlı bir şekilde kılman daha iyi olur

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23.01.26, 14:26
 
Üyelik tarihi: 15.07.22
Bulunduğu yer: Sakarya
Mesajlar: 107
Forum Puanı: 1482
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Kaza namazı diye bir namaz bildiğim kadarıyla yok. Namaz vakti ile farz kılınmış bir ibadet. Kur'an'da da kazasının yapılacağına dair bir ayet bulunmuyor ancak hadisler ışığında uyuya kalınan ya da unutulan namazın Tevbe istiğfar ile birlikte kilinabilecegi anlaşılıyor. Hal böyle olunca geriye dönük 30 yıl kaza namazı hesabı diye bir hesap da doğru değildir zannımca. Ancak kilamadigimiz namazlar ile ilgili Tevbe edip, Allah (CC) den affımızı isteyerek ömrümüz yettiğince farz namazlarını vaktiyle kılarak haricinde nafile namaz kılmanın doğru olacağı kanaatindeyim. En doğrusunu Allah bilir.

Alıntı:
aczbirkul Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocalarım abilerim Cümleten Selamun Aleyküm, gerek tasavvufta gerek manevi düzergahta bu yolda olanların kaza namazlarının olmaması kazalarını ödemesi gerektiğini öğrendim doğrusu bilincinde idim lakin misal vermekte gerekir ise 6-7 yıllık Kaza Namazları nasıl kılınır hesabı nasıl olur ne düzene göre kılınır ve tamamlanır bilmiyorum, bana bu konuda yardımcı olucak var mıdır inşallah, Mevlam kabul etsin
Kaza namazı diye bir namaz bildiğim kadarıyla yok. Namaz vakti ile farz kılınmış bir ibadet. Kur'an'da da kazasının yapılacağına dair bir ayet bulunmuyor ancak hadisler ışığında uyuya kalınan ya da unutulan namazın Tevbe istiğfar ile birlikte kilinabilecegi anlaşılıyor. Hal böyle olunca geriye dönük 30 yıl kaza namazı hesabı diye bir hesap da doğru değildir zannımca. Ancak kilamadigimiz namazlar ile ilgili Tevbe edip, Allah (CC) den affımızı isteyerek ömrümüz yettiğince farz namazlarını vaktiyle kılarak haricinde nafile namaz kılmanın doğru olacağı kanaatindeyim. En doğrusunu Allah bilir.

Alıntı ile Cevapla

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23.01.26, 15:54
HavasMuhasibi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.11.23
Bulunduğu yer: Ezel ile Ebed Arasında
Mesajlar: 329
Forum Puanı: 1014
Etiketlendiği Mesaj: 28 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
aczbirkul Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocalarım abilerim Cümleten Selamun Aleyküm, gerek tasavvufta gerek manevi düzergahta bu yolda olanların kaza namazlarının olmaması kazalarını ödemesi gerektiğini öğrendim doğrusu bilincinde idim lakin misal vermekte gerekir ise 6-7 yıllık Kaza Namazları nasıl kılınır hesabı nasıl olur ne düzene göre kılınır ve tamamlanır bilmiyorum, bana bu konuda yardımcı olucak var mıdır inşallah, Mevlam kabul etsin
Ve aleykümselam kardeşim,

Kaza namazlarına bakışımızı, Kur'anımız ve sünnetimiz ışığında dilimiz döndüğünce açıklamaya ve ifade etmeye çalışalım;

Niyet her şeyin başında gelir kardeşim. Kaza namazı bahsinde biraz niyetten bahsetmek evla olacaktır. Biliyorsunuz ki "kaza namazı" diye müstakil bir namaz türü yok, vakti geçen farz namazı vaktinde eda edilemediği için kaza olarak adlandırırız. Daha sonra telafi amacıyla bunu kılarız. Ancak bu namaza niyet ederken "Kaza namazı kılmaya" şeklinde değil de geçen vaktin namazını kılmak için kalben niyet ederiz. Örneğin, "üzerimde bulunan en eski sabah/öğle/ikindi/akşam/yatsı (hangi vakitse) namazının farzını kılmaya niyet ettim" şeklinde kalpten geçirmek gerektir. Vitr namazı için de benzer şekilde niyet edebilirsiniz.

Kuranımızda Nisa suresi 103ncü ayeti kerimede şöyle buyurur her şeyin sahibi, "Namaz, müminler için belirli vakitlerde farz kılınmıştır." Dolayısıyla vakte bağlı bir farz var. Ama vakit kaçtı diye farz yok oluyor mu? Olmuyor... Yani vakit geçse de borç silinmiyor. Bu bakış açısıyla Bakara suresinde buyrulan kaza orucu da aynı şekildedir. Orucun kazası direkt olarak Kuranda emredilmiştir. Namazın kazası için direkt ayet olmaması, mevzunun sünnet ile açıklanacağı anlamına gelmektedir.

Hadislerimize bakalım... Efendimiz Aleyhisselam şöyle buyurmuştur "Kim namazı unutur veya uyuyakalırsa, onu hatırladığı zaman kılsın. Onun kefareti sadece budur." Bu hadis, mazeretle kaçan namazın kaza edilmesinin farz olduğunu gösterir. Peki mazereti olmayan bilerek namazı terk edenin borcu düşer mi? Düşmez, elbette ki o da kaza etmek zorundadır. Namazı bilerek terk etmek büyük günahtır.

Hendek savaşının şiddetinden vakit namazlar kılınamadığında efendimizin emri ile daha sonra sahabe efendilerimiz hep beraber kaza etmişlerdir.

Yine bir sefer dönüşü efendimiz ve sahabe uyuyakalmış sabah namazını kaçırmışlardır. Güneş biraz yükselince sabah namazının sünnetiyle farzını kılmışlardır.

Bu nedenledir ki hanefi mezhebimize göre sabah namazı kazaya kalırsa, aynı gün öğleye vakti girinceye kadar sünnetiyle birlikte kaza edilir. Diğer namazların sadece farzları kaza edilir.

Mesajınızdaki 7 yıllık kaza namazınızı hesaplayalım. (Hanefi mezhebinde olduğunuzu varsayıyorum.)

7 yıl x 365 gün = 2.555 günlük borç

Günlük namaz borcu:
Sabah namazı: 2
Öğle namazı: 4
İkindi namazı: 4
Akşam namazı: 3
Yatsı namazı: 4
Vitr namazı: 3
Toplam: 20 Rekat

2555 gün x 20 rekat = 51.100 Rekat borç (gözünüz korkmasın düzenli bir şekilde ile rahatlıkla eritilir.)

Günde her vaktin ardından, o vaktin 6 günlük kazası kılınacak şekilde bir düzen kurduğunuzda (örneğin sabah namazının ardından 6 günlük sabah kazası, öğleden sonra 6 günlük öğle kazası gibi... yatsıdan sonra ise 6 günlük yatsı + 6 günlük vitir kazası), günde 6 tam günlük namaz borcu kapatılmış olur.

Bu düzeni devam ettirdiğinizde,

* 1 günde 6 günlük borç,
* 30 günde 180 günlük borç,
* 12 ayda 2.160 günlük borç,
* 14-15 ayda ise yaklaşık 2.555 günlük (7 yıllık) kaza namazı tamamen bitirilmiş olur Allah'ın izniyle.

Ancak kardeşim burada istikrar çok önemli. Yukarıdaki hesap çerçevesinde müsaitlik durumu ve fiziksel gücünüze göre günlük kaza namazı rutininizi artırıp azaltabilirsiniz. Rabbimiz devamlı ve süreklilik arz eden ibadetten daha çok hoşnut olur.


Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23.01.26, 19:59
Svg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.24
Bulunduğu yer: Oda
Mesajlar: 4,532
Forum Puanı: 1951
Etiketlendiği Mesaj: 169 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ve aleykümselam kardeşim,

Kaza namazlarına bakışımızı, Kur'anımız ve sünnetimiz ışığında dilimiz döndüğünce açıklamaya ve ifade etmeye çalışalım;

Niyet her şeyin başında gelir kardeşim. Kaza namazı bahsinde biraz niyetten bahsetmek evla olacaktır. Biliyorsunuz ki "kaza namazı" diye müstakil bir namaz türü yok, vakti geçen farz namazı vaktinde eda edilemediği için kaza olarak adlandırırız. Daha sonra telafi amacıyla bunu kılarız. Ancak bu namaza niyet ederken "Kaza namazı kılmaya" şeklinde değil de geçen vaktin namazını kılmak için kalben niyet ederiz. Örneğin, "üzerimde bulunan en eski sabah/öğle/ikindi/akşam/yatsı (hangi vakitse) namazının farzını kılmaya niyet ettim" şeklinde kalpten geçirmek gerektir. Vitr namazı için de benzer şekilde niyet edebilirsiniz.

Kuranımızda Nisa suresi 103ncü ayeti kerimede şöyle buyurur her şeyin sahibi, "Namaz, müminler için belirli vakitlerde farz kılınmıştır." Dolayısıyla vakte bağlı bir farz var. Ama vakit kaçtı diye farz yok oluyor mu? Olmuyor... Yani vakit geçse de borç silinmiyor. Bu bakış açısıyla Bakara suresinde buyrulan kaza orucu da aynı şekildedir. Orucun kazası direkt olarak Kuranda emredilmiştir. Namazın kazası için direkt ayet olmaması, mevzunun sünnet ile açıklanacağı anlamına gelmektedir.

Hadislerimize bakalım... Efendimiz Aleyhisselam şöyle buyurmuştur "Kim namazı unutur veya uyuyakalırsa, onu hatırladığı zaman kılsın. Onun kefareti sadece budur." Bu hadis, mazeretle kaçan namazın kaza edilmesinin farz olduğunu gösterir. Peki mazereti olmayan bilerek namazı terk edenin borcu düşer mi? Düşmez, elbette ki o da kaza etmek zorundadır. Namazı bilerek terk etmek büyük günahtır.

Hendek savaşının şiddetinden vakit namazlar kılınamadığında efendimizin emri ile daha sonra sahabe efendilerimiz hep beraber kaza etmişlerdir.

Yine bir sefer dönüşü efendimiz ve sahabe uyuyakalmış sabah namazını kaçırmışlardır. Güneş biraz yükselince sabah namazının sünnetiyle farzını kılmışlardır.

Bu nedenledir ki hanefi mezhebimize göre sabah namazı kazaya kalırsa, aynı gün öğleye vakti girinceye kadar sünnetiyle birlikte kaza edilir. Diğer namazların sadece farzları kaza edilir.

Mesajınızdaki 7 yıllık kaza namazınızı hesaplayalım. (Hanefi mezhebinde olduğunuzu varsayıyorum.)

7 yıl x 365 gün = 2.555 günlük borç

Günlük namaz borcu:
Sabah namazı: 2
Öğle namazı: 4
İkindi namazı: 4
Akşam namazı: 3
Yatsı namazı: 4
Vitr namazı: 3
Toplam: 20 Rekat

2555 gün x 20 rekat = 51.100 Rekat borç (gözünüz korkmasın düzenli bir şekilde ile rahatlıkla eritilir.)

Günde her vaktin ardından, o vaktin 6 günlük kazası kılınacak şekilde bir düzen kurduğunuzda (örneğin sabah namazının ardından 6 günlük sabah kazası, öğleden sonra 6 günlük öğle kazası gibi... yatsıdan sonra ise 6 günlük yatsı + 6 günlük vitir kazası), günde 6 tam günlük namaz borcu kapatılmış olur.

Bu düzeni devam ettirdiğinizde,

* 1 günde 6 günlük borç,
* 30 günde 180 günlük borç,
* 12 ayda 2.160 günlük borç,
* 14-15 ayda ise yaklaşık 2.555 günlük (7 yıllık) kaza namazı tamamen bitirilmiş olur Allah'ın izniyle.

Ancak kardeşim burada istikrar çok önemli. Yukarıdaki hesap çerçevesinde müsaitlik durumu ve fiziksel gücünüze göre günlük kaza namazı rutininizi artırıp azaltabilirsiniz. Rabbimiz devamlı ve süreklilik arz eden ibadetten daha çok hoşnut olur.
Kişi bir sebeple, mesela isyanla öfkeyle Kur'an'a ve Allah'a hakaret edip "ben senin dinini istemiyorum, artık sana inanmıyorum, Müslüman değilim" vs sözlerle dinden çıkıp sonra pişman olup dine döndüğünde durum nedir?
Sonradan Müslüman olanların hiç günah işlememiş sayıldığını okumuştum.
İslam'dan çıkıp tekrar İslam'a dönen kişinin ise günahlarıyla birlikte geçmişteki ibadetlerinin ve sevaplarının da silindiğini okumuştum.
Bunlar doğru mudur?
Bunlarla birlikte hiç namaz kılmamış sayılıyorsa kaza namazlarını kılması gerekir mi?

__________________
Taşı havaya atıp kafasını altına tutana ne olur?
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23.01.26, 21:14
HavasMuhasibi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.11.23
Bulunduğu yer: Ezel ile Ebed Arasında
Mesajlar: 329
Forum Puanı: 1014
Etiketlendiği Mesaj: 28 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kişi bir sebeple, mesela isyanla öfkeyle Kur'an'a ve Allah'a hakaret edip "ben senin dinini istemiyorum, artık sana inanmıyorum, Müslüman değilim" vs sözlerle dinden çıkıp sonra pişman olup dine döndüğünde durum nedir?
Sonradan Müslüman olanların hiç günah işlememiş sayıldığını okumuştum.
İslam'dan çıkıp tekrar İslam'a dönen kişinin ise günahlarıyla birlikte geçmişteki ibadetlerinin ve sevaplarının da silindiğini okumuştum.
Bunlar doğru mudur?
Bunlarla birlikte hiç namaz kılmamış sayılıyorsa kaza namazlarını kılması gerekir mi?
Kişinin hayatı anlattığınız haliyle üçe bölünür.

İlk bölüm İslamda olduğu bölüm,
İkinci bölüm "ben senin dinini istemiyorum, artık sana inanmıyorum, Müslüman değilim" dediği dinden çıktığı bölüm.
Üçüncü bölüm tekrar İslamiyeti kabul edip müslüman olduğu bölüm.

Baktığımızda ilk bölümde kişi Müslümandır ve namaz, oruç gibi bütün farzlarla mükelleftir.
Bu dönemde kıldığı ibadetler sahih ve geçerlidir.
Ancak bilerek terk ettiği namazları borç olarak sabit olur. Daha sonra dinden çıkması bu borcu düşürmez. Çünkü bu borç Müslümanken sabit olmuştur. Bu sebeple kişi tekrar İslama döndüğünde, bu döneme ait kılmadığı namazları kaza etmekle yükümlü olacaktır.

İkinci bölümde kişi açıkça "Ben bu dine inanmıyorum, Müslüman değilim" diyerek dinden çıktığı dönemdir. Kendini belirttiğiniz sözlerle irtidat etmiş olur. Bu dönemde kişi artık Müslüman sayılmadığı için, namaz, oruç gibi ibadetlerle mükellef değildir. Zira ibadet, imanla sahih olur. İman yoksa ibadet de yoktur... Bu nedenle bu dönemde kılınmayan namazlar için kaza söz konusu değildir. Kaza, ancak Müslümanken terk edilen farzlar için söz konusudur. Kafir iken ibadet borcu doğmaz.

Üçüncü bölümde kişinin pişman olup kelime-i şehadet getirip, samimi bir tövbe ile tekrar İslam’a dönmesiyle küfür hali sona ermiştir. Bu noktada Efendimizin şu hadisi kendisini karşılar "İslam, kendisinden önceki günahları siler." Böylelikle kişi affa mazhar olur...

Af ile beraber aslında küfür ve gunah bakımından ikinci döneminin başına dönmüştür kişi... İlk dönemde Müslümanken kazaya kalan namazlar borç hanesinde durur. Üçüncü dönemde ise kişi bu borçları eda etmeye çabalar.

Ayriyyetten kişi üçüncü bölümde şükrü asla bırakmamalıdır... Çünkü küfürde olduğu dönemde ölseydi çok yazık olacaktı... Rabbimiz Bakara suresinin 217nci ayetinde "Kim imanından döner ve kafir olarak ölürse, onların amelleri boşa gitmiştir." buyurmaktadır...


Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23.01.26, 21:16
Üye
 
Üyelik tarihi: 17.05.25
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 41
Forum Puanı: 429
Etiketlendiği Mesaj: 5 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ve aleykümselam kardeşim,

Kaza namazlarına bakışımızı, Kur'anımız ve sünnetimiz ışığında dilimiz döndüğünce açıklamaya ve ifade etmeye çalışalım;

Niyet her şeyin başında gelir kardeşim. Kaza namazı bahsinde biraz niyetten bahsetmek evla olacaktır. Biliyorsunuz ki "kaza namazı" diye müstakil bir namaz türü yok, vakti geçen farz namazı vaktinde eda edilemediği için kaza olarak adlandırırız. Daha sonra telafi amacıyla bunu kılarız. Ancak bu namaza niyet ederken "Kaza namazı kılmaya" şeklinde değil de geçen vaktin namazını kılmak için kalben niyet ederiz. Örneğin, "üzerimde bulunan en eski sabah/öğle/ikindi/akşam/yatsı (hangi vakitse) namazının farzını kılmaya niyet ettim" şeklinde kalpten geçirmek gerektir. Vitr namazı için de benzer şekilde niyet edebilirsiniz.

Kuranımızda Nisa suresi 103ncü ayeti kerimede şöyle buyurur her şeyin sahibi, "Namaz, müminler için belirli vakitlerde farz kılınmıştır." Dolayısıyla vakte bağlı bir farz var. Ama vakit kaçtı diye farz yok oluyor mu? Olmuyor... Yani vakit geçse de borç silinmiyor. Bu bakış açısıyla Bakara suresinde buyrulan kaza orucu da aynı şekildedir. Orucun kazası direkt olarak Kuranda emredilmiştir. Namazın kazası için direkt ayet olmaması, mevzunun sünnet ile açıklanacağı anlamına gelmektedir.

Hadislerimize bakalım... Efendimiz Aleyhisselam şöyle buyurmuştur "Kim namazı unutur veya uyuyakalırsa, onu hatırladığı zaman kılsın. Onun kefareti sadece budur." Bu hadis, mazeretle kaçan namazın kaza edilmesinin farz olduğunu gösterir. Peki mazereti olmayan bilerek namazı terk edenin borcu düşer mi? Düşmez, elbette ki o da kaza etmek zorundadır. Namazı bilerek terk etmek büyük günahtır.

Hendek savaşının şiddetinden vakit namazlar kılınamadığında efendimizin emri ile daha sonra sahabe efendilerimiz hep beraber kaza etmişlerdir.

Yine bir sefer dönüşü efendimiz ve sahabe uyuyakalmış sabah namazını kaçırmışlardır. Güneş biraz yükselince sabah namazının sünnetiyle farzını kılmışlardır.

Bu nedenledir ki hanefi mezhebimize göre sabah namazı kazaya kalırsa, aynı gün öğleye vakti girinceye kadar sünnetiyle birlikte kaza edilir. Diğer namazların sadece farzları kaza edilir.

Mesajınızdaki 7 yıllık kaza namazınızı hesaplayalım. (Hanefi mezhebinde olduğunuzu varsayıyorum.)

7 yıl x 365 gün = 2.555 günlük borç

Günlük namaz borcu:
Sabah namazı: 2
Öğle namazı: 4
İkindi namazı: 4
Akşam namazı: 3
Yatsı namazı: 4
Vitr namazı: 3
Toplam: 20 Rekat

2555 gün x 20 rekat = 51.100 Rekat borç (gözünüz korkmasın düzenli bir şekilde ile rahatlıkla eritilir.)

Günde her vaktin ardından, o vaktin 6 günlük kazası kılınacak şekilde bir düzen kurduğunuzda (örneğin sabah namazının ardından 6 günlük sabah kazası, öğleden sonra 6 günlük öğle kazası gibi... yatsıdan sonra ise 6 günlük yatsı + 6 günlük vitir kazası), günde 6 tam günlük namaz borcu kapatılmış olur.

Bu düzeni devam ettirdiğinizde,

* 1 günde 6 günlük borç,
* 30 günde 180 günlük borç,
* 12 ayda 2.160 günlük borç,
* 14-15 ayda ise yaklaşık 2.555 günlük (7 yıllık) kaza namazı tamamen bitirilmiş olur Allah'ın izniyle.

Ancak kardeşim burada istikrar çok önemli. Yukarıdaki hesap çerçevesinde müsaitlik durumu ve fiziksel gücünüze göre günlük kaza namazı rutininizi artırıp azaltabilirsiniz. Rabbimiz devamlı ve süreklilik arz eden ibadetten daha çok hoşnut olur.




Hocam çok teşekkür ederim gücüm yettiğince hesapladığınız şekilde kılıcam inşallah Rabbim dileğiniz ne varsa size nasip etsin Mevlam razı olsun Çok teşekkür ederim hocam Rabbim ilminizi arttırsın

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23.01.26, 21:41
Svg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.24
Bulunduğu yer: Oda
Mesajlar: 4,532
Forum Puanı: 1951
Etiketlendiği Mesaj: 169 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kişinin hayatı anlattığınız haliyle üçe bölünür.

İlk bölüm İslamda olduğu bölüm,
İkinci bölüm "ben senin dinini istemiyorum, artık sana inanmıyorum, Müslüman değilim" dediği dinden çıktığı bölüm.
Üçüncü bölüm tekrar İslamiyeti kabul edip müslüman olduğu bölüm.

Baktığımızda ilk bölümde kişi Müslümandır ve namaz, oruç gibi bütün farzlarla mükelleftir.
Bu dönemde kıldığı ibadetler sahih ve geçerlidir.
Ancak bilerek terk ettiği namazları borç olarak sabit olur. Daha sonra dinden çıkması bu borcu düşürmez. Çünkü bu borç Müslümanken sabit olmuştur. Bu sebeple kişi tekrar İslama döndüğünde, bu döneme ait kılmadığı namazları kaza etmekle yükümlü olacaktır.

İkinci bölümde kişi açıkça "Ben bu dine inanmıyorum, Müslüman değilim" diyerek dinden çıktığı dönemdir. Kendini belirttiğiniz sözlerle irtidat etmiş olur. Bu dönemde kişi artık Müslüman sayılmadığı için, namaz, oruç gibi ibadetlerle mükellef değildir. Zira ibadet, imanla sahih olur. İman yoksa ibadet de yoktur... Bu nedenle bu dönemde kılınmayan namazlar için kaza söz konusu değildir. Kaza, ancak Müslümanken terk edilen farzlar için söz konusudur. Kafir iken ibadet borcu doğmaz.

Üçüncü bölümde kişinin pişman olup kelime-i şehadet getirip, samimi bir tövbe ile tekrar İslam’a dönmesiyle küfür hali sona ermiştir. Bu noktada Efendimizin şu hadisi kendisini karşılar "İslam, kendisinden önceki günahları siler." Böylelikle kişi affa mazhar olur...

Af ile beraber aslında küfür ve gunah bakımından ikinci döneminin başına dönmüştür kişi... İlk dönemde Müslümanken kazaya kalan namazlar borç hanesinde durur. Üçüncü dönemde ise kişi bu borçları eda etmeye çabalar.

Ayriyyetten kişi üçüncü bölümde şükrü asla bırakmamalıdır... Çünkü küfürde olduğu dönemde ölseydi çok yazık olacaktı... Rabbimiz Bakara suresinin 217nci ayetinde "Kim imanından döner ve kafir olarak ölürse, onların amelleri boşa gitmiştir." buyurmaktadır...
Çok güzel bir anlatım oldu, teşekkür ederim.
Sorumun birinin cevabınıda alayım. Kişi İslam'dan çıkıp döndüğünde günahlarıyla birlikte sevapları da yok oluyor değil mi? Yani kişi İslam'dan çıkmakla o güne kadar elde ettiği sevapları da kaybediyor ve döndüğünde geri kazanamıyor sanırım. Günahsız olarak başlaması çok güzel de sevaplarını kaybetmesi çok büyük bir kayıp. Üstelik geçmişten ibadet borçları da duruyor.

__________________
Taşı havaya atıp kafasını altına tutana ne olur?
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 23.01.26, 22:14
HavasMuhasibi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.11.23
Bulunduğu yer: Ezel ile Ebed Arasında
Mesajlar: 329
Forum Puanı: 1014
Etiketlendiği Mesaj: 28 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
aczbirkul Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster




Hocam çok teşekkür ederim gücüm yettiğince hesapladığınız şekilde kılıcam inşallah Rabbim dileğiniz ne varsa size nasip etsin Mevlam razı olsun Çok teşekkür ederim hocam Rabbim ilminizi arttırsın
Canım kardeşim Rabbim mubarek eylesin İnşaAllah, en kısa sürede borçlarınızı ödersiniz. Niyetiniz gibi akıbetiniz de hayrolsun

Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok güzel bir anlatım oldu, teşekkür ederim.
Sorumun birinin cevabınıda alayım. Kişi İslam'dan çıkıp döndüğünde günahlarıyla birlikte sevapları da yok oluyor değil mi? Yani kişi İslam'dan çıkmakla o güne kadar elde ettiği sevapları da kaybediyor ve döndüğünde geri kazanamıyor sanırım. Günahsız olarak başlaması çok güzel de sevaplarını kaybetmesi çok büyük bir kayıp. Üstelik geçmişten ibadet borçları da duruyor.
Rica ederim

Önceki sevapları elbette yok olmaz, kişi Bakara suresi 217nci ayette buyrulduğu gibi kafir olarak ölürse önceki amelleri yok olur... Çünkü küfür üzere ölmüştür.

Ancak sizin anlattığınız durumda kişi tekrar İslama döndüğü için önceki ibadetlerinden kazandıkları tekrar geçerlilik kazanır. Elhamdülillah ki tekrar İslam nasip olmuştur...


Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23.01.26, 22:32
Svg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.24
Bulunduğu yer: Oda
Mesajlar: 4,532
Forum Puanı: 1951
Etiketlendiği Mesaj: 169 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Canım kardeşim Rabbim mubarek eylesin İnşaAllah, en kısa sürede borçlarınızı ödersiniz. Niyetiniz gibi akıbetiniz de hayrolsun



Rica ederim

Önceki sevapları elbette yok olmaz, kişi Bakara suresi 217nci ayette buyrulduğu gibi kafir olarak ölürse önceki amelleri yok olur... Çünkü küfür üzere ölmüştür.

Ancak sizin anlattığınız durumda kişi tekrar İslama döndüğü için önceki ibadetlerinden kazandıkları tekrar geçerlilik kazanır. Elhamdülillah ki tekrar İslam nasip olmuştur...
Teşekkürler. Gerçekten merak ettiğim bir konu idi.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Cinler nasıl varlıklardır, Kaça ayrılırlar, Cinsleri nedir? isimleri var mıdır? SiLence Paranormal Yetenekler 4 12.11.25 19:56
Ebced Nedir, Nasıl Hesaplanır, Ebcet Tablosu HeartLess Ebced & Cifir & Remil 79 27.06.25 14:55
Hacet Namazı nasıl kılınır? kutlubey Sorularınız 13 20.10.24 17:21
Düşünce Okuma Nasıl Yapılır? SiLence Parapsikoloji & Spiritüalizm 2 21.03.17 12:58
Zeval Vakti nedir, zeval vakti nasıl hesaplanır desperado islam & islami Konular 2 10.04.16 18:54


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:56.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com