![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#31
|
||||
|
||||
|
Tartışmalarımız hakarete dönüşmesin lütfen.
__________________
öLürüm yoLuna öLürümde yine boyun eğmem, yakarım dünyayı uğruna ama sana eğiLmem.. öyLe sInIrsIz öyLe Derin öyLe Çok Severim ki KORKARSIN!! Kuruyup çöLe dönsemde Pare Pare oLsamda YENiLMEM!!.. |
|
#32
|
|||
|
|||
|
Sağ ol,var ol değerli yöneticim
![]() Hakk Muhammed 'Alî senden râzî olsun
|
|
#33
|
|||
|
|||
|
Her meselede olduğu gibi bu meselede de kitap ve sünnete bakmak zorundayız. Aceba Kur’an ve sünnet bu meseleye ne diyor? Uzaylı diye bilinen yaratıklar hakkında Kur’an ve sünnette ufak bile olsa bir iz, bir işâret var mı yok mu?
Kur’an’a baktığımız zaman şu âyetleri görüyoruz: وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât; 56) Görüldüğü gibi bu âyette iki varlıktan bahsediliyor ki o iki varlık da insan ve cindir. Allah bu iki varlığı da kendisini tanımaları ve kendisine ibadet etmeleri için yarattığını belirtiyor. Bu onların yaratılış gayesidir. Hıcr sûresinde de şöyle buyruluyor: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍۚ وَالْجَٓانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ “Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. (Cinlerin atası) Cann'ı da daha önce dumansız şiddetli ateşten yarattık.” (Hıcr, 26-27) Yukardaki âyetlerin bir benzeri de Rahman sûresinde geçmektedir. O âyetler de şöyledir: خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِۙ وَخَلَقَ الْجَٓانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍۚ “Allah insanı, pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı. Cânnı da dumansız yalın bir ateşten yarattı.” Bu iki sûrenin âyetlerinde de mükellef olan iki varlıktan bahsedilmektedir ki onlar da insanlar ve cinlerdir. Yâni, Akıllı varlıklar ve mükellef olarak insanın ve cinlerin yaratıldığı beyan ediliyor. Cehenneme girecek varlıklardan bahsedilirken de şöyle buyrulur: لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ… “Cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım.” (Secde; 13, Hûd; 119) Yukardaki iki âyette ve daha birçok âyette cehenneme girecek olanların insanlar ve cinler olacağı beyan ediliyor. Melek isminde bir üçüncü varlıktan daha bahsedilir ki bunlarla ilgili belki onlarca âyet vardır. Fakat meleklerde nefis, yeme, içme duygusu, şehvet, erkeklik ve dişilik gibi şeyler yaratılmadığı, günaha kapatıldıkları için mükellef sayılmamışlardır. Her ne kadar Kur’an’da meleklerin neden yaratıldıkları yazmıyorsa da bunu da hadislerden öğreniyoruz. Nitekim bu konuda Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Melekler nurdan, cinler alevli ateşten, Âdem ise size (Kur’an’da) tarif edildiği üzere (balçıktan) yaratılmıştır.” (Müslim, Zühd, 60) Evet, melekler Nurdan, cinlerin aslı, atası yalın ateşten ve insanların aslı, atası ise topraktan yaratılmışlardır. Bu üç varlıktan başka akıllı bir varlıktan bahsedilmemektedir. Şimdi gelelim uzaylılara, bu uzaylı denilen yaratıklar uzaydan dünya semasına kadar geliyorlarsa, uzay aracı gibi çok gelişmiş ve teknik uzay araçları varsa demek ki bunlar da akıllı varlıklardır. Eğer akıllı varlıklarsa bunların da mükellef olmaları gerekirdi ve bunlardan da bahsedilmesi gerekirdi. Madem akıllı varlıklar ise onlar da emir ve yasaklara karşı sorumlu olmaları gerekirdi ve bunun karşılığında da onların kafirleri ve günahkarları cehenneme, Allah’a itaat edenleri ise mükâfât olarak cennete girmeleri gerekirdi. Halbuki cehenneme girecek olan varlıklar olarak sadece insanlar ve cinler belirtiliyor. Dolayısı ile böyle mahlukların varlığından ne Kur’an ne de sünnet bahsetmemektedir. Kaldı ki, teknik bu kadar ileri gitmesine, milyonlarca ışık yılı ötelerini gözetleyebilmelerine rağmen somut bir delilleri yoktur. Sadece iddiâlar vardır. İşte bazısı bir ışık hüzmesi görmüş, bazıları dairemsi uzay araçları görmüş falan filan. Elli seneyi aşkın zamandan beri uzaydaki gezegenlerde hayat izi aramalarına rağmen öyle bir ize de henüz rastlanmamıştır. Bu uzaylılar bu kadar gelişmiş teknolojiye sahip olmalarına, tâ uzaydan dünya semasına hatta dünyaya kadar gelebilmelerine rağmen hiçbir saldırı da yapmıyorlar. Halbuki uzaydan gönderecekleri birkaç füze dünyayı mahvederdi. Bundan dolayı, Kur’an’dan ve sünnetten benim anladığım odur ki, uzaylı diye bir varlık yoktur. Bu iddiâların hepsi de farazâ ve sadece iddiadan öteye geçmeyen şeylerdir. Meselenin özü budur. Selam ve dua ile. |
|
#34
|
|||
|
|||
|
1400 yıl önceki Dönemin insanına bu bilgi fayda sağlamayacaktı belki de, belki bize de faydası yok, hiç ulamayacağımız bir yerde hayatın (uzaylı) olması dünyadaki kısa ömrümüzde amelimize bir artısı yok.
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Muhyiddin ibn-i Arabiden Tavsiyleler (Mutlaka Okuyun) | HeartLess | Tasavvuf & Tarikatler | 22 | 21.11.25 04:06 |
| Adem babamız zamanında dünyada şimdi olduğundan daha ileri teknoloji vardı | Mube | Derin Konular & Beyin Fırtınası | 8 | 20.07.25 15:30 |
| Paralel evren ve uzaylılar | Garip1isi | Sorularınız | 0 | 24.12.24 21:20 |
| iyi örneklere ihtiyacımız var! | Birgül | Sizden Gelenler | 1 | 01.05.22 00:38 |
| Baba işim var... | PARADOX | Hayat Dersleri & Hikayeler | 6 | 24.09.21 15:49 |