Hâl ve Ledün İlimlerinin Hayalden Farkları Nasıl Anlaşılıyor?
Çok merak ettiğim bir husus var, özellikle hal ve ledün ilimleri söz konusu olduğunda. Kişi kalbine gelen şeyin kendi hayali, arzusu veya isteği olmadığından nasıl emin olabiliyor?
Özellikle sıradan sufiler söz konusu olunca bunun çok güvenilir bir ilim kaynağı olduğunu sanmıyorum, insanın kalbi meyil sahibidir. Mutlaka bir şeye meyledecektir, hayra da şerre de. Her gelen hayra hal ilmiyle veya ledüni olarak bildirildi dersek, her gelen huzursuzluğa da şer bildirildi dersek buna nasıl itibar edeceğiz? Ya da haller kişinin kendisine özgüdür diyip geçeceğiz.
Günümüzde hal ilmine sahip çok insan olduğunu sanmıyorum maalesef. Sizlerin düşüncesini de merak ediyorum.
|