Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Gaybın Kapısı, işaretin Sınırı... (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/104645-gaybin-kapisi-isaretin-siniri.html)

HâmûŞî 02.06.26 13:23

Gaybın Kapısı, işaretin Sınırı...
 
Bismillâhirrahmânirrahîm.

Allah Teâlâ En‘âm 59’da buyurur ki:

“Gaybın anahtarları O’nun katındadır; onları O’ndan başkası bilmez. Karada ve denizde ne varsa O bilir. O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki bir tane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.”


En‘âm 59’da gaybın anahtarları yalnız O’nun katındadır denirken, aynı ayette yaprağın düşüşünden yerin karanlığındaki taneye, yaş ve kuru her şeyin Kitâb-ı Mübîn’de bulunduğu bildirilir. Buna göre insan, varlıkta gördüğü remizlerden, lafızdaki tertipten, sayıdaki işaretten, vaktin seyrinden, kalbe gelen mânâdan ve rüyada açılan perdeden bir netice çıkardığında; bu netice ne zaman edep dairesinde bir işaret olur, ne zaman gayb iddiasına dönüşür?

Svg 02.06.26 13:36

İnsan gaybı bilmediğinden gelecekte ne olacağından korkarak yaşar. Fallar baktırır, hocalara gider geleceği öğrenmeye çalışır. Fallarla merakını giderir. Fal doğru çıkarsa da falcıya inandığı için şirke girip dinden çıkmış olur. Halbuki gaybı sadece Allah ve Allah'ın bildirdiği kullar bilir.

tevafukk 04.06.26 12:22

Acizhane fikrim - düzeltin lütfen yanlışları

bahsi geçen hallerdeki -- varlıkta gördüğü remizlerden, lafızdaki tertipten, sayıdaki işaretten, vaktin seyrinden, kalbe gelen mânâdan ve rüyada açılan perdeden bir netice çıkardığında --- ile bu durumları da Allahın idrak ettirişi ile fark etmiş olacağımızdan . İşaret oldurulması veya o yönde yönlendirilmemiz de o nun idrak ettirmesiyle tamam olacağı için idrakine erdirdiğinde, işareti başlangıç ve anın seyriyle idrak etmiş olacağız zannımca . Bahsi geçen zaman kavramındaki haller nasıl ki geçmiş zaman ile yaşatılıyor belki kişiye idrak ettiriliyor - veya AN bekleniyor.
Olayın vardır bir hikmeti dediğimiz dememiz gereken kısmı .
o başlangıç ile An arasındaki zamanı seyrettirildiğinde - netice sonuç - olarak idrak ettirildiğinde işaret oluyor .

sin60 04.06.26 19:21

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 710029)
Bismillâhirrahmânirrahîm.

Allah Teâlâ En‘âm 59’da buyurur ki:

“Gaybın anahtarları O’nun katındadır; onları O’ndan başkası bilmez. Karada ve denizde ne varsa O bilir. O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki bir tane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.”


En‘âm 59’da gaybın anahtarları yalnız O’nun katındadır denirken, aynı ayette yaprağın düşüşünden yerin karanlığındaki taneye, yaş ve kuru her şeyin Kitâb-ı Mübîn’de bulunduğu bildirilir. Buna göre insan, varlıkta gördüğü remizlerden, lafızdaki tertipten, sayıdaki işaretten, vaktin seyrinden, kalbe gelen mânâdan ve rüyada açılan perdeden bir netice çıkardığında; bu netice ne zaman edep dairesinde bir işaret olur, ne zaman gayb iddiasına dönüşür?

hocam çok derinlere dalıyorsun ...senin konularını burda çogu kişi bende dahil soruyu bile anlamaz ki cevap verelim,,saf saf bakıyom:)

imas 04.06.26 22:09

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 710029)
Bismillâhirrahmânirrahîm.

Allah Teâlâ En‘âm 59’da buyurur ki:

“Gaybın anahtarları O’nun katındadır; onları O’ndan başkası bilmez. Karada ve denizde ne varsa O bilir. O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki bir tane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.”


En‘âm 59’da gaybın anahtarları yalnız O’nun katındadır denirken, aynı ayette yaprağın düşüşünden yerin karanlığındaki taneye, yaş ve kuru her şeyin Kitâb-ı Mübîn’de bulunduğu bildirilir. Buna göre insan, varlıkta gördüğü remizlerden, lafızdaki tertipten, sayıdaki işaretten, vaktin seyrinden, kalbe gelen mânâdan ve rüyada açılan perdeden bir netice çıkardığında; bu netice ne zaman edep dairesinde bir işaret olur, ne zaman gayb iddiasına dönüşür?

konu çok uzun ama anlamamın en iyi yolu

Muhyiddin İbn Arabi'nin Fütûhât-ı Mekkiyye eserinde ilham ve gayb ilmi bahislerini ve İmam Kuşeyri'nin Kuşeyri Risalesi eserindeki firaset ve ilham bölümlerini okumak çok açıklayıcı olur

Yusufiyeli 04.06.26 22:50

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 710029)
Bismillâhirrahmânirrahîm.

Allah Teâlâ En‘âm 59’da buyurur ki:

“Gaybın anahtarları O’nun katındadır; onları O’ndan başkası bilmez. Karada ve denizde ne varsa O bilir. O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki bir tane, yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.”


En‘âm 59’da gaybın anahtarları yalnız O’nun katındadır denirken, aynı ayette yaprağın düşüşünden yerin karanlığındaki taneye, yaş ve kuru her şeyin Kitâb-ı Mübîn’de bulunduğu bildirilir. Buna göre insan, varlıkta gördüğü remizlerden, lafızdaki tertipten, sayıdaki işaretten, vaktin seyrinden, kalbe gelen mânâdan ve rüyada açılan perdeden bir netice çıkardığında; bu netice ne zaman edep dairesinde bir işaret olur, ne zaman gayb iddiasına dönüşür?

Bu mübarek ayetler, Cenab'ı Hakk’ın bütün gaybi şeyleri, bütün alemlerdeki varlıkları tamamen bildiğini haber veriyor. Ve Yüce Yaratıcının kudretine işaret ederek insanlar hakkındaki tasarruflarını ve onların yaratılış gayesini beyan buyurmaktadır. Şöyle ki: (Ve) Resulüm!. Başlarına gelecek azabı senden alelacele isteyenlere de ki: (gaybın anahtarları) Veya hazineleri benim yanımda değil, ancak (onun) Cenab-ı Hakkin (yanındadır) onun manevi katındadır, onun kudret ve tasarrufu altındadır. (onları ondan) Yüce Yaratıcıdan (başkası bilemez.) Binaenaleyh o acele ettiğiniz şeyleri ben de bilmiyorum, onların iniş vaktini de biliyor değilim ki, size haber vereyim. (Ve) O Yüce Yaratıcı (karada ve denizde ne varsa) neler meydana gelirse onları da tamamen (bilir) gayba dair şeyleri bildiği gibi böyle görülen şeyleri de bütün teferruatıyla tamamen bilmektedir. Hatta (Bir yaprak düşmez ve yerin karanlıkları içinde bir habbe) bir tane (de bulunmaz ki, illa onu) da (bilir) ezeli ilmi her şeyi içine almaktadır. (Ve) kısacası (bir yaş ve kuru da yoktur ki,) yani diri ve ölü, büyüyen ve büyümeyen bir şey de mevcut değildir ki, (illa apaçık bir kitaptadır.) lavhi mahfuzda sabittir, Cenab-ı Hak tarafından tamamen bilinmektedir. Artık o Yüce Yaratıcının ilmine, takdirine muhalif, onun tayin ettiği vakte aykırı olmak üzere hiçbir kimse tarafından bir hadise vücuda getirilemez. Bunu böyle bilmelidir.

HâmûŞî 04.06.26 23:21

Alıntı:

sin60 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 710411)
hocam çok derinlere dalıyorsun ...senin konularını burda çogu kişi bende dahil soruyu bile anlamaz ki cevap verelim,,saf saf bakıyom:)

Estağfirullah, haklısın; sual biraz derin yerden açıldı. Maksat kimseyi zorlamak değildi hakkınızı helal edin... özür dilerim..

HâmûŞî 04.06.26 23:27

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 710444)
konu çok uzun ama anlamamın en iyi yolu

Muhyiddin İbn Arabi'nin Fütûhât-ı Mekkiyye eserinde ilham ve gayb ilmi bahislerini ve İmam Kuşeyri'nin Kuşeyri Risalesi eserindeki firaset ve ilham bölümlerini okumak çok açıklayıcı olur

Allah razı olsun, Üstadımın tavsiye ettiği Fütûhât ve Kuşeyrî Risâlesi bu ayrımı anlamak için gerçekten ana kaynaklardandır. Çünkü bu mesele sadece “işaret var mı yok mu?” meselesi değil; işaretin nerede duracağı, kulun nerede susacağı meselesidir. konuyu okuyan arkadaşların dikkatini çekip incelemesini tavsiye ederim...

Svg 04.06.26 23:35

Alıntı:

sin60 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 710411)
hocam çok derinlere dalıyorsun ...senin konularını burda çogu kişi bende dahil soruyu bile anlamaz ki cevap verelim,,saf saf bakıyom:)

Aynı düşüncedeyim :)

HâmûŞî 04.06.26 23:41

Alıntı:

tevafukk Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 710377)
Acizhane fikrim - düzeltin lütfen yanlışları

bahsi geçen hallerdeki -- varlıkta gördüğü remizlerden, lafızdaki tertipten, sayıdaki işaretten, vaktin seyrinden, kalbe gelen mânâdan ve rüyada açılan perdeden bir netice çıkardığında --- ile bu durumları da Allahın idrak ettirişi ile fark etmiş olacağımızdan . İşaret oldurulması veya o yönde yönlendirilmemiz de o nun idrak ettirmesiyle tamam olacağı için idrakine erdirdiğinde, işareti başlangıç ve anın seyriyle idrak etmiş olacağız zannımca . Bahsi geçen zaman kavramındaki haller nasıl ki geçmiş zaman ile yaşatılıyor belki kişiye idrak ettiriliyor - veya AN bekleniyor.
Olayın vardır bir hikmeti dediğimiz dememiz gereken kısmı .
o başlangıç ile An arasındaki zamanı seyrettirildiğinde - netice sonuç - olarak idrak ettirildiğinde işaret oluyor .

Allah razı olsun değerlli kardeşim, Rüya, ilham, tevafuk, sayı, vakit, remiz ve kalbe gelen mânâ; eğer kulda Allah’a yöneliş, tevazu, ibret ve tedbir doğuruyorsa edep dairesindedir. Fakat kul bunlarla kesin hüküm veriyor, kader tayin ediyor, insanlara “gaybı biliyormuş” gibi konuşuyorsa orada hudut aşılmış olur.

İşaret kalbi uyandırır; gayb hükmü verdirmek için gelmez.
Remiz ibret kapısıdır; hüküm makamı değildir.
İlham kul için ikaz olabilir; ümmet için delil olmaz.
Rüya mânâ taşıyabilir; şeriatın yerine geçmez.

Bu yüzden ayetin bize verdiği mizan çok açıktır:

Gaybın anahtarı Allah’tadır.
Kulun elinde anahtar yoktur; ancak Allah’ın dilediği kadar anlayabileceği işaret vardır.

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 710466)
Aynı düşüncedeyim :)

Aslında amacım o değil ama yazarken nedense böyle oluyor bende anlamıyorum..


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:21.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148