![]() |
Alıntı:
Çünki testten başarıyla geçti ayrıca resulAllahın ne kadar düşünceli ve ileri görüşlğ bu konularda titiz oldugunu biliyorsun hemde ortam kalabalık bir ortamlen sence aksi olsaydı çevreyi ikaz etmez miydi |
Alıntı:
|
Alıntı:
İlâhın kim? Peygamberin kim? Cariye semadadır cevabıyla Allah’ı yerdeki putlardan, taşlardan, beşeri ilahlardan ayırdı. Sen Allah’ın Resulüsün cevabıyla da risaleti tasdik etti. Bunun üzerine mümindir hükmü verildi. Burada onaylanan şey, mekan akidesi değildir. Cariyenin tevhid ve risalet ikrarıdır. Resulullah yanlış olsaydı ikaz ederdi diyorsun. Doğru. Zaten lafız yanlış değildi. Yanlış olan, o lafzı alıp Allah gök cisminin içindedir, mekanla kayıtlıdır manasına çekmektir. Resulullah böyle bir mana söylemedi, cariye de böyle bir felsefi tarif yapmadı. Hadisin sonunda Efendimiz şöyle buyurmadı, Onu azat et, çünkü Allah’ın mekanını bildi. Şöyle buyurdu, Onu azat et, çünkü o mümindir. Mesele burada biter. O hadisten Allah’a mekan tayini çıkarmak, hadisin söylediği değil, sonradan hadisin üzerine giydirilen yorumdur. Cariye hadisi iman ispat eder mekan ispat etmez. |
Alıntı:
Can kardeşim nuzubillah haşa sümme kella Allah bir mekanın içindedir dersem ahiret günüm nasıl azaplı geçer bilir misin ben öhle birşet demiyorum dikkatli oku lütfen Peki resulAllah niçin eynallah dedi |
Alıntı:
Alıntı:
Çünkü hadis sadece lafız değildir, makamı vardır, sebebi vardır, muhatabı vardır, sorulduğu hal vardır, şeriatın bütünlüğü içinde anlaşılması gereken bir muradı vardır. Ve soruna aslında iki yerde cevap verdim değerli kardeşim.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ama Allah’ın zaatının arşta tecelli ettiğinide biliyoruz kendisi değil makamı oradadır diye. Çok derin çok tasavvufi bir tartışma olmuş. Çok hoşuma gitti . Hep yeni şeyler öğreniyoruz bu tartışmalar sayesinde. 🖤🌹 |
Alıntı:
|
Alıntı:
Çünkü ben tasavvuf konularında bildiklerimin çoğunu bu siteden öğrendim bu sitedede sağlam kaynak olarak gördüğüm hocalarımızdan biride sizsiniz. Sizin düşüncenizi duymuş olabileceğimi düşünüyorum. Gördüğümüz ve göremediğimiz duyduğumuz ve duyamadığımız hissettiğimiz yada hissedemediğimiz hıfzımızın alamayacağı yalnızca kendinin bildiği tüm alemleri ve mahlukatları yaratan yüce Allah bence arşta olamaz. Mekanları yaratanın bir mekanın içinde olması bana anlamsız geliyor ama ayetler ve hadislerde var Allah’ın kürsisinin arşta olduğuna dair. Ben bunu şu şekilde yoruyorum : Nasılki bir esma okuduğumuzda o esmanın tecellileri insan üzerinde görülebiliyorsa bence Allah’ın zaatının tecellisi arştadır. Arş Allah’ın yaratıcılık ilahlık makamıdır ama kendisi yoktur diye düşünüyorum. Peygamberimizin allahı görme olayıda Allah’ın nuru yada Allah’ın hz Musa’ya görünmesi gibi olabilir. Yani tecellilerle. Nasılki hz Musa Allah’ın kendisini zaatını görmedi onun nurunu yani tecellisini gördü bence bu görme olayıda bundan ibarettir. Yine en doğrusunu yüce Allah bilir. Rabbim hakkında yalan konuşmaktan korkarım bir hadsizliğim olduysa affetsin onun merhametine sığınıyorum. |
Alıntı:
Makam sözü delil yapmaz. Şathiye akide kurmaz. Lafız, Allah’a cisim, suret, hudut, zarf ve mekan isnat edecek şekilde anlaşılmaz. Yani Üstadım, hulul örnekleriyle konu dağıtılmasın. O örneklerdeki kaide neyse, burada da kaide odur. Allah hiçbir mahluka hulul etmez, hiçbir mekanla kuşatılmaz, hiçbir söz, hiçbir makam, hiçbir kişi Allah’a yer tayin edemez. |
Alıntı:
Allahın makamının temsili ama kendisi değil. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bir üst mesajda kendi fikrimi beyan etmiştim ne derece doğru bir bakarmısınız? Elimden geldiğince kendimi açıklamaya çalıştım. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Resulullah neden veda hutbesinde işaret parmağıyla göstermiştir dua ederken Nüzül hadisi? Bakınız mülk 67 16 17 İle enam 6 18 i kpntrol ediniz birinde bahsettiği lafız olarak enamda onların üstündeki hakimiyeti ile geçer burada mekanlık hiçbir şey yoktur Allahın hakimiyetinden bahseder ama mülkteki epey açık bir mekandır Allah mekanı pek tabi muhtaç değildir |
Alıntı:
Siz öğretirseniz o başka ama 👑 |
Alıntı:
'Kün' (Kün) emrinin harflerinin (Kaf ve Nun) ebced değeri ve (modernizehaki)kozmik frekansı hangi zaman dilimine ve hangi feleğe göre tecelli etmiştir Zamanı yaratan bir kelamın zamana bağlı olan harf sırrı nasıl hesaplanabilir? kün emrinin teclli etmesi için allahın bişiler yaratması lazım ..benim ilmi açıklamamın neresi hoş degil:)ayrıca allah mekandan makamdan zamandan münezzehtir.... |
Alıntı:
Yok sevgili kardeşim senin yorumun tam yerinde ve çok doğru olmuş konuyu biraz biz uzaklaştırdık 🤣 evet kesinlikle yüce Rabbim Zaman Ve mekana ihtiyaç duymaz.makamdan münezzehtir demek biraz eksik kalır çok genel bir tabir ama ben senin neudem bahsettiğini idrak ediyrpuö |
Alıntı:
En‘am 6/18 ise O, kullarının fevkinde Kahir’dir. Buradaki fevkiyet, ayetin kendi içinde kahır, hüküm, galebe ve hakimiyet olarak açıklanmıştır. mekan olarak değil. Mekana muhtaç değildir ama mekandadır sözü de meseleyi kurtarmaz. Çünkü mekanda olmak, ihtiyaçtan önce tahdit ve kayıt demektir. Allah kayıtlanmaz. |
Alıntı:
|
Çok basit meseledir aslında Alem zıtlıkla kaimdir ve onun sıfat ve esmalarının zuhur etmediği hiçbir şey yoktur. Dolayısıyla Allah hem mekandan münezzeh sıfatıyla görülür hemde mekan olarak da tecelli eder. Ama burada karıştırılan konu Allah'ın zatını sıfatlardan ayırt edemeyiş olmanız. Allah zatı itibariyle sıfatlarından münezzehtir. Fakat sıfatlarıyla tecelli ederse hem mekan oluşur hemde mekansızlık oluşur. Miraç hadisesine gelinirse Allah Teala oraya kendi zatıyla değil kendi sıfatıyla tecelli etti ve Cemal gösterdi. Örneğin Rahman, arşa istiva etti. Ayetinde Rahman esmasıyla arşa tecelli ettiğini söyler, zatıyla orda bulunduğunu değil. Resulullah a.s Allah'ın zatını sorgulamayın derken bundan bahseder Zatı itibariyle görülemez, bilinemez ve kendi esma ve sıfatlarından münezzehtir. Fakat Miraç hadisesi gibi sıfatlarıyla tecelli edip zuhur ettiği yerlerde seyr olur ama zat seyri olmaz. Çünkü müşahede eden kim? Müşahede edilen kim?
|
Alıntı:
İmamı azama Allah göktemi yerdemi olduğunu bilmiyorum diyen birinin durumu ne olur diye sorulduğunda Ebu hanife der ki; Bu kimse kafir olur, çünkü Yüce Allah Rahman Arşa istiva etti Taha suresi 5 . Ayette buyurmaktadır. Onun Arşı yedi kat gökün daha üstündedir dediği halde Eğer kişi Bilemiyorum Arş gökte midir yerde midir derse durumu ne olur ? Sorusuna Tekrar O kafirdir, çünkü o Allahın gökte olduğunu inkâr etmiş olur. O’nun gökte olduğunu inkâr eden de kâfir olur der... Diğer imamların görüşlerine bakın @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
Keyfiyeti meçhul olan istivadan, mekanı malum bir Allah tasavvuru nasıl çıkarılıyor? Eğer Allah göktedir derken uluvv, kahır, hüküm ve yücelik kastediliyorsa bu naslara uygundur. Ama Allah gök mekanının içindedir, Arş O’na mahaldir denirse bu artık istiva değil, tahdit ve teşbihtir. |
Alıntı:
Birisi "Allah gökte mi yerde mi bilmiyorum" dediğinde, zımnen şunu söylemiş olur: "Allah'ın kesinlikle fiziksel bir mekanı var ama ben bunun neresi olduğunu bilmiyorum." İşte Ebu Hanife, sonsuz ve sınırsız (mekandan münezzeh) olan Yaratıcı'ya bir "mekan seçeneği" sunduğu, O'nu maddeleştirdiği için bu zihniyeti şirk/küfür sayar. Şeklindeki görüş doğru olur mu? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:33. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com