Alıntı:
Gurbetci Nickli Üyeden Alıntı
Selamun aleykum, Hayirli vakitler,
yurt disinda sagci kesim aldi basini gidiyor. Artik yandaslari İnsanlık dışı yorumlar yapiyor ve insanların bu tür yorumları yapma konusundaki çekincesi neredeyse tamamen ortadan kalkmış. Örnek vermeye bile agzim varmayan ifadeleri insanlar sosyal Medyadan isimli cisimli resimleriyle birlikte pylasiyorlar.
En azindan bazilarina nasil beddua edebilirim ve neler caiz dir bu konuda?
|
Şayet bir Müslüman zulme uğramışsa bu durumda hem Kur’an hem de Hz. Peygamber’in sünnetine göre zulmü yapana beddua etmesinde bir sakınca görülmemiştir. (Taberi, Camiu’l-Beyan 9. Cilt sayfa 343-344) Ancak buna karşı sabreder ve beddua etmekten sarf-ı nazar ederse bunun o Müslüman açısından daha hayırlı olacağı da ifade edilmiştir. Bu itibarla İbn Abbas, mazlumun beddua etmesine ruhsat verdiği ifade olunan Nisa suresi 148. Ayetinin tefsiri bağlamında şu ifadeleri kullanmıştır: ’’Allah bir kimsenin bir başkasına beddua etmesini sevmez. Ancak beddua eden mazlum ise müstesnadır. Şüphesiz Allah mazluma kendisine zulmeden kimseye beddua etmesine ruhsat vermiştir. Bununla birlikte mazlum beddua etmez de sabrederse bu kendisi için daha hayırlıdır.’’ (Taberi, Camiu’l-Beyan 9. Cilt sayfa 344)
Bazı alimler ise zulme uğrayan birisinin, zalimin Müslüman olup olmamasına göre beddua üslubunu ayarlaması gerektiği üzerinde durmuşlardır. Nitekim tabiun neslinin önde gelen alimlerinden Hasan-ı Basri zulme uğrayan kimsenin; zulmeden kişi Müslüman ise ‘’Allah’ım ona karşı bana yardım et, benim hakkımı ondan çıkar’’ diye dua edebileceğini ve şayet arada küfürleşme ya da sövme olmuşsa bu durumda fazlasıyla değil aynıyla ona cevap verebileceğini söylemiştir. (Beğavi 2.110) Ancak Hasan-ı Basri zalim olan kafir ise bu vaziyette o kimsenin helak olması için mazlumun beddua etmesinde bir sakınca olmadığını söylemiştir. (Kurtubi, Ebu Abdullah, el-Cami’li-Ahkami’l-Kur’an 6. Cilt sayfa 3-5)