
26.09.26, 23:42
|
|
|
|
Üyelik tarihi: 08.06.24
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 208
Forum Puanı: 147
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Şu oldukça mühimdir amaç dünyevi sevgiyi celb etmek olmamalı Kur’an’da "vüd" kökünden türeyen kelimelerin kullanıldığı ayetlerin birinde Cenab-ı Hakk'in: "iman edip sálih amel işleyenler için diğer insanların gönüllerinde sevgi yaratacağı" ifade edilmektedir. İlk dönem Esma-i Hüsna şarihlerinden Hattabi de söz konusu ayeti, "vedüd" ismini şerh ederken "Allah'ın kullarını sevmesi" konusunda yaptığı: "Bu husus, Allah'ın onlardan razı olup onların amellerini kabul etmesi ve kendilerini diğer kullarına da sevdirmesi anlamına gelir" şeklindeki açıklamasına nakli dayanak olarak kullanmıştır (Meryem süresi 96. Karşılaştırma için Enfal süresi 63; Şüra süresi 23; Hattabi, Şe'nu'd-du'a, s. 74)
Nitekim Kur'an'daki bir ayette yer alan: "Allah onları, onlar da Allah'ı severler." mealindeki ifade, Allah ile kulları arasında gerçekleşen bu karşılıklı sevgiyi vurgulamaktadır. Aynı konuya değinen bazı ayet-i kerimelerde de: "Allah sevgisinin, bütün sevgilerden daha güçlü olması gerektiğine dikkat çekilmekte; Allah'ı sevmenin en açık göstergesinin: "Peygamber'e bağlılık ve onun yolunu izlemek olduğu" bildirilmekte; Allah'ı seven, Allah'ın da kendilerini sevdiği kulların özelliklerini belirtme sadedinde: “onların mü'minlere gösterdikleri alçakgönüllü davranışlar ile inkarcılar karşısındaki sert ve tavizsiz tavırlar ile onurlu dik duruşlarından övgüyle söz edilmektedir(el-Bakara süresi 165; Al-i İmran süresi 31; Maide süresi 54; Tevbe süresi 24.)
Naslarda, Allah ile kulları arasındaki sevgiye bu kadar açık ve net şekilde işaret edilmiş olmasına rağmen, bu konu Ehl-i sünnet ve Mu'tezile kelam ekolleri arasında tartışılmış, özellikle Mu'tezile uleması, "Allah'ın seven ve sevilen bir varlık" olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla bu konuyla ilgili ayet ve hadislerin mecaz kapsamında değerlendirilip yorumlanması gerektiğini belirtmişlerdir. Bu yüzden de Mu'tezile ekolü mensupları, insanın Allah'ı sevmesini, "O'na saygı gösterip kendisine itaat etme, O'nun gazap ve azabını gerektirecek hal ve hareketlerden sakınma ve ilahi rizasını isteme"; Allah'ın kullarını sevmesini de ‘’o’nun yaptıkları amel ve ibadetlere karşılık olarak kullarını en güzel şekilde ödüllendirip övmesi ve kendilerinden razı olması’’ şeklinde yorumlamışlardır.
Senin sorun özelinde “şu saat kesinlikle daha etkilidir” demek doğru olmaz. Zikir için sabah namazından sonra, akşam veya yatsıdan sonra sakin bir zaman seçebilirsiniz.
Özellikle gece yapmak istiyorsanız, yatsıdan sonra uykuya geçmeden önce 10–15 dakika ayırmanız yeterli. Sayıya yetişmek için kendinizi zorlamayın; huşü ve sakinlik, sayıyı tamamlamaktan daha önemli olabilir.
İsterseniz başlamadan önce şöyle kısa bir niyet de edebilirsiniz:
Sonrasında “Ya Vedüd, Ya Cami‘” diye zikredebilirsiniz.
Bir de önemli bir ayrıntı: 156 sayısını “Allah tarafından belirlenmiş gizli bir sayı” gibi görmeyin. Ebcedden çıkarılan bir sayı olarak, kişisel bir zikir tertibi şeklinde değerlendirmek daha sağlıklı olur.
|
Allah razı olsun hocam. Daha çok teheccüt vaktinde belli bir sayıya takılmadan yapmaya çalışıyorum. Sorma nedenim ebced değeri ile yaparsam Daha etkili olur mu diye
|