![]() |
Kafesteki Sır...
Kuş kanadıyla, insan canıyla uçar derler. Peki ruhu bedenine yük olan neyle kanat çırpar?
|
Ruhu bedenine yük olanın kanadı yoktur ki...
O uçmaz, uçamaz. Olmayan kanatlarını sabırla çırpar. Belki de duayla çırpar. Bekler... Ruhunda taşıdığı çok büyük bir yükü vardır belki de, kurtulamadığı. Öyle ya, kulun kanadı var uçup kurtulur. İnsan vazgeçip kurtulur... Ama onun ruhuna ağır gelen yükü vardır. Kanadı da yoktur imkanı da... Omuzlarındaki yükün altında sadece ezilmemek için umutsuzca çırpar o görünmeyen kanatlarını. Belki de emanete ihanet etmemek için çırpar o görünmeyen kanatlarını. Öte yandan ruhu bedenine yük olan, sevdiği için dayandığı her geceyle kanat çırpar. Umutsuzca... |
Ruhu bedenine dar gelen insan, göğe doğru değil, kendi içine doğru kanat çırpar.
Dışarıdan bakıldığında kıpırtısız duran o insanın içinde fırtınalar kopar; çünkü beden ağırlık yaptıkça yükselmenin yolu yerçekimine direnmekten değil, yükü hafifletmekten geçer. Kuş rüzgârı arkasına alıp uçar; bedeni kendine kafes olan ise kendi kabuğunu kırmanın sancısıyla uçar. Uçmak her zaman gökyüzüne varmak demek değildir; bazen sadece o kafesin içinde dimdik durabilmektir. |
Alıntı:
Düşünelim. Ruhu bedenine Dar gelen isyana ruhsat çıkarır benim düşüncem İbadet ve zikir ile nefs terbiye edilmeli Bi mukabele |
Alıntı:
Bence böyle bir ruhun önce kanat araması değil, üzerindeki yükü fark etmesi gerekir. Çünkü insanı aşağı çeken çoğu zaman beden değil; nefsin arzuları, dünyaya aşırı bağlanmak, hırs, kibir, öfke, korku ve bitmeyen dünyevi meşguliyetlerdir. Ruh bunların altında kaldığında insan yürür ama yükselemeyebilir. Ruhun kanadı ise iman, ihlas, güzel ahlak, sabır, şükür, tevbe ve Allah’a yöneliştir. İnsan her gün biraz olsun nefsinden eksilip Rabbine yaklaşırsa, taşıdığı beden artık ruhuna yük olmaktan çıkar; aksine ruhun olgunlaşması için bir vasıtaya dönüşür. Belki de asıl mesele “Ruh neyle kanat çırpar?” sorusundan önce, “Ruhun kanatlarını ne kırıyor?” sorusudur. Zira bazen insanın ihtiyacı yeni bir kanat değil, mevcut kanatlarının üzerindeki ağırlıklardan kurtulmaktır. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Bazen insanın bedeni burada kalır da gönlü uzaklara dalar. Bir secdede, göğe bakarken ya da gecenin sessizliğinde... İçinde bir yer vardır ki dünyaya sığmaz. İşte ruh, o yerde hafifler. Çünkü insan kendini taşıdıkça ağırlaşır; kendini bıraktıkça hafifler. Bir an gelir, artık kendi gücüne değil, kendisine o gücü verene yaslanır. Söylenecek söz azalır, gönülde bir teslimiyet kalır. Belki ruhun kanadı budur. Kendinden vazgeçmek değil; kendini O’na bırakmak. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:28. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com