Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Ölmüşlerimize Fatiha ya da başka sure okumak (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/106388-olmuslerimize-fatiha-ya-da-baska-sure-okumak.html)

Sadakat44 07.10.26 19:42

Ölmüşlerimize Fatiha ya da başka sure okumak
 
Merhaba, ben düşünüyorum ki Fatiha + 3 İhlas okuyup sevabını ölmüşlerimize hediye ederken "Allahım sen sülalemdeki vefat etmişlerden hangilerinin ruhuna bu surelerin sevabını göndermemi istiyorsan onların ruhlarına gönderiyorum" demeliyiz bence, çünkü ne bileyim belki sülalemde Allahın sevmediği cehenneme attığı sapmış biri vardır...sizce bu doğru bir düşünce mi, çünkü mesela aylar önce bilmeden Veysel Karani zikrini yaptığımda hediye kısmına gelince bir sürü tanımadığımız insanın da ismini anıyoruz, bir kere onu yapmıştım bilmeden ve o gece çok rahatsız edildim, bir hoca demişti ki "Sen batıl bir inanca sahip sapmış birilerine dua hediye edersen ne bekliyorsun ki"
Acaba ölmüşlerimize hediye ederken de böyle seçici olmalı mıyız
Teşekkürler

Noctua 07.10.26 20:12

Alıntı:

Sadakat44 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722138)
Merhaba, ben düşünüyorum ki Fatiha + 3 İhlas okuyup sevabını ölmüşlerimize hediye ederken "Allahım sen sülalemdeki vefat etmişlerden hangilerinin ruhuna bu surelerin sevabını göndermemi istiyorsan onların ruhlarına gönderiyorum" demeliyiz bence, çünkü ne bileyim belki sülalemde Allahın sevmediği cehenneme attığı sapmış biri vardır...sizce bu doğru bir düşünce mi, çünkü mesela aylar önce bilmeden Veysel Karani zikrini yaptığımda hediye kısmına gelince bir sürü tanımadığımız insanın da ismini anıyoruz, bir kere onu yapmıştım bilmeden ve o gece çok rahatsız edildim, bir hoca demişti ki "Sen batıl bir inanca sahip sapmış birilerine dua hediye edersen ne bekliyorsun ki"
Acaba ölmüşlerimize hediye ederken de böyle seçici olmalı mıyız
Teşekkürler

Sonuçta dua ettiğin kişiyi bilmiyorsun yani bilerek sapmış birine dua etmiyorsun detay vermek güzeldir lakin münafık ta olsa müslüman da olsa Rabbim dilemedikçe duaların onlara ulaşmayacağıda bir gerçek.

Rmzn34 07.10.26 22:02

Alıntı:

Sadakat44 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722138)
Merhaba, ben düşünüyorum ki Fatiha + 3 İhlas okuyup sevabını ölmüşlerimize hediye ederken "Allahım sen sülalemdeki vefat etmişlerden hangilerinin ruhuna bu surelerin sevabını göndermemi istiyorsan onların ruhlarına gönderiyorum" demeliyiz bence, çünkü ne bileyim belki sülalemde Allahın sevmediği cehenneme attığı sapmış biri vardır...sizce bu doğru bir düşünce mi, çünkü mesela aylar önce bilmeden Veysel Karani zikrini yaptığımda hediye kısmına gelince bir sürü tanımadığımız insanın da ismini anıyoruz, bir kere onu yapmıştım bilmeden ve o gece çok rahatsız edildim, bir hoca demişti ki "Sen batıl bir inanca sahip sapmış birilerine dua hediye edersen ne bekliyorsun ki"
Acaba ölmüşlerimize hediye ederken de böyle seçici olmalı mıyız
Teşekkürler

Ehli iman dedinmi yeterli
Hangilerinin demek saçma olur Allah'ın rahmeti geniştir.

imas 07.10.26 22:54

Alıntı:

Sadakat44 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722138)
Merhaba, ben düşünüyorum ki Fatiha + 3 İhlas okuyup sevabını ölmüşlerimize hediye ederken "Allahım sen sülalemdeki vefat etmişlerden hangilerinin ruhuna bu surelerin sevabını göndermemi istiyorsan onların ruhlarına gönderiyorum" demeliyiz bence, çünkü ne bileyim belki sülalemde Allahın sevmediği cehenneme attığı sapmış biri vardır...sizce bu doğru bir düşünce mi, çünkü mesela aylar önce bilmeden Veysel Karani zikrini yaptığımda hediye kısmına gelince bir sürü tanımadığımız insanın da ismini anıyoruz, bir kere onu yapmıştım bilmeden ve o gece çok rahatsız edildim, bir hoca demişti ki "Sen batıl bir inanca sahip sapmış birilerine dua hediye edersen ne bekliyorsun ki"
Acaba ölmüşlerimize hediye ederken de böyle seçici olmalı mıyız
Teşekkürler

ben bir soru sorayım,
okuduğun fatiha ve ihlâsın sevabı kime ait,
okuduğun fatiha ve ihlastan verilen sevap kime veriliyor,
o sevabı veren kim?
okudugumuz fatiha ve ihlastan sevap verileceği kesin mi?

Sadakat44 07.10.26 23:01

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722160)
ben bir soru sorayım,
okuduğun fatiha ve ihlâsın sevabı kime ait,
okuduğun fatiha ve ihlastan verilen sevap kime veriliyor,
o sevabı veren kim?
okudugumuz fatiha ve ihlastan sevap verileceği kesin mi?

Hocam sorularınız çok güzel fakat benim bu soruları cevaplamaya yetecek ilmim yok, bu soruların cevabını siz verin ben de istifade edebileyim inşallah

Allah dostu1 07.10.26 23:11

Rabbimin affı biz aciz insanın günahlarından çokça büyüktür. ve duaların nerede ne zaman kabul olacağınız bilmiyoruz. Kendimden örnek vereyim, duam bitince Rasulullah S.A.V. Mübarek efendimiz başta olmak üzere bütün peygamberlerimin, Allah dostu eyvliyaullahların, zaatların dervişlerin şeyhlerin ulemaların ruhlarına hediye eyledim Allahım sen kabul eyle diyerek devam ediyorum hediye etme faslını.

Alıntı:

Allah dostu1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722163)
Rabbimin affı biz aciz insanın günahlarından çokça büyüktür. ve duaların nerede ne zaman kabul olacağınız bilmiyoruz. Kendimden örnek vereyim, duam bitince Rasulullah S.A.V. Mübarek efendimiz başta olmak üzere bütün peygamberlerimin, Allah dostu eyvliyaullahların, zaatların dervişlerin şeyhlerin ulemaların ruhlarına hediye eyledim Allahım sen kabul eyle diyerek devam ediyorum hediye etme faslını.

ardından yine etmek istediğin duaları sırayla edebilirsin...

imas 07.10.26 23:21

Alıntı:

Sadakat44 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722161)
Hocam sorularınız çok güzel fakat benim bu soruları cevaplamaya yetecek ilmim yok, bu soruların cevabını siz verin ben de istifade edebileyim inşallah

yine soru ile cevap vereyim

hz peygamber ölenin arkasından fatiha ve ihlas okumuş mu?

okumuş ise ölene hediye etmiş mi?

bunların cevabıni bulan sorularinda cevabıni bulmus olur

Sadakat44 07.10.26 23:24

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722170)
yine soru ile cevap vereyim

hz peygamber ölenin arkasından fatiha ve ihlas okumuş mu?

okumuş ise ölene hediye etmiş mi?

bunların cevabıni bulan sorularinda cevabıni bulmus olur

Beynimde şu an bir ampül yandı hocam💡uzunca bir müddet bu konuyu düşüneceğim

Noctua 08.10.26 00:43

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722170)
yine soru ile cevap vereyim

hz peygamber ölenin arkasından fatiha ve ihlas okumuş mu?

okumuş ise ölene hediye etmiş mi?

bunların cevabıni bulan sorularinda cevabıni bulmus olur

hocam yanlışsam düzeltin hanefi ve hanbeli mezhep alimlerin çoğunluğu salih amellerin sevabının ölülere ulaşacağını bunun dua kastıyla yapıldığında caiz ve faydalı olacağını kabul etmişler mi? fatiha ve ihlasın özünde birer dua olmaları kabul edilebilir mi? ayrıca Peygamber efendimizin kabir ehli için dua ettiği ve onlar adına istiğfar dilediği sahih hadisler yok mudur?

imas 08.10.26 00:51

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722179)
hocam yanlışsam düzeltin hanefi ve hanbeli mezhep alimlerin çoğunluğu salih amellerin sevabının ölülere ulaşacağını bunun dua kastıyla yapıldığında caiz ve faydalı olacağını kabul etmişler mi? fatiha ve ihlasın özünde birer dua olmaları kabul edilebilir mi? ayrıca Peygamber efendimizin kabir ehli için dua ettiği ve onlar adına istiğfar dilediği sahih hadisler yok mudur?

evladin yaptigi dua
dua ayri bir şey
fatiha ve ihlas ayrı bir sey, dua diye okumuyorsun ki, sure olarak okuyup devabini bağısliyorsun,
ben şunu soruyorum
peygamber, raşid halifeler, ehlibeyr, sahabe, tabiin , tebei tabiin
olenin arkasından fatiha ve ihlas okuyup sevabini ölene hediye etmis mi?
soru bu kadar basit.

Noctua 08.10.26 01:18

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722181)
evladin yaptigi dua
dua ayri bir şey
fatiha ve ihlas ayrı bir sey, dua diye okumuyorsun ki, sure olarak okuyup devabini bağısliyorsun,
ben şunu soruyorum
peygamber, raşid halifeler, ehlibeyr, sahabe, tabiin , tebei tabiin
olenin arkasından fatiha ve ihlas okuyup sevabini ölene hediye etmis mi?
soru bu kadar basit.

hocam sure olurak okumamız dua olmadığı anlamına gelmiyor fatiha bi nevi kuran ayetleriyle okunan duadır. sorunuz için cevabım hayır peygamber efendimiz raşid halifeler veya sahabe cenazelerin arkasından bugünkü gibi 1 Fatiha, 3 İhlas okuyup ruhuna bağışlayalım şeklinde ayet okumamış hediye etmemişler. ama imamı azam imam ahmed kuran okuyup sevabı hediye edilebilir demişlerdir diye biliyorum.

sofi 08.10.26 05:49

Ben de bilmiyorum hocam ama Kuranı okumak sevap hasıl oluyorsa ki bunun olması için de bu bir nevi duadır yani bana göre Kuranı okumak bir duadır Ya Rabbi bana Kur'an okumayı nasip et demek sonrasında okuduğum Kuranı rızan için amel kabul et yeni sevap hasıl olsun yani bana faydası olsun demek bu da duadır yine bana faydası olan sevabın amelin vefat etmiş ya da yaşayan başka kullarada faydası olsun demek bu da bir duadır Rabbimizden lütuf istemektir .
Bilmiyorum evet yok olabilir Peygamber efendimizden sahabilerden böyle bir şey görülmemiştir ama bunun sonradan çıkması kötü bir şey olmasa gerek diye düşünüyorum ama Peygamber efendimizden veya sahabilerden böyle bir duayi yasaklayan nakiller var sa onu bilmiyorum

imas 08.10.26 10:55

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722182)
hocam sure olurak okumamız dua olmadığı anlamına gelmiyor fatiha bi nevi kuran ayetleriyle okunan duadır. sorunuz için cevabım hayır peygamber efendimiz raşid halifeler veya sahabe cenazelerin arkasından bugünkü gibi 1 Fatiha, 3 İhlas okuyup ruhuna bağışlayalım şeklinde ayet okumamış hediye etmemişler. ama imamı azam imam ahmed kuran okuyup sevabı hediye edilebilir demişlerdir diye biliyorum.

benim için öncelik mezheb imanlarınin fegil, peygamber ve ondan sonrakilerin yaptiğidir
ayrica ayet var
kuran yaşayanlar icindir
veya
sen ölulere bir şey duyuramazsın
diye

ayrica

Dört büyük mezhep imamının (İmam-ı Azam Ebû Hanife, İmam Şafii, İmam Malik, İmam Ahmed bin Hanbel) tamamının doğrudan "Ölenin arkasından Fatiha ve İhlas okuyun" şeklinde bir emri veya bağlayıcı bir fıkhi buyruğu bulunmamaktadır

hatta imami malik bunu yapmanın mekruh olduğunu söylemış

Noctua 08.10.26 15:04

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722208)
benim için öncelik mezheb imanlarınin fegil, peygamber ve ondan sonrakilerin yaptiğidir
ayrica ayet var
kuran yaşayanlar icindir
veya
sen ölulere bir şey duyuramazsın
diye

ayrica

Dört büyük mezhep imamının (İmam-ı Azam Ebû Hanife, İmam Şafii, İmam Malik, İmam Ahmed bin Hanbel) tamamının doğrudan "Ölenin arkasından Fatiha ve İhlas okuyun" şeklinde bir emri veya bağlayıcı bir fıkhi buyruğu bulunmamaktadır

hatta imami malik bunu yapmanın mekruh olduğunu söylemış

hocam o ayet kabirde yatan ölüler için değil kalpleri mühürlenmiş, hakikate karşı ölü olan müşrikler için indi diye biliyorum. eğer ölüler duymasaydı peygamberimiz kabirlerinde kabul ehline konuşmazdı. mezhep imamları farzdır kesin okuyun şeklinde emirleri yoktur caiz olduğunu sevabın ulaşabilceğini söylemişler. imam malik ise kabirlerin başında kuran okunmanın başlarda mekruh olduğunu söylemiş lakin sonraki devir uleması ve diğer üç hak mezhep caiz olduğunu belirtmişler diye biliyorum.

imas 08.10.26 16:09

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722228)
hocam o ayet kabirde yatan ölüler için değil kalpleri mühürlenmiş, hakikate karşı ölü olan müşrikler için indi diye biliyorum. eğer ölüler duymasaydı peygamberimiz kabirlerinde kabul ehline konuşmazdı. mezhep imamları farzdır kesin okuyun şeklinde emirleri yoktur caiz olduğunu sevabın ulaşabilceğini söylemişler. imam malik ise kabirlerin başında kuran okunmanın başlarda mekruh olduğunu söylemiş lakin sonraki devir uleması ve diğer üç hak mezhep caiz olduğunu belirtmişler diye biliyorum.

burada mesele kabirdekine bir şey duyurmak, arkasini dönup giden sagirlara duyurmak değil,
o onu demis bu bunu demiş degil
bahsettigim mübarekler fatiha ve ihlası ölulere okumuş mu okumamıs mu?
malikinin sonraki ülemalari okunur demesinde imamı malikinin sözünü yok saydırmaz
ayrıca bu tür kibuları uzatmayada gerek yok, isteyen ölüsüne fatiha okur ihlas okur hatim indirir 7 sini 40 ını 52 sıni yapar

ben ölulerinin arkasından sadaka veririm dua ederim varsa günahlarınin affı icin,
fatiha ve ihlas okuman hatimde indirmem 7 si 40 i 52 sinide. yapmam,
peygamberim ne yaptıysa onu yaparım,

madem imami azam ve diger imamların sözü hz peygamberin sözününden yaptığından yada yapmadığindan daha önemliyse
imamı azamın içki konusundaki dediklerini yapalım
ne demis ne yapmis diye bana sorma , ac arastir sonra ne demişse gel onu buraya yaz

Noctua 08.10.26 16:28

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722233)
burada mesele kabirdekine bir şey duyurmak, arkasini dönup giden sagirlara duyurmak değil,
o onu demis bu bunu demiş degil
bahsettigim mübarekler fatiha ve ihlası ölulere okumuş mu okumamıs mu?
malikinin sonraki ülemalari okunur demesinde imamı malikinin sözünü yok saydırmaz
ayrıca bu tür kibuları uzatmayada gerek yok, isteyen ölüsüne fatiha okur ihlas okur hatim indirir 7 sini 40 ını 52 sıni yapar

ben ölulerinin arkasından sadaka veririm dua ederim varsa günahlarınin affı icin,
fatiha ve ihlas okuman hatimde indirmem 7 si 40 i 52 sinide. yapmam,
peygamberim ne yaptıysa onu yaparım,

madem imami azam ve diger imamların sözü hz peygamberin sözününden yaptığından yada yapmadığindan daha önemliyse
imamı azamın içki konusundaki dediklerini yapalım
ne demis ne yapmis diye bana sorma , ac arastir sonra ne demişse gel onu buraya yaz

Dediğiniz gibi hocam uzatmaya gerek yok. isteyen inandığı gibi amel etsin, mesele hakikati usulüyle ve doğru bilmektir. ben de ölülerimin arkasından sadakamı verir, duamı eder, Kur'an'ımı okurum dinde aslı olmayan (7'si, 40'ı gibi) adetleri de yapmam. imamı azam konusunda da fıkhi bir sıkıntı yok diye biliyorum ama dediğiniz gibi her zaman araştırmaya okumaya devam edeceğiz Selametle..

imas 08.10.26 16:37

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722236)
Dediğiniz gibi hocam uzatmaya gerek yok. isteyen inandığı gibi amel etsin, mesele hakikati usulüyle ve doğru bilmektir. ben de ölülerimin arkasından sadakamı verir, duamı eder, Kur'an'ımı okurum dinde aslı olmayan (7'si, 40'ı gibi) adetleri de yapmam. imamı azam konusunda da fıkhi bir sıkıntı yok diye biliyorum ama dediğiniz gibi her zaman araştırmaya okumaya devam edeceğiz Selametle..

imamı azamın hamr ve nebiz konusundaki fetvasını oku bak ne göreceksin

Noctua 08.10.26 17:07

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722238)
imamı azamın hamr ve nebiz konusundaki fetvasını oku bak ne göreceksin

doğru bilgiye ulaşmak bu devirde zor hocam sizler gibi ilmi geniş hocalarımızın bize doğruyu öğretmesi daha sağlıklı. imamı azamın şöyle bir sözüne denk geldim 'Ben nebize haram diyemem, çünki sahabilerden içenler olmuştur. Ama içmeyi tercih etmem, çünki çoğu sarhoş etmektedir.' ayrıca imam azamın hamrı damlasına kadar kesin haram kıldığını ve içene had cezası öngördüğünü burda içki sanılan nebiz (hurma şırası) meselesinin ise hz. Ömer ve İbn Mesud gibi sahabelerin uygulamalarına dayanan, sarhoş etmeyecek miktarıyla sınırlı çok teknik bir fıkhi içtihat olduğunu okudum. şıranın bekleme süresine göre kimyasal yapısının değişmesi ve hz. Ömer'in orduda askerlere enerji vermesi için henüz şaraba dönüşmemiş şırayı içirmesidir diye okudum.
hadisten de bildiğimiz üzere çoğu haram olan şeyin azıda haramdır yani bir damlada olsa haramdır. kuranın hamr dediği şarapın diğer içkilerden farkı hamrın kendisinin de bizzat necis olması lakin alkolün temizleyici etkisinin olmasından dolayı necis görülmediğini biliyorum. (örnek kolonya içmek haram ama temizlikte kullanılabilir). dediğim gibi hocam ben cahilim siz aydınlatırsanız daha iyi olur.

Yusufiyeli 08.10.26 20:25

Osmanlı İmparatorluğunun en uzun süre görevde kalan Şeyhülislamı olarak bilinen Çatalcalı Ali Efendi nebizgiller konusundaki Hanefi mezhebinin görüşlerini ünlü yapıtı Feteva’da aynen tekrar etmiştir. Sözü geçen yapıtta şöyle bir bölüm vardır:
“Vişnab dimekle maruf olup müskir olan şerbetin sekir virmeyecek miktarın telehhi kasdınsız içmek helal midir? Elcevap: İmam-ı Azam Ebu Hanife ve İmam Ebu Yusuf katlarında helaldir. İmam Muhammed katında haramdır. Fi zamanina, İmam Muhammed kavliyle fetva ihtiyar olunmuştur.”
Metni günümüz Türkçesiyle bir kez daha yazılırsa:
“Vişnab diye bilinen sarhoş edici içkinin sarhoş etmeyecek kadarını eğlence kastı olmaksızın içmek helal midir? Yanıt: İmam-ı Azam Ebu Hanife ve İmam Ebu Yusuf’un görüşlerine göre helaldir. İmam Muhammed’e göre ise haramdır. Zamanımızda İmam Muhammed’in görüşüne göre fetva vermek yeğlenmiştir.”

imas 09.10.26 12:05

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722245)
doğru bilgiye ulaşmak bu devirde zor hocam sizler gibi ilmi geniş hocalarımızın bize doğruyu öğretmesi daha sağlıklı. imamı azamın şöyle bir sözüne denk geldim 'Ben nebize haram diyemem, çünki sahabilerden içenler olmuştur. Ama içmeyi tercih etmem, çünki çoğu sarhoş etmektedir.' ayrıca imam azamın hamrı damlasına kadar kesin haram kıldığını ve içene had cezası öngördüğünü burda içki sanılan nebiz (hurma şırası) meselesinin ise hz. Ömer ve İbn Mesud gibi sahabelerin uygulamalarına dayanan, sarhoş etmeyecek miktarıyla sınırlı çok teknik bir fıkhi içtihat olduğunu okudum. şıranın bekleme süresine göre kimyasal yapısının değişmesi ve hz. Ömer'in orduda askerlere enerji vermesi için henüz şaraba dönüşmemiş şırayı içirmesidir diye okudum.
hadisten de bildiğimiz üzere çoğu haram olan şeyin azıda haramdır yani bir damlada olsa haramdır. kuranın hamr dediği şarapın diğer içkilerden farkı hamrın kendisinin de bizzat necis olması lakin alkolün temizleyici etkisinin olmasından dolayı necis görülmediğini biliyorum. (örnek kolonya içmek haram ama temizlikte kullanılabilir). dediğim gibi hocam ben cahilim siz aydınlatırsanız daha iyi olur.

imamı azama göre şarap dışında bulunan adi nebiz olan alkollü ıçecekleri. k8dinin sarhos olmayacak kadar icmesinde behis yoktur icilebilir haram degildir (bicinde sargos efici alkol olduğu halde)
imamı azamın bu görüşünü en iyi talebelerinden ve hanefi fıkhında fetvası kabul edilen imamı yusuf katılmış ıçilebilir caiz dir demiş
fakat
yine imamı azamın en iyi talebelerinden hanefi fıkhında fetvası kabul gören imami muhammed hayır haramdir içilemez demiş
ve
asıl mezhebe adıni veren mezhebin kurucusunun görüşü cumhur ulemada kabul görmemis talebesinin sözü kabul edilmiştir

çok yakın bir ahbabım var her yıl yaz aylarında 2 damacana vişne likoru yapar her aksam yemeğinden sonra 2 küçük bardak icer,
her zamanda söylerim yapma alkol var haramdır diye,oda gülerek yok imanı azama göre iciyorum bunu haram değildir der,

şimdi bu adam icki icip haram mı isliyor , yoksa caiz olan bir şey mi iciyor ?

Cerrah 09.10.26 12:24

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722284)
imamı azama göre şarap dışında bulunan adi nebiz olan alkollü ıçecekleri. k8dinin sarhos olmayacak kadar icmesinde behis yoktur icilebilir haram degildir (bicinde sargos efici alkol olduğu halde)
imamı azamın bu görüşünü en iyi talebelerinden ve hanefi fıkhında fetvası kabul edilen imamı yusuf katılmış ıçilebilir caiz dir demiş
fakat
yine imamı azamın en iyi talebelerinden hanefi fıkhında fetvası kabul gören imami muhammed hayır haramdir içilemez demiş
ve
asıl mezhebe adıni veren mezhebin kurucusunun görüşü cumhur ulemada kabul görmemis talebesinin sözü kabul edilmiştir

çok yakın bir ahbabım var her yıl yaz aylarında 2 damacana vişne likoru yapar her aksam yemeğinden sonra 2 küçük bardak icer,
her zamanda söylerim yapma alkol var haramdır diye,oda gülerek yok imanı azama göre iciyorum bunu haram değildir der,

şimdi bu adam icki icip haram mı isliyor , yoksa caiz olan bir şey mi iciyor ?

Hocam bu konuda Hanefi olup imam Ahmedi taklid etsek olurmu

sersare 09.10.26 12:29

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722284)
imamı azama göre şarap dışında bulunan adi nebiz olan alkollü ıçecekleri. k8dinin sarhos olmayacak kadar icmesinde behis yoktur icilebilir haram degildir (bicinde sargos efici alkol olduğu halde)
imamı azamın bu görüşünü en iyi talebelerinden ve hanefi fıkhında fetvası kabul edilen imamı yusuf katılmış ıçilebilir caiz dir demiş
fakat
yine imamı azamın en iyi talebelerinden hanefi fıkhında fetvası kabul gören imami muhammed hayır haramdir içilemez demiş
ve
asıl mezhebe adıni veren mezhebin kurucusunun görüşü cumhur ulemada kabul görmemis talebesinin sözü kabul edilmiştir

çok yakın bir ahbabım var her yıl yaz aylarında 2 damacana vişne likoru yapar her aksam yemeğinden sonra 2 küçük bardak icer,
her zamanda söylerim yapma alkol var haramdır diye,oda gülerek yok imanı azama göre iciyorum bunu haram değildir der,

şimdi bu adam icki icip haram mı isliyor , yoksa caiz olan bir şey mi iciyor ?

Çoğu sarhoş eden şeyin, azı da haramdır." (Ebu Dâvûd, Eşribe, 5) Diye bir hadis gördüm şimdi konuyu aratırken .saygılarımla arz ederim .

imas 09.10.26 12:50

Alıntı:

sersare Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722288)
Çoğu sarhoş eden şeyin, azı da haramdır." (Ebu Dâvûd, Eşribe, 5) Diye bir hadis gördüm şimdi konuyu aratırken .saygılarımla arz ederim .

Burada hadisi değil imamı azamın fıkhi görüşünü konuşuyoruz,
Ayrıca bu hadis, tirmizi ve nesai gibi kaynaklarda da yer almaktadır

Esedullah04 09.10.26 15:42

Hocam konuyla alakalı değil ama bi, şimdi bazı kişiler ben mezheplere, mezhep kurucularına inanmıyorum, benim mezhebim yok diyor.
Peygamberden sonra mezhep yapmışlar ne gerek var mezheplere, mezhep için insanları ayırmaya gibi şeyler duyuyorum. Bunu diyen kişiler günaha girmiş olurlar mı yada dinden çıkarlar mı?

Birde kişi akli baliğ olduktan sonra mezhebini değiştirmesinde sakınca var mıdır? Örnek; Hanif mezhebinde Şafi mezhebine göre dinini yaşayabilir mi?
Son olarak Şafi mezhebini beğenmedim diğer maliki - hanbeli mezhebe göre dinimi yaşayacağım diye arada bi mezhep değiştirebilir mi?

Esedullah04 09.10.26 15:52

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722160)
ben bir soru sorayım,
okuduğun fatiha ve ihlâsın sevabı kime ait,
okuduğun fatiha ve ihlastan verilen sevap kime veriliyor,
o sevabı veren kim?
okudugumuz fatiha ve ihlastan sevap verileceği kesin mi?

Okuduğunuz Fatiha ve İhlas sureleri üzerinden ibadetlerin İslam inancındaki sevap ve karşılık boyutunu dört temel soruda şu şekilde açıklayabiliriz:

- Okuduğun Fatiha ve İhlas'ın Sevabı Kime Ait?

Okunan Fatiha ve İhlas surelerinin asıl sevabı okuyan kişinin kendisine (amel defterine) aittir. İslam dininde her birey kendi yaptığı güzel amellerin öncelikli sahibidir.
Ancak kişi, kazandığı bu sevabı başkalarına bağışlayabilir. Buna İslam fıkhında "Sevap Bağışlama" (İhda-i Sevap) denir. Sevabı başkasına bağışlasanız bile, kendi sevabınızdan hiçbir şey eksilmez; hem siz hem de bağışladığınız kişiler aynı sevaptan istifade eder.

- Okunan Fatiha ve İhlastan Verilen Sevap Kime Veriliyor?

Eğer sureleri okuduktan sonra duasını yapıp sevabını bağışlarsanız, bu sevap sizin niyet ettiğiniz kişilere ulaşır.
• Genellikle bu sevaplar başta Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) olmak üzere, diğer peygamberlere, sahabelere, alimlere ve okuyan kişinin vefat etmiş anne, baba, akraba ve tüm müminlerin ruhlarına bağışlanır.
• Sevap hem hayatta olanlara hem de vefat etmiş kişilere bağışlanabilir, ancak yaygın olanı vefat edenlerin ruhunu şad etmek için okunmasıdır.

- O Sevabı Veren Kim?

Bu amellerin karşılığı olan sevabı veren tek merci Yüce Allah'tır (Celle Celalühü).
Allah, kullarının ibadetlerine ve güzel niyetlerine kat kat mükafat vereceğini vadetmiştir. Kul ibadeti yapar, sevabın miktarını ve kime ne ölçüde ulaşacağını belirleyen ve o sevabı yaratan yalnızca Allah'tır.

- Okuduğumuz Fatiha ve İhlastan Sevap Verileceği Kesin mi?

İslam inancına göre, şartlarına uygun olarak yapılan her salih amele Allah'ın sevap vereceği kesin bir vaattir. Ayetlerde ve hadislerde ihlasla yapılan ibadetlerin karşılıksız kalmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Ancak ibadetin kabul olup sevap yazılması belirli şartlara bağlıdır:
• İhlas (Samimiyet): Okumanın sadece ve sadece Allah rızası için yapılması gerekir. Gösteriş, övgü almak veya dünyevi bir çıkar için okunan şeylerden sevap hasıl olmaz.
• Haramlardan Kaçınmak: Kulun kazancının helal olması ve ibadeti bozacak inanç/davranış hatalarından uzak durması gerekir.
Netice olarak; eğer samimi bir niyetle ve Allah rızası için okuduysanız, Allah'ın o ibadete sevap vereceği ve bağışladığınız ölülere bu sevabı ulaştıracağı şüphesizdir. Çünkü Allah vadinden dönmez.

Şöyle bir araştırma yaptım @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam

Esedullah04 09.10.26 15:59

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722170)
yine soru ile cevap vereyim

hz peygamber ölenin arkasından fatiha ve ihlas okumuş mu?

okumuş ise ölene hediye etmiş mi?

bunların cevabıni bulan sorularinda cevabıni bulmus olur

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bizzat kendisinin, bir yakını veya sahabesi öldüğünde bugünkü anladığımız manada (baş ucuna oturup) Fatiha ve İhlas okuyarak "bunun sevabını ölenin ruhuna hediye ettim" şeklinde yaptığına dair sahih, kesin ve doğrudan bir uygulama sünnet kaynaklarında yer almamaktadır.

Ancak konunun fıkhi boyutu ve İslam âlimlerinin bu meseleye yaklaşımı çok daha geniş bir çerçeveye sahiptir:

- Hz. Peygamber’in Uygulaması Neydi?

Peygamber Efendimiz bir cenaze defnedildiğinde kabrinin başında durur, sahabeye: "Kardeşiniz için bağışlanma dileyin ve ona sebat ihsan etmesini isteyin; çünkü o şu anda sorgulanmaktadır" buyururdu (Ebû Dâvûd). Yani Efendimizin doğrudan yaptığı şey dua etmek, istiğfarda bulunmak ve ölü adına sadaka vermeyi tavsiye etmekti.

- "Ölünün Arkasından Kur'an Okunması" İle İlgili Rivayetler

Her ne kadar doğrudan "İhlas ve Fatiha'yı hediye etme" formunda bir hadis olmasa da, ölünün arkasından Kur'an okunabileceğine dair dolaylı rivayetler mevcuttur:
• Fatiha ve Bakara Rivayeti: Abdullah bin Ömer'den nakledilen bir rivayette Efendimizin, "Sizden biri öldüğünde... Kabri başında, ölünün başucunda Fatiha suresi, ayakucunda da Bakara suresinin sonu okunsun" buyurduğu aktarılmıştır (Taberânî). (Bu rivayet bazı hadis alimlerince zayıf kabul edilmiştir).
• Yasin Suresi: "Ölülerinize Yâsîn okuyunuz" (Ebû Dâvûd, İbn Mâce) hadisi uyarınca kabirde Kur'an okunması genel bir tavsiye olarak kabul görmüştür.
• Kabristandan Geçerken İhlas Okumak: Hz. Ali'ye nispet edilen ve mezarlıktan geçerken 11 İhlas okuyup bağışlamayı tavsiye eden rivayetler bulunsa da, muhaddisler bu rivayetlerin senedinin çok zayıf veya uydurma olduğunu belirtmişlerdir.

- Sevap Hediye Etmek (İhda-i Sevap) Fıkhen Caiz midir?

"Bulunan cevapların diğer soruların da cevabı olması" meselesi tam olarak burada düğümlenmektedir. İslam mezhepleri bu konuda iki ana görüşe ayrılmıştır:
• Hanefî ve Hanbelî Mezhepleri (Çoğunluk Ulema): Kişinin namaz, oruç, Kur'an okuma (Fatiha, İhlas vb.) gibi her türlü ibadetinin sevabını başkasına (ölüye) hediye edebileceğini kabul eder. Dayanakları ise şudur: Mademki ölü adına verilen sadakanın veya haccın sevabı ölüye ulaşıyor (ki bu hadisle sabittir), öyleyse okunan Kur'an'ın sevabı da bir tür amelî sadaka sayılarak niyet ve dua ile ölüye ulaşır.
• Şâfiî ve Mâlikî Mezhepleri (Erken Dönem Görüşleri): Necm Suresi 39. ayetteki "İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur" beyanına dayanarak, bedeni ibadetlerin (Kur'an okumak gibi) sevabının ölüye bağışlanamayacağını, ölüye sadece sadaka ve duanın fayda vereceğini savunmuşlardır. (Ancak sonraki dönem Şâfiî alimleri, Kur'an okunduktan sonra "Allah'ım okuduğum Kur'an'ın sevabı mislini falan kişiye ulaştır" diye dua edilirse, duanın bereketiyle sevabın ulaşacağını kabul etmişlerdir).
Özetle; Hz. Peygamber’in doğrudan Fatiha ve İhlas’ı ölüye "hediye etme" şeklinde özel bir ritüeli yoktur; onun asıl sünneti ölü için doğrudan dua ve istiğfar etmektir. Ancak okunan Kur'an'ın sevabını geçmişlere bağışlamak, fıkıh alimlerinin çoğunluğu tarafından "duanın bir nevi" kabul edilerek güzel ve caiz bir davranış (müstehap) olarak değerlendirilmiştir.

imas 09.10.26 16:12

Alıntı:

Esedullah04 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722298)
Okuduğunuz Fatiha ve İhlas sureleri üzerinden ibadetlerin İslam inancındaki sevap ve karşılık boyutunu dört temel soruda şu şekilde açıklayabiliriz:

- Okuduğun Fatiha ve İhlas'ın Sevabı Kime Ait?

Okunan Fatiha ve İhlas surelerinin asıl sevabı okuyan kişinin kendisine (amel defterine) aittir. İslam dininde her birey kendi yaptığı güzel amellerin öncelikli sahibidir.
Ancak kişi, kazandığı bu sevabı başkalarına bağışlayabilir. Buna İslam fıkhında "Sevap Bağışlama" (İhda-i Sevap) denir. Sevabı başkasına bağışlasanız bile, kendi sevabınızdan hiçbir şey eksilmez; hem siz hem de bağışladığınız kişiler aynı sevaptan istifade eder.

- Okunan Fatiha ve İhlastan Verilen Sevap Kime Veriliyor?

Eğer sureleri okuduktan sonra duasını yapıp sevabını bağışlarsanız, bu sevap sizin niyet ettiğiniz kişilere ulaşır.
• Genellikle bu sevaplar başta Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) olmak üzere, diğer peygamberlere, sahabelere, alimlere ve okuyan kişinin vefat etmiş anne, baba, akraba ve tüm müminlerin ruhlarına bağışlanır.
• Sevap hem hayatta olanlara hem de vefat etmiş kişilere bağışlanabilir, ancak yaygın olanı vefat edenlerin ruhunu şad etmek için okunmasıdır.

- O Sevabı Veren Kim?

Bu amellerin karşılığı olan sevabı veren tek merci Yüce Allah'tır (Celle Celalühü).
Allah, kullarının ibadetlerine ve güzel niyetlerine kat kat mükafat vereceğini vadetmiştir. Kul ibadeti yapar, sevabın miktarını ve kime ne ölçüde ulaşacağını belirleyen ve o sevabı yaratan yalnızca Allah'tır.

- Okuduğumuz Fatiha ve İhlastan Sevap Verileceği Kesin mi?

İslam inancına göre, şartlarına uygun olarak yapılan her salih amele Allah'ın sevap vereceği kesin bir vaattir. Ayetlerde ve hadislerde ihlasla yapılan ibadetlerin karşılıksız kalmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Ancak ibadetin kabul olup sevap yazılması belirli şartlara bağlıdır:
• İhlas (Samimiyet): Okumanın sadece ve sadece Allah rızası için yapılması gerekir. Gösteriş, övgü almak veya dünyevi bir çıkar için okunan şeylerden sevap hasıl olmaz.
• Haramlardan Kaçınmak: Kulun kazancının helal olması ve ibadeti bozacak inanç/davranış hatalarından uzak durması gerekir.
Netice olarak; eğer samimi bir niyetle ve Allah rızası için okuduysanız, Allah'ın o ibadete sevap vereceği ve bağışladığınız ölülere bu sevabı ulaştıracağı şüphesizdir. Çünkü Allah vadinden dönmez.

Şöyle bir araştırma yaptım @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam

konuyu yeniden baslattın

Yapılan ibadetin sevabının başkasına bağışlanmasının caiz olup olmadığı tartışmalıdır.
kimi alim bagislanabilir der
kimi alim hayır bagislanamaz der
ben bagislanamaz diyenlerdenim ( sadaka yada hayır yapmak hariç)
Allahın sana verdiği hediyeyi baskasina hediye etmek olur mu?

yine söylüyorum hz peygamber fatiha ihlas veya baska bir sureyi okuyup bağislamiş mi?
benim için önemli olan o,
bagislanir diyenler hz. peygamberin yapmadığını yaparak bu dini ve kurallarini hz peygamberden daha mu iyi biliyorlar?
bırak bunları ölenin yerine namaz kilinir diyede var, ıskat ile odeyenler var hemde al ver ile

imas 09.10.26 16:17

Alıntı:

Esedullah04 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722297)
Hocam konuyla alakalı değil ama bi, şimdi bazı kişiler ben mezheplere, mezhep kurucularına inanmıyorum, benim mezhebim yok diyor.
Peygamberden sonra mezhep yapmışlar ne gerek var mezheplere, mezhep için insanları ayırmaya gibi şeyler duyuyorum. Bunu diyen kişiler günaha girmiş olurlar mı yada dinden çıkarlar mı?

Birde kişi akli baliğ olduktan sonra mezhebini değiştirmesinde sakınca var mıdır? Örnek; Hanif mezhebinde Şafi mezhebine göre dinini yaşayabilir mi?
Son olarak Şafi mezhebini beğenmedim diğer maliki - hanbeli mezhebe göre dinimi yaşayacağım diye arada bi mezhep değiştirebilir mi?

öyle aklina estigi zaman o mezhebe gir ondan çık öbürüne gir olmaz bur defa değistirebilirsin ve o mezhebin şartlarına uymak zorundasın

Alıntı:

Esedullah04 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722299)
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bizzat kendisinin, bir yakını veya sahabesi öldüğünde bugünkü anladığımız manada (baş ucuna oturup) Fatiha ve İhlas okuyarak "bunun sevabını ölenin ruhuna hediye ettim" şeklinde yaptığına dair sahih, kesin ve doğrudan bir uygulama sünnet kaynaklarında yer almamaktadır.

Ancak konunun fıkhi boyutu ve İslam âlimlerinin bu meseleye yaklaşımı çok daha geniş bir çerçeveye sahiptir:

- Hz. Peygamber’in Uygulaması Neydi?

Peygamber Efendimiz bir cenaze defnedildiğinde kabrinin başında durur, sahabeye: "Kardeşiniz için bağışlanma dileyin ve ona sebat ihsan etmesini isteyin; çünkü o şu anda sorgulanmaktadır" buyururdu (Ebû Dâvûd). Yani Efendimizin doğrudan yaptığı şey dua etmek, istiğfarda bulunmak ve ölü adına sadaka vermeyi tavsiye etmekti.

- "Ölünün Arkasından Kur'an Okunması" İle İlgili Rivayetler

Her ne kadar doğrudan "İhlas ve Fatiha'yı hediye etme" formunda bir hadis olmasa da, ölünün arkasından Kur'an okunabileceğine dair dolaylı rivayetler mevcuttur:
• Fatiha ve Bakara Rivayeti: Abdullah bin Ömer'den nakledilen bir rivayette Efendimizin, "Sizden biri öldüğünde... Kabri başında, ölünün başucunda Fatiha suresi, ayakucunda da Bakara suresinin sonu okunsun" buyurduğu aktarılmıştır (Taberânî). (Bu rivayet bazı hadis alimlerince zayıf kabul edilmiştir).
• Yasin Suresi: "Ölülerinize Yâsîn okuyunuz" (Ebû Dâvûd, İbn Mâce) hadisi uyarınca kabirde Kur'an okunması genel bir tavsiye olarak kabul görmüştür.
• Kabristandan Geçerken İhlas Okumak: Hz. Ali'ye nispet edilen ve mezarlıktan geçerken 11 İhlas okuyup bağışlamayı tavsiye eden rivayetler bulunsa da, muhaddisler bu rivayetlerin senedinin çok zayıf veya uydurma olduğunu belirtmişlerdir.

- Sevap Hediye Etmek (İhda-i Sevap) Fıkhen Caiz midir?

"Bulunan cevapların diğer soruların da cevabı olması" meselesi tam olarak burada düğümlenmektedir. İslam mezhepleri bu konuda iki ana görüşe ayrılmıştır:
• Hanefî ve Hanbelî Mezhepleri (Çoğunluk Ulema): Kişinin namaz, oruç, Kur'an okuma (Fatiha, İhlas vb.) gibi her türlü ibadetinin sevabını başkasına (ölüye) hediye edebileceğini kabul eder. Dayanakları ise şudur: Mademki ölü adına verilen sadakanın veya haccın sevabı ölüye ulaşıyor (ki bu hadisle sabittir), öyleyse okunan Kur'an'ın sevabı da bir tür amelî sadaka sayılarak niyet ve dua ile ölüye ulaşır.
• Şâfiî ve Mâlikî Mezhepleri (Erken Dönem Görüşleri): Necm Suresi 39. ayetteki "İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur" beyanına dayanarak, bedeni ibadetlerin (Kur'an okumak gibi) sevabının ölüye bağışlanamayacağını, ölüye sadece sadaka ve duanın fayda vereceğini savunmuşlardır. (Ancak sonraki dönem Şâfiî alimleri, Kur'an okunduktan sonra "Allah'ım okuduğum Kur'an'ın sevabı mislini falan kişiye ulaştır" diye dua edilirse, duanın bereketiyle sevabın ulaşacağını kabul etmişlerdir).
Özetle; Hz. Peygamber’in doğrudan Fatiha ve İhlas’ı ölüye "hediye etme" şeklinde özel bir ritüeli yoktur; onun asıl sünneti ölü için doğrudan dua ve istiğfar etmektir. Ancak okunan Kur'an'ın sevabını geçmişlere bağışlamak, fıkıh alimlerinin çoğunluğu tarafından "duanın bir nevi" kabul edilerek güzel ve caiz bir davranış (müstehap) olarak değerlendirilmiştir.

bunlar internette bulunan bilgiler, ve aralarina bir cok bilginin sokuşturuldugu yada , bir bölumu bir yerden diğer bölümu bir yerden alinip tamamlanan bilgiler, o yüzden bilginin doğrusu yazarı bilinen kitaplardan öğrenmektir

Noctua 09.10.26 16:40

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722284)
imamı azama göre şarap dışında bulunan adi nebiz olan alkollü ıçecekleri. k8dinin sarhos olmayacak kadar icmesinde behis yoktur icilebilir haram degildir (bicinde sargos efici alkol olduğu halde)
imamı azamın bu görüşünü en iyi talebelerinden ve hanefi fıkhında fetvası kabul edilen imamı yusuf katılmış ıçilebilir caiz dir demiş
fakat
yine imamı azamın en iyi talebelerinden hanefi fıkhında fetvası kabul gören imami muhammed hayır haramdir içilemez demiş
ve
asıl mezhebe adıni veren mezhebin kurucusunun görüşü cumhur ulemada kabul görmemis talebesinin sözü kabul edilmiştir

çok yakın bir ahbabım var her yıl yaz aylarında 2 damacana vişne likoru yapar her aksam yemeğinden sonra 2 küçük bardak icer,
her zamanda söylerim yapma alkol var haramdır diye,oda gülerek yok imanı azama göre iciyorum bunu haram değildir der,

şimdi bu adam icki icip haram mı isliyor , yoksa caiz olan bir şey mi iciyor ?

Hanefi mezhebinin bu meselede İmam Muhammedin haramdır içtihadını fetva olarak kabul etmesi bahsettiğiniz o likör içen ahbabınız gibi insanların fıkhi ruhsatları kendi keyifleri için istismar etmesini engellemek içindir hocam. Ahbabınız haram işliyor ve bence kendi günahına imamı azamı alet ediyor iftira atıyor. imamı azamın nebiz için koyduğu şartı suistimal ediyor. ayrıca likor direkt alkolleşmesi amacıyla üretilen içki. dediğiniz gibi hanefi fıkhında bu işin fetvası imam Muhammedin sözüyle haramdır şeklinde bağlanmış ve kapı kapanmıştır. bir hanefi mezhep haram dedi ama ben imam azamın o eski ruhsatını kullanacağım diyemez derse fıkıh usulünü çiğnemiş olur.

imas 09.10.26 17:12

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722304)
Hanefi mezhebinin bu meselede İmam Muhammedin haramdır içtihadını fetva olarak kabul etmesi bahsettiğiniz o likör içen ahbabınız gibi insanların fıkhi ruhsatları kendi keyifleri için istismar etmesini engellemek içindir hocam. Ahbabınız haram işliyor ve bence kendi günahına imamı azamı alet ediyor iftira atıyor. imamı azamın nebiz için koyduğu şartı suistimal ediyor. ayrıca likor direkt alkolleşmesi amacıyla üretilen içki. dediğiniz gibi hanefi fıkhında bu işin fetvası imam Muhammedin sözüyle haramdır şeklinde bağlanmış ve kapı kapanmıştır. bir hanefi mezhep haram dedi ama ben imam azamın o eski ruhsatını kullanacağım diyemez derse fıkıh usulünü çiğnemiş olur.

fetvayi veren imami azam ve ictihadi çok acik,bu konuda onun lafi üzerine laf söylemek birinin ona iftira attigini soylemek bizim haddimiz değil hele benim hic haddim değil
burada hic kimse fetva verecek ne durumda nede konumdadır,

ayrica imami muhammed dedi diye ,imami azam ve imami yusufun ictihadini yanlis yada düşuk göstermek insanın itikadina ve imanına zarar verir,

sersare 09.10.26 18:15

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722289)
Burada hadisi değil imamı azamın fıkhi görüşünü konuşuyoruz,
Ayrıca bu hadis, tirmizi ve nesai gibi kaynaklarda da yer almaktadır

görüş oluşturma kuran hadis icma ve kıyas ile olur diye biliyorum.

Noctua 09.10.26 18:56

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722307)
fetvayi veren imami azam ve ictihadi çok acik,bu konuda onun lafi üzerine laf söylemek birinin ona iftira attigini soylemek bizim haddimiz değil hele benim hic haddim değil
burada hic kimse fetva verecek ne durumda nede konumdadır,

ayrica imami muhammed dedi diye ,imami azam ve imami yusufun ictihadini yanlis yada düşuk göstermek insanın itikadina ve imanına zarar verir,

burda fetva verecek durumda değil derken imam muhammedi mi kastettiniz anlamadım hocam çünkü ben şahsen fetva vermedim yüzyıllar önce mezhep ulemasının ittifakla belirlediği kuralı yazdım. ayrıca benim bildiğim hanefi mezhebi ebu hanifenin tek başına dikte ettiği bir yapı değil imam yusuf ve imam muhammed ile birlikte kurulan ortak bir istişare mektebidir(tabii yanılıyor olabilirim benim sizler kadar bilgim yok).ve yüzlerce konuda fetva imamı azamın ve talebelerinin görüşüne göre verilmiştir diye biliyorum. bence mezhebin içindeki bu ilmi hiyerarşiyi ve dinamiği kullanmak imam azamı düşük göstermek değil bilakis onun kurduğu sistemin büyüklüklüğündendir.

imas 09.10.26 19:34

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722321)
burda fetva verecek durumda değil derken imam muhammedi mi kastettiniz anlamadım hocam çünkü ben şahsen fetva vermedim yüzyıllar önce mezhep ulemasının ittifakla belirlediği kuralı yazdım. ayrıca benim bildiğim hanefi mezhebi ebu hanifenin tek başına dikte ettiği bir yapı değil imam yusuf ve imam muhammed ile birlikte kurulan ortak bir istişare mektebidir(tabii yanılıyor olabilirim benim sizler kadar bilgim yok).ve yüzlerce konuda fetva imamı azamın ve talebelerinin görüşüne göre verilmiştir diye biliyorum. bence mezhebin içindeki bu ilmi hiyerarşiyi ve dinamiği kullanmak imam azamı düşük göstermek değil bilakis onun kurduğu sistemin büyüklüklüğündendir.

bende onu diyorum, imamı azam ile imamı yusuf nebiz olayina onay vermisler, imami muhammed onay vermemis,
şimdi bir kişi imami azamın ve imani yusufun görüşünü kabul ederse ne olur ? günaha mi girer , harama düşmüş mü olur,
o ahbabım hakkındaki söyledikleri buradaki şartlardan imamı azamınkine uyuyorsa harama düşmüş mü olur?

kendi torunu osman ertuğrul, dedesinin şifa niyetine arada bir rom ıctigini söylüyor bazı tarihcilerde sanki onunla beraber yaşamis gibi hayır olmaz. abdulhamid han icmezdi diyor,
şimdi abdülhamid han belki imamı azamın içtihadina göre yapti haram mı işledi?

Alıntı:

sersare Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722313)
görüş oluşturma kuran hadis icma ve kıyas ile olur diye biliyorum.

imamı azan neye göre oluşturmuş olabilir?

Noctua 09.10.26 20:10

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722322)
bende onu diyorum, imamı azam ile imamı yusuf nebiz olayina onay vermisler, imami muhammed onay vermemis,
şimdi bir kişi imami azamın ve imani yusufun görüşünü kabul ederse ne olur ? günaha mi girer , harama düşmüş mü olur,
o ahbabım hakkındaki söyledikleri buradaki şartlardan imamı azamınkine uyuyorsa harama düşmüş mü olur?

kendi torunu osman ertuğrul, dedesinin şifa niyetine arada bir rom ıctigini söylüyor bazı tarihcilerde sanki onunla beraber yaşamis gibi hayır olmaz. abdulhamid han icmezdi diyor,
şimdi abdülhamid han belki imamı azamın içtihadina göre yapti haram mı işledi?



imamı azan neye göre oluşturmuş olabilir?

Hocam öncelikle şunu belirteyim sayenizde yeni şeyler öğreniyorum araştırıyorum o yüzdende konu uzadı dallanıp farklı konulara budaklandı. Benim için yeni şeyler öğrenmek bilgilenmek güzel lakin cahilliğimden yanlış sözler söylemek istemem. Olay nebizden likör ve roma geldi ki ikisinide içmek haramdır çünki ikiside hamr kategorisine girer. Mutlak sarhoş edicidirler. Imami azama görede damıtılıp fermante edilen bu tarz net alkoller haram değil midir? Tarihle fıkhıda bir tutmamak lazım abdulhamid içtiyse de kendine içmediyse de ki tıbbi mecburiyeti varsa orası başka bir şey. Lakin kafasına göre eğlence amaçlı zaruriyet olmadan içtiyse haram olmuyor mu? Yani bence meselenin imami azamin nebiz içtihadıyla ilgisi yok. Kısaca modern zamanın likör ve romunu nebize kıyas etmek doğru gelmedi bana.

imas 09.10.26 20:21

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722329)
Hocam öncelikle şunu belirteyim sayenizde yeni şeyler öğreniyorum araştırıyorum o yüzdende konu uzadı dallanıp farklı konulara budaklandı. Benim için yeni şeyler öğrenmek bilgilenmek güzel lakin cahilliğimden yanlış sözler söylemek istemem. Olay nebizden likör ve roma geldi ki ikisinide içmek haramdır çünki ikiside hamr kategorisine girer. Mutlak sarhoş edicidirler. Imami azama görede damıtılıp fermante edilen bu tarz net alkoller haram değil midir? Tarihle fıkhıda bir tutmamak lazım abdulhamid içtiyse de kendine içmediyse de ki tıbbi mecburiyeti varsa orası başka bir şey. Lakin kafasına göre eğlence amaçlı zaruriyet olmadan içtiyse haram olmuyor mu? Yani bence meselenin imami azamin nebiz içtihadıyla ilgisi yok. Kısaca modern zamanın likör ve romunu nebize kıyas etmek doğru gelmedi bana.

uzayacak oradan oraya oradan oraya gececek ki bilgi ortaya çıksin
sana dogru gelsede gelmesede böyle

bak ne diyor kitapta

şeyhülislam çatalcalı ali efendi fetava adlı eserinde vişnab denen vişne likörünü (şarap dışındaki tüm alkollü içecekleri) sarhoş olmayacak kadar içmenin caiz olduğunu belirtir. nebiz içerisinde kabul edilir bu tür alkollü içecekler hanefi ulemasına göre. nebiz de şarap yani hamr dışında kalan tüm alkollü içeceklerdir.

bu bu kadar.

Yusufiyeli 09.10.26 20:33

Hamr (içki): Sözlükte aklı örten ve kafayı dumanlandıran şey demektir. Abdullah bin Ömer’e göre, kesin içki yasağı bildiren ayet indiği sırada,[Maide süresi 90] şarap beş şeyden yapılıyordu: Üzüm, hurma, buğday, arpa ve darı. Bir hadiste bu beş çeşit maddeden şarap yapıldığından söz edilmiş, yalnız darı yerine bal zikredilmiştir.[ Ebu Davud, Eşribe, 4; Tirmizi, Eşribe, 8; İbn Mace, Eşribe, 5] Çoğunluk fakihler bu tarifi esas alarak, sarhoşluk veren maddelerin Kur’an nassı ile yasaklandığı, az miktarının bile içilmesinin haram olduğu ve ticaretinin de yapılamayacağı görüşündedir. Kimi sahabe ve tabiin fakihlerine ve Ebu Hanife’ye göre hamr; yalnız üzümden yapılan içkinin adı olup, Kur’an nassı ile bizzat haram olan budur. Diğer sarhoş edici maddeler ise aynen ve bizzat değil kıyas yoluyla haram kapsamına girer. Burada illet “iskar (sarhoş etme)” niteliği olup, bu da “Her sarhoşluk veren şey haramdır.” gibi hadislere dayanır.[ Buhari, Edeb, 80, Ahkam, 22, Megazi, 60; Müslim, Eşribe, 73-75; Ebu Davud, Eşribe, 5, 7; Tirmizi, Eşribe, 1, 2] Ebu Hanife’ye göre, Arap dilinde “hamr”, üzümden yapılan alkollü içkinin adıdır. Bunun dışındaki şeylerden elde edilen içeceğe nebiz denilir. Bunlardan da, sarhoş edici özelliği olanların içilmesini Allah’ın elçisi yasaklamıştır. Müslim’in naklettiği birkaç hadiste, Allah elçisinin nebizin içilmesine izin verdiği, ancak, farklı meyve ve maddelerden yapılan nebizlerin karıştırılarak içilmesini yasakladığı belirtilir. Ebu Said el-Hudri t’ın naklettiği bir hadis şöyledir: “Sizden kim nebiz içerse, yalnız zebib (kuru üzüm şırası) veya yalnız temr (kuru hurma şırası) içsin. Bunları birbirine karıştırmasın.”[ Müslim, Eşribe, 5, Hadis: 22.] Sonuç olarak üzümden yapılan içkiler aynen haram ve necistir, bunun dışındaki meyve vb.den yapılan alkollü içkileri de içmek haramdır. Ancak bunların içilmesi haram olmakla birlikte, kendileri şarap gibi necis sayılmaz, bir kimsenin üzerine şarap dökülse namaza engel olurken, mesela ispirto, kolonya gibi bir sıvı dökülse, namaza engel olmaz. Zaten alkol uçucu bir madde olduğu için, dışarıdaki alkol, kısa bir süre sonra buharlaşır
(Kaynak: AHKÂMU’L KUR’ÂNKUR’ÂN-I KERÎM VE FIKHÎ TEFSİRİ Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN Erkam yayınları)

Noctua 09.10.26 20:56

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722331)
uzayacak oradan oraya oradan oraya gececek ki bilgi ortaya çıksin
sana dogru gelsede gelmesede böyle

bak ne diyor kitapta

şeyhülislam çatalcalı ali efendi fetava adlı eserinde vişnab denen vişne likörünü (şarap dışındaki tüm alkollü içecekleri) sarhoş olmayacak kadar içmenin caiz olduğunu belirtir. nebiz içerisinde kabul edilir bu tür alkollü içecekler hanefi ulemasına göre. nebiz de şarap yani hamr dışında kalan tüm alkollü içeceklerdir.

bu bu kadar.

Hocam yusufiyeli hocamız bahsetmişti devamında; telehhi kasdınsız (eğlence/keyif amacı olmaksızın) şartı açıkça belirtilir. Ve imam Muhammed'e göre ise haramdır. Zamanımızda İmam Muhammed’in görüşüne göre (yani haram olduğuna) fetva vermek yeğlenmiştir şeklindeydi devamı. Ayrıca araştırmama göre vişnab farsça vişne ve ab(su) kelimesinden oluşan vişne şırasıdır likör ise saf etil alkol katilan sarhoşluk etmek eğlence amaçlı yapılan sek içki diye biliyorum.

Noctua 09.10.26 21:05

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722334)
Hamr (içki): Sözlükte aklı örten ve kafayı dumanlandıran şey demektir. Abdullah bin Ömer’e göre, kesin içki yasağı bildiren ayet indiği sırada,[Maide süresi 90] şarap beş şeyden yapılıyordu: Üzüm, hurma, buğday, arpa ve darı. Bir hadiste bu beş çeşit maddeden şarap yapıldığından söz edilmiş, yalnız darı yerine bal zikredilmiştir.[ Ebu Davud, Eşribe, 4; Tirmizi, Eşribe, 8; İbn Mace, Eşribe, 5] Çoğunluk fakihler bu tarifi esas alarak, sarhoşluk veren maddelerin Kur’an nassı ile yasaklandığı, az miktarının bile içilmesinin haram olduğu ve ticaretinin de yapılamayacağı görüşündedir. Kimi sahabe ve tabiin fakihlerine ve Ebu Hanife’ye göre hamr; yalnız üzümden yapılan içkinin adı olup, Kur’an nassı ile bizzat haram olan budur. Diğer sarhoş edici maddeler ise aynen ve bizzat değil kıyas yoluyla haram kapsamına girer. Burada illet “iskar (sarhoş etme)” niteliği olup, bu da “Her sarhoşluk veren şey haramdır.” gibi hadislere dayanır.[ Buhari, Edeb, 80, Ahkam, 22, Megazi, 60; Müslim, Eşribe, 73-75; Ebu Davud, Eşribe, 5, 7; Tirmizi, Eşribe, 1, 2] Ebu Hanife’ye göre, Arap dilinde “hamr”, üzümden yapılan alkollü içkinin adıdır. Bunun dışındaki şeylerden elde edilen içeceğe nebiz denilir. Bunlardan da, sarhoş edici özelliği olanların içilmesini Allah’ın elçisi yasaklamıştır. Müslim’in naklettiği birkaç hadiste, Allah elçisinin nebizin içilmesine izin verdiği, ancak, farklı meyve ve maddelerden yapılan nebizlerin karıştırılarak içilmesini yasakladığı belirtilir. Ebu Said el-Hudri t’ın naklettiği bir hadis şöyledir: “Sizden kim nebiz içerse, yalnız zebib (kuru üzüm şırası) veya yalnız temr (kuru hurma şırası) içsin. Bunları birbirine karıştırmasın.”[ Müslim, Eşribe, 5, Hadis: 22.] Sonuç olarak üzümden yapılan içkiler aynen haram ve necistir, bunun dışındaki meyve vb.den yapılan alkollü içkileri de içmek haramdır. Ancak bunların içilmesi haram olmakla birlikte, kendileri şarap gibi necis sayılmaz, bir kimsenin üzerine şarap dökülse namaza engel olurken, mesela ispirto, kolonya gibi bir sıvı dökülse, namaza engel olmaz. Zaten alkol uçucu bir madde olduğu için, dışarıdaki alkol, kısa bir süre sonra buharlaşır
(Kaynak: AHKÂMU’L KUR’ÂNKUR’ÂN-I KERÎM VE FIKHÎ TEFSİRİ Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN Erkam yayınları)

Yusufiyeli hocam kıymetli ve detaylı ilmi paylaşımınız için teşekkür ederim.
​Benim birkaç mesaj önce kendi çapımda ifade etmeye çalıştığım hamr necistir ama kolonya gibi alkoller necis sayılmaz (temizlikte kullanılır) ayrımını fıkhi kaynaklarıyla özetlemişsiniz.
​Ayrıca paylaştığınız metindeki sarhoş edici özelliği olanların içilmesini Allah'ın elçisi yasaklamıştır ve bunun dışındaki meyve vb.den yapılan alkollü içkileri de içmek haramdır kısımları söylemek istedigim vşne likörü veya rom gibi keyfi içkilerin imami azamin içtihadına kılıf yapılamayacağını ifade etmek istemiştim Allah ilminizi arttırsin.

imas 09.10.26 21:18

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722338)
Hocam yusufiyeli hocamız bahsetmişti devamında; telehhi kasdınsız (eğlence/keyif amacı olmaksızın) şartı açıkça belirtilir. Ve imam Muhammed'e göre ise haramdır. Zamanımızda İmam Muhammed’in görüşüne göre (yani haram olduğuna) fetva vermek yeğlenmiştir şeklindeydi devamı. Ayrıca araştırmama göre vişnab farsça vişne ve ab(su) kelimesinden oluşan vişne şırasıdır likör ise saf etil alkol katilan sarhoşluk etmek eğlence amaçlı yapılan sek içki diye biliyorum.

ikiside likör ikiside vişne den yapilir birisi eski türkce birisi yeni zamanın türkcesi farkları yok..

Yusufiyeli 09.10.26 22:01

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722339)
Yusufiyeli hocam kıymetli ve detaylı ilmi paylaşımınız için teşekkür ederim.
​Benim birkaç mesaj önce kendi çapımda ifade etmeye çalıştığım hamr necistir ama kolonya gibi alkoller necis sayılmaz (temizlikte kullanılır) ayrımını fıkhi kaynaklarıyla özetlemişsiniz.
​Ayrıca paylaştığınız metindeki sarhoş edici özelliği olanların içilmesini Allah'ın elçisi yasaklamıştır ve bunun dışındaki meyve vb.den yapılan alkollü içkileri de içmek haramdır kısımları söylemek istedigim vşne likörü veya rom gibi keyfi içkilerin imami azamin içtihadına kılıf yapılamayacağını ifade etmek istemiştim Allah ilminizi arttırsin.

Allah (c.c.) razı olsun. Kesin içki yasağı bildiren ayette şöyle buyurulur:“Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz.”[Maide süresi 90]İçki yasağı için ayet ve hadislerde kullanılan “hamr” sözcüğü Ebu Hanife ve onun görüşünde olan kimi sahabe ve tabii fakihlerine göre yalnız yaş üzümden yapılan içkinin adı olup, Kur’an nassı ile “li aynihi haram” olan budur. Hz. Peygamber döneminde hamrın (şarabın) şu beş şeyden yapıldığını nakledilmiştir: Üzüm, hurma, buğday, arpa ve darı. Bir rivayette darı yerine bal zikredilir.[ Ebu Davud, Eşribe, 4; Beyhaki, Sünen, cilt 3, 211] Abdullah bin Ömer de Maide suresi 90. ayet indiği sırada şarabın yukarıda belirtilen beş şeyden yapıldığını söylemiştir.[ Tirmizi, Eşribe, 8; İbn Mace, Eşribe, 5; Nesai, Eşribe, 20]Hanefiler dışındaki üç fıkıh mezhebine göre, içildiği zaman kişiyi sarhoş eden bütün içecekler hamr (şarap) hükmündedir. Bunların azı da çoğu da haramdır.Abdullah b. Ömer’den rivayete göre Nebi r şöyle buyurmuştur: “Her sarhoşluk veren şey hamrdır ve her sorhoşluk veren şey haramdır.”[ Ebu Davud, Eşribe, 5, H No: 3679.]Cabir b. Abdullah t’ten Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Sarhoşluk veren şeyin çoğu ve azı haramdır.”[ Tirmizi, Eşribe, 3, H No: 1865; Nesai, Eşribe, 25; İbn Mace, Eşribe, 10]Ebu Musa el-Eş‘ari ve Muaz V Yemen’e gönderilince, Hz. Peygamber’e orada baldan yapılan nebiz (bit’) ile darıdan yapılan bir nebiz (mizr) içildiğini, bunlardan içip içemeyeceklerini sormuşlar, Allah’ın elçisi: “Sarhoşluk vermiyorsa için, çünkü ben her sarhoşluk vereni haram kıldım.”[ Nesai, Eşribe, Tefsiru’l-Bit ve’l-Mizr] buyurmuştur.Günümüzde alkollü içki ve uyuşturucular pek çok bitki ve meyvelerden elde edilir olmuş, haşhaş, esrar, kokain gibi sıvı ya da katı olanları bulunmuştur. Adı ne olursa olsun; yenildiği, içildiği, damara zerk edildiği veya dumanı çekildiği zaman sarhoşluk veren yani iskar niteliği bulunan her madde çoğunluk fakihlerce doğrudan, Ebu Hanife’ye göre ise şaraba (hamr) kıyas yapılarak içki hükmünde ve yasak kapsamındadır (Kaynak: AHKAMU’L KUR’ANKUR’AN-I KERİM VE FIKHİ TEFSİRİ Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN Erkam yayınlar ıCilt 2)


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:44.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149