Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Kötüyü düşününce çabuk başımıza geliyor!

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 06.11.26, 22:28
Üye
 
Üyelik tarihi: 06.01.26
Bulunduğu yer: Gaziantep
Mesajlar: 88
Forum Puanı: 122
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Esedullah04 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Nasihat ve tavsiyeleri bekliyorum.benim yıllar yıllardır düşündügüm konu..
Ben çok değiştim bu konu üzerine eskiden hep karamsar her zaman negatif düşünceler duygular la hareket ederdim şimdi asla kötü düşünmek değil aklıma bile getirmiyor her zaman pozitif düşünerek dua ederek iyi olacağına inanarak yaşıyorum bırak negatif düşünmeyi kötü düşünen insanlarla bile ilgilenmiyorum çok iyi geldi bana size tavsiyem sizde her zaman iyi düşünün iyi olsun inşallah

Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 06.11.26, 22:53
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 5,238
Forum Puanı: 2164
Etiketlendiği Mesaj: 605 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Esedullah04 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
işte,okulda,evde, seyahatte,iş görüşmesinde vb.günlük yaşantımızda olumsuzluk düşününce birden karşımıza çıkıyor yada biranda moral ve motivasyonumuzu etkiliyor. Mesela araba kullanırken şimdi birisi bana çarpabilir mi.bir magandalık olur mu acabayı düşününce birkaç dakika içinde kaza riski atlatabiliyoruz. Yada iş görüşmesine gidiyoruz orada şimdi bana ters soru sorarlar bende sinirlenirim, yada iş görüşmem kötü geçecek beni işe alamayacaklar düşünce o da Hemen başımıza geliyor.

Peki bugün Zengin olacağım, işe girecem, memur olacam,iş yerinde İşler yolunda gidecek,iş arkadaşlarımla aram iyi olacak,iş yerinde sevilip sayılacam, kocam/karımla aram çok iyi olacak, çocuklarımın hayatı, geleceği güzel olacak,rızık konusunda sıkıntı yaşamayacam vb.şeyler düşünce bırak dakika da olmayı bazen aylaaaar,seneeleeeer geçiyor,bazen olmuyor, bazen oluyormuş gibi oluyor.

Yani şimdi kötülük Hemen burnumuzun dibin demi birşey düşününce saniyesinde oluyor.
İyilik nerede, nerede saklı, uykuya mı dalmış, iyiliğin kulağı insanları duymuyor mu? bizde mi sorun var? yada ne?

Tavsiye ve nasihatlarınızı bekliyorum.. selametle.
Burada kanaatimce gözden kaçırılmaması gereken bir husus var. İnsan zihni olumsuz ihtimallere karşı daha hassastır. Kötü bir şey olacağını düşündüğümüzde o ihtimale odaklanır, meydana gelen en küçük hadiseyi bile düşündüğümüz şeyle ilişkilendirebiliriz. Fakat bu, düşüncelerimizin hadiseleri meydana getirdiği anlamına gelmez.
Olumsuz bir düşüncenin hemen gerçekleştiğini zannederken, olumlu düşüncelerimizin neden gerçekleşmediğini sorguluyoruz. Halbuki hayat böyle işlemiyor. Sadece iyi şeyler düşünmekle zengin olunmaz, iş bulunmaz, rızık artmaz. Bunlar için gayret etmek, sebeplere sarılmak ve neticeyi Allah'a bırakmak gerekir.
Bir de şu var: İnsan başına gelen bir olumsuzluğu kolay kolay unutmaz; fakat her gün yaşadığı nice iyiliği, kazasız belasız atlattığı hadiseleri, sahip olduğu nimetleri çoğu zaman fark etmez. Belki de iyilik sandığımızdan çok daha fazla hayatımızın içindedir; ancak biz onu sıradanlaştırmışızdır.
‘’ Düşüncelerimizin oluşumu sırasında nöronlar arasında sinaptik aktarımlar iyon akımlarıyla sağlanır ve elektrik akımları da manyetik alanlar oluşturur. Dolayısıyla düşüncelerimizin manyetik alanlar oluşturduğu doğrudur. Ancak düşüncelerin oluşturduğu manyetik alan, dünyanın manyetik alanından 10 milyar kere daha zayıftır. Televizyondan telefona, radyodan elektrik akımlarına kadar çoğu cismin manyetik alanı, düşüncelerimizin manyetik alanından katbekat daha güçlüdür ve düşüncelerimizin etkisini kolayca siler.
Düşüncelerin oluşturduğu manyetik alanı tespit etmek için SQUID olarak bilinen süper-iletkenli özel araçları, dış etkilerden izole alanlarda insanlar üstünde kullanmak gerekir. Üstelik bu ölçümler, kafatası üstünde yapılmalıdır; zira manyetik alan uzaklıkla doğru orantılı şekilde azalır ve böyle hassas aletlerle bile uzaktan ölçmek pek olası değil. Dolayısıyla düşüncelerimizin oluşturduğu manyetik alanın, başımıza gelen şeyleri etkileyecek şekilde evrene şekil vermesi bilimsel olarak mümkün görünmüyor. Üstelik kötü düşüncelerle iyi düşüncelerin manyetik alanını da birbirinden ayırmak da mümkün değil.
Bilimsel açıdan bakıldığında, çekim yasası gibi kavramların iddiaları nesnel gerçeklerle ve neden-sonuç ilişkileriyle uyuşmamaktadır. Hayatta karşılaşılan olumsuzlukları veya sosyo-ekonomik durumları yalnızca kişisel düşünce yapısına bağlamak, toplumsal, ekonomik ve tarihsel faktörleri göz ardı eden gerçek dışı bir yaklaşım olur.
Hasta mı oldunuz yoksa kaza mı geçirdiniz, bunların tek bir sebebi var: Düşünceleriniz! Suçu gerçek nedenlerde aramak yerine mağdurların düşüncelerinde aramanın üst seviyede bir saçmalık olduğu ve olayların yorumlanmasında ciddi bozukluğa sebep olduğu kanaatindeyiz.
Sonuç olarak çekim yasası diğer New Age ilkeleri gibi bilimsel temeli olmayan ve kuantum fiziğiyle hiçbir bağlantısı bulunmayan ciddiyetten uzak bir iddiadır. Olumlu düşüncenin, olumsuz düşünceye göre kişilerin ruh sağlığına hatta beden sağlığına iyi geldiği, ayrıca düşünce ve duygularımızın dünyayı nasıl deneyimlediğimizi etkilediği herkesin bildiği ve "sır" olmayan bir gerçektir. Ancak evrenin bizim düşüncelerimize göre şekil aldığını ve başımıza gelenlerin sadece bizim düşüncelerimizin sonucu olduğunu iddia etmenin hiçbir mantıksal ve bilimsel yönü yoktur.’’ [BİLİMSEL GİZEMLER VE YALANLAR, ENİS DOKO, DESTEK YAYINLARI, Sayfa: 77,78)
Tevekkül, her şeyin istediğimiz gibi olacağını düşünmek değildir. Tedbirini almak, üzerine düşeni yapmak, dua etmek ve netice ne olursa olsun Allah'ın takdirine razı olmaya çalışmaktır.
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:
"Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır; sevdiğiniz bir şey de sizin için şerli olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Bakara süresi ayet 216)
Dolayısıyla mesele kötülüğün düşünülünce hemen gelmesi, iyiliğin ise gecikmesi değildir. Mesele, hayatı yalnızca beklentilerimiz üzerinden değil, hikmet, sabır, gayret ve tevekkül penceresinden de okuyabilmektir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt Dün, 08:49
Esedullah04 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.03.25
Bulunduğu yer: Herkail'in Kanadında
Mesajlar: 174
Forum Puanı: 135
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Burada kanaatimce gözden kaçırılmaması gereken bir husus var. İnsan zihni olumsuz ihtimallere karşı daha hassastır. Kötü bir şey olacağını düşündüğümüzde o ihtimale odaklanır, meydana gelen en küçük hadiseyi bile düşündüğümüz şeyle ilişkilendirebiliriz. Fakat bu, düşüncelerimizin hadiseleri meydana getirdiği anlamına gelmez.
Olumsuz bir düşüncenin hemen gerçekleştiğini zannederken, olumlu düşüncelerimizin neden gerçekleşmediğini sorguluyoruz. Halbuki hayat böyle işlemiyor. Sadece iyi şeyler düşünmekle zengin olunmaz, iş bulunmaz, rızık artmaz. Bunlar için gayret etmek, sebeplere sarılmak ve neticeyi Allah'a bırakmak gerekir.
Bir de şu var: İnsan başına gelen bir olumsuzluğu kolay kolay unutmaz; fakat her gün yaşadığı nice iyiliği, kazasız belasız atlattığı hadiseleri, sahip olduğu nimetleri çoğu zaman fark etmez. Belki de iyilik sandığımızdan çok daha fazla hayatımızın içindedir; ancak biz onu sıradanlaştırmışızdır.
‘’ Düşüncelerimizin oluşumu sırasında nöronlar arasında sinaptik aktarımlar iyon akımlarıyla sağlanır ve elektrik akımları da manyetik alanlar oluşturur. Dolayısıyla düşüncelerimizin manyetik alanlar oluşturduğu doğrudur. Ancak düşüncelerin oluşturduğu manyetik alan, dünyanın manyetik alanından 10 milyar kere daha zayıftır. Televizyondan telefona, radyodan elektrik akımlarına kadar çoğu cismin manyetik alanı, düşüncelerimizin manyetik alanından katbekat daha güçlüdür ve düşüncelerimizin etkisini kolayca siler.
Düşüncelerin oluşturduğu manyetik alanı tespit etmek için SQUID olarak bilinen süper-iletkenli özel araçları, dış etkilerden izole alanlarda insanlar üstünde kullanmak gerekir. Üstelik bu ölçümler, kafatası üstünde yapılmalıdır; zira manyetik alan uzaklıkla doğru orantılı şekilde azalır ve böyle hassas aletlerle bile uzaktan ölçmek pek olası değil. Dolayısıyla düşüncelerimizin oluşturduğu manyetik alanın, başımıza gelen şeyleri etkileyecek şekilde evrene şekil vermesi bilimsel olarak mümkün görünmüyor. Üstelik kötü düşüncelerle iyi düşüncelerin manyetik alanını da birbirinden ayırmak da mümkün değil.
Bilimsel açıdan bakıldığında, çekim yasası gibi kavramların iddiaları nesnel gerçeklerle ve neden-sonuç ilişkileriyle uyuşmamaktadır. Hayatta karşılaşılan olumsuzlukları veya sosyo-ekonomik durumları yalnızca kişisel düşünce yapısına bağlamak, toplumsal, ekonomik ve tarihsel faktörleri göz ardı eden gerçek dışı bir yaklaşım olur.
Hasta mı oldunuz yoksa kaza mı geçirdiniz, bunların tek bir sebebi var: Düşünceleriniz! Suçu gerçek nedenlerde aramak yerine mağdurların düşüncelerinde aramanın üst seviyede bir saçmalık olduğu ve olayların yorumlanmasında ciddi bozukluğa sebep olduğu kanaatindeyiz.
Sonuç olarak çekim yasası diğer New Age ilkeleri gibi bilimsel temeli olmayan ve kuantum fiziğiyle hiçbir bağlantısı bulunmayan ciddiyetten uzak bir iddiadır. Olumlu düşüncenin, olumsuz düşünceye göre kişilerin ruh sağlığına hatta beden sağlığına iyi geldiği, ayrıca düşünce ve duygularımızın dünyayı nasıl deneyimlediğimizi etkilediği herkesin bildiği ve "sır" olmayan bir gerçektir. Ancak evrenin bizim düşüncelerimize göre şekil aldığını ve başımıza gelenlerin sadece bizim düşüncelerimizin sonucu olduğunu iddia etmenin hiçbir mantıksal ve bilimsel yönü yoktur.’’ [BİLİMSEL GİZEMLER VE YALANLAR, ENİS DOKO, DESTEK YAYINLARI, Sayfa: 77,78)
Tevekkül, her şeyin istediğimiz gibi olacağını düşünmek değildir. Tedbirini almak, üzerine düşeni yapmak, dua etmek ve netice ne olursa olsun Allah'ın takdirine razı olmaya çalışmaktır.
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:
"Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır; sevdiğiniz bir şey de sizin için şerli olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Bakara süresi ayet 216)
Dolayısıyla mesele kötülüğün düşünülünce hemen gelmesi, iyiliğin ise gecikmesi değildir. Mesele, hayatı yalnızca beklentilerimiz üzerinden değil, hikmet, sabır, gayret ve tevekkül penceresinden de okuyabilmektir.
Sağolun hocam ağzınıza sağlık

Alıntı:
Avcin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben çok değiştim bu konu üzerine eskiden hep karamsar her zaman negatif düşünceler duygular la hareket ederdim şimdi asla kötü düşünmek değil aklıma bile getirmiyor her zaman pozitif düşünerek dua ederek iyi olacağına inanarak yaşıyorum bırak negatif düşünmeyi kötü düşünen insanlarla bile ilgilenmiyorum çok iyi geldi bana size tavsiyem sizde her zaman iyi düşünün iyi olsun inşallah
İnşallah sağolun iyi düşün iyi olsun

Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt Dün, 08:54
Esedullah04 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.03.25
Bulunduğu yer: Herkail'in Kanadında
Mesajlar: 174
Forum Puanı: 135
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İyiliğin karşılığı yanlizca iyiliktir.
Peki kötülüğün karşılığı nedir?
Cezalandırılmak, 1 kötü musibet demek değil mi?

Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt Dün, 09:31
cLibeRt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefali
 
Üyelik tarihi: 16.10.24
Bulunduğu yer: ADANA
Mesajlar: 616
Forum Puanı: 378
Etiketlendiği Mesaj: 45 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Esedullah04 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Cezalandırılmak, 1 kötü musibet demek değil mi?
Şöyle düşün kardeşim, bir doktor hastasına şeker yeme ayağın kangren olur kesilir dese, hasta da dinlemeyip gizli gizli yese ve ayağı kesilse suç doktorun mu olur? Doktor bana kötülük yaptı diyebilir mi? Diyemez. Başına gelen şey kendi hatasının sonucudur.

Allah da kimseye durduk yere ceza verip zulmetmez. İnsanın başına gelen sıkıntılar ve musibetler aslında kendi yaptıklarının karşılığıdır. Ayetlerde de bunu açıkça söylüyor zaten..

"Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder." (Şûrâ, 30)

"Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez fakat insanlar kendilerine zulmederler." (Yunus, 44)

"Bu, kendi ellerinizle önceden yapıp gönderdiklerinizin karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına asla zulmedici değildir." (Âl-i İmrân, 182)

"Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her kötülük ise kendi nefsindendir..." (Nisâ, 79)

Yani ceza dediğimiz şey Allah kuluna kötülük olsun diye gelmiyor, insanın kendi ektiğini biçmesidir.

Bundan çıkan sonuç, başına hal geliyorsa nefsinden olduğu gerçeği.. burdan içimden geçen kötü olaylar oluyor diye yorma.. nefsimin bana fisildadiklarini yaptım kendime zulmettim de.. af dile ve af dileyelim..

İ

__________________
Hasbiyallâhu ve ni‘mel vekîl.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt Dün, 10:48
Esedullah04 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.03.25
Bulunduğu yer: Herkail'in Kanadında
Mesajlar: 174
Forum Puanı: 135
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şöyle düşün kardeşim, bir doktor hastasına şeker yeme ayağın kangren olur kesilir dese, hasta da dinlemeyip gizli gizli yese ve ayağı kesilse suç doktorun mu olur? Doktor bana kötülük yaptı diyebilir mi? Diyemez. Başına gelen şey kendi hatasının sonucudur.

Allah da kimseye durduk yere ceza verip zulmetmez. İnsanın başına gelen sıkıntılar ve musibetler aslında kendi yaptıklarının karşılığıdır. Ayetlerde de bunu açıkça söylüyor zaten..

"Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder." (Şûrâ, 30)

"Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez fakat insanlar kendilerine zulmederler." (Yunus, 44)

"Bu, kendi ellerinizle önceden yapıp gönderdiklerinizin karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına asla zulmedici değildir." (Âl-i İmrân, 182)

"Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her kötülük ise kendi nefsindendir..." (Nisâ, 79)

Yani ceza dediğimiz şey Allah kuluna kötülük olsun diye gelmiyor, insanın kendi ektiğini biçmesidir.

Bundan çıkan sonuç, başına hal geliyorsa nefsinden olduğu gerçeği.. burdan içimden geçen kötü olaylar oluyor diye yorma.. nefsimin bana fisildadiklarini yaptım kendime zulmettim de.. af dile ve af dileyelim..

İ
Amin hocam inşaallah

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
iç alem, duygu ve düşünce Esmaları Gercek Zikir 3 11.05.22 01:09
Düşünce gücüyle tedavi Nea Tekamül & Kozmik EnerJi 0 11.11.21 19:27
Düşünce hızını ölçmek mümkün mü ? Kâf-u Nûn ilginç konular & Teoriler 0 07.02.21 15:32
Telepati ve Düşünce Fonksiyonu SiLence Telepati 1 20.03.17 15:08
Düşünce Aktarımı SiLence Telepati 2 20.03.17 15:06


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:16.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com