![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#21
|
|||
|
|||
|
İNSAN kendi KADERİNİ kendisi mi ÇİZER ? Ya da KADERİNE boyun mu EĞER
insan kendi kaderini belirler çünkü insanın zaten tek sahip olduğu şey özgür iradedir bunun dışındaki hiçbirşeye sahip değildir maddi olan herşey allahın emri altındadır kolumuzu biz hareket ettirmeyi arzularız ama bunu yapan kaslar gibi görünsede aslında allah (c.c) dır ancak bazı zamanlar sınav gereği hayatımıza müdahalede bulunulabilir hastalık sağlık para yoksulluk gibi sınavlar dünyaya gönderilmemizin gereğidir kader konusunda en sık sorulan soru ise madem yapacağımız herşey belli niye yaşıyoruz benim ezelde cehennme gitmem kararlaştırılmış ise ben ne yapsam fayda vermez gibi düşünceler dir ancak bu kaderin en yanlış anlaşılmış bölümüdür evet levhi mahfuzda yaşayacağımız herşey yazılıdır ama bu allahın ilmi ile bilmesi ile olmuştur yani biz mecbur bırakılmamış öyle olmayı kendimiz seçmişizdir bunu şöle açıklayalım astronomlar bir göktaşının uzayda ne tarafa gideceğini 10 yıl saonra nereden hangi kavisle geçeceğini biliyorlar biz bu astronomlara nasılki göktaşını onlar yönetiyor diyemiyorsak aynı şey kader içinde geçerlidir allah(c.c) zaman dilimi içinde yer almaz çünkü zamanı o yaratmıştır bir şeyi yoktan var etmek için onun dışında olmanız gerekir allah (c.c) kullarının ne yaşayacağını ilmi ile bilmiş ve bunu kader tayin etmiştir. kader önceden yazılmış yaratan tarafından... ama Allah(c.c.) insana diğer canlılardan farklı olarak akıl ve irade vermiş iyiyi kötüden güzeli çirkinden ayırabilsin diye... ve günahı sevaptan ayırabilsin diye... insan kaderini bi nev'i kendi belirler bu doğrultuda... iradesini ne yöne kullanıyorsa o şekilde yönlenir haliyle Unlu Ronesans dusunuru Niccolo Machiavelli bu konuya soyle yaklasir: Kader, onun icin buyuk bir nehir gibidir. Pek cok yan kolu, derin ve sig bolumleri, hizli ve yavas akan, ya da guvenilir ve tehlikeli yerleri vardir. Insanlarin bu nehir ile olan iliskileri hayatlarini belirler. Yani bir insan erdemli ise, dogru zamanda dogru kararlar veriyorsa genellikle nehrin tehlikeli yerlerinde bogulmaz ve sig yerlerinde karaya oturmaz. Rüzgarın önünde bir yaprak mıyız? Dikkat edilirse, kaderi bahane ederek, “Benim ne suçum var.” diyen kişinin, iradeyi yok saydığı görülür. Eğer insan, “rüzgarın önünde sürüklenen bir yaprak” ise, seçme kabiliyeti yoksa, yaptığından mesul değilse, o zaman suçun ne manası kalır? Böyle diyen kişi, bir haksızlığa uğradığı zaman mahkemeye müracaat etmiyor mu? Halbuki, anlayışına göre şöyle düşünmesi gerekirdi: “Bu adam benim evimi yaktı, namusuma dil uzattı, çocuğumu öldürdü, ama mazurdur. Kaderinde bu fiilleri işlemek varmış, ne yapsın, başka türlü davranmak elinden gelmezdi ki.” Demek ki Allah yazdığı için biz yapmıyoruz, bizim yapacağımız şeyleri bilerek Allah yazıyor. İşte buna kader diyoruz. Teşbihte hata olmasın, Allah da, bizim ömrümüz boyunca yapacaklarımızı “ezeli kamerasıyla “Levh-i Mahfuz” denilen bir banda alıyor. Fakat biz o filmde neler bulunduğunu asla bilmiyoruz. Bu tespit hareketimize, niçin tesir etsin! Gerçek bu olunca, mesuliyet elbette bizimdir. Hür irademizle kötüyü seçip, günah işlediğimiz için suçlanıyoruz, başka şey için değil. “Kaderimde yazılıysa suçum ne?” demeye hiç hakkımız yok. İsteyerek suç işlemek “suç” değilse, suç ne peki? Bize düşen, günahımıza tövbe etmek, affı için yalvarmak ve güzel ameller işleyip cezadan kurtulmaya çalışmak. Suçu kadere yüklemeye çalışmakla ancak kendimizi aldatabiliriz, Allah'ı, asla...EYVALLAH ...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#22
|
||||
|
||||
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kul tabiki kendisi bilemez, Allah isterse dilediği kuluna bildirir çeşitli vesilelerle ama dediğin gibi geleceği bilmek her zaman güzel olmayabilir
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#23
|
||||
|
||||
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] . gelecegi gördün . cehennemlik oldugunu gördün . ve pes ettin nasılsa cehennemligim dedin . ama o yazıyı görmesen belki cennetliksin . ALLAH bilir
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Bilmek başka, bulmak başka, olmak daha başka. |
|
#24
|
|||
|
|||
|
Şöyle söyleyeyim sayecim defalarca yaptım ben bu evleneceğin kişiyi rüyada görme uygulamalarını korumalı korumasız her türlüsünü "bi ayna karşısında yüzüklü olanı yapmadım tırsıyorum çünkü
" hepsinde de aynı kişi zat ı şahanelerini defalarca gördüm hatta birinde adını bile söyledi ama henüz öyle biri teşrif etmedi bakalım nolucak bende meraklardayım
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#25
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
bir dahaki sefere ne zaman geleceksin diye sor ![]() şaka bir yana çok merak ettim şimdi, karşına çıkarsa muhakkak yaz bize
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#26
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#27
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
buna ek olarak kafanızdaki sorunun daha da netleşmesi adına ben de birkaç şey söylmek isterim. kader tek yönlü değildir, nasıl ki hem cüzzi irademiz hem külli irademiz var ise hem levhi mahfuz var hemde ilmi ezel var, mesela levhi mahvuzda size bugün falanca yerde araba çarpacağı yazılı ve siz oraya giderken yolda bir yoksul a sadaka verdiniz, ve sadaka kazayı def eder tecelli etti ve size araba çarpmadı, lakin sizin o gün sadaka vereceğiniz ve bu yüzden kazadan kurtulacağınız zaten ilmi ezel de yazıyor idi. Bir örnek daha vereyim, Şah Abdulkadir geylani hz. zamanında bir kadıncağız hazrete gelerek yıllarca çocuğu olmadığını ve çocuk sahibi olmayı çok istediğini söyleyerek himmet istemiş, hazretde levhi mahvuzda çocuğun gözükmüyor buyurmuş, kadın gözü yaşlı oradan ayrılır iken Seyyid Ahmed er rıfai hz. ne denk gelmiş hazret kadının durumunu görünce sebebini sormuş ve kadında olan biteni anlatmış, hazret de elini yukarı kaldırıp ben yazdım oldu, git şimdi çocuğun olacak inşaallah demiş ve kadının kısa süre sonra çocuğu olmuş, bu hikayeyi bir tevatür olarak duydum ir kaynağa dayanıyormu bilmiyorum lakin önemli olan bize anlattığı mana, Abdulkadir geylani hz. levhi mahfuzda kadının çocuğu olmadığını gördü o yüzden öyle söyledi, lakin Ahmed er rıfai hz. kadının haline acıyıp Hakka irtica edip niyaz etti ve Allah sevgili kulu hürmetine kadına çocuk ihan eylediğini müjdeledi, ve bu olay ilmi ezelde zaten yazılı idi.. Biz insanın kaderini çabasına bağlı kıldık buyuruyor ayeti celilede.. o nedenle yaşadığımız ve yaşayacağımız herşey kaderdir, kimini değiştirmek cihet ve gayretimize bağlıdır kimi de taktir dir.. Bilmem kafanda ki sorular netleşebildimi
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#28
|
|||
|
|||
|
Kader Kâtipleri
"Bir zamanlar Horasan'da zengin bir bey yaşarmış. Tiflis'teki bir tacir dostunu ziyarete giderken dağ eteğinde düz bir yerde konak vermiş. O sırada kulağına bazı sesler çalınmış. Araştırınca, sırtını verdiği kayanın arkasında bir mağara olduğunu fark etmiş. Herhalde bu mağarada birileri konuşuyor diye içeri girmiş. İçerde ellerinde kitaplar olan bir grup adamın hem gezindiklerini, hem okuyup hem konuştuklarını, diğer bir grup adamın da bunları yazdıklarını görmüş: 'Bre siz kimlersiniz ve burada böyle ne yapıyorsunuz? 'Ey yolcu, şu gördüklerin ellerindeki kitaptan evlilerin hayatlarını okur, şu gördüklerin de doğacak çocukların kimlerle evleneceklerini yazarlar.' 'Hımmm?!. Acaba sorabilir miyim, benim de birkaç güne kalmaz bir çocuğum doğacak, o kiminle evlenecek?' 'Hay hay, işte burada, ve böylece yazıyoruz, sizin bir kızınız olacak. Evleneceği erkek yedi gün sonra doğacak. Tiflis'te sizin ziyaretine gitmekte olduğunuz tacirin hizmetçisinin karnındadır.' Bey yalvarmış: 'Bunu değiştirmeniz için size bütün servetimi vereyim, kızımı bir hizmetçi ile evlendirmeyin.' 'Sevgili misafirimiz, biz burada kader icad etmeyiz, yalnızca takdir edilenleri yazarız!' Bey çılgına dönmüş. Oradan hızla koşup 'siz yazdıysanız ben de bozarım' diyerek atına binmiş ve doğruca Tiflis'e varmış. Orada dostuyla üç gün gülüp eğlenmişler, yiyip içmişler. Bu arada bey o hizmetçiyi gözetler imiş. Üçüncü günün akşamında tacir dostuna: 'Aziz dostum,"demiş, eşim bir hizmetkâr istedi benden. Tam sizin evdeki gibi birini tarif etti. Onu bana hediye eder misin?' 'İyi ama bizim kadıncağız gördüğünüz gibi hamiledir, size pek yararı olmaz.' 'İyi ya işte, bizim de yakında bir çocuğumuz olacak, hem süt annelik, hem hizmetçilik eder.' 'Peki! Madem istiyorsun!..' Bey hizmetçiyi alıp yola düşmüş. Bir köprüden geçerken, zavallının kalbine bir hançer sokup ırmağa atıvermiş. Gel gelelim kadıncağız son nefesini vermeden can havliyle bebeğini doğurup kıyıdan sarkan otların üstüne bırakmış. Çok geçmeden bir ayı, iki yavrusuyla ırmağa su içmeye gelmiş. Anne ayı bebeğin ağlayışını duymuş. Kendi yavrularıyla birlikte onu da inine götürmüş, beslemiş, büyütmüş. Çocuk üç yaşına geldiğinde, tacir o bölgelerde ava çıkmış. Ayı ininin yanından geçerken çocuğu görmüş ve yakalayıp evine götürmüş. Çocuk zamanla ehlileşmiş, terbiyelenmiş. Aradan yıllar geçmiş. Horasanlı bey eski dostunu hatırlayıp tekrar ziyaretine gitmiş. Tacir dostunun evinde bir delikanlı ile karşılaşınca şaşırmış. Birkaç gün delikanlıyı izlemiş, hareketlerini, oturup kalkmasını ve konuşmasını çok beğenmiş, hatta aklından kızına kısmet diye de geçirmiş. Sonra tacir dostuna sormuş: 'Aziz dostum, bunca yıldır muhabbetimiz var, lakin bir çocuğunuz olduğunu hatırlamıyorum; maşAllah pek iyi yetişmiş, kimdir bu delikanlı?' Tacir, çocuğun hikâyesini anlatınca Horasanlı bey yıllar öncesini hatırlamış. Çocuğun yaşını hesap etmiş, öldürdüğü hizmetçinin oğlu olduğunu anlamış. Mağaradaki kâtiplerle olan konuşmasını da hatırlamış. O gece bir plan kurmuş. Sabah kahvaltı sırasında tacir dostuna demiş ki: 'Azizim, aileme bir haber göndermem lazım, bir mektup yazayım da bu delikanlı onu götürüversin!' Ev sahibi kabul etmiş. Delikanlı üç gün üç gece at koşturmuş, gece yarısı Horasan'da beyin konağına varmış, avlusundan girmiş ama o saatte kimseyi uyandırmamak için atını bir kütüğe bağlayıp başında uyuyakalmış. Tesadüf bu ya, ertesi sabah evden ilk evvel beyin kızı çıkmış. Delikanlıyı görmüş. Görür görmez de vurulmuş. Ona yakından bakayım diye yaklaşınca destarının tülbendi arasında düşmek üzere bir mektup görmüş. Mektubu almış, üzerinde babasının yazısını tanımış. Acil bir haber vardır diye de merak edip açmış ve okumuş. Tek cümle: "Bu mektubu getiren delikanlıyı derhal yakalayıp öldürünüz ve gizlice gömünüz. On gün sonra görüşürüz." Kız bu güzel yüzde ne gibi bir kötülük olabilir ki, diye düşünürken ona gitgide hayran kalmış ve hemen eve koşup eline diviti ve kâğıdı almış. "Bu mektubu getiren delikanlıyla kızımın nikâhını kıyın, on gün sonra geldiğimde beni bir düğünle karşılayın." Sonra... Sonrası kolay ; unutma, kader diye bir şey vardır ve kimse kader kâtiplerinin yazdığını bozamıyor.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Allah doğru yolu seçenleri daha derin bir doğru yol bilinci ile destekler.(Meryem 76) |
|
#29
|
|||
|
|||
|
Kıymetli havas okulu hocaları ve üyeleri sizlere sormak istediğim görüşünüzü merak etttiğim bir husus var
Ben hayatımın çoğunu boş işlerle uğraşarak geçirdim hiç kimseye bağlı hissetmedim kendimi her günümü başıma buyruk yaşadım uzun lafın kısası işe yaramazın biriydim Birgün öyle boş boş otururke biriyle tanıştım benim tam tersim hanım hanımcık biriydi arkadaş olduk muhabbet falan derken baya baya ciddi düşünmeye başladım konuştum kendisiyle oda çok sevindi gel zaman gitzaman babası vefat etmiş bir gün karşılaştık ağlıyordu başka biriyle evlenmesi gerekiyormuş tanıştığımız günden sonra beni öylesine düzeltti ki daha hiç sesimi dahi yükseltmedim dedim madem seni zorluyolar gel kaçalım yapamam dedi ama onu giç bukadar çaresiz mahçup bir halde görmemiştim bende herne olursa olsun seni bekleyeceğim dedim ilk başlarda karşı çıktı ama oda istemiyordu evlenmeyi istediğin zaman gel demiştim Ailem olanları öğrenince bana demediklerini bırakmadı ama ne beni doğru dürüst dinlediler ne olanları anladılar evleneli tam 1 yıl 4 ay 17 gün oldu çoğu geceler rüyamda ağlarken görüyorum onu sabahlara kadar ağlayıp dua ediyorum allahım ya kavuştur ya unuttur diye hala bekliyorum onu bekleyeceğimde kim sorsa dinlemeden sen yanlışsın diyor siz ne dersiniz ne yapmalıyım
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#30
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
| Etiketler |
| dua, evlenecei, evlilik, ile, kader, kisiyi, midir, secebilir, İnsan |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Letaifler, Letaiflerin Görevleri, Letaif Zikri (Zikr-i Letaif) | Sin | Tasavvuf & Tarikatler | 19 | 05.09.25 21:21 |
| Yaradılış | Celil | Derin Konular & Beyin Fırtınası | 2 | 08.04.24 00:11 |
| Yusuf suresine farklı bir bakış | Coliseum | Sure ve Ayet Havasları | 1 | 08.06.20 22:28 |
| El çizgileri geniş bilgi - Tıbbı Nebi | Sin | Tıbbı Nebi | 6 | 18.04.19 15:45 |
| Kişi 49 yılda insan olma özelliğine ulaşır | Tuana | Kadim Bilgelik | 5 | 07.12.18 08:37 |