Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Evlilik ve Kader, insan dua ile evleneceği kişiyi seçebilir mi ? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/25264-evlilik-ve-kader-insan-dua-ile-evlenecegi-kisiyi-secebilir-mi.html)

Neslihanot 03.04.18 15:13

Evlilik ve Kader, insan dua ile evleneceği kişiyi seçebilir mi ?
 
Bu yazı çooook hoşuma gittiği için okumanızı istiyorum bazı aklıma takılan soruları çok net cevapladı.

Konumuzun daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle kaderin ne olduğunu doğru anlamak gerekir ; Kader Allah Teala’nın kainatta tüm olmuş ve olacakları ve ademoğlunun ne yapıp yapmayacağını ezeli ilmi ile bilmesidir. KaderALLAH Teala’nın (Külli irade) kulunun iradesini (cüz’i irade ) silmesi , yok sayması değildir. Bir şeyi bilmek ile onun yapılması veya meydana gelmesi aynı şey değildir.
İnsan kendi iradesi ile bir işi seçer ve Allah bu fiili yaratır . Evlilik ve insanın evleneceği insanı seçmesi bir tercihdir. Allah Teala’nın ezeli ilmi ile kulun kiminle evleneceğini bilmesi kişinin tercihi üzerinde etkili değildir. Allah, ezeli ilmi ile evlenecek kadın ve erkeğin, kendi cüz’i iradelerini kullanarak birbirleriyle evlenmek isteyeceklerini biliyordu ve zamanı geldiğinde onların bu arzularını külli iradesiyle yarattı ve böylece levh-i mahfuza birbirleriyle evleneceklerini yazdı.

Yani kaderlerinde şunlar birbiriyle evlensin değil, şunlar birbiriyle evlenecek diye yazılmıştır. Böyle bir yazı insanı zorlayıcı değildir. Örneğin Rasulullah (sa) Kıyamete yakın çıkacak bir takım kıyamet alametlerini söylemiştir. Bazılarının çıktığına şahit olduk ve olacağız. Demek ki Efendimiz bunlar olacak dedi diye bu hadiseler olmadı ve olmayacak ; ezeli bir ilim sahibi bunların vakti geldiğinde olacaklarını bildiğinden meydana geleceklerini haber verdi. Allah Teala kulunun dünya hayatında ne yapacağını bilmemesi uluhiyetine yakışmaz ve böyle bir varlık ilah olarak nitelenemez. O’nun ilmi ezeli ve ebedi bütün ilimleri kapsar. Bu nedenle Allah’ın kişinin evleneceği insanı bilip kaderine onu yazması onun uluhiyetinin delillerinden biridir.

İnsanlar 3 Sebeble evlenir ;

1) Fıtrattan kaynaklanan sebepler

2) Dini sebebler (nefsin ve neslin ıslahı )

3) Toplumsal etkenler

Efendimiz’in (s.a) "Kadın, dört şeyi için nikah edilir; malı, soyu, güzelliği ve dini; sen dindar olanını seç ki, evin bereket bulsun." (Buhari) buyruğu bize evlilikte seçimin öneminin ya da insanın evleneceği kişiyi kendi iradesi ile belirlendiğinin en güzel ifadesidir. Kişi evleneceği insanı kendi belirlemiyor ilahi bir zorlama ile evleniyor olsaydı Resulullah (s.a) da böyle bir hadisi söyleme gereği hissetmezdi. Burada mü’min kullara evlilikte tercih sebebleri sunulmuştur. Bayan olsun erkek olsun kişi tercih hakkını kullanır eğer kullanamasa idi o zaman “ Allah bu kişiyi benimkaderime yazmış, bu nedenle evlendim” diyebilirdi.

Evlilikte İlahi Takdirin Rolünün Olduğu Noktalar da Vardır.

Evliliklerde eşlerden birinin kötü olması veya boşanmaların olması insanların imtihanıdır. Boşanma gene de bir tercihtir yalnız bu noktaya getiren sebebler kişinin elinde olmayan şeylerden dolayı olmuşsa bu takdir-i ilahidir ve imtihandır.

"Ey iman edenler eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da olur. Onlardan sakının. Ama siz affeder, kusurlarını başlarına kakmaz ve suçlarını bağışlarsanız, bilin ki, Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir. Servetleriniz ve çocuklarınız birer imtihan vesilesidir. Büyük mükafat ise Allah'ın katındadır."(Teğabün, 64/14-15)

Başka bir imtihan da evlenmek isteyen birinin her türlü şartları müsait olsa da evlenememesidir veya evlenmek istemeyen birinin başkaları tarafından zorla evlendirilmesidir. Zorla evlendirilmiş ve kendi iradesini kullanamamış birinin evliliği başkaları eli ile uğradığı bir imtihandır ve takdir-i ilahidir. Aslında bütün evlilikler dünya hayatının bir İmtihanıdır. Kimi evlilikler şükür isterken kimisi ise sabır ister.

"Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda bir övünme, bir mal ve evlat çoğaltma yarışıdır."(Kehf, 18/46)

"Eş, çocuk, mal ve komşu, insan için birer imtihan vesileleridir. Oruç, namaz, sadaka (zekat), emri bi'l-ma'ruf ve nehiy ani'l-münker, günahları örter; bağışlanmasına sebep olur."(Buhari, Müslim, Tirmizi, Ibn Mace, Ahmed b. Hanbel)

Evlenmek İstiyorum Ama Hep Bir Sorun Çıkıyor

Evlenmek isteyen ama sürekli bir yerlerde sorun çıkıyor diyen kardeşlerimiz “ Bazen istenilen şey hakta hayırlı olmayabilir. Zira Allah Teala “ …Veyed’u-l-insanu bi-şşerri du’aehu bilḣayr, vekane-l-insanu ‘acula. .. İnsan, hayra dua ediyormuşçasına şerre de dua eder ve insan, pek acelecidir.( İsra , 11) "Belki de sizin hoşlanmadığınız şey, hakkınızda hayırlı olur; hoşlandığınız şey ise sizin için bir şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Bakara, 216) buyurmaktadır.

İşte kulunun hayatının bütün noktalarında ALLAHın rahmeti, merhameti ve adaleti devreye girer. Muhakkak ki bizi yaratan bizim hayrımıza olan şeyi bizden daha çok bilir ve o istikamete yönlendirir. Dünya hayatında bize olumsuz gibi gözüken şeyler ahretimizi imar eder. O merhametiyle ya dünya ya ahirete ya da her ikisi için de en hayırlı olacak kararı ve neticeyi bizlere nasip eder.

Dua Etsem Evleneceğim İnsan Değişir mi veya Dua Etsem İstediğim İnsanla Evlenir Miyim ?

Kişinin evleneceği insan değişmez. Neden değişmez ? Çünkü ; Kişinin evleneceği insan ezelde bilinip kader planına sokulmuştur. Yani Allah’ın olacağını bildiği bir şey ezelde kaydedilmiş ve zamanı geldiğinde meydana gelecektir veya gelmiştir. “Keşke bununla evlenmeseydim de şununla evlenseydim o zaman daha mutlu olurdum” demek kaderi tenkiddir. Seçim sana aitti ve sen onu seçtiğin için Allah Teala da onu nasip etti.. Bir insan evlenmeden evvel bir çok aday ile görüşebilir . Bukaderinde olan insanı arayıştır. Doğru insandır , yanlış insandır bu kişinin kendisini alakadar eder.

Allah Tealanın bunun üzerinde zorlayıcı etkisi yoktur. Evleneceğiniz kişinin belki bir takım hasletleri duanız neticesinde değişebilir. Ezelde bu evliliklerden olacak çocuklar , nesiller ve rızık belirlenmiş ve paylaştırılmıştır. Bunlar da Külli iradenin adaleti ve payıdır.


Prof. Dr. Hocamız bu konuyla alakalı şöyle der; Bir insan bir şey olsun diye dua ederse Allah da onun duasını kabul edecekse bunu ezelde bildiği için öylece yazdırır; burada dua - olmasaydı başka türlü olacak olan- bir sonucu değiştirir, dua olmasaydı A olacaktı, dua edildiği için B oldu; Allah duanın olacağını ve bu sebeple kesin sonucu da bilir; bu sebeple duanın kaderi değiştirmesi göreceli (dua olmasaydı... ihtimaline/şıkkına bağlı) bir değişmedir.

Bir kızla evlenmek istiyorsunuz; iki kişi arasında evlenmenin gerçekleşebilmesi için birçok şartın gerçekleşmesi gerekir, bunları eksiksiz olarak gerçekleştirenler evlenirler, eksik yapanlar, eksikli olanlar ise başarılı olamazlar; Allah Teala bir erkekle bir kızın evlenip evlenmeyeceklerini, gerekli şartları yerine getirip getirmeyeceklerini ezelde bilir ve bunu da yazdırır, eğer olma şartları içinde dua varsa bunu da bilir, bu şart da yerine gelirse evlilik gerçekleşir, dua olmasaydı evlilikolmayacaktı, dua oldu evlilik de oldu; işte bu manada dua sonucu değiştirdi.

Biz kaderimizi bilmiyoruz, ama irademize bağlı işlerde neyin nasıl yapılması gerektiğini biliyoruz, bir de Allah'ın, irademize bağlı kıldığı işlerde kaderin, bizim isteme ve teşebbüsümüze bağlı bulunduğunu biliyoruz; bu manada kaderimizi biz tayin etmiş gibi oluyoruz, bu şuur içinde davranmalı, yaptığımızdan sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız.

Kaderimde ne varsa o olur deyip evlilik konusunda dua etmemeli miyim ?

Dua bir ubudiyettir, kulluk vazifesidir. Dua eden kişi dua ettiği için olacaklar olmaz. Allah o kişinin O konu hakkında dua edeceğini bildiği için o kişiye dua ettiği şeyi nasip eder. Dua bir sebebtir. Sebebler ise birer perdedir. Bazen dua istediğimiz gibi gerçekleşmeyebilir burada da gene “hayrımıza olan şeyin” nasibimize düşmesi devreye girer. Biz her halukarda dua etmeli, isteyeceğimizi Allah’tan istemeliyiz. “Kaderimde varsa zaten olur veya olmaz” diyerek duadan geri duramayız. Çünkü dua kulun, tevekkülün ve ömrün kalitesini artırır. Her şey son noktada Allah’ın ezelde nelerin nasıl olacağını bilip o şekilde yazdırması noktasına dayanır. Bu nedenle dua kazayı değiştirir.

Kaderi ancak dua geri çevirir. Ömrü ancak iyilikler arttırır. Kişi ancak işlemiş olduğu günah sebebiyle rızıktan mahrum kalır. Hadisindeki kaderkelimesinden ise anlamamız gereken şey ezelde Külli irade tarafından bilinen şey değil onun kaza olması yani meydana gelmesidir.

Bir başka hadiste de aynı hakikati Resulullah şöyle izah eder:

"Tedbir ve dikkat etmek Allah'ın takdir ettiği şeye fayda vermez. Ancak dua, inen ve inmeyen musibetlere fayda verir. Bela iner fakat onu dua karşılar ve kıyamete kadar ona karşı durur."

Mehmet Paksu Hocamız bu konuda şöyle der; Burada değişen kader değil kazadır.Kader bir şey hakkında verilen karardır, kaza da o şeyin uygulanmasıdır. Bir insan içten, samimi biçimde dua eder, Cenab-ı Hak mükafat olarak o kişinin başına gelecek belayı kaldırır. Burada değişen kader değil kaderin uygulamadan geri çekilmesidir.

Yani ALLAH Teala ezelde senin dua edeceğini bildi ve bu nedenle o dua vesilesiyle olacak şeyler oldu veya da başına gelecek bir musibeti bu dua vesilesiyle önledi.

Evliliği önemseyen evlenmek isteyen kardeşlerimiz nasıl bir eş istiyorlarsa bu açıdan dua etmeli Resulullahın tavsiyelerine dikkat ederek dikkatli seçimler yapmalıdır. Allah Teala hakkımızda hayırlı olanları nasip etsin ve dünya hayatında uğrayacağmız muhakkak olan imtihanlarımızı kolay kılsın, işlerimizi asan etsin . AMİN.

***Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.(Bakara-186)

Alıntıdır .

Adalet 03.04.18 15:36

Şems şöyle der:
"Kaderin ne olduğunu anlatamam.Ama ne olmadığını
anlatabilirim. Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir.
Bu sebepten 'ne yapayım kaderimiz böyle' deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir.
Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir.Güzergah bellidir ama dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir...Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de
hayat karşısında acizsin... '

Akk01 01.05.18 20:28

İNSAN kendi KADERİNİ kendisi mi ÇİZER ? Ya da KADERİNE boyun mu EĞER

insan kendi kaderini belirler çünkü insanın zaten tek sahip olduğu şey özgür iradedir bunun dışındaki hiçbirşeye sahip değildir maddi olan herşey allahın emri altındadır kolumuzu biz hareket ettirmeyi arzularız ama bunu yapan kaslar gibi görünsede aslında allah (c.c) dır ancak bazı zamanlar sınav gereği hayatımıza müdahalede bulunulabilir hastalık sağlık para yoksulluk gibi sınavlar dünyaya gönderilmemizin gereğidir kader konusunda en sık sorulan soru ise madem yapacağımız herşey belli niye yaşıyoruz benim ezelde cehennme gitmem kararlaştırılmış ise ben ne yapsam fayda vermez gibi düşünceler dir ancak bu kaderin en yanlış anlaşılmış bölümüdür evet levhi mahfuzda yaşayacağımız herşey yazılıdır ama bu allahın ilmi ile bilmesi ile olmuştur yani biz mecbur bırakılmamış öyle olmayı kendimiz seçmişizdir bunu şöle açıklayalım astronomlar bir göktaşının uzayda ne tarafa gideceğini 10 yıl saonra nereden hangi kavisle geçeceğini biliyorlar biz bu astronomlara nasılki göktaşını onlar yönetiyor diyemiyorsak aynı şey kader içinde geçerlidir allah(c.c) zaman dilimi içinde yer almaz çünkü zamanı o yaratmıştır bir şeyi yoktan var etmek için onun dışında olmanız gerekir allah (c.c) kullarının ne yaşayacağını ilmi ile bilmiş ve bunu kader tayin etmiştir.

kader önceden yazılmış yaratan tarafından... ama Allah(c.c.) insana diğer canlılardan farklı olarak akıl ve irade vermiş iyiyi kötüden güzeli çirkinden ayırabilsin diye... ve günahı sevaptan ayırabilsin diye... insan kaderini bi nev'i kendi belirler bu doğrultuda... iradesini ne yöne kullanıyorsa o şekilde yönlenir haliyle

Unlu Ronesans dusunuru Niccolo Machiavelli bu konuya soyle yaklasir: Kader, onun icin buyuk bir nehir gibidir. Pek cok yan kolu, derin ve sig bolumleri, hizli ve yavas akan, ya da guvenilir ve tehlikeli yerleri vardir. Insanlarin bu nehir ile olan iliskileri hayatlarini belirler. Yani bir insan erdemli ise, dogru zamanda dogru kararlar veriyorsa genellikle nehrin tehlikeli yerlerinde bogulmaz ve sig yerlerinde karaya oturmaz.

Rüzgarın önünde bir yaprak mıyız?

Dikkat edilirse, kaderi bahane ederek, “Benim ne suçum var.” diyen kişinin, iradeyi yok saydığı görülür.

Eğer insan, “rüzgarın önünde sürüklenen bir yaprak” ise, seçme kabiliyeti yoksa, yaptığından mesul değilse, o zaman suçun ne manası kalır? Böyle diyen kişi, bir haksızlığa uğradığı zaman mahkemeye müracaat etmiyor mu?

Halbuki, anlayışına göre şöyle düşünmesi gerekirdi:

“Bu adam benim evimi yaktı, namusuma dil uzattı, çocuğumu öldürdü, ama mazurdur. Kaderinde bu fiilleri işlemek varmış, ne yapsın, başka türlü davranmak elinden gelmezdi ki.”

Demek ki Allah yazdığı için biz yapmıyoruz, bizim yapacağımız şeyleri bilerek Allah yazıyor. İşte buna kader diyoruz.

Teşbihte hata olmasın, Allah da, bizim ömrümüz boyunca yapacaklarımızı “ezeli kamerasıyla “Levh-i Mahfuz” denilen bir banda alıyor. Fakat biz o filmde neler bulunduğunu asla bilmiyoruz. Bu tespit hareketimize, niçin tesir etsin! Gerçek bu olunca, mesuliyet elbette bizimdir. Hür irademizle kötüyü seçip, günah işlediğimiz için suçlanıyoruz, başka şey için değil. “Kaderimde yazılıysa suçum ne?” demeye hiç hakkımız yok. İsteyerek suç işlemek “suç” değilse, suç ne peki?

Bize düşen, günahımıza tövbe etmek, affı için yalvarmak ve güzel ameller işleyip cezadan kurtulmaya çalışmak. Suçu kadere yüklemeye çalışmakla ancak kendimizi aldatabiliriz, Allah'ı, asla...EYVALLAH

Nun 24.07.18 23:58

evlilik kader midir ?
 
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

merhabalar

evlilik kader midir anlayamadım

bu konuyu net ve sade acık sekilde bilen var mı

Celcelutiye 25.07.18 01:56

Başına gelen her hadise olay Bedi esmasinin tecellisiyle kiyamete kadar yasanacak butun olaylari yani kaderi yazan kalemle yazilmistir.Peygamber Efendimiz(s.a.v.) in bizlere kalemin kurudugunu artik yazmadigini butun yasanacak olaylarin belli oldugunu haber vermesi ögrendigimiz hadisedir.

Kurani kerimde ayeti kerimeyi tam hatirlamiyorum ama biz kaderi çalışmaya bağlı kıldık ayeti vardir.Benim kaderim yazilmis alin yazisi diye yan gelip yatmak yok konu evlilikte olsa rizikta olsa..

Dua ederek Allahtan ölüm dışında her hayirli muradiniz icin kaderinizin degismesini niyaz edebilirsiniz..

2 kisinin duasina girip hayati 360 derece degisen kisiler tanirim..Bu insanlarin dua edecegi kaderlerinde yazili degildi külli iradelerini kullanarak baska bir muslumana dua ettiler ve Cenabi Hakk kaderini yasantisini degistirdi.

Bi de madalyonun diger yuzu var tabi,Zekatlarini vermeyen birisini ele alalim kaderinde zenginlik var ama eli kapali para tatli geliyor vermek istemiyor.Allahin farz kildigini yerine getirmiyor bu zekat cikacak bu adamdan iyi huylari var ahirete kalmicak zekat hesabi diyelim..Bir sebep yaratir Cenabi Hakk lastik patlar,cama kuş çarpar,uyuya kalir güzelim arabasini pert eder :) Vermedigi zekat cikar.İradesini kullanip emre uymadi..Kaderinde aslinda bu kaza yoktu yasantisi dolasiyla degistirildi diyebiliriz her meselenin hakikatine bakinca altinda muhakkak bir gercek yatar..

Veya gunahkar birisi dusunelim,yaptigi eylemler fiiler dinder cikartir gizli şirk ile farkinda degildir.Kufur dilinden eksik olmaz haram hayatinin her köşesindedir.Bu adam bir gun hayir yaparken bir arkadasi derki " Butun gunahlarimin affina vesile olmasi niyetiyle " niyet edip hayirini yap..Bu niyetle yapar hayrini ve ertesi gun bi hastaliga tutulur 1 hafta yatakta yatar kafayi kaldiramaz..Tavsiye eden arkadas hastaligin sebebini bilir günahlarin kefaretidir :) bu adamin kaderinde hasta olmak yoktu,Hayir yaparak gunahlarinin affedilmesini istedi ve kefaretini yasadi temizlendi..

Yani diyecegim o ki kader yazili elden birsey gelmez diye birsey yok,imtihan dunyasi her an hersey olabilir yeter ki isteyelim sabredelim,kimisi evlenir dert çeker kimisi evde kalir telaşlanir aslinda hepsi sinavda..Her halükarda isteyecegi duracagi kapiyi bilmeli ve sabretmeli gül1

Nun 25.07.18 04:03

Allah razı olsun sizden böyle bir açıklamaya ilk defa geldim sayflrca okuyup cevap bulamadgım bi sürü söz kalıplarından sonra bu acıklyacı oldu teşekkrler

Anka58 25.07.18 10:37

Hazreti Ali’ye madem kader var, o zaman uçurumdan atla, kaderinde ölmek yoksa bir şey olmaz diyene, ben rabbimizi imtihan etmem şeklinde veya bu mealde cevap vererek atlamayı reddetmiştir. Başınıza gelenler kendi yaptıklarınız nedeniyledir mealindeki ayeti kerimeden bu husus anlaşılmaktadır. Dua ile ve diğer şekillerde kaderin değiştiği belirtilir, ama duanın ve belirtilen diğer şeylerin yapılması/meydana gelmesi de kaderde olduğundan, kaderin değişmesi denilen olay, bizzat kaderin kendisidir. Ancak kaderi insanı mecbur eden düz bir çizgi şeklinde değil de, sağa sola hareket edebileceğimiz, mecburen de ileri gideceğimiz geniş bir asfalt yola benzetmek gerekir.

Ada 25.07.18 10:41

Güzel anlatımlar harikasınız, elest meclisinde kendi anne babamızı kendimiz seçmişiz diye birşey hatırlıyorum yanlış olabilir kusura bakmayın. Bu konu evliliği tamamen kader olarak tanımlamaz mı?

Nun 25.07.18 13:55

kafam yıne karıştı ? bı yerde okumuştum bırısı peygamber efendımıze bırıyle evlenmek istedgnı dua etmesnı ıstedgnı soylemıs peygamber efendımızde demıikı sana bende cebreılde dua etse kaderındekı kışı ıle evlenırsın celcelutıye nın açıklaması ıle içim rashatladı ama o zaman soyle mı oluyor evlenecegımız kışı bellı dua ıle huyunu felsan mı degıstyoruz

Fetiye 03.08.18 15:30

Aahhh ahh
Ne olacak bizim bu halimiz :)

merlot 04.08.18 23:34

Kafamı cok kurcalayan bir konuydu biraz oturtmştum bu paylaşımla tam oldu allah razı olsun

''Kader bir şey hakkında verilen karardır, kaza da o şeyin uygulanmasıdır.''

bu satır durumu özetlemiş

Ahsen 05.08.18 00:51

Çok güzel ve aydınlatıcı bir yazı Allah razı olsun..Ama bir şeye takıldım celp yaparken örn aşk muhabbet bana bağlansın diye bu biraz tezat oluşturmazmı

Nun 05.08.18 01:31

Alıntı:

Ahsen Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 195905)
Çok güzel ve aydınlatıcı bir yazı Allah razı olsun..Ama bir şeye takıldım celp yaparken örn aşk muhabbet bana bağlansın diye bu biraz tezat oluşturmazmı

bu konu hepbnmde kafama takılmıştır bununda kaderde yazılı olduğu cevabını aldım

Eloa 05.08.18 01:56

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] biz her insanın kaderini çabasına bağladık. ( İsra - 13 ) ayetini unutmayın.

Nun 05.08.18 02:02

ben bu konuyu hıc anlayamacagım heralde her yenı ogrendgım sey benı basa donderıyor en ıyısı ben hep dua edıp basıma gelenlere ısyan etmemem gerektgnı unutmayım yoksa beynım yanıyor

haydar95 23.12.18 11:37

Peki evlenilicek olan kişinin önceden kim olduğunu öğrenebilirmiyiz.

Saye 23.12.18 11:57

Alıntı:

haydar95 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 224683)
Peki evlenilicek olan kişinin önceden kim olduğunu öğrenebilirmiyiz.

Bende merak ediyorum bu sorunun cevabını hymm

Lil bin Ali 23.12.18 12:15

gelecegi önceden bilmek insana büyük zararlara neden olabilir . :)

ALLAH noksanlıktan uzaktır . yani bütün noksan sıfatlardan uzaktır.
bu yüzden gecmisi gelecegi bilir . ama biz bilmeyiz .

levhi mahfuzlarda yani gökyüzündeki levhalarda yazılar yazar .
mesela şu kul hayatında hic evlenmeycek .
bu levhalar ı deistirmek cok zordur ama deisebilir
ama kader deismez

evlenmek istiyorsanız ALLAH a dua edin . belki bu dua sebebiyle evlenirsiniz .
gelecegi bilmeye calısmayın . sizin icin iyi olmaz . gelecegi bilmek iyi deildir

Saye 23.12.18 12:34

İstemekten değil sadece çevremizden duyuyoruz bazı şeyleri; mesela kişi uyumadan önce tuzlu ekmek yiyor, rüyasında ona evleneceği kişi elinde su ile geliyormuş ve bunu bi komşumuz uygulamış evlenmeden önce, gerçekten de kocasını görmüş ve evlenmişler. İnsan da merak ediyor haliyle görülebilir mi diye.

Lil bin Ali 23.12.18 13:05

rüya yoluyla gelecek bilinebilir . hz yusuf rüya yorumlayıcıydı

baska türlüde bilinebilir :) ALLAH dostlarına bazı bilgiler vermistir ALLAH
ama kendi kendine bilemez insan gelecegi . ALLAH söylerse bilir .

bir araba tanıtım kagıdı düsünün . o kagıdı ilk siz okuyorsunuz ve
bu konuda bilginiz var arabalar konusunda .
ama bu arabalar piyasaya daha cıkmamıs .
ama katologtan arabayı biliyorsunuz .

sizce bu gelecegi bilmek midir hayır . biri size söyledi yada gösterdi :)

Arjin 23.12.18 16:02

İNSAN kendi KADERİNİ kendisi mi ÇİZER ? Ya da KADERİNE boyun mu EĞER

insan kendi kaderini belirler çünkü insanın zaten tek sahip olduğu şey özgür iradedir bunun dışındaki hiçbirşeye sahip değildir maddi olan herşey allahın emri altındadır kolumuzu biz hareket ettirmeyi arzularız ama bunu yapan kaslar gibi görünsede aslında allah (c.c) dır ancak bazı zamanlar sınav gereği hayatımıza müdahalede bulunulabilir hastalık sağlık para yoksulluk gibi sınavlar dünyaya gönderilmemizin gereğidir kader konusunda en sık sorulan soru ise madem yapacağımız herşey belli niye yaşıyoruz benim ezelde cehennme gitmem kararlaştırılmış ise ben ne yapsam fayda vermez gibi düşünceler dir ancak bu kaderin en yanlış anlaşılmış bölümüdür evet levhi mahfuzda yaşayacağımız herşey yazılıdır ama bu allahın ilmi ile bilmesi ile olmuştur yani biz mecbur bırakılmamış öyle olmayı kendimiz seçmişizdir bunu şöle açıklayalım astronomlar bir göktaşının uzayda ne tarafa gideceğini 10 yıl saonra nereden hangi kavisle geçeceğini biliyorlar biz bu astronomlara nasılki göktaşını onlar yönetiyor diyemiyorsak aynı şey kader içinde geçerlidir allah(c.c) zaman dilimi içinde yer almaz çünkü zamanı o yaratmıştır bir şeyi yoktan var etmek için onun dışında olmanız gerekir allah (c.c) kullarının ne yaşayacağını ilmi ile bilmiş ve bunu kader tayin etmiştir.

kader önceden yazılmış yaratan tarafından... ama Allah(c.c.) insana diğer canlılardan farklı olarak akıl ve irade vermiş iyiyi kötüden güzeli çirkinden ayırabilsin diye... ve günahı sevaptan ayırabilsin diye... insan kaderini bi nev'i kendi belirler bu doğrultuda... iradesini ne yöne kullanıyorsa o şekilde yönlenir haliyle

Unlu Ronesans dusunuru Niccolo Machiavelli bu konuya soyle yaklasir: Kader, onun icin buyuk bir nehir gibidir. Pek cok yan kolu, derin ve sig bolumleri, hizli ve yavas akan, ya da guvenilir ve tehlikeli yerleri vardir. Insanlarin bu nehir ile olan iliskileri hayatlarini belirler. Yani bir insan erdemli ise, dogru zamanda dogru kararlar veriyorsa genellikle nehrin tehlikeli yerlerinde bogulmaz ve sig yerlerinde karaya oturmaz.

Rüzgarın önünde bir yaprak mıyız?

Dikkat edilirse, kaderi bahane ederek, “Benim ne suçum var.” diyen kişinin, iradeyi yok saydığı görülür.

Eğer insan, “rüzgarın önünde sürüklenen bir yaprak” ise, seçme kabiliyeti yoksa, yaptığından mesul değilse, o zaman suçun ne manası kalır? Böyle diyen kişi, bir haksızlığa uğradığı zaman mahkemeye müracaat etmiyor mu?

Halbuki, anlayışına göre şöyle düşünmesi gerekirdi:

“Bu adam benim evimi yaktı, namusuma dil uzattı, çocuğumu öldürdü, ama mazurdur. Kaderinde bu fiilleri işlemek varmış, ne yapsın, başka türlü davranmak elinden gelmezdi ki.”

Demek ki Allah yazdığı için biz yapmıyoruz, bizim yapacağımız şeyleri bilerek Allah yazıyor. İşte buna kader diyoruz.

Teşbihte hata olmasın, Allah da, bizim ömrümüz boyunca yapacaklarımızı “ezeli kamerasıyla “Levh-i Mahfuz” denilen bir banda alıyor. Fakat biz o filmde neler bulunduğunu asla bilmiyoruz. Bu tespit hareketimize, niçin tesir etsin! Gerçek bu olunca, mesuliyet elbette bizimdir. Hür irademizle kötüyü seçip, günah işlediğimiz için suçlanıyoruz, başka şey için değil. “Kaderimde yazılıysa suçum ne?” demeye hiç hakkımız yok. İsteyerek suç işlemek “suç” değilse, suç ne peki?

Bize düşen, günahımıza tövbe etmek, affı için yalvarmak ve güzel ameller işleyip cezadan kurtulmaya çalışmak. Suçu kadere yüklemeye çalışmakla ancak kendimizi aldatabiliriz, Allah'ı, asla...EYVALLAH ...

Saye 23.12.18 16:44

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kul tabiki kendisi bilemez, Allah isterse dilediği kuluna bildirir çeşitli vesilelerle ama dediğin gibi geleceği bilmek her zaman güzel olmayabilir :)

Lil bin Ali 23.12.18 16:48

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] . gelecegi gördün . cehennemlik oldugunu gördün . ve pes ettin nasılsa cehennemligim dedin . ama o yazıyı görmesen belki cennetliksin . ALLAH bilir

Bulutlu 31.01.19 03:26

Alıntı:

Saye Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 224692)
Bende merak ediyorum bu sorunun cevabını hymm

Şöyle söyleyeyim sayecim defalarca yaptım ben bu evleneceğin kişiyi rüyada görme uygulamalarını korumalı korumasız her türlüsünü "bi ayna karşısında yüzüklü olanı yapmadım tırsıyorum çünkü :D " hepsinde de aynı kişi zat ı şahanelerini defalarca gördüm hatta birinde adını bile söyledi ama henüz öyle biri teşrif etmedi bakalım nolucak bende meraklardayım koptum

Saye 31.01.19 13:30

Alıntı:

Bulutlu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 232499)
Şöyle söyleyeyim sayecim defalarca yaptım ben bu evleneceğin kişiyi rüyada görme uygulamalarını korumalı korumasız her türlüsünü "bi ayna karşısında yüzüklü olanı yapmadım tırsıyorum çünkü :D " hepsinde de aynı kişi zat ı şahanelerini defalarca gördüm hatta birinde adını bile söyledi ama henüz öyle biri teşrif etmedi bakalım nolucak bende meraklardayım koptum

Bulutlu sen epey yol katetmişsin ismini söylemiş daha ne olsun :D bir dahaki sefere ne zaman geleceksin diye sor :D
şaka bir yana çok merak ettim şimdi, karşına çıkarsa muhakkak yaz bize teytey

Bulutlu 31.01.19 15:36

Alıntı:

Saye Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 232525)
Bulutlu sen epey yol katetmişsin ismini söylemiş daha ne olsun :D bir dahaki sefere ne zaman geleceksin diye sor :D
şaka bir yana çok merak ettim şimdi, karşına çıkarsa muhakkak yaz bize teytey

Hahahahah davul çaldırırım hemen evleniyo olurum daha ne olsun herkese söylerim :D

muhiban 01.02.19 10:01

Alıntı:

Xnxk Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 193444)
merhabalar evlilik kader midir anlayamadım bu konuyu net ve sade acık sekilde bilen var mı

Celcelutiyye hocam sağolsun güzelce açıklamış sorunuzun cevabını..
buna ek olarak kafanızdaki sorunun daha da netleşmesi adına ben de birkaç şey söylmek isterim.
kader tek yönlü değildir, nasıl ki hem cüzzi irademiz hem külli irademiz var ise hem levhi mahfuz var hemde ilmi ezel var, mesela levhi mahvuzda size bugün falanca yerde araba çarpacağı yazılı ve siz oraya giderken yolda bir yoksul a sadaka verdiniz, ve sadaka kazayı def eder tecelli etti ve size araba çarpmadı, lakin sizin o gün sadaka vereceğiniz ve bu yüzden kazadan kurtulacağınız zaten ilmi ezel de yazıyor idi.
Bir örnek daha vereyim, Şah Abdulkadir geylani hz. zamanında bir kadıncağız hazrete gelerek yıllarca çocuğu olmadığını ve çocuk sahibi olmayı çok istediğini söyleyerek himmet istemiş, hazretde levhi mahvuzda çocuğun gözükmüyor buyurmuş, kadın gözü yaşlı oradan ayrılır iken Seyyid Ahmed er rıfai hz. ne denk gelmiş hazret kadının durumunu görünce sebebini sormuş ve kadında olan biteni anlatmış, hazret de elini yukarı kaldırıp ben yazdım oldu, git şimdi çocuğun olacak inşaallah demiş ve kadının kısa süre sonra çocuğu olmuş, bu hikayeyi bir tevatür olarak duydum ir kaynağa dayanıyormu bilmiyorum lakin önemli olan bize anlattığı mana, Abdulkadir geylani hz. levhi mahfuzda kadının çocuğu olmadığını gördü o yüzden öyle söyledi, lakin Ahmed er rıfai hz. kadının haline acıyıp Hakka irtica edip niyaz etti ve Allah sevgili kulu hürmetine kadına çocuk ihan eylediğini müjdeledi, ve bu olay ilmi ezelde zaten yazılı idi.. Biz insanın kaderini çabasına bağlı kıldık buyuruyor ayeti celilede.. o nedenle yaşadığımız ve yaşayacağımız herşey kaderdir, kimini değiştirmek cihet ve gayretimize bağlıdır kimi de taktir dir..
Bilmem kafanda ki sorular netleşebildimi :)

El Kindi 01.02.19 14:07

Kader Kâtipleri

"Bir zamanlar Horasan'da zengin bir bey yaşarmış. Tiflis'teki bir tacir dostunu ziyarete giderken dağ eteğinde düz bir yerde konak vermiş. O sırada kulağına bazı sesler çalınmış.


Araştırınca, sırtını verdiği kayanın arkasında bir mağara olduğunu fark etmiş. Herhalde bu mağarada birileri konuşuyor diye içeri girmiş. İçerde ellerinde kitaplar olan bir grup adamın hem gezindiklerini, hem okuyup hem konuştuklarını, diğer bir grup adamın da bunları yazdıklarını görmüş:

'Bre siz kimlersiniz ve burada böyle ne yapıyorsunuz?

'Ey yolcu, şu gördüklerin ellerindeki kitaptan evlilerin hayatlarını okur, şu gördüklerin de doğacak çocukların kimlerle evleneceklerini yazarlar.'

'Hımmm?!. Acaba sorabilir miyim, benim de birkaç güne kalmaz bir çocuğum doğacak, o kiminle evlenecek?'

'Hay hay, işte burada, ve böylece yazıyoruz, sizin bir kızınız olacak. Evleneceği erkek yedi gün sonra doğacak. Tiflis'te sizin ziyaretine gitmekte olduğunuz tacirin hizmetçisinin karnındadır.'

Bey yalvarmış:

'Bunu değiştirmeniz için size bütün servetimi vereyim, kızımı bir hizmetçi ile evlendirmeyin.'

'Sevgili misafirimiz, biz burada kader icad etmeyiz, yalnızca takdir edilenleri yazarız!'

Bey çılgına dönmüş. Oradan hızla koşup 'siz yazdıysanız ben de bozarım' diyerek atına binmiş ve doğruca Tiflis'e varmış. Orada dostuyla üç gün gülüp eğlenmişler, yiyip içmişler. Bu arada bey o hizmetçiyi gözetler imiş. Üçüncü günün akşamında tacir dostuna:

'Aziz dostum,"demiş, eşim bir hizmetkâr istedi benden. Tam sizin evdeki gibi birini tarif etti. Onu bana hediye eder misin?'

'İyi ama bizim kadıncağız gördüğünüz gibi hamiledir, size pek yararı olmaz.'

'İyi ya işte, bizim de yakında bir çocuğumuz olacak, hem süt annelik, hem hizmetçilik eder.'

'Peki! Madem istiyorsun!..'

Bey hizmetçiyi alıp yola düşmüş. Bir köprüden geçerken, zavallının kalbine bir hançer sokup ırmağa atıvermiş. Gel gelelim kadıncağız son nefesini vermeden can havliyle bebeğini doğurup kıyıdan sarkan otların üstüne bırakmış. Çok geçmeden bir ayı, iki yavrusuyla ırmağa su içmeye gelmiş. Anne ayı bebeğin ağlayışını duymuş. Kendi yavrularıyla birlikte onu da inine götürmüş, beslemiş, büyütmüş. Çocuk üç yaşına geldiğinde, tacir o bölgelerde ava çıkmış. Ayı ininin yanından geçerken çocuğu görmüş ve yakalayıp evine götürmüş. Çocuk zamanla ehlileşmiş, terbiyelenmiş.

Aradan yıllar geçmiş. Horasanlı bey eski dostunu hatırlayıp tekrar ziyaretine gitmiş. Tacir dostunun evinde bir delikanlı ile karşılaşınca şaşırmış. Birkaç gün delikanlıyı izlemiş, hareketlerini, oturup kalkmasını ve konuşmasını çok beğenmiş, hatta aklından kızına kısmet diye de geçirmiş. Sonra tacir dostuna sormuş:

'Aziz dostum, bunca yıldır muhabbetimiz var, lakin bir çocuğunuz olduğunu hatırlamıyorum; maşAllah pek iyi yetişmiş, kimdir bu delikanlı?'

Tacir, çocuğun hikâyesini anlatınca Horasanlı bey yıllar öncesini hatırlamış. Çocuğun yaşını hesap etmiş, öldürdüğü hizmetçinin oğlu olduğunu anlamış. Mağaradaki kâtiplerle olan konuşmasını da hatırlamış. O gece bir plan kurmuş. Sabah kahvaltı sırasında tacir dostuna demiş ki:

'Azizim, aileme bir haber göndermem lazım, bir mektup yazayım da bu delikanlı onu götürüversin!'

Ev sahibi kabul etmiş. Delikanlı üç gün üç gece at koşturmuş, gece yarısı Horasan'da beyin konağına varmış, avlusundan girmiş ama o saatte kimseyi uyandırmamak için atını bir kütüğe bağlayıp başında uyuyakalmış. Tesadüf bu ya, ertesi sabah evden ilk evvel beyin kızı çıkmış. Delikanlıyı görmüş. Görür görmez de vurulmuş. Ona yakından bakayım diye yaklaşınca destarının tülbendi arasında düşmek üzere bir mektup görmüş. Mektubu almış, üzerinde babasının yazısını tanımış. Acil bir haber vardır diye de merak edip açmış ve okumuş. Tek cümle:

"Bu mektubu getiren delikanlıyı derhal yakalayıp öldürünüz ve gizlice gömünüz. On gün sonra görüşürüz."

Kız bu güzel yüzde ne gibi bir kötülük olabilir ki, diye düşünürken ona gitgide hayran kalmış ve hemen eve koşup eline diviti ve kâğıdı almış.

"Bu mektubu getiren delikanlıyla kızımın nikâhını kıyın, on gün sonra geldiğimde beni bir düğünle karşılayın."

Sonra... Sonrası kolay ; unutma, kader diye bir şey vardır ve kimse kader kâtiplerinin yazdığını bozamıyor.

Pektemek 02.02.19 02:38

Kıymetli havas okulu hocaları ve üyeleri sizlere sormak istediğim görüşünüzü merak etttiğim bir husus var
Ben hayatımın çoğunu boş işlerle uğraşarak geçirdim hiç kimseye bağlı hissetmedim kendimi her günümü başıma buyruk yaşadım uzun lafın kısası işe yaramazın biriydim
Birgün öyle boş boş otururke biriyle tanıştım benim tam tersim hanım hanımcık biriydi arkadaş olduk muhabbet falan derken baya baya ciddi düşünmeye başladım konuştum kendisiyle oda çok sevindi gel zaman gitzaman babası vefat etmiş bir gün karşılaştık ağlıyordu başka biriyle evlenmesi gerekiyormuş tanıştığımız günden sonra beni öylesine düzeltti ki daha hiç sesimi dahi yükseltmedim dedim madem seni zorluyolar gel kaçalım yapamam dedi ama onu giç bukadar çaresiz mahçup bir halde görmemiştim bende herne olursa olsun seni bekleyeceğim dedim ilk başlarda karşı çıktı ama oda istemiyordu evlenmeyi istediğin zaman gel demiştim
Ailem olanları öğrenince bana demediklerini bırakmadı ama ne beni doğru dürüst dinlediler ne olanları anladılar evleneli tam 1 yıl 4 ay 17 gün oldu çoğu geceler rüyamda ağlarken görüyorum onu sabahlara kadar ağlayıp dua ediyorum allahım ya kavuştur ya unuttur diye hala bekliyorum onu bekleyeceğimde kim sorsa dinlemeden sen yanlışsın diyor siz ne dersiniz ne yapmalıyım

muhiban 02.02.19 11:05

Alıntı:

Pektemek Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 233050)
Kıymetli havas okulu hocaları ve üyeleri sizlere sormak istediğim görüşünüzü merak etttiğim bir husus var
Ben hayatımın çoğunu boş işlerle uğraşarak geçirdim hiç kimseye bağlı hissetmedim kendimi her günümü başıma buyruk yaşadım uzun lafın kısası işe yaramazın biriydim
Birgün öyle boş boş otururke biriyle tanıştım benim tam tersim hanım hanımcık biriydi arkadaş olduk muhabbet falan derken baya baya ciddi düşünmeye başladım konuştum kendisiyle oda çok sevindi gel zaman gitzaman babası vefat etmiş bir gün karşılaştık ağlıyordu başka biriyle evlenmesi gerekiyormuş tanıştığımız günden sonra beni öylesine düzeltti ki daha hiç sesimi dahi yükseltmedim dedim madem seni zorluyolar gel kaçalım yapamam dedi ama onu giç bukadar çaresiz mahçup bir halde görmemiştim bende herne olursa olsun seni bekleyeceğim dedim ilk başlarda karşı çıktı ama oda istemiyordu evlenmeyi istediğin zaman gel demiştim
Ailem olanları öğrenince bana demediklerini bırakmadı ama ne beni doğru dürüst dinlediler ne olanları anladılar evleneli tam 1 yıl 4 ay 17 gün oldu çoğu geceler rüyamda ağlarken görüyorum onu sabahlara kadar ağlayıp dua ediyorum allahım ya kavuştur ya unuttur diye hala bekliyorum onu bekleyeceğimde kim sorsa dinlemeden sen yanlışsın diyor siz ne dersiniz ne yapmalıyım

Celcelutiyye hocam size reçeteyi vermiş, uygular iseniz istifade edersiniz..

Atlantiz 02.09.19 09:48

Alıntı:

Nun Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 193444)
merhabalar evlilik kader midir anlayamadım bu konuyu net ve sade acık sekilde bilen var mı

Benim arastirmalarima göre Doğum evlilik ve ölüm Kader.ruhlar alemi binlerce yıl önce yaratıldığına göre ozaman misal ali ile aysenin evlenmesinden doğacak olan çocuğun ruhaniyetide evvelden önce oluştuğu için nasıl Kader olmucak?o çocuğun ruhaniyeti hazır bir tek ali ile aysenin evlenmesi gerekiyor ki o çocuk beden de vücut bulsun.Birde peygamber efendimizin hadisi serifide evlilginn Kader olduğunu tescillendiriyor.

Sevdali 02.09.19 10:31

Benim bildiğim doğum ölüm ve nikah asla değişmez bunlar mutlak kaderdir

Altuni 21.01.20 14:05

Evleneceğiniz kişi kader midir? Yoksa iradeye dayalı bir seçim midir?
 
Evleneceğiniz kişi kader midir?
Yani siz doğmadan evvel bile belirlenmiş midir?
Yoksa sizin cüzi iradenize dayalı bir seçim midir?

muratsen 21.01.20 15:15

anneni seçememen külli irade kaynannanı seçebilmen cüzi iradedir

Nani 21.01.20 16:01

Kader senin neler yapabileceğini Allah'ın bilmesidir.
Seçersen kaderin seçmezsen değildir.

Ehl Dost 21.01.20 16:39

Biraz Kader Birazda Sana Bağlıdır, Akıllara Şöyle Bir Ayet Düşer Nasılsanız Öyle İdare Olursunuz Yani İdare Olunmak Biraz Kader Birazda Sen Buda Aynı Kardeşim. Biraz Senin Kaderin Birazda Kendinin. Selamun Aleyküm Hayırlı Akşamlar rose1

Celcelutiye 22.01.20 07:32

Alıntı:

Altuni Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 312863)
Evleneceğiniz kişi kader midir?
Yani siz doğmadan evvel bile belirlenmiş midir?
Yoksa sizin cüzi iradenize dayalı bir seçim midir?

Iradeniz - irademiz var mı sanıyorsun?

Hepimiz büyük bi programın parcasiyiz,islenilecek günahlara kadar belli olan bi program

Oğuz Baba 22.01.20 08:56

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam roller belli de kul talip olduğu rolü kendi seçiyor sanıyorum yanılıyor muyum?

Omr 22.01.20 10:24

Ben söyle düsünüyorum. Hayatimizdaki herseyin sonucu belli evlenecegimiz insan vs.. gibi. Şöyleki senin bu sonuca ulasman icin iki yol var biri dogru yol bide yablis
yanlis yol irade orda basliyor sen dogru yolu secersenki bu allahin bize emretiklerine uyarak secim yapmak oluyo sonuca en zararsiz ve güzel sekilde ulasirsin. Eger kötü yolu secersen sonuca ulasirken bin belayla ugrasirsin ama yine sonuc degismez yiprandiginla kalirsin.

Bide şu var mesela sen dogru yolu sectin allahin emrettigi sekilde düsünüyorsun ve kararlarini öyle veriyorsun ama zorluk yasiyorsun oda allahin sana imtihani. Bu döngü bu sekilde devam eder durur nacizane fikrim bu benim

Harezmi 22.01.20 11:30

Alıntı:

Nani Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 312878)
Kader senin neler yapabileceğini Allah'ın bilmesidir.
Seçersen kaderin seçmezsen değildir.

Bilmukabele kardeşim :)

---------- Post added 22.01.20 at 12:32 ----------

Alıntı:

Celcelutiye Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 313030)
Iradeniz - irademiz var mı sanıyorsun?

Hepimiz büyük bi programın parcasiyiz,islenilecek günahlara kadar belli olan bi program

Size katılmıyorum yaılıyorsunuz :)

O zaman imtihana ne gerek var ? Sizin dediğiniz gibi olsa yarın mahşerde cehenneme gidecek kul demeyecekmi : Ya rabbi beeni neden cehenneme atıyorsun , ne suçum varki sen yazdın ben yaşadım
Bu Allaha iftiradır vefali büyüktür !!!


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:14.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148