Sanırım anlatmak istediğim noktayı biraz kaçırmışsınız, filolojiye girmeye gerek yok, aslında çok basit bir mantıktan bahsediyorum. Alfabe aşinalığı ve mekanik okuma/yazma.
Verdiğiniz congratulations örneği İngilizcenin kendi içindeki yazım-okunuş zorluğuyla alakalı. Evet, sıfır İngilizcesi olan biri bu kelimeyi duyduğunda direkt olarak doğru yazamayabilir, ama önüne yazılı olarak koyduğunuzda, Latin alfabesini bildiği için bunu bakarak aynen yazabilir ve kendi fonetiğince okuyabilir.
Benim Farsça veya eski Türkçe örneğindeki kastım da tam olarak bu süreçtir.
Havas ilmi gibi alanlarda da kelimelerin lügat anlamından ziyade, harflerin dizilimi, ebced değerleri, doğru telaffuz edilmesi ve hatasız yazılması ön plandadır. Dolayısıyla harf sistemine teorik ve pratik olarak aşina olmak, o dili edebi düzeyde bilmekten farklı bir mekanik kolaylık sağlar. Yani benim demek istediğim şey, dilin filolojik derinliği değil, alfabenin getirdiği pratik kullanım kolaylığıydı..
|