Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Kahinlerin kehaneti nasıl doğru çıkabiliyor?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21.02.25, 06:32
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 1638
Etiketlendiği Mesaj: 563 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bunu beğendim.
Acaba hangisi?
İbn Abbas der ki: Şeytanlar kafileler halinde kulak hırsızlığı yapmak için göğe yükselirler. Marid denilen inatçı türü tek başına kalarak yukarı doğru çıkar. Bu sefer ona alevli bir ateş parçası atılır. Bu parça onun alnına, burnuna yahut da Allah'ın dilediği herhangi bir yerine isabet eder ve alev alır. Alevler içerisinde arkadaşlarına gelir ve onlara şöyle der: Şunlar şunlar oldu. Ondan bu haberi alan diğerleri ise kardeşleri olan kahinlere giderler ve (şeytanlar) o öğrendikleri kelimeye dokuz daha ilave ederek bu sözlerini yeryüzündeki insanlara anlatırlar. Bu sözün birisi haktır, dokuzu batıldır. (İnsanlar) onların söylediklerinden bir şeyin gerçekleştiğini görünce bu sefer onların yalan diye söyledikleri bütün sözlerinde de onları tasdik etmeye başlarlar.
Atılan bu ateş parçasının öldürücü olup olmadığı hususunda görüş ayrılığı vardır. İbn Abbas der ki: Atılan bu ateş parçası yaralar, yakar, azaları felc eder; ama öldürmez. el-Hasen ve bir kesim ise, öldürür derler.
İşittiklerini cinlere ulaştırmadan önce atılan ateş parçalarıyla öldürüldüğü görüşü ile ilgili olarak iki açıklama yapılmıştır. Birincisine göre onlar hırsızlayarak işittikleri sözleri başkalarına iletemeden önce öldürülürler. Buna göre semanın haberleri peygamberlerden başkalarına ulaşamaz. İşte bundan
dolayı kahinliğin sonu gelmiştir.
İkinci görüşe göre onlar hırsızlama yoluyla çaldıklarını kendilerinin dışındaki cinlere telkin ettikten sonra öldürülürler. Bundan dolayı bir daha aynı şekilde kulak hırsızlığına geri dönemezler. Şayet onların telkinleri ulaşmayacak olsaydı, kulak hırsızlığının sona ermesi ve yakmanın da kesilmesi gerekirdi. Bu açıklamayı da el-Maverdi nakletmiştir. (Hicr suresi 18. ayetin tefsirinden)
(Kaynak: İMAM KURTUBİ EL-CAMİU Lİ AHKAMİ’L-KUR’AN Terceme ve Notlar M. Beşir Eryarsoy 10. CİLD Sayfa :22; BURUÇ YAYINLARI, İstanbul, 2015)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21.02.25, 07:17
Svg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.24
Bulunduğu yer: Olmak istemediği yerde
Mesajlar: 4,623
Forum Puanı: 1962
Etiketlendiği Mesaj: 176 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İbn Abbas der ki: Şeytanlar kafileler halinde kulak hırsızlığı yapmak için göğe yükselirler. Marid denilen inatçı türü tek başına kalarak yukarı doğru çıkar. Bu sefer ona alevli bir ateş parçası atılır. Bu parça onun alnına, burnuna yahut da Allah'ın dilediği herhangi bir yerine isabet eder ve alev alır. Alevler içerisinde arkadaşlarına gelir ve onlara şöyle der: Şunlar şunlar oldu. Ondan bu haberi alan diğerleri ise kardeşleri olan kahinlere giderler ve (şeytanlar) o öğrendikleri kelimeye dokuz daha ilave ederek bu sözlerini yeryüzündeki insanlara anlatırlar. Bu sözün birisi haktır, dokuzu batıldır. (İnsanlar) onların söylediklerinden bir şeyin gerçekleştiğini görünce bu sefer onların yalan diye söyledikleri bütün sözlerinde de onları tasdik etmeye başlarlar.
Atılan bu ateş parçasının öldürücü olup olmadığı hususunda görüş ayrılığı vardır. İbn Abbas der ki: Atılan bu ateş parçası yaralar, yakar, azaları felc eder; ama öldürmez. el-Hasen ve bir kesim ise, öldürür derler.
İşittiklerini cinlere ulaştırmadan önce atılan ateş parçalarıyla öldürüldüğü görüşü ile ilgili olarak iki açıklama yapılmıştır. Birincisine göre onlar hırsızlayarak işittikleri sözleri başkalarına iletemeden önce öldürülürler. Buna göre semanın haberleri peygamberlerden başkalarına ulaşamaz. İşte bundan
dolayı kahinliğin sonu gelmiştir.
İkinci görüşe göre onlar hırsızlama yoluyla çaldıklarını kendilerinin dışındaki cinlere telkin ettikten sonra öldürülürler. Bundan dolayı bir daha aynı şekilde kulak hırsızlığına geri dönemezler. Şayet onların telkinleri ulaşmayacak olsaydı, kulak hırsızlığının sona ermesi ve yakmanın da kesilmesi gerekirdi. Bu açıklamayı da el-Maverdi nakletmiştir. (Hicr suresi 18. ayetin tefsirinden)
(Kaynak: İMAM KURTUBİ EL-CAMİU Lİ AHKAMİ’L-KUR’AN Terceme ve Notlar M. Beşir Eryarsoy 10. CİLD Sayfa :22; BURUÇ YAYINLARI, İstanbul, 2015)
Sizin paylaştığınız yazılarda çok şey öğreniyorum. Allah ilminizi, sağlığınızı artırsın; aklınıza, ellerinize daha da kuvvet versin.
Aklıma falcılar geldi. Neler neler anlatırlar. Genelde gerçekleşebilecek sıradan şeylerdir. Gerçekleşince ünleniyorlar.
Bir defasında meraktan tarot falcısına gitmiştim. Bana ailemden bahsetmeye başlamıştı. Kardeşim varmış, babam şöyle bir tipteymiş, ben şunları şunları yapmışım, hattâ kaza grçirmişim... Hepsini inkar etmiştim. Çünkü hiçbiri doğru değildi. Kadın da sinir olmuştu.
Haaa "kardeşim yok" dediğimde "o zaman annen düşük yapmış" demişti

Burç yorumları için düşünceleriniz neler? O yorumcular bazen tutturabiliyorlar.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21.02.25, 07:38
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 1638
Etiketlendiği Mesaj: 563 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Svg Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sizin paylaştığınız yazılarda çok şey öğreniyorum. Allah ilminizi, sağlığınızı artırsın; aklınıza, ellerinize daha da kuvvet versin.
Aklıma falcılar geldi. Neler neler anlatırlar. Genelde gerçekleşebilecek sıradan şeylerdir. Gerçekleşince ünleniyorlar.
Bir defasında meraktan tarot falcısına gitmiştim. Bana ailemden bahsetmeye başlamıştı. Kardeşim varmış, babam şöyle bir tipteymiş, ben şunları şunları yapmışım, hattâ kaza grçirmişim... Hepsini inkar etmiştim. Çünkü hiçbiri doğru değildi. Kadın da sinir olmuştu.
Haaa "kardeşim yok" dediğimde "o zaman annen düşük yapmış" demişti

Burç yorumları için düşünceleriniz neler? O yorumcular bazen tutturabiliyorlar.
Eskiden yazılı oklarla, günümüzde yıldız, kahve, bakla, iskambil kağıdı gibi vasıtalarla yapılan falcılık da bir nevi gaipten haber vermedir bu sebeple her nevi falcılık ile bunlara inanmak haramdır. (Maide suresi ayet 3)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 17.10.19, 01:22
Yafes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
🌿Molla
 
Üyelik tarihi: 30.01.18
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 1,052
Forum Puanı: 838
Etiketlendiği Mesaj: 470 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Zaten asırlık planları olan toplulukların büyük planlarından bahsediliyor. Yapabilirlerse tutuyor Ali Can hocamın da dediği gibi destekleyenlerde zaten cinler oluyor. Eskisi gibi Levh-i Mahfuz ile alakası yok bu durumun

__________________
Hayat bir uykudur, ölünce uyanır insan.
Sen erken davran ölmeden önce uyan.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 17.10.19, 10:29
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 10.01.19
Bulunduğu yer: antalya
Mesajlar: 1,396
Forum Puanı: 435
Etiketlendiği Mesaj: 42 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

cinler insanlardan daha güçlü varlıklar değillerdir.hava zerrcikleri duymak veya kaydetmek içinde cinlerin özel bir marifeti olmadığının idrakinde olmak gerekir.bozuk olan saat bile günde iki sefer doğruyu gösterir.bahusus cinlerin insanlardan bilinen farkları daha uzun süre yaşamaları ve hızlı hareketleri temessül kabiliyetleri onların gelecekten değil daha çok geçmişten haber vermelerine sebeptir.emir altına alınan şeytan ve cinler iştebu hızlı hareketleri sebebiyle birilerinin konuşmalarını diğerlerine kolayca aktarabilmektedir.yoksa havadaki ses dalgalarından süzülen sesleri iletmiş değillerdir.buna dairde hiç bir yazılı kaynakta bir açıklamaya ve bilgiye rastlanmaz. cinler ğaybı bilmezler hızsızlık yapabilenler ve gök kıvılcımlarından kurtulabilenler elde ettiklerini sandıkları kırıntılarla insanları aldatmaya devam ederler. arada bir tutturabilmelerinin sebepleri bu bilinen şeylerdir.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17.10.19, 12:00
 
Üyelik tarihi: 15.09.19
Bulunduğu yer: Hayaller aleminde
Mesajlar: 135
Forum Puanı: 40
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
cinler insanlardan daha güçlü varlıklar değillerdir.hava zerrcikleri duymak veya kaydetmek içinde cinlerin özel bir marifeti olmadığının idrakinde olmak gerekir.bozuk olan saat bile günde iki sefer doğruyu gösterir.bahusus cinlerin insanlardan bilinen farkları daha uzun süre yaşamaları ve hızlı hareketleri temessül kabiliyetleri onların gelecekten değil daha çok geçmişten haber vermelerine sebeptir.emir altına alınan şeytan ve cinler iştebu hızlı hareketleri sebebiyle birilerinin konuşmalarını diğerlerine kolayca aktarabilmektedir.yoksa havadaki ses dalgalarından süzülen sesleri iletmiş değillerdir.buna dairde hiç bir yazılı kaynakta bir açıklamaya ve bilgiye rastlanmaz. cinler ğaybı bilmezler hızsızlık yapabilenler ve gök kıvılcımlarından kurtulabilenler elde ettiklerini sandıkları kırıntılarla insanları aldatmaya devam ederler. arada bir tutturabilmelerinin sebepleri bu bilinen şeylerdir.


söylediğin şimdiki zaman ve geçmiş zmana için geçerli ben gelecek zaman için nasıl bilebiliyorlar

imam şiblinin cinlerin esrarı adlı kitapta hz Ali'nin şehit edileceği için 3 gün önceden yas tutan müslüman bir cinden bahseder


daha olay vuku bulmamış ?

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 17.10.19, 11:49
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 17.10.19
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 130
Forum Puanı: 21
Etiketlendiği Mesaj: 18 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Her canlı Rabbinin bildirdiği kadarını bilir. Bunun miktarı ise senin sınavın.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 17.10.19, 12:33
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 10.01.19
Bulunduğu yer: antalya
Mesajlar: 1,396
Forum Puanı: 435
Etiketlendiği Mesaj: 42 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

teferruatlara takılmayın cinlerin gaybi bilme özellikleri yok.bu tür konular nisanlarınkinden çok farklı olacağını düşünmek çoğu zman yanıltır. nasılki bir insan vefat edeceğini önceden seze biliyorsa müslüman bir cinni ninde bunu sezmiş olması Allah c.c nun o cinne bunu ilhaam etmesi mümkündür. zira müminlerin emiri de buna vakıftı.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 17.10.19, 17:02
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 10.01.19
Bulunduğu yer: antalya
Mesajlar: 1,396
Forum Puanı: 435
Etiketlendiği Mesaj: 42 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bizim kültürümüze yabancı bir düşünceyi yansıtan bu tür konular hakkında bir şey söylemek doğru olmaz. Böyle bir fenomenin gerçekten var olup olmadığını, İslam kültüründe tespit etme imkânımız yoktur.

Bizdeki, istiğrak hali, incizab hali, inkıbaz ve inbisat halleri, nuranî inikas halleri, Allah’ın emir ve yasaklarına uymanın bir unvanı olan takva yolunda ancak kazanılabilir. Bunun dışındaki haller, -şekli ne olursa olsun-İslam’da makbul haller değildir.

Reiki: Uzak Doğu felsefesinden gelen ve kozmik pozitif enerji dağıtma iddiasında olan bir tedavî metodu olarak sunulmaktadır. Bu kelime biz de daha çok manevî tedavi yöntemi olarak kullanılan "Rukye" kelimesiyle çok benzerlik göstermektedir. Ancak, hiçbir manevî değer taşımayan ve dinden kaynaklanmayan bir anlık bir nevi velayet mertebesine kavuşma iddiası tutarsız ve çelişkilerle doludur.

"Kozmik enerjiyi" herkese açık bir feyiz kaynağı olarak gösterilmesi, antika bir safsatadır. Aslında ervah-ı tayyibe, melekler ve mele-i ala sakinlerinden pozitif enerji olarak da ifade edilebilen feyizler almak mümkündür. Fakat bu, hak dinin gösterdiği manevî terakki yoluyla ancak mümkün olur.

İnsanda yedi nokta halinde olduğu iddia edilen çakra/şakra enerji merkez noktalarının açılmasıyla, yapmacık meditasyonlarla hayalî huzuru aramak yerine, “Dikkat edin kalbin huzuru Allah’ı zikretmekle olur.” mealindeki ayetin gösterdiği hakikati rehber edinerek, dinin emir ve yasakları çerçevesinde hakikî meditasyon ve istiğrak yoluyla transa geçmek ve huzura kavuşmak en makul en denenmiş bir yoldur.

Maddi hastalıkları tedavi etmek için fen bilimlerin ulaştığı her olumlu metod kullanılabilir; ancak manevi ilimleri sadece dini literatürde aramak gerekir.


Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 17.10.19, 21:10
mubarack - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 11.09.19
Bulunduğu yer: türkiye
Mesajlar: 595
Forum Puanı: 190
Etiketlendiği Mesaj: 51 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bizim kültürümüze yabancı bir düşünceyi yansıtan bu tür konular hakkında bir şey söylemek doğru olmaz. Böyle bir fenomenin gerçekten var olup olmadığını, İslam kültüründe tespit etme imkânımız yoktur.

Bizdeki, istiğrak hali, incizab hali, inkıbaz ve inbisat halleri, nuranî inikas halleri, Allah’ın emir ve yasaklarına uymanın bir unvanı olan takva yolunda ancak kazanılabilir. Bunun dışındaki haller, -şekli ne olursa olsun-İslam’da makbul haller değildir.

Reiki: Uzak Doğu felsefesinden gelen ve kozmik pozitif enerji dağıtma iddiasında olan bir tedavî metodu olarak sunulmaktadır. Bu kelime biz de daha çok manevî tedavi yöntemi olarak kullanılan "Rukye" kelimesiyle çok benzerlik göstermektedir. Ancak, hiçbir manevî değer taşımayan ve dinden kaynaklanmayan bir anlık bir nevi velayet mertebesine kavuşma iddiası tutarsız ve çelişkilerle doludur.

"Kozmik enerjiyi" herkese açık bir feyiz kaynağı olarak gösterilmesi, antika bir safsatadır. Aslında ervah-ı tayyibe, melekler ve mele-i ala sakinlerinden pozitif enerji olarak da ifade edilebilen feyizler almak mümkündür. Fakat bu, hak dinin gösterdiği manevî terakki yoluyla ancak mümkün olur.

İnsanda yedi nokta halinde olduğu iddia edilen çakra/şakra enerji merkez noktalarının açılmasıyla, yapmacık meditasyonlarla hayalî huzuru aramak yerine, “Dikkat edin kalbin huzuru Allah’ı zikretmekle olur.” mealindeki ayetin gösterdiği hakikati rehber edinerek, dinin emir ve yasakları çerçevesinde hakikî meditasyon ve istiğrak yoluyla transa geçmek ve huzura kavuşmak en makul en denenmiş bir yoldur.

Maddi hastalıkları tedavi etmek için fen bilimlerin ulaştığı her olumlu metod kullanılabilir; ancak manevi ilimleri sadece dini literatürde aramak gerekir.

Hocam paylasimlariniz cok guzel Allah razi olsun.Hocam bu meselerin sonu Allahu Tealaya haşa KozmikBilinc EvrenselEnerji demeye kadar variyor muhtemelen Tevhid inancimizi zedeleyerk dinimizi temelden sa
rsmak amaclari yani dogru olan kisimlari olabilir bu felesefelerin ama itikadimiza aykiri olan kisimlarin kabullenilmesi tehlikeli.

__________________
Allahumme Salli Alâ Seyyidina Muhammedin ve Alâ âli Muhammed.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Doğum saatini doğru bir şekilde nasıl buluruz Ömür Burçlar & Astroloji & Yıldızname 34 03.06.26 14:21
istanbul kehaneti Torlak ilginç konular & Teoriler 1 04.05.25 22:24
fal günahtır ama bazı şeyler doğru bilebiliyorlar nasıl yapiyorlar 1071 Sorularınız 33 21.02.25 10:36
icimizden gelen sesi nasıl doğru olana ulastirabiliriz Limonn Sorularınız 5 06.06.22 15:20
Dişi Cin Bana Aşık Olmuş Bu Doğru mu ? Nasıl Atlatırım rfdormitory Cin & Şeytan & Melek & Ruh 19 18.08.21 17:43


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:18.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com