Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Zaman nedir

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09.05.20, 14:47
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 19.04.20
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 677
Forum Puanı: 2426
Etiketlendiği Mesaj: 44 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Zaman nedir

Zaman nedir. Neden mamuldur yaratılmıştır. asli ve teressuhati mahiyeti ve hakikati mutlak ve ve izafi keyfiyati hakkinda bilgi verecek buyursun. sizden gelen olursa bendeki bilgileri yaxmak niyetindeyim

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17.05.20, 22:56
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 05.05.20
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 814
Forum Puanı: 2434
Etiketlendiği Mesaj: 30 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

20 cm.lik bir cetveli dusun...
Ustunde bir karinca..
Bu karinca 1 cm den 20 cm ye ulasmasi icin 30 saniyede olsa bi zamana ihtiyaci var..
Ama sen 20 cm nin hepsini ayni anda goruyorsun.
Senin icin 1 cm den 20 cmye kadar hepsini gormek sadece bi an zamani kadar.
Senin icin 20 cm.lik cetvelin tamami basindan sonuna kadar ona baktigin anda bitmis durumda..
Ama.karinca icin kucukte olsa 1 cm den 30 cm ye ulasmasi icin bi zamana ihtiyaci var...
Senin icin gordugun anda bitmis olan o cetvel karinca icin bi zaman..
İste rabbimizin katindada biz karinca ve cetvel misaliyiz..
Benim icin zaman bu..
Zamanida allah yaratmistir.ama allahin katinda hersey olmus ve bitmistir...
Herhnagi bi yerden copy yapmadim.sahsi dusuncem bu ornekleme.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18.05.20, 06:16
Acemi
 
Üyelik tarihi: 29.04.20
Bulunduğu yer: Çanakkale
Mesajlar: 28
Forum Puanı: 2263
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Çok zekice

Alıntı:
ferhat123 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
20 cm.lik bir cetveli dusun...
Ustunde bir karinca..
Bu karinca 1 cm den 20 cm ye ulasmasi icin 30 saniyede olsa bi zamana ihtiyaci var..
Ama sen 20 cm nin hepsini ayni anda goruyorsun.
Senin icin 1 cm den 20 cmye kadar hepsini gormek sadece bi an zamani kadar.
Senin icin 20 cm.lik cetvelin tamami basindan sonuna kadar ona baktigin anda bitmis durumda..
Ama.karinca icin kucukte olsa 1 cm den 30 cm ye ulasmasi icin bi zamana ihtiyaci var...
Senin icin gordugun anda bitmis olan o cetvel karinca icin bi zaman..
İste rabbimizin katindada biz karinca ve cetvel misaliyiz..
Benim icin zaman bu..
Zamanida allah yaratmistir.ama allahin katinda hersey olmus ve bitmistir...
Herhnagi bi yerden copy yapmadim.sahsi dusuncem bu ornekleme.

Çok zekice bana mantıklı geldi. Anlatım da başarılı. Allah Razı olsun kardeşim

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19.05.20, 00:36
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 05.05.20
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 814
Forum Puanı: 2434
Etiketlendiği Mesaj: 30 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
VeYenha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok zekice bana mantıklı geldi. Anlatım da başarılı. Allah Razı olsun kardeşim
Rabbim cumlemizden razi olsun🙏☺

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18.05.20, 21:13
Üye
 
Üyelik tarihi: 06.09.19
Bulunduğu yer: Söke
Mesajlar: 91
Forum Puanı: 2509
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ferhat123 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
20 cm.lik bir cetveli dusun...
Ustunde bir karinca..
Bu karinca 1 cm den 20 cm ye ulasmasi icin 30 saniyede olsa bi zamana ihtiyaci var..
Ama sen 20 cm nin hepsini ayni anda goruyorsun.
Senin icin 1 cm den 20 cmye kadar hepsini gormek sadece bi an zamani kadar.
Senin icin 20 cm.lik cetvelin tamami basindan sonuna kadar ona baktigin anda bitmis durumda..
Ama.karinca icin kucukte olsa 1 cm den 30 cm ye ulasmasi icin bi zamana ihtiyaci var...
Senin icin gordugun anda bitmis olan o cetvel karinca icin bi zaman..
İste rabbimizin katindada biz karinca ve cetvel misaliyiz..
Benim icin zaman bu..
Zamanida allah yaratmistir.ama allahin katinda hersey olmus ve bitmistir...
Herhnagi bi yerden copy yapmadim.sahsi dusuncem bu ornekleme.
Çok güzel bir bakış açısı

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19.05.20, 17:55
 
Üyelik tarihi: 26.11.19
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 255
Forum Puanı: 2450
Etiketlendiği Mesaj: 18 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ferhat123 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
20 cm.lik bir cetveli dusun...
Ustunde bir karinca..
Bu karinca 1 cm den 20 cm ye ulasmasi icin 30 saniyede olsa bi zamana ihtiyaci var..
Ama sen 20 cm nin hepsini ayni anda goruyorsun.
Senin icin 1 cm den 20 cmye kadar hepsini gormek sadece bi an zamani kadar.
Senin icin 20 cm.lik cetvelin tamami basindan sonuna kadar ona baktigin anda bitmis durumda..
Ama.karinca icin kucukte olsa 1 cm den 30 cm ye ulasmasi icin bi zamana ihtiyaci var...
Senin icin gordugun anda bitmis olan o cetvel karinca icin bi zaman..
İste rabbimizin katindada biz karinca ve cetvel misaliyiz..
Benim icin zaman bu..
Zamanida allah yaratmistir.ama allahin katinda hersey olmus ve bitmistir...
Herhnagi bi yerden copy yapmadim.sahsi dusuncem bu ornekleme.
Güzel, bravo. Beyninize sağlık..

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26.05.20, 09:54
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 19.04.20
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 677
Forum Puanı: 2426
Etiketlendiği Mesaj: 44 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَ بَع
Ubade bin Samit (Radiyallahu Anh) ölümü anında oğluna şöyle vasiyet etti:

“Ey yavrucuğum, sana isabet eden bir şeyin isabet etmemesi, sana isabet etmeyen bir şeyin de isabet etmesinin mümkün olmadığını kesin bilinceye kadar îmânın hakiki tadını bulamazsın. Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i şöyle derken işittim:

‘Allah Azze ve Celle’in ilk yaratığı şey kalemdir. Allah Azze ve Celle ona yaz buyurdu.

–Kalem:

−Neyi yazayım? Neyi yazayım? Ey Rabb’im! dedi.

–Allah Azze ve Celle de ona:

−Kıyamet saatine kadar olacak her şeyi yaz buyurdu.’

−Ey yavrucuğum ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim:

‘Herkim bu inancın dışında ölürse, o benden değildir’ buyurdu.”

Ebu Davud 4700
Ellahu Teala kalemi kirk bogim olarak yaratti ve ona yaz dediği herseyi het mevcufu her olayı her manayi kalem ezel levhasina yazdi. ilk defa besmelenin be sinin noktasini ve o be sini yazdı. be harfi ile anlaminda birsrye gereksinim duydugu icin ilmi ilahideki gizli esrar ve cevher halinde vucud bulmamis tum varlik mahiyeti meçhul bir mevcelenme ile kalemin bu hareketinden feverana gelip muntazir oldu. oldu zira henuz ttekillikte mahfuz vucuttan yoksun ve ama makiminda ilmi ilahide saklı idiler. ve pek cok isaretler ve rumuzatla pek cok meani-i kudsiyeyi de cemeden ya hitabindan medet alan sini yazdi ki o sin hakikati muhammiyedir. varligin prizmadan gecen bik mez ihatasiz nurun yedi renge ayrilmasi gibi mevcudatin halkiyetine mukaddime ve levkake levlake lema... sirriyla sebebi evvel oldu. ve ilimde rusuhiyeti olanlarkrdan baskasina acilmayan ve hurufu mukatta gibi sifresi Muhammed as a verilmis bir hikmrte binaen 70 yil Ellah katindaki yil ile yani yrtmisbin yil bizim senemizle bekledi. bu bizim anladığı miz hateketsiz bir bekleme degil. muhtevasina muttali değiliz ki beyan edelim demis büyükler. sonra kalem Ellahin emriyle ismi celalini yaz emir buyurttu Kakam Ellah ismi yazdi.... Buyuk ve kulli hadisatin hallakiyeti celalin tecellisiyledir. Kalem levhe ilk okarak besmeleyi yazdi sonra her olacak yarayilacak... tum krvnin mukadderatini yazfi. bu yazmak aninda yazilan hersey vucud bulurdu.bu makam cok uzar. misal akli bu semaya cikara diye deriz ki meseka kalem şecer yazdi zananin silsilesinde tum yaratılmis agaclar vucuda cikti. bu yazmak manaya vucud giydiren kadiri nutlakin tecellisiyledir. Tum alemlerin yaratılış i bu yazmakla vucud buldu ve hrm inhidama ugradi. hersey oldu ve bitti. biteni zamanin seylinde deneyimleyen mudrik fanileriz bu seyeran ettigimiz alemde. Olan okacak herseyi yazan bu ilk yaratilmus kakemin murekkebidir.
"Şu gördügün büyük âleme büyük bir kitab nazarıyla bakılırsa, Nur-u Muhammedî (A.S.M.) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir.
Mesnevi-i Nuriye - 116 "
O kalemin murekkebi zamandir. Ve zaman dahi hakikati muhammediyenin ve bu alemin zuhuruna sermaye olan nuru Muhammedidir asm.
Zaman levhi mahfuzu yazan kalemin murekkebidir . o murebbeb de nuru Muhammedidir. Nuru Muhammedi sav ise Ellahin tum isimlerine mundemic gizli hsxineyi ifsa eden bir priz ma hukmunde murekjebin muhtevasindaki akici kismindan latif ve xamanin cok hizli gectigi akemler kedife katita dogru da yavas aktığı ve sebep lerin girdigi alemin tabiri caizse zurnanjn son deligi olan bu cismaniyet alemi halkolundu .
Denek zamam vucudun sermayesidur. vucud letafet kesbettikce hizlanir nurkamdikca hizlanir cunku esmaya daha ziyade ayinedarlik eder. kesafet kuduret ve cismaniyet peyda ettikce yavaşlar. cesediin xamanu bu andir hazir gündür. kalbin bikac gum ve sonra ve daha katif olan ruhun senler once ve sonrasina taaalluk edrr. rontgen suai maddenin icini kesfetmesi ve cok seylere nufuzu gibi nurlanip şeffaf lastikca hizlanir. cisimlesio tek olasılığı ma cokunce yavaskar ve seveolerin zindanindadir. Zamanjn hakikqti alemi emirde mesturdur. bu kinu cok uzun ihtiyac oldukca devam etmek nuyetiyke simdilik bu kadar kafi.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 29.05.20, 16:11
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: 20.02.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 1,934
Forum Puanı: 2900
Etiketlendiği Mesaj: 169 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ben bu soruya Üstad Said Nursi’nin açıklamasıyla cevap vermek istiyorum. Bu beni çok tatmin etmişti, belki sizler de beğenirsiniz.

Zaman ve İnsan

Kur’an-ı Kerim’de iki sure vardır ki, bunların isimleri zaman mefhumuyla bağlantılıdır; Dehr Suresi ve Asr Suresi. Dehr Suresi’nin diğer ismi İnsan Suresidir. Aynı surenin taşıdığı bu iki isim, iki kavramın arasındaki bağlantıya çok ilginç bir şekilde işaret eder.

Kur’anî terminolojide zamanı ifade için kullanılan kavramlar çok geniş bir yelpaze teşkil eder.1 Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Asr (yüzyıl, öğleden sonraki vakit), Asr Suresi, 1. ayet; Dehr (uzun bir zaman dilimi), Dehr Suresi, (Bir başka surede ise dalalete sapmış insanların zamanı nasıl ilahlaştırdığını ifade için kullanılan bir kavramdır), Casiye Suresi, 24. ayet; Vakt, (zamanın belirli bir dilimi) Hicr Suresi 37 ve 38. ayet; Aynı kökten türeyen kelimelerden olan “Mevkut” (belirli bir zaman) Nisa Suresi 103. ayet, “Mikat” (tayin edilmiş zaman) ise A’raf Suresi 142, 143 ve 155. ayetler; Hîn (ne zaman ki, iken, vakit), Bakara Suresi, 36. ayet; Yevm (bir gün, bir zaman dilimi), Sebe Suresi 30. ayet, Kasas Suresi 41. ayet, Saffat Suresi 20. ayet, Fatiha Suresi 4. ayette Kıyamet günü, Haşir günü ve Ahiret günü gibi anlamlarda zikredilmiştir. Devir manasında ise, göklerin ve dünyanın yaratılışının anlatıldığı A’raf Suresi 54. ayet, Furkan Suresi 59. ayet ve Hud Suresi 7. ayette zikredilmiştir; Sa’a (an, saat, zaman), dönem manasında A’raf Suresi, 34. ayet; İkinci mana olan saat ise Kıyamet günü ve Mahşer gününün tarif edildiği Rum Suresi, 12. ayette zikredilir. Müddet (bir zaman dilimi, bir vakit) kelimesi, Tevbe Suresi, 4. ayet; Emed (devre, zaman dilimi) kelimesi, Ahiret gününün tarif edildiği Al-i İmran Suresi, 30. ayet; Hukub-Ahkab (uzun bir zaman dilimi, uzun yıllar) kelimeleri şu ayette zikredilir: “Azgınlar orada uzun bir zaman kalırlar…”; El-an (şimdi, şimdiki zaman) kelimesi, Nisa Suresi, 18. ayet; Sermed (sürekli zaman) kelimesi Kasas Suresi, 72. ayet; Ecel (zaman dilimi, sınırlı süre) kelimesi A’raf Suresi, 34. ayet.

Kur’an’da “zaman” kelimesinin geçmiyor oluşu dikkat çekici bir noktadır. Bu kelimenin lügat manası, “kısa veya uzun bir vakit dilimini ifade eden bir isimdir” (ismun li-kalilü’l-vakti ve kesirihi)2 şeklinde ifade edilmiştir. Bu kelime, Müslüman alimlerin teknik lügatlerinde yerini almış, ancak her alimin zaman meselesine yaklaşımlarını ve ortaya koydukları disiplini yansıtır şekilde manalar verilmiştir. Bununla birlikte zaman kavramını kullanırken değişmeyen sabit bir unsur vardır ki, o da bu kelimenin mekânla olan ilişkisidir.

Zaman hakkındaki Kur’anî hitabın farklı lügat manalarını sergilemesi, sadece Kur’anî tarzın ana karakteristiğini değil, aynı zamanda bu vakıanın tabiatını da yansıtır. Zamanla ilgili olarak Kur’an, sadece zamanın özü ve orijini hakkındaki sorulara atıfta bulunmaz.3 Kur’an-ı Kerim farklı zaman türlerine de işaret eder. İnsan için önemli olması hasebiyle belli bir zaman türü üzerine vurgu yapar. Bu açıdan zaman insan için güneşin ve ayın hareketleriyle belirlenmiş bir mefhumdur. Bu zaman türü, ibadetlerin ifa edilmesi, insanın asıl görevinin yerine getirilmesi, faaliyetlerini, işlerini sürdürebilmesi, insan toplumlarının organizasyon ve fonksiyonlarının gerçekleştirilebilmesi için çok önemlidir. Zamanın realitesi çerçevesinde yöneltilen soruya bir cevap arama işlemi çok zor olsa da asla yasaklanmamıştır.

Zaman hakkındaki Kur’anî ifade ve terminolojiden hareketle Müslüman alimler farklı tür ve farklı özelliklerde zamanın bulunduğu sonucuna varmışlardır. Onların yaptıkları tasnifler farklı farklıdır.4 Fakat, iki tür zaman üzerinde yoğunlaşmışlardır:

1) Dünyevî zaman. 2) Metafizik zaman.5

Dünyevî zaman (ez-Zamanü’d-Dünyevî), özel zaman veya fiziksel zaman olarak da bilinir ve uzaydaki cisimlerin (gezegenler ve yıldızların) hareketleriyle belirlenen bir zamandır. İnsanın hayatı bu tür zamanla ölçülür. İbadetlerin bir çoğu bu zamanla ilişkilidir ve Kıyamet Günü de böyle bir zaman mefhumu üzerine kuruludur. Kur’an bu tür zaman üzerinde vurgu yapmıştır. İnsan için. Bu zaman geçmiş, şimdi ve gelecek olarak farklı şekillerde geçerlidir. Kur’an insana geçmişi iyi öğrenmesini, şimdiki zamanı en verimli şekilde değerlendirmesini ve gelecek için ümitvar olmasını tavsiye eder. (Nisa Suresi, 123)

Bu dünyevî zaman içinde, zaman üzerinde gerçekleşen kişisel tecrübelerden kaynaklanan bir vakıa vardır. Bu vakıa, bazı alimler tarafından “Psikolojik Zaman” (ez-Zamanü’n-Nafsî), bazı alimler tarafından “Genişleyen Zaman” veya “Varoluşsal Zaman” olarak isimlendirilmiştir. Bu ifadeler, zaman hakkındaki tecrübelerin kişiden kişiye değiştiğinin bir göstergesidir. Örneğin, tehlike anında elde edilen bir tecrübeye göre o zaman dilimi belki bir yıl kadar uzun gelir. Ama mutluluk içinde yaşanan bir yıl, belki bir dakika kadar kısa hissedilir. Bu vakıanın göstergeleri veya bu zaman türü pek çok Kur’an ayetinde bulunmaktadır; Tevbe Suresi, 118. ayetinde olduğu gibi.

Dünyevî zamanın tam tersi metafizik zamandır (ez-Zamanü’l-Gaybî). Bu zaman türü göklerin ve yerin yaratılışından önce de vardı. Aynı zamanda bunlar yok olunca da varlığını devam ettirecektir. Literatürde bu zaman türünü ifade için “Yaratılış Öncesi Zaman”, “Eskatolojik Zaman” ve “İlahî Zaman” tanımlamaları kullanılır. Bu zaman türü temel olarak şunları içerir: Arşın ve suyun zamanı (ez-Zamanü’l-Arşî), yerin ve göklerin yaratıldığı periyod (Zamanü’l-Halku’s-Semavati ve’l-Ard), Meleklerin ve Ruh’un (Hz. Cebrail’in) yükseldiği zaman (Zamanü’l-Uruc) ve Ahiret zamanı (Zamanü’l-Ahire).

İnsan, bu zaman türlerini ölçme imkânına sahip değildir. Çünkü bu zamanların ölçü birimi, dünyevî zamandan çok farklıdır: “Melekler ve Ruh (Cebrail) oraya miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.” (Mearic Suresi, 4); “Allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra sizin sayageldiklerinize göre bin yıl tutan bir günde O’nun nezdine çıkar.” (Secde Suresi, 5)

Metafizik zaman, Allah tarafından yaratılan diğer zamanlar gibi yine O’nun tarafından yaratılmıştır. Zamanın realitesi ve tabiatı üzerindeki değerlendirmeler Müslüman ilahiyatçılar, filozoflar, mutasavvıflar, fakihler ve tarihçilerin telif ettikleri eserlerde yer almaktadır. Örneğin, ilahiyatçılar Allah’ın Yaratıcı Kudreti, İlmi, İradesi ve Dilemesiyle zaman, zamanın sonu ve eskatoloji arasındaki ilişkiyi değerlendirmişlerdir. Zaman hakkındaki teolojik tanımlamaya bir örnek olarak verebileceğimiz el-Taftazani’nin (1322-1389) Akaidü’n-Nesefi isimli eserinde şu yoruma yer verilir: “Zaman, başlangıcı olan şeyler için tabir edilir. Başlangıcı olan şey ise belli ölçülere bağlıdır… Allah ise bütün ölçü ve sınırlamaların ötesindedir.”6

Filozoflar da aynı şekilde zamanın ne olduğuna, bunun bir varlığa, bir başlangıç ve sona sahip olup olmadığına dair gelen soruları cevaplandırmaya çalışmışlardır.7

Mutasavvıflar, vaktin veya zaman-ı halin öneminden hareketle zamanın realitesiyle çokça ilgilenmişlerdir. Zira Allah’a ulaşmak için katedilmesi gerekli sufi yolun önemli unsurlarından birisi zamandır.

Müslüman fıkıh alimleri, insanların ibadetlerini yerine getirme, haklarını elde etme ve koruma, görevlerini ifa etme gibi faaliyetlerle bağlantılı önemli bir faktör olarak zamanı ele almışlardır. Bu yaklaşımı takip ederek, fukaha, dünyevi zamanla ilgilenmişlerdir. Zamanla ilgili olarak onların kullandıkları literatürde sözlük manasıyla zaman, ecel, müddet ve vakit gibi kelimeler yer alır ve bunlar sıklıkla kullanılır.8 İbadetlerin pek çoğu. (namaz, oruç, hac, zekat, fitre gibi) hep spesifik vakitle bağlantılıdır. İbadetler için tayin edilen spesifik zaman, Allah’ın emirlerine riayet etmek suretiyle O’nunla olan bağlantının yenilendiği vakit manasını taşır.9

Şahıslar hukukunda zaman, taahhüt, nafaka işlemleri, şahitlik, hakları elde etme ve koruma hususları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ceza hukukunda, zamana (dehre) lanet etmeye yönelik önemli bir yasak vardır. Bu yasak Ebu Hureyre tarafından nakledilen meşhur bir hadis-i şerifin üzerine kuruludur: “Zamana (dehre) lanet etmeyin. Çünkü onu Allah yaratmıştır.”10

Netice olarak, tarihçilere göre zaman, insanlıkla doğrudan alakalı olaylar için bir iskelet özelliğini taşır. Onlara göre zaman, aynı zamanda geçmişin ve onun yansımalarının organize edilmesi için önemli bir kriterdir.11

Müslüman alimlerin zaman konusundaki farklı yaklaşımlarını zengin bir spektrumla gösterdikten ve Kur’anî hitabın bu konudaki yorumlarını aktardıktan sonra, konu hakkındaki Said Nursi’nin yorumlarına eğileceğiz. Said Nursi’nin zaman konusunda ortaya koyduğu görüşleri ve bu konuda kullandığı terminolojiyi bütün yönleriyle ele almaya çalışacağız.

Said Nursi zamanın manasını, diğer bazı meselelerle birlikte, yaratılışın müzakere edildiği 14. Söz’de, İlahi takdirin (kader) ele alındığı 26. Söz’de, Allah’ın Baki oluşunun anlatıldığı 3. Şua’da incelemiştir.

Bahsedilen bu konular genellikle mütekellimûn (kelam alimleri) ve mutasavvıflar tarafından zaman kavramı çerçevesinde ele alınmıştır. Buna karşılık aynı konu filozoflar, fıkıh alimleri ve kronolojist tarihçiler tarafından bu bağlamda değerlendirilmemiştir.

Zaman ve zamanla ilgili kavramları ifade eden Kur’an ayetlerini yorumlarken Said Nursi şu sözcükleri kullanır: Zaman, ezel, tarih, mazi (geçmiş zaman), hâl (şimdiki zaman) ve istikbal (gelecek zaman).

Said Nursi Risale-i Nur’da, zamanın gerçekliği konusuna işaret eder. Bu dünyevî zamanın ve bu zamanın varlıklar ve dünya üzerindeki, eşya üzerindeki etkisi üzerinde durur.


Not:Üstad Hazretlerinin Anlatımıdır.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 29.05.20, 16:25
Spektrum88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.03.20
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 168
Forum Puanı: 2359
Etiketlendiği Mesaj: 7 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ferhat123 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
20 cm.lik bir cetveli dusun...
Ustunde bir karinca..
Bu karinca 1 cm den 20 cm ye ulasmasi icin 30 saniyede olsa bi zamana ihtiyaci var..
Ama sen 20 cm nin hepsini ayni anda goruyorsun.
Senin icin 1 cm den 20 cmye kadar hepsini gormek sadece bi an zamani kadar.
Senin icin 20 cm.lik cetvelin tamami basindan sonuna kadar ona baktigin anda bitmis durumda..
Ama.karinca icin kucukte olsa 1 cm den 30 cm ye ulasmasi icin bi zamana ihtiyaci var...
Senin icin gordugun anda bitmis olan o cetvel karinca icin bi zaman..
İste rabbimizin katindada biz karinca ve cetvel misaliyiz..
Benim icin zaman bu..
Zamanida allah yaratmistir.ama allahin katinda hersey olmus ve bitmistir...
Herhnagi bi yerden copy yapmadim.sahsi dusuncem bu ornekleme.
Başka türlü nasıl anlatılabilir ki. Mükemmel bir açıklama. emeğine sağlık

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 17.05.20, 23:59
 
Üyelik tarihi: 25.04.20
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 2298
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ahir ve dünyevi zamanları değişkenlik gösterir diyorlar doğrumu acaba

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bast-ı zaman ve kabz-ı zaman nedir? Dindar Sorularınız 18 06.05.21 20:34
Cinler ne zaman Yaratıldı? Cin nedir? Ne yaparlar ne yapmazlar Sin Cin & Şeytan & Melek & Ruh 2 12.07.20 20:51
Tarikat nedir? Ne zaman ortaya çıkmıştır? Naim Tasavvuf & Tarikatler 0 27.08.19 16:58
Tasavvuf alanında zaman zaman görülen bozulmanın nedenleri nelerdir Naim Tasavvuf & Tarikatler 0 27.08.19 16:03
-zaman Kayması- Bermuda Şeytan Üçgeni Zaman Boşluğu mu? DiLara Gizemli Olaylar ve Mekanlar 5 16.06.18 22:43


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:09.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com