Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Okb takıntı

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #15  
Alt 21.10.26, 17:21
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 5,142
Forum Puanı: 1978
Etiketlendiği Mesaj: 597 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

2013’te, BBC, obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu (OKKB) olan altı ergeni istenmeyen düşüncelerinden ve tekrarlayan, zorlantılı davranışlarından kurtulmak için gördükleri yoğun terapiler süresince takip etti. On yedi yaşındaki Imogen üzerinden geçtiği her yüzeye ayağıyla vurmak gibi zorlantılı bir ihtiyaç içindeydi. Bunu yapmazsa ailesinin öldüğüne ilişkin korkunç düşüncelerin esiri oluyordu. Josh her şeyi bedeninin her iki tarafıyla da yapmak zorundaydı, hem sağ hem de sol eliyle el sıkışıyordu, iki eliyle yemek yiyor, bir eşiği iki ayağıyla birden aşıyordu vs. Bedeninin iki tarafını “eşitlemezse” ciddi panik atak krizleri yaşıyordu. Jack klasik bir mikrop takıntısına sahipti, eldiven giymeden evden çıkmıyor, suyunu kaynatıyor, kendi temizleyip pişirmediği hiçbir şeyi yemiyordu. OKKB tedavisi olmayan korkunç bir nörolojik ve genetik bozukluktur, en iyi durumda yönetilebilir, bozukluğu yönetmek kişinin kendi değerlerini yönetmesi anlamına gelir Psikiyatrların bu çocuklara söyledikleri ilk şey zorlantılı arzularının kusursuz olmadığını kabul etmeleriydi. Örneğin Imogen ailesinin öldüğüne ilişkin korkunç düşüncelere kapıldığında, ailesinin gerçekten ölebileceğini ve bu konuda yapacak hiçbir şeyi olmadığını kabullenmeliydi. Basitçe, başına gelenin onun suçu olmadığı söylenmişti. Josh tüm davranışlarını simetrik yaparak “eşitlemenin” uzun vadede yaşamını arada bir kapılacağı panik atak krizlerinden daha fazla berbat ettiğini kabul etmeliydi. Ve Jack de, ne yaparsa yapsın mikroplardan kurtuluş olmadığını ve mutlaka ona da bulaşacaklarını kabullenmeliydi. Projenin amacı çocuklara değerlerinin mantıklı olmadığını; hatta kendi değerleri bile olmadığını, kişilik bozukluğunun değerleri olduğunu kabul ettirmekti, bu mantıksız değer yargılarıyla hareket ettikçe yaşamdaki işlerliklerine zarar veriyorlardı. İkinci adım, çocuklara, OKKB değerlerinden daha önemli bir değer seçip ona odaklanmak konusunda cesaret vermekti. Josh için sorununu sürekli ailesinden ve arkadaşlarından saklamak zorunda kalmadığı normal, işleyen bir sosyal hayat ihtimaliydi bu. Imogen kendi düşüncelerini kontrol ederek yeniden var olduğunu, mutlu olduğunu hissetmek istiyordu. Jack de travmatik epizodlar yaşamadan uzun süreliğine evinden ayrılabilmeyi diliyordu. Bu yeni değerleri zihinlerinde önde ve merkezde tutan ergenler, yeni değer yargılarıyla yaşamaya zorlandıkları ağır duygusuzlaştırma alıştırmalarına tabi tutuldular. Panik ataklar yaşandı, gözyaşları döküldü, Jack bir sürü nesneyi yumruklayıp hemen ardından ellerini yıkadı. Ama belgeselin sonunda büyük ilerleme kaydetmişlerdi. Imogen artık her yüzeye ayağıyla vurmak istemiyordu. “Zihnimin gerisinde hâlâ canavarlar var, muhtemelen her zamanda orada olacaklar, ama şimdi daha sessizler,” dedi. Josh yirmi beş-otuz dakika hareketlerini bedeninin iki tarafıyla “eşitlemeden” durabiliyordu. Belki de en fazla ilerleme kaydeden Jack olmuştu, lokantalara gidebiliyor ve önce yıkamadan şişelerden ve bardaklardan sıvı içebiliyordu. Jack öğrendiklerini çok iyi özetledi: “Bu hayatı ben seçmedim; bu korkunç, feci hastalığı da ben seçmedim. Ama şimdi onunla birlikte nasıl yaşayacağımı seçiyorum; onunla birlikte nasıl yaşayacağımı seçmek zorundayım.” Bir sürü insan OKKB gibi bir sorunla, daha küçük bir şeyle ya da çok değerli bir şey onlardan esirgenmişçesine çok farklı bir dezavantajla doğarlar. Bunun hakkında hiçbir şey yapamayacaklarını hissederek durumlarının sorumluluğundan kaçınırlar. “Bu berbat genetiği ben seçmedim, işlerin yolunda gitmemesi benim suçum değil,” derler. Evet doğru, onların suçu değildir. Yine de onların sorumluluğudur.

(Kaynak: Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı Yazar: Mark Manson
Yayınevi: Butik)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Takıntı Hastalığı Adalet Ruh Sağlığı 21 03.03.26 21:11
Takıntı cinlerin oyunu Resul aksoy Cin & Şeytan & Melek & Ruh 1 07.08.22 14:19
Takıntı ve Vesvese Neo Sorularınız 13 22.04.22 17:12
Korku ve Takıntı Hastalığı gobeklimessi Sorularınız 23 09.06.21 11:32
Takıntı cinlerin oyunu Gercek General Cin & Şeytan & Melek & Ruh 16 23.08.19 22:11


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:30.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com