Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Ölümsüzlük büyüsü

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.07.20, 12:50
Saye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.11.18
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 438
Forum Puanı: 137
Etiketlendiği Mesaj: 172 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ölümsüzlük diye bişey yoktur, küllü nefsin zaikatül mevt. Her nefis ölümü tadacaktır.
Ama güzel ölüm var hüsnü hatime şartları da bellidir, aslında çok zor da değildir, biraz gayret çaba gerek..
Allah hepimize hüsnü hatime ile can vermeyi nasip etsin..

Herşey yerinde güzel, cennette ölüm yok mükafat var, dünyada ölüm var ama imtihan ve zorluk var. Hem ömür bitene kadar imtihanda bitmiyor. Bu keşmekeş dünyada ölümsüz olmak hiç cazibedar olmazdı.. ölüm en güzel çare bence Bir terhis, bir ikram.. Dostun Dosta kavuşması..

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber... Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02.07.20, 07:12
 
Üyelik tarihi: 26.08.19
Bulunduğu yer: Mukaddes Vatan Ötüken
Mesajlar: 1,648
Forum Puanı: 859
Etiketlendiği Mesaj: 204 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Saye Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ölümsüzlük diye bişey yoktur, küllü nefsin zaikatül mevt. Her nefis ölümü tadacaktır.
Ama güzel ölüm var hüsnü hatime şartları da bellidir, aslında çok zor da değildir, biraz gayret çaba gerek..
Allah hepimize hüsnü hatime ile can vermeyi nasip etsin..

Herşey yerinde güzel, cennette ölüm yok mükafat var, dünyada ölüm var ama imtihan ve zorluk var. Hem ömür bitene kadar imtihanda bitmiyor. Bu keşmekeş dünyada ölümsüz olmak hiç cazibedar olmazdı.. ölüm en güzel çare bence Bir terhis, bir ikram.. Dostun Dosta kavuşması..

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber... Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?
Ölümün, sadece bizim algımıza göre son olduğunu anlayabilmiş, ve "kavuşmak ne güzel.." diyebilen çok az insandan birisini daha görebilmek İnan çok mutlu etti sevgili saye..

Bir keresinde
Daha Tevbe edeli heralde 1 ay olmamıştı.. Huşu Mode on x10 hemde..
Araba kullanıyorken bir anda anlamadığım bir şey oldu ve çok fenalaştım.. Ama ne olduğunu hala bilmiyorum.. Solda gidiyorum.. Sağa dahi çekemedim.. O an aklıma tek bir şey geldi. Çok acayip... Töbe yarabbim -))
"Yarabbim dur şimdi alma canımı. Daha yeni töbe ettim az ibadet edebiliyim sana..."
Sonra kendime gelince ettiğim duaya kendim güldüm de Estağfirullah dedm.. Fakat baktım ki ölüm geldiği an tek aklımıza gelen dünyada bıraktıklarımız değilde ettiğimiz amellermiş. Sonra insana bakış açım değişti haliyle.
Gözlemledim... Sadece dünyaya dair "şeyleri" merkezine koymuş herkes. Hayatı o "şey yada şeylerin" etrafında dönüp duruyor.. Bomboş..
Velhasıl kelam...
Evet.. kalb sadece Allah zülcelal i arzuluyor..


Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02.07.20, 19:37
Saye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.11.18
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 438
Forum Puanı: 137
Etiketlendiği Mesaj: 172 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Erzurum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ölümün, sadece bizim algımıza göre son olduğunu anlayabilmiş, ve "kavuşmak ne güzel.." diyebilen çok az insandan birisini daha görebilmek İnan çok mutlu etti sevgili saye..

Bir keresinde
Daha Tevbe edeli heralde 1 ay olmamıştı.. Huşu Mode on x10 hemde..
Araba kullanıyorken bir anda anlamadığım bir şey oldu ve çok fenalaştım.. Ama ne olduğunu hala bilmiyorum.. Solda gidiyorum.. Sağa dahi çekemedim.. O an aklıma tek bir şey geldi. Çok acayip... Töbe yarabbim -))
"Yarabbim dur şimdi alma canımı. Daha yeni töbe ettim az ibadet edebiliyim sana..."
Sonra kendime gelince ettiğim duaya kendim güldüm de Estağfirullah dedm.. Fakat baktım ki ölüm geldiği an tek aklımıza gelen dünyada bıraktıklarımız değilde ettiğimiz amellermiş. Sonra insana bakış açım değişti haliyle.
Gözlemledim... Sadece dünyaya dair "şeyleri" merkezine koymuş herkes. Hayatı o "şey yada şeylerin" etrafında dönüp duruyor.. Bomboş..
Velhasıl kelam...
Evet.. kalb sadece Allah zülcelal i arzuluyor..
Bende aynı düşünce ve hissiyatı paylaşmaktan çok mutluluk duydum gerçekten
Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri İsteyene ver sen anı, bana Seni gerek Seni.
En güzel anlatan dizelerden biri olsa gerek

Ben dünyayı sürgün olarak görüyorum, Hakikî Mahbub'tan ayrı düştüğümüz bir gölgelik. İmtihanlarla, çeldirici süslerle dolu..
Maalesef ölümün hakikatini bilmediğimiz zaman ölümü korkulan bir son olarak görüyoruz. Dünyayı bırakmamak için cırmalıyoruz adeta Halbuki bir ebedilik yurdu ve Rabbe kavuşmak var.. Dünya ile kıyas edilebilir mi hiç? Ölümden gülümseyerek bahseden çok azdır kimi hatırlamak dahi istemez, kimi hatırlar ama belki de kendini hazır hissetmez amel anlamında. Kimi de hiç çıkarmaz aklından. Amelimiz şüphesiz yetersiz ama yinede ümitvarız, ölümü gülerek karşılamayı Allah hepimize nasip etsin, bizi emanette emin kılsın. Kalbi selim ile huzuruna varmayı, kulum Ben senden razıyım nidasını işitebilmeyi nasip etsin..
Ölüm vakti geldiğinde aynen dediğiniz gibi bıraktıklarımızı değilde amellerimizi düşünürüz. Ölüm anı yalnızlığı iliklerimize kadar hissederiz, dünyalık mahbublarımızın ismi bile geçmez aklımızdan. Keşke daha çok salih amel işleseydim diye yapamadıklarımızı düşünürüz.. O yüzden sayılı dakikalarımızı iyi değerlendirmeyi nasip etsin Mevla Ve gerçekten sırf Onun rızası için yaptığımız amellerde kabirde ve sonrasında yoldaş olur, arkadaş olur bize, Allah kulunu asla yalnız bırakmıyor Müstakim olanı korur Allah..
Ben ölümden konuşmayı seviyorum, çünkü insanı derinden sarsıyor, ne kadar hatırlarsa dünyalık emellerinin boş olduğunu daha iyi idrak ediyor, İbret alıyor her hadiseden. Forumda @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ile mütemadiyen ölümden konuşuruz, hatırlarız.. Bu aralar görünmüyor ama şimdi de sizle konuşmak hatırlamak nasipmiş

Bu arada aklınıza gelen dua çok güzel, Ya Rabbim elim boş gelmeyim huzuruna, biraz daha salih amel işleyeyim, yani bir mahcubiyet hissedilen, aslında çok samimi bir dua, kabul olmuş ki hala devam

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02.07.20, 21:43
 
Üyelik tarihi: 26.08.19
Bulunduğu yer: Mukaddes Vatan Ötüken
Mesajlar: 1,648
Forum Puanı: 859
Etiketlendiği Mesaj: 204 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Saye Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bende aynı düşünce ve hissiyatı paylaşmaktan çok mutluluk duydum gerçekten
Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri İsteyene ver sen anı, bana Seni gerek Seni.
En güzel anlatan dizelerden biri olsa gerek

Ben dünyayı sürgün olarak görüyorum, Hakikî Mahbub'tan ayrı düştüğümüz bir gölgelik. İmtihanlarla, çeldirici süslerle dolu..
Maalesef ölümün hakikatini bilmediğimiz zaman ölümü korkulan bir son olarak görüyoruz. Dünyayı bırakmamak için cırmalıyoruz adeta Halbuki bir ebedilik yurdu ve Rabbe kavuşmak var.. Dünya ile kıyas edilebilir mi hiç? Ölümden gülümseyerek bahseden çok azdır kimi hatırlamak dahi istemez, kimi hatırlar ama belki de kendini hazır hissetmez amel anlamında. Kimi de hiç çıkarmaz aklından. Amelimiz şüphesiz yetersiz ama yinede ümitvarız, ölümü gülerek karşılamayı Allah hepimize nasip etsin, bizi emanette emin kılsın. Kalbi selim ile huzuruna varmayı, kulum Ben senden razıyım nidasını işitebilmeyi nasip etsin..
Ölüm vakti geldiğinde aynen dediğiniz gibi bıraktıklarımızı değilde amellerimizi düşünürüz. Ölüm anı yalnızlığı iliklerimize kadar hissederiz, dünyalık mahbublarımızın ismi bile geçmez aklımızdan. Keşke daha çok salih amel işleseydim diye yapamadıklarımızı düşünürüz.. O yüzden sayılı dakikalarımızı iyi değerlendirmeyi nasip etsin Mevla Ve gerçekten sırf Onun rızası için yaptığımız amellerde kabirde ve sonrasında yoldaş olur, arkadaş olur bize, Allah kulunu asla yalnız bırakmıyor Müstakim olanı korur Allah..
Ben ölümden konuşmayı seviyorum, çünkü insanı derinden sarsıyor, ne kadar hatırlarsa dünyalık emellerinin boş olduğunu daha iyi idrak ediyor, İbret alıyor her hadiseden. Forumda @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ile mütemadiyen ölümden konuşuruz, hatırlarız.. Bu aralar görünmüyor ama şimdi de sizle konuşmak hatırlamak nasipmiş

Bu arada aklınıza gelen dua çok güzel, Ya Rabbim elim boş gelmeyim huzuruna, biraz daha salih amel işleyeyim, yani bir mahcubiyet hissedilen, aslında çok samimi bir dua, kabul olmuş ki hala devam
[COLOR="red"]Senin @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] dediğin "frekans" sevgili @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] .. -) çünkü hocalığı kabul etmiyor-)
Evet nasip böyle birşey işte. Bak bir şekilde ortak frekans varmış.. Tuhaf gelmemişti zaten..
Duama gelince. Evet ibadetler elhamdulillah da ya günahı çok işliyorsak? O nidayı ben duyar mıyım? Duymazsam da acaba efendimiz şefaat eder mi? Yüzüne bakabilirmiyim? Sui zann mıdır bu bilmem.. Eğer öyle ise bu da günah.. yani sevgili kardeşim ahir zaman.. Aldığımız nefesi bile sorgular oldum.. İlaç ise haddi aşmadan keşke çekip gitmek..
Ölüm insanı kendine getirir.. İşte kabristanda toprağı kabre atarken bir ses çıkar tahta ile toprağın buluşmasında.. En çok da orda hatırlar insanlar. Sonra herkes yoluna. E bu dahi bir sınav.. Ölümü çabuk unutmak.. Esasen kalb hariç diğer geriye kalan tüm varlığımız bu dünyaya göre ve için yaratılmış.. Ne çetin sınavdır.. Her ne ise.. Çok uzatmayalım.. Zira kullanıcılardan tepki alıyoruz "havas sitesi diil mi burası ya" diye.. -)
[/COLOR

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03.07.20, 02:49
Celcelutiye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: 19.12.17
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 5,529
Forum Puanı: 7851
Etiketlendiği Mesaj: 3670 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Erzurum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
[COLOR="red"]Senin @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] dediğin "frekans" sevgili @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] .. -) çünkü hocalığı kabul etmiyor-)
Evet nasip böyle birşey işte. Bak bir şekilde ortak frekans varmış.. Tuhaf gelmemişti zaten..
Duama gelince. Evet ibadetler elhamdulillah da ya günahı çok işliyorsak? O nidayı ben duyar mıyım? Duymazsam da acaba efendimiz şefaat eder mi? Yüzüne bakabilirmiyim? Sui zann mıdır bu bilmem.. Eğer öyle ise bu da günah.. yani sevgili kardeşim ahir zaman.. Aldığımız nefesi bile sorgular oldum.. İlaç ise haddi aşmadan keşke çekip gitmek..
Ölüm insanı kendine getirir.. İşte kabristanda toprağı kabre atarken bir ses çıkar tahta ile toprağın buluşmasında.. En çok da orda hatırlar insanlar. Sonra herkes yoluna. E bu dahi bir sınav.. Ölümü çabuk unutmak.. Esasen kalb hariç diğer geriye kalan tüm varlığımız bu dünyaya göre ve için yaratılmış.. Ne çetin sınavdır.. Her ne ise.. Çok uzatmayalım.. Zira kullanıcılardan tepki alıyoruz "havas sitesi diil mi burası ya" diye.. -)
[/COLOR
Günahları terk ettiğin zaman yaklaşırsın,Allahı ne kadar sevdiğini vird edindiğin günahlarına bakarak anlayabilirsin..Şefaat bağışlanma talebidir kolundan tutup çekmek değildir,bazen 1 an olur tüm seyrü sülüğe bedel olur çabalamak lazım herkesin imtihanı başka..

Ölümsüzlük büyüsü varmış he, bu ölümsüzlük isteyenlere inat öldür beni Ya Rabbi..Öldür beni Ya Rabbi..

he yaşadığımı iddia ediyorum da ölümü arzuluyorum he,egoya bak..sizden iş çıkmıyor artık kendi kendime tuzak kurup sobeliyorum cümlelerde..

Herşeyden fani olabilmeyi nasip etsin Allah bize,varlığımıza dair hiçbir beliriş ortada kalmayana dek fani olmayı nasip etsin..

Bakınca ali gördükleri ne varsa fani olana kadar hiç olmayı nasip etsin..

haydi amin ecmain diyin sizede nasip olsun,ne oldu ? dünyayı terk ettin,ahiretten vazgeçtin..kavuşmayı bile arzulamıyorsun düşünsene..hayda..

Kime nerde kavuşmayı planlıyorsun ? Ahirette mi ? işin yaş söyliyim.. şuan burda olmaz yani,Allah şuan kavuşulamayacak yerde yani ?

Neyi nerde arıyorsunuz ? etrafa Bakınca Allahın varlığından başka ne görüyorsunuz ?

He şuan görmüyorsunuz ahirette görmeyi mi umut ediyorsunuz ? Burda göremeyen orda da göremeyecek o yüzden işiniz yaş..

Burda ki tecelliyatı fark edemiyo musun ? Biliyosun her yerde.. Bilmek görmektir..Eğer Allah burda yok göremiyorum diyip en büyük günaha mı giriyorsun ?

Mesele zikirler dualar bi noktaya getirir bundan sonrası bilinç - şuur ve fark ediş noktasıdır..

niye yazdım ki ? vardır sebebi elbet geceniz hayır olsun inşaAllah

__________________
ve lakin cürmümüz vağfur,hatamız cümlece meşhur.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03.07.20, 14:10
Saye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.11.18
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 438
Forum Puanı: 137
Etiketlendiği Mesaj: 172 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Erzurum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
[COLOR="red"]Senin @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] dediğin "frekans" sevgili @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] .. -) çünkü hocalığı kabul etmiyor-)
Evet nasip böyle birşey işte. Bak bir şekilde ortak frekans varmış.. Tuhaf gelmemişti zaten..
Duama gelince. Evet ibadetler elhamdulillah da ya günahı çok işliyorsak? O nidayı ben duyar mıyım? Duymazsam da acaba efendimiz şefaat eder mi? Yüzüne bakabilirmiyim? Sui zann mıdır bu bilmem.. Eğer öyle ise bu da günah.. yani sevgili kardeşim ahir zaman.. Aldığımız nefesi bile sorgular oldum.. İlaç ise haddi aşmadan keşke çekip gitmek..
Ölüm insanı kendine getirir.. İşte kabristanda toprağı kabre atarken bir ses çıkar tahta ile toprağın buluşmasında.. En çok da orda hatırlar insanlar. Sonra herkes yoluna. E bu dahi bir sınav.. Ölümü çabuk unutmak.. Esasen kalb hariç diğer geriye kalan tüm varlığımız bu dünyaya göre ve için yaratılmış.. Ne çetin sınavdır.. Her ne ise.. Çok uzatmayalım.. Zira kullanıcılardan tepki alıyoruz "havas sitesi diil mi burası ya" diye.. -)
[/COLOR

Günahı çok işliyorsak, fakat levvame yapıp kendimizi hesaba çekebiliyorsak gerçekten buda çok büyük bir adımdır ahirzamanda. Günahlara haramlara batmanın çok kolay olduğu bu zamanda, günahlarının yüküyle, mahçupluğuyla kendini hesaba çekenlere ne mutlu..
Allah Kuranda andolsun kendini kınayan nefse! diye buyuruyor. Bu noktaya dikkat vermek lazım. İnsanız, beşeriz şaşabiliriz. Herkes sürçebilir. Fakat burada pişmanlık ve istiğfar devreye giriyor. Daha da derininde acz ve fakr.

Üstad Allaha ulaştıran yolların içinde acz ve fakrı sayıyor. Yani belki bizden hatasızlık, kusursuzluk değil de hatalarımızdan ibret almamız, aczimizin farkına varmamız bekleniyor. Yine insan acz ve fakrı ve dahi noksanlığı ile Allah'ın kemal sıfatlarına ayna olur diyor. Şöyle ki bir hadis var; “Eğer siz günah işlemez olsaydınız, Allah başka insanlar yaratır, onlar günah işlerler, kendisi de onları bağışlardı.'' Bağışlamak Allahın sıfatlarındandır. Yani Biz günah işlediğimizde sonra tevbe ettiğimizde; Allahın merhameti affedici sıfatları açığa çıkıyor. Rahman, Afüv, Rauf, Gaffar, Settar vs. isimlerinin tecellileri görülür. Hatasız günahsız bir insanın nesi bağışlanabilir ki? Kuranda defaatle geçer, Allah çok bağışlayıcıdır diye. Biz noksanız, aciziz, birçok noktada tökezleriz belki tekrar tekrar ama tüm bu noktalarda O elimizden tutar ve esmalarının cilveleriyle bizi halden hale çevirir. Her zaman ümitliyiz evet günahkarız, kusurumuz çok ama bu ümitvar olmaya engel değil, büyük kebairlerden uzak durarak, diğer günahlarımızın da affını umuyor, kendimizi düzeltmeye çalışıyor, Ona yönelerek rızasını arıyoruz.. Onun merhameti sonsuz. Ve rıza yolunda en büyük düşman yine insanın kendi nefsidir. Sınavımız zor .. Allah yardım eylesin hepimize..
Hayırlı cumalar

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 03.07.20, 19:47
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 06.01.20
Bulunduğu yer: Tashkent
Mesajlar: 3,931
Forum Puanı: 3880
Etiketlendiği Mesaj: 593 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Saye Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ölümsüzlük diye bişey yoktur, küllü nefsin zaikatül mevt. Her nefis ölümü tadacaktır.
Ama güzel ölüm var hüsnü hatime şartları da bellidir, aslında çok zor da değildir, biraz gayret çaba gerek..
Allah hepimize hüsnü hatime ile can vermeyi nasip etsin..

Herşey yerinde güzel, cennette ölüm yok mükafat var, dünyada ölüm var ama imtihan ve zorluk var. Hem ömür bitene kadar imtihanda bitmiyor. Bu keşmekeş dünyada ölümsüz olmak hiç cazibedar olmazdı.. ölüm en güzel çare bence Bir terhis, bir ikram.. Dostun Dosta kavuşması..

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber... Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?
Ablam

__________________
Insanın dostuda düşmanıda kendisidir
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 01.07.20, 15:54
Och Och isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 23.11.17
Bulunduğu yer: Tuna Boyunda
Mesajlar: 6,248
Forum Puanı: 2683
Etiketlendiği Mesaj: 413 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ADX Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ölümsüzlük büyüsü sartlari nelerdir.
Bunu yapmaya calisan birine nasil engel olunur. Beden nasil seçilir? Ne kadar zaman alan bir büyüdür. Büyücü kendi yapabilir mi baska bir buyucuden yardim alarak mi aktarma yapabilir mi?
Umarim bu konuda bilgisi olan hocalarim vardir. Forumda arama yaptim bilgi yoktu.
İnsanların var oluşlarından itibaren çözüm aradıkları ölümü engellemek için yüzyıllar öncesinden beri yapılan büyü yöntemleri

Ölümsüzlük Büyüsü
Ölümsüzlük insanların varoluşlarından itibaren formülünü, yöntemini aradıkları bunun için çok farklı yöntemler denedikleri bir olgudur. Ölümsüzlüğe ulaşmak için yapılan denemelerin boyutları bazen akla mantığa sığmayacak korkunçlukta dahi olabilmekteydi. Ölümsüzlük için yapılan denemelerde başarıya ulaşan var mıdır bilinmez fakat ölümsüzlüğün bir canlıya verilebilecek ödül mü yoksa ceza mı olduğu hala tartışma konusudur.

Farklı dinlerde ve farklı toplumlarda karşılığı bulunan ölümsüzlüğün kimilerine göre lanet olduğu dahi düşünülse de ölümsüzlüğe ulaşmak konusunda yapılan çalışmalar günümüzde birçok kesim tarafından ölümsüzlük büyüsü olarak adlandırılmaktadır. Ölümsüzlük büyüsünün varlığı ya da yapıldığının iddia edilmesi çok eski zamanlara dayanmaktadır. Büyü konusunda ulaşılabilen en eski kaynaklara göre Çinliler tarafından milattan önce 2000’li yıllarda denenmiş ve denendiğine dair veriler, deneme yöntemleri günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır.

Bahsettiğimiz yıllarda özellikle Çin bölgesinde büyücülük bir meslek halini almış ve kaynaklara göre hastalıklar dahil bir çok sorun bu yöntemlerle aşılmaya çalışılmıştır. Bu yıllarda hakim olan düşüncelerden birisi de ölümün ve ölümsüzlüğün büyü uygulanarak gerçekleştirilebileceği yönündedir. Yani bir kişinin ölmesini istediklerinde de büyüye sonsuza kadar yaşamasını istediklerinde de büyüye başvurmaktaydılar.

Ölümsüzlük büyüsü gerçekliği kanıtlanan bir olgu olmadığı için yazımızda efsane olarak ele almayı tercih ediyoruz. Ölümsüzlük büyüsü efsanesine göre Çin’de yaygın olan atalar kültü aktif olarak kullanılmaktaydı. Atalar kültünde günümüzde yapılan adak adama benzeri adaklar adanır, ölümsüzlüğe ulaşabilmek adına genel olarak anlamı incelendiğinde ölümsüz ruh olarak tercüme edilebilecek bir yazı uzun ve ince bir kağıda yazılarak gümüş bir kabın içine konularak atalar kültüne bırakılmaktaydı. Bu gümüş kabın bırakılması esnasında ise tılsımlı olduğu düşünülen bir takım sözler söylemeyi ihmal etmezlerdi. Sözlerin yazılı olduğu kağıdın bırakıldığı gümüş kabın bir kapağı vardı ve bu kapak kapatılmadan hemen önce bu gümüş kabın içerisine bir böcek bırakılırdı. Efsanedeki inanışa göre bu kabın içindeki kağıdı bırakılan böceğin yemesi beklenirdi.

Böceğin ne olduğu bilinmediği gibi efsaneye göre bu böceğin bulunmasının ve böceğin bulunduktan sonra kağıdın böcek tarafından yenmesinin sağlanması da zorluğundan bahsedilmektedir. Ayrıca böceğin gümüş bir kapta kabın ağzının kapalı bir vaziyette bekletilmesi ise böceğin ne kadar süreyle yaşayabildiği, kağıdı yiyebilecek ömrünün olup olmadığı konusunda da soru işaretleri bırakmaktadır.

Şüphesiz bunların varlığı kanıtlanamadığı gibi anlattıklarımız efsane olmaktan öte geçemeyecek olsa da ölümsüzlük arayışı içerisinde olan insanların varlığı ve ölümsüzlük büyüsü hakkındaki inançları günümüzde dahi devam etmektedir.

Netten

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 01.07.20, 21:54
ADX ADX isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 28.04.20
Bulunduğu yer: Allah'ın ol dediğine kulları dur diyemez....
Mesajlar: 160
Forum Puanı: 56
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

O zaman benim anlatma zamanim gelmis görünüyor. Bunu arastirmaya basladim çünkü böyle bir olayin icerisindeydik.
31 sene once düğünde akrabadan gelen bir ev esyasina yapilan büyüyle amac bir bedenden digerine transferdi. Bunu genellikle ölmekte olan sonu yaklasan büyücüler küçük cocuklara yaparlar. Burda amac biraz daha farkliydi, maksat birinin yerine gecmekti. Büyü nesnesi ve kisi arasindaki bagin ve büyünün çözülmesiyle burada verilen sure cin suresiydi suya okunup belli bir gun sayisinca icilmesi ve buyu yapilan nesneye de dokulmesi ile Allah in izni ile çözülmüştür.
Öyle sey olmaz denilen cok sey var, ama olmasini da olmamasini da nasip eden Allah tir.
Tecrubeler bolumunde daha sonra nasip olursa daha ayrintili bilgi vericem. Çünkü yapilan uygulamalar daha kapsamli ve cozumlerini de anlaticam.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 02.07.20, 10:17
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 23,211
Forum Puanı: 11539
Etiketlendiği Mesaj: 5585 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ADX Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
O zaman benim anlatma zamanim gelmis görünüyor. Bunu arastirmaya basladim çünkü böyle bir olayin icerisindeydik.
31 sene once düğünde akrabadan gelen bir ev esyasina yapilan büyüyle amac bir bedenden digerine transferdi. Bunu genellikle ölmekte olan sonu yaklasan büyücüler küçük cocuklara yaparlar. Burda amac biraz daha farkliydi, maksat birinin yerine gecmekti. Büyü nesnesi ve kisi arasindaki bagin ve büyünün çözülmesiyle burada verilen sure cin suresiydi suya okunup belli bir gun sayisinca icilmesi ve buyu yapilan nesneye de dokulmesi ile Allah in izni ile çözülmüştür.
Öyle sey olmaz denilen cok sey var, ama olmasini da olmamasini da nasip eden Allah tir.
Tecrubeler bolumunde daha sonra nasip olursa daha ayrintili bilgi vericem. Çünkü yapilan uygulamalar daha kapsamli ve cozumlerini de anlaticam.
senin dedigin reenkarnasyon hadisesi ruhun bir bedenden baska bir bedene gecmesi budist inancinin temeli...bu sapik inanclarin kaynagini olusturur,Allahin gonderdigi bozulmus olan dinlerde ve hak olan islam inancinda yok batil ve sapik bir inanctir,ruh baska bedene transfer olmaz,her vucutun ruhu ayridir,haşa Allahin ruh yaratma gucu sinirlimi ki ruh beden degistirebilsin,sizin buyucunun yaptigi kandirmaca bir cesit illizyon, sihir bunu yaptim diyende,inananda şirk tedir,islam inancindan cikmiştir...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Toprak Büyüsü (Ölü Toprağı Büyüsü) Sin Nazar ve Büyü Uygulamaları 26 01.08.24 15:45
Kazanç büyüsü (para büyüsü) nasıl yapılır faruk27 Sorularınız 28 21.01.23 20:13
Ölümsüzlük tılsımı - Ölümsüzlük büyüsü gasgus Sorularınız 16 04.08.21 17:09
Nimet, insana ölümsüzlük hissi vermemelidir Hal Tasavvuf Sohbetleri 4 19.12.20 16:05
Dördüncü oda - Ölümsüzlük HeartLess Tasavvuf & Tarikatler 1 31.03.18 10:03


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:20.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com