![]() |
|
|
|
#1
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Kim ki o saydıkların? Bizim kitabımıza göre şirke girmiş müşrik olmuşlar. Bak sana az önce Bi tane hadis çıkar dedm çıkaramadın da şimdi kafana göre Bi hadisi tevil etmiş önüme koyuyorsun. Ne kullanıyon sen kardeş?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#2
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#5
|
|||
|
|||
|
Müşrikler Yahudi ve Hristiyanlar kahvede otururken canları sıkıldı da hadi küfre girelim demediler. Hepsinin bir delili vardı. Hemde 3 grup da geldi peygambere kurandan delillerini sundular. Üçünün de bir tane ortak yönü vardı; Allah kelamını te'vil etmek.
Müşrikler geldi dediler ki ya Muhammed senin Allahın diyıor ki "veme teşeune ille en yeşaallahu rabbil alemiyn" Bak dediler senin rabbin bunu Diyor. Dilesin biz de doğruyu bulalım. Hristiyanlar geldi dediler ki " ey Muhammet senin rabbin demiyor mu isa benim ruhumdadır diye. İnansın ruhu da en değerli parçasıdır. Onu da insan en değerli olanına oğluna verirler" dediler. Bak hepsinin başını Allah kelamını tevil etmek yemiş.. Siz mğşrikliği ne sanıyorsunuz ki?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#7
|
|||
|
|||
|
tasavvuf uleması hakkında ileri geri konuşanlar nübüvvet ve velayet, mucize ve keramet arasındaki keyfiyeti idrakten uzak kimselerdir.kelam uleması şöyle demektedir.evliyanın kerameti haktır.evliyanın kerameti bağlı bulunduğu peygamberin mucizesidir. o halde Allah ın veli kullarına hiç bir korku yoktur onlar mahzunda olmazlar ayeti kerimesiyle taltif edilmiş oldular.
yüce mevla bir ayeti kerimede isra 21- 21. Onların kimini kiminden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Elbet*te âhiret, dereceleri itibariyle de daha büyüktür, üstün kılmak bakımından da daha büyüktür. buyurmasını imam kurtubi şöyle açıklar:'Onların kimini kiminden" rızık ve amel bakımın*dan "nasıl üstün kıldığımıza bir bak." O bakımdan kimisi çokça amel etmek*te, kimisi az amel etmektedir. "Elbette âhiret" mü'minler için "dereceleri iti*bariyle de daha büyüktür, üstün kılmak bakımından da daha büyüktür." 62. Haberiniz olsun kî, Allah'ın velilerine hiç bir korku yoktur, on*lar kederlenecek de değillerdir. "Haberiniz olsun ki Allah'ın velilerine" âhirette "hiçbir korku yok*tur, onlar" dünya ellerinden çıktığı İçin "kederlenecek de değillerdir." Buradaki "onlara hiç bir korku yoktur, onlar kederlenecek de değillerdir" buyruğunun şu anlama geldiği de söylenmiştir: Yüce Allah'ın dost edindiği, kendisini korumayı ve himayeyi üzerine aldığı ve razı olduğu kimse, kıyamet gününde korkmaz ve üzülmez. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz kendileri için daha önceden tarafımızdan iyilik takdir edilmiş olanlar, işte onlar oradan"'yani cehennemden "uzaklaştırılmışlardır... En büyük korku onları kederlendirmez." (elEnbiyâ,21101103) Said b. Cübeyr'in rivayetine göre de Rasûlullah (sav.Va: Allah'ın velileri kim*lerdir? diye sorulmuş, o da: "Görüldüklerinde Allah'ın hatırlandığı kimseler*dir" diye cevap vermiştir.[114] Bu âyet- kerime hakkında Ömer b, el-Hattab da şöyle demektedir: Ben, Rasûlullah (sav)'ı şöyle buyururken dinledim: "Allah'ın kullan arasında Öy*le kimseler vardır ki, onlar ne peygamberdir, ne de şehiddirler. Fakat peygamberler de, şehidler de kıyamet gününde yüce Allah'ın nezdindeki üstün mevkiileri dolayısıyla onlara gıpta ederler." Ey Allah'ın Rasûlü! Bize onların kim olduklarını ve amellerinin ne olduğunu bildir, denildi. Beİki böylelikle onları severiz. Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Bunlar, aralarındaki ak*rabalık bağlan ve alış veriş ettikleri mallar olmamakla birlikte Allah için bir birbirlerini seven kimselerdir. Allah'a yemin ederim, onların yüzleri bir nur (gibi)dur. Ve şüphesiz onlar nurdan minberler üzerinde olacaklardır. İnsan*lar korktuklarında onlar korkmayacak, insanlar kederlendiklerinde onlar kedertenmeyeceklerdir." Daha sonra Hz, Peygamber: "Haberiniz olsun ki, Allah'ın velilerine hiç bir korku yoktur, onlar kederlenecek de değiller*dir" âyetini okudu.[115] Ali b. Ebi Talib (r.a) da dedi ki: Allah'ın velileri, uykusuzluktan yüzleri sararmış, ibret almaktan gözleri kamaşmış, açlıktan karınlan nerdeyse sırt*larına yapışmış, susuzluktan da dudakları kırışmış kimselerdir. "Onlar İçin hiç bir korku yoktur" buyruğundan kasıt, geriye bıraktıkları zürriyetleri hususunda (korkmayacaklarıdır). Çünkü, yüce Allah onlara riâyet eder. "Onlar kederlenecek de değillerdir." Yüce Allah, gerek dünyalarında, gerekse âhiretlerinde onlara dünyalıklarının karşılığını vereceğinden dolayı kederlenmezler. Çünkü onların gerçek dostları ve yardımcıları O'dur.[116] 63. Onlar iman edip takvâlı davrananlardır. İşte bu da yüce Allah'ın dostlarının, velilerinin niteliğidir. Buna göre; "Onlar" kelimesi, ın ismi olan "Velilerin bedeli olarak nasb mahallindedir. Bununla birlikte: "Yani" takdiri dolayısıyla da nasb mahallinde kabul edilebilir. Bunun mübtedâ olduğu, haberinin ise, (bir son*raki âyetteki): "Onlar için dünya hayatında da âhirette de müjde vardır" buy*ruğu olduğu da söylenmiştir. O takdirde bu âyet-i kerime bir önceki âyet-i ker*ime ile alakalı olmamaktadır. "Takvâlı davranmaları"rıdan kasıt ise şirk ve masiyetten sakınmalarıdır.[117] 64. Onlar için dünya hayatında da âhirette de müjde vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişiklik olmaz. İşte bu, en büyük kurtuluşun tâ kendisidir. "Onlar için dünya hayatında da... müjde vardır" buyruğu ile ilgili olarak Ebu'd-Derdâ'dan şöyle dediği nakledilmektedir: Rasûlullah (sav)'a bu buy*ruk hakkında sordum, şöyle buyurdu: "İndirildiğinden bu yana buna dair sen*den başka bana soru soran olmadı. Buradaki "müjde"den kasıt, müslümanın gördüğü, yahut ona gösterilen salih (gerçek çıkan) rüyadır." Bu hadisi Tirmizî, Câmi'i' nde rivayet edilmiştir.[118] ez-Zührî, Ata ve Katade de şöyle derler: Buradaki müjdeden kasıt, melek*lerin Ölüm esnasında dünyada iken mü'mine verdikleri müjdedir. Muhammed b. Ka'b el-Kurazî'den de şöyle dediği nakledilmektedir: Mü'min kulun canı*nın çıkmasına yakın bir zamanda ölüm meleği gelir ve şöyle der: "Ey Allah'ın velisi, sana seiam olsun, Allah sana selam gönderdi" der, sonra da Muham*med b. Ka'b, şu: "Onlar ki, melekler hoş ve temiz olarak ruhlarını alırken: Selam size... derler" (Nahl, 16/32) âyetini okudu. Bunu, İbnü'l-Mübârek zikretmektedir. Katade ve ed-DahMk da derler ki: Bu müjdeden kasıt, ölmeden önce ne*reye gideceğini bilmesidir. el-Hasen ise şöyle der: Bu, yüce Allah'ın, Kİtab-ı Keriminde kendilerine cennetine ve bol mükâfaatına dair vermiş olduğu müj*dedir. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Rabbteri onları katından bir rahmet, hoşnutluk... ile müjdeler" (et-Tevbe, 9/21); 'İman edip salihamel işleyenlere de şunu müjdele;gerçekten onlar için... cennetler vardır" (.el-Ba*kara, 2/25); "Ve sise va'dolunan cennet müjdesiyle sevinin..." (Fussilet, 41/30) İşte bundan dolayı: "Allah'ın sözlerinde asla değişiklik olmaz" di*ye buyum lmaktadır ki, va'dinden caymaz demektir. Çünkü O, vaadlerini söz*leriyle dile getirir. "Âhirette de" buyruğu ile kabirlerinden çıktıklarında cennetlik oldukla*rına dair müjde verilir, anlamına geldiği söylendiği gibi, ruh cesetten çıktı*ğı vakit, Allah'ın rıza ve hoşnutluğu İle müjdelenirler, dîye de açıklanmıştır. Ebu İshâk es-Sa'lebî nakleder: Ben, Ebu Bekr Muhammed b. Abdullah el-Cevzakî'yi şöyle derken dinledim: Hafız Ebu Abdullah'ı, rüyamda üzerinde Taylasandan bir kaftan ve sarık sarınmış olduğu halde bir katıra binmiş olarak gördüm. Ona selam verip: Hoş geldin dedim. Bizler hâlâ seni anma*ya, senin güzelliklerini zikretmeye devam edip duruyoruz. O da: Biz de hâ*lâ seni anmaya, senin güzelliklerini zikretmeye devam edip duruyoruz, de*di Yüce Allah: "Onlar İçin dünya hayatında da âhirette de müjde vardır" diye buyurmaktadır. Buradaki müjdeden kasıt, güzel şekilde övülerek ken*disinden söz edilmesidir, deyip eliyle işarette bulundu: "Allah'ın sözlerin*de asla değişiklik olmaz" yani, O'nun va'dinden cayma olmaz. Haberlerinde değiştirme olmaz, anlamına geldiği de söylenmiştir. Yani, ver*diği haberleri herhangi bir şey ile nesh etmez ve O'nun haberleri ancak ha*ber verdiği şekilde gerçekleşir. "İşte bu, en büyük kurtuluşun tâ kendisi*dir." Yani, Allah'ın velilerinin, gerçek dostlarının vardığı sonuç, büyük kur*tuluşun tâ kendisidir.[119] evliyanın tasarruflarına deliller “Üstü başı perişan, hor ve hakir görülen bazı insanlar vardır ki onlar yemin ederek, ‘Allahım, şunu şöyle yap!’ diye bir talepte bulunsalar talepleri gerçekleşir” buyurulmuştur (Müslim, “Birr”, 138; Tirmizî, “Menâḳıb”, 54). velînin kalbine Hak tarafından bir nur (furkān) verilir (el-Enfâl 8/29) "Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye) şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mü'min kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem." (Buhârî, Rikak 38.)
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#8
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Şimdi sen tam olarak geylaninin yaptığını söylediği bu işe keramet, hak dersin öyle mi?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#9
|
|||
|
|||
|
kur anı senden başka bilen yokmu sahabeyi kiramın Allah rasülüne suali ve cevabında ne anlatılıyor. yoksa kur andaki veli kelimesini bir tek senmi anlıyorsun.mesela tabiundan bir alim ne dedi bu hususta bir malumatın varmı? Allah rasulü velileri nasıl tavsif etti varmı söyleyeceğin bir şey? kur andaki veli kelimesiyle kutsi hadiste ifade buyurulan veli kullar birbiriyle örtüşüyormu bu hususta müçtehid ulemadan bir kavil varmı varsa malumatın buyur yaz? çamur atmayı bırak tevbeyi istiğfar et kurtul? hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme.zira tüm azalar ondan mes uldür. mesela kaç tefsirde veli kelimesi burada kullanılan manada kullanılmamıştır dediğine katılıyor.seni destekleyen ulema varmı? yoksa kur andan senin anladığın şeymi? eğer bu senin anladığın şey se buda kur ana ilimsiz mana vermektir. hükmüde haramdır. yok başka bir müçteh,id alime aitse yazda görelim.kim veliyi biliyor kim bilmiyor. misalen imamı azam fıkhı ekber de :Peygamberlerin mucizeleri ve velîlerin kerametleri haktırder. işte müçtehid bir imam ve velayete bakış açısı varmı seninde delilin. gelelim diğer müçtehidlere bakalım onlar senimi destekliyor yoksa yukarıdaki manayımı doğruluyor?
İmam-ı Şafii İmam-ı Şafii, tasavvuf hakkında şöyle der: ‘Sufiler ile sohbet ettim, onlardan üç şey öğrendim ki fazlasına lüzum görmedim: Bunlardan birincisi; vakit kılıçtır, sen onu kesmezsen o seni keser.İkincisi; nefsini hak ile meşgul etmezsen o seni batıl ile uğraştırır. Ve üçüncüsü; dünyanızdan bana üç şey sevimli geldi. Bunlar; külfet ve ağırlığı terk ile sade bir hayat, kolay geçim ve tasavvuf yoludur.’ 5 İmam Ahmet ibni Hanbel İmam Ahmet ibni Hanbel tasavvuf hakkında: ‘Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi. Külfetsiz bir hayat, huzurlu bir kalp, sünnete tabi olmak’ demiştir.6 Büyük imam sufiler ile oturup kalkmadan evvel oğluna şu vasiyette bulunmuştu: ‘Oğlum hadis ilmine devam et, sakın sufilerle oturup kalkma çünkü çoğu dini ilimleri bilmezler.’ Daha sonra İmam Ahmet Bağdatlı sufi Ebu Hamza ile sohbet edip onların iç dünyasını anladıktan sonra oğluna: ‘Oğlum bunlarla sohbet et çünkü; ilim murakabe, havf, zühd ve uluvvi hikmet bakımından bizden üstündürler’ dedi. 7 İmamı Malik İmamı Malik’in tasavvuf hakkındaki sözü: ‘Fıkıh okuyup sufi olmayan fasık, sufi olup fakıh olmayan zındıktır. Her ikisini de alan ise hakikate ermiştir’ 8 işte bunlarda başta tasavvuf olmak üzere onun içinde yer alan velileri tasdik eden delillerdir. hodri meydan ?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#10
|
|||
|
|||
|
Zırva tevil götürmüyor cerrah. Mushafı hakkıyla bilsen bunları savunmazsın. Allah kelamından geylaninin kelamını üstün tutuyorsun sen. Allah zülcelal bu konuda hükmünü vermiştir mushafta.
Kur'an Niye indi o zaman beyefendi? Ne gerek vardı her yüzyıla Bi "alim" yollar konuyu kapatırdı. Saçmalık.. Bireysel olarak ne yaparsanız yapın. Kimsenin umrunda değil. Fakat bu saçma sapan düşünceleriniz yüzünden islam ülkede hurafeler dinine döndü. Herşeyi metafizikle izah etme hastalığınız yüzünden insanlar dinden soğudu. Bu ülkenin gençleri sizin gibi hurafe seviciler yüzünden dinsiz olarak büyüyor. Yeter ya Allah korkusu hiç mi yok sizde. Bırakın şu hurafeleri de karşına iki tane genç al da kuranda ne yazıyor onu anlat. Allah adamı yakar cerrah.... İmamı Malik İmamı Malik’in tasavvuf hakkındaki sözü: ‘Fıkıh okuyup sufi olmayan fasık, sufi olup fakıh olmayan zındıktır. Her ikisini de alan ise hakikate ermiştir’ 8 Biz de bunu diyoruz zaten aylardır. Daha bu gün dediğim noktaya geldin işte. Peki sana bir soru; halik ile mahluk arasında ki net çizgiyi mushafta Allah zülcelal belirlenmiştir. Fıkıh bilen bir insan uluhiyyet meselesini nasıl savunur? Bu bağlamda İhlası Şerif suresinin ne anlamı kalıyor? Kardeşim açıklayın adam gibi delillerle şu uluhiyyet meselesini de bende rahat edeyim. Ömer, ebu bekir kalksa yerinden vallahi keserler sizi kıtır kıtır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Vahdet-i Vucud - Varlık Birliği | Fark | Kadim Bilgelik | 15 | 02.08.24 01:56 |
| Enel Mahmud ve Haza Muhammed | Skoda | Tasavvuf Sohbetleri | 0 | 08.08.21 02:13 |
| Enel hak, ben Allah değilim demektir | Hal | Tasavvuf Sohbetleri | 0 | 03.05.19 10:21 |
| fena ve korkunç rüya görmemek için | Sin | Tıbbı Nebi | 2 | 14.01.19 09:13 |
| Tıp kanserde fena çuvalladı! | SiLence | Sağlık | 1 | 18.04.17 14:10 |