Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   vahdeti vucud, fena fillah, enel hak (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/54025-vahdeti-vucud-fena-fillah-enel-hak.html)

imas 16.09.20 22:57

vahdeti vucud, fena fillah, enel hak
 
tasavvufta kesif aleminde gezen bazi alimler,enelhak,fena fillah,vahdeti vucut gibi inanclara sahipler,ve bu ilmin gizli kalmasini,umuma anlatilmamasini,bu ilmi sirdaplara magaralara saklanmasini istemisler,bu ilmi kimisi ilham ile aldiklarini ve hatta hz Cibrilin getirdigini soylemisler, bu aleme ve ilme dalan bu cok bilgili cifir,ebced,ledun ilmi gibi ilimlere sahip,ilham yoluyla gaybdan haber aldiklarini soyleyen alimler,umumun avamin aklini zorlayan,toplumu belli noktada parcalayan,inancsizlik gibi gorunen bu bilgilerin belli zaman sonra ortaya sacilacagi gibi basit bir durumu neden hesaplayamamis ongorememisler.bu konuda fikirleriniz nelerdir?

emre cs 16.09.20 23:20

bence bu yolun gizli kalamamasının nedeni böyle büyük velilerin avam arasındayken gelen cezbe halinde sarf ettikleri sözlerin açıklamasını yapmak zorunda kalmalarıdır buna Hallacı mansur hazretleri örnektir Açıklayamayanlar ya meczup damgası yediler veyahut idam edildiler
ayrıca dağlara çekilme ruhbanlık diye biliyorum bu velilerin amaçları Allahın dinine hizmet ve tebliğidir hepsinin nihai hedefi Emr-i bi'l ma'rûf ve nehy-i anil münkerdir bu durumda zaten bu ilahi yolun gizli kalması pek mümkün değildir

CahCahi 16.09.20 23:22

Yüksek fakat nakis bir makam olan vahdetul vücuda girenlerin o makamın fevkalhal hal ve zecklerinin verdiği sarhoslukla ne başka şey görürler me de oradan çıkmak isterler. umumu düşünme dertleri olmaz o kamil mursitlerin işi. Bunlar hadidirMühdi olamaz. zbu evliyanin en yüksek makamlarindandur lakin asfiya makamına çıkabilen pek az hakikatin aslını çıplak halini görür ayilir. Bu da aklın ziyade inkisafi ile mümkün.bir sineğe bir kase şu bir ummmamdur. kitaplarda anlatılan bu merkezde. biz gibi günahlar nerde o büyük ustadkar nerdeee. eynes sera mines Süreyya

emre cs 16.09.20 23:25

Alıntı:

nesimcik Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372795)
Yüksek fakat nakis bir makam olan vahdetul vücuda girenlerin o makamın fevkalhal hal ve zecklerinin verdiği sarhoslukla ne başka şey görürler me de oradan çıkmak isterler. umumu düşünme dertleri olmaz o kamil mursitlerin işi. Bunlar hadidirMühdi olamaz. zbu evliyanin en yüksek makamlarindandur lakin asfiya makamına çıkabilen pek az hakikatin aslını çıplak halini görür ayilir. Bu da aklın ziyade inkisafi ile mümkün.bir sineğe bir kase şu bir ummmamdur. kitaplarda anlatılan bu merkezde. biz gibi günahlar nerde o büyük ustadkar nerdeee. eynes sera mines Süreyya

bencede çok güzel açıklamışsınız Allah razı olsun

birdua36 17.09.20 22:56

Birçok tarikat gezdim hiçbiri beni mutmain edemedi taki arabi hazretleri yolundan gidene kadar. Fütuhatı mekiyye eserini anladıkça diğerlerinin tatmin edemediği konuda tatmin etti. Benim fıtratıma en uygun olanı Vahdeti vücud yoluymuş.

Erzurum 17.09.20 23:08

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372786)
tasavvufta kesif aleminde gezen bazi alimler,enelhak,fena fillah,vahdeti vucut gibi inanclara sahipler,ve bu ilmin gizli kalmasini,umuma anlatilmamasini,bu ilmi sirdaplara magaralara saklanmasini istemisler,bu ilmi kimisi ilham ile aldiklarini ve hatta hz Cibrilin getirdigini soylemisler, bu aleme ve ilme dalan bu cok bilgili cifir,ebced,ledun ilmi gibi ilimlere sahip,ilham yoluyla gaybdan haber aldiklarini soyleyen alimler,umumun avamin aklini zorlayan,toplumu belli noktada parcalayan,inancsizlik gibi gorunen bu bilgilerin belli zaman sonra ortaya sacilacagi gibi basit bir durumu neden hesaplayamamis ongorememisler.bu konuda fikirleriniz nelerdir?



Kur'an önce sonra da sünnet ile sağlaması yapılamayan, karşılığı olmayan bir çok şey sapıklıktır, şeytanın vahyetmesi dir. Hakkında ayet vardır. Mağaraya gidip saklanıp orada ibadet etmek ruhbanlıktır. İslam ise ruhbanlığı yasaklamıştır. Esasen ruhbanlık günümüzde Allahı tespit etmekten çok öte, dinden ekmek yeme kıvamına gelmiştir. Tüm peygamberlerin meslekleri varken tasavvufçuların tek mesleği zikir olmuştur. Bir çok tarikat şeyhinin üstünden din gömleğini çekip alsan aç kalırlar. Çünkü ekmekleri din.. İslam bunu istemez. Peygamber efendimz dünyasını değişinceye kadar da çalışmıştır.
Ruhanilere, veli kulların ruhları olduklarını biliyorum. Şartları çok ağırdır onu da biliyorım. Haliyle Allah zülcelal in zatında birleşmek dersen bak neler oluyor ozaman. Uluhiyyet bir kere İslamın temel mantığına aykırı bir durumdur. İslam, kuran, halik ile mahluk arasında ki çizgiyi net bir biçimde çizmiştir.
Zırva tevil götürmez.
Dünya neleri tartışıyor, ne durumda biz ise hala geylani Allah ile konuştu mu derdindeyiz...
Geylani azrailin elinden hizmetçisini almış adam -) biz onu anlayamayız. Her canlı vakti geldiğinde ölümü tadacaktır. Geylaninin yardımcısı müstesna -)


imas 17.09.20 23:58

he ya birde o var degil mi,azrailden olunun ruhunu alip tekrar canlidiran,gunumuzde bir muhterem kapisina gelen azraili kovan(azrailin iradesi var ya gel deyince gelir git diyince gider) cok enteresan... ayet yalan mi soyluyor acep ( tovbe hasa) Onlardan birine ölüm gelince der ki: “Rabbim! Beni geri çeviriniz. Belki terk ettiğim dünyada iyi bir iş yaparım. Hayır; bu onun söylediği sözdür. Arkalarında yeniden dirilecekleri güne kadar berzah (engel) vardır.” (Müminun 23/99-100)
.

emre cs 18.09.20 00:05

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373040)
he ya birde o var degil mi,azrailden olunun ruhunu alip tekrar canlidiran,gunumuzde bir muhterem kapisina gelen azraili kovan(azrailin iradesi var ya gel deyince gelir git diyince gider) cok enteresan... ayet yalan mi soyluyor acep ( tovbe hasa) Onlardan birine ölüm gelince der ki: “Rabbim! Beni geri çeviriniz. Belki terk ettiğim dünyada iyi bir iş yaparım. Hayır; bu onun söylediği sözdür. Arkalarında yeniden dirilecekleri güne kadar berzah (engel) vardır.” (Müminun 23/99-100)
.

Ben sizi ehlisünnet sanırdım Allah velilerine tasarruf yetkisi vermiştir 1400 yıllık ehli sünnet velcemaat böyle iman etmiş Gavsul Azam Abdülkadiri Geylani Hazretlerinden bahsediyorsunuz O ki batmayan güneş

imas 18.09.20 00:23

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373047)
Ben sizi ehlisünnet sanırdım Allah velilerine tasarruf yetkisi vermiştir 1400 yıllık ehli sünnet velcemaat böyle iman etmiş Gavsul Azam Abdülkadiri Geylani Hazretlerinden bahsediyorsunuz O ki batmayan güneş

biz ehli sunnetizde senin sanmanla olmaz,bu konuyu ben bir cok yerde soyledim,hemde tarihi ispatlarini vererek onlari bir oku sonra ben ehli sunnet miyim,gavurmuyum bunun kararini sen verme...hz peygamberin huzuruna izinle gelen melekul mevti bir alim kovamaz cunku onun kovulmak yada cagrilmayi yerine getirecek iradesi yok verilen emri yapar gider....birde su var ben Allaha kitabina ve kitabinda soylediklerine iman ediyorum,falan alime filan veli ye iman etmiyorum bunuda soylemis olayim

emre cs 18.09.20 00:36

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373058)
biz ehli sunnetizde senin sanmanla olmaz,bu konuyu ben bir cok yerde soyledim,hemde tarihi ispatlarini vererek onlari bir oku sonra ben ehli sunnet miyim,gavurmuyum bunun kararini sen verme...hz peygamberin huzuruna izinle gelen melekul mevti bir alim kovamaz cunku onun kovulmak yada cagrilmayi yerine getirecek iradesi yok verilen emri yapar gider....birde su var ben Allaha kitabina ve kitabinda soylediklerine iman ediyorum,falan alime filan veli ye iman etmiyorum bunuda soylemis olayim


ben bu soylediklerimi hadislere dayanarak soyluyorum velilerin kerametleri haktır tasarufları
Allahın izni ile devam eder kuranın yanında peygamber efendimizin hadisleride var hadissiz din olmaz olamaz

Erzurum 18.09.20 00:40

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373047)
Ben sizi ehlisünnet sanırdım Allah velilerine tasarruf yetkisi vermiştir 1400 yıllık ehli sünnet velcemaat böyle iman etmiş Gavsul Azam Abdülkadiri Geylani Hazretlerinden bahsediyorsunuz O ki batmayan güneş

Kim vermiş o tasarrufu -) ben okumadım kuranda öyle bişe. Gavsul azamınız mı dedi? Herifin kerameti kendinden menkul.
+Bizim şeyh hem uçmuş hemde azrailden birinin canını geri almış.
+Vay beee kim dedi?
-Şeyhin kendisi



Bak güzel kardeşim bu dine inanıyorsan cennete gavsul azamların, imamı ekberlerin yazdıkları ile değil bizzat Allah tarafından yaratılmış olan mushaf'a ve elçisi olan Alemlerin nuru efendimizin sünneti, hikmeti ile gideceksin.
Kuran okuyormusun sen? Hayır.
Halbuki tarz kıldık diyor?

imas 18.09.20 00:42

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373047)
Ben sizi ehlisünnet sanırdım Allah velilerine tasarruf yetkisi vermiştir 1400 yıllık ehli sünnet velcemaat böyle iman etmiş Gavsul Azam Abdülkadiri Geylani Hazretlerinden bahsediyorsunuz O ki batmayan güneş

batmayan gunes hz Peygamberdir,baska gunes yok....sen bir firsatini bul,imam saranini futuhati mekkiye icin soyledigini,muhammed el malikinin hocasi icin soyledigini,imam tilismaninin fususul hikem icin soyledigini,cuneydi bagdadinin ebu yezid icin soyledigini bir oku,ayrica hallaci mansurun katlinin fetvasini verenler kimlerdi bunlari bir oku sonra gel konusalim...

Erzurum 18.09.20 00:42

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373065)
ben bu soylediklerimi hadislere dayanarak soyluyorum velilerin kerametleri haktır tasarufları
Allahın izni ile devam eder kuranın yanında peygamber efendimizin hadisleride var hadissiz din olmaz olamaz



Hele Bi tane bu anlamda buhari ve tirmizinin ittifak ettiği hadis göstersene.

imas 18.09.20 00:48

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373065)
ben bu soylediklerimi hadislere dayanarak soyluyorum velilerin kerametleri haktır tasarufları
Allahın izni ile devam eder kuranın yanında peygamber efendimizin hadisleride var hadissiz din olmaz olamaz

benim sancagim Muhammedin sancagindan daha yuksektedir demek alimin tasarrufunda varmi?...miraca ciktim 7 kat semayi gezdim,kalbim yikandi,cenneti cehennemi gordum ve Allahla gorustum konustum demek velinin tasarrufunda var mi,miraca kim cikti hz Peygamberden baska

emre cs 18.09.20 00:50

Nitekim Bedîüzzaman Hazretleri, bir mektubunda şöyle der:

“Gavs-ı Âzam gibi, memattan (öldükten) sonra hayat-ı Hızırî’ye yakın bir nevî hayata mazhar olan evliyalar vardır. Gavs’ın hususî İsm-i Âzamı, ‘Yâ Hayy’ olduğu sırrıyla, sair ehl-i kuburdan fazla hayata mazhar olduğu gibi, gayet meşhur Mâruf-u Kerhî denilen bir kutb-u âzam ve Şeyh Hayâtü’l-Harrânî denilen bir kutb-u azîm, Hazret-i Gavs’tan sonra mematları hayatları gibidir. Beyne’l-evliya (evliya arasında) meşhur olmuştur.”5
ben ehli sünnet alimlerin dediğini diyorum siz ehli sünnetin olmanın bir şartıda velilerin kerametlerine ve himmetine iman etmektir siz hangi ehli sünnetten bahsediyorsunuz

Erzurum 18.09.20 00:53

Müşrikler Yahudi ve Hristiyanlar kahvede otururken canları sıkıldı da hadi küfre girelim demediler. Hepsinin bir delili vardı. Hemde 3 grup da geldi peygambere kurandan delillerini sundular. Üçünün de bir tane ortak yönü vardı; Allah kelamını te'vil etmek.
Müşrikler geldi dediler ki ya Muhammed senin Allahın diyıor ki "veme teşeune ille en yeşaallahu rabbil alemiyn"
Bak dediler senin rabbin bunu Diyor. Dilesin biz de doğruyu bulalım.

Hristiyanlar geldi dediler ki " ey Muhammet senin rabbin demiyor mu isa benim ruhumdadır diye. İnansın ruhu da en değerli parçasıdır. Onu da insan en değerli olanına oğluna verirler" dediler.

Bak hepsinin başını Allah kelamını tevil etmek yemiş..
Siz mğşrikliği ne sanıyorsunuz ki?


Erzurum 18.09.20 01:00

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373076)
Nitekim Bedîüzzaman Hazretleri, bir mektubunda şöyle der:

“Gavs-ı Âzam gibi, memattan (öldükten) sonra hayat-ı Hızırî’ye yakın bir nevî hayata mazhar olan evliyalar vardır. Gavs’ın hususî İsm-i Âzamı, ‘Yâ Hayy’ olduğu sırrıyla, sair ehl-i kuburdan fazla hayata mazhar olduğu gibi, gayet meşhur Mâruf-u Kerhî denilen bir kutb-u âzam ve Şeyh Hayâtü’l-Harrânî denilen bir kutb-u azîm, Hazret-i Gavs’tan sonra mematları hayatları gibidir. Beyne’l-evliya (evliya arasında) meşhur olmuştur.”5
ben ehli sünnet alimlerin dediğini diyorum siz ehli sünnetin olmanın bir şartıda velilerin kerametlerine ve himmetine iman etmektir siz hangi ehli sünnetten bahsediyorsunuz


Yani evet. Adam zaten "kitap bana yazdırıldı" diyor. Senin de bu cümleleri ayet, bediüzzamanı da peygamber sayıp delil olarak önümüze koymak en büyük hakkın...


Birader git bi üç beş kelam oku gel öyle burada insanlara yok ehli sünnet filan falan diye name yap. Daha sen neye inandığını bilmiyorsun ama Maşaallah haddi çok güzel aşıyorsun. Allah haddi aşanları lanetlemşştir.

imas 18.09.20 01:05

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373076)
Nitekim Bedîüzzaman Hazretleri, bir mektubunda şöyle der:

“Gavs-ı Âzam gibi, memattan (öldükten) sonra hayat-ı Hızırî’ye yakın bir nevî hayata mazhar olan evliyalar vardır. Gavs’ın hususî İsm-i Âzamı, ‘Yâ Hayy’ olduğu sırrıyla, sair ehl-i kuburdan fazla hayata mazhar olduğu gibi, gayet meşhur Mâruf-u Kerhî denilen bir kutb-u âzam ve Şeyh Hayâtü’l-Harrânî denilen bir kutb-u azîm, Hazret-i Gavs’tan sonra mematları hayatları gibidir. Beyne’l-evliya (evliya arasında) meşhur olmuştur.”5
ben ehli sünnet alimlerin dediğini diyorum siz ehli sünnetin olmanın bir şartıda velilerin kerametlerine ve himmetine iman etmektir siz hangi ehli sünnetten bahsediyorsunuz

keramet farkli bir sey azrailin elinden olenin ruhunu almak ayri bir sey,suyun ustunde yurudu dersen keramet olur,azrailin elinden olenin ruhunu aldi dersen mucize ustu bir sey olur

emre cs 18.09.20 01:06

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373074)
benim sancagim Muhammedin sancagindan daha yuksektedir demek alimin tasarrufunda varmi?...miraca ciktim 7 kat semayi gezdim,kalbim yikandi,cenneti cehennemi gordum ve Allahla gorustum konustum demek velinin tasarrufunda var mi,miraca kim cikti hz Peygamberden baska

o sözler serkhalide iken söylenmiş sözlerdir kendinden bir dahli yoktur beyazid bestami hazretleri aşka dalmış aşkta yok olmuştur gözü rahmandan gayrını göremez oldu ondadırki

“Aşkın yağdığı bir sahraya açıldım; zemini ıslanmış; burada ayak, kara batar gibi aşka batmaktadır.” dedi

imas 18.09.20 01:12

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373082)
o sözler serkhalide iken söylenmiş sözlerdir kendinden bir dahli yoktur beyazid bestami hazretleri aşka dalmış aşkta yok olmuştur gözü rahmandan gayrını göremez oldu ondadırki

“Aşkın yağdığı bir sahraya açıldım; zemini ıslanmış; burada ayak, kara batar gibi aşka batmaktadır.” dedi

guzel kardesim peygamberden buyugum demenin sekr le cezbey le alakasi yok peygamberden buyuk kim var Allah.gerisinide soyletip beni gunaha sokacan gece vakti.. sen o dediklerime bir bak yarin konusalim...

Erzurum 18.09.20 01:12

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373082)
o sözler serkhalide iken söylenmiş sözlerdir kendinden bir dahli yoktur beyazid bestami hazretleri aşka dalmış aşkta yok olmuştur gözü rahmandan gayrını göremez oldu ondadırki

“Aşkın yağdığı bir sahraya açıldım; zemini ıslanmış; burada ayak, kara batar gibi aşka batmaktadır.” dedi

Mekkeli müşriklerin Kur'an dan delili var, sizin o bile yok...
cahil cühela bir topluluksunuz işte...
Herkese tek tek sorduğum bir çok kuran ayeti olmasına rağmen bir tane cevap verebilen olmadı. İlminizin, sülukunuzun ve şeyhlerinizin sizi getirdiği nokta bu kadar işte.. Kelimei şehadet getirip iman tazelemeniz lazım... Ardından da;

Amentü billahi ve melâiketihi,
ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri
ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihi mina'llâhi teâlâ
ve'l-ba'sü ba'de'l mevt.
Haggun, Eşhedü en lâ ilâhe illAllâh ve eşhedü enne
Muhammeden abdühû ve rasûlühü


Talim et bir müddet.

emre cs 18.09.20 01:15

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373079)
Yani evet. Adam zaten "kitap bana yazdırıldı" diyor. Senin de bu cümleleri ayet, bediüzzamanı da peygamber sayıp delil olarak önümüze koymak en büyük hakkın...


Birader git bi üç beş kelam oku gel öyle burada insanlara yok ehli sünnet filan falan diye name yap. Daha sen neye inandığını bilmiyorsun ama Maşaallah haddi çok güzel aşıyorsun. Allah haddi aşanları lanetlemşştir.


Ben hakkımı bildigim kadar haddimide bilirim
kimseyede ne olduğunu soylemiyorum siz kendinuz ile çelişiyorsunuz hem ehli sunnetim diyiceksin hem Abdül kadiri geylani hazretleriyle beyazidi bestami hazretleri hakkında ileri geri konuşcaksın kim nasıl inanıyirsa inansın fakat benden nacize uyarı

Allah Teâla Hazretleri şöyle ferman buyurdu:"

"Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. buhari rikak 38

Erzurum 18.09.20 02:40

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373087)
Ben hakkımı bildigim kadar haddimide bilirim
kimseyede ne olduğunu soylemiyorum siz kendinuz ile çelişiyorsunuz hem ehli sunnetim diyiceksin hem Abdül kadiri geylani hazretleriyle beyazidi bestami hazretleri hakkında ileri geri konuşcaksın kim nasıl inanıyirsa inansın fakat benden nacize uyarı

Allah Teâla Hazretleri şöyle ferman buyurdu:"

"Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. buhari rikak 38

Biz kuran diyoruz hadis Diyoruz sen halaa bizi eleştiriyorsun -)
Kim ki o saydıkların? Bizim kitabımıza göre şirke girmiş müşrik olmuşlar.
Bak sana az önce Bi tane hadis çıkar dedm çıkaramadın da şimdi kafana göre Bi hadisi tevil etmiş önüme koyuyorsun. Ne kullanıyon sen kardeş?

Hadimul Nejva 18.09.20 03:07

Bu tür halleri yaşamak keşke herkese nasib olsa.

imas 18.09.20 06:48

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373087)
Ben hakkımı bildigim kadar haddimide bilirim
kimseyede ne olduğunu soylemiyorum siz kendinuz ile çelişiyorsunuz hem ehli sunnetim diyiceksin hem Abdül kadiri geylani hazretleriyle beyazidi bestami hazretleri hakkında ileri geri konuşcaksın kim nasıl inanıyirsa inansın fakat benden nacize uyarı

Allah Teâla Hazretleri şöyle ferman buyurdu:"

"Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. buhari rikak 38

benim sana dedigim evliyalari arastir arastirirken birazda tarih arastir yaklasik 200 yil suren mogol istilasini ve bagdat kutuphanesindeki yakilan 10 binlerce kitabi arastir ve 1300 den sonra yasayan mutasavvuflarda neden bu akil ustu hadiselerin yasanmadigini goreceksin,hersey cozulecek,dediklerimi arastirip bulamazsan soyle hepsini ben soyliyeyim....

ebu ubeyde bin cerrah 18.09.20 08:53

tasavvuf uleması hakkında ileri geri konuşanlar nübüvvet ve velayet, mucize ve keramet arasındaki keyfiyeti idrakten uzak kimselerdir.kelam uleması şöyle demektedir.evliyanın kerameti haktır.evliyanın kerameti bağlı bulunduğu peygamberin mucizesidir. o halde Allah ın veli kullarına hiç bir korku yoktur onlar mahzunda olmazlar ayeti kerimesiyle taltif edilmiş oldular.
yüce mevla bir ayeti kerimede isra 21- 21. Onların kimini kiminden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Elbet*te âhiret, dereceleri itibariyle de daha büyüktür, üstün kılmak bakımından da daha büyüktür.
buyurmasını imam kurtubi şöyle açıklar:'Onların kimini kiminden" rızık ve amel bakımın*dan "nasıl üstün kıldığımıza bir bak." O bakımdan kimisi çokça amel etmek*te, kimisi az amel etmektedir. "Elbette âhiret" mü'minler için "dereceleri iti*bariyle de daha büyüktür, üstün kılmak bakımından da daha büyüktür."
62. Haberiniz olsun kî, Allah'ın velilerine hiç bir korku yoktur, on*lar kederlenecek de değillerdir.

"Haberiniz olsun ki Allah'ın velilerine" âhirette "hiçbir korku yok*tur, onlar" dünya ellerinden çıktığı İçin "kederlenecek de değillerdir." Buradaki "onlara hiç bir korku yoktur, onlar kederlenecek de değillerdir"

buyruğunun şu anlama geldiği de söylenmiştir: Yüce Allah'ın dost edindiği, kendisini korumayı ve himayeyi üzerine aldığı ve razı olduğu kimse, kıyamet gününde korkmaz ve üzülmez. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz kendileri için daha önceden tarafımızdan iyilik takdir edilmiş olanlar, işte onlar oradan"'yani cehennemden "uzaklaştırılmışlardır... En büyük korku onları kederlendirmez." (elEnbiyâ,21101103)

Said b. Cübeyr'in rivayetine göre de Rasûlullah (sav.Va: Allah'ın velileri kim*lerdir? diye sorulmuş, o da: "Görüldüklerinde Allah'ın hatırlandığı kimseler*dir" diye cevap vermiştir.[114]

Bu âyet- kerime hakkında Ömer b, el-Hattab da şöyle demektedir: Ben, Rasûlullah (sav)'ı şöyle buyururken dinledim: "Allah'ın kullan arasında Öy*le kimseler vardır ki, onlar ne peygamberdir, ne de şehiddirler. Fakat peygamberler de, şehidler de kıyamet gününde yüce Allah'ın nezdindeki üstün mevkiileri dolayısıyla onlara gıpta ederler." Ey Allah'ın Rasûlü! Bize onların kim olduklarını ve amellerinin ne olduğunu bildir, denildi. Beİki böylelikle onları severiz. Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Bunlar, aralarındaki ak*rabalık bağlan ve alış veriş ettikleri mallar olmamakla birlikte Allah için bir birbirlerini seven kimselerdir. Allah'a yemin ederim, onların yüzleri bir nur (gibi)dur. Ve şüphesiz onlar nurdan minberler üzerinde olacaklardır. İnsan*lar korktuklarında onlar korkmayacak, insanlar kederlendiklerinde onlar kedertenmeyeceklerdir." Daha sonra Hz, Peygamber: "Haberiniz olsun ki, Allah'ın velilerine hiç bir korku yoktur, onlar kederlenecek de değiller*dir" âyetini okudu.[115]

Ali b. Ebi Talib (r.a) da dedi ki: Allah'ın velileri, uykusuzluktan yüzleri sararmış, ibret almaktan gözleri kamaşmış, açlıktan karınlan nerdeyse sırt*larına yapışmış, susuzluktan da dudakları kırışmış kimselerdir.

"Onlar İçin hiç bir korku yoktur" buyruğundan kasıt, geriye bıraktıkları zürriyetleri hususunda (korkmayacaklarıdır). Çünkü, yüce Allah onlara riâyet eder. "Onlar kederlenecek de değillerdir." Yüce Allah, gerek dünyalarında, gerekse âhiretlerinde onlara dünyalıklarının karşılığını vereceğinden dolayı kederlenmezler. Çünkü onların gerçek dostları ve yardımcıları O'dur.[116]



63. Onlar iman edip takvâlı davrananlardır.

İşte bu da yüce Allah'ın dostlarının, velilerinin niteliğidir. Buna göre; "Onlar" kelimesi, ın ismi olan "Velilerin bedeli olarak nasb mahallindedir. Bununla birlikte: "Yani" takdiri dolayısıyla da nasb mahallinde kabul edilebilir. Bunun mübtedâ olduğu, haberinin ise, (bir son*raki âyetteki): "Onlar için dünya hayatında da âhirette de müjde vardır" buy*ruğu olduğu da söylenmiştir. O takdirde bu âyet-i kerime bir önceki âyet-i ker*ime ile alakalı olmamaktadır. "Takvâlı davranmaları"rıdan kasıt ise şirk ve masiyetten sakınmalarıdır.[117]



64. Onlar için dünya hayatında da âhirette de müjde vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişiklik olmaz. İşte bu, en büyük kurtuluşun tâ kendisidir.

"Onlar için dünya hayatında da... müjde vardır" buyruğu ile ilgili olarak Ebu'd-Derdâ'dan şöyle dediği nakledilmektedir: Rasûlullah (sav)'a bu buy*ruk hakkında sordum, şöyle buyurdu: "İndirildiğinden bu yana buna dair sen*den başka bana soru soran olmadı. Buradaki "müjde"den kasıt, müslümanın gördüğü, yahut ona gösterilen salih (gerçek çıkan) rüyadır." Bu hadisi Tirmizî, Câmi'i' nde rivayet edilmiştir.[118]

ez-Zührî, Ata ve Katade de şöyle derler: Buradaki müjdeden kasıt, melek*lerin Ölüm esnasında dünyada iken mü'mine verdikleri müjdedir. Muhammed b. Ka'b el-Kurazî'den de şöyle dediği nakledilmektedir: Mü'min kulun canı*nın çıkmasına yakın bir zamanda ölüm meleği gelir ve şöyle der: "Ey Allah'ın velisi, sana seiam olsun, Allah sana selam gönderdi" der, sonra da Muham*med b. Ka'b, şu: "Onlar ki, melekler hoş ve temiz olarak ruhlarını alırken: Selam size... derler" (Nahl, 16/32) âyetini okudu. Bunu, İbnü'l-Mübârek zikretmektedir.

Katade ve ed-DahMk da derler ki: Bu müjdeden kasıt, ölmeden önce ne*reye gideceğini bilmesidir. el-Hasen ise şöyle der: Bu, yüce Allah'ın, Kİtab-ı Keriminde kendilerine cennetine ve bol mükâfaatına dair vermiş olduğu müj*dedir. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Rabbteri onları katından bir rahmet, hoşnutluk... ile müjdeler" (et-Tevbe, 9/21); 'İman edip salihamel işleyenlere de şunu müjdele;gerçekten onlar için... cennetler vardır" (.el-Ba*kara, 2/25); "Ve sise va'dolunan cennet müjdesiyle sevinin..." (Fussilet, 41/30) İşte bundan dolayı: "Allah'ın sözlerinde asla değişiklik olmaz" di*ye buyum lmaktadır ki, va'dinden caymaz demektir. Çünkü O, vaadlerini söz*leriyle dile getirir.

"Âhirette de" buyruğu ile kabirlerinden çıktıklarında cennetlik oldukla*rına dair müjde verilir, anlamına geldiği söylendiği gibi, ruh cesetten çıktı*ğı vakit, Allah'ın rıza ve hoşnutluğu İle müjdelenirler, dîye de açıklanmıştır.

Ebu İshâk es-Sa'lebî nakleder: Ben, Ebu Bekr Muhammed b. Abdullah el-Cevzakî'yi şöyle derken dinledim: Hafız Ebu Abdullah'ı, rüyamda üzerinde Taylasandan bir kaftan ve sarık sarınmış olduğu halde bir katıra binmiş olarak gördüm. Ona selam verip: Hoş geldin dedim. Bizler hâlâ seni anma*ya, senin güzelliklerini zikretmeye devam edip duruyoruz. O da: Biz de hâ*lâ seni anmaya, senin güzelliklerini zikretmeye devam edip duruyoruz, de*di Yüce Allah: "Onlar İçin dünya hayatında da âhirette de müjde vardır" diye buyurmaktadır. Buradaki müjdeden kasıt, güzel şekilde övülerek ken*disinden söz edilmesidir, deyip eliyle işarette bulundu: "Allah'ın sözlerin*de asla değişiklik olmaz" yani, O'nun va'dinden cayma olmaz.

Haberlerinde değiştirme olmaz, anlamına geldiği de söylenmiştir. Yani, ver*diği haberleri herhangi bir şey ile nesh etmez ve O'nun haberleri ancak ha*ber verdiği şekilde gerçekleşir. "İşte bu, en büyük kurtuluşun tâ kendisi*dir." Yani, Allah'ın velilerinin, gerçek dostlarının vardığı sonuç, büyük kur*tuluşun tâ kendisidir.[119]


evliyanın tasarruflarına deliller

“Üstü başı perişan, hor ve hakir görülen bazı insanlar vardır ki onlar yemin ederek, ‘Allahım, şunu şöyle yap!’ diye bir talepte bulunsalar talepleri gerçekleşir” buyurulmuştur (Müslim, “Birr”, 138; Tirmizî, “Menâḳıb”, 54).
velînin kalbine Hak tarafından bir nur (furkān) verilir (el-Enfâl 8/29)
"Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye) şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mü'min kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem." (Buhârî, Rikak 38.)

Erzurum 18.09.20 11:03

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373129)
tasavvuf uleması hakkında ileri geri konuşanlar nübüvvet ve velayet, mucize ve keramet arasındaki keyfiyeti idrakten uzak kimselerdir.kelam uleması şöyle demektedir.evliyanın kerameti haktır.evliyanın kerameti bağlı bulunduğu peygamberin mucizesidir. o halde Allah ın veli kullarına hiç bir korku yoktur onlar mahzunda olmazlar ayeti kerimesiyle taltif edilmiş oldular.
yüce mevla bir ayeti kerimede isra 21- 21. Onların kimini kiminden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Elbet*te âhiret, dereceleri itibariyle de daha büyüktür, üstün kılmak bakımından da daha büyüktür.
buyurmasını imam kurtubi şöyle açıklar:'Onların kimini kiminden" rızık ve amel bakımın*dan "nasıl üstün kıldığımıza bir bak." O bakımdan kimisi çokça amel etmek*te, kimisi az amel etmektedir. "Elbette âhiret" mü'minler için "dereceleri iti*bariyle de daha büyüktür, üstün kılmak bakımından da daha büyüktür."
62. Haberiniz olsun kî, Allah'ın velilerine hiç bir korku yoktur, on*lar kederlenecek de değillerdir.

"Haberiniz olsun ki Allah'ın velilerine" âhirette "hiçbir korku yok*tur, onlar" dünya ellerinden çıktığı İçin "kederlenecek de değillerdir." Buradaki "onlara hiç bir korku yoktur, onlar kederlenecek de değillerdir"

buyruğunun şu anlama geldiği de söylenmiştir: Yüce Allah'ın dost edindiği, kendisini korumayı ve himayeyi üzerine aldığı ve razı olduğu kimse, kıyamet gününde korkmaz ve üzülmez. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz kendileri için daha önceden tarafımızdan iyilik takdir edilmiş olanlar, işte onlar oradan"'yani cehennemden "uzaklaştırılmışlardır... En büyük korku onları kederlendirmez." (elEnbiyâ,21101103)

Said b. Cübeyr'in rivayetine göre de Rasûlullah (sav.Va: Allah'ın velileri kim*lerdir? diye sorulmuş, o da: "Görüldüklerinde Allah'ın hatırlandığı kimseler*dir" diye cevap vermiştir.[114]

Bu âyet- kerime hakkında Ömer b, el-Hattab da şöyle demektedir: Ben, Rasûlullah (sav)'ı şöyle buyururken dinledim: "Allah'ın kullan arasında Öy*le kimseler vardır ki, onlar ne peygamberdir, ne de şehiddirler. Fakat peygamberler de, şehidler de kıyamet gününde yüce Allah'ın nezdindeki üstün mevkiileri dolayısıyla onlara gıpta ederler." Ey Allah'ın Rasûlü! Bize onların kim olduklarını ve amellerinin ne olduğunu bildir, denildi. Beİki böylelikle onları severiz. Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Bunlar, aralarındaki ak*rabalık bağlan ve alış veriş ettikleri mallar olmamakla birlikte Allah için bir birbirlerini seven kimselerdir. Allah'a yemin ederim, onların yüzleri bir nur (gibi)dur. Ve şüphesiz onlar nurdan minberler üzerinde olacaklardır. İnsan*lar korktuklarında onlar korkmayacak, insanlar kederlendiklerinde onlar kedertenmeyeceklerdir." Daha sonra Hz, Peygamber: "Haberiniz olsun ki, Allah'ın velilerine hiç bir korku yoktur, onlar kederlenecek de değiller*dir" âyetini okudu.[115]

Ali b. Ebi Talib (r.a) da dedi ki: Allah'ın velileri, uykusuzluktan yüzleri sararmış, ibret almaktan gözleri kamaşmış, açlıktan karınlan nerdeyse sırt*larına yapışmış, susuzluktan da dudakları kırışmış kimselerdir.

"Onlar İçin hiç bir korku yoktur" buyruğundan kasıt, geriye bıraktıkları zürriyetleri hususunda (korkmayacaklarıdır). Çünkü, yüce Allah onlara riâyet eder. "Onlar kederlenecek de değillerdir." Yüce Allah, gerek dünyalarında, gerekse âhiretlerinde onlara dünyalıklarının karşılığını vereceğinden dolayı kederlenmezler. Çünkü onların gerçek dostları ve yardımcıları O'dur.[116]



63. Onlar iman edip takvâlı davrananlardır.

İşte bu da yüce Allah'ın dostlarının, velilerinin niteliğidir. Buna göre; "Onlar" kelimesi, ın ismi olan "Velilerin bedeli olarak nasb mahallindedir. Bununla birlikte: "Yani" takdiri dolayısıyla da nasb mahallinde kabul edilebilir. Bunun mübtedâ olduğu, haberinin ise, (bir son*raki âyetteki): "Onlar için dünya hayatında da âhirette de müjde vardır" buy*ruğu olduğu da söylenmiştir. O takdirde bu âyet-i kerime bir önceki âyet-i ker*ime ile alakalı olmamaktadır. "Takvâlı davranmaları"rıdan kasıt ise şirk ve masiyetten sakınmalarıdır.[117]



64. Onlar için dünya hayatında da âhirette de müjde vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişiklik olmaz. İşte bu, en büyük kurtuluşun tâ kendisidir.

"Onlar için dünya hayatında da... müjde vardır" buyruğu ile ilgili olarak Ebu'd-Derdâ'dan şöyle dediği nakledilmektedir: Rasûlullah (sav)'a bu buy*ruk hakkında sordum, şöyle buyurdu: "İndirildiğinden bu yana buna dair sen*den başka bana soru soran olmadı. Buradaki "müjde"den kasıt, müslümanın gördüğü, yahut ona gösterilen salih (gerçek çıkan) rüyadır." Bu hadisi Tirmizî, Câmi'i' nde rivayet edilmiştir.[118]

ez-Zührî, Ata ve Katade de şöyle derler: Buradaki müjdeden kasıt, melek*lerin Ölüm esnasında dünyada iken mü'mine verdikleri müjdedir. Muhammed b. Ka'b el-Kurazî'den de şöyle dediği nakledilmektedir: Mü'min kulun canı*nın çıkmasına yakın bir zamanda ölüm meleği gelir ve şöyle der: "Ey Allah'ın velisi, sana seiam olsun, Allah sana selam gönderdi" der, sonra da Muham*med b. Ka'b, şu: "Onlar ki, melekler hoş ve temiz olarak ruhlarını alırken: Selam size... derler" (Nahl, 16/32) âyetini okudu. Bunu, İbnü'l-Mübârek zikretmektedir.

Katade ve ed-DahMk da derler ki: Bu müjdeden kasıt, ölmeden önce ne*reye gideceğini bilmesidir. el-Hasen ise şöyle der: Bu, yüce Allah'ın, Kİtab-ı Keriminde kendilerine cennetine ve bol mükâfaatına dair vermiş olduğu müj*dedir. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Rabbteri onları katından bir rahmet, hoşnutluk... ile müjdeler" (et-Tevbe, 9/21); 'İman edip salihamel işleyenlere de şunu müjdele;gerçekten onlar için... cennetler vardır" (.el-Ba*kara, 2/25); "Ve sise va'dolunan cennet müjdesiyle sevinin..." (Fussilet, 41/30) İşte bundan dolayı: "Allah'ın sözlerinde asla değişiklik olmaz" di*ye buyum lmaktadır ki, va'dinden caymaz demektir. Çünkü O, vaadlerini söz*leriyle dile getirir.

"Âhirette de" buyruğu ile kabirlerinden çıktıklarında cennetlik oldukla*rına dair müjde verilir, anlamına geldiği söylendiği gibi, ruh cesetten çıktı*ğı vakit, Allah'ın rıza ve hoşnutluğu İle müjdelenirler, dîye de açıklanmıştır.

Ebu İshâk es-Sa'lebî nakleder: Ben, Ebu Bekr Muhammed b. Abdullah el-Cevzakî'yi şöyle derken dinledim: Hafız Ebu Abdullah'ı, rüyamda üzerinde Taylasandan bir kaftan ve sarık sarınmış olduğu halde bir katıra binmiş olarak gördüm. Ona selam verip: Hoş geldin dedim. Bizler hâlâ seni anma*ya, senin güzelliklerini zikretmeye devam edip duruyoruz. O da: Biz de hâ*lâ seni anmaya, senin güzelliklerini zikretmeye devam edip duruyoruz, de*di Yüce Allah: "Onlar İçin dünya hayatında da âhirette de müjde vardır" diye buyurmaktadır. Buradaki müjdeden kasıt, güzel şekilde övülerek ken*disinden söz edilmesidir, deyip eliyle işarette bulundu: "Allah'ın sözlerin*de asla değişiklik olmaz" yani, O'nun va'dinden cayma olmaz.

Haberlerinde değiştirme olmaz, anlamına geldiği de söylenmiştir. Yani, ver*diği haberleri herhangi bir şey ile nesh etmez ve O'nun haberleri ancak ha*ber verdiği şekilde gerçekleşir. "İşte bu, en büyük kurtuluşun tâ kendisi*dir." Yani, Allah'ın velilerinin, gerçek dostlarının vardığı sonuç, büyük kur*tuluşun tâ kendisidir.[119]


evliyanın tasarruflarına deliller

“Üstü başı perişan, hor ve hakir görülen bazı insanlar vardır ki onlar yemin ederek, ‘Allahım, şunu şöyle yap!’ diye bir talepte bulunsalar talepleri gerçekleşir” buyurulmuştur (Müslim, “Birr”, 138; Tirmizî, “Menâḳıb”, 54).
velînin kalbine Hak tarafından bir nur (furkān) verilir (el-Enfâl 8/29)
"Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye) şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mü'min kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem." (Buhârî, Rikak 38.)

Yazını okumadım. Fakat tek gözüme takılan "veli" kelimesi idi.. Veli kelimesini Allah Azze ve Celle mushaf'da hiç bir yerde bu anlamda kullanmamıştır. Mushaf'a yabancı bir anlamdır. Haliyle sahabe de bu anlamda kullanmaz.
Şimdi sen tam olarak geylaninin yaptığını söylediği bu işe keramet, hak dersin öyle mi?


ebu ubeyde bin cerrah 18.09.20 11:41

kur anı senden başka bilen yokmu sahabeyi kiramın Allah rasülüne suali ve cevabında ne anlatılıyor. yoksa kur andaki veli kelimesini bir tek senmi anlıyorsun.mesela tabiundan bir alim ne dedi bu hususta bir malumatın varmı? Allah rasulü velileri nasıl tavsif etti varmı söyleyeceğin bir şey? kur andaki veli kelimesiyle kutsi hadiste ifade buyurulan veli kullar birbiriyle örtüşüyormu bu hususta müçtehid ulemadan bir kavil varmı varsa malumatın buyur yaz? çamur atmayı bırak tevbeyi istiğfar et kurtul? hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme.zira tüm azalar ondan mes uldür. mesela kaç tefsirde veli kelimesi burada kullanılan manada kullanılmamıştır dediğine katılıyor.seni destekleyen ulema varmı? yoksa kur andan senin anladığın şeymi? eğer bu senin anladığın şey se buda kur ana ilimsiz mana vermektir. hükmüde haramdır. yok başka bir müçteh,id alime aitse yazda görelim.kim veliyi biliyor kim bilmiyor. misalen imamı azam fıkhı ekber de :Peygamberlerin mucizeleri ve velîlerin kerametleri haktırder. işte müçtehid bir imam ve velayete bakış açısı varmı seninde delilin. gelelim diğer müçtehidlere bakalım onlar senimi destekliyor yoksa yukarıdaki manayımı doğruluyor?
İmam-ı Şafii
İmam-ı Şafii, tasavvuf hakkında şöyle der: ‘Sufiler ile sohbet ettim, onlardan üç şey
öğrendim ki fazlasına lüzum görmedim: Bunlardan birincisi; vakit kılıçtır, sen onu kesmezsen o
seni keser.İkincisi; nefsini hak ile meşgul etmezsen o seni batıl ile uğraştırır. Ve üçüncüsü;
dünyanızdan bana üç şey sevimli geldi. Bunlar; külfet ve ağırlığı terk ile sade bir hayat, kolay
geçim ve tasavvuf yoludur.’ 5
İmam Ahmet ibni Hanbel

İmam Ahmet ibni Hanbel tasavvuf hakkında: ‘Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi. Külfetsiz
bir hayat, huzurlu bir kalp, sünnete tabi olmak’ demiştir.6
Büyük imam sufiler ile oturup kalkmadan evvel oğluna şu vasiyette bulunmuştu: ‘Oğlum hadis
ilmine devam et, sakın sufilerle oturup kalkma çünkü çoğu dini ilimleri bilmezler.’ Daha sonra
İmam Ahmet Bağdatlı sufi Ebu Hamza ile sohbet edip onların iç dünyasını anladıktan sonra
oğluna: ‘Oğlum bunlarla sohbet et çünkü; ilim murakabe, havf, zühd ve uluvvi hikmet bakımından
bizden üstündürler’ dedi. 7
İmamı Malik
İmamı Malik’in tasavvuf hakkındaki sözü: ‘Fıkıh okuyup sufi olmayan fasık, sufi olup fakıh
olmayan zındıktır. Her ikisini de alan ise hakikate ermiştir’ 8
işte bunlarda başta tasavvuf olmak üzere onun içinde yer alan velileri tasdik eden delillerdir. hodri meydan ?

Erzurum 18.09.20 13:23

Zırva tevil götürmüyor cerrah. Mushafı hakkıyla bilsen bunları savunmazsın. Allah kelamından geylaninin kelamını üstün tutuyorsun sen. Allah zülcelal bu konuda hükmünü vermiştir mushafta.
Kur'an Niye indi o zaman beyefendi? Ne gerek vardı her yüzyıla Bi "alim" yollar konuyu kapatırdı.
Saçmalık..
Bireysel olarak ne yaparsanız yapın. Kimsenin umrunda değil. Fakat bu saçma sapan düşünceleriniz yüzünden islam ülkede hurafeler dinine döndü.
Herşeyi metafizikle izah etme hastalığınız yüzünden insanlar dinden soğudu. Bu ülkenin gençleri sizin gibi hurafe seviciler yüzünden dinsiz olarak büyüyor. Yeter ya Allah korkusu hiç mi yok sizde. Bırakın şu hurafeleri de karşına iki tane genç al da kuranda ne yazıyor onu anlat. Allah adamı yakar cerrah....



İmamı Malik
İmamı Malik’in tasavvuf hakkındaki sözü: ‘Fıkıh okuyup sufi olmayan fasık, sufi olup fakıh
olmayan zındıktır. Her ikisini de alan ise hakikate ermiştir’ 8



Biz de bunu diyoruz zaten aylardır. Daha bu gün dediğim noktaya geldin işte. Peki sana bir soru;

halik ile mahluk arasında ki net çizgiyi mushafta Allah zülcelal belirlenmiştir. Fıkıh bilen bir insan uluhiyyet meselesini nasıl savunur? Bu bağlamda İhlası Şerif suresinin ne anlamı kalıyor?

Kardeşim açıklayın adam gibi delillerle şu uluhiyyet meselesini de bende rahat edeyim.
Ömer, ebu bekir kalksa yerinden vallahi keserler sizi kıtır kıtır.

Och 18.09.20 13:55

İnsanın başına ne geliyorsa ÇOK BİLMEKTEN geliyor :))

Erzurum 18.09.20 16:42

Alıntı:

Och Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373190)
İnsanın başına ne geliyorsa ÇOK BİLMEKTEN geliyor :))

hhahahah yine @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve yine bir doğru tespit daha.

Modern Sofi 18.09.20 21:00

Islam Irfanı her kese açık, belli dönemlerde takiblere ve tehtidlere maruz kaldıkları için takiye etidkleri oldu fakat diger zamanlarda aşikar şekilde faaliyet içinde olmuşlar.
İlahi Evliyalar tarihin ilk gününden ta bu günümüze kadar çohu zaman yanlış anlaşılmışlar ve bundan sonrada öyle olacaktır. İnsan yanlış anlarlar diye hakkı hep gizlermi ?! Kuranı Kerimi yeterince dogru anlamamış ve Ondan nasibini almamış bir toplumda İrfanın hor görülmesi bana göre normal.

Yet80 18.09.20 23:09

Anne karnında bize göz kulak el ayak vb bu dünyada gerekli cihazatlar verildi fakat o alemde bunlar bir işe yaramıyordu.
Aynı şekilde içimizdeki cihazatlar letaifler kalp ruh sır ahfa vb tüm cihazatlar başka boyut başka alemler için adeta vardır ve tasavvufta nefsi terbiye edip kamil insan olduğumuzda bu cihazatlarla başka boyutlardaki başka alemlerdeki bilgiler alınır ve bu cihazlardan zayıf olan birisi bu bilgileri bu dünya gözü ve aklıyla kolayca reddeder ve bu dünya algısıyla bu bilgileri küfür olarak algılar onun için tasavvufu reddeden kendi aleminden kendi cihazatlardan habersiz yaşayan birisidir. Bu tıpkı kartal yavrusunun tavuklarının arasında yaşayıp kartal olduğundan habersiz olması gibi... Tasavvuf haktır fakat her şeyh ve tarikat hak değil hak olanlarda çok nadirdir. hak olmayanda kişinin imanını kolayca çalar kaş yapayım derken gözünden Olur.

Erzurum 18.09.20 23:41

Alıntı:

Filozof Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373307)
Islam Irfanı her kese açık, belli dönemlerde takiblere ve tehtidlere maruz kaldıkları için takiye etidkleri oldu fakat diger zamanlarda aşikar şekilde faaliyet içinde olmuşlar.
İlahi Evliyalar tarihin ilk gününden ta bu günümüze kadar çohu zaman yanlış anlaşılmışlar ve bundan sonrada öyle olacaktır. İnsan yanlış anlarlar diye hakkı hep gizlermi ?! Kuranı Kerimi yeterince dogru anlamamış ve Ondan nasibini almamış bir toplumda İrfanın hor görülmesi bana göre normal.




Doğrusunu anlatan olsa oturup dinler bu toplum. Topkı yalancıları yıllarca dinlediği gibi. Topluma sorsan zaten işte perşembeden perşembeye Bi yasin okumaya filan yarıyor mushaf. Neden acaba? Çünkü öğretilen bu... "Mushafı okumak için "alim" olmak lazım." yok efendim "bir ilim sahibi okusun bize anlatsın." filan falan. Çünkü İslam böyle öğretildi bu insanlara. Anadoluya geldiğimizde mutasavvuflar Türkleri İslamla tanıştırdı. Hurafeler batıllarla dolu bir din öğretildi.

Fakat şuan toplum bunları yemiyor. Çok değil 25 yaşındaki bir gence az yanlış bilgi ver bakim noluyor. "Hop kuran da bu yok ne uydurdun" der. Bu sebepten de zaten tarikat ehli sosyalleşemiyor.
Toplum zehirleniyor. İslamdan başka bir din ile. Bu gün ki kuşağa geylaninin azrailin elinden can aldığını anlatsan en mütedeyyin genç ya güler sana ya kalk git der.

Kuranı bugün kimse anlayamadı. Anlatabilecek bir kimse mi yok bu iletişim çağında? Adam youtube de cumhuriyeti yıkıp şeriat devleti kuruyor. Kuranı niye hakkı ile izah edebilen yok? Şeriat devleti kurup çoluğa çocuğa istismarda bulunanlar daha iyi anlamış olmalı ki bilmem kaç yaşında çocuğu iğfal ediyor..
Yahu bırakın bu işleri. Yukarıya yazdım.
Dedm ki müşriklerin de hıristiyanların da ve yahudilerin de tek tek kuran da müşrik olmaları için senetleri vardı. Bu tasavvufcuların o bile yok.
Biz bakkal hesabı soru soruyoruz. Atomu yeniden parçalamaya gerek yok. Mushaf'da nerde yazıyor kardeşim geylani azrailin elinden can alır diye?
Adam bildiğin yalanlarla dolu kitaplar yazmış, kafasına göre vahiyi tevil etmiş. Bu hakkı ona kim vermiş abi? Cahil cühela Bi adamım ben anlatsın birisi?

Kitabın adı aklıma gelmedi okuyan yazan cizen tasavvufçular Muhakak bilir bunu.
Bu geylani bağdatta sohbete çıkmaya ikna edilemiyor. Daha sora efendimiz ve 2 sahabi efendimiz camiden içeri girer. Camide müthiş bir sevinç şamata söz konusu olur. Geylaninin ağzına okuyup üfler efendimz. Ve geylani kürsüye çıkar kalabalığın şamatasını durdurmak üzre buyurur ki;
Beyler bırakın geçmişi, bugüne bakın!



Bu apaçık küfürdür.
Eser ismi hatırıma gelmedi. Kaynak isteyen olursa araştırır yazarım. Kendi kitaplarından birinde geçiyordu..

Modern Sofi 18.09.20 23:53

uzun yazılar okumaya üşeniyorum da, belağetli fesih konuşmayımı denesek azizlerim ?!
yeri geldi-gelmedi etiketlemeyin beni hacım

Erzurum 18.09.20 23:55

Ha bir de bu uluhiyyet meselesini ortaya atan bir herif var muhittin ibnül arabi.
Sormak lazım ki arkadaş mushaf'da ki Allah senin neyine yetmedi de taşda toprakta aradın da kafana göre bişeler uydurdun.
2 örnek verelim.
Fususul hikemden Di sanırım ikisi de.

Buyuruyor ki;
Allah beni miraca çıkardı.
Çıkarken gezegenleri müşade etttim ki;
Güneş, ay ve diğer gezegenler, dünya yerinde sabit ve sakin dururken onlar dünyanın etrafında dönüyordu.


Hadi buyur burdan yak şimdi. Dünya güneşin etrafında dönüyor nasıl edecez?

Diğer bir mesele
Mealen
"ALLAH heryer de ve herşeydedir. Bu bağlamda ateşe tapanda sonuçta Allaha tapınıyor.."

Buyrun abi adamların kendi eserleri bunlar. Ateş peresti bile müslüman sayıyor adam. Kuran olduğu gibi taca çıkıyor burda...

Bu öğretiler irfan filan falan değil. Ruhbanlığa kılıftır.

Yet80 18.09.20 23:56

Cennetteki meyve üzüm zeytin inciri ve hurilri bu dünyadaki algımızla algıyalıp bu dünyadaki meyve ve huriyi bu dünyadaki kadına benztiyorz halbuki hiç benzemiyecek şejilde çok farklıdır o büyük Allah dostun kerametini bu dünyadaki algınla ölçüp küfür diyorsun fakat bu olay farklı boyutun olayıdır bu dünya algıaıyla bunu analyamayız tıpkı cennetteki hurileri kadına benzettiğimiz gibi.

Erzurum 18.09.20 23:57

Alıntı:

Filozof Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373361)
uzun yazılar okumaya üşeniyorum da, belağetli fesih konuşmayımı denesek azizlerim ?!
yeri geldi-gelmedi etiketlemeyin beni hacım

Sende haklısın. Okumayı gerekli görsen durum bu olmazdı..

Belki vatandaş okur. Kişisel algılama...


---------- Post added 18.09.20 at 23:58 ----------

Alıntı:

Yet80 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373365)
Cennetteki meyve üzüm zeytin inciri ve hurilri bu dünyadaki algımızla algıyalıp bu dünyadaki meyve ve huriyi bu dünyadaki kadına benztiyorz halbuki hiç benzemiyecek şejilde çok farklıdır o büyük Allah dostun kerametini bu dünyadaki algınla ölçüp küfür diyorsun fakat bu olay farklı boyutun olayıdır bu dünya algıaıyla bunu analyamayız tıpkı cennetteki hurileri kadına benzettiğimiz gibi.



Kardeş sen şu yukarıda yazılanlara hikmet mi dersin?

Modern Sofi 19.09.20 00:35

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] horoz ötmedende sabah açılır kardeş

emre cs 19.09.20 01:04

ebu ubeyde kurandanda hadisdende örnek vermiş Bu konuyu Daha uzatmaya gerek yok eger siz haklıysanız biz mahşerde hesap veremeyiz yok biz haklıysak siz veremezsiniz Allah hepimize selamet versin


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:39.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148