Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


ruhlarla iletişim

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 02.11.20, 00:55
Acemi
 
Üyelik tarihi: 02.11.20
Bulunduğu yer: italya
Mesajlar: 7
Forum Puanı: 4
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart ruhlarla iletişim

ruhlar ile aracı beden sayesinde iletişime giren oldu mu? bu konu hakkında bildikleriniz neler?

başka sorum ise seçilmiş ruhlar hangi kriterleri var ve bunları nasıl anlayabiliriz öyle olduklarını?

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17.12.20, 09:49
Och Och isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 23.11.17
Bulunduğu yer: Tuna Boyunda
Mesajlar: 6,248
Forum Puanı: 2683
Etiketlendiği Mesaj: 413 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

İMAM Maturidinin bir kitabı vardı. İsmini hatırlayınca yazarım.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 17.12.20, 10:40
 
Üyelik tarihi: 29.11.20
Bulunduğu yer: Fas
Mesajlar: 314
Forum Puanı: 53
Etiketlendiği Mesaj: 15 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ruhlarla iletişim kurulamaz, onlar berzah alemindeler.
Ruhlarla irtibat kurduğunu iddia edenlerde aslında cinlerle irtibat kurmaktalar.
Bildiğim bunu en iyisini Allah bilir.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 17.12.20, 12:58
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 29.04.19
Bulunduğu yer: Yalova
Mesajlar: 597
Forum Puanı: 118
Etiketlendiği Mesaj: 43 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ruhlar arş ı adamdan dır. Ruh mahluktur. Dünyadakilerden ölenlerin ruhu berzaha gider. Seyri süluk unu tamamlamış olanlar. Evliyâullah vs ruhları serbesttir. Öldükten sonra da serbesttir.

Görüşüyorum diyenlerin çoğu cinlerle görüyordur doğru. Süfliler tarafından kandırılıyordur doğru.
Amma velakin ruhlarla görüşenler vardır. Evliyâlığın başı keşf i kuburdur. Kabirdekilerin haline muttali olmaktır. İleriki seviyelerde ruhlar ile görüşenler vs de vardır hatta insanın aklına sığmayacak işler vardır vesselâm

---------- Post added 17.12.20 at 13:00 ----------

Ruhlar Arş ı Azam dan dır * ah şu otomatik düzeltme.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 17.12.20, 13:12
 
Üyelik tarihi: 29.11.20
Bulunduğu yer: Fas
Mesajlar: 314
Forum Puanı: 53
Etiketlendiği Mesaj: 15 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Doğrudur üstad, en iyisini Allah bilir.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17.12.20, 16:13
 
Üyelik tarihi: 23.06.19
Bulunduğu yer: Amasya
Mesajlar: 184
Forum Puanı: 124
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Ruh ve Bilinç

Ruh bizim aslolan varlığımızın ta kendisidir. Düşünceler ruhun bilinç vasıtasıyla aktardığı bilgilerdir. Lakin biz aslen ruh olsak da, içinde yaşadığımız beden hapsi içerisinde sınırlandırılmış durumda “kim olduğumuzu” unutmuş bir vaziyette yaşamaktayız. Bu yüzden ruhumuzun yani kendimizin sırlarına erişmekte zorluk çekeriz. Ruh ve Bilinç arasında çok sıkı bir ilişki vardır lakin bilinci bilinçaltı, dış etmenler veya ego gibi unsurlarda yakından etkiler. Öyleyse bilinç safi bir şekilde ruhun tesirlerini içermez, diğer unsurların da karmaşasına sahiptir.
Bizim nihai amacımız dünyevi bilinçten kurtulduğumuzda geriye safi ruhsal bilinç kalır ki bu doğrudan ruhun kendi bilincidir. Bu durumda mutlak huzur hüküm sürer. Bu ruhsal bilince ancak meditasyon, zikir, riyazat, tefekkür gibi ruhsal disiplinlerle ulaşılabilir. Meditasyon anında entelektüel zihin yani dünyevi bilinç ortadan kalkar, zihin susar zira zihin beynin bir fonksiyondur. Geriye salt ruhsal bilinç yani ruhun ta kendisi kalır, işte o an kişi kendi benliğinin idrakine varmaya başlar. Bu yüzden meditasyon çok önemlidir.
Şimdi bilinci bir kenara bırakalım ve ruhun ne olduğunu idrak etmeye çalışalım.
Biz bir şeyleri anlatırken benzetmeler kullanırız ama ruhu benzetebileceğimiz dolasııyla anlatabileceğimiz bir vasıta veya örnek yoktur. Ruh, ışık ve daha naif enerjilerden çok daha süptil (manevi) yapıda yüksek titreşimli tanrısal bir özdür. Ruhun yapısını hayal etmemiz pek mümkün değildir. Lakin bizi var eden ruhun ta kendisidir. Eğer bu beden arabaysa, arabayı süren ruhtur.
Ruhun dünyada varoluş amacı tekamül etmek yani gelişmektir. Ruh geliştikçe titreşimi yani tesiri artar ve tanrısallığa yaklaşır. Tam tanrısallaştığında aydınlanma ya da vahdeti vücud meydana gelir ki kişi mükemmel insan yani insani kamil seviyesine ulaşmış olur. Ruhun yükselmesini ışığa benzetebiliriz. Güneş ışığının farklı frekanslarda farklı renkleri vardır, mor ötesi, kızılötesi ışınlar gibi. Bizler Dünya’da düşük frekanstan yüksek frekansa doğru yükseliriz en nihayetinde ışığın ta kendisi oluruz ve yaratıcı Kaynak’a geri döneriz. Bu insanın ruhsal yolculuğudur
Bilimadamları ruhun varlığına “gözlemci” olarak isimlendirir. Bu “bilinçli gözlemci” her şeyi gözlemliyor, yargılıyor ve değerlendiriyor. Bilim adamlarının ilk sordukları soru şu olmuştur: “Bu gözlemci kim ve beynin neresinde?”. Bu konuda en iyi açıklamaları “Ne biliyoruz ki?” adlı yarı belgesel yarı kurgu filmde buluyoruz. “Ne biliyoruz ki?” isimli belgeselde gözlemci hakkındaki düşünceler şu şekilde belirtiliyor;
Kuantum fiziği açısından bir gözlemcinin ne yaptığını biliyoruz. Fakat gözlemcinin aslında kim veya ne olduğunu bilmiyoruz. Sanmayın ki bir yanıt bulmaya çalışmadık. Baktık. Kafanızın içine girdik. Ne kadar delik varsa hepsine baktık, gözlemci denen şeyi bulmak için, ama hiç kimse yoktu. Beyinde kimse yok. Kortikal bölgelerde kimse yok. Alt – kortikal bölgelerde, limbik bölgelerde hiç kimse yok. Gözlemci diye biri yok oralarda. Yine de, hepimiz, dışarıdaki dünyayı gözlemleyerek gözlemcilik yapmışızdır.

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 17.12.20, 16:38
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 23,136
Forum Puanı: 11398
Etiketlendiği Mesaj: 5553 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Buba Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ruh bizim aslolan varlığımızın ta kendisidir. Düşünceler ruhun bilinç vasıtasıyla aktardığı bilgilerdir. Lakin biz aslen ruh olsak da, içinde yaşadığımız beden hapsi içerisinde sınırlandırılmış durumda “kim olduğumuzu” unutmuş bir vaziyette yaşamaktayız. Bu yüzden ruhumuzun yani kendimizin sırlarına erişmekte zorluk çekeriz. Ruh ve Bilinç arasında çok sıkı bir ilişki vardır lakin bilinci bilinçaltı, dış etmenler veya ego gibi unsurlarda yakından etkiler. Öyleyse bilinç safi bir şekilde ruhun tesirlerini içermez, diğer unsurların da karmaşasına sahiptir.
Bizim nihai amacımız dünyevi bilinçten kurtulduğumuzda geriye safi ruhsal bilinç kalır ki bu doğrudan ruhun kendi bilincidir. Bu durumda mutlak huzur hüküm sürer. Bu ruhsal bilince ancak meditasyon, zikir, riyazat, tefekkür gibi ruhsal disiplinlerle ulaşılabilir. Meditasyon anında entelektüel zihin yani dünyevi bilinç ortadan kalkar, zihin susar zira zihin beynin bir fonksiyondur. Geriye salt ruhsal bilinç yani ruhun ta kendisi kalır, işte o an kişi kendi benliğinin idrakine varmaya başlar. Bu yüzden meditasyon çok önemlidir.
Şimdi bilinci bir kenara bırakalım ve ruhun ne olduğunu idrak etmeye çalışalım.
Biz bir şeyleri anlatırken benzetmeler kullanırız ama ruhu benzetebileceğimiz dolasııyla anlatabileceğimiz bir vasıta veya örnek yoktur. Ruh, ışık ve daha naif enerjilerden çok daha süptil (manevi) yapıda yüksek titreşimli tanrısal bir özdür. Ruhun yapısını hayal etmemiz pek mümkün değildir. Lakin bizi var eden ruhun ta kendisidir. Eğer bu beden arabaysa, arabayı süren ruhtur.
Ruhun dünyada varoluş amacı tekamül etmek yani gelişmektir. Ruh geliştikçe titreşimi yani tesiri artar ve tanrısallığa yaklaşır. Tam tanrısallaştığında aydınlanma ya da vahdeti vücud meydana gelir ki kişi mükemmel insan yani insani kamil seviyesine ulaşmış olur. Ruhun yükselmesini ışığa benzetebiliriz. Güneş ışığının farklı frekanslarda farklı renkleri vardır, mor ötesi, kızılötesi ışınlar gibi. Bizler Dünya’da düşük frekanstan yüksek frekansa doğru yükseliriz en nihayetinde ışığın ta kendisi oluruz ve yaratıcı Kaynak’a geri döneriz. Bu insanın ruhsal yolculuğudur
Bilimadamları ruhun varlığına “gözlemci” olarak isimlendirir. Bu “bilinçli gözlemci” her şeyi gözlemliyor, yargılıyor ve değerlendiriyor. Bilim adamlarının ilk sordukları soru şu olmuştur: “Bu gözlemci kim ve beynin neresinde?”. Bu konuda en iyi açıklamaları “Ne biliyoruz ki?” adlı yarı belgesel yarı kurgu filmde buluyoruz. “Ne biliyoruz ki?” isimli belgeselde gözlemci hakkındaki düşünceler şu şekilde belirtiliyor;
Kuantum fiziği açısından bir gözlemcinin ne yaptığını biliyoruz. Fakat gözlemcinin aslında kim veya ne olduğunu bilmiyoruz. Sanmayın ki bir yanıt bulmaya çalışmadık. Baktık. Kafanızın içine girdik. Ne kadar delik varsa hepsine baktık, gözlemci denen şeyi bulmak için, ama hiç kimse yoktu. Beyinde kimse yok. Kortikal bölgelerde kimse yok. Alt – kortikal bölgelerde, limbik bölgelerde hiç kimse yok. Gözlemci diye biri yok oralarda. Yine de, hepimiz, dışarıdaki dünyayı gözlemleyerek gözlemcilik yapmışızdır.
bu aciklama ruhun bilimselligin kendi icindeki,ice donuk aciklamasi,su varki bilimin ruh konusunda kesin yargisi ve ispati yoktur ,bilim ruhun mahiyetini aciklamada ciliz kalir,ruhu sadece dinin bize anlattigi kadariyla taniyoruz,bu aciklama insan aklinin ancak idrak edebilecegi kadar olan aciklamadir...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 17.12.20, 17:15
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 29.04.19
Bulunduğu yer: Yalova
Mesajlar: 597
Forum Puanı: 118
Etiketlendiği Mesaj: 43 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ruhun da arkası vardır, ruh mahluktur. Benim ruhum sıkıldı diyen ve ruhu sahiplenen "Ben" kimdir?.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 17.12.20, 17:21
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 29.04.19
Bulunduğu yer: Yalova
Mesajlar: 597
Forum Puanı: 118
Etiketlendiği Mesaj: 43 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] vaktin varsa bu videoyu izle inşallah, Allah-İnsan-Kainat, bunlar nedir aralarındaki ilişki nasıldır şeklinde bir anlatım mevcut

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 24.01.22, 16:58
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 07.11.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 277
Forum Puanı: 53
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ruhlarla iletişim mümkün değildir bildiğim. Ruh diye gelenlerin Cin olduğu belirtilmiştir..

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
ruhlarla iletişime geçme madlen Gizemli Olaylar ve Mekanlar 5 14.06.26 03:05
Ruhlarla Konuşmak için Berşanin Tuana Berhetiyye 11 07.01.25 23:23
Ruhlarla iletişimde eksiksiz tertip Mustafa44 Berhetiyye 14 23.01.22 20:35
Ruhlarla Konuşulabilir mi ? Celil Parapsikoloji & Spiritüalizm 0 26.12.19 18:34
Ruhlarla Görüşme ve ilgi Kurma SiLence Cin & Şeytan & Melek & Ruh 0 06.02.17 22:23


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:12.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com