![]() |
40 gün riyazet orucu insana ne katar?
40 gün riyazet orucu tutmanın insana faydası nedir?
|
Sorunun cevabı merakımı cezb etti teşekkürler. Mustafa17
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Kişiyi gayb alemine açacak olan en iyi kapı oruçtu. Bütün yöntemlerde şekiller değişmesine karşın öz hep aynıdır. Açlık, uykusuzluk, halktan uzlet ve karanlık bir odaya kapanma (halvet) bu dört olgu kişinin gayb alemine kapılarının açılmasını sağlar. Bunlar olmadığı sürece hangi yöntem denenirse denensin olumlu bir sonuç alınamaz. Zikirler, dualar ve çeşitli surelerin okunması ya da tılsım içeren ifadelerin meydana getirilmesi sadece iletişim kurulacak alan içindir. Bütün bu yöntemler, yalnız zikirler, şifreler, tılsımlar vs. telefon numaralarını andırır. Ancak siz elinizde bir telefon olmaksızın ulaşmak istediğiniz kişiyle asla iletişim kuramazsınız. İletişim kurmak için ilk şart telefonunuzun olmasıdır. Eğer bir telefon edinebilirseniz, istediğiniz yerle görüşebilirsiniz. Telefon cihazından kasıt, kişinin beş duyu kaydından kendini kurtarmasıdır. Yani gözler, kulaklar ve diğer alıcılar yaşamış olduğu maddesel alanda algıyı meydana getiremeyecek kadar zayıflamak zorundadır. Beş duyudan kurtulduğunu anda telefonunuzu edinmiş olursunuz. Telefonunuzun var olması istediğiniz her insanla görüşebileceğiniz anlamına gelmez. Belirlediğiniz yerlere ulaşabilmeniz için mutlaka adreslerin olması gerekir. Bu numaraları arayarak istediğiniz yere ulaşabilirsiniz. Elinizde adresler olmazsa ne olur? O zaman da telefon sapıklarına müptela olursunuz. Yani belirli biriyle değil, sizinle görüşmek isteyen herhangi biriyle iletişim kurmuş olursunuz. Bu da size fayda mı sağlar zarar mı verir bilinmez. Beş duyu kaydından kurtulmuş olan kişinin gayb alemine şuurunun açılması için illaki belli şifreleri ve tılsımları söylemesi ya da uygulaması gerekmez. Kişiyi beş duyu kaydından kurtaracak faaliyetleri ortaya koyduğunuz da mutlaka birileri sizleri bulur. Ancak bu nasıl bir sonuç ortaya çıkartır tartışılır. Açıldığınız alan, tehlikeli varlıkların bulunduğu bir alansa bu işin sonunun pek hayırla bitmeyeceği aşikardır. Veya kimi zaman bir din büyüğü veya bir evliya kılığına girerler rüyana girip ‘’ seni seçtik, sen şüphesiz ki hayırlı bir kulumuzsun. Cennet’in bahçeleri seni beklemek de. İnsanlara şu şu mesajları ilet.’’vs.... İslam’ı da kullanan telkinlerde bulunurlar. Çoğu insan bu vesveselere aldanıp Hz. İbrahim gibi telkin edildiğinden dolayı kendi öz bebesini katletmiş, cinnet geçirmiş , sonu ya ölümle ya cezaevinde ya da akıl hastanesinde bitmiştir. Hülasa İmas kardeşimin yazdıklarına harfiyen iştirak ediyorum bu yol tehlikelidir avamın işi değildir kişi yalnız başına kendine gelen hallerin şeytani mi Rahmani mi olduğunu tefrik edemez . Eğer bu işlere tevessül edecekse mutlaka Rahmani bir yol göstericinin rehberliğine müracaat etmelidir.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Merhaba
Alıntı:
|
Riyazet kaç gün olacağını mürşidi kamil belirler 120 gün riyazet nefis veya 90 gün. Şeyhin bitir demeden bitiremezsin
|
Alıntı:
Bi kaç gün sonrasında cinleri görmeye başlarsın. Daha sora epey Bi oynarlar senle. Büyük ihtimalle de riyazatı tamam edemeden gelir sitede bakım filan yaptığını söylersin -) Bi kaç güne de kaybolur gidersin. Sorası da Allahu alim. Bir ehil gözetiminde yapmazsan eğer yukarıda ki durum söz kaçınılmaz. Ha yok varsa gerçekten el veren bir ehil, çok şey katar muhakkak. Fakat müşadelerin kendine has olur. Şunu şunu yaşarsın denemez. Sonucu iyi olur ama |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
Oruc tutunca ramazanda gelen hafiflik hissinden biraz daha fazlasi. Cok rahat kiyas yapiyorum çünkü şu siralar ruhum arza baglanmis gibi hissediyorum. Vedenim ve ruhum bir miknatisin zit kutuplari gibi. Lakin kat-i derecede zordur. Kolay degil. Sonuclari hele hic kolay degil. Goreceklerin ki alışkın vs degilsen psikiyatri ilaclari ile muhabbetini de artirabilir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
sağlıklı bir vücut vs fln. Bunlar için de Riyazata lüzum yok. Dikkatli yiyip içmekte bunu sağlar. Maneviyat sağlamaz yani. Allah ile bağ bu şekilde mümkün değil. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Tasavvuf terimi olarak riyazet, nefsi eğitmek için onu birtakım tabii ve meşrû, mübah olan arzularından mahrum etmeyi ifade eder. İslâm’da nefsin haramlardan uzak tutulması emredilmiş, mekruh olan hususlardan sakınılması tavsiye edilmiştir. Ancak sufiler nefsi mubah (helal olan, yapılmasında din yönünden herhangi bir sakınca bulunmayan) olan hazlardan da mahrum ederek, nefis üzerinde hâkimiyet kurulması gerektiğine, nefis tezkiyesinin bu şekilde gerçekleşebileceğine inanırlar. Bu anlamda riyâzet, zühd, mücahede, mücadele, tahallî, nefis tezkiyesi ve tasfiyesi gibi tasavvuf terimleriyle yakın anlamlıdır. Şu kadar var ki, halvet ve riyazet Kur’an ve sünnet çerçevesi içinde yapılmalıdır. Bidât ibadetlerle veya Kur’anın ve sünnetin ön görmediği bir ibadet biçimi ile yapılması asla caiz değildir. Riyazet yapıyorum diye İslamda olmayan bir usulü (yoga vb.) yapmak, İslâm’dan sapmadır. İslami dairede halvet ve riyâzetin şartları 1. Az yemek (Kıllet’üt-Taam) İnsan nefsini azdıran şeylerin başında yeme içmede sınır tanımama gelir. Gereğinden fazla yemek, içmek israftır. İsraf ise haramdır. Kuran’da Yüce Rabbimiz; “…Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez” (el-A’raf,7/31) buyurmaktadır. Peygamberimiz (a.s.) az yeme hakkında ısrarlı tavsiyelerde bulunmuştur. “Âdem oğlu, midesinden/karnından daha şerli/fena bir kap doldurmamıştır. Belini doğrultacak birkaç lokmacık ona yeter. Yok, birkaç lokma ile yetinmeyecekse (nefsinin galebesiyle) ille de midesini dolduracaksa hiç olmazsa onu üçe ayırsın: (Karnının) Üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğine/suya, üçte birini de nefesine (ayırsın; üçte birden fazlasına yemek koymasın).” Ebu Süleyman Dârânî: “Dünyanın anahtarı tokluk, ahiretin anahtarı açlıktır.” der. Kuşeyrî İbni Salim’den naklen der ki: “Kulun mutad olarak yediği yemeklerden her gün sadece kedi kulağı kadar azaltması tasavvufta riyazetin âdâbındandır.” 2. Az uyumak (Kıllet’ül-Menam) Az yemek sonucu kişi az uyur. Az uyumak, Allah’a dönüşün ifadesidir ve kalbi cilalandırır. Kur’anda uykunun ölçüsü; “Uykunuzu bir dinlenme yaptık” (Nebe,78/9 ) ayetinde ifade edildiği gibi, dinlenecek kadardır. Abdullah b. Abbas’tan (r.a) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber; “Ümmetim hakkında en çok şu hususlardan korkuyorum” buyurmuştur. “Bunlar; şişmanlık, uykuya düşkünlük, tembellik ve iman zayıflığıdır.” (Suyûtî, Camiü’s-sağir, 1: 404) Nitekim Hz. Süleyman’ın annesi, oğluna şöyle tavsiyede bulunduğu rivâyet edilmiştir: “Evlâdım! Geceleyin fazla uyuma! Zira geceleyin fazla uyku, kişiyi kıyamet günü fakir bırakır.” (İbn Mâce, İkâmetü’s-salavât, 174) Yukarıda zikrettiğimiz rivayetlerde de ifade edildiği gibi fazla uyku insan sağlığına olumsuz yönde etki etmektedir. Dolayısıyla fazla uykudan sakınmalıyız. Ayrıca gecenin ve gece ibadetinin İslam’da özel bir yeri vardır. Bunun için Kur’an’da “geceleyin sıcak yatağından kalkıp Rablerine ümit ve korku ile dua edenlerle, (Secde,32/16) seher vakitlerinde uyumayıp istiğfar edenler (Ali İmran,3/17), (Zariyat,51/15-19) ve gecenin azında uyuyup sabahın erken saatlerinde istiğfar edenler (Zümer,39/9) övülmekte, gecenin son üçte biri diliminde teheccüt namazı tavsiye (İsra,17/79) edilmektedir. 3. Az konuşmak (Kıllet’ül-Kelam) Halvet ve Riyâzetin bir önemli unsuru da az konuşmaktır. Kur’anda; “O kimseler ki boş söz ve işlerden yüz çevirirler.” (Mü’minûn, 23/3) “Kullarıma söyle, en güzel sözü söylesinler!” (İsrâ, 17/53) buyurulur. Resulullah (a,s) da; “Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iffet ve nâmusunu koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm.” (Buhârî, Rikâk, 23) “Allâh’a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun!” (Buhârî, Edeb, 31, 85) buyururlar. Necmüddin Kübra: “Dil konuşunca kalp susar. Dil susunca da kalp konuşur” demiştir. İnsana iki kulak bir ağız verilmiştir. Bu yaratılış, iki dinleme bir konuşma demektir. Dolayısı ile insanın konuşmaktan çok dinlemeye ihtiyacı vardır. Dilini tutan, kötülüklerden emin olur. Sonuç olarak, Riyâzette halvetin de önemli bir yeri vardır. Çünkü nefis ve nefsin tabiatı yalnızlıktan/halâvetten hoşlanmaz, insanların arasına karışmak ister. Ancak zaman zaman topluluk içinde yaşamanın maddi manevi bir çok riskleri vardır. Bu günlerde olduğu gibi! Zunnûn Mısrî “İnsanı halvetten daha fazla ihlaslı olmaya sevkeden bir vasıta görmedim.” demiştir. İbn-i Mübârek’e “Kalbin devası nedir?” diye sorulunca “Halkla az görüşmektir” cevabını vermiştir. Şimdi hepimiz, halvet ve riyazet niyeti ile evlerimizi mescid, dergah, tekke yapabilir, şu zaman dilimini ibadet atmosferinde manevi temizlik eğitimi ile geçirebiliriz. Ayrıca evde hane halkı ile beraber yaşamak halvet ve riyazete aykırı ve engel değildir. Müminin yaptığı mücâhede, halvet ve riyâzetin başarısına göre, ruhunun kemale ermesi, huzura kavuşması ve Allah’a yaklaşması gerçekleşir. |
Alıntı:
---------- Post added 31.03.21 at 15:27 ---------- Alıntı:
|
Oruç ile asıl nefis terbiye edilir, vucut aç kaldıkça kendini yaşamaya odaklayacağı için özüne döneceği için bütün korkular ve diğer insani duygular minimuma inecektir
|
Alıntı:
|
Bir avam olarak tuttum riyazetli kırk gün orucunu Allah herkese nasip etsin namazın lezzeti değişti gecenin lezzeti değişti Halis tuttum niyetimi Rabbim günahlarımızı affetsin inşaAllah denedim tavsiye ederim tekrarına niyetim var her seneye niyet ediyorum Rabbim nasip eylesin
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Sadece 1 kase çorba mercimek tercih ettim yağsız idi
|
Bana gore halis gorursun ve beden bitkin duser arti zayiflarsin :D
|
niyeti sahih ihlaslı ve hayırlısını istersen rahmana yakınlaşmak için güzel bir vesile olcağını düşünüyorum
|
Alıntı:
|
doğru diyorsun zannımca teşşekür ederim :)
eksiğimize fayda sağlıyorsun allah razı olsun senden kardeşim |
40 gün riyazatli oruç tutmak kişiye neler katmaz ki. Hele birde halvette olursa.
|
40 dinimizde nefs için kilit rakamdır ama sadece riyazat için demiyorum 40 gün birşeyi alışkanlık eidn bırakamazsın
|
Riyazeti hakkıyla yapıp yapamadığınıza bağlı olarak sonuç değişiyor. 40 gün değil, 5 ay hayvansaldan uzak durdum ama istediğimi elde edemedim. Çünkü hakkıyla yapamamıştım. 3 gün halvetle hakkıyla yaptım çok farklı şeyler yaşadım. Ama hocaların da dedikleri gibi mürşidsiz bu işe kalkışılmamalı.
|
Alıntı:
Ben de üç aylarda hayvansal yemeneye niyet etmiştim. Zaten kilom zayıf olduğu için 3 kilo verdim fazla bir kilo değişimim olmadı. Hayvansal yemiyor normal yedigimin de üçte biri kadar yiyordum. Uyku hafifliyor daha az uykuyla daha dinç oluyorsunuz. Maneviyat biraz daha artıyor. Ama tam olarak halvet durumu olmadığı için ben de ruhanilerle bir durum olmadı. Zaten yönlendirecek bir kişi de yok. Ne soran nefse kolay geldi özele bıraktım tabii ki 41 günü geçse de vücut hayvansal istiyor illaki |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:53. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com