Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Tayyi Mekan nasıl yapılır, tayyi mekan yapmak için bir çalışma var mıdır? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/62356-tayyi-mekan-nasil-yapilir-tayyi-mekan-yapmak-icin-bir-calisma-var-midir.html)

baran01 02.05.21 15:10

Tayyi Mekan nasıl yapılır, tayyi mekan yapmak için bir çalışma var mıdır?
 
selamnun aleyküm arkadaşlar tayyi mekan nasıl yapılır yapabilmek için bir çalışma varmıdır birde merak etiğim birşey ruhumuzu bedenimizden ayırıpı bir yere gidebilirmiyiz vesselam

caspercrazy 02.05.21 15:16

tayyi mekan ledünin son aşamasıdır evliyalar belki ve Allahın özel kulları yapar diye tahmin ediyorum

baran01 02.05.21 15:24

Alıntı:

caspercrazy Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426420)
tayyi mekan ledünin son aşamasıdır evliyalar belki ve Allahın özel kulları yapar diye tahmin ediyorum

doğrudur ama belki ruhumuzu bedenimizden ayırarak belki istediğimiz yere gidebiliriz

imas 02.05.21 15:34

Alıntı:

baran01 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426419)
selamnun aleyküm arkadaşlar tayyi mekan nasıl yapılır yapabilmek için bir çalışma varmıdır birde merak etiğim birşey ruhumuzu bedenimizden ayırıpı bir yere gidebilirmiyiz vesselam

baran daha henuz adim atmayi beceremiyoruz,birak yurumeyi koşmayi sekmeyi sıçramayi,biz bu haldeyken sen ucmayi soruyorsun,hele bir dusmeden yuruyebilelim....

baran01 02.05.21 15:42

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426427)
baran daha henuz adim atmayi beceremiyoruz,birak yurumeyi koşmayi sekmeyi sıçramayi,biz bu haldeyken sen ucmayi soruyorsun,hele bir dusmeden yuruyebilelim....

haklısınız hocam sadece sitede gördüm birkaç arkadaş yazmışdı ruhumuzu bedenimizden ayırarak bi yere gidebilmeyi hem neden olmasın hocam Allah izin verirse

Swordsfish 02.05.21 16:03

Alıntı:

baran01 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426419)
selamnun aleyküm arkadaşlar tayyi mekan nasıl yapılır yapabilmek için bir çalışma varmıdır birde merak etiğim birşey ruhumuzu bedenimizden ayırıpı bir yere gidebilirmiyiz vesselam

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Öncelikle şu konuyu oku.Orda denen tayyi mekan ruhen değil bedenen yapılır.Anlatılana göre.
Sonra youtube da değişik videoları var ladikli-ahmet-aga diye arat ve izle değişik videolar var.
Tayyi mekan yapmak istersen yolu yordamıda sadece diyeceğim esmai idrisiyede geçen bazı mevzuları derinlemesine araştır ben 41 den şu demiyorum merak eden bulur derdinin çaresini orda şartlar ağır o şartlara yapıp deneni yaparsan Allah CC sanada bakıp bundan adam olur evliya olur derse lutf ederse ruhen değil bedenen zırttt diye gidersin istediğin yere.

Not:Zaten Rabbim lutf edersede dünya senin ayağına gelir.Diyeceğim bu.

Yusufiyeli 02.05.21 16:38

Tayy-i zaman ve tayy-i mekân türü kerametlere İbn Teymiye gibi bazı alimler karşı çıksa bile, ulema ve meşayıhın ekserisi, Hz. Muhammed (s.a.)’in zaman ve mekân boyutlarını aşan miraç mucizesine istinaden bunu kabul ederler. Çünkü her ümmete, peygamberlerinin mucizesi keramet olarak verilir. Nitekim Mısır’dan yola çıkan Yusuf’un gömleğinin kokusunu Kenan’dan duyan Yakup hemen yakınındaki kuyudaki Yusuf’un kokusunu duymamıştı. Çünkü duyuran Allah’tır. Dilerse mesafeleri ortadan kaldırır ve uzakları göster. Dilerse burnunun ucunu göstermez. İmam-ı Rabbani ’ye göre bir insanın letaifi, bedenin şekline dönüşerek aynı anda birçok yerde temessül edip görülebilir. O kişi bu durumdan haberdar olmaz. (İmam-ı Rabbani, Mektubat, c2,58. Mektup) Hz. Süleyman’ın veziri Asaf b. Berhiya’ya Saba melikesi Belkıs’ın tahtını göz açıp kapayacak bir zamanda Kudüs’e getirme imkânı veren Allah (Neml suresi 38-39. Ayetler) elbette Salih ve veli kuluna dilerse böyle bir güç verebilir. Buna inanırız. Ancak bunu mutlak bir üstünlük gibi saymak, birtakım iltibaslara ve yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir.

Kulefb 02.05.21 17:09

Tayy-i Mekan Nedir?
Tayyi mekân; mekân değiştirmek anlamına gelmektedir. Üç şekli vardır:

Nefs Tayyi Mekânı
Ruh Tayyi Mekânı
Fizik Vücut Tayyi Mekânı
Nefsimizin elektron devir sayısı, fizik vücudumuzun elektron devir sayısının yarısı kadardır. Ayrılabilmesi için bu devir sayılarının eşitlenmesi lâzımdır. İşte gerçek uykuya ulaştığımız zaman parçasının belki tek bir saniyelik bir bölümünde, nefsin elektron devir sayısı artar; fizik vücudun devir sayısı azalır ve ikisinin dengeye geldiği anda, nefs vücuttan tereyağından kıl çeker gibi ayrılır.

Bu neye benzer?

Bir kamyon düşünün, bir de özel araba düşünün. Özel arabanın sürati iki yüz kilometre olsun, kamyonun yüz kilometre. Eğer kamyonun hızını yüz elli kilometreye çıkartırsanız, öteki arabanın hızını yüz elli kilometreye indirirseniz, ikisi yan yana giderken; herhangi bir insanın, birinden ötekine geçmesi, sokakta yürüyormuş gibi bir kolaylık arz eder; çünkü iki araba aynı hızla ve yan yana gidiyordur. Birinden ötekine geçmek hiçbir problem göstermez. Yani; Kim nefs tayyi mekânı yaparsa, kim uykuya dalarsa; uykuya daldığı anda, onun nefsi vücudundan derhâl ayrılır.

Tayyi mekânın yaşanması ise, bu ayrılığın uyanık olarak gerçekleştirilmesidir; yani kişinin aklı nefsini kumanda etmeye başlar ve nefs, fizik vücuttan ayrıldığı zaman, akıl tamamen nefsi kontrol altında bulundurur.
Artık akıl, fizik vücudu kumanda etmemektedir. Fizik vücudun elektron devir sayısı, nefs kendisinden ayrıldığı an, tekrar eski haline döner. Nefsin elektron devir sayısı da fizik vücuttan ayrıldığı an, derhâl kendi elektron sayısına döner ve böylece nefs, başka bir âlem olan zahirî âlemde, yani kendisine ait olmayan bir âlemde, sonsuz hızla hareket etmek imkânının sahibi olur.

İnsan her gece rüya görür. Bazı insanlar da rüyalarında uçarlar. Uçanlar, aslında uykularında tayyi mekânı yaşayanlardır; ama onlar hiçbir zaman tayyi mekân yaptıklarının farkına varamazlar. Sadece rüyalarında, bir hayal âleminde uçtuklarını düşünürler. Oysa ki rüyamızın çok az bir bölümü hariç aşağı yukarı bütünü gerçektir. Bu âlemde cereyan etmeyen, başka âlemlerde cereyan eden bir güzel yolculuğu, her seferinde yaşarız. İşte söz konusu olan şey, bunun bilincinde olmaktır. Ne zaman bilincinde olursak, o zaman yaşadığımız şey artık rüya değildir; tayyi mekândır.

Nefs, vücuttan ayrıldığı an fizik vücut derhâl uykuya dalar. Akıl artık fizik vücudu kumanda etmemektedir. Nefsi kumanda etmektedir. Fizik vücudu idare eden nedir? Otomatik kontrol sistemleridir. Midemizi, bağırsaklarımızı, kalbimizi, akciğerlerimizi bütün organlarımızı çalıştıran otomatik kontrol müesseseleri, artık onları kontrol altına almışlardır. Bu sistemlerin her biri sünnetullahın bir bağlantısını ifade eder.

Sünnetullah, bütün sistemleri kontrol altında tutan, Allah'ın sonsuz bilgisayar sistemidir. Allah'ın sonsuzluğu, bütün âlemleri kapsamıştır. Kur'ân-ı Kerîm diyor ki: "Allah'ım, Senin Rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır" . İşte sonsuz ilim sahibi olan Allah, bu ilminden bir parçayı insanlara da vermiştir. İnsanlar nefs, ruh ve fizik vücut tayyi mekânı yapacak seviyeye ulaşabilirler. Nefs tayyi mekânında, vücuttan ayrılan nefs başka bir âleme gider. Fizik vücutla nefsin arasında, başlarını birbirine bağlayan bir kordon vardır. Allah'ın yarattığı bu kordon, nereye kadar giderse gitsin, ne kadar sonsuz uzaklara giderse gitsin hiç kopmaz. Allah her şeye kaadirdir. Eğer başka insanların kordonları birbirleriyle karşılaşsa biri ötekine hiç dokunmadan birbirinin içinden geçerler. Birgün başınızın üzerindeki kordondan nefsinize bağlandığınızı göreceksiniz. İşte nefs tayyi mekânı yaptıklarını iddia eden budistler diyorlar ki: “Bu kordonlar göbekten birbirine bağlıdır”. Bunun külliyen yalan olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz. Başka bir şey yaşıyorlarsa, biz onları bilemeyiz. Ama bildiğimiz, yaşadığımız nefs tayyi mekânı, başımızdan, fizik vücudumuzun başından nefsimizin başına bir kordonun uzatıldığını göstermektedir. Bu kordon, sonsuza kadar uzayabilen bir nesnedir ki; hiçbir nefsi başka bir vücuda ulaştırmaz. Başka bir vücudun bir nefsi kendisine mâl etmesi ya da buna benzer bir olay, hiçbir şekilde mümkün değildir.

İşte böyle bir dizaynda, nefsimizin dilediğimiz yere, düşündüğümüz yere birkaç saniyede ulaştığını görüyoruz ve gittiğiniz yerlerde, eğer insanlar sizi görmüyorlarsa bilin ki nefs halindesiniz. O yaşadığınız da zahirî âlemdir. Zahirî âlemde hiç kimse normal standartlarda, nefsi görmez. İnsanların arasında gezersiniz; ama sizi kimse görmez. Dünyadasınız; ama siz uyuduğunuz esnada gündüzü yaşıyorsunuz. O zaman dünyanın öbür tarafındasınız, diğer yarım küresindesiniz ve güneşin olduğu taraf gecenin olduğu taraftan daima farklı ve dünya döndüğü için devamlı şekil değiştiriyor.

Öyleyse nerede şartlar fizik değilse orada bilin ki; nefsiniz bu âlemdedir. Ama bir de şartların fizik olduğu bir âleme gideceksiniz. Sizden evvel olanların yaşadığı berzah âlemi. O zaman bardağı tutabiliyorsanız, içindekini içebiliyorsanız oradasınız, berzah âlemindesiniz. Sizden evvel ölmüş olan kişilerin nefslerinin kıyâmete kadar yaşayacağı yerdesiniz. Berzah âlemi, nefslerimize göre fizik olarak yaratılmıştır. Bütün insanların nefsleri öldükten sonra mutlaka oraya gider, orada yaşantılarını devam ettirirler. Kıyâmet gününe kadar orada yaşamakta devam ederler. İşte nefslerinizin o gittikleri yerde, sonsuz hızını devam ettirebilmek için Allah, nefslere küçücük bir değişiklik yaptırır. Nefslerin yapılarında yaptığı değişiklikle nefsimizin karşıt elektronlarının devir sayısını, elektron devir sayısının ötesine geçirir. O zaman berzah âleminde de sonsuz hızla hareket söz konusudur. Nefsler bu âleme ulaştıkları zaman tekrar yapı değişikliğine uğrarlar. Işık duvarı üzerinden geçerken, iki âlem arasındaki ve bizim âlemimizde normal bir nefsin standartlarında gelirler.

Birgün inşaallah hepinize TAYYİ MEKÂN nasip olacak. TAYYİ MEKÂN`ı yaptığınız zaman şunu unutmayın; sakın şu vücudunuzu düşünmeyin. Neden düşünmeyin? Çünkü düşünürseniz soluğu vücudunuzda alırsınız. Tekrar dönmeniz de o gece hayli güç bir şey. İnşaallah yaşarsınız. Yaşadığınız zaman göreceksiniz ki; aslında uçaklara falan fazla para vermenize gerek yok Allah'ın yardımıyla, herşey çok güzel gerçekleşebilir. İşte nefs tayyi mekânı, bu standartlar altında gerçekleşebilen bir olgudur. Söylediğim gibi hepiniz tayyi mekânı kim bilir kaç defa yaşamışsınızdır. Ama rüyada yaşadığınız için bunun bilincinde değilsiniz. Sadece bir hayal yaşadığınızı zannetmektesiniz. Oysa ki kişi rüyasında mutlaka bir gezegene gitmiştir.

Eğer nefs tayyi mekânının ötesine geçmek söz konusu ise, bunun adı ruh tayyi mekânıdır. Ruhumuz kendisine ait olan elektron devir sayısını dilediği an, dilediği stan-dartlarda değiştirmek imkânının sahibidir. Ruhumuz 6 grup enerji küresinden oluşur ve emr âleminin de, zahirî âlemin de, berzah âleminin de bütün özelliklerini bir ruh, dilediği an kazanabilir ya da yok edebilir. Zahirî âlemde bir ruh, dilerse zahirî âlemin bir parçası olur. Dilerse zahirî âlemin bir parçası olmanın hemen dışına çıkar. Berzah âleminde bir ruh, berzah âleminin varlığı olur. Herkes onu nefs zanneder ya da dilerse bir anda bu standardın dışına çıkabilir. Aynı ruh, gayb âleminde, gayb âleminin standartlarına girer ya da dışına çıkabilir.

Allah ruha farklı bir özellik vermiştir. O dilediğini, dilediği standartlarda yapmak imkânının sahibidir. Kim ruh tayyi mekânını yapabilir? Salâha ulaşan kişinin başının üzerine, Allah bir hediye olarak kendi ruhunu gönderir. Bu ruh tayyi mekânı yapması için Allah’ın o kişiye bir hediyesidir. Onun başının üzerinde taşıdığı bu ruh, aklının her zaman kumanda edebileceği, bir çeşit uçak gibidir ve o ruha kumanda eden akıl, o ruhu dilediği yere bir anda ulaştırabilir.

Ruh tayyi mekânının nefs tayyi mekânından farkı, ruhun gittiği yerde fizik hüviyete derhâl bürünebilme imkânıdır. Ama orada o bunu yaparken, eğer fizik vücut uykuda değilse, o kişinin fizik vücuduna, akıl kumanda etmektedir. O zaman ruha Allah kumanda eder. Öyleyse, farklı bir tayyi mekân boyutuna girdik: Ruh tayyi mekânı. Sadece salâha ulaşıp da başının üzerine Allah'ın ruh tayyi mekânını yapmak üzere böyle bir ruhu hediye ettiği insanlar, bunu gerçekleştirebilir. Bu konuda çok şeyler okumuşsunuzdur. Bir çok hikâyeler anlatılır. Ama aslında hangi evliya bunu gerçekleştirmişse biliniz ki bu hakikattir. Allah'ın kanunları, fizik kanunlardır. Fiziğin ötesi ise, o ait olduğu âlemin fiziğidir; yine aynı şeydir. Her âlemde geçerlidir, âlem farklılıkları sonsuz hızın varlığına sebeptir.

Bir kişi fizik vücuduyla herhangi bir şehirde görünürken, onun ruhu başka bir yerde, meselâ hacda aynı anda, aynı gün görülebilir. O kişinin fizik vücudu uykudaysa, o sırada akıl, ruha kumanda eder. Kişi uyanıksa, fizik vücudunun içindeyse, aklı fizik vücuduna kumanda ediyorsa; o zaman ruha kumanda eden Allah'ın sünnetullahıdır ve bu tayyi mekânın sahibi olan kişi, aslında bu tayyi mekânı yaşayan değildir. Öyleyse, bir çok evliya için anlatılan çok şeyler duymuşsunuzdur. Mevlâna Celâlettin Rumî aynı günde hem Konya'da görülmüştür, hem Hac'da görülmüştür ve normal standartlarda fizik olarak görülmüştür. Bu da eşyanın tabiatına son derece uygundur. Çünkü söylediğimiz gibi ruh, dilediği âlemde fizik olabilir, dilediği âlemde fiziğin de ötesine geçebilir.

Eğer nefs tayyi mekânının ötesine geçmek söz konusu ise, bunun adı ruh tayyi mekânıdır. Ruhumuz kendisine ait olan elektron devir sayısını dilediği an, dilediği stan-dartlarda değiştirmek imkânının sahibidir. Ruhumuz 6 grup enerji küresinden oluşur ve emr âleminin de, zahirî âlemin de, berzah âleminin de bütün özelliklerini bir ruh, dilediği an kazanabilir ya da yok edebilir. Zahirî âlemde bir ruh, dilerse zahirî âlemin bir parçası olur. Dilerse zahirî âlemin bir parçası olmanın hemen dışına çıkar. Berzah âleminde bir ruh, berzah âleminin varlığı olur. Herkes onu nefs zanneder ya da dilerse bir anda bu standardın dışına çıkabilir. Aynı ruh, gayb âleminde, gayb âleminin standartlarına girer ya da dışına çıkabilir.

Allah ruha farklı bir özellik vermiştir. O dilediğini, dilediği standartlarda yapmak imkânının sahibidir. Kim ruh tayyi mekânını yapabilir? Salâha ulaşan kişinin başının üzerine, Allah bir hediye olarak kendi ruhunu gönderir. Bu ruh tayyi mekânı yapması için Allah’ın o kişiye bir hediyesidir. Onun başının üzerinde taşıdığı bu ruh, aklının her zaman kumanda edebileceği, bir çeşit uçak gibidir ve o ruha kumanda eden akıl, o ruhu dilediği yere bir anda ulaştırabilir.

Ruh tayyi mekânının nefs tayyi mekânından farkı, ruhun gittiği yerde fizik hüviyete derhâl bürünebilme imkânıdır. Ama orada o bunu yaparken, eğer fizik vücut uykuda değilse, o kişinin fizik vücuduna, akıl kumanda etmektedir. O zaman ruha Allah kumanda eder. Öyleyse, farklı bir tayyi mekân boyutuna girdik: Ruh tayyi mekânı. Sadece salâha ulaşıp da başının üzerine Allah'ın ruh tayyi mekânını yapmak üzere böyle bir ruhu hediye ettiği insanlar, bunu gerçekleştirebilir. Bu konuda çok şeyler okumuşsunuzdur. Bir çok hikâyeler anlatılır. Ama aslında hangi evliya bunu gerçekleştirmişse biliniz ki bu hakikattir. Allah'ın kanunları, fizik kanunlardır. Fiziğin ötesi ise, o ait olduğu âlemin fiziğidir; yine aynı şeydir. Her âlemde geçerlidir, âlem farklılıkları sonsuz hızın varlığına sebeptir.

Bir kişi fizik vücuduyla herhangi bir şehirde görünürken, onun ruhu başka bir yerde, meselâ hacda aynı anda, aynı gün görülebilir. O kişinin fizik vücudu uykudaysa, o sırada akıl, ruha kumanda eder. Kişi uyanıksa, fizik vücudunun içindeyse, aklı fizik vücuduna kumanda ediyorsa; o zaman ruha kumanda eden Allah'ın sünnetullahıdır ve bu tayyi mekânın sahibi olan kişi, aslında bu tayyi mekânı yaşayan değildir. Öyleyse, bir çok evliya için anlatılan çok şeyler duymuşsunuzdur. Mevlâna Celâlettin Rumî aynı günde hem Konya'da görülmüştür, hem Hac'da görülmüştür ve normal standartlarda fizik olarak görülmüştür. Bu da eşyanın tabiatına son derece uygundur. Çünkü söylediğimiz gibi ruh, dilediği âlemde fizik olabilir, dilediği âlemde fiziğin de ötesine geçebilir.

Bu ikinci tayyi mekân çeşidinde de ruhun hareket halinde olması, söylediğimiz gibi fizik vücudun uyku haline girmesiyle gerçekleşirse eğer; kişinin aklı, ruhu kontrolü altında tuttuğu için, bütün olanlardan Allah’ın bu evliyası her zaman haberdardır. Ama Allah bunu dilerse ruhu bir başka varlığa, bir başka şeyi ispat etmek için o kişinin ruhunu, Allah'ın sünnetullahıyla kumanda ederek başka bir yere her zaman gönderebilir ve dünya üzerinde bunun da neticeleri çok görülmüştür.

Bir başka tayyi mekân çeşidi var mı? Evet var, fizik vücut tayyi mekânı.

Zannetmeyin ki, fizik vücut kendi kendine fizik vücut tayyi mekânı yapabilir. Hayır fizik vücut, daima bir vasıtadır. Öyleyse sonuca bakarsak ne görüyoruz? Fizik vücut tayyi mekânını yerli yerine oturtabilmek için, fizik vücutla nefs arasındaki ilişkinin çok iyi bilinmesi lâzımdır. Fizik vücudumuzun içindeki nefs, fizik vücudumuzun elektron devir sayısının yarısı kadar elektron devir sayısına sahiptir. Bu sebeple fizik vücudumuzun içinde esirdir. Fizik vücut bayılmadıkça, fizik vücut ölmedikçe, fizik vücut uykuya dalmadıkça nefs, fizik vücudumuzdan ayrılamaz.

Belki bir insanın nefs tayyi mekânını yaşayabilmesi, 3 standartta gerçekleşir: Fizik vücudun uyku haline girmesi birinci standart; bayılması, ikinci standart; ölmesi, üçüncü standart. Ölürse, artık o kişinin nefs tayyi mekânı, zaten 40 günlük bir mezarda geçen, geri kalanı da berzah âleminde geçen, kıyâmete kadar devam edecek olan bir tayyi mekân olayıdır.

Fizik vücut tayyi mekânına gelince, bu söylediğimiz kanunla çok yakından alâkalıdır. Hangi kanunla? Nefsimiz fizik vücudumuz içinde esirdir. Neden esirdir? Çünkü nefsimizin elektron devir sayısı, fizik vücudumuzunkinin yarısı kadardır. İşte öyle bir an düşünün ki; ruh, fizik vücudumuzun üzerine geliyor, yerine yerleşiyor; ama ruhun elektron devir sayısı fizik vücudumuzun iki katı kadar. Ne demek bu? Şu demek: Ruh, fizik vücudumuzu esir alır ve fizik vücudumuz, ruhumuzun her zerresine kumanda etmesi sebebiyle görünmez olur. Hiç kimse fizik vücudu göremez. Neden göremez? Çünkü ruhu göremezler. Ruh da fizik vücudumuzun her zerresine sahip olduğu, her zerresini kapladığı için, hiç kimse fizik vücudumuzu göremez.

İşte böylece fizik vücudumuzun, ruhumuzla birlikte sonsuz hızla hareket edebildiğini görüyoruz. Bir kişi ruh tayyi mekânı yaptığı zaman, ruhu oraya yalnız gider, sonsuz hızla gider, orada şekil değiştirir, normal bir insan hüviyetine girer. Kimse onun ruh mu, gerçek bir fizik beden mi olduğunu anlayamaz. Sonra da tekrar sonsuz hızla ait olduğu yere geri dönecektir. Fizik vücudun üzerindeki yerini tekrar alacaktır; ama fizik vücut tayyi mekânında gidilecek yere ulaşıldığı zaman, ruh kontrol müessesini bıraktığı anda fizik vücut orada serbesttir. Arada dilediği gibi hareket edebilir; ama kendi âlemine, bulunduğu yere geri dönerken, o zaman tekrar fizik vücudu, ruhun kontrolü altına alması gerekir ve tekrar ruh, iki kat devir sayısıyla fizik vücudun üzerine gelip onu tamamen kaplar. Bu, geri dönüş için mutlaka gereklidir. Geriye ulaşıldığında, ait olduğu yere geri dönüldüğünde, ruh tekrar fizik vücudu terk eder ve başın üzerindeki yerini alır. Fizik vücutta, orada sanki bir uykudan uyanmış gibi normal standartlarına ulaşır. Fzik vücut standartları, ruh standartları, nefs standartları, 3 ayrı tip tayyi mekânı sergiler.

İşte Hz. Süleyman'ın Belkıs'ın tahtını getirmeden evvel, "Bana hanginiz onun tahtını getirebileceksiniz?" dediği zaman, ifrid adlı cin diyor ki: "Siz daha yerinizden kalkana kadar, ben onu size getirebilirim." Kitap'tan bir ilme sahip olan adamsa dedi ki: "Siz gözünüzü açıp kapatıncaya kadar, ben onu size getiririm." Allah:"Ve Hz. Süleyman, o kişiden yüzünü döşemeye çevirdiği zaman, döşemenin üzerinde tahtı gördü." diyor. Öyle ise, olay gerçekleşmiş. Allah, Hz. Süleyman'a verdiği hızları, üç ayrı bölümde dizayn etmiştir ve Hz. Süleyman devamlı olarak tayyi mekânı yaşamıştır. O, sonsuz hızın sahibiydi. Bu statüde, Allah’ın zamanı geriye çalıştırması ya da sonsuz hızı tarif eden bir çok âyet-i kerimesinin varolduğunu görüyoruz. Meselâ; yedi uyuyanlar için Allah zamanı durdurmuştur. Zaman, diğer insanlar için devam ediyor; ama onlar için gitmiyor. Onlar mağaraya alındıklarında Allah’a diyorlar ki: "Yarabbi, bize katından bir mürşid gönder, bizi mutluluğuna ulaştır." Allah diyor ki: "Onları sağdan sola, soldan sağa hep döndürdük, aya çıktıkları zaman uyandırdık onları. Ne kadar diye sordular birbirlerine, ‘birkaç saat dediler' diyor.” Ama fırına ekmek almaya gittiklerinde ellerindeki paraların iki yüz, üç yüz yıl önceine ait olduğu anlaşıldı ve böylece yedi uyuyanlar o dizayn içersinde, zamanın kendilerine çalışmadığı bir ortamın sergilendiğini anladılar.

Allah’ın ihsan ettiği hız müesseseleri, bütün sistemlerde Allah'ın emrettiği biçim ve boyutta geçerlidir. Meselâ Allah dünya ile kendi arasındaki mesafeye “elli bin yıllık yol” diyor ve meleklerin oraya bir günde çıktığını söylüyor. Ama Peygamber Efendimiz'in BİR KAÇ DAKİKADA ÇIKTIĞINI GÖRÜYORUZ. Öyle ise farklı sistemler söz konusudur. Bugüne kadar dünyadan Allah'ın katına kadar fizik vücuduyla gidip oradan dönebilen, sadece Peygamber Efendimiz'dir Hz. İdris'in de, Hz. İsa'nın da Allah'ın katında olduğu söyleniyor. Fizik vücut olarak oradalar ve r Hz. İsa'nın tekrar döneceği konusunda Allah’ın kesin bir teminatı var. Ama Hz. İdris'in ne olacağı hakkında bir işaret, Kur'ân-ı Kerîm'de yoktur. Bu da bir tayyi mekândır. Hz. İdris'in cennete alınması olayı, bir tayyi mekân olayıdır.

Hz. İdris, Allah’a diyor ki: "Mutlaka cennetini görmek istiyorum." Allah sonunda dayanamıyor, onu cennetine götürüyor. İyice dua ettikten sonra: "Çık, tekrar seni dünyaya göndereceğim." diyor. Hz. İdris diyor ki: "Çıkmam." Allah: "Ama bana çıkacağım diye söz verdin." diyor, Hz. İdris diyor ki: "Tamam, verdim; ama şimdi çıkmak istemiyorum. Sen, benim Rabbimsin, beni affedersin". Allah diyor ki: "Kabul ettim. Hadi kal burada!" Yani naz makamı da Allah’a bazen böyle, onun önceden bildiği; ama bilmez göründüğü şeyleri yaptırır. Allah muhakkak herşeye kadirdir.

Hz. İsa'nın göğe alınışına beraberce bakalım. On ikinci havari Romalılara haber verir ve salona gelir. Allah diyor ki: "O geldiği zaman, Biz onun yüzüyle Hz. İsa'nın yüzünü değiştirdik. Onu İsa'ya götürdüler. Çarmığa gerdiler. Biz de Hz. İsa'yı katımıza kaldırdık" . Nasıl kaldırmış? Gene tayyi mekân olayı. Hem Hz. İdris'in, hem de Hz. İsa'nın olayı, tayyi mekân olayıdır. Peygamber Efendimiz'in Allah'ın katına çıkması, mirac olayı, yine tayyi mekândır. Üçü de fizik vücud tayyi mekânını yaşamıştır. Unutmayın, hepsinin fizik vücutlarının üzerine, ruhları örtü olmuştur. O standartlar içinde, Allah'ın göklerine yükselmişlerdir. Allah'ın katına kadar yükselmişler ve iki tanesi orada kalmıştır. Sadece Peygamber Efendimiz'e has bir olay yaşanmıştır. O, tekrar geri dönmüştür.

Allah’a ne kadar hamd etsek şükretsek azdır ki; O bizim Peygamberimiz. Allah Kur'ân'ı ona indirmiş ve bütün âlemlerde mutlaka tanınan bir peygamber. Allah onun için diyor ki: "Seni âlemlere rahmet olarak yarattım." Kur'ân-ı Kerîm için de yine Allah öyle söylüyor: "Âlemlere rahmet olarak yarattım." diyor. Kur'ân-ı Kerîm sadece şu bizim dünyamızda Peygamber Efendimiz'e indirilen, sadece bu dünyada tanınan bir dîn kitabı değildir. Allah'ın bütün âlemlere indirdiği bir kitaptır. Peygamber Efendimiz de o kitap kendisine inen kişi olarak, bütün âlemlerde tanınmaktadır.

İşte Peygamber Efendimiz'in miracına dikkatle baktığımız zaman, onun da bir fizik vücut tayyi mekânı olduğunu görüyoruz. Ne yapmış Allah? Gelecek nesillere ve Mekkeli'lere ibret olsun diye Peygamber Efendimiz' i doğrudan doğruya katına almamış. Evvelâ radan bilmem kaç hafta mesafede olan bir kervana, Peygamber Efendimiz'i ulaştırmış. Orada durmuş. Peygamber Efendimiz, o kervan sahipleriyle konuşmuş. 1-2 dakika konuşmadan sonra oradan ayrılan Peygamber Efendimiz, birkaç dakika sonra, ikinci kervana ulaşmış. (2.kervan, 1.kervandan 1 hafta sonra gelecek Mekkeye) ve onlarla da konuşmuş. Özellikle zaman ölçüsünü onlara tayin ettirmiş ve ondan sonra da Allah onu Mescid-i Aksa'ya ulaştırmış. Mescid-i Aksa'yı da tavaf ettikten sonra, oradan Allah’ın katına yükselmiş. Allah Kur'ân-ı Kerîm'de buyuruyor ki: "Kalbi gördüklerini tekzib etmedi." Peygamber Efendimiz, Allah’ın katına ulaştığı zaman gördüğü şeyi, ruhunun baş gözleri ile görüyor; ama ondan evvel gördüklerini -Allah bize de, bütün kalp gözü açık olanlara gösterdiği gibi-, kalp gözüyle göstermiş ve Allah bu sebebe dayalı olarak: “Kalbi gördüklerini tekzip etmedi.” diyor.

Biliyorsunuz ki; Hz. Musa da Allah'yı baş gözleriyle görmek istedi, görmekte ısrar etti. Allah da buyurdu ki: "Sen buna dayanamazsın. Biz baş gözlerini bizi görecek olan vasıfta yaratmadık. Onun için sen peygamber de olsan buna dayanamazsın, bundan vazgeç." dedi. O da: "Vazgeçmem." dedi. Allah: "Öyleyse, şimdi bu karşıdaki dağa tecelli edeceğim. O, beni kendi gözleriyle görecek. (Dağın kendisine has olan görme özelliğiyle görecek.) Sonucun ne olduğuna bak. Ondan sonra ısrar ediyorsan, o zaman düşünelim." Ve Allah dağa tecelli etti. Dağın kendisine ait olan görme hassasıyla, Allah'yı görmesini sağladı; ama dağ bile dayanamadı ve berhava oldu ve Hz. Musa da o anda dağın görme hassasını yakaladı ve bayıldı. Bu görüşten sonra Hz. Musa'nın artık Allah'yı baş gözüyle görme talebinden vazgeçtiğini görüyoruz.

İşte Peygamber Efendimiz, Allah’ın huzuruna vardığı zaman, baş gözleriyle Allah'yı görmedi. (Fizik vücudunun) Ruhunun baş gözüyle gördü ki; ruhu zaten emr âleminin varlığıdır. Allah'ın katındaki varlıkların gözleriyle gördü. Unutmayın, huzur namazının imamının fizik vücudu orada değildir, ruhu oradadır. Bütün o namaz kılanların fizik vücutları değil, ruhları namazları kılmaktadır. Öyleyse hepsi, her an Allah'yı görebilmektedirler ve sadece fizik vücudumuzun gözleri Allah'ı görmeye tahammül edemez. Nefsimizin gözleri Allah'yı görmeye tahammül edemez; ama ruhumuzun gözleri Allah'yı görmenin yeterli vasıflarına sahiptir. Bir de nefsimizin kalbindeki kalp gözü, Allah'ı görmenin standartlarına sahiptir.

Peygamber Efendimiz, giderken Cebrail (as)'ı gördü. Onunla karşılaştılar, konuştular. Oradan Allah’ın katına ulaştı, geriye döndüğünde, ispat vasıtaları birer birer geliyordu. Peygamber Efendimiz demişti ki: “Falanca yerde kervanla karşılaştım”. Tabiî hiç kimse inanmamıştı; ama kervan denildiği zaman, Peygamber Efendimiz ile karşılaştıklarını, konuştuklarını anlattılar. Onlardan bir hafta sonra gelen ikinci kervan da aynı şeyleri söyledi ve peygamber Efendimiz' e Mescid-i Aksa hakkında sual sordukları zaman; derhal gözünün önüne Mescid-i Aksa'nın bütün camları, pencereleri, herşeyi geldi ve bütün cevapları bir defa daha görerek, net olarak verdi.

Öyleyse miraç olayı da tam bir tayyi mekân olayıdır. Fizik vücut tayyi mekân olayıdır ve Kur'ân-ı Kerîm'de birçok fizik vücut tayyi mekânından bahsedildiğini görüyoruz. Tayyi mekân dediğimiz zaman, olağanüstü güzel bir olayın yaşanması söz konusudur. Bilet parası falan ödemeden bir yerden bir yere her zaman gitmek mümkündür. Allah, O'nun yoldaki bütün dileyen insanlara lâyık oldukları gün mutlaka bu ihsanda bulunacaktır.

dradem404 02.05.21 17:28

Üstazımız Süleyman Efendi Hazretleri (K.S.) devamlı, keramet göstermekten kaçınmıştır. Bir çok defalar hatırlıyorum, talebelerine “Evladlarım, keramet peşinde koşmayınız, şayet suda yürümek, havada uçmak keramet olsaydı, denizdeki balıklar, havadaki kargalar bile keramet göstermiş olurdu.” buyurmuşlar ve en büyük kerameti şöyle anlatmışlardı: “En büyük keramet ümmet-i Muhammed’e hidayet etmektir.”

Bu yolun büyüklerinin izahlarından da anladığıma göre, mensupları hidayet üzere olmayan ve Şeriat-ı Garra-i Ahmediye’ye uymayanların şeyhlerinin kerametlerine itibar olunmaz! Şayet keramete meraklıysalar, önce mensuplarını İslâmiyeti korumaya ve yaşamaya sevketsinler, demektir bunun manası.

baran01 02.05.21 17:32

Alıntı:

Swordsfish Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426429)
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Öncelikle şu konuyu oku.Orda denen tayyi mekan ruhen değil bedenen yapılır.Anlatılana göre.
Sonra youtube da değişik videoları var ladikli-ahmet-aga diye arat ve izle değişik videolar var.
Tayyi mekan yapmak istersen yolu yordamıda sadece diyeceğim esmai idrisiyede geçen bazı mevzuları derinlemesine araştır ben 41 den şu demiyorum merak eden bulur derdinin çaresini orda şartlar ağır o şartlara yapıp deneni yaparsan Allah CC sanada bakıp bundan adam olur evliya olur derse lutf ederse ruhen değil bedenen zırttt diye gidersin istediğin yere.

Not:Zaten Rabbim lutf edersede dünya senin ayağına gelir.Diyeceğim bu.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
bu konuda yazılanlar evet ağır ama Allah izin verirse yapılır hocam ladikli ahmet ağayıda inşallah araştıracağım hocam esmai idrisiyeden sizin önerdiğiniz isim varmı kıl akıldan üstündür hocam Allah razı olsun vesselam

---------- Post added 02.05.21 at 17:35 ----------

Alıntı:

dradem404 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426439)
Üstazımız Süleyman Efendi Hazretleri (K.S.) devamlı, keramet göstermekten kaçınmıştır. Bir çok defalar hatırlıyorum, talebelerine “Evladlarım, keramet peşinde koşmayınız, şayet suda yürümek, havada uçmak keramet olsaydı, denizdeki balıklar, havadaki kargalar bile keramet göstermiş olurdu.” buyurmuşlar ve en büyük kerameti şöyle anlatmışlardı: “En büyük keramet ümmet-i Muhammed’e hidayet etmektir.”

Bu yolun büyüklerinin izahlarından da anladığıma göre, mensupları hidayet üzere olmayan ve Şeriat-ı Garra-i Ahmediye’ye uymayanların şeyhlerinin kerametlerine itibar olunmaz! Şayet keramete meraklıysalar, önce mensuplarını İslâmiyeti korumaya ve yaşamaya sevketsinler, demektir bunun manası.

üstadınızla aynı fikirdeyim zaten keramet olsun diye istemiyorum vesselam

Swordsfish 02.05.21 17:57

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

bu konuda 2-10-12-27 maddelerde tayyi mekan yazıyorda işte mesele senin harfiyen uyup yapsan bile Allah CC seni o mertebeye layık bulması gerek kardeşim.Aklımda kalan maddeler onlar.Beyazıt bestami hazretlerini duymuşsundur cübbeli bir sohbette şöyle anlatıyor bu evliya 30 sene ibadet zikir derken en sonunda buna kapı açılıyor gözünün önüne bir alem geliyor bakıyor çok güzel bir yer ama kimsecikler yok.Allah Allah nasıl olurda bu güzel yerde kimseler olmaz diyor.Bir nida duyuyor denen şu burayı istiyen çokda biz isteyene değil bizim istediğimize biz bu aleme kabul ediyoruz diyip beyazıt bestami hazretlerinide gir içeri deniyor ama dikkat et 30 sene sonrası yani.tsbh
Diğer haram helal günah yasak kul hakkı ibadet namaz takva huşu olaylarını bir kenara koyarsan kolay işler değil.30 sene ne demek.

aydemir 02.05.21 18:01

Alıntı:

baran01 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426419)
selamnun aleyküm arkadaşlar tayyi mekan nasıl yapılır yapabilmek için bir çalışma varmıdır birde merak etiğim birşey ruhumuzu bedenimizden ayırıpı bir yere gidebilirmiyiz vesselam

tayyi mekan için ruhanilerden faydalanmak için böyle işlem var bahrul mearif şakkul ard adında hikmet babanın orijinal elyazma kitabında bunun gibi sanırım 3 yada 4 işlem olacaktı orijinal ama şifreli şifresi ise ayın menzilleridir menzillerini belirtmemiş hamdolsun bende hepsi tam dilersen o kitabı bul ve çözüp bu işlemi yaparsın umarım muaffak olursun

baran01 02.05.21 18:10

Alıntı:

Swordsfish Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426447)
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

bu konuda 2-10-12-27 maddelerde tayyi mekan yazıyorda işte mesele senin harfiyen uyup yapsan bile Allah CC seni o mertebeye layık bulması gerek kardeşim.Aklımda kalan maddeler onlar.Beyazıt bestami hazretlerini duymuşsundur cübbeli bir sohbette şöyle anlatıyor bu evliya 30 sene ibadet zikir derken en sonunda buna kapı açılıyor gözünün önüne bir alem geliyor bakıyor çok güzel bir yer ama kimsecikler yok.Allah Allah nasıl olurda bu güzel yerde kimseler olmaz diyor.Bir nida duyuyor denen şu burayı istiyen çokda biz isteyene değil bizim istediğimize biz bu aleme kabul ediyoruz diyip beyazıt bestami hazretlerinide gir içeri deniyor ama dikkat et 30 sene sonrası yani.tsbh
Diğer haram helal günah yasak kul hakkı ibadet namaz takva huşu olaylarını bir kenara koyarsan kolay işler değil.30 sene ne demek.

Allah isterse 1 gunde de olur 30 senede de önemli olan niyet hocam benim bir lafım var Allah an elden önce niyete bakar duanın benimle olsun hocam vesselam

Afatsum 02.05.21 19:36

Allahin riza tek amacimiz olmali keramet değil istikamet uzere olmali demis ALLAHdostlari

imas 02.05.21 21:39

Kulefb

daha kisa ve net yaz,bu kadar uzun yazarsan kimse okumaz,alinacak ogut ve ders yazida kalir,sende bosuna yazmis olursun,nacizane tavsiyemdir

aydemir 02.05.21 22:33

Alıntı:

baran01 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426452)
Allah isterse 1 gunde de olur 30 senede de önemli olan niyet hocam benim bir lafım var Allah an elden önce niyete bakar duanın benimle olsun hocam vesselam

---------- Post added 02.05.21 at 18:12 ----------



Kitabıln pdf sinelden faydalansak olurmu

---------- Post added 02.05.21 at 18:13 ----------



Kitabıln pdf sinelden faydalansak olurmu

pdf kitap şeklinde internette olacaktı ama dediğim gibi şifrelemiş bende olsal şifrelerdim ama dediğim gibi kitapta sadece simya ilmi olan elmas ve mücevherat kısmında ki şifrelerde kaldım aslında zorlandım biraz bende öylece bıraktım kitapta davetlerin altın getirme işlemlerin ve tayy-i mkan tayy-i seyyare gibi olan ve yedi kralın ilmi simya öğretme işlemlerinin şifrelerini hepsini çözdüm mesela görünmezlik işlemi olan kurbağa dersini yazılan işlem onun gibi bir çok işlem var hepsini hamdolsun çözdük ama daha kitap haline getirmedim inşallah bir gün onu da bitiririm

Afatsum 02.05.21 22:34

Niyetim Allah Rizasi olmali uygulama değil kardesim riza olursa uygulamaya gerek kalmaz Allah lutfederse

baran01 02.05.21 22:47

Alıntı:

aydemir Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426498)
pdf kitap şeklinde internette olacaktı ama dediğim gibi şifrelemiş bende olsal şifrelerdim ama dediğim gibi kitapta sadece simya ilmi olan elmas ve mücevherat kısmında ki şifrelerde kaldım aslında zorlandım biraz bende öylece bıraktım kitapta davetlerin altın getirme işlemlerin ve tayy-i mkan tayy-i seyyare gibi olan ve yedi kralın ilmi simya öğretme işlemlerinin şifrelerini hepsini çözdüm mesela görünmezlik işlemi olan kurbağa dersini yazılan işlem onun gibi bir çok işlem var hepsini hamdolsun çözdük ama daha kitap haline getirmedim inşallah bir gün onu da bitiririm

Nasıl şifrelenmiş bizi biraz aydınlatırmısın

aydemir 02.05.21 23:43

Alıntı:

baran01 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426500)
Nasıl şifrelenmiş bizi biraz aydınlatırmısın

kitabın önemli yerlerinde yani işlemlerin önemli olan yerlerinde tılsım harfleri kullanmış bu harfler piyasada yok sadece kendi elinde ki kitaplarda var ben çözene kadar canım çıktı ama gerçekten harbi kitap ve bu kişinin elindeki kitaplar bu kitaba nisbet çok mükemmel olmalı

Secretque 03.05.21 00:19

Hiç bir Allah dostu tayyi mekan yapayım keramet göstereyim diye ibadet etmez! tek gayeleri Allah'ın rızasıdır. ondan sonra kendilerine lutuf olarak verilir.

baran01 03.05.21 01:39

Alıntı:

Secretque Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426511)
Hiç bir Allah dostu tayyi mekan yapayım keramet göstereyim diye ibadet etmez! tek gayeleri Allah'ın rızasıdır. ondan sonra kendilerine lutuf olarak verilir.

haklısın kardeşim akılı adam zaten keramet göstermekten kaçınır nefssin azmasından korkar tek gaye Allah rızası ve dostluğu vesselam

Muhammet68 03.05.21 23:38

Tam benim konum :) Bende nasip olur mu diye beklemedeyim. Bi duyum alır isen bana da haber ver bi zahmet :)

Abdulfettah 04.05.21 12:38

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426431)
Tayy-i zaman ve tayy-i mekân türü kerametlere İbn Teymiye gibi bazı alimler karşı çıksa bile, ulema ve meşayıhın ekserisi, Hz. Muhammed (s.a.)’in zaman ve mekân boyutlarını aşan miraç mucizesine istinaden bunu kabul ederler. Çünkü her ümmete, peygamberlerinin mucizesi keramet olarak verilir. Nitekim Mısır’dan yola çıkan Yusuf’un gömleğinin kokusunu Kenan’dan duyan Yakup hemen yakınındaki kuyudaki Yusuf’un kokusunu duymamıştı. Çünkü duyuran Allah’tır. Dilerse mesafeleri ortadan kaldırır ve uzakları göster. Dilerse burnunun ucunu göstermez. İmam-ı Rabbani ’ye göre bir insanın letaifi, bedenin şekline dönüşerek aynı anda birçok yerde temessül edip görülebilir. O kişi bu durumdan haberdar olmaz. (İmam-ı Rabbani, Mektubat, c2,58. Mektup) Hz. Süleyman’ın veziri Asaf b. Berhiya’ya Saba melikesi Belkıs’ın tahtını göz açıp kapayacak bir zamanda Kudüs’e getirme imkânı veren Allah (Neml suresi 38-39. Ayetler) elbette Salih ve veli kuluna dilerse böyle bir güç verebilir. Buna inanırız. Ancak bunu mutlak bir üstünlük gibi saymak, birtakım iltibaslara ve yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilir.

kardeş dikkatimi çekti ibn teymiye gibi alimler demişsin. ibn teymiye'nin Allah'a şekil isnad ettiğini biliyor musun? nasıl alim diyebiliyorsun?

Yusufiyeli 04.05.21 14:33

Alıntı:

Abdulfettah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426725)
kardeş dikkatimi çekti ibn teymiye gibi alimler demişsin. ibn teymiye'nin Allah'a şekil isnad ettiğini biliyor musun? nasıl alim diyebiliyorsun?

Değerli kardeşim yazımın bütünlüğüne bakarsan İbn Teymiye yi haklı gösteren bir görüşüm mevcut değil. Daha doğrusu bu forumdaki bütün yazılarım için bu durum geçerli. Hatta o böyle söylüyor lakin doğrusu budur demişim. Gelelim alim olması ilim sahibi anlamında ifade ettim itikadı anlamda seninde ifade ettiğin bazı mahzurlu görüşleri mevcuttur. Mesela Zemahşeri büyük bir tefsir alimidir fakat itikadı olarak Mutezile (İslam rasyonalistleri) mezhebine mensup olduğundan yazdığı muhteşem tefsir kitabı Keşşaf’ı okurken itinayla okumak lazım. Sağlam bir akaid alt yapınız yoksa sizi sıkıntıya sokabilir. Benimseyelim benimsemeyelim, İbn Teymiyye’nin öze dönüş Kur’an a dönüş hurafeler ve israiliyetle mücadele hususunda bazı güzel görüşleri olsada onun devamından gelenler ana kaynaklara dönüş ve Selef’e ittiba vurgusu, muhalif çevrelerden gelmesi muhtemel türedilik, aidiyetsizlik ve köksüzlük gibi ithamlara karşı sağlam bir kökene dayanma ve böylece savunulan fikriyata, bizdeki Kemalist zümrenin ‘’Atam izindeyiz!’’ sloganını hatırlatır şekilde, maliyeti düşük bir meşruiyet zemini oluşturma amacına hizmet eden bir araç işlevi görmekte dini düşüncede islah ve tecdit projesi ise büyük ölçüde modern akıl, bilinç ve paradigmalar üzerinden yürütülmektedir. Başka bir ifadeyle çağdaş Selefi ıslahatçılıkta öze dönüş söylemi temel referans noktasında erken dönemlerdeki İslami tefekkür ve tedeyyüne atıfta bulunmakta ve bu yönde geleneğe yaslanmakta, ancak bugüne ve geleceğe yönelik hedeflerinde modern ve modernleştirici bir istikamette yol almaktadır.

Neptuns 04.05.21 14:46

Tayyi mekan ABDÜLKĀDİR-i GEYLÂNÎ hazretleri 18sene insanlardan uzak durdu bağdatın kapısına dönerken hz.hızır a.s kapıda şehre yaklaştığında uyardı 7sene daha var dönmene diyip toplam 25sene olunca dönmüştür. Döndüğünde 100binlerce insan akın ederek onu dinlemeye gelmişlerdir. Birgün mağradaki bir kadına saldıran adama asasını değil ayakkabılarını çıkarıp o yöne atmıştır ve o adama uzaktan müdahale etmiştir. Bağdattan uçakla dahi 11 saatte gidilcek yerdeki kötürüm bir insana yemek yedirmiştir hergün. Yedirdiği kişi tanısam dicemki sen ABDÜLKĀDİR-i GEYLÂNÎ sin ama o bağdatta sen burda..

lindaa 05.05.21 15:17

Alıntı:

dradem404 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426439)
Üstazımız Süleyman Efendi Hazretleri (K.S.) devamlı, keramet göstermekten kaçınmıştır. Bir çok defalar hatırlıyorum, talebelerine “Evladlarım, keramet peşinde koşmayınız, şayet suda yürümek, havada uçmak keramet olsaydı, denizdeki balıklar, havadaki kargalar bile keramet göstermiş olurdu.” buyurmuşlar ve en büyük kerameti şöyle anlatmışlardı: “En büyük keramet ümmet-i Muhammed’e hidayet etmektir.”

Bu yolun büyüklerinin izahlarından da anladığıma göre, mensupları hidayet üzere olmayan ve Şeriat-ı Garra-i Ahmediye’ye uymayanların şeyhlerinin kerametlerine itibar olunmaz! Şayet keramete meraklıysalar, önce mensuplarını İslâmiyeti korumaya ve yaşamaya sevketsinler, demektir bunun manası.


İşte benim bu konudaki bakış açım çok güzel özetlemişsiniz..@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] teşekkürler.
Daha yeni namaza başlayan birileri uçmaya kalkıyo
Usulü, ölçüyü zerre bilmeyenler suda yürümeyi hayal ediyo Allah ölçü versin..

ayhan571 05.05.21 18:18

Alıntı:

lindaa Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426969)
İşte benim bu konudaki bakış açım çok güzel özetlemişsiniz..@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] teşekkürler.
Daha yeni namaza başlayan birileri uçmaya kalkıyo
Usulü, ölçüyü zerre bilmeyenler suda yürümeyi hayal ediyo Allah ölçü versin..

işte herkes bu dünyada bir şeyler peşinde,halbuki ALLAHIN CC peşinde olsalar idi,zaten Allah cc gerekeni verirdi.ayette Rabbim cc ne güzel diyor,biz dileseydik herkesi aynı ölçüde yaratır idik,demekki çaba samimiyet ve daim huzurda olmak gerekiyor...

Modern 05.05.21 18:49

Tayyı Mekan yapmak için beşeriyyetten sıyrılmak gerek. Çok aç kalıp çok az uyuyup çok hizmet etmeli çok ibadet etmeli kendi kusurlarımızla çok uğraşmalı. Bu işin ehli bir dedemiz onun tayyi mekanı beraber yaptığı arkadaşının bu ilme vakıf olma sebebinin yaz sıcağında hiç bir menfaat gütmeden herkese sırtına termosu alıp ALLAH CC için sadece Su dağıttığını ve bunu yaptığı için gece ona bu işin ilmi verildiğini söylemişti ve bizede sırtına sende al suları sadece Allah için dağıt demişti Aşk eri olmak lazım Arif olmak lazım nefesi murakabe nefsi mücahade ve cemalullhı müşahade etme çbsında olmalı

hakancem42 05.05.21 20:19

Tayyi mekan için esmaül hüsnalardan esmalar var yapılırsa amaca biiznillahi teala ulaşılır 99 isim 1001 ismi kapsar ve tüm ismi azamlar buradadır.

yakupcelebi6778 31.01.22 09:31

Tayyi mekan elbette yapılabilir amaa her yiğidin harcı değildir.Bu bir ilahi ihsanıdır Allah'ın kullarına herkese verilmez ledün ilmi gibi.Nasıl yapılır konusuna gelirsek okuduğum bazı havas kitaplarında tayyi mekan tasarrufatına sahip olabilmek için halvete giriyorsun Hak'la beraber oluyorsun yanlız sonra belirli zikirler var ama kolay bir iş değil bunlarda yani bazı zikir çok abartılı abartılı dediğim de katlanılması zor.Zaten tayyi mekan istiyorsun bırakda zor olsun.Yani o kitaplarda anlatıldığına göre tayyi mekan olabilir ama halvette günlerce haftaladca kalmaz lazım günah işlememek lazım insanlarla görüşmemek az yiyip az içmek lazım ha birde cinler korkutmaya çalışabilir.Onun haricinde umduğuna nail oĺabilirsin.Mesela ladikli ahmet ağa var araştır hayatını anadolu velilerinden büyük tayyi mekan sahipi bir veli.Hızır(as) ile her istediğinde görüşürdü.Ruhu bedenden ayırıp biryerlere gitmek bahsine gelirsek büyük bir ihtimal astral seyehat dan bahseditorsun.Evet astral seyehat olabilir site de astral seyehat la ilgili birçok konu var bakabilirsin.Ama astral seyehat'a çıktığın zaman 4.boyuttaki canlıları yani cinleri felan da görebilirsin tırsmamak lazım.Selam ve dua ile vesselam...

YakuB 31.01.22 14:00

Alıntı:

baran01 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 426419)
selamnun aleyküm arkadaşlar tayyi mekan nasıl yapılır yapabilmek için bir çalışma varmıdır birde merak etiğim birşey ruhumuzu bedenimizden ayırıpı bir yere gidebilirmiyiz vesselam

İsmini vermeyeceğim bir dua var uzun bir dua. O duada öyle bir yer var ki oraya gelince okuyan kişi istemsizce tekrar tekrar okumaya başlıyor orayi ve orayı bulmak anahtar oluyor. Tabi nasipse. Bu duayı vird edinmek gerekiyor maneviyatında günden güne artması getekiyor. Tayyi mekan yapmak için. Herkes tarafından bilinmediği için o duanın ismini yazmadım. Selametle

Bugayy 13.02.22 19:31

Tayyi mekan var mı bilmiyorum ama varsa da su an yapabilen sayısı belki bir elin parmaklarını geçmez

Skoda 03.03.22 08:48

Zikir allaha ulaşmanın bir yoludur, yol ise dörttür, ictihad, sülük, seyr ve taya; Ictihad, Islâm üzere Gidenlerin Kılavuzu hakikatleriyle hem-hâl olmaktır. Sülük, imanın hakikatleriyle hem-hâl olmaktır. Seyr, ihsan'ın hakikatleriyle hem-hâl olmaktır, Tayr da, bu adımlarla yürüyen kulun Allah teâlâ'nın lütuf ve keremiyle O'nun yakınlığına uçurulmasıdır. Seyr aşamasından sonra kulun sınırlı olan kendi cehd ve emeği bir yerde bittiği için Ondan sonraki aşama kapalıdır. Kulun kendisinde uçma yeteneği de olmadığı için, bundan sonra onun bir İlâhî güç ve lütufla uçurulması lâzımdır. Bu uçurma olayında allaha kavuşma gibi bir durum gerçekleşir, kulun Rabbine ulaşabileceği en son yakınlık derecesine ulaşır, en yüksek dereceye çıkar. Bu aşamaya havas ilminde Tai zaman ve tai mekan denir..yani son aşamaya gelince tai mekan ve zaman ancak allahın lütfuyla gerçekleşebilir..

Safrali 02.04.24 15:02

Selamun aleyküm değerli kardeşlerim, Rabbimiz , hepimize ve nesillerimize de rizasini kazanmayı, has kullarından olmayı ihsan etsin. Allah c.c ümmeti muhammede hidayet, basiret, feraset versin ve merhametiyle muamele etsin. Allah c.c kalbinde iyilik tohumu büyütenlerin kalbini dağ kadar, kalbinde kötülük biriktirenleri de islah etsin. Hepimize en kısa sürede nasuh tövbesi nasip olması dileğiyle. Rabbim tuttuğunuz oruçları kabul buyursun..

Bu son zamanlarda pek çok yazarı youtube dan takip ediyorum. Ömer Faruk İSPİR hocam kadar ilginç konulara değinen, tayyi mekanı gemiyle birlikte yapanı ilk defa bir kaç gün önce izledim "Mahmudiye Kalyonu" tavsiye ederim. Allaha emanet olasınız..Rabbim dinimizi diyanetimizi, vatanımızı, milletimizi her daim muhafaza etsin, islamı hakim kılsın, Şerh güçlerin oyunlarını tezgahlarını kendi başlarına geçirsin..

Safrali 01.08.24 15:27

Kardeşime bir not
 
Değerli kardeşim, zaten sen riyazet yaparsan, sendeki korku duygusu da kalmıyor..Çektiğin zikirlerle zaten gelen olsa bile sanırım çektiğin zikrin nurundan yanarlar..(Doğrusunu mevla bilir) tabi ki yine koruma yapmakta fayda var :-)

Cerrah 01.08.24 15:32

Alıntı:

Safrali Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 629371)
Değerli kardeşim, zaten sen riyazet yaparsan, sendeki korku duygusu da kalmıyor..Çektiğin zikirlerle zaten gelen olsa bile sanırım çektiğin zikrin nurundan yanarlar..(Doğrusunu mevla bilir) tabi ki yine koruma yapmakta fayda var :-)

Hocalarımız daha iyi bilir gelenler iyi olsada insan değil başka alemden varlıklar unicorn beklemiyoruz herhalde. görüp de korkmamayı herkes başaramaz .sonra burda hızırlar geldi diye başlık açarsın

sevincc 07.01.25 17:59

Tayyi mekan
 
Merhabalar tayyi mekan nasıl yapılıyor kimler yapabiliyor. Yusuf Güney yaptığı ve söylediği şeyler gerçek olabilir mi?

Enes23 07.01.25 18:04

Astral seyehat olarak da dile getiriliyor. Formda astral seyahat bölümü var. Orada nasıl astrale çıkılır ve diğer hususlara ilişkin bilgiler var. Yusuf Güneyin bende videolarına baktım ilginç hususlara yer veriyor.
Bende yapmak istedim ancak nasip olmadı. Astrale çıkan kişilerin anlattığı olayları dinlemeyi seviyorum. Çok ilginç konulara deginiyorlar. Özellikle buzulların arkası konusu bende ayrı bir merak uyandiriyor

sevincc 07.01.25 18:09

Alıntı:

Enes23 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 655011)
Astral seyehat olarak da dile getiriliyor. Formda astral seyahat bölümü var. Orada nasıl astrale çıkılır ve diğer hususlara ilişkin bilgiler var. Yusuf Güneyin bende videolarına baktım ilginç hususlara yer veriyor.
Bende yapmak istedim ancak nasip olmadı. Astrale çıkan kişilerin anlattığı olayları dinlemeyi seviyorum. Çok ilginç konulara deginiyorlar. Özellikle buzulların arkası konusu bende ayrı bir merak uyandiriyor

Yusuf Güney bence dozunu kaçırmış. Bazı ayetleri de inkara girmiyor mu? Namazı istediğim gibi kılıyorum Sure okumadan yaradanla bildiğin konuşuyorum falan diyor. Bir de cennet ve cehennem bildiğiniz gibi değil diyor ateş yanma olayı falan yok diyor

Yusufiyeli 07.01.25 18:11

Alıntı:

sevincc Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 655010)
Merhabalar tayyi mekan nasıl yapılıyor kimler yapabiliyor. Yusuf Güney yaptığı ve söylediği şeyler gerçek olabilir mi?

Keramet bazen bir duanın kabul edilmesi, ortada zahiri ve maddi bir sebep yokken ihtiyaç anında bir sofranın zuhur etmesi, susuzluk anında suyun ortaya çıkması, uzun mesafelerin kısa sürede ve kolayca katedilmesi (tayy-i mekan), amansız bir düşmanın elinde iken kurtulmak, gayb aleminden gizli bir ses işitmek ve benzeri şekillerde cereyan eder. Bilinmelidir ki, ilahi kudret dahilinde bulunan şeylerin birçoğunun velilerin kerameti olarak zuhur etmesi caiz değildir. Bu husus kesin olarak veya kesine yakın bir derecede bilinmektedir. Örneğin insanın anasız-babasız olarak dünyaya gelmesi, cansız bir maddenin canlı hale getirilmesi gibi şeyler ilahi kudret dahilinde olmakla beraber keramet olarak izhar edilemez. (Kaynak:Kuşeyri Risalesi Tercüme Muhammed Coşkun)
Hülasa tayy-i mekan velilerin kerametlerinden addedilmiş olup Yusuf Güney'de Veli olmadığına göre ne denebilir.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:00.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148