![]() |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Kaynaklar bellidir. Açıp okumak, anlamak için de alim ulema olmaya gerek yok. Şirk meselesi de zaten yoruma açık, fikir beyanına açık bir mesele değil ki. Kuran'da şirk bellidir. Fıkıh ta bellidir maslahatta da bellidir. Çerçevesi çizilmiş bir hüküm hakkında herkes değil dese bile bizim bildiğimiz bir doğruyu tepki görmek korkusuyla saklayacak durumumuz yok. Biraz ilmihal yada fıkıh kitabı kurcalasanız zaten siz de doğru olanın ne olduğunu anlarsınız |
Alıntı:
Yuce rabbim Kuran'da bana şirk koşmayın eğer benim verdiklerimi beğenmiyorsanız kendinize başka tanrılar edinin buyuruyor ve ayrıca benim rizami kazanmak için vesileler arayan buyuruyor Kuran'da bir Allah dostunu düşünmek onu yanımızda hayal etmek tapmak demiyorum düşünmek peki neresi şirk |
Rabitanin sirkle bir alakasi yok.Hangi uleme kainatin hakikatini kavrayamamis insanlar ulema mi oluyor .Imam Gazali El munkizu minetdelal bakiniz.Tasavvufu nasil savunmus
|
RABITA şirk degildir. Bakiniz Imam Gazali El minkuzu minetdelal
|
Alıntı:
Kainatın hakikatini kim bilir, kim istidraç yaşıyor doğrusunu Allah bilir. Biz Allah Azze ve Celle'nin insanlığı muhatap alıp gönderdiği kitabında ve hikmetini öğrettiği resulü Ekrem efendimizin hayatında böyle öğrettiler göremiyoruz maalesef. Bu iki mecradan da öğrenmediğimiz yada temellendirilemeyen işler tehlikelidir. Yaşanan hallerin de rahmandan mı yoksa istidrac mı olduğunun asla sağlamasını yapamayız. Ben kuranı kerimde eşyanın hakikatini öğrenin diye bir ayet de okumadım ayrıca. Eşyanın hakikatini gerçekten bilen birini de duymadım. Kuranı okuyabiliyor musunuz? Kuranı düzgün okuyup anlayıp Yaradanın sözleri bunlar evet diyebildiniz mi tam olarak? Bunlar denilebildiyse ki bu mertebeye yukarıda bahsi geçen İmam Gazzali henüz ulaşamadı ve ulaşamadığı için 10 yıl boyunca kabz haline girip çöllerde yalnızca Allah'ın varlığını sorgulayıp sonrasında da eşyanın hakikati ile değilde töbe ile meşgul olmuştur. Sonuç olarak belli bir düzeye gelmek gerekir haram, helal ve şirk konularında hüküm vermek için. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Sizin bahsettiğiniz sebepler bazen ibadet, bazen infak, bazen salihat konulardır. Kuranın müşrik yani Allah'a kendilerini yaklaştırdığını düşündüğü için - putlara ki bu putlar da zamanında yaşamış atalarını tasvir ederdi- tapınan bir topluma o günün şartlarında hitap ettiğini düşünürsek bir insanın Allah'a yakınlaştırılmak için sebep olarak anılması İslamla bağdaşmaz. Öyle olsaydı zaten direk resulü Ekrem efendimizi kendimize veli seçin derdi. O günün şartlarında en yaklaştıracak olan o idi. Fakat kuran da bunu da görmüyoruz. Keza sünnete de yok böyle bir şey. |
Islami telakkide nefs tezkiyesinin gerekliligi acikca girulmektedir.Kurani Kerim de nefis mertebelerinden bbahsediliyor.Tezkiye bir model rehber sahsiyetle olur.Peygamberlerde model sahsiyettir.Tasavvufta seyhin model olmasi Islam telakkisine aykiri degildir Binlerce Allah dostuyla bu sabitlenmistir.Rabita bu baglamda sevgi olayidir .
|
Efendimizin hayatinda boyle ogretiler yok diyorsunuz (gerci var)peki hangi mezheptensiniz?Mezhep varmiydi o donemde niye kabul ediyorsunuz
|
Bizim itikadımızda kuran ve sünnet ile sabit olmayan meseleler tevil ile sabit olmaz. Bu bizim aklımıza uygun değildir. İman ise idrak edebilmekle direk ilgili olduğu için idrak edemediğimiz şeylerden de Allah bizi sorumlu tutmayacağını belirtiyor. Öyle diyorsanız öyleydir. Bizim aklımız itikadi konuları tevil üzre temellendirmeye takat getirmediğinden bu tarz tercihlerimiz hiç bir zaman olamadı. Sizin ki takat getirdiyse bu bir tercihtir.
Ayrıca Genel hükümlere noktasında kişisel anlamda istediğinizi düşünüp yapma özgürlüğüne sahipsiniz. Fakat umumu etkileyecek, yön verecek konularda siyaha siyah beyaza da beyaz denmelidir. Zira insanlar etki altında kalır, gerçeği çarpıtanlar da vebale girer. Vebale girenlerin de bu tarz meseleler de hüküm verenlerinde Allah Azze ve Celle ahirette ki durumlarından uzun uzun bahsetmektedir kelamında. Ayrıca İlim sahibi olmadığınız hiçbir şeyin peşine düşmeyin de buyuruyor Allah. İyi forumlar dilerim |
mezheple tarikati ayni kefeye koymak pek dogru olmaz,gelmis gecmis tüm islam alimlerinin ittifak ettikleri mezheple ilgili ayet var,Nisa suresi 115. ayeti kerimede şöyle buyrulmuştur: “Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygambere karşı çıkar ve müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir!” ayetteki muminlerin yolundandan baska bir yok kismi tum alimlerin mezhep konusunda ittifak ettikleri bolumdur,gerekirse bu ayet ve mezhepler konusunda alimlerin aciklamalerini da beyan etmek mumkundur....fakat tarikat konusunda alimlerin ittifaki yoktur bu konuda alimler kendi ictihadini ortaya koymustur,hulasa bu ahir zamanda mezhepsiz olmaz mezhebim yok diyen şirke duser fakat tarikatim yok tarikata bagli degilim diyen sirke dusmez aradaki keskin cizgi budur
|
Alıntı:
|
Teoride;
Vahdeti vücudun esas olduğu, hiçliği, Birliği, Allah'ta kaybolmayı, nefs terbiyesini/tezkiyesini amaçlayan, ilk öğretisi sorgulamadan teslimiyet ve tevazu ehli olunması gerektiğini öğütleyen bir öğretinin Pratikte ise ; birden bire "herkese nasip olmaz." "hakikati biz görüyoruz." "kuran cevizin dışı, biz içini yiyoruz." "havas, avam" "siz kavrayamıyorsunuz." "herkese açık değildir yalnızca seçkinler anlar." "umuma şamil değildir." (umuma rabıta yaptırıyorsunuz ama?) vs gibi daha aklıma gelmeyen bir çok kibir dolu söyleme ve fiile dönüşmesi tuhaf değil mi? Hz. Ali yada Ebubekir efendilerimizin rabıta yaptığına dair bir delil var mı? Yada tövbe aldıklarına dair? Yok. Çünkü töbe Allah ile kul arasında ki özel bir mesele olduğundan yalnız Allah'a yapılan/verilen bir söz hükmü taşıdığından kulların bir cübbenin ucunu tutturup yaptırmasını bir kenara bırakın şahit olunmaması gereken bir hal olarak adledilirdi. Ben sanıyorum ki herhangi biri tövbe yaptırsaydı eğer recm edilirdi. Sünnette ve fıkıhta örnekleri mevcut. Allah efendimize "seni vahiy ve hikmetle rızıklandırdık." buyurmuştur. Hikmetten sonra vahiy sözcüğünün gelmesi tesadüfi değildir. Vahiyi anlama, tatbik etme yetisi/yetkisi anlamındadır hikmet. Müstesna bir kişilik olması açısından bu efendimizin rızıklandırılması normaldir hikmet ile. Fakat gördüğüm kadarıyla Allah Azze ve Celle mutasavvufları da resulü Ekrem efendimiz düzeyinde rızıklandırmış. Hatta daha ileri gidecek olursak Allah Azze ve Celle efendimize bir melek vasıtası ile emirlerini bildirirken bir çok mutasavvuf ilham yada rüya vasıtası ile görüşmek suretiyle bizzati Allah Azze ve Celle ile muhatap olmuşlardır. Bu bağlamda bakarsak herkese nasip olamayacağı çok açık. |
Hem karsi cikiyorsunuz tasavvufa bizde oyleyse gelmeyin mecbur degilsiniz dedigimizde kiziyorsunuz.Allah Kuranda bana vasil olmak icin vesileler arayin diyor iste bu vesile mursidi kamildir tabi ki hak olmak sartiyla.
|
Forumda ki yazilarimi okurmusun ortak noktalrimiz daha fazla
|
Karşı çıkmıyorum ki tasavvufa. İslam'da yok diyorum böyle bir inanç biçimi.
Sevgili kardeşim 10 dakikalığına tefekkür etmeni rica ediyorum lütfen. Konu şu İslam'dan tasavvufu çıkarsak geriye neler kalıyor onu Bi düşünür müsün? Ben düşündüm. Dinden ekmek yiyen Bi sürü adam kalıyor geriye. Villada yaşayarak 14 15 yaşında bir kız çocuğuna nikah kıymaktan çekinmeyen bir şeyhten tut, tasavvufla ilgili kitap serileri yazıp milyonları götüren yazarlardan çık. Bak bu yelpaze o kadar geniş ki. Tasavvuf birden bire buhar olup hayatımızdan çıksa bu adamların hepsi aç kalır. |
Alıntı:
İki üç sahte şeyhi görünce bütün hepsini aynı kefeye koyuyorsunuz ? |
Alıntı:
|
Alıntı:
Amma velakin yukarıda kardeşimin belirttiği gibi Allaha bir vesile arayınız cümlesi herşeyi ortaya koymakta. Vazgeçin şu davanızdan bu aralar kimi görsem şu sözü söylüyor islamda tasavvuf yoktur tasavvuf şirktir, Bu sözü söyleyenlerin akibeti belli hanzala gibi bir Selefiyi dinleyince hemen inkara geçiyorlar yazık ki tasavvufa şirk diyenlere |
Hanzala filan tanımam ben. O kardeşin belirttiği ayetin muhtevasını da ben söyledim yukarıda. Zan ile konuşacaksanız eğer vebali de haramı büyüktür. Elde ki veriler doğrultusunda konuşacaksak eğer Allah Azze ve Celle bir çok ayetinde zaten Allah'a ulaşmak için gereken vesileleri tek tek belirlemiştir. Biz içinde bir kula tabi olmayı göremedik.
Zühd kavramı neyinize yetmedi ki bu işi böyle sistematik bir mecraya çevirdiniz? Tasavvuf meselesine gelince hanzala dan filan daha çok hakimim meseleye emin olunuz. Size ayetle hadisle defalarca kez şirk olduğunu sabaha kadar soluksuz anlatırım. Nasibiniz kadar anlarsınız o ayrı mesele. Biz bu işleri bırakmayız. Bırakamayız. Allah'a kul olacaksak doğru düzgün olmak zorundayız. İsteyen bırakabilir. Kaynaklar, deliller, sahih hadisler ve apaçık ayetler ortadayken biz Bırakamayız bu işleri. -) |
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Seninle münazara yapmak isterdim ama bu işler böyle burdan olmuyor. Bizde ayetle hadisle geliriz AllahuAlem. Kendi başına göre hüküm verme evlat öteki tarafta bedeli ağır olur haberin olsun Sana burda tek bir cümleyle sizin doğru yolda olmadığınızı kanıtlardım ama fitneden korkarım |
Alıntı:
Evlat mı? Kanıtlarmısınız lütfen? Hatta şuan ben müsade ettim sahih gördüğünüz ne varsa vicdanınızla buraya dökünüz. Vicdanınızla söylemezseniz dönüşü ağır olabilir. Buyrun lütfen ben sorumluluğunu alıyorum. Hüküm veren sizsiniz. Bizim çerçevemiz belli. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Ben şahsen acizane tasavvuf ve yine benzeri hususlarda teolojik fay kırıklıklarına yeni bir kırık daha eklemekten ömrüm boyunca imtina etmişimdir. Bu hususta Elmalı’nın Hak Dini Kuran Dili adlı tefsirine çok ehemmiyet veririm. Elmalı Hak Dini Kuran Dili tefsirinde bugün kendisini İslam’a izafe eden birçok farklı grup, fırka, cemaat, tarikat veya hareket arasında derin ihtilaf ve çatışmalara sebep teşkil eden muhtelif görüş düşünce ekol ve eğilime yer vermiş dahası tümden ret ya da tümden farklı dini düşünce ekol ve gelenekten istifade cihetine gitmiştir. Mesela, İhlas suresinin tefsirinde uzun uzadıya İbn Sina’yı konuştururken, kimi zaman Muhyiddin İbnü’l Arabi’nin Vahdet_i Vücut anlayışından, kimi zaman da Gazali’nin işrak felsefesine ve bu felsefenin vahdet-i vücut fikriyle bütünleştirilmesine vesile olan Mişkatü’l- Envar adlı risalesinden alıntılar yapmıştır. Yine Elmalı, Fahreddin er- Razi’nin ansiklopedik hüviyete sahip tefsirinden alabildiğince istifade ederken, bu tefsirdeki hâkim Eş’ari bakış açısını ön plana çıkarmak yerine Ehl-i Sünnet’i şemsiye bir kavram olarak değerlendirmiş ve bunun bir yansıması olarak Selefiyye, Eş’ariye ve Maturidiyye gibi mezhepler arası iç ihtilafları dillendirmekten imtina etmiştir. Öte yandan Fil suresinin tefsirinde gelenekçi çizginin çok sıkı bir temsilcisi gibi davranarak Muhammed Abduh’un yorumunu tahrifle eşdeğer sayarken, Hz. İsa’nın babasız olarak dünyaya gelişini, monomer bir hücreden teşekkül etmiş olabileceği şeklinde açıklamak gibi oldukça modern bir yoruma imza atabilmiştir.
Elmalı’nın İslam ilim ve kültür mirasından istifade tarzı bugün çok ihtiyaç duyduğumuz geniş ufuk ve perspektif hakkında güzel bir misal teşkil etmektedir. |
Alıntı:
Müthiş bir bakış açınız var. Allah sizden razı olsun. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Asıl şirk nefsimiz, çünkü bir şeyhe tabi olmaktan kaçındığımız için yani doğru mu anladım ben? Bu çok sakat bir bakış açısı. Bizim tasavvufa karşı çıkışımız, tasavvufun Kuran ve sünnet temeline oturmadığı için. Kulluk Allah ile kul arasında ki bir meseledir. Kimsenin nefsi günahı sevabı Allah ile olan bağlantısı bir başkasını alakadar etmez ki. Bir adamın Allah ile ilişkisi Allah kul düzeyinde gayet iyi olabilr. Bu sebepten ötürü kendine taraftarlar toplamak zorunda değil ki. Bu meseleyi çok farklı yerlere taşır, taşıyorda gördük. Oysa ki yaşadığımız topraklar çok büyük Allah dostları yetiştirmiştir. Adı konulmamış bir çizgide hemde. Hiç biri bir tabiiyet kabul etmemiş, şefaat vaad etmemiş. Bir insana bağlanıp onu Allaha yaklaşmak için sebep kılmak konusu İslam dininin tüm temellerine dinamit koymaktır. Allah inancı olan ama Allaha yaklaşmak için sebepler arayan bir topluma indi kuran unutmayalım bunu. Bu konu çok uzadı. Yazmak istemiyorum artık çünkü tarikat ehlinin yüzüne hak üzere bir yanlışı vurulduğunda ortaya çıkan düzeysizliği, kabalığı, kibri ve cehli yukarıda görüldüğü üzre umuma malum oldu. |
Alıntı:
Allah yolunu mubarek kilsin. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Hz. Ibrahim a.s kuş kıssası vardır onu oku kardeşim ilkel yakın aynel yakın hakkal yakın diye imani 3 veche bölmüşlerdir söyle sen hangisisin Haaa hz. Ibrahim misali gönül gözü açılınca insanın herşeyi görmeye yani aynel yakın olur bide meleklerle konuşuncada gerçek bilgi kalbe ilham oluncada hakkal yakındır kardeşim kas yapın derken göz çıkaranlardan olma fetva vermekte aceleci davranma ki bu işin fetvası bizim gibi cahillere kalmadı islam aleminin hüccetleri ilim adamları fetvayı verdiler bize düşen onları taklittir birilerine laf getirtiricem diye her akla geleni yazmak değil ALLAH c.c selamet versin... |
Alıntı:
Gonul yoluyla gidilsede hersey ortada lakin bazı kişiler ki tarihte sürekli böyleleri vardı hepte susturuldu amma iddialarına bak hele neymiş ayet var hadis ne ola hadis var sahabe de kim şimdi sen tabiinede dil uzatmış oluyorsun onlar hz. Ebu bekir ve hz. Ömere uydu o hz. Ebu bekir değil mi zekat vermeyenlere savaş açan her ne kadar ALLAH c.c ve rasulüne kabul etselerde genede savaşıldı o değil mi hz. Ömer yanına gelen bayana git kocana de ki 4 günden fazla üst üste oruç tutamaz fetvası veren ki o kıssa çok muazzam bi kıssadır bilenler bilir söyle o zaman onlara uymakta ALLAH c.c vasıl olmak senin diyisinle şirk ise ALLAH c.c seni ısla etsin ne diyim hem tasavvufta kimse sizin hobilerin dediğini demez onların niyetle ve amelleri bellidir onlar nasıl mekke döneminde hacca gitmek nispeten müslüman 3bin kişilik kafile yolun yolumuzdur deyu rasulullah s.a.v biat ettiyse tasavvuf yolundaki tarım ehline müridlerine biat ederler mesele uzundur dilediğini saygı çerçevesi içerisinde yaz lakin tane tana yaz cevap vermesi kolay olsun selametle ... |
Alıntı:
|
Hayır ben bunu ne burda be başka bir yerde açıklamayacağım
Size tavsiyem şudur ki gönül gözünüzün açılmasını bekleyin o zaman çirkin suretli insanların hangi taraftan olduğunu görürsünüz Büyük zâtlar iyi bilirler be demek istediğimi Allah nasibinde olana zaten ilham eder Selametle kalın |
Alıntı:
|
Alıntı:
... bazen ben Allah olurum o bana tapar bazen o Allah olur ben ona taparim sozunden...beyazidi bistami hz lerinin oyle bir denize daldim ki peygamberlerin sancagi kiyida kaldi sozunden haberin yok sanirim... |
Alıntı:
Tasavvuf büyükleri misal hallacı mansur gibi muhabbetin fazlalığından dolayı kendinden geçip enel hak deyu idam edildi o zamanın mübarekleri ve alimleri onu uyarmadı mi ölücem diye o ne dedi elimde değil muhabbetten aklın örtülmesiydi genede idam edilmedi mi şerare kim aykırı haraket ederse etsin cezası bellidir senin söylediğin 2 rivayetler ilk defa duydum olduğu gibide doğru kabul etmem doğru olmaz araştırmak lazım nitekim bu eserler kuran-i kerim değil ki yüzlerce yıl geçsin degistirilmesin değil mi ;) Kim şeriatın dışına çıkarsa cezası bellidir şeyhimin dediği gibi tasavvuf şeriatın hizmetçisidir gibidir seriat kanundur ne derse hem mevlana celaleddin hz. Mübarek nice sırları vardı bi keresinde kendiside demedi mi nice meseleler var ki kul duyarsa küfre düşer o derece ağır meseleler neden zahiri alemde zahiri kanunlarımız var avama göre evliya mertebesine uyaranlara bazı perdeler kaldırılıp bazı meseleler gösteriliyor çok basit sen bugün kalk bi adama de ki şeytan şuan 3 5 ifritle sana vesvese veriyor sana sürekli küfür ediyor de adam ne diyosun deli misin der lakin ALLAH c.c o kişinin göz perdelerini açtığı ve lütfettiydi vakit bu harikulade manzarayı dünyevi gözleriyle seyreder desene görüp söyleyenin sucu söylemesi görmeden tersleyenin kabahati ise görmemesi ise her ikiside haklı kısmen kismende haksız lakin seriat göremeyen adamin tarafını tutar yahu ayet yazsın açıklamasıyla türkçesi veya arapçası açıklaması ve hikmetini resmini çekip atabiliriz okuyup ilim öğrenirler her zahire keyiflerine göre cevap vermezler en azından ALLAH c.c bizede onlara da selamet versin mazlum müslüman kardeşlerimize ve kudüsümüze ALLAH c.c yardım etsin tez vakitte İNŞAALLAH |
Alıntı:
|
Alıntı:
Azrail a.s ile peygamberler arasında kıssalar birçok defa vuku bulmuştur veli kullar arasından da olabilir lakin diğer ALLAH c.c böyle göründü şöyle oldu düpedüz iftiradan ibaret insanalrın böyle saçma sapan şeylere inanması daha akılsızlık beyazdı bestami k.s sırf kıbleye türküdu diye bir zata talebe olmaktan vazgeçip edebe rivayetle anılan zaaflar için oynaşmak nasıl bir iftiradir bu iftiraları atanların ALLAH c.c belasını versin sende dillendirme yoksa gazap yönüyle latina düşeni alırsın bu nasıl bi saçmalık abicim şia nin hz. Ali r.a hakkında anlattikalri hikayeler gibi yahu kâfir bile yapmazken bu mumafikalr nasıl böyle iftiralar atabiliyor akılsız münafıklar ne diyim bu iftiraları atanların ve yardımcı olan olmuş olan altın ateşi bol olsun ne diyim daha yaşayanları da ALLAH c.c ıslah etsin o munafikalrda hz. Mevlanaya da aynı ifitralari atıyorlar imansızlar ... |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:16. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com