Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Rabıta yapmak şirk midir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/62587-rabita-yapmak-sirk-midir.html)

Zaferan 14.05.21 16:54

Alıntı:

Girlcpp Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428688)
Gerçek mürşidi kamil değilse şirktir.

Bilmiyorsa sirk olmaz Alahu Teala niyete bakar

Girlcpp 14.05.21 18:24

Alıntı:

Zaferan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428781)
Bilmiyorsa sirk olmaz Alahu Teala niyete bakar

Öyle gün gelir gerçeği gösterir elbet Rabbim

Babaali16288 14.05.21 18:29

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428759)
Ehli sünnet ulemalarına göre de selefi salihin imamlarına göre de (yani tüm sahih ilim sahiplerine göre) tartışmaya kapatılmış bir konudur. Şirktir
Bu bağlamda fıkıh alimlerinin eserlerine bakmanızı ve maslahatlar meselesini incelemenizi öneririm. Tüm deliler şirk olduğu yönündedir.
Rabıta bir imgeleme ve imgelenen şeyden bir nevi enerji alma ve o imgelenen canlının enerji alanına girmektir. Aynı imgeleme herhangi bir esma ile de söz konusu olabilir.

Siz imgelemeye devam edin biz yapıyoruz memnunuz

Guti Hernandes 14.05.21 20:13

Alıntı:

Babaali16288 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428802)
Siz imgelemeye devam edin biz yapıyoruz memnunuz

Doğru tektir. Yani hak tektir. Yanlışın yorumu ve yolu biçimi çoktur. Polemik yaratmanın anlamı yok. Ulema bu konuda fetva vermişken tartışmanın yada fetva uydurmanın da anlamı yoktur. Bu noktadan sonrası sizin de yukarıda buyurduğunuz gibi tercih meselesi olur o da kimseyi alakadar etmez.


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kaynaklar bellidir. Açıp okumak, anlamak için de alim ulema olmaya gerek yok. Şirk meselesi de zaten yoruma açık, fikir beyanına açık bir mesele değil ki. Kuran'da şirk bellidir. Fıkıh ta bellidir maslahatta da bellidir. Çerçevesi çizilmiş bir hüküm hakkında herkes değil dese bile bizim bildiğimiz bir doğruyu tepki görmek korkusuyla saklayacak durumumuz yok. Biraz ilmihal yada fıkıh kitabı kurcalasanız zaten siz de doğru olanın ne olduğunu anlarsınız

avira 14.05.21 20:19

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428835)
Doğru tektir. Yani hak tektir. Yanlışın yorumu ve yolu biçimi çoktur. Polemik yaratmanın anlamı yok. Ulema bu konuda fetva vermişken tartışmanın yada fetva uydurmanın da anlamı yoktur. Bu noktadan sonrası sizin de yukarıda buyurduğunuz gibi tercih meselesi olur o da kimseyi alakadar etmez.


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kaynaklar bellidir. Açıp okumak, anlamak için de alim ulema olmaya gerek yok. Şirk meselesi de zaten yoruma açık, fikir beyanına açık bir mesele değil ki. Kuran'da şirk bellidir. Fıkıh ta bellidir maslahatta da bellidir. Çerçevesi çizilmiş bir hüküm hakkında herkes değil dese bile bizim bildiğimiz bir doğruyu tepki görmek korkusuyla saklayacak durumumuz yok. Biraz ilmihal yada fıkıh kitabı kurcalasanız zaten siz de doğru olanın ne olduğunu anlarsınız


Yuce rabbim Kuran'da bana şirk koşmayın eğer benim verdiklerimi beğenmiyorsanız kendinize başka tanrılar edinin buyuruyor ve ayrıca benim rizami kazanmak için vesileler arayan buyuruyor Kuran'da bir Allah dostunu düşünmek onu yanımızda hayal etmek tapmak demiyorum düşünmek peki neresi şirk

Zaferan 14.05.21 20:50

Rabitanin sirkle bir alakasi yok.Hangi uleme kainatin hakikatini kavrayamamis insanlar ulema mi oluyor .Imam Gazali El munkizu minetdelal bakiniz.Tasavvufu nasil savunmus

Zaferan 14.05.21 20:56

RABITA şirk degildir. Bakiniz Imam Gazali El minkuzu minetdelal

Guti Hernandes 14.05.21 21:18

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428835)
Doğru tektir. Yani hak tektir. Yanlışın yorumu ve yolu biçimi çoktur. Polemik yaratmanın anlamı yok. Ulema bu konuda fetva vermişken tartışmanın yada fetva uydurmanın da anlamı yoktur. Bu noktadan sonrası sizin de yukarıda buyurduğunuz gibi tercih meselesi olur o da kimseyi alakadar etmez.


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kaynaklar bellidir. Açıp okumak, anlamak için de alim ulema olmaya gerek yok. Şirk meselesi de zaten yoruma açık, fikir beyanına açık bir mesele değil ki. Kuran'da şirk bellidir. Fıkıh ta bellidir maslahatta da bellidir. Çerçevesi çizilmiş bir hüküm hakkında herkes değil dese bile bizim bildiğimiz bir doğruyu tepki görmek korkusuyla saklayacak durumumuz yok. Biraz ilmihal yada fıkıh kitabı kurcalasanız zaten siz de doğru olanın ne olduğunu anlarsınız[/QUOT
Rabitanin sirkle bir alakasi yok.Hangi uleme kainatin hakikatini kavrayamamis insanlar ulema mi oluyor .Imam Gazali El munkizu minetdelal bakiniz.Tasavvufu nasil savunmus


Kainatın hakikatini kim bilir, kim istidraç yaşıyor doğrusunu Allah bilir.
Biz Allah Azze ve Celle'nin insanlığı muhatap alıp gönderdiği kitabında ve hikmetini öğrettiği resulü Ekrem efendimizin hayatında böyle öğrettiler göremiyoruz maalesef. Bu iki mecradan da öğrenmediğimiz yada temellendirilemeyen işler tehlikelidir. Yaşanan hallerin de rahmandan mı yoksa istidrac mı olduğunun asla sağlamasını yapamayız.
Ben kuranı kerimde eşyanın hakikatini öğrenin diye bir ayet de okumadım ayrıca. Eşyanın hakikatini gerçekten bilen birini de duymadım. Kuranı okuyabiliyor musunuz? Kuranı düzgün okuyup anlayıp Yaradanın sözleri bunlar evet diyebildiniz mi tam olarak? Bunlar denilebildiyse ki bu mertebeye yukarıda bahsi geçen İmam Gazzali henüz ulaşamadı ve ulaşamadığı için 10 yıl boyunca kabz haline girip çöllerde yalnızca Allah'ın varlığını sorgulayıp sonrasında da eşyanın hakikati ile değilde töbe ile meşgul olmuştur.
Sonuç olarak belli bir düzeye gelmek gerekir haram, helal ve şirk konularında hüküm vermek için.



@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Sizin bahsettiğiniz sebepler bazen ibadet, bazen infak, bazen salihat konulardır. Kuranın müşrik yani Allah'a kendilerini yaklaştırdığını düşündüğü için - putlara ki bu putlar da zamanında yaşamış atalarını tasvir ederdi- tapınan bir topluma o günün şartlarında hitap ettiğini düşünürsek bir insanın Allah'a yakınlaştırılmak için sebep olarak anılması İslamla bağdaşmaz. Öyle olsaydı zaten direk resulü Ekrem efendimizi kendimize veli seçin derdi. O günün şartlarında en yaklaştıracak olan o idi. Fakat kuran da bunu da görmüyoruz. Keza sünnete de yok böyle bir şey.

Zaferan 14.05.21 21:39

Islami telakkide nefs tezkiyesinin gerekliligi acikca girulmektedir.Kurani Kerim de nefis mertebelerinden bbahsediliyor.Tezkiye bir model rehber sahsiyetle olur.Peygamberlerde model sahsiyettir.Tasavvufta seyhin model olmasi Islam telakkisine aykiri degildir Binlerce Allah dostuyla bu sabitlenmistir.Rabita bu baglamda sevgi olayidir .

Zaferan 14.05.21 21:51

Efendimizin hayatinda boyle ogretiler yok diyorsunuz (gerci var)peki hangi mezheptensiniz?Mezhep varmiydi o donemde niye kabul ediyorsunuz

Guti Hernandes 14.05.21 22:02

Bizim itikadımızda kuran ve sünnet ile sabit olmayan meseleler tevil ile sabit olmaz. Bu bizim aklımıza uygun değildir. İman ise idrak edebilmekle direk ilgili olduğu için idrak edemediğimiz şeylerden de Allah bizi sorumlu tutmayacağını belirtiyor. Öyle diyorsanız öyleydir. Bizim aklımız itikadi konuları tevil üzre temellendirmeye takat getirmediğinden bu tarz tercihlerimiz hiç bir zaman olamadı. Sizin ki takat getirdiyse bu bir tercihtir.
Ayrıca Genel hükümlere noktasında kişisel anlamda istediğinizi düşünüp yapma özgürlüğüne sahipsiniz. Fakat umumu etkileyecek, yön verecek konularda siyaha siyah beyaza da beyaz denmelidir. Zira insanlar etki altında kalır, gerçeği çarpıtanlar da vebale girer. Vebale girenlerin de bu tarz meseleler de hüküm verenlerinde Allah Azze ve Celle ahirette ki durumlarından uzun uzun bahsetmektedir kelamında. Ayrıca İlim sahibi olmadığınız hiçbir şeyin peşine düşmeyin de buyuruyor Allah.

İyi forumlar dilerim

imas 14.05.21 22:38

mezheple tarikati ayni kefeye koymak pek dogru olmaz,gelmis gecmis tüm islam alimlerinin ittifak ettikleri mezheple ilgili ayet var,Nisa suresi 115. ayeti kerimede şöyle buyrulmuştur: “Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygambere karşı çıkar ve müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir!” ayetteki muminlerin yolundandan baska bir yok kismi tum alimlerin mezhep konusunda ittifak ettikleri bolumdur,gerekirse bu ayet ve mezhepler konusunda alimlerin aciklamalerini da beyan etmek mumkundur....fakat tarikat konusunda alimlerin ittifaki yoktur bu konuda alimler kendi ictihadini ortaya koymustur,hulasa bu ahir zamanda mezhepsiz olmaz mezhebim yok diyen şirke duser fakat tarikatim yok tarikata bagli degilim diyen sirke dusmez aradaki keskin cizgi budur

Zaferan 15.05.21 01:16

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428864)

mezheple tarikati ayni kefeye koymak pek dogru olmaz,gelmis gecmis tüm islam alimlerinin ittifak ettikleri mezheple ilgili ayet var,Nisa suresi 115. ayeti kerimede şöyle buyrulmuştur: “Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygambere karşı çıkar ve müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir!” ayetteki muminlerin yolundandan baska bir yok kismi tum alimlerin mezhep konusunda ittifak ettikleri bolumdur,gerekirse bu ayet ve mezhepler konusunda alimlerin aciklamalerini da beyan etmek mumkundur....fakat tarikat konusunda alimlerin ittifaki yoktur bu konuda alimler kendi ictihadini ortaya koymustur,hulasa bu ahir zamanda mezhepsiz olmaz mezhebim yok diyen şirke duser fakat tarikatim yok tarikata bagli degilim diyen sirke dusmez aradaki keskin cizgi budur

Tasavvuf umuma şamil bir hareket degildir.Cok özel hassalari oldugu asikardir.Zorunlu degil gonulluluk esasina dayalidir.Herkese de acik degildir istidati ve nasibi olana aciktir.Bu dunyada ama olan ahirette de ama olacak hukmunden kurtulup gonul gozunu acip Allah a vasil olma yoludur.Tasavvufu hakkiyla kavrayamadigmizdan sirk kelimesiyle yan yana kullaniyoruz alakasi yoktur.Tarikatlar iki koldan gelir temelde cehri tarikatler Hz. Ali ye hafi tarikatler Hz.Ebubekire dayanir .12.yy da cikmamistir kurumsallasmasi ve yaginlasmasi 12.yy da olmustur.Islam toplumuna verdikleri hizmetler elestri yapilirken gözardi ediliyor .Tarikatin esas gayesi insani Allah in halifesi kilma cabasidir.Bu da nefis tezkiyesinden gecer insanin kendi nefsini kendisinin tezkiye etmesine imkan yoktur.Tarihte bir tane örnek yoktur.

Guti Hernandes 15.05.21 01:43

Teoride;
Vahdeti vücudun esas olduğu, hiçliği, Birliği, Allah'ta kaybolmayı, nefs terbiyesini/tezkiyesini amaçlayan, ilk öğretisi sorgulamadan teslimiyet ve tevazu ehli olunması gerektiğini öğütleyen bir öğretinin

Pratikte ise ;
birden bire "herkese nasip olmaz." "hakikati biz görüyoruz." "kuran cevizin dışı, biz içini yiyoruz." "havas, avam" "siz kavrayamıyorsunuz." "herkese açık değildir yalnızca seçkinler anlar." "umuma şamil değildir." (umuma rabıta yaptırıyorsunuz ama?) vs gibi daha aklıma gelmeyen bir çok kibir dolu söyleme ve fiile dönüşmesi tuhaf değil mi?


Hz. Ali yada Ebubekir efendilerimizin rabıta yaptığına dair bir delil var mı? Yada tövbe aldıklarına dair? Yok. Çünkü töbe Allah ile kul arasında ki özel bir mesele olduğundan yalnız Allah'a yapılan/verilen bir söz hükmü taşıdığından kulların bir cübbenin ucunu tutturup yaptırmasını bir kenara bırakın şahit olunmaması gereken bir hal olarak adledilirdi. Ben sanıyorum ki herhangi biri tövbe yaptırsaydı eğer recm edilirdi. Sünnette ve fıkıhta örnekleri mevcut.

Allah efendimize "seni vahiy ve hikmetle rızıklandırdık." buyurmuştur. Hikmetten sonra vahiy sözcüğünün gelmesi tesadüfi değildir. Vahiyi anlama, tatbik etme yetisi/yetkisi anlamındadır hikmet. Müstesna bir kişilik olması açısından bu efendimizin rızıklandırılması normaldir hikmet ile. Fakat gördüğüm kadarıyla Allah Azze ve Celle mutasavvufları da resulü Ekrem efendimiz düzeyinde rızıklandırmış. Hatta daha ileri gidecek olursak Allah Azze ve Celle efendimize bir melek vasıtası ile emirlerini bildirirken bir çok mutasavvuf ilham yada rüya vasıtası ile görüşmek suretiyle bizzati Allah Azze ve Celle ile muhatap olmuşlardır. Bu bağlamda bakarsak herkese nasip olamayacağı çok açık.

Zaferan 15.05.21 01:57

Hem karsi cikiyorsunuz tasavvufa bizde oyleyse gelmeyin mecbur degilsiniz dedigimizde kiziyorsunuz.Allah Kuranda bana vasil olmak icin vesileler arayin diyor iste bu vesile mursidi kamildir tabi ki hak olmak sartiyla.

Zaferan 15.05.21 02:01

Forumda ki yazilarimi okurmusun ortak noktalrimiz daha fazla

Guti Hernandes 15.05.21 02:17

Karşı çıkmıyorum ki tasavvufa. İslam'da yok diyorum böyle bir inanç biçimi.
Sevgili kardeşim 10 dakikalığına tefekkür etmeni rica ediyorum lütfen. Konu şu İslam'dan tasavvufu çıkarsak geriye neler kalıyor onu Bi düşünür müsün?
Ben düşündüm. Dinden ekmek yiyen Bi sürü adam kalıyor geriye. Villada yaşayarak 14 15 yaşında bir kız çocuğuna nikah kıymaktan çekinmeyen bir şeyhten tut, tasavvufla ilgili kitap serileri yazıp milyonları götüren yazarlardan çık. Bak bu yelpaze o kadar geniş ki. Tasavvuf birden bire buhar olup hayatımızdan çıksa bu adamların hepsi aç kalır.

HATTAP 15.05.21 02:35

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428929)

Karşı çıkmıyorum ki tasavvufa. İslam'da yok diyorum böyle bir inanç biçimi.
Sevgili kardeşim 10 dakikalığına tefekkür etmeni rica ediyorum lütfen. Konu şu İslam'dan tasavvufu çıkarsak geriye neler kalıyor onu Bi düşünür müsün?
Ben düşündüm. Dinden ekmek yiyen Bi sürü adam kalıyor geriye. Villada yaşayarak 14 15 yaşında bir kız çocuğuna nikah kıymaktan çekinmeyen bir şeyhten tut, tasavvufla ilgili kitap serileri yazıp milyonları götüren yazarlardan çık. Bak bu yelpaze o kadar geniş ki. Tasavvuf birden bire buhar olup hayatımızdan çıksa bu adamların hepsi aç kalır.

Sen bir imam kötü diye namaza küsermisin
İki üç sahte şeyhi görünce bütün hepsini aynı kefeye koyuyorsunuz ?

Guti Hernandes 15.05.21 02:38

Alıntı:

HATTAP Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428930)

Sen bir imam kötü diye namaza küsermisin
İki üç sahte şeyhi görünce bütün hepsini aynı kefeye koyuyorsunuz ?

Namaz kulluk vazifem olduğu için dünyada ki tüm gelmiş geçmiş imamlar kötü olsa da kılarım. Fakat mürid olmak bir kulluk vazifesi değil. Örneklendirme yanlış oldu diyelim bakış açınız bu ise fena..

HATTAP 15.05.21 02:45

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428931)

Namaz kulluk vazifem olduğu için dünyada ki tüm gelmiş geçmiş imamlar kötü olsa da kılarım. Fakat mürid olmak bir kulluk vazifesi değil. Örneklendirme yanlış oldu diyelim bakış açınız bu ise fena..

Elbette mürid olmak kulluk vazifesi değildir.
Amma velakin yukarıda kardeşimin belirttiği gibi Allaha bir vesile arayınız cümlesi herşeyi ortaya koymakta.
Vazgeçin şu davanızdan bu aralar kimi görsem şu sözü söylüyor islamda tasavvuf yoktur tasavvuf şirktir,
Bu sözü söyleyenlerin akibeti belli hanzala gibi bir Selefiyi dinleyince hemen inkara geçiyorlar yazık ki tasavvufa şirk diyenlere

Guti Hernandes 15.05.21 02:57

Hanzala filan tanımam ben. O kardeşin belirttiği ayetin muhtevasını da ben söyledim yukarıda. Zan ile konuşacaksanız eğer vebali de haramı büyüktür. Elde ki veriler doğrultusunda konuşacaksak eğer Allah Azze ve Celle bir çok ayetinde zaten Allah'a ulaşmak için gereken vesileleri tek tek belirlemiştir. Biz içinde bir kula tabi olmayı göremedik.
Zühd kavramı neyinize yetmedi ki bu işi böyle sistematik bir mecraya çevirdiniz?
Tasavvuf meselesine gelince hanzala dan filan daha çok hakimim meseleye emin olunuz. Size ayetle hadisle defalarca kez şirk olduğunu sabaha kadar soluksuz anlatırım. Nasibiniz kadar anlarsınız o ayrı mesele. Biz bu işleri bırakmayız. Bırakamayız. Allah'a kul olacaksak doğru düzgün olmak zorundayız. İsteyen bırakabilir. Kaynaklar, deliller, sahih hadisler ve apaçık ayetler ortadayken biz Bırakamayız bu işleri. -)

HATTAP 15.05.21 03:04

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Seninle münazara yapmak isterdim ama bu işler böyle burdan olmuyor.
Bizde ayetle hadisle geliriz AllahuAlem.
Kendi başına göre hüküm verme evlat öteki tarafta bedeli ağır olur haberin olsun
Sana burda tek bir cümleyle sizin doğru yolda olmadığınızı kanıtlardım ama fitneden korkarım

Guti Hernandes 15.05.21 03:26

Alıntı:

HATTAP Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428934)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Seninle münazara yapmak isterdim ama bu işler böyle burdan olmuyor.
Bizde ayetle hadisle geliriz AllahuAlem.
Kendi başına göre hüküm verme evlat öteki tarafta bedeli ağır olur haberin olsun
Sana burda tek bir cümleyle sizin doğru yolda olmadığınızı kanıtlardım ama fitneden korkarım


Evlat mı?
Kanıtlarmısınız lütfen?
Hatta şuan ben müsade ettim sahih gördüğünüz ne varsa vicdanınızla buraya dökünüz. Vicdanınızla söylemezseniz dönüşü ağır olabilir. Buyrun lütfen ben sorumluluğunu alıyorum.
Hüküm veren sizsiniz. Bizim çerçevemiz belli.

imas 15.05.21 06:24

Alıntı:

HATTAP Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428934)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Seninle münazara yapmak isterdim ama bu işler böyle burdan olmuyor.
Bizde ayetle hadisle geliriz AllahuAlem.
Kendi başına göre hüküm verme evlat öteki tarafta bedeli ağır olur haberin olsun
Sana burda tek bir cümleyle sizin doğru yolda olmadığınızı kanıtlardım ama fitneden korkarım

hattap beni burada ortaya koydugum fikirlerimden bilirsin,sunu hepimiz biliriz ki tasavvuf tarikatla yasanir,yine bilirsin ki ben tarikat ehli degilim fakat tarikatlara da karsi degilim,tarikat var olan bir olgu demek ki bir ihtiyactan ve ibadetleri yasamakta gorulen bir eksiklikten dolayi cikmis asirlardir yasanmis ve suregelmistir,gunumuzde de yasaniyor bazi eksikleriyle beraber,beni burada alakadar eden tarikatlarin varligi veya yoklugu degil,ben ayet sunnet ve hadisle yasayan biriyim,yukardaki cumlende tasavvuf yani tarikatin ayet ve hadisle aciklanabilecegini soyleyince,şahsen ben töhmet altinda kaldim eger ayet ve hadisle ispati varsa ben bunca yildir ayet ve hadise sunnete uymamisim muhalif olmusum diye ve ben bu gune kadar hic tohmet altinda kalmadim senden ricam bu konudaki ayet ve hadisleri soylersen ben bu cendereden bu yukun altindan kurtulurum yoksa ayeti ve hadisi sunneti uygulamamak bana agir yuk o vakit itikadimdan supheye duserim suphe itikadi ve imani siler bitirir ve bunca yillik ibadetlerim bosa gider......

Zaferan 15.05.21 09:58

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428929)
Karşı çıkmıyorum ki tasavvufa. İslam'da yok diyorum böyle bir inanç biçimi.
Sevgili kardeşim 10 dakikalığına tefekkür etmeni rica ediyorum lütfen. Konu şu İslam'dan tasavvufu çıkarsak geriye neler kalıyor onu Bi düşünür müsün?
Ben düşündüm. Dinden ekmek yiyen Bi sürü adam kalıyor geriye. Villada yaşayarak 14 15 yaşında bir kız çocuğuna nikah kıymaktan çekinmeyen bir şeyhten tut, tasavvufla ilgili kitap serileri yazıp milyonları götüren yazarlardan çık. Bak bu yelpaze o kadar geniş ki. Tasavvuf birden bire buhar olup hayatımızdan çıksa bu adamların hepsi aç kalır.

Tasavvufun istismar edildigi noktasinda hemfikiriz sahtesi varsa hakikati de vardir.Allah sadiklarla beraber olun diyor.Bir araya gelip mamaz kiliyor,Allah zikrediyoruz ,sohbet ediyoruz.Seyhimiz surekli Efendimizin ahlakini yasayin kalp kirmayin dervis kalp kiramaz diyor.Bunun neresi kotu,bunun neresi Islama aykiri.

Zaferan 15.05.21 10:21

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428933)
Hanzala filan tanımam ben. O kardeşin belirttiği ayetin muhtevasını da ben söyledim yukarıda. Zan ile konuşacaksanız eğer vebali de haramı büyüktür. Elde ki veriler doğrultusunda konuşacaksak eğer Allah Azze ve Celle bir çok ayetinde zaten Allah'a ulaşmak için gereken vesileleri tek tek belirlemiştir. Biz içinde bir kula tabi olmayı göremedik.
Zühd kavramı neyinize yetmedi ki bu işi böyle sistematik bir mecraya çevirdiniz?
Tasavvuf meselesine gelince hanzala dan filan daha çok hakimim meseleye emin olunuz. Size ayetle hadisle defalarca kez şirk olduğunu sabaha kadar soluksuz anlatırım. Nasibiniz kadar anlarsınız o ayrı mesele. Biz bu işleri bırakmayız. Bırakamayız. Allah'a kul olacaksak doğru düzgün olmak zorundayız. İsteyen bırakabilir. Kaynaklar, deliller, sahih hadisler ve apaçık ayetler ortadayken biz Bırakamayız bu işleri. -)

Sirkin ne oldugunu bilmiyoruz,sirk insanin nefsidir.Bakin nefis o kadar buyuk ki Allah in dostuna dost olmaya tahammul edemiyor Tasavvuf Allah in dostuna dost olma cabasidir.Tabi nefse agir geliyor.Nefis tezkiyesini reddediyorsunuz tarikat kisinin nefsine tek basina gucu yetmeyecegi icin var nitekim tarihte birt tane nefsine tek basina galip gelmis insan yok .Neden nefis tezkiyesi cunku nefsini bilen Rabbini bilir.Rabbini bilerek vuslata kavusur.Tasavvuf insanin kendi hakikatini tanima yolculugudur.Ilim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir sen kendini bilmesse bu nice okumaktir Bunlar da tek basina olmuyor Peygamber Efendimiz Mursidi Kamildir hidayete giden yolda rehber onun mursitligini kabuk ediyorsun ama bu zamanda ona en yakin insanlarin mursitligini kabul etmiyorsunuz (nefis)ne yaman celiski.

Yusufiyeli 15.05.21 11:26

Ben şahsen acizane tasavvuf ve yine benzeri hususlarda teolojik fay kırıklıklarına yeni bir kırık daha eklemekten ömrüm boyunca imtina etmişimdir. Bu hususta Elmalı’nın Hak Dini Kuran Dili adlı tefsirine çok ehemmiyet veririm. Elmalı Hak Dini Kuran Dili tefsirinde bugün kendisini İslam’a izafe eden birçok farklı grup, fırka, cemaat, tarikat veya hareket arasında derin ihtilaf ve çatışmalara sebep teşkil eden muhtelif görüş düşünce ekol ve eğilime yer vermiş dahası tümden ret ya da tümden farklı dini düşünce ekol ve gelenekten istifade cihetine gitmiştir. Mesela, İhlas suresinin tefsirinde uzun uzadıya İbn Sina’yı konuştururken, kimi zaman Muhyiddin İbnü’l Arabi’nin Vahdet_i Vücut anlayışından, kimi zaman da Gazali’nin işrak felsefesine ve bu felsefenin vahdet-i vücut fikriyle bütünleştirilmesine vesile olan Mişkatü’l- Envar adlı risalesinden alıntılar yapmıştır. Yine Elmalı, Fahreddin er- Razi’nin ansiklopedik hüviyete sahip tefsirinden alabildiğince istifade ederken, bu tefsirdeki hâkim Eş’ari bakış açısını ön plana çıkarmak yerine Ehl-i Sünnet’i şemsiye bir kavram olarak değerlendirmiş ve bunun bir yansıması olarak Selefiyye, Eş’ariye ve Maturidiyye gibi mezhepler arası iç ihtilafları dillendirmekten imtina etmiştir. Öte yandan Fil suresinin tefsirinde gelenekçi çizginin çok sıkı bir temsilcisi gibi davranarak Muhammed Abduh’un yorumunu tahrifle eşdeğer sayarken, Hz. İsa’nın babasız olarak dünyaya gelişini, monomer bir hücreden teşekkül etmiş olabileceği şeklinde açıklamak gibi oldukça modern bir yoruma imza atabilmiştir.
Elmalı’nın İslam ilim ve kültür mirasından istifade tarzı bugün çok ihtiyaç duyduğumuz geniş ufuk ve perspektif hakkında güzel bir misal teşkil etmektedir.

Guti Hernandes 15.05.21 13:20

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428970)
Ben şahsen acizane tasavvuf ve yine benzeri hususlarda teolojik fay kırıklıklarına yeni bir kırık daha eklemekten ömrüm boyunca imtina etmişimdir. Bu hususta Elmalı’nın Hak Dini Kuran Dili adlı tefsirine çok ehemmiyet veririm. Elmalı Hak Dini Kuran Dili tefsirinde bugün kendisini İslam’a izafe eden birçok farklı grup, fırka, cemaat, tarikat veya hareket arasında derin ihtilaf ve çatışmalara sebep teşkil eden muhtelif görüş düşünce ekol ve eğilime yer vermiş dahası tümden ret ya da tümden farklı dini düşünce ekol ve gelenekten istifade cihetine gitmiştir. Mesela, İhlas suresinin tefsirinde uzun uzadıya İbn Sina’yı konuştururken, kimi zaman Muhyiddin İbnü’l Arabi’nin Vahdet_i Vücut anlayışından, kimi zaman da Gazali’nin işrak felsefesine ve bu felsefenin vahdet-i vücut fikriyle bütünleştirilmesine vesile olan Mişkatü’l- Envar adlı risalesinden alıntılar yapmıştır. Yine Elmalı, Fahreddin er- Razi’nin ansiklopedik hüviyete sahip tefsirinden alabildiğince istifade ederken, bu tefsirdeki hâkim Eş’ari bakış açısını ön plana çıkarmak yerine Ehl-i Sünnet’i şemsiye bir kavram olarak değerlendirmiş ve bunun bir yansıması olarak Selefiyye, Eş’ariye ve Maturidiyye gibi mezhepler arası iç ihtilafları dillendirmekten imtina etmiştir. Öte yandan Fil suresinin tefsirinde gelenekçi çizginin çok sıkı bir temsilcisi gibi davranarak Muhammed Abduh’un yorumunu tahrifle eşdeğer sayarken, Hz. İsa’nın babasız olarak dünyaya gelişini, monomer bir hücreden teşekkül etmiş olabileceği şeklinde açıklamak gibi oldukça modern bir yoruma imza atabilmiştir.
Elmalı’nın İslam ilim ve kültür mirasından istifade tarzı bugün çok ihtiyaç duyduğumuz geniş ufuk ve perspektif hakkında güzel bir misal teşkil etmektedir.



Müthiş bir bakış açınız var. Allah sizden razı olsun.


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Asıl şirk nefsimiz, çünkü bir şeyhe tabi olmaktan kaçındığımız için yani doğru mu anladım ben?
Bu çok sakat bir bakış açısı. Bizim tasavvufa karşı çıkışımız, tasavvufun Kuran ve sünnet temeline oturmadığı için. Kulluk Allah ile kul arasında ki bir meseledir. Kimsenin nefsi günahı sevabı Allah ile olan bağlantısı bir başkasını alakadar etmez ki. Bir adamın Allah ile ilişkisi Allah kul düzeyinde gayet iyi olabilr. Bu sebepten ötürü kendine taraftarlar toplamak zorunda değil ki. Bu meseleyi çok farklı yerlere taşır, taşıyorda gördük. Oysa ki yaşadığımız topraklar çok büyük Allah dostları yetiştirmiştir. Adı konulmamış bir çizgide hemde. Hiç biri bir tabiiyet kabul etmemiş, şefaat vaad etmemiş. Bir insana bağlanıp onu Allaha yaklaşmak için sebep kılmak konusu İslam dininin tüm temellerine dinamit koymaktır. Allah inancı olan ama Allaha yaklaşmak için sebepler arayan bir topluma indi kuran unutmayalım bunu. Bu konu çok uzadı. Yazmak istemiyorum artık çünkü tarikat ehlinin yüzüne hak üzere bir yanlışı vurulduğunda ortaya çıkan düzeysizliği, kabalığı, kibri ve cehli yukarıda görüldüğü üzre umuma malum oldu.

Zaferan 15.05.21 14:10

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428983)
Müthiş bir bakış açınız var. Allah sizden razı olsun.


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Asıl şirk nefsimiz, çünkü bir şeyhe tabi olmaktan kaçındığımız için yani doğru mu anladım ben?
Bu çok sakat bir bakış açısı. Bizim tasavvufa karşı çıkışımız, tasavvufun Kuran ve sünnet temeline oturmadığı için. Kulluk Allah ile kul arasında ki bir meseledir. Kimsenin nefsi günahı sevabı Allah ile olan bağlantısı bir başkasını alakadar etmez ki. Bir adamın Allah ile ilişkisi Allah kul düzeyinde gayet iyi olabilr. Bu sebepten ötürü kendine taraftarlar toplamak zorunda değil ki. Bu meseleyi çok farklı yerlere taşır, taşıyorda gördük. Oysa ki yaşadığımız topraklar çok büyük Allah dostları yetiştirmiştir. Adı konulmamış bir çizgide hemde. Hiç biri bir tabiiyet kabul etmemiş, şefaat vaad etmemiş. Bir insana bağlanıp onu Allaha yaklaşmak için sebep kılmak konusu İslam dininin tüm temellerine dinamit koymaktır. Allah inancı olan ama Allaha yaklaşmak için sebepler arayan bir topluma indi kuran unutmayalım bunu. Bu konu çok uzadı. Yazmak istemiyorum artık çünkü tarikat ehlinin yüzüne hak üzere bir yanlışı vurulduğunda ortaya çıkan düzeysizliği, kabalığı, kibri ve cehli yukarıda görüldüğü üzre umuma malum oldu.

Bir murside tabi olmadigimiz icin nefis en buyik dusmandir demedim.Bir murside tabi olmak zorunda degil hic kimse.
Allah yolunu mubarek kilsin.

Yusufiyeli 15.05.21 14:55

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428983)
Müthiş bir bakış açınız var. Allah sizden razı olsun.


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Asıl şirk nefsimiz, çünkü bir şeyhe tabi olmaktan kaçındığımız için yani doğru mu anladım ben?
Bu çok sakat bir bakış açısı. Bizim tasavvufa karşı çıkışımız, tasavvufun Kuran ve sünnet temeline oturmadığı için. Kulluk Allah ile kul arasında ki bir meseledir. Kimsenin nefsi günahı sevabı Allah ile olan bağlantısı bir başkasını alakadar etmez ki. Bir adamın Allah ile ilişkisi Allah kul düzeyinde gayet iyi olabilr. Bu sebepten ötürü kendine taraftarlar toplamak zorunda değil ki. Bu meseleyi çok farklı yerlere taşır, taşıyorda gördük. Oysa ki yaşadığımız topraklar çok büyük Allah dostları yetiştirmiştir. Adı konulmamış bir çizgide hemde. Hiç biri bir tabiiyet kabul etmemiş, şefaat vaad etmemiş. Bir insana bağlanıp onu Allaha yaklaşmak için sebep kılmak konusu İslam dininin tüm temellerine dinamit koymaktır. Allah inancı olan ama Allaha yaklaşmak için sebepler arayan bir topluma indi kuran unutmayalım bunu. Bu konu çok uzadı. Yazmak istemiyorum artık çünkü tarikat ehlinin yüzüne hak üzere bir yanlışı vurulduğunda ortaya çıkan düzeysizliği, kabalığı, kibri ve cehli yukarıda görüldüğü üzre umuma malum oldu.

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Allah (c.c) cümlemizden razı olsun...

Ademm 15.05.21 15:21

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428921)
Teoride;
Vahdeti vücudun esas olduğu, hiçliği, Birliği, Allah'ta kaybolmayı, nefs terbiyesini/tezkiyesini amaçlayan, ilk öğretisi sorgulamadan teslimiyet ve tevazu ehli olunması gerektiğini öğütleyen bir öğretinin

Pratikte ise ;
birden bire "herkese nasip olmaz." "hakikati biz görüyoruz." "kuran cevizin dışı, biz içini yiyoruz." "havas, avam" "siz kavrayamıyorsunuz." "herkese açık değildir yalnızca seçkinler anlar." "umuma şamil değildir." (umuma rabıta yaptırıyorsunuz ama?) vs gibi daha aklıma gelmeyen bir çok kibir dolu söyleme ve fiile dönüşmesi tuhaf değil mi?


Hz. Ali yada Ebubekir efendilerimizin rabıta yaptığına dair bir delil var mı? Yada tövbe aldıklarına dair? Yok. Çünkü töbe Allah ile kul arasında ki özel bir mesele olduğundan yalnız Allah'a yapılan/verilen bir söz hükmü taşıdığından kulların bir cübbenin ucunu tutturup yaptırmasını bir kenara bırakın şahit olunmaması gereken bir hal olarak adledilirdi. Ben sanıyorum ki herhangi biri tövbe yaptırsaydı eğer recm edilirdi. Sünnette ve fıkıhta örnekleri mevcut.

Allah efendimize "seni vahiy ve hikmetle rızıklandırdık." buyurmuştur. Hikmetten sonra vahiy sözcüğünün gelmesi tesadüfi değildir. Vahiyi anlama, tatbik etme yetisi/yetkisi anlamındadır hikmet. Müstesna bir kişilik olması açısından bu efendimizin rızıklandırılması normaldir hikmet ile. Fakat gördüğüm kadarıyla Allah Azze ve Celle mutasavvufları da resulü Ekrem efendimiz düzeyinde rızıklandırmış. Hatta daha ileri gidecek olursak Allah Azze ve Celle efendimize bir melek vasıtası ile emirlerini bildirirken bir çok mutasavvuf ilham yada rüya vasıtası ile görüşmek suretiyle bizzati Allah Azze ve Celle ile muhatap olmuşlardır. Bu bağlamda bakarsak herkese nasip olamayacağı çok açık.

Ehli .insaf be kim hangi tasavvuf büyüğü böyle dedi ki bunlar şia nin .uydurmaları ve sözleridir kuranı kerimin hakikatini bilmek için
Hz. Ibrahim a.s kuş kıssası vardır onu oku kardeşim ilkel yakın aynel yakın hakkal yakın diye imani 3 veche bölmüşlerdir söyle sen hangisisin


Haaa hz. Ibrahim misali gönül gözü açılınca insanın herşeyi görmeye yani aynel yakın olur bide meleklerle konuşuncada gerçek bilgi kalbe ilham oluncada hakkal yakındır kardeşim kas yapın derken göz çıkaranlardan olma fetva vermekte aceleci davranma ki bu işin fetvası bizim gibi cahillere kalmadı islam aleminin hüccetleri ilim adamları fetvayı verdiler bize düşen onları taklittir birilerine laf getirtiricem diye her akla geleni yazmak değil ALLAH c.c selamet versin...

Ademm 15.05.21 15:33

Alıntı:

Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428933)
Hanzala filan tanımam ben. O kardeşin belirttiği ayetin muhtevasını da ben söyledim yukarıda. Zan ile konuşacaksanız eğer vebali de haramı büyüktür. Elde ki veriler doğrultusunda konuşacaksak eğer Allah Azze ve Celle bir çok ayetinde zaten Allah'a ulaşmak için gereken vesileleri tek tek belirlemiştir. Biz içinde bir kula tabi olmayı göremedik.
Zühd kavramı neyinize yetmedi ki bu işi böyle sistematik bir mecraya çevirdiniz?
Tasavvuf meselesine gelince hanzala dan filan daha çok hakimim meseleye emin olunuz. Size ayetle hadisle defalarca kez şirk olduğunu sabaha kadar soluksuz anlatırım. Nasibiniz kadar anlarsınız o ayrı mesele. Biz bu işleri bırakmayız. Bırakamayız. Allah'a kul olacaksak doğru düzgün olmak zorundayız. İsteyen bırakabilir. Kaynaklar, deliller, sahih hadisler ve apaçık ayetler ortadayken biz Bırakamayız bu işleri. -)

Dini ayetinin zahirinden ibaret sananlar hocam sürekli şunu derdi oğlum ayetlerin manalarını herkes farklı yorumlayabilir lakin ayetlerin yorumlama sınırını hadisler çizer hadislerinde bir kısmını kendilerine göre yorumlayanlar olur o zamanda hadisleri sahabe ve tabiin kavilleri muhafaza eder derdi sürekli zerre kadar tasavvuf veya dini içeriklere giren kişiler asla senin isnad ettiklerini değil hakikati konuşur en basidi ALLAH c.c hüküm verdi neden benim rasulüne uyun diye sürekli emirler verdi peki rasulü hüküm verdi peygamberimiz s.a.v neden hz. ebubekir ve hz. ömere uyun dedi yani akıl yoluyla dahi gidilse hersey ortada
Gonul yoluyla gidilsede hersey ortada lakin bazı kişiler ki tarihte sürekli böyleleri vardı hepte susturuldu amma iddialarına bak hele neymiş ayet var hadis ne ola hadis var sahabe de kim şimdi sen tabiinede dil uzatmış oluyorsun onlar hz. Ebu bekir ve hz. Ömere uydu o hz. Ebu bekir değil mi zekat vermeyenlere savaş açan her ne kadar ALLAH c.c ve rasulüne kabul etselerde genede savaşıldı o değil mi hz. Ömer yanına gelen bayana git kocana de ki 4 günden fazla üst üste oruç tutamaz fetvası veren ki o kıssa çok muazzam bi kıssadır bilenler bilir söyle o zaman onlara uymakta ALLAH c.c vasıl olmak senin diyisinle şirk ise ALLAH c.c seni ısla etsin ne diyim hem tasavvufta kimse sizin hobilerin dediğini demez onların niyetle ve amelleri bellidir onlar nasıl mekke döneminde hacca gitmek nispeten müslüman 3bin kişilik kafile yolun yolumuzdur deyu rasulullah s.a.v biat ettiyse tasavvuf yolundaki tarım ehline müridlerine biat ederler mesele uzundur dilediğini saygı çerçevesi içerisinde yaz lakin tane tana yaz cevap vermesi kolay olsun selametle ...

Ademm 15.05.21 15:37

Alıntı:

avira Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428500)
Okuduğum çoğu yerde rabıta nin caiz değildir şirk olduğuna dair şeyler duydum suleymancilardan öğrendiğim 15 dakika rabıta sonra kalp zikriydi bana biz burda mürşide değil Allaha ibadet ediyoruz onun sayesinde mürşidi araya vesile kılarak ondaki nurla kalbimizi nefsimizi korelttigimizden söyledi devam et yap dedi eğer başarabilir sen dedi zaten anlicaksin gün geçtikçe bazı şeyleri fark edeceksin dedi eğer ki kendini mürşide ihtiyaç duymayacagina artık inandığın vakit bu sefer mürşidi değil Allah'ı düşün dedi tabi Allah'ı bir şekil verilmez işte yarattığı ne bileyim şelaleleri doğayı Allah'ın yarattığı güzel şeyleri düşünüp artık şeyhi değil Allah'ı düşün dedi ama ilk önce mürşidi düşün kendini geliştir dedi ve üstüne basa basada biz mürşide tapmiyoruz yani aklın karışmasın dedi ne düşünüyorsunuz ne tavsiye edersiniz ? Bana

Rahmetli bi hocamız derdi ki rabıtaya yeni başlayanlar sanki mac esnasında kenarda ısınan oyuncu gibidir rabıtaca ilerleyeler maça sahil olanlardır hey mübarek hey mubarekler öyle şeyler yapıyor ki akla hayale sığmaz birgün bi tayfa gelip derki ALLAH c.c şahittir ki bütün kafirleri öldürürüz lakin rabbimizin müsadesi yok onun gücü herşeyi n6ok etmeye fazlasıyla yeter lakin o bizleri imtihan ediyor imtihanda ise o kafirelri bize hane insan hem cin olanları bize musallat ediyor imtihandayız bize düşen dirayetli olup sabretmek İNŞAALLAH bu imtihanı kazanmak selametle ...

HATTAP 15.05.21 20:18

Hayır ben bunu ne burda be başka bir yerde açıklamayacağım

Size tavsiyem şudur ki gönül gözünüzün açılmasını bekleyin o zaman çirkin suretli insanların hangi taraftan olduğunu görürsünüz

Büyük zâtlar iyi bilirler be demek istediğimi Allah nasibinde olana zaten ilham eder
Selametle kalın

imas 15.05.21 21:19

Alıntı:

HATTAP Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 429138)
Hayır ben bunu ne burda be başka bir yerde açıklamayacağım

Size tavsiyem şudur ki gönül gözünüzün açılmasını bekleyin o zaman çirkin suretli insanların hangi taraftan olduğunu görürsünüz

Büyük zâtlar iyi bilirler be demek istediğimi Allah nasibinde olana zaten ilham eder
Selametle kalın

muddei iddiasini ispatla mukelleftir,bir konuda iddia edilen konunun aciklama yeri olmaz,aciklamiyorsan insanlari tohmet altinda birakmamak gerekir,Allah resulu sav bunu emreder...

imas 15.05.21 21:27

Alıntı:

Ademm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 429035)
Ehli .insaf be kim hangi tasavvuf büyüğü böyle dedi ki bunlar şia nin .uydurmaları ve sözleridir kuranı kerimin hakikatini bilmek için
Hz. Ibrahim a.s kuş kıssası vardır onu oku kardeşim ilkel yakın aynel yakın hakkal yakın diye imani 3 veche bölmüşlerdir söyle sen hangisisin


Haaa hz. Ibrahim misali gönül gözü açılınca insanın herşeyi görmeye yani aynel yakın olur bide meleklerle konuşuncada gerçek bilgi kalbe ilham oluncada hakkal yakındır kardeşim kas yapın derken göz çıkaranlardan olma fetva vermekte aceleci davranma ki bu işin fetvası bizim gibi cahillere kalmadı islam aleminin hüccetleri ilim adamları fetvayı verdiler bize düşen onları taklittir birilerine laf getirtiricem diye her akla geleni yazmak değil ALLAH c.c selamet versin...

hangi tasavvuf ehli bunu dedi diyorsan,senin hic bir mutasaffinin eserini okumadigin anlasilir, mesela 2 ornek vereyim... muhyiddin ibni arabi hz lerinin ciktigi mirac yolculugundan
... bazen ben Allah olurum o bana tapar bazen o Allah olur ben ona taparim sozunden...beyazidi bistami hz lerinin oyle bir denize daldim ki peygamberlerin sancagi kiyida kaldi sozunden haberin yok sanirim...

Ademm 16.05.21 00:13

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 429149)
hangi tasavvuf ehli bunu dedi diyorsan,senin hic bir mutasaffinin eserini okumadigin anlasilir, mesela 2 ornek vereyim... muhyiddin ibni arabi hz lerinin ciktigi mirac yolculugundan
... bazen ben Allah olurum o bana tapar bazen o Allah olur ben ona taparim sozunden...beyazidi bistami hz lerinin oyle bir denize daldim ki peygamberlerin sancagi kiyida kaldi sozunden haberin yok sanirim...

Kim olursan ol ne olursan ol herşeyin bir nizami ve kırmızı çizgisi vardır bu barada bunu bilmiyorsun şunu okumadın gibi iddialardan vazgeç emin ol bildiklerime amel etsem hakiki kul olma şerefine dahi erişilir lakin nefsime yeniliyorum o ayrı konu

Tasavvuf büyükleri misal hallacı mansur gibi muhabbetin fazlalığından dolayı kendinden geçip enel hak deyu idam edildi o zamanın mübarekleri ve alimleri onu uyarmadı mi ölücem diye o ne dedi elimde değil muhabbetten aklın örtülmesiydi genede idam edilmedi mi şerare kim aykırı haraket ederse etsin cezası bellidir senin söylediğin 2 rivayetler ilk defa duydum olduğu gibide doğru kabul etmem doğru olmaz araştırmak lazım nitekim bu eserler kuran-i kerim değil ki yüzlerce yıl geçsin degistirilmesin değil mi ;)

Kim şeriatın dışına çıkarsa cezası bellidir şeyhimin dediği gibi tasavvuf şeriatın hizmetçisidir gibidir seriat kanundur ne derse hem mevlana celaleddin hz. Mübarek nice sırları vardı bi keresinde kendiside demedi mi nice meseleler var ki kul duyarsa küfre düşer o derece ağır meseleler neden zahiri alemde zahiri kanunlarımız var avama göre evliya mertebesine uyaranlara bazı perdeler kaldırılıp bazı meseleler gösteriliyor çok basit sen bugün kalk bi adama de ki şeytan şuan 3 5 ifritle sana vesvese veriyor sana sürekli küfür ediyor de adam ne diyosun deli misin der lakin ALLAH c.c o kişinin göz perdelerini açtığı ve lütfettiydi vakit bu harikulade manzarayı dünyevi gözleriyle seyreder desene görüp söyleyenin sucu söylemesi görmeden tersleyenin kabahati ise görmemesi ise her ikiside haklı kısmen kismende haksız lakin seriat göremeyen adamin tarafını tutar yahu ayet yazsın açıklamasıyla türkçesi veya arapçası açıklaması ve hikmetini resmini çekip atabiliriz okuyup ilim öğrenirler her zahire keyiflerine göre cevap vermezler en azından ALLAH c.c bizede onlara da selamet versin mazlum müslüman kardeşlerimize ve kudüsümüze ALLAH c.c yardım etsin tez vakitte İNŞAALLAH

imas 16.05.21 00:57

Alıntı:

Ademm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 429182)
Kim olursan ol ne olursan ol herşeyin bir nizami ve kırmızı çizgisi vardır bu barada bunu bilmiyorsun şunu okumadın gibi iddialardan vazgeç emin ol bildiklerime amel etsem hakiki kul olma şerefine dahi erişilir lakin nefsime yeniliyorum o ayrı konu

Tasavvuf büyükleri misal hallacı mansur gibi muhabbetin fazlalığından dolayı kendinden geçip enel hak deyu idam edildi o zamanın mübarekleri ve alimleri onu uyarmadı mi ölücem diye o ne dedi elimde değil muhabbetten aklın örtülmesiydi genede idam edilmedi mi şerare kim aykırı haraket ederse etsin cezası bellidir senin söylediğin 2 rivayetler ilk defa duydum olduğu gibide doğru kabul etmem doğru olmaz araştırmak lazım nitekim bu eserler kuran-i kerim değil ki yüzlerce yıl geçsin degistirilmesin değil mi ;)

Kim şeriatın dışına çıkarsa cezası bellidir şeyhimin dediği gibi tasavvuf şeriatın hizmetçisidir gibidir seriat kanundur ne derse hem mevlana celaleddin hz. Mübarek nice sırları vardı bi keresinde kendiside demedi mi nice meseleler var ki kul duyarsa küfre düşer o derece ağır meseleler neden zahiri alemde zahiri kanunlarımız var avama göre evliya mertebesine uyaranlara bazı perdeler kaldırılıp bazı meseleler gösteriliyor çok basit sen bugün kalk bi adama de ki şeytan şuan 3 5 ifritle sana vesvese veriyor sana sürekli küfür ediyor de adam ne diyosun deli misin der lakin ALLAH c.c o kişinin göz perdelerini açtığı ve lütfettiydi vakit bu harikulade manzarayı dünyevi gözleriyle seyreder desene görüp söyleyenin sucu söylemesi görmeden tersleyenin kabahati ise görmemesi ise her ikiside haklı kısmen kismende haksız lakin seriat göremeyen adamin tarafını tutar yahu ayet yazsın açıklamasıyla türkçesi veya arapçası açıklaması ve hikmetini resmini çekip atabiliriz okuyup ilim öğrenirler her zahire keyiflerine göre cevap vermezler en azından ALLAH c.c bizede onlara da selamet versin mazlum müslüman kardeşlerimize ve kudüsümüze ALLAH c.c yardım etsin tez vakitte İNŞAALLAH

eger tasavvusun en buyuklerinden 2 alimden verdigim ornege rivayet diyorsan daha seni sasirtacak cok misaller veririm,misal şemsi tebrizinin cadirda kimya hatunla oynasmasi,daha sonra kimya hatunu cadirda goremeyen mevlana hz.lerine Allah bana bazen kimya hatun olarak gelir demesini....beyazidi bistami hz ben Allahi sakali cikmamis genc bir oglan olarak gordum demesi...gavsul azam hz. hizmetcisinin olen oglunun ruhunu diger kabzettigi ruhlarla beraber Azrail as elinden alarak yeniden canlandirip hizmetcisine oglunu geri vermesini....bunlarida sanirim ilk defa duyuyorsun...nuru muhammedi yada hakikati muhammedi kavramlarinida bilmiyorsun sanirim

Ademm 16.05.21 01:05

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 429190)
eger tasavvusun en buyuklerinden 2 alimden verdigim ornege rivayet diyorsan daha seni sasirtacak cok misaller veririm,misal şemsi tebrizinin cadirda kimya hatunla oynasmasi,daha sonra kimya hatunu cadirda goremeyen mevlana hz.lerine Allah bana bazen kimya hatun olarak gelir demesini....beyazidi bistami hz ben Allahi sakali cikmamis genc bir oglan olarak gordum demesi...gavsul azam hz. hizmetcisinin olen oglunun ruhunu diger kabzettigi ruhlarla beraber Azrail as elinden alarak yeniden canlandirip hizmetcisine oglunu geri vermesini....bunlarida sanirim ilk defa duyuyorsun...nuru muhammedi yada hakikati muhammedi kavramlarinida bilmiyorsun sanirim


Azrail a.s ile peygamberler arasında kıssalar birçok defa vuku bulmuştur veli kullar arasından da olabilir lakin diğer ALLAH c.c böyle göründü şöyle oldu düpedüz iftiradan ibaret insanalrın böyle saçma sapan şeylere inanması daha akılsızlık beyazdı bestami k.s sırf kıbleye türküdu diye bir zata talebe olmaktan vazgeçip edebe rivayetle anılan zaaflar için oynaşmak nasıl bir iftiradir bu iftiraları atanların ALLAH c.c belasını versin sende dillendirme yoksa gazap yönüyle latina düşeni alırsın bu nasıl bi saçmalık abicim şia nin hz. Ali r.a hakkında anlattikalri hikayeler gibi yahu kâfir bile yapmazken bu mumafikalr nasıl böyle iftiralar atabiliyor akılsız münafıklar ne diyim bu iftiraları atanların ve yardımcı olan olmuş olan altın ateşi bol olsun ne diyim daha yaşayanları da ALLAH c.c ıslah etsin o munafikalrda hz. Mevlanaya da aynı ifitralari atıyorlar imansızlar ...

imas 16.05.21 01:24

Alıntı:

Ademm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 429191)
Azrail a.s ile peygamberler arasında kıssalar birçok defa vuku bulmuştur veli kullar arasından da olabilir lakin diğer ALLAH c.c böyle göründü şöyle oldu düpedüz iftiradan ibaret insanalrın böyle saçma sapan şeylere inanması daha akılsızlık beyazdı bestami k.s sırf kıbleye türküdu diye bir zata talebe olmaktan vazgeçip edebe rivayetle anılan zaaflar için oynaşmak nasıl bir iftiradir bu iftiraları atanların ALLAH c.c belasını versin sende dillendirme yoksa gazap yönüyle latina düşeni alırsın bu nasıl bi saçmalık abicim şia nin hz. Ali r.a hakkında anlattikalri hikayeler gibi yahu kâfir bile yapmazken bu mumafikalr nasıl böyle iftiralar atabiliyor akılsız münafıklar ne diyim bu iftiraları atanların ve yardımcı olan olmuş olan altın ateşi bol olsun ne diyim daha yaşayanları da ALLAH c.c ıslah etsin o munafikalrda hz. Mevlanaya da aynı ifitralari atıyorlar imansızlar ...

sana bu anlattiklarim adi gecen mutasavviflarin kendi eserlerinde gecen asirlardir mutavviflar ve fikih alimleri arasinda tartismaya konu olan tasavvuf kavramlari,senin haberin olmayabilir cunku savundugun tasavvufun kavramlarindan haberin yok,sen mesneviyi bile bilmiyorsun ben sana mesneviden bir seyler anlatsam akilini yitirirsin cunku siz okumayan sadece duyan bir guruhsunuz...tasavvuf hakkinda soyledigim kavramlari eger yine okuyup ogrenmeye ceksen tasavvuf ehli olan en guvendigin kisiye sor... eminim sen menzilin muride nasihatlarini ogreten minah kitabinida okumamissindir... ben hep soyledim yine soyliyeyim ben tarikat ve tasavvuf ehli degilim ayni zamanda tarikat ve tasavvufa karşıda degilim...bana gazap okuyacagina duyarak ogrenme biraz oku okuyarak ogren...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:16.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148