Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Rabıta yapmak şirk midir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/62587-rabita-yapmak-sirk-midir.html)

avira 19.05.21 19:30

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430220)
Bir allah dostunu düşünmrkten zarar gelmez deme. Allah ona nasıl kulluk edeceğini Kuranda yazmış sen o düşündüğün kişiden daha az zekaya sahip değilsin. Açar okursun kitabından ona kulluk etme biçimini yazıyor Kuranda. Onu uygylasan sana havada karada yeter. Unutma sözde uşşaki tarikatinin lideride Allah dostu idi. Ama beşer bu. Her zaman herşry için pay var, olduğunu da gördük.
Kendin yapabileceğin şeylerde arada aracı koymak net bir şekide İslamda şirk olarak izah edilmiştir. Buna bağrılsa da çağrılsa da burda birileri benzin döküp kendini de yaksa bunun adı budur. Geriside size kalmış. Ben bir Müslüman olarak gördüğüm yanlışa müdahale ediyorum. Hepsi bu


Peki Erzurum kardeş mürşid rabitasini doğru bulmuyorsunuz murisidi düşündüğümüz için sıkıntı diyorsunuz TM anladım öptüm başıma koydum. Ama rabitanin çeşitleri vardır ölüm rabıtasi gibi Allah'ı düşünmek ölümü düşünmek akıldan hiç çıkarmamaktir peki bu rabıta şekli caizmidir birde şunuda sorayım Abdülkadir Geylani Himmet duası var yardım isteme odami caiz olmuyor bir de onu sorayım

Erzurum 19.05.21 19:48

Alıntı:

avira Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430263)
Peki Erzurum kardeş mürşid rabitasini doğru bulmuyorsunuz murisidi düşündüğümüz için sıkıntı diyorsunuz TM anladım öptüm başıma koydum. Ama rabitanin çeşitleri vardır ölüm rabıtasi gibi Allah'ı düşünmek ölümü düşünmek akıldan hiç çıkarmamaktir peki bu rabıta şekli caizmidir birde şunuda sorayım Abdülkadir Geylani Himmet duası var yardım isteme odami caiz olmuyor bir de onu sorayım




Ölüm rabıtası fln benm ne bildiğim ne de talim ettiğim bir şey olmadığından ne desem yalan olur. Bir yorum yapamam fakat geylani duası dediğiniz şey medet ya geylani diye biten metinse eğer nerden tutsan şirk. Ölmüş bir adamdan medet ummak, Allahtan başkasından yardım beklemek yani Allah zülcelal'in mutlak kudretini paylaşması anlamına gelir ki bu iki bahisde kuran da açıkça şirk olarak nitelendirilmiştir.

Zaferan 19.05.21 20:19

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430266)
Ölüm rabıtası fln benm ne bildiğim ne de talim ettiğim bir şey olmadığından ne desem yalan olur. Bir yorum yapamam fakat geylani duası dediğiniz şey medet ya geylani diye biten metinse eğer nerden tutsan şirk. Ölmüş bir adamdan medet ummak, Allahtan başkasından yardım beklemek yani Allah zülcelal'in mutlak kudretini paylaşması anlamına gelir ki bu iki bahisde kuran da açıkça şirk olarak nitelendirilmiştir.

Olmus adamdan medet,sirk filan tasavvuftan bihabersiniz.Medet Abdülkadir Geylani Allah in zatindan isteniyor.

Erzurum 19.05.21 20:23

Alıntı:

Zaferan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430273)
Olmus adamdan medet,sirk filan tasavvuftan bihabersiniz.Medet Abdülkadir Geylani Allah in zatindan isteniyor.

Tasavvuftan bana ne? İmanın yada İslamın şartlarında tasavvuf ehli olunacak diye bir şey görmedim var mı? Varsa sıkıntı bizde. Yoksa eğer?

Zaferan 19.05.21 20:27

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430274)
Tasavvuftan bana ne? İmanın yada İslamın şartlarında tasavvuf ehli olunacak diye bir şey görmedim var mı? Varsa sıkıntı bizde. Yoksa eğer?

Seriat zorunlu tasavvuf gonulluluk esasina dayalidir,imanin sartidir demiyorum.Cennete girmeye engel degildir

Erzurum 19.05.21 20:33

Alıntı:

Zaferan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430275)
Seriat zorunlu tasavvuf gonulluluk esasina dayalidir,imanin sartidir demiyorum.Cennete girmeye engel degildir



O zaman imani esasları da tasavvufa göre değil, direk dinin sahibi olan Allah Azze ve Celle'nin kelamına göre uygulamak, düşünmek zorundayız değil mi? Sünnetullah ile Tasavvuf çelişiyorsa sorun var demektir? Allah Zülcelal'in kelamında çeker alırız canlarını buyuruyor. Sonrasında haberdar olmayacakları konusunda çokça ölüm ayeti var açın okuyun. Demek ki Sünnetullah ile çelşiyor geylani den medet istemek.. Hoş adamın ruhu serbest dolaşsa ki mümkün değilde yine de duada aracı koymak nedir?

Zaferan 19.05.21 20:49

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430277)
O zaman imani esasları da tasavvufa göre değil, direk dinin sahibi olan Allah Azze ve Celle'nin kelamına göre uygulamak, düşünmek zorundayız değil mi? Sünnetullah ile Tasavvuf çelişiyorsa sorun var demektir? Allah Zülcelal'in kelamında çeker alırız canlarını buyuruyor. Sonrasında haberdar olmayacakları konusunda çokça ölüm ayeti var açın okuyun. Demek ki Sünnetullah ile çelşiyor geylani den medet istemek.. Hoş adamın ruhu serbest dolaşsa ki mümkün değilde yine de duada aracı koymak nedir?

Islam iki kanatli bir kanati seriat diger kanati tasavvuf tur .Dolayisiyla birbirini tamamlar

Zaferan 19.05.21 20:53

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430277)
O zaman imani esasları da tasavvufa göre değil, direk dinin sahibi olan Allah Azze ve Celle'nin kelamına göre uygulamak, düşünmek zorundayız değil mi? Sünnetullah ile Tasavvuf çelişiyorsa sorun var demektir? Allah Zülcelal'in kelamında çeker alırız canlarını buyuruyor. Sonrasında haberdar olmayacakları konusunda çokça ölüm ayeti var açın okuyun. Demek ki Sünnetullah ile çelşiyor geylani den medet istemek.. Hoş adamın ruhu serbest dolaşsa ki mümkün değilde yine de duada aracı koymak nedir?

Tasavvuftan banane diyorsunuz tamam girmek zorunda degilsiniz ona da tamam lakin bilmediginiz girmediginiz bir alanda ask yoolcularina sirktesin musriksin diyorsunuz bunun vebali agirdir

Erzurum 19.05.21 20:53

Alıntı:

Zaferan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430279)
Islam iki kanatli bir kanati seriat diger kanati tasavvuf tur .Dolayisiyla birbirini tamamlar

Kimin iddası bu?

Erzurum 19.05.21 20:58

Alıntı:

Zaferan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430280)
Tasavvuftan banane diyorsunuz tamam girmek zorunda degilsiniz ona da tamam lakin bilmediginiz girmediginiz bir alanda ask yoolcularina sirktesin musriksin diyorsunuz bunun vebali agirdir

Soru soruldu cvp verdim. İsteyen dikkate alır isteyen almaz. Zamanında çok yazdık çizdik bu sitede bu konu ile ilgili. Tekrar yazıp çizmek de zul geldiğinden çok üstüne düşmek istemiyorum fakat benm bahsettiğim şeylerin tamamı ilmi konular ve hükümlere ayetlere dayanıyor. Yani neden siteye girdiğim fln bunlsr mı konu yoksa yanlış olanları söyleyip ezber bozmam mı? Tabi anlamak isteyen insanları araştırmaya iten konulardır bunlar. Yoksa iki kitap okuyup yılların mutasavvufu davrananlara zaten bizim izah gücümüz yetmez, Allah da yasak etmiştir bunu ayrıca

---------- Post added 19.05.21 at 20:59 ----------

Alıntı:

Zaferan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430279)
Islam iki kanatli bir kanati seriat diger kanati tasavvuf tur .Dolayisiyla birbirini tamamlar

Bu iddanızı ihlas suresi bağlamında izah Edebilirmisiniz?

Zaferan 19.05.21 21:29

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430281)
Kimin iddası bu?

Seriatla cennete gidilir ama Allah a gidilmez .Hani nefis tezkiyesi.Nefis tezkiyesi olmadan Allah a nasil gidilecek.O yuzden Allahu Teala bana vasil olmak icin vesileler arayin diyor vesile Allah dostu mursidi kamildir biz illa su zat olacak demiyoruz.Kimseyi de zorlamiyoruz.Seriattan Allah a gidip nefis tezkiyesi yapan kimse yok.Kitapla olmaz hal ilmidir .Niye okullar var.Tib kitabi okuyarak doktor olunuyor mu?

Erzurum 19.05.21 21:35

Alıntı:

Zaferan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430302)
Seriatla cennete gidilir ama Allah a gidilmez .Hani nefis tezkiyesi.Nefis tezkiyesi olmadan Allah a nasil gidilecek.O yuzden Allahu Teala bana vasil olmak icin vesileler arayin diyor vesile Allah dostu mursidi kamildir biz illa su zat olacak demiyoruz.Kimseyi de zorlamiyoruz.Seriattan Allah a gidip nefis tezkiyesi yapan kimse yok.Kitapla olmaz hal ilmidir .Niye okullar var.Tib kitabi okuyarak doktor olunuyor mu?


Müşrikler için dahi dönüşünüz bize olacaktır diyen Allah bence tasavvuf ehli olmasa da bir mümini kendine döndürür. Bu Allah'ın vaadi, beyanı. Ben gerisini bilmem. Allah'ı bulmak isteyen Kuranda da bulur sünnette de. Nefs tezkiyesi içinde tasavvuf gerekli olsaydı Allah tasavvuf koyardı bu dinin adını. Ama baktığımız da gerek görmemiş. Nefsinizi terbiye edip O'nu bulmamız içinde kalbinizle akledin diyor. Gavslara kutublara gerek olsaydı derdi bunu heralde

Ademm 19.05.21 21:47

Alıntı:

Zaferan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430302)
Seriatla cennete gidilir ama Allah a gidilmez .Hani nefis tezkiyesi.Nefis tezkiyesi olmadan Allah a nasil gidilecek.O yuzden Allahu Teala bana vasil olmak icin vesileler arayin diyor vesile Allah dostu mursidi kamildir biz illa su zat olacak demiyoruz.Kimseyi de zorlamiyoruz.Seriattan Allah a gidip nefis tezkiyesi yapan kimse yok.Kitapla olmaz hal ilmidir .Niye okullar var.Tib kitabi okuyarak doktor olunuyor mu?

Yahu kardeşim boş ver cahil insanla ne uğraşıyorsun ki bilmiyor musun cahil insanla ilim tartışması yapılmaz neden böyle diyorsun dersen bak bakalım bazı şahıslara ne ilim diplomasi nede icazetleri var gelip boyuna yyorumdan oteye gidemiyorlar haa bide mesajlarıni ayet hadise başvurmaktan da anca yorum yapıyorlar o yorumların alasını yanımda şuan babam da yapar ilim konuşacaksan ayetten hadisten konu açıcaksın neyse kardeşim selametle ...

Adam olana 1 söz kafi olmayana 1000 söz soylesen nafile

Ademm 19.05.21 21:53

Daha rabitaya ibadet diyip bidat diyen den ne bekliyorsun ki rabıta ibadet degil ki tasavvufta ALLAH c.c vasıl olma metotlarından biridir.

Şimdi nidayı de yazalım BIDAT genel tabiriyle dinde olmayan ibadetleri dinde varmış gibi kabul edilen eylemlerdir ...

Misal her vakit namazından sonra neden camilerde tesbihat yapılır ve neden bidat denmez sebebi cemaatle tesbihat yapmak ibadet içerisinde yer almaz sadece toplumsal led adettir bu yüzden bidat denmez


Bakma böyle her halta ezbere konuşarak bidat diyenler kendilerini selef olarak görüyorlarsada emin ol vahhabi itikadını benimsemekten öteye gidemiyorlar ALLAH c.c hidayet versin ne diyim

lindaa 19.05.21 21:58

Allah hepinizden razı olsun, güzel bir arşiv olmuş bizlerin istifadesine sunduğunuz için teşekkür ederim.Müzakereler ile vuku bulan hakikat, yeryüzü ve dünya arasındaki zıtlıkları ve bu zıtlığın birliğini açığa çıkarttığı gibi sizlerinde zıtlığındaki birliği açığa çıkartmaktadır.Ben dışardan bir göz olarak bunu gördüm.

"Ashabım semadaki yıldızlar gibidir. Hangisinden hadis alırsanız, doğruyu bulursunuz. Ashabın ihtilâfı sizin için rahmettir.” " hadisine bakıldığında sizlerin birbirine ihtilafı da inş rahmet olur..

Ademm 19.05.21 21:59

ALLAH c.c tevbe süresinde 119 ayetinde sakinlerle beraber olun ayetinin hem bedenen hemde ruhen beraberlik olduğunu söyleyen ehli sünnet alimleri varken ruhen beraberlik ise rabıtaya olur misal somuncu baba fatiha süresini bi cuma hutbesinde tefsir etmiştir 1 ve 2 manalari bütün cemaat anlarken sonraki verilen 3 manayı ilim ehli verilen 4 manayı alimler 5 6 7 yi ise kimse anlamamıştır sebebi somuncu babanın ayetin tefsirini ilmen yaparken uydurması mi yoksa kendisine bahsedilen ilmin derinliği mi ah ah ALLAH c.c hidayet versin millete müşrik diye diye neredeyse müşrik olacaklar farkında değiller selametle . ..

Ademm 19.05.21 22:05

Alıntı:

lindaa Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430317)
Allah hepinizden razı olsun, güzel bir arşiv olmuş bizlerin istifadesine sunduğunuz için teşekkür ederim.Müzakereler ile vuku bulan hakikat, yeryüzü ve dünya arasındaki zıtlıkları ve bu zıtlığın birliğini açığa çıkarttığı gibi sizlerinde zıtlığındaki birliği açığa çıkartmaktadır.Ben dışardan bir göz olarak bunu gördüm.

"Ashabım semadaki yıldızlar gibidir. Hangisinden hadis alırsanız, doğruyu bulursunuz. Ashabın ihtilâfı sizin için rahmettir.” " hadisine bakıldığında sizlerin birbirine ihtilafı da inş rahmet olur..

Bacım ilim de elbette ihtilaf olur ve rahmet olur lakin birileri bu ihtilafları takım tutuyorcasina fütursuzca dillendirirse ortaya koas hakim olur çok basit ilim konuşmuyorsa ilme uygun delillerle konuşulur yoksa hakaret başlar ki örneklerini çok gördük

avira 20.05.21 12:42

Alıntı:

Ademm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430324)
Bacım ilim de elbette ihtilaf olur ve rahmet olur lakin birileri bu ihtilafları takım tutuyorcasina fütursuzca dillendirirse ortaya koas hakim olur çok basit ilim konuşmuyorsa ilme uygun delillerle konuşulur yoksa hakaret başlar ki örneklerini çok gördük

Peki adem kardeş mürşide bağlanmayi doğru bulmuyorlar herkesin düşüncesi kendisine ama yinede dikkatli olmak gerekir belki haklıda olabilirler o yüzden ölüm rabıtasi denen ölümü ve Allah'ı düşünme rabıtasi hakkında bilgi verir misiniz

---------- Post added 20.05.21 at 12:43 ----------

Alıntı:

Ademm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430324)
Bacım ilim de elbette ihtilaf olur ve rahmet olur lakin birileri bu ihtilafları takım tutuyorcasina fütursuzca dillendirirse ortaya koas hakim olur çok basit ilim konuşmuyorsa ilme uygun delillerle konuşulur yoksa hakaret başlar ki örneklerini çok gördük

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430306)
Müşrikler için dahi dönüşünüz bize olacaktır diyen Allah bence tasavvuf ehli olmasa da bir mümini kendine döndürür. Bu Allah'ın vaadi, beyanı. Ben gerisini bilmem. Allah'ı bulmak isteyen Kuranda da bulur sünnette de. Nefs tezkiyesi içinde tasavvuf gerekli olsaydı Allah tasavvuf koyardı bu dinin adını. Ama baktığımız da gerek görmemiş. Nefsinizi terbiye edip O'nu bulmamız içinde kalbinizle akledin diyor. Gavslara kutublara gerek olsaydı derdi bunu heralde



Peki ya Erzurum kardeş Allah'tan nurun gelmesi için ne yapmalıyız o zaman direk Allah'tan istesek olmuyormu mürşidi değilde Allah'tan kalbimize indiğini düşünsek olmazmi hem o zaman sorunda ortadan kalkar gibi geliyor bana

Ademm 20.05.21 13:18

Alıntı:

avira Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430449)
Peki adem kardeş mürşide bağlanmayi doğru bulmuyorlar herkesin düşüncesi kendisine ama yinede dikkatli olmak gerekir belki haklıda olabilirler o yüzden ölüm rabıtasi denen ölümü ve Allah'ı düşünme rabıtasi hakkında bilgi verir misiniz

---------- Post added 20.05.21 at 12:43 ----------







Peki ya Erzurum kardeş Allah'tan nurun gelmesi için ne yapmalıyız o zaman direk Allah'tan istesek olmuyormu mürşidi değilde Allah'tan kalbimize indiğini düşünsek olmazmi hem o zaman sorunda ortadan kalkar gibi geliyor bana


Avira kardeşim . Bu işler takım tutmaya benzemez bunu iyi belle güzel kardeşim gelelim şeyh mürit meselesine

Mürşidin terbiyesine girmek tövbe ile başlar. Tövbe mürşide değil, Yüce Allah’a yapılmaktadır. Ancak, mürşid bu tövbede, mümine şahit ve yardımcı olmaktadır. Mürşid günahları affetmez, ona böyle bir yetki verilmemiştir. Günahları affedecek olan sadece Yüce Allah’tır. Mürşid, Yüce Peygamberimize (s.a.v) uyarak, bir müminin affedilmesi için alemlerin Rabbine yönelmekte ve yalvarmaktadır. Yüce Rabbinin huzurunda nasıl davranacağını bilmeyen ve buna kendini ehil görmeyen kimseye mürşit, yol göstermekte, usul öğretmektedir. Ayrıca ona tövbesinde yardımcı olmakta, tövbe eden kimsenin kalbine ilahi izin ve destekle feyiz, sevgi ve nur akıtmaktadır. Daha da önemlisi, mürşid, tövbe ile Allah’a dönen kimseyi, özel terbiye dairesine almaktadır. Böylece nefsine ve şeytana karşı zayıf düşen mümin, artık kendisine hayır ve takva yolunda yardım edecek gerçek bir dost ve yardımcı bulmuş olmaktadır.

Yukarda bahsedildiği üzere seyhin görevi yaptıkları belli hem seyh nefsini tezkiye etmek isteyeni özel terbiye dairesine alması demek bazı usuller geliştirmesi demek bu usulde seyh rabitasi rasulullah s.a.v rabitasi ve ALLAH c.c rabitasi kademelidir.


Gelelim ölüm rabıtasına

Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikredin.”*(Tirmizi, Zühd 2)

nefse ölüm ve ölüm hâlleri düşündürülür. Ölümü düşünmekten gaye kalbi yumuşatmak, kalpten dünya sevgisini çıkararak nefsin ibret almasını temin etmek, ayrıca yaptığı ibadetlerde ihlas kazanmak ve tövbenin sabit kalmasını sağlamaktır.

Kalbe ilahi muhabbetin ve mürşid sevgisinin gelmesi için, kalbin katılığının giderilmesi ve haram sevgilerden boşaltılması lazımdır. Bunu temin edecek en güzel sebeplerden birisi de, ölümü düşünerek kalbi uyandırmaktır. Herkes nefsini ölümle yüz yüze getirir ve şöyle düşünür:

Sekerat hâli başladı. Ölümün kokusu geldi, dünyadan ayrılık alametleri gözüktü. Son nefesler veriliyor ve son anlar yaşanıyor. Azrail Aleyhisselam geldi ruhu almak için bekliyor. Şeytan son oyununu oynamak istiyor, imanı çalmak ve mümini meşgul etmek için çırpınıyor. Evlatlar, hanım ve akrabalar baş ucunda çaresizlik içinde ağlaşıyor, hiçbirisinden yardım gelmiyor. O anda mal-mülk fayda yerine sıkıntı veriyor. Bu en zor ve en mühim anda ölümün sahibi Yüce Allah’tan başka yönelecek kimse yoktur. Onun geniş rahmetinden başka da sığınılacak bir yer mevcut değildir. İşte o anda ilahi rahmetin tecellisiyle müjdeci melekler ve mürşid-i kâmilin ruhu Allahu Teala’nın izniyle yanına teşrif ederler. Sana iman üzere ölmen için yardım ederler, fayda verirler; o andaki yalnızlığını giderir, ızdırabını dindirirler.

Bu zor anda mürşidinin Allah’ın lütuf ve izniyle ölüm anından haberdar olduğunu, kendisi için Allah’a yöneldiğini, ruhaniyetiyle o meclise teşrif ettiğini ve nurânî himmetleriyle Allah’ın rahmetini çekip şeytanı o meclisten defettiğini ve bu ilahi rahmetin desteği ile iman üzere öldüğünü düşünür.

Teneşirde yıkanırken, kefene sarılırken, namazı kılınırken ve tek başına kabre konurken, kabirde sual meleklerine cevap verirken insana fayda verecek tek sermayenin Allah’ın bu rahmeti olduğunu, bu yolda en güzel arkadaşın salih ameller olduğunu düşünür. Hayattaki mümin kardeşlerinin ve özellikle ölene kadar hak yolda peşinden gittiği mürşidinin bu zor anlarda kendisine dua ve istiğfar ile destek verdiklerini düşünür. Zaten onlar, dünyada kendisi ile meşgul olmakta ve ona bir fayda vermeye çalışmaktadırlar.

Mümine kabri dışında yapılan bütün dua, istiğfar ve hayırların faydası vardır. Onun için cenaze namazı kılınır, kabir başında dua ve istiğfar edilir, Kur’an okunur, göz yaşı dökülür. Bir müminin, samimi olarak Allah’a yönelip: “Ey Allah’ım şu kulunu bağışla” diye inlemesi ne büyük bir rahmet sebebidir. İşte mürid, böyle kardeşlerinin ve yardımcılarının olduğunu düşünüp sevinir.

Asıl sevindiren ve bu sevincin sebeplerini halkeden Yüce Allah’tır. Bu iş, ilahi rahmetin bir tecelli şeklidir.

Kul, ölüm rabıtası içinde ahiretin her anında ve durağında Allah için sevdikleri ve yaptıkları hariç, hiçbir şeyin kendisine fayda vermediğini düşünür, bütün bunları gönül gözüyle seyreder, sanki görmüş ve içine girmiş gibi korkup ibret almaya çalışır. Bu yolculukta tek sermayenin ve fayda verecek şeyin Allah’a iman, salih amel, O’nun için sevgi ve güzel ahlak olduğunu görür, nefsini onlara yöneltmeye, salihleri ve iyilikleri sevdirmeye çalışır .

Kalp, kötü düşünce, sevgi ve dertlerden kurtulmadan içine ilahi feyiz ve muhabbet girmez. Bunun için Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimiz:



“Ölümü çokça hatırlayın. Hiç şüphesiz ölümü hatırlamak, günahları temizler ve kalpten dünya sevgisini giderir.”20 Buyurmuştur.

İşte bu ölüm rabıtası ile kalp dünya muhabbetinden arındırılır, içindeki boş düşünceler, kötü duygular dışarı atılır; kalp rahatlar. Sıra, bu boş kalbi Allah muhabbeti ile doldurmaya ve tatlandırmaya gelir. Bu da, yeryüzünde ilâhî muhabbetin ve feyzin taşıyıcısı olan Allah’ın dostu kâmil mürşidin kalbine kalbi bağlayıp oradaki nuru, muhabbeti ve feyzi çekmekle mümkün olur. Buna rabıta denir. Son vazife budur.

Şahsım alim değilim alim olabilmek demek kuran-i kerimin bütün ayetlerini ezberlemek ardından arapça dilini ana dilin kadar ii bilmek hadislerin tamamına yakını ezber veya okumak ve bir-çok tefsir kitaplarını tefsir usullerini fıkıh kitaarini ve usullerini bilmekten geçer alimlik

Şahsım hafiz değilim arapça ana dilim kadar değil geliştiriyoruz kendimizi lakin alim olmak kolay değil bu konularda hüküm vermek alimlerin işidir cahillerin işi değil kardeşim sende hukim sormadan evvel bak bakalım o kişi alim mi hükümler alimlere soruluyor alim olmayanlar ancak alimlerin görüşlerini taklit edebilirler bizler taklitciyiz ;)

Selametle umarım anlaşılmıştır ...

avira 20.05.21 19:54

Alıntı:

Ademm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430453)
Avira kardeşim . Bu işler takım tutmaya benzemez bunu iyi belle güzel kardeşim gelelim şeyh mürit meselesine

Mürşidin terbiyesine girmek tövbe ile başlar. Tövbe mürşide değil, Yüce Allah’a yapılmaktadır. Ancak, mürşid bu tövbede, mümine şahit ve yardımcı olmaktadır. Mürşid günahları affetmez, ona böyle bir yetki verilmemiştir. Günahları affedecek olan sadece Yüce Allah’tır. Mürşid, Yüce Peygamberimize (s.a.v) uyarak, bir müminin affedilmesi için alemlerin Rabbine yönelmekte ve yalvarmaktadır. Yüce Rabbinin huzurunda nasıl davranacağını bilmeyen ve buna kendini ehil görmeyen kimseye mürşit, yol göstermekte, usul öğretmektedir. Ayrıca ona tövbesinde yardımcı olmakta, tövbe eden kimsenin kalbine ilahi izin ve destekle feyiz, sevgi ve nur akıtmaktadır. Daha da önemlisi, mürşid, tövbe ile Allah’a dönen kimseyi, özel terbiye dairesine almaktadır. Böylece nefsine ve şeytana karşı zayıf düşen mümin, artık kendisine hayır ve takva yolunda yardım edecek gerçek bir dost ve yardımcı bulmuş olmaktadır.

Yukarda bahsedildiği üzere seyhin görevi yaptıkları belli hem seyh nefsini tezkiye etmek isteyeni özel terbiye dairesine alması demek bazı usuller geliştirmesi demek bu usulde seyh rabitasi rasulullah s.a.v rabitasi ve ALLAH c.c rabitasi kademelidir.


Gelelim ölüm rabıtasına

Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikredin.”*(Tirmizi, Zühd 2)

nefse ölüm ve ölüm hâlleri düşündürülür. Ölümü düşünmekten gaye kalbi yumuşatmak, kalpten dünya sevgisini çıkararak nefsin ibret almasını temin etmek, ayrıca yaptığı ibadetlerde ihlas kazanmak ve tövbenin sabit kalmasını sağlamaktır.

Kalbe ilahi muhabbetin ve mürşid sevgisinin gelmesi için, kalbin katılığının giderilmesi ve haram sevgilerden boşaltılması lazımdır. Bunu temin edecek en güzel sebeplerden birisi de, ölümü düşünerek kalbi uyandırmaktır. Herkes nefsini ölümle yüz yüze getirir ve şöyle düşünür:

Sekerat hâli başladı. Ölümün kokusu geldi, dünyadan ayrılık alametleri gözüktü. Son nefesler veriliyor ve son anlar yaşanıyor. Azrail Aleyhisselam geldi ruhu almak için bekliyor. Şeytan son oyununu oynamak istiyor, imanı çalmak ve mümini meşgul etmek için çırpınıyor. Evlatlar, hanım ve akrabalar baş ucunda çaresizlik içinde ağlaşıyor, hiçbirisinden yardım gelmiyor. O anda mal-mülk fayda yerine sıkıntı veriyor. Bu en zor ve en mühim anda ölümün sahibi Yüce Allah’tan başka yönelecek kimse yoktur. Onun geniş rahmetinden başka da sığınılacak bir yer mevcut değildir. İşte o anda ilahi rahmetin tecellisiyle müjdeci melekler ve mürşid-i kâmilin ruhu Allahu Teala’nın izniyle yanına teşrif ederler. Sana iman üzere ölmen için yardım ederler, fayda verirler; o andaki yalnızlığını giderir, ızdırabını dindirirler.

Bu zor anda mürşidinin Allah’ın lütuf ve izniyle ölüm anından haberdar olduğunu, kendisi için Allah’a yöneldiğini, ruhaniyetiyle o meclise teşrif ettiğini ve nurânî himmetleriyle Allah’ın rahmetini çekip şeytanı o meclisten defettiğini ve bu ilahi rahmetin desteği ile iman üzere öldüğünü düşünür.

Teneşirde yıkanırken, kefene sarılırken, namazı kılınırken ve tek başına kabre konurken, kabirde sual meleklerine cevap verirken insana fayda verecek tek sermayenin Allah’ın bu rahmeti olduğunu, bu yolda en güzel arkadaşın salih ameller olduğunu düşünür. Hayattaki mümin kardeşlerinin ve özellikle ölene kadar hak yolda peşinden gittiği mürşidinin bu zor anlarda kendisine dua ve istiğfar ile destek verdiklerini düşünür. Zaten onlar, dünyada kendisi ile meşgul olmakta ve ona bir fayda vermeye çalışmaktadırlar.

Mümine kabri dışında yapılan bütün dua, istiğfar ve hayırların faydası vardır. Onun için cenaze namazı kılınır, kabir başında dua ve istiğfar edilir, Kur’an okunur, göz yaşı dökülür. Bir müminin, samimi olarak Allah’a yönelip: “Ey Allah’ım şu kulunu bağışla” diye inlemesi ne büyük bir rahmet sebebidir. İşte mürid, böyle kardeşlerinin ve yardımcılarının olduğunu düşünüp sevinir.

Asıl sevindiren ve bu sevincin sebeplerini halkeden Yüce Allah’tır. Bu iş, ilahi rahmetin bir tecelli şeklidir.

Kul, ölüm rabıtası içinde ahiretin her anında ve durağında Allah için sevdikleri ve yaptıkları hariç, hiçbir şeyin kendisine fayda vermediğini düşünür, bütün bunları gönül gözüyle seyreder, sanki görmüş ve içine girmiş gibi korkup ibret almaya çalışır. Bu yolculukta tek sermayenin ve fayda verecek şeyin Allah’a iman, salih amel, O’nun için sevgi ve güzel ahlak olduğunu görür, nefsini onlara yöneltmeye, salihleri ve iyilikleri sevdirmeye çalışır .

Kalp, kötü düşünce, sevgi ve dertlerden kurtulmadan içine ilahi feyiz ve muhabbet girmez. Bunun için Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimiz:



“Ölümü çokça hatırlayın. Hiç şüphesiz ölümü hatırlamak, günahları temizler ve kalpten dünya sevgisini giderir.”20 Buyurmuştur.

İşte bu ölüm rabıtası ile kalp dünya muhabbetinden arındırılır, içindeki boş düşünceler, kötü duygular dışarı atılır; kalp rahatlar. Sıra, bu boş kalbi Allah muhabbeti ile doldurmaya ve tatlandırmaya gelir. Bu da, yeryüzünde ilâhî muhabbetin ve feyzin taşıyıcısı olan Allah’ın dostu kâmil mürşidin kalbine kalbi bağlayıp oradaki nuru, muhabbeti ve feyzi çekmekle mümkün olur. Buna rabıta denir. Son vazife budur.

Şahsım alim değilim alim olabilmek demek kuran-i kerimin bütün ayetlerini ezberlemek ardından arapça dilini ana dilin kadar ii bilmek hadislerin tamamına yakını ezber veya okumak ve bir-çok tefsir kitaplarını tefsir usullerini fıkıh kitaarini ve usullerini bilmekten geçer alimlik

Şahsım hafiz değilim arapça ana dilim kadar değil geliştiriyoruz kendimizi lakin alim olmak kolay değil bu konularda hüküm vermek alimlerin işidir cahillerin işi değil kardeşim sende hukim sormadan evvel bak bakalım o kişi alim mi hükümler alimlere soruluyor alim olmayanlar ancak alimlerin görüşlerini taklit edebilirler bizler taklitciyiz ;)

Selametle umarım anlaşılmıştır ...



Peki değerli kardeşim rabitada kendimi geliştirmek için verebileceğim tavsiyeler varmı 🤔

Babaali16288 20.05.21 20:01

Alıntı:

Erzurum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430306)
Müşrikler için dahi dönüşünüz bize olacaktır diyen Allah bence tasavvuf ehli olmasa da bir mümini kendine döndürür. Bu Allah'ın vaadi, beyanı. Ben gerisini bilmem. Allah'ı bulmak isteyen Kuranda da bulur sünnette de. Nefs tezkiyesi içinde tasavvuf gerekli olsaydı Allah tasavvuf koyardı bu dinin adını. Ama baktığımız da gerek görmemiş. Nefsinizi terbiye edip O'nu bulmamız içinde kalbinizle akledin diyor. Gavslara kutublara gerek olsaydı derdi bunu heralde

Kardeşim kafan yerindemi bilmiyorsan sus sus hiç olmassa milletin aklını bulandırma sağdan soldan duyduğun selefilerin kitaplarından okuduğun şeyler buraya yazma senin yazdıklarını maneviyata inanmayanlar yazar başkası yazmaz seninle muhatap olmicam sen haddini aşmışsın şuraya bak ya bune cürret

Ademm 20.05.21 20:21

Alıntı:

avira Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430509)
Peki değerli kardeşim rabitada kendimi geliştirmek için verebileceğim tavsiyeler varmı 🤔

Kardeşim olmaz mı rabıta helvansam namazından sonra 2 veya 6 rekat evvabin namazı kıldıktan sonra yapılır usulü vardır tarikata girdiğin vakit güzelce anlatırlar ama genel tabiriyle rabıta esnasında ilk etapta gözleri kapatıp şeyhini düşün bi müddet sonra girdin olan zikri düşün o zikrin yazılışını aklına getir nurdan parildadigini aynı zamanda içinde de o zikri çek ilk başlayanlara verilen vird zikri ALLAH zikridir öyle en az 5 dk ile 15 dk arası gözler kapalı şekilde yap daha sonraları sürekli yanında şeyhin varmış gibi haraket et misal şeyhin varken küfür etmekten haya edersin aynı şekilde onu düşün bu usul seni emmare nefsin günahlarından büyük ölçüde temizler bu hali yakalamaya çalış daha sonra rasulullah s.a.v düşüncemsin nen son rabıta da her halini yaptığını ALLAH c.c goruyorcasinan haraket etmeyen baslicaksin ki bu insanoğlunun ulaştığı en yüksek merhabadır hakiki kul olma mertebesidir ALLAH c.c bizlerede nasip eylesin İNŞAALLAH selametle kardeşim...

avira 21.05.21 10:57

Alıntı:

Ademm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 430512)
Kardeşim olmaz mı rabıta helvansam namazından sonra 2 veya 6 rekat evvabin namazı kıldıktan sonra yapılır usulü vardır tarikata girdiğin vakit güzelce anlatırlar ama genel tabiriyle rabıta esnasında ilk etapta gözleri kapatıp şeyhini düşün bi müddet sonra girdin olan zikri düşün o zikrin yazılışını aklına getir nurdan parildadigini aynı zamanda içinde de o zikri çek ilk başlayanlara verilen vird zikri ALLAH zikridir öyle en az 5 dk ile 15 dk arası gözler kapalı şekilde yap daha sonraları sürekli yanında şeyhin varmış gibi haraket et misal şeyhin varken küfür etmekten haya edersin aynı şekilde onu düşün bu usul seni emmare nefsin günahlarından büyük ölçüde temizler bu hali yakalamaya çalış daha sonra rasulullah s.a.v düşüncemsin nen son rabıta da her halini yaptığını ALLAH c.c goruyorcasinan haraket etmeyen baslicaksin ki bu insanoğlunun ulaştığı en yüksek merhabadır hakiki kul olma mertebesidir ALLAH c.c bizlerede nasip eylesin İNŞAALLAH selametle kardeşim...

Teşekkür ederim adem kardeş rabitanin dışında da her an sanki yanimizdaymis gibi düşüncez anladım

DavudM 15.07.24 02:07

Rabita Sirk Mi?
 
Selamin aleykum direkt dalicam konuya
rabita sirk mi ?
ben tarikat mensubuyum ama yinede yapmiyorum sadece bugun soyle etdim cok da guzel oldu zanimca 3-4dakika soyle dusundum ben Allahi goremiyorum ama o beni goruyor sonra zikir cektim ama tabiki insan yuzleri vs.. geliyor aklima bu gecmiyor

Kevser35 15.07.24 11:22

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428510)
Rabıta, Allah ile kul arasına üçüncü bir şahsı (şeyhi) sokarak irtikab edilmiş bir şirk değil, aksine müridin önüne ve yanına sunulmuş model şahsiyete benzemesi, kalıp ile olan beraberliğini kalb ile sürdürmesi olayıdır. Rabıtanın şirk oluşu ile ilgili değerlendirmeler genellikle yanlış uygulama ve algılamalarla ilgilidir. Rabıta tabii ve fıtri bir olay olmanın ötesinde ibadetlerde tamamlayıcı bir unsur gibi görülünce, rabıta yapılan şahsın kul ile Allah arasında üçüncü ve aracı bir şahsiyet olduğu düşüncesi gündeme gelmiştir.
İnsanların dünya işleriyle olan bağlantıları sebebiyle dünyayı düşündüklerinde şirk koşmuş oldukları hatıra gelmezken Allah’ı hatırlatan bir Allah adamının düşünülmesi sırasında niçin şirk koşmuş olacağını anlamak zordur. Allah’a koşulan şirk ile kastedilen insan kalbinde meydana gelen değişimdir. Allah Resulü, Allah için birbirini sevenlere, birbirleriyle ziyaretleşenlere ve tasaddukta bulunanlara Allah’ın sevgisinin hak olacağını haber vermektedir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned 5. Cilt sayfa 229) Böyle bir müjde bile Allah adamlarına duyulacak kalbi sevgi bağının Allah ile ilişkiyi pekiştireceğini gösterir. Oysa ki dünya işi Allah sevgisinden çok dünya sevgisini pekiştirir.
Takdimdeki birtakım eksiklerle uygulamadaki farklılıklar, rabıtayı tartışmalı bir konu haline getirmiştir. Oysa fıtri anlamıyla düşündüğünüz vakit rabıtasız insan yoktur. Herkesin bir rabıtası vardır. Çünkü her yiğidin gönlünde bir aslan yatar.

"nsanların dünya işleriyle olan bağlantıları sebebiyle dünyayı düşündüklerinde şirk koşmuş oldukları hatıra gelmezken Allah’ı hatırlatan bir Allah adamının düşünülmesi sırasında niçin şirk koşmuş olacağını anlamak zordur." bu yazdıklarınızı anlamak ve aradaki farkı farkedebilmek her insanın harcı değil. Dediğimiz gibi nasipsizler anlayamaz bunu nasibin varsa o ince çizgiyi ayırt edebiliyorsun. Rabbim nasibi olanlardan eylesin, idrak etmeyi nasip etsin.

beyazalim 15.07.24 12:10

Günümüz zamanında tarikatlar dahil rabıta yapılacak kişi kalmadı..Bulursanız gerçek ehli sünnet mürşid yapın..

Tarikatlardan uzak durun altında 50 milyonluk araçla müridleri arasından geçen ( geçen biride tesla almış) kişiye çalışıp rızkını kazanan kişiler birde oturup onu düşünecek rabıta yapacak..
Sahabe kiram gelse müslüman demez bu tarikatlara para ve şatafat ile yaşayan babasından devir aldığı koltuğa oturan şeyhlere rabıta yapılması benim görüşüm şirke sürükler...

JustMention 15.07.24 12:42

Alıntı:

avira Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 428500)
Okuduğum çoğu yerde rabıta nin caiz değildir şirk olduğuna dair şeyler duydum suleymancilardan öğrendiğim 15 dakika rabıta sonra kalp zikriydi bana biz burda mürşide değil Allaha ibadet ediyoruz onun sayesinde mürşidi araya vesile kılarak ondaki nurla kalbimizi nefsimizi korelttigimizden söyledi devam et yap dedi eğer başarabilir sen dedi zaten anlicaksin gün geçtikçe bazı şeyleri fark edeceksin dedi eğer ki kendini mürşide ihtiyaç duymayacagina artık inandığın vakit bu sefer mürşidi değil Allah'ı düşün dedi tabi Allah'ı bir şekil verilmez işte yarattığı ne bileyim şelaleleri doğayı Allah'ın yarattığı güzel şeyleri düşünüp artık şeyhi değil Allah'ı düşün dedi ama ilk önce mürşidi düşün kendini geliştir dedi ve üstüne basa basada biz mürşide tapmiyoruz yani aklın karışmasın dedi ne düşünüyorsunuz ne tavsiye edersiniz ? Bana

Rabıta İle ilgili aşağıya bir yazı bıraktım ordan okuyup bilgi sahibi olabilirsin kardeşim.Yoldan sapmadan islamiyetin verdiği meşru çerçeve içerisinde yaparsan rabıta şirk değildir bilakis olumlu birşeydir :)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:13.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148