Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


yüksek sayıda zikr çekmedim celb veya davet yapmadım ama rahatsız edildim

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 26.11.21, 14:01
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 07.07.21
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 678
Forum Puanı: 125
Etiketlendiği Mesaj: 11 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
faris4735 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
elbetre kendisi okursa daha iyidir ama rukye denen bir metod vardir allah resulunun bize bildirdiği ve kendisininde yaptiği hz. âişe’den (r.a.) şöyle rivayet edilmiştir: “hz. Peygamber (s.a.s.), hasta olan akrabalarının üzerine okuyarak sağ eliyle onları sıvazlar ve şöyle derdi:
أَذْهِبِ الْبَأسَ رَبَّ النَّاسِ وَاشْفِ أَنْتَ الشَّافِى لاَ شِفَاءَ إِلاَّ شِفَاؤُكَ شِفَاءً لاَ يُغَادِرُ سَقَمًا
(ey allah’ım, ey insanların rabbi, şu hastalığı gider, şifa ver, şifa veren sensin. Senin vereceğin şifadan başka şifa yoktur. Hastalığı ortadan kaldıracak bir şifa ver.) (ibn mâce, tıb, 35, 36)


genel kısaltmalartranskripsiyon işaretleriarama kılavuzuduyurulartdv islâm ansiklopedisi
hakkındagörüntü ayarları

rukye

الرقية

hastalık ve kötülüklerden korunmak veya kurtulmak amacıyla dua okuyup üfleme anlamında bir terim.

ıı. Selim’in tılsımlı gömleği (tsm, nr. 13/1133)

ilişkili maddeler

muska

insanı kötü güçlerin etkisinden koruduğuna veya kısmet sağladığına inanılan, farklı biçimlerde ve taşınabilir nitelikte nesnelere verilen ad.

Havâssü’l-kur’ân

esmâ-i hüsnâ ile bazı sûre ve âyetlerin dileklerin kabulündeki tesirlerini ifade eden bir tabir ve bu konuda yazılan eserlerin ortak adı.

Müellif:

Ilyas çelebi

sözlükte “yukarı çıkmak; okuyup üfleyerek tedavi etmek” mânalarındaki*rukye*(raky, rukıyy) kelimesi terim olarak “şifa veya korunma amacıyla kur’an’dan bir bölümü, ilâhî isim ve sıfatları yahut bir duayı okuyup üflemek” anlamında masdar ve “üfürük, nazarlık, muska” anlamında isim olarak kullanılır (ibnü’l-esîr,*en-nihâye, “rḳy” md.;*lisânü’l-ʿarab, “rḳy” md.;*kāmus tercümesi, “rḳy”, “ʿavẕ” md.leri). Bu duaların kâğıt üzerine yazılıp taşınan şekline*muska*denir. Rukye ve muskacılık câhiliye arapları’nda uygulanmaktaydı. Sihirbazları tabiplerin selefleri kabul eden araplar tıpla sihir kelimelerini birbirinin yerine kullanıyor, büyülendiğine inanılan kimseye “matbûb” diyorlardı. Bu anlam yakınlığı sebebiyle hadis kitaplarında sihir konusuna rukye, nazar ve tıp konularındaki rivayetlerle bir arada, çoğunlukla da “kitâbü’t-tıb” içinde yer verilmiştir. Câhiliye arapları, gizli güçlerin etkilerini yok etmek ve nazardan korunmak amacıyla boyunlarında “nüfre, temîme, nüşre, azâim, ta‘vîz (ûze), tevele” gibi adlar taşıyan muskalar taşıyor, hastaların başını veya ağrıyan organını tutarak okuyup üfleyen kâhin ve büyücülerin onlara sıhhat verdiklerine inanıyorlardı. Câhiz, evlere musallat olan âmir adlı cini istihdam etmek (azâim) ve dualar okuyup ipe düğüm atmak suretiyle büyü yapan rukyecilerden ve atılan düğümleri çözen okuyuculardan söz eder (kitâbü’l-Ḥayevân, ıı, 186). Cevâd ali de birçok câhiliye şairinin rukyeden bahsettiğini ve onun etkisini onayladığını kaydeder; araplar’ın en çok başvurdukları rukyeler arasında muhabbet ve nefret rukyeleri geldiğini bildirir (el-mufaṣṣal, vı, 739-754). Kur’an’da hastaları tedavi eden okuyuculardan (el-kıyâme 75/27) ve ipe üfleyerek düğüm atan üfürükçülerden (el-felak 113/4) söz edilerek bu geleneğe işarette bulunulur. çeşitli hadis rivayetlerinde islâmî dönemde bazı müslümanların yahudilere başvurup kendilerine okumalarını istedikleri, onların da ibrânîce ve süryânîce dualar okudukları, durumdan haberdar olan resûl-i ekrem’in bunu yasakladığı ve bu işleri yapanların başında lebîd b. A‘sam’ın geldiği kaydedilir (müslim, “selâm”, 43). Müslim’in*el-câmiʿu’ṣ-ṣaḥîḥ’inde yer alan rivayetlerden (“selâm”, 60-64), rukyenin hükmünü öğrenmek üzere resûlullah’a başvuran câbir b. Abdullah’ın dayısının eskiden beri bu işi yaptığı anlaşılmaktadır.

Kur’ân-ı kerîm’de “okuyup üfleme” anlamında kıyâme sûresinde (75/27) “râk” (râkī), felak sûresinde (113/4) “neffâsât” kelimeleri geçmektedir. Birincisinde ölmek üzere olan kişinin canı boğazına geldiğinde, “onu bu durumundan kurtaracak ve tedavi edecek biri yok mu?” diye seslenen akrabalarının tabip arama arzuları “üfleyici” (râkī) kelimesiyle ifade edilmektedir. Bu kelimeye ikrime el-berberî “okuyup üfleyen”, ebû kılâbe el-cermî, dahhâk b. Müzâhim ve katâde b. Diâme “tabip ve şifacı”, ibn zeyd “tabip veya muskacı”, ibn abbas “melek” anlamı vermiştir (taberî, xxıx, 121; ibn kesîr, vııı, 307). Zemahşerî ve fahreddin er-râzî ise “tedavi edici” ve “melek” mânalarını tercih etmişlerdir (el-keşşâf, ıv, 193;*mefâtîḥu’l-ġayb, xxx, 231). Elmalılı muhammed hamdi, bunun “çaresizlik durumunda son bir tedbir olarak başvurulan okuyucu” mânasına geldiğini kaydeder (hak dini, vııı, 5848). Felak sûresinde yer alan “neffâsât” “nefs̱” kökünden türemiştir. Bazı arap dilcileri nefs kelimesinin “hem tükürüklü hem tükürüksüz okuyup üfleme” anlamında olduğunu, bazıları ise tükürüksüz üflemeye nefs, tükürüklü üflemeye “tefl” dendiğini kaydetmektedir. Kādî iyâz bir kısım din âlimlerinin sadece tükürüksüz okumayı câiz gördüklerini bildirmektedir. Ebû ubeyd, hz. âişe’ye resûlullah’ın hastalara nasıl okuduğu sorulduğunda, “kuru üzüm yiyen biri gibi tükürüksüz üfürürdü” dediğini nakletmektedir (nevevî, xıv, 182-183). Elmalılı ise rukyenin her iki şekilde olabileceğini, fakat büyücülerin ikinci yöntemi tercih ettiklerini söyler (hak dini, ıx, 6382-6383). Ibn atıyye, kuzey afrika’da kırmızı ipe düğüm atarak deve yavrularının analarını emmesine engel olan muskacıların bulunduğunu rivayet eder (ibn cüzey, ıv, 450). çeşitli âyetlerde kur’an’ın şifa olduğu kaydedilmektedir (yûnus 10/57; el-isrâ 17/82; fussılet 41/44). Ancak bu âyetler incelendiğinde şifanın din ve ahlâk gibi mânevî hayata yönelik hastalıklara dair olduğu anlaşılır. Ayrıca kur’an’da kötü yaratıkların şerrinden, özellikle şeytanın, vesveseleriyle insana yaklaşmasından allah’a sığınılması öğütlenmektedir (en-nahl 16/98; el-mü’minûn 23/97-98; fussılet 41/36; el-felâk 113/1-5; en-nâs 114/1-6).resûlullah’ın rahatsızlığı esnasında cebrâil gelerek onu okumuş (müslim, “selâm”, 39-40), resûlullah da hem kendisine hem ziyaret ettiği bazı hastalara okuyup üflemiş (buhârî, “Ṭıb”, 33; müslim, “selâm”, 46-51; ibn mâce, “Ṭıb”, 35-36), torunları hasan ve hüseyin için şeytandan, zehirli haşerattan, kem gözlerden korunmaları yolunda dua etmiş (buhârî, “enbiyâʾ”, 10; ibn mâce, “Ṭıb”, 36; tirmizî, “Ṭıb”, 18), vefat hastalığı sırasında hz. âişe, resûl-i ekrem’e okuyup üflemiş ve onun eliyle bedenini meshetmiştir (buhârî, “Ṭıb”, 32, 39; müslim, “selâm”, 51-52). Hz. Peygamber nazara, yılan ve akrep sokmasına karşı rukye yapılmasına izin vermiş (buhârî, “Ṭıb”, 17, 33, 37; müslim, “selâm”, 55-63; ebû dâvûd, “Ṭıb”, 17-18), câbir b. Abdullah’ın dayısının ve avf b. Mâlik el-eşcaî’nin müracaatları üzerine içinde şirk unsurları bulunmayan rukye metinlerine müsaade etmiş (müslim, “selâm”, 60-64), misafir oldukları kabilenin yılan veya akrep tarafından zehirlenmiş reisini rukye yoluyla iyileştirerek ücret aldıklarını bildiren kafilenin başkanı ebû saîd el-hudrî’yi onaylamış (müslim, “selâm”, 65), ümmü seleme’nin evinde gördüğü, yüzü sararmış bir çocuğa rukye tedavisi yapılmasını istemiştir (buhârî, “Ṭıb”, 54; müslim, “selâm”, 59). Rukyenin câiz olmadığını ileri sürenler ise şu rivayetlere dayanır: Hz. Peygamber, allah’a tevekkülleri sebebiyle rukyeye ve üfürükçülüğe başvurmayanların doğrudan cennete gireceğini bildirmiş (buhârî, “Ṭıb”, 17; müslim, “îmân”, 372), tedavi amacıyla dağlanan ve rukye yaptıran kişinin allah’a tevekkülü terketmiş olacağını söylemiş (müsned, ıv, 249, 251-253; tirmizî, “Ṭıb”, 14), ipe üfleyerek düğüm atanın büyü yapmış, büyü yapanın ise allah’a şirk koşmuş olacağını, muska takanın bu muskasının âhirette kendisine musallat kılınacağını belirtmiş (nesâî, “taḥrîm”, 19), nazarlık ve “tevele”nin (kadınların, kocalarının kendilerini sevmesi için yaptırdıkları rukye), mânaları anlaşılmayan kelimelerle rukye yapmanın, nazarlık taşımanın, büyü yapmanın ve yaptırmanın şirke götüren vasıtalar olduğunu beyan etmiştir (müsned, ı, 381; ibn mâce, “Ṭıb”, 39; ebû dâvûd, “Ṭıb”, 17). Son hadisi rivayet eden abdullah b. Mes‘ûd, nazardan korunmak için muska (temîme) bağlayan câriyesinin muskasını kolundan çekip koparmıştır (fahreddin er-râzî, xxxıı, 190). Ebû süfyân’ın câbir’den rivayetine göre de resûl-i ekrem, medine’ye hicret ettiklerinde rukye yapılmasını yasaklamış, ancak akrebin soktuğu arkadaşlarına okumak için izin isteyen amr b. Hazm oğulları uyguladıkları işlemi kendisine arzedince izin vermiş (müslim, “selâm”, 63), yine bu işle uğraştığı anlaşılan ebü’l-lahm’ın hizmetçisi umeyr’den nakledildiğine göre o da yaptığı işlemi resûlullah’a arzetmiş, resûlullah da, “şu kısmını at, şu kısmıyla rukye yap!” demiştir (tahâvî, ıv, 327). öte yandan hz. Peygamber’in hastalar için şöyle dua ettiği bildirilmiştir: “ey sıkıntıları gideren allah, şifa ver! Ey şâfî! Senden başka şifa veren yoktur, hiçbir hastalık kalmayacak şekilde şifa ver” (buhârî, “Ṭıb”, 38; ibn mâce, “Ṭıb”, 36; ebû dâvûd, “Ṭıb”, 17).

Rukye ile ilgili rivayetleri nesih açısından değerlendiren hâzimî bu nakillerde görülen farklılıkların bir kısmının câhiliye âdeti olarak devam ettirilmek istenen ve içinde şirk unsuru bulunan, bir kısmının ise tevhid inancına aykırı düşmeyen dualarla yapılan rukyeleri konu edinmesinden kaynaklandığını söylemektedir (el-iʿtibâr, s. 238). Hüseyin remzi de söz konusu rivayetleri telif yoluna giderken rukyenin şifayı okuyanda sanarak hakiki şâfî olan allah’ı unutan için yasak, onu bir vesile sayan için câiz olduğunu kaydetmektedir (tıbb-ı nebevî, s. 71-72).

Hadislerde yer alan farklı içerikli rivayetlere paralel biçimde din âlimleri de farklı değerlendirmelerde bulunmuştur. Ibn abbas, atâ b. Ebû rebâh, mücâhid b. Cebr ve ebû kılâbe el-cermî hastaya ve yılanın soktuğu kimseye okumak, muska yazdırıp taşımak, suya okuyup içirmek şeklinde rukye yaptırmanın mubah olduğunu ileri sürerken ikrime el-berberî, şa‘bî, katâde b. Diâme, saîd b. Cübeyr, ibrâhim en-nehaî, dahhâk b. Müzâhim ve hasan-ı basrî gibi âlimler okumanın mubah, bunun yanında üfleme, ipe düğüm atma ve elle meshetme gibi işlemlerin haram veya mekruh olduğunu söylemişlerdir (el-fetâva’l-hindiyye, v, 355-356; elmalılı, ıx, 6391). öte yandan özellikle bazı eş‘arî kelâmcıları rukyenin allah yerine başka şeylere sığınmaya sebep teşkil ettiğini, o’nun izni olmadan hiçbir şeyin fayda veya zarar veremeyeceğini belirterek muska yahut nazarlık taşıma gibi uygulamalara karşı çıkmış, tevhide aykırı unsurlar bulundurmayan uygulamaları ise câiz görmüştür (bk.*muska). Câhiz bazı kelâmcıların, rukye yapan kişilerin cinleri kullanmak suretiyle evlerde yuvalanan yılanları uzaklaştırmalarının mümkün olduğunu söylediklerini, bazılarının ise kendilerine yaklaşan insanlardan kaçan hayvanlar gibi yılanların da üfürükçülerin çıkardığı sesler yüzünden deliklerinden çıkıp kaçtığını, ancak insanların onları üfürükçülerin uzaklaştırdığını zannettiğini kaydetmektedir (kitâbü’l-Ḥayevân, ıı, 139; ıv, 184-190; v, 397).

Mezhep imamları şirke ve istismara götürmeyen rukyede sakınca bulunmadığını belirtmiştir (ibn kayyim el-cevziyye,*eṭ-Ṭıbbü’n-nebevî, s. 133-134). Meselâ okuyup üflemeye karşı çıkmayan imam mâlik demir, tuz vb. Ile rukye yapmayı ve süleyman mührü şeklinde muska yazmayı reddetmiştir (nevevî, xıv, 183). Hanefî fakihleri de şifayı allah’ın verdiğine inanıldığı takdirde rukyede bir sakınca bulunmadığını söylemiş, ancak eşler arasında da olsa muhabbet muskası yaptırmanın haram olduğunu belirtmiştir (el-fetâva’l-hindiyye, v, 354-356). Ibnü’l-esîr ve ibn hacer, allah’ın kelâmı, isim veya sıfatlarıyla yapılması, arapça olması ve faydanın allah’tan umulması durumunda rukyenin câiz olduğunu, zararın ortadan kaldırılması veya faydanın elde edilmesini allah yerine rukyeye isnat etmenin ise şirk sayıldığını bildirmiştir (en-nihâye, “rḳy” md.;*fetḥu’l-bârî, x, 206). Ebû süleyman el-hattâbî de resûlullah’ın göz değmesi gibi rahatsızlıklara karşı temiz kalpli ve güzel ahlâk sahibi kişilerin kur’an okumasına müsaade ettiğini, ancak yaşadığı dönemde bu işin efsuncu ve cincilerin eline geçtiğini, dolayısıyla tesirli olmadığı gibi meşruiyetinin de kalmadığını ifade etmiştir (tecrid tercemesi, xıı, 90).



benim açtığım konunun altına hiç olmayacak saçma sapan bir ton şey yazmışsın kendin kendin fikirlerini ifade etmek istiyorsan ayrı bir konu açarak yapabilirdin bunu derdin ne senin ?

Ben burda insanlardan benim yaşadığım sıkıntıya yönelik yorum bekliyorum senin inandığın şeylerin ki saçma bir düşüncen var bütün müslüman alemi yıllardır senin düşünemediğini düşünememiş donanımsız olanların da inançlarını zedeliyorsun kalkıp hala bir ton şey yazıyosun senin düşünce biçimi sevmedim bana uygun değil yazdığın hiçbir şeyi de okumadım kendimi günaha sokamam

benim açtığım konunun altına senin saçma fikir yorum ve şu kanıtlama çabanı istemiyorum faris!

Git kendin kendine ait başka bir konu aç ! Daha ayrı bir konu açılınca linç yiyeceksin o yüzden buraya dadandın sen günlerdir susuyorum ama yeter !

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 26.11.21, 14:24
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 26.08.18
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 108
Forum Puanı: 18
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Han349 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
benim açtığım konunun altına hiç olmayacak saçma sapan bir ton şey yazmışsın kendin kendin fikirlerini ifade etmek istiyorsan ayrı bir konu açarak yapabilirdin bunu derdin ne senin ?

Ben burda insanlardan benim yaşadığım sıkıntıya yönelik yorum bekliyorum senin inandığın şeylerin ki saçma bir düşüncen var bütün müslüman alemi yıllardır senin düşünemediğini düşünememiş donanımsız olanların da inançlarını zedeliyorsun kalkıp hala bir ton şey yazıyosun senin düşünce biçimi sevmedim bana uygun değil yazdığın hiçbir şeyi de okumadım kendimi günaha sokamam

benim açtığım konunun altına senin saçma fikir yorum ve şu kanıtlama çabanı istemiyorum faris!

Git kendin kendine ait başka bir konu aç ! Daha ayrı bir konu açılınca linç yiyeceksin o yüzden buraya dadandın sen günlerdir susuyorum ama yeter !
Yardimi allahtan iste kuldan değil yolu ondan öğren bizden değil çok iyi yöntem veriyimmi sana teheccüd namazina kalkıp dua et allahtan af ve sığınma iste nas ve felak oku evini okunmuş spreyle temizle rukye ayetleri okunmuş suyla sabah vakitlerinde wc ve banyo hariç tövbe et işlediğin günahlardan şirklerden rahman ve rahim olan allahtır ben görevimi yerine getirdim burda cevap vermesem onlar okumadiği bilmediği söylentilere inanicaklar kalp katılığı yani kalp mühürlenmesinin içinde bulunanlar söylediklerimi delil olarak kabul edemezler zaten onlara allah arştadır dersin falanca kişi heryerdedir dedi der
O, size dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, tavsiye buyurduğumuzu yasa yaptı. "Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin." Senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir. Şura 13.
Ve hifzan min kulli şeytanin marid sayisizca zikret . Saafat 7.
Allaha emanet.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26.11.21, 16:07
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,936
Forum Puanı: 11076
Etiketlendiği Mesaj: 5474 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Faris4735 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yardimi allahtan iste kuldan değil yolu ondan öğren bizden değil çok iyi yöntem veriyimmi sana teheccüd namazina kalkıp dua et allahtan af ve sığınma iste nas ve felak oku evini okunmuş spreyle temizle rukye ayetleri okunmuş suyla sabah vakitlerinde wc ve banyo hariç tövbe et işlediğin günahlardan şirklerden rahman ve rahim olan allahtır ben görevimi yerine getirdim burda cevap vermesem onlar okumadiği bilmediği söylentilere inanicaklar kalp katılığı yani kalp mühürlenmesinin içinde bulunanlar söylediklerimi delil olarak kabul edemezler zaten onlara allah arştadır dersin falanca kişi heryerdedir dedi der
O, size dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, tavsiye buyurduğumuzu yasa yaptı. "Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin." Senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir. Şura 13.
Ve hifzan min kulli şeytanin marid sayisizca zikret . Saafat 7.
Allaha emanet.
Allah arş tamidir? yoksa arşa istiva mi etmiştir?

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 27.11.21, 13:24
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 26.08.18
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 108
Forum Puanı: 18
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah arş tamidir? yoksa arşa istiva mi etmiştir?
Allah ın gücü kuvveti bütün tecellileri heryerdedir o işitir görür bilir fakat arştadır mekanı kendi isnat etmiştir keyfiyetini biz bilemeyiz o her yeri görür bilir ama o heryerde değildir öyle dersek ona karanliği kötülüğü necisliği bütün kötü sıfatlarida ona naklederdik haşa çamurda o bende oyum bizde oyuz gibi seylerle tarikat ehliletinden bazi kimseler badelemeler yapmiş nadil olsa biz bir hiciz biz haşa allahiz diyip kendilerini ilah ilan etmişlerdir bundan daha büyük şirk ne olabilir allah bizi yaratmişmidir yoksa içinde mi yaratmistir yaratmak vasfina bikere bu uygun değil bizim idrak etmeyeceğimiz bi mevzuat değil bu yaratmak yaratilmak allah kendi sıfatlarinin tecellileriyle bizi yaratmiş olabilir ama biz o değiliz onun yaraticilik vasfina hakaret olur.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 27.11.21, 16:46
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,936
Forum Puanı: 11076
Etiketlendiği Mesaj: 5474 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Faris4735 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah ın gücü kuvveti bütün tecellileri heryerdedir o işitir görür bilir fakat arştadır mekanı kendi isnat etmiştir keyfiyetini biz bilemeyiz o her yeri görür bilir ama o heryerde değildir öyle dersek ona karanliği kötülüğü necisliği bütün kötü sıfatlarida ona naklederdik haşa çamurda o bende oyum bizde oyuz gibi seylerle tarikat ehliletinden bazi kimseler badelemeler yapmiş nadil olsa biz bir hiciz biz haşa allahiz diyip kendilerini ilah ilan etmişlerdir bundan daha büyük şirk ne olabilir allah bizi yaratmişmidir yoksa içinde mi yaratmistir yaratmak vasfina bikere bu uygun değil bizim idrak etmeyeceğimiz bi mevzuat değil bu yaratmak yaratilmak allah kendi sıfatlarinin tecellileriyle bizi yaratmiş olabilir ama biz o değiliz onun yaraticilik vasfina hakaret olur.
Allah arştadir demek mekan isnat etmektir, o zaman mekandan munezzehtir sifati boşa cikar,ana Allah arsa istiva etmistir demek mekan isnat etmek degildir,once arşa istiva etmistir ne demek ne anlama gekir bunu bilirsek bilmiyorsak ogrenirsek sorunun cevabini vermiş oluruz...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 28.11.21, 11:46
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.06.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 1,052
Forum Puanı: 359
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Faris4735 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah ın gücü kuvveti bütün tecellileri heryerdedir o işitir görür bilir fakat arştadır mekanı kendi isnat etmiştir keyfiyetini biz bilemeyiz o her yeri görür bilir ama o heryerde değildir öyle dersek ona karanliği kötülüğü necisliği bütün kötü sıfatlarida ona naklederdik haşa çamurda o bende oyum bizde oyuz gibi seylerle tarikat ehliletinden bazi kimseler badelemeler yapmiş nadil olsa biz bir hiciz biz haşa allahiz diyip kendilerini ilah ilan etmişlerdir bundan daha büyük şirk ne olabilir allah bizi yaratmişmidir yoksa içinde mi yaratmistir yaratmak vasfina bikere bu uygun değil bizim idrak etmeyeceğimiz bi mevzuat değil bu yaratmak yaratilmak allah kendi sıfatlarinin tecellileriyle bizi yaratmiş olabilir ama biz o değiliz onun yaraticilik vasfina hakaret olur.
Konuyu açan kardeşimizin dediği gibi nerden nerelere geldi konu kardeşimizin sıkıntısı var onu cesaretlendirip ALLAH c.c siginmasini ve ilim ehlinden her derde deva olan dualar ve zikirleri öğrenerek rabbimize siginmasini ogutleyelim hakikat ortada çok kafa karisiyorsa diyanet ansiklopedisinden müteşabih ayrtler maddesini açıp okuyun ve kardeşimize yardımcı olalım selamelte ...

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ya cinni Hz.Süleyman peygamberin hakkı için kendini göster 44Talebe44 Sorularınız 25 21.08.23 21:42
deprem olduğunu düşündüm etrafıma baktım sadece yatağım sallanıyor ozgeeee Sorularınız 11 11.05.22 12:46
bana ne oldu böyle cinler mi çarptı? AK KURT Sorularınız 19 29.12.21 12:35
Bir hanede büyü varsa diğer hanelere rahatsızlık verir mi? Goksu Tecrübe Ettikleriniz 18 27.12.21 02:02
yalnız kalınca içimi korku kaplıyor, huzursuz oluyorum sevingül Sorularınız 22 19.12.18 18:50


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:15.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com