![]() |
yüksek sayıda zikr çekmedim celb veya davet yapmadım ama rahatsız edildim
Arkadaşlar selamun aleyküm yeni sayılırım bir çok konunun takipçisiyim güzel faydalı şeyler öğrendim bura sayesinde hepinizden Allah razı olsun
Ben bugün başıma gelen bir şeyden bahsetmek istiyorum size yorumlarınızı bekliyorum Arkadaşlar bir gönül ilişkim oldu fakat benim yüzümden bitti ve ben sonradan çok sevdiğimi anladım pişman oldum ama karşı taraf bir başkasıyla yeni bir yola girdi ben de hiçbir şekilde rahatsız etmedim yakışık almazdı o yüzden içime attım herhangi bir celp yapmadım yada haşa büyü vs bu tarz yolları denemedim tabi içten içe kıskançlıklar içimde restleşmeler yaşadım çünkü şeytan insanın her anını yokluyor hataya düşmekten kaçındım hep dua ettim rabbim senin yasakladığın bir şeyi yapmıyim diye onu kaybettiğim günden beri çokça dilek duası terkipleri araştırdım davetsiz hadimsiz hüddamsız bir hoca sayesinde zikr çektim 21 gün verilen sayılarda küçük sayılardı dua etmeye devam ettim çünkü biz severek ayrılmıştık Arkadaşlar sonra bir kaç dilek duası denedim denediğim uygulamaları çok araştırdım sıkıntı yaratabilecek şeyler değildi en son hangisini yaptığımı hatırlamıyorum ama bir gece uyandığımda evin holündeydim kendime geldiğim sırada titremeye başladım normalde gece uykumda kalkıp yürüme gibi olaylarım olmamıştır hiç sonra bu tekrar etmeye başladı fakat aşırı korkmaya başladım odamdan birşey beni atıyordu zorla sonra arkadaşlar 1 ay önce her gece muhakkak uykumda uyanırım uyandığım her an odamdaki birşeyin hareket ettiğine şahit oldum buda daha çok korkmama sebep oldu anında odayı terk ediyordum avize oynuyor ne biliyim yani birşeyler oluyor sonra ertesi gün gece uykumda uyandığımda uzun saçlar düşünün yerden yukarıya doğru hareket ediyordu bu arada gece lambası var yani odadaki herşeyi görebiliyorum bu saçların yukarıya yükselişide beni çok korkuttu sonra yine ertesi gün korkuyla yattım ama bu sefer uykumda uyandım fakat hareket edemedim odada bir terslik vardı fakat bir şey bana ablam olduğunu ve sakin olmam gerektiğini söylüyordu kısacası beni telkin ediyordu kalkmamada izin vermiyordu sonra uyudum ve yine uyandım yine izin vermedi en son sabah namazı vaktinde uyandım bu sefer kalkabildim kendimi dışarı atabildim yüksek sayıda zikr çekmedim celp davet yapmadım ama rahatsız edildim ve sebebini anlayamıyorum Daha öncesinde büyüye maruz kaldım onuda ekliyim 2018 yazında ehil bir hoca baktı anneme ve bana büyü yapılmış çok etkiledi o işi çözdük fakat tabiki bilemiyorum tam çözüldümü sonra şunuda ekliyim psikolojik sıkıntılar yaşayan bir kız kuzenim var fala yıldıznameye çok meraklı kıskanç olduğunu biliyorum benide çok kıskanırdı fakat kendisine ne zaman bşr telkinde bulunsam ki o da musallata maruz kalmıştı diye biliyorum dinden soğudu hatta şehri terketti ben buna telkinde bulunduğum zaman hayatımda hep bir olumsuzluk yaşadım ve içten içe bir sıkılma korku endişeyle karşılaştım yine kendisini namaza teşvik ettiğim gün gecesinde uykumdan uyandım ve kendisini odamda siyah kıyafetler içinde beni izlediğini gördüm arkadaşlar o günü unutamıyorum sonrasında da ilişkimden oldum ve işlerim ters gitmeye başladı ve aylardır mutsuzum yorumlarınızı bekliyorum.. |
Alıntı:
|
Öncelikle eski kız arkadaşın için dua etmişte olsan müstehabdır, dinen bir sakıncası yok. Edebilirsin, zaten kabul edip sana verecek olanda Allahtır, kabul etmeyip daha iyisini de verecek olan Allahtır, dua ettiğinde Allahtır. Özellikle duaların evlenmek niyeti ise, hiç sakıncası yok, en fazla korumadan dua edersen sende etkilenirsin, oturur ağlarsın akşam.
Eski büyü dediğin tam çözülmemiş veya nazara gelmiş olabilirsin. Forumda Esmaül hüsna ile tövbe mevcut onu bir oku, sonrada yatmadan önce 8 ayetel kursi okuyup öyle yat. Her tuvaletten sonrada abdest alıp tekrar okuyabilirsin. Cevşeni kebir oku diyeceğim koruma için ama zor gelebilir, uzun biraz. Büyü var mı emin olmak istiyorsan Bir bardak suya 101 kere "'la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin" 1 ayetel kursi 1 fatiha Oku ve iç, eğer karnında bir yanma hissedersen üstünde büyü vardır. O zaman iptali için tertipler mevcut, yada tekrar sorarsın |
Alıntı:
|
Allah yardimcin olsun saglik problemin yoksa veya madde kullanmiyosan bunlar normal degil hacet dilet uygulamalari fazla yapmiş olabilirsin belki enerjin zikirlerle yukselmiştir gelen olmuştur fakatt eşyalarin kendiliginden hareket etmesi tuhaf bence oanlari kaydett cunkuu tl de goruntu yansiyabilir felak nas ayatel kursi bunlar muhafaza dualaridir namazdan sonra sabah uyandiginda aksam uyudugunda 1 er 7 ser defa oku ve sunnete uygun yaşamaya gayret goster ve korkma hasbinAllah ni'mel vekil musallati cok dusunursen piskolojin etkilerinir Allah selamet versin
|
Kuran ve sünnete uygun olmayan tertiplerde bulunmuşsun kuran ve sünnette ebced değerleriyle işlem yapmak gibi birşey yoktur hâsa böyle birşeyin varliğini kabul etmek allah ve resulünün bizden bunu gizlediğine inanmış oluruz buda bizi küfre sokar bidat işler bunlar kalplerinizi allaha yönlendirmediğiniz sürece ondan onu değilde hep başka şeyler istediğinizde bunları yaşarsınız tabi.
|
Alıntı:
|
ne alaka
Ebced değerine göre kimse zikr çekmedi arkadaşım neyi nasıl anladın sen? Kuran da olmayan terkipler yapmışım da başıma bunlar gelmiş sen neyi nasıl okudun da ne anladın ? Ayrıca hangi terkibi yaptığımı bile söylememişim ben neye dayanarak küfre sokar yok işte Allaha yönelmediğin için bunlar gelmiş başına diyorsun Allaha yönelmesem dua eder miyim? Yorum yapıyorsan önce dikkatli oku yazılanları sonra mantıklı tavsiyerlerde bulun..
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Küfre sokar ve bidat tabirini genelde vahabilerden çok duyarım. En çok kendileri küfür ve inkar üzeredir.
Ayrica peygamber efendimiz ve hz Ali r.a da cifir ilmini bilmekteydiler. Ama cifirden kasit ebced harfleriyle gelecegi okuma, burada zikir vs gibi bir durum yok. Gaybi Allahtan baska bilen olmaz o yuzden cifir ilmi faydasiz ilim olarak görülmüştür. Ama ebced degerinde veya kesf yolu acilmis islam Alimlerinin belirttigi degerlerde zikir yapmanin kişiyi küfre götüreceğini söylemesi. Böyle bir tabirden Allaha sığınırım. Zikir ve duadan hiç bir zaman kimseye zarar gelmez vesselam. "Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz." (Tekvir, 81/29) |
Bazı sayılar sunnettendir, sahih senetleri vardir
1,3,7,21,41,99,100,101 geri kalanlar hakkında da çoğu gizli ilim hz Ali ra öğretildiği ve sonrasindada onun ailsilesiyle gelmektedir. Eger 1000000 cekebiliyorsan çek, kimse sana engel değil, olacakta değil. Bir keramet görecek sen bu yoluda sana açacak olan Allah c.c istihare yapar, kendine uygun yolu öğrenir bu yolda gidersin. Yada bu yolda gitmiş olanlardan ne yaptiklarini alir yaparsin, bir kademeye gelince sana uygun dahada doğrusu öğretilir. Birine kafir, bidat, küfür gibi ithada bulunmak. Eger bu dedigin gercek değilse seni yoldan çıkarır. Bir kaç yorumunu daha okudum sana gene hz Ali nin bir cevabı ile cevap vereceğim, belki hatani anlarsin. “Hakkı arayıp da batılı bulan, batılı arayan gibi değildir.” Onlar, kısır görüşleri ile hakkı aramak üzere yola çıkmışlar ve İslam ümmetinden bir kısmının aşırılıklarına tepki olarak ortaya çıkmışlardır. Ancak onlar büyük İslam kitlesinin gösterdiği itidali gösterememişler ve aşırılığa adeta aşırılıkla karşılık vermişlerdir. |
Sana kafirun okuyasim geliyor. Soylediklerinde o kadar sakincali, o kadar bilgisizce seyler varki.
Celcelutiye dediğin dua Imami gazali de ve ondan önce belki 10 kaynakta gecer. Hepsini tek tek yazarımda, onlarada küfür edersinde, iyice dinden çıkarsın diye korkuyorum açıkçası. Yazık, Allah doğru yolu göstersin |
Böyle arkadaşlar ara sıra gelir ağızlarından necislerini boşaltırlar.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bir daha kişilerin değerlerine hakaret edersen burada ne görüşünü savunabilir ne de derdini anlatırsın ki o mübarekler benim de değerimdir.
Hakarete izin vermeyeceğimizi en başta senin bilmen lazım çünkü yeni üye değilsin. |
Alıntı:
|
Şimdiye kadar sitede ne kadar konu açılmışsa ve içerisinde hakaret yoksa hepsi duruyor.
Burada senin görüşlerine karşı kimsenin birşey dediği yok ama sen işi hakarete çevirmişsin. Tılsım haramdır dersin ve hadisiyle ayetiyle ya da savunacağın kaynak ne ise onunla destekleyip konu açarsın herkes görüşünü yazar. Ya da işte zikir sayısı gerçek değildir ve benim delilim de budur dersin konunu paylaşırsın buna kimse müdahale etmez. Sen alimlere dil uzatarak birşeyi ıspat edemezsin ki buna zaten izin vermem. |
Alıntı:
|
Düşüncelerin yanlış
Alıntı:
Ve fark edersen eğer burada ki herkes senin bu hakaret içeren söylemlerine karşı çıktı bir dön bak ki bunu bir kişi söylemiyor birden fazla kişi söylüyor o zaman ben bir yerlerde yanlış yapıyorum de düşün ama sen hala inatla bir şeyleri kanıtlamaya çalışıyorsun Yazdığın paragrafları inceledim tek bir şeyden bahsetmiyorsun sen o kadar fazla tabir kelime cümle kullanmışsın ki kendi kafan bile karışmış karşı tarafa neyi anlatıp neyi ispatlıycaksın hayret ediyorum? Ayrıca benim dua edişime bile karışmışsın bir atlamadığın bu vardı heralde.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
celp dedigin zaten buyudur benim tespitimce
|
Alıntı:
Büyü haramdır bunda herkes hemfikir ama celb büyüdür demek için yeterli bir kanıt yok en fazla caiz değildir diyebilirsin. Çünkü biri evlenmek istiyordur, bunun için falanca kızı falancayı bana zevce eyle diye dua etmesi müstehabdır ama hayırlıysa diye belirtmesi daha uygun görülmüştür. Gene aynı şekilde ayetler, esmalar yani kurandan veya sünetden gelen şeyler ile birşey yazarak yada okuyarak bir uygulama yapıyorsa bu büyüdür demek, biraz tövbe haşa kuran okuyanlar büyücüdür demek gibi oluyor. Kişi kurandan ve sünnetden gelen herşeyi dua ve ibadet içinde kullanabilir, bunların hiç birine büyüdür de diyemezsin. Eğer ne olduğu belli olmayan anlamsız şeyler yazılıyorsa, işlemin sonucunda yakılıyor, gömülüyor, kana bulanıyorsa bunlar için daha şüpheli durulabilir. Uzak durmak iyi olur Dinen caiz görünmeyen şeyler (domuz kanı vs) işin içine giriyorsa bunlar şeytanidir, bunlar büyüdür diyebiliriz. Daha da açıklarım konuyu da, sadece söylediğiniz ağırlığının farkında olun diye yazıyorum. Dinen birşeye haramdır demek o kadar kolay değil. Haram, kafir, küfür, şirk kelimeleri çok ama çok dikkatli kullanılmalıdır. Kendi imanınızı zedelersiniz. |
Alıntı:
Eğer bana ise ben celp yapmadığımı yazdım kardeşim konunun başında takip edersen |
Alıntı:
Vahdeti vucud gibi bi akideye sahipsiniz allah u teala haşa yaratmadi içinde yarstti dersiniz allah ayeti kerimede arşa istiva ettiğini söylüyor zaten yaratanin vasfı bu değil içinde yaratmak da ne demek ozaman içinde şirklerde bulunuyor tövbe hasa tuvalette de o var tövbe hasa klozette o havaya yumruk attim hasa ona attim nasil bi akide bu hersey allah ta ne demek yaratmak birseyi yaratmak derken ne anliyoeaunuz arsa istiva etti den ne anliyorsun allah burdami arştami ? Allah heryeri görür işitir bilir bu ayrı ama allah herşeydir akidesi yanlış MECMU'UL FETAVA TASAVVUF VE DERVİŞLİK ADI ALTINDA YAPILAN ZINDIKLIKLAR! ŞEYH'UL İSLAM İBNU TEYMİYYE (661-728H) (Allah O'na rahmet etsin) (Kaynak: Türkçe külliyat 2.cilt.Tevhid yayınları.) İbn Teymiye'ye, her biri bozuk düşünceli kimselerden oluşan bir cemâatin durumu soruldu. Şöyle ki: a-Bunlardan biri; Yûnus el-Kattâtî'nin. bağlılarını ve müridlerini, hesap gününün kötü akıbetinden ve acıklı azabından kurtaracağını iddia ediyor. b- Bir diğeri ise: Ali el-Harirî'nin, kadınlar ve parlak gençler arasında bulunduğu zaman, erkeklik uzvunun kadınlık uzvuna dönüşme yeteneğine sahip bulunduğunu iddia ediyor. c - Bir diğeri de; Peygamberlik dâvasında bulunarak şunu iddia ediyor ki, bir zaman gelecek, ortaya çıkacak; kendi dini ve şeriatı galip gelecek. Onun bu uğursuz şeriatına göre, kadınlar haram, livâta helâldir. İncir, badem, limon gibi bazı yiyecekler yasaktır. Ona tâbi olanlardan kimi namaz kılıyor, kimi namazı bırakmıştır. Bir çok günler, özel adamları O'nun etrafında toplanmaktadır. İbn Teymiye buna şu cevabı verdi: "Yûnus el-Kattâtî'nin kendisine tâbi olanları ve müridlerini hesap gününün kötü akıbetinden ve acıklı azabından kurtaracağı iddiasına şu genel cevap verilir: Kim, herhangi bir şeyhin, müridlerini kıyamet günü azaptan kurtaracağını iddia ederse, kendi şeyhinin, Abdullah Oğlu Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'den üstün olduğunu iddia etmiş olur. Bunu diyen. Kimse tevbeye çağrılır; eğer bu sözünden vazgeçer ve tevbe ederse ne âlâ! Yoksa öldürülür. Çünkü: Sahih hadiste Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğu sabittir: "Ey Fâtıma! Seni hiçbir şekilde Allah’ın azâbından kurtaramam. Ey Peygamberin halası Safiyye! Sana Allah(ın azabın)a karşı hiç bir faydam olmaz. Ey Peygamberin amcası Abbas! Senin için Allah'a karşı hiçbir şey yapamam. Ama kendi malımdan dilediğinizi benden isteyin» (Buhari, Vesaya 11 ) Yine sahih hadiste Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) (malının zekâtını vermeyenlerle ilgili olarak) şöyle buyurmuştur: «Kıyamet günü, sakın içinizden biriniz, omuzunda böğüren bir deve olduğu halde karşıma çıkıp: —Yetiş ey Allah'ın Resulü! diye medet istemesin. Çünkü o vakit ben ona derim ki: —Allah (ın azabın)dan ben seni hiç bir şekilde kurtaramam. Dini sana tebliğ etmiştim» (Buhârî, Zekât 3, Cihâd 189; Müslim, İmâra 24, 26, 28; Dârimî, Zekât 31; ibn Hanbel 3/426, 5/ 228,285) Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in, buna benzer daha birçok sözleri vardır. İmdi, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ehl-i beytine ve kendisine îman edip yardım eden ashabına: «Ben sizi Allah'ın azabından kurtaramam!» dediğine göre, nasıl olur da, nihayet Ashâb-ı Kirama en güzel şekilde tâbi olmaktan başka bir şey yapmak elinden gelmeyen bir Şeyhin, müridlerini azaptan kurtaracağı söylenebilir? Hem de, Allah'ın Kitabında ve Resûlüllah'ın sünnetinde, kıyametin dehşeti şu şekilde anlatılmışken: «(Ey Habibim!) Hesap günü nedir biliyor musun? Evet, hesap gününün ne olduğunu biliyor musun? O gün, hiç kimsenin kimseye faydası olmayacak! O gün emir (yalnız) Allah'ındır» (İnfitar:17-19) "Hiç kimsenin kimseye fayda veremeyeceği o günden korkun!" (Bakara 48) Malûmdur ki, kıyamet günü peygamberlerin ve başkalarının şefaatten başka yapacakları bir şey yoktur. Sahih hadisle sabittir ki: «İnsanlar, şefaat etmeleri için Âdem'e gelecekler. O: —Ben kendimi kurtarmakla meşgulüm-» diyecek. Sırasıyla Nuh, İbrahim, Müsâ ve İsâ Peygamberler de böyle diyecekler. Bunların ulu'l-azm peygamberler oldukları unutulmamalıdır. Yaratıkların en efdalidir bunlar. İsâ (aleyhisselam) diyecek ki —Siz, Allah Teala'nın, geçmiş ve gelecek tüm günahlarını bağışladığı Muhammed'e gidin.» Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki; "Nihayet bana gelecekler. Ben Rabbimi görünce secdeye kapanacağım. O buyuracak ki: —Ey Muhammedi Kaldır artık başını. Söylediğin dinlenilecek ve istediğin verilecek. Şefaat et, şefaatin kabul olunacak.» «Sonra benim için bir yer belirleyecek; oradakileri Cennete sokacağım» (Buhari, Rikak 51 / Enbiya 3 ; Müslim, iman 322,326) Yaratıkların en faziletlisi olmasına rağmen O, Rabbini görünce hemen şefaate kalkışmıyor da secdeye kapanıyor; O'na hamd ediyor. Sonra Allah O'na şefaat izni veriyor ve cennete girecek olanlar için O'na bir yer belirtiyor. İşte bu hâdise, Allah'ın: «Kimmiş O'nun izni olmadan, huzurunda şefaat edecek” (Bakara 255) tarzındaki âyetlerini tasdik etmektedir. Meleklerin, peygamberlerin ve mû'minlerin şefaat edecekleri sahih hadîslerle sabittir. Ancak Allah'ın izniyle ve belli ölçüde. Yani, şefaatçinin tercihine bırakılmış bir iş değil. Bu, şefaat edeceği bilinenler hakkında bir durumdur. Bir kimse: «Şüphesiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) bütün müridlerini (tüm inanları) ateşten kurtaracaktır» dese yalan söylemiş olur. Çünkü, ümmetinden ateşe girecek olanlar vardır. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onlar hakkında şefaatte bulunacaktır. Şeyhlere gelince, onların şefaatleri, Hz. Peygamberinki gibi değildir. Salih kişiyi Allah dilediği kimseler hakkında şefaatçi kılabilir. Ayrıca, şefaat ancak îman ehli için olacaktır. Gelelim Şeyh Yûnus'un bağlılarına: Bunların çoğu Allah ve Resulüne küfrediyor ve beş vakit namazı, Ramazan orucunu, Kâ'be-i Muazzama'ya haccı kabul etmiyor, Allah ve Resulünün haram kıldıklarını haram saymıyorlar. Bilâkis, Allah'a, Resulüne, Kur'an'a ve İslâmiyet'e dâir bir takma sövgûleri (küfürleri) vardır kî, bunları bilenler biliyor. Bunların içinde yer alan câhil halk tabakası ise, onların iç yüzünü bilmemektedir. Bu avam kısmının İslâm anlayışları, diğer müslümanlarınki gibi olup, İslâmı Şeyh Yûnus'un taraftarlarından değil, diğer müslümanlardan öğrenmişlerdir. Şeyh Selûl, Cehlân, Sahbânî ve diğerleri gibi havas ise, namazın farziyetine inanmazlar; hattâ Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'in peygamberliğini bile kabul etmezler. Kuceli ve benzerlerinin şiirlerinde. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Kur'an ve İslâm hakkında, Yahudi ve Hıristiyanların bile rıza göstermiyecekleri sövgüler yer almaktadır. Bazıları, bu şiirlerin Yûnus'a âit olduğunu, bazılarıysa Yünus'a ait olmayan isnatlar olduğunu söylüyor. Ancak, şurası açıkça görülmektedir ki, bu kimseler küfür söylemekte ve bununla vecde gelmektedirler. İçlerinden biri yemeğe idrarını yaparak; «Oh! Yûnus ciğerimi ferahlatıyor. Bu, Yûnus'un gülsuyudur». gibi sözler söyledikten sonra bu ******* yemeği helâl sayarak yerler, üstelik bunun bereket getirdiğini söylerler. Şu sözler de onların küfürlerindendir: «İnsanları, helake düşmekten koruyan benim. Ben Rabbin içinde kendim için bir harem yaptım ve bu mahremiyet dairesinde ikamet ettim. İnsanları şaşkınlık vadilerinde terk ettim. Mûsâ'yı da Tûr'da bana secde eder bir halde bıraktım. Kıyamet günü yaratıkları fevc fevc görecek ve Nebisi olan İsâ'ya gelecek, o da onların ihtiyaçlarını giderecek.» Onlar derler ki: «Gelin camiyi yıkıp meyhane, minberi kırıp zünnâr yapalım. Kâğıtları (Kur'an sayfalarını) yırtıp tambura, Kadı'nın sakalını yolup tamburaya tel yapalım. Arşa çıkıp oturunca Arş çatırdadı, 'ey Muhammed' diye bağırınca un ufak olup gitti. Yedi deniz heybetimden çalkalandı durdu.» Daha burada zikredemeyeceğimiz bundan beter nice saçmalıklar ve «Allah'ın çocuğu vardır», diyenlerin sözlerinden daha büyük nice küfürler.» «Kadınların arasına girdiğinde, tenasül organı dişi organı haline gelen şeyhler var” sözüne gelince: uydurulmuş bir yalandır. Bahsedilen bu şeyhin tarikatında, İslama aykırı bir takım çirkin şeyler vardır; îslâmı bilenlerce ma'lûmdur. Onun adamları, ondan yazdıkları bir sürü küfriyyât nakletmektedirler. Meselâ şu söz ondan nakledilenler arasındadır: «Şayet yetmiş peygamberi öldürmüş olsam yine günahkâr olmam.» Halbuki, bir peygamberi öldürmenin, kâfirliğin en büyüğü olduğu ma'lûmdur. Ayrıca Resûlüllah'ın şu hadisi vardır: "Kıyamet günü insanların en şiddetli azaba uğrayacak olanı, bir peygamberi öldüren veya bir peygamber tarafından öldürülen kimsedir.» Şayet: «Şeyh, yaratılış ve kaderdeki gerçeği (levh-i mahfuzdan) görerek bunu söylemiştir. Çünkü kulların fiillerini yaratan Allah'tır» denilecek olursa, bununla: «özrü kabahatinden büyük olma» durumuna düşülmüş olur. Çünkü, eğer kader hüccet olsaydı, İblis, Fir'avun ve benzerleri, ne dünyada, ne de âhîrette kınanmazlardı. Kaderi hüccet olarak ileri süren bu kimseye biri saldıracak olsa, kızar ve onunla vuruşur. Şayet kader hüccet ise, (Allah'ın) irade ettiğini yapmak için hüccettir, şayet hüccet değilse ona dayanıp insanlara eziyet etmek için hüccet değildir. Bu durumda kader, Allah'ı ve Resulünü inkâr için hiç hüccet olur mu? Âdem'in Musa'ya karşı kaderi hüccet olarak ileri sürmesinin sebebi, başına gelen bir musibetten Mûsâ'nın onu sorumlu tutup kınamasından dolayıdır. Yoksa Mûsâ onu Allah Teâlâ'ya karşı günah işlemesinden dolayı kınamış değildir, çünkü Âdem (aleyhisselam) tevbekâr olmuştu ve tevbekâr hiç günah işlememiş kimse gibidir. O Âdem'e: 'Bizi ve kendini neden cennetten çıkardın', demiş, o da: 'Ben yaratılmadan kırk yıl önce alnıma yazılan bir işten ötürü mü. beni kınıyorsun?' diye cevap vermiş ve bu suretle tartışmadan, Âdem galip çıkmıştı. Aynen bunun gibi, babası ve başkaları tarafından başına musibet gelen herkese böyle davranması, ve kendini kadere teslim etmesi emredilir. Nitekim: «Hiç bir musibet başa gelmez ki, Allah'ın, izniyle olmasın...(Teğabün 11) buyurulmuştur. Alkame'ye göre bu âyetle başına musibet gelen kişi kastedilmiştir. Bu kişi bunun Allah'tan olduğunu bilir, rıza ve teslimiyet gösterir. Günah meselesine gelince, kul bunu işlememek mecburiyetindedir, eğer işlerse tevbe etmek, zorundadır. Tevbe eden ve pişmanlık duyan, atası Âdem'e benzer. Israr edip kaderi delil gösteren İblis'e benzer. Yüce Allah, «(Ey Resulüm) sabret, Allah'ın sözü gerçektir...»" (Mü'min;77) buyurmuştur. Mü'min musibete sabretmek, günah ve kusurlarından tevbe etmekle emrolunmuştur.» Peygamberlik iddia eden, kadınlarla evlenmeyi haram kılarak erkeklerle ilişkiyi mübahlaştıran ve daha benzeri şeyler kendisinden nakledilen kişiye gelince, ondan söz etmeye gerek bile yoktur. O, bir kafir, pis bir mürteddir. O ve ona uyanların katli, müslümanların icmâıyla vaciptir. Böyle birine ya islâm anlatılır ve Allah kendisine hidâyet nasip eder, yahut da kendisine had uygulanarak öldürülür. Kim bu ikisinden birine güç yetirirse onu yapması lâzımdır; kim de, her ikisini yapmaktan âciz kalırsa, bilinmelidir ki Allah, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez. Ancak şurası bilinmelidir ki, iyiyi emredip onu benimsemek ve kötüye buğzedip ondan nefret etmek ve bu emir ve nehiyleri kudreti nisbetinde yerine getirmek, İslâmi bir borçtur. Nitekim Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) sahih hadislerinde şöyle buyurmuşlardır: «Sizden kim bir münker görürse, ona eliyle mâni olsun. Eliyle mâni olamazsa diliyle, diliyle de mâni olamazsa kalbiyle mâni olsun. Bunun ötesinde artık zerre kadar İman yoktur.» Allah Sübhânehû ve Teâlâ her şeyi en iyi bilendir." Bildiğin filozoflari başimiza evliya olarak koydunuz yazik size onlar dusunurken bidati atladilar onlar kuranda ve sünnrtte olmayan hitamlarda bulundular peygamber efendimiz dışında kim miraca çıktı bi bakın bakalim yazin googleye beyazid bestami miraç olayi diye size anlatsin beyazid veliyullahmiş ya hani. |
Alıntı:
Sen bir iradeye müdahaleyi allahin tasvip etmediği şekilde yaparsan elbette haramdir nasil değildie sen iradeye karsi çikiyorsun celp büyüdür cin göndermiş olursun sen bu platformdan çok uzaksin bi bak bakalim deneyimlere bi bak bakalim olanlara sen neyin kafasindasin celp şirinlik tilsimlari bilmem neler hepsi şirk şu rakam şu isme çikiyor kare içine al bilmem ne yap böyle birsey yok yok dinimizde yok kuran ve sünnette yok bidat bidat bidatin ne olduğunu iyi araştir evlenmek için riza gerekli sen kalkil işlemler yapip celp buyusu yapip yazip manasini bilmediğin seyler yaz sonra deki ben buyu yapmadim buyu degilde nedir bu sevgi ilaci ayri olarak söylenmiş bide bak hadiste evli olsan bile dinen haramdir caiz değildir demek haramdir demek uygun değildie bunu yapamazsin yapamazsin böyle birsey yok sen kalkip birinin iradesiyle oyna cinlerle sonra deko bu dinen sakincasi olmayan birsey senin dininden haberin varmi bi aç oku bakalim ne yaziyor “De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere nefes eden (sihirbazların) şerrinden ve hased ettiği vakit hasedcinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!” (Felâk, 1-5) Muhabbet için efsun yapmanın, ipliğe okumanın, büyü yapmanın şirk olduğunu da belirtmiştir (Nesâî, Tahrim 19). Büyüye inanan kişinin cennete giremeyeceği de (Ahmed İbn Hanbel, II, 83; IV, 399) belirtilmiştir. Başka bir hadiste de büyücüye, müneccime, gaibden haber veren kimseye inanan kişinin Kur'an'ı inkâr etmiş olduğu belirtilmektedir. (Ebû Davûd, Tıp, 21). Celbin ne olduğunu öğren sonra gel konuş celbte yapilan işlemler den örnek vermek istiyorum ustu kapali birsekilde vesile olmak istemem akli basinda olmayan cok cahiller var kibirli olarak algilamayin bende cokca cahil olanlardanim. 1 . Bi maddeye 40 defa falanca sure okunup tek tek üflenir sonra ateşe atilir ve falanca kisinin kalbi bu sekilde benim icin yansin diye her defasinda atese atilirken söylenir bu büyü değilde nedir veyahut belli bi saat diliminde oturulur yumurtalarla birlestirme yapiljr ayni zamanda bu yöntemle ayırada biliyolar ha kendilerince . [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bak bakalim burda cin kasemine bunu dua zannediyorlar [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] burda allahin ayetini bi avuç tuza oku sonra ateşe at diyor. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Dikkat edersen hiçbirinin türkçesi yok böyle kasemlerin dua gibi görünen allahin belkide lanet ettiği kimselere dua ediyor ve belkide onlardan yardim istiyorsun neyse daha birseyler daha yazardim da yakinda biçok konu açicam inşallah |
Alıntı:
|
Alıntı:
“Şüphesiz biz insanı ahsen-i takvimde yarattık.” (Tin, 95/4) |
Alıntı:
Ama dinlemek 1 ise okumak 1000 dir, okusanız daha iyi olur mübarek. Ama 1 genede 0 dan iyidir, eğer hiç okuyamamakla dinlemek arasındaysan dinlemelisin. Ama günde 1 kez okur sonra gün boyunca dinlersen, çok farklı faydalarda görebilirsin. |
Alıntı:
Allah razı olsun |
Alıntı:
|
Alıntı:
---------- Post added 25.11.21 at 11:36 ---------- Alıntı:
|
Rukye ayetleri dinlerken bayılnayalım
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Sunni alimler daha çok Cevşeni Kebir den bahsetmez, onun senedindeki ilk kaynak Şii kaynaklıdır. Ona hiç birşey demeyip eski peygamberleri de yüceltmek için 122 beyid'in sadece 3 beyidinde süryanice geçen celcelutiye birşey demiş olman garip geldi bana. Velhasıl, hepsinin manası yazıyor. Süryanice bölümlerinde manası biliniyor dert etme sen. Manasını beğenmediysen okumazsın. Kuran dışında herşeyi reddedebilirsin, hepsini kabul de edebilirsin. Bu kişini islami inanç özgürlüğüdür. İmanın şartları bellidir, büyük günahlar da Kuran da açıkça yazılmıştır. Veliler hakkında da ileri geri konuşursun, hesabını öbür tarafta Allah sorar. Bir Müslüman hakkında islam gıybet etmeyi yasaklamışken, sen veliler hakkında ağır ithamlarda bulunabiliyorsan vay haline. Helallik de alamazsın, var sonrasını sen düşün |
Alıntı:
59﴿ *Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ülü’l-emre de. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a ve âhirete gerçekten inanıyorsanız- onu, Allah’a ve peygambere götürün. Bu, elde edilecek sonuç bakımından hem hayırlıdır hem de en güzelidir. Nisa 59.ayete uyalim kuran ve sünnete getirelim orda eksik yoktur eksik var diyen kafirdir.siz allah ve resulunden daha cok mu biliyorsunuz da onun öğretmediği amellerle onlara yakin olmaya çalişiyorsunuz siz peygamber efendimizden dahami takvalisinizda onun yapmadiği amellerle allaha yakin olmaya calisiyorsunuz allahu teala kuranda peygamber efendimizle ilgili Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız. Ali imran 103 Dinde zorlama yoktur; Artık hak ile batıl iyice ayrılmıştır. Tağutu (saptırıcıları) inkar edip Allah'a inanan kimse, kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa sarılmıştır. Allah işitendir, bilendir. Bakara 256 “…Rasûl size ne verdiyse onu alın! Size neyi yasakladıysa ondan da kaçının ve Allâh’tan korkun! Çünkü Allâh’ın azâbı şiddetlidir.”*(el-Haşr, 7) |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:26. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com