![]() |
Ölmüş Allah dostlarını vesile kılarak dua etmenin dinimizdeki hükmü nedir?
Ölmüş Allah dostlarını vesile kılarak dua etmenin dinimizdeki hükmü nedir?
|
Her türlü yardımın kaynağı ve başvurulacak mercii Allah Teâlâ'dır. Allah Teâlâ'dan başkasından yardım dilemek söz konusu olamaz. Tasavvufta Hz. Peygamber (asm), şeyh veya benzeri maneviyat büyüklerinden istimdad, doğrudan onların şahıslarından bir talab demek değildir. Belki onların indi ilahideki itibar ve derecelerinden yararlanmak için bir tevessüldür.
İnsan, beşer olmanın gereği sığınma duygusu taşır. Çocuk anne babasına, talebe hocasına, mürid şeyhine sığınmak ve yakın olmak ister. İstimdad bu sığınma duygusunun tezahürüdür. Vahdet-i vücud inancındaki "insan-ı kamil", Allah Rasülü'nün ahlakıyla ahlaklanmış, Hakk'ın mazharına nail olan demek olduğu için, ruhani bir tasarrufa da mazhardır. Mazhardır diyoruz çünkü gerçek tasarruf Allah'ındır. Kul veya kişi bu tasarrufun görüntüsüdür. Bu itibarla salik ve derviş, insan-ı kamil olarak gördüğü şeyhinden tarikat piri ve pirlerinden birinden istimdad ve istiane ettiğinde, aslında talebini Allah'a arzetmiştir. Kudret ve kudret sadece ona aittir. Konuya bu açıdan bakıldığında şer'i bir tehlike söz konusu değildir. Ancak istimdad edilen kişinin bizzat kendisinde bir güç ve kudret görüp taleb ondan olacak olursa, elbetteki caiz olmaz. (Anahatlarıyla Tasavvuf ve Tarikat, Prof. Dr. H. Kamil Yılmaz, s. 323) |
kendisinden istiğase edilen kimse salih ve mü'min değilse, ister gaib olsun kendisinden istiğase etmek caiz değildir. Fakat salih bir kul olursa, huzurunda veya kabri başında olursa, şefaat dilemek maksadıyla ondan istiğase etmek caizdir.
Çünkü ölü olan kimse her ne kadar berzah alemine intikal etmiş ise de kendisine has bir hayatı vardır. Peygamberimiz (asm) şöyle buyurmuştur: "Peygamberler kabirlerinde diridirler." (İbn Mâce, Cenâiz 65) Peygamberlerin, mezarlarında diri olduklarına bir delil de, Hz. Peygamber (asm), mir'ac sırasında Mescid-i Aksa’da bütün peygamberlerin ruhlarıyla buluşması ve semada karşılaştığı her peygambere selam verdikçe, Peygamberimiz (asm)’in selamını almasıdır. Yine Bedir savaşında ölmüş müşrikler hakkında da şöyle buyurdular: "Siz bunlardan fazla işitmezsiniz; ancak cevap veremezler." Ehli tasavvufa göre makam sahibi olan bir veli, ister ölü ister uzakta olsun ondan istiğase edilir. O yardım etme yetkisine sahiptir. Özellikle ehli tasarrufun yardımı dünyada olduğu gibi dünyadan göç ettikten sonra da vardır, devam eder. Vesile ise, demin dediğimiz gibi, gayeye yetişmek için vasıta olarak kullanıları şeydir. |
Büyük ve salih kimsenin zatını vesile kılmak suretiyle tevessül etmek: Mesela, "Allah'ım şu dileğim yerine gelmesi için Peygamberi veya Ebu Bekir'i vesile kılıyorum." demek gibi, Hz. Ömer (ra) yağmur duasında Hz. Abbas'ı (Peygamberimizin amcası) vesile kılarak şöyle dua etti:
"Allah'ım, biz Peygamber'in amcasını sana vesile kılıyoruz, bunun için bize yağmur yağdır.” (Buhari, İstiska, 3). |
duanın daha çabuk etkisini görmeye faydası vardır Allah dostlarını vesile kılmakta sorun yoktur
|
Alıntı:
Dua ibadettir ve sadece Allaha (c.c.) yapılır ve Ondan istenir. Duada aracı alacaksan, meşru vesile olan Ömer'in (r.anh) Abbas'ı (r.anh) alıb birlikte Allah (c.c.)'ye el açıb yağmur istemesi ve duasında "Ya Rabb'i ! Daha önce rasulullah (c.c.) ile senden yağmur isterdik. Şimdi O'nu aramızdan aldın. Artık Habibinin sevgili Amcası ile senden istiyoruz" dediğinde, Abbas (r.anh) da Ömer ile birlikte ellerini açmış ve ikisi de Allah (c.c.) den istiyorlardı. Ömer (r.anh) rasulun kabrine gidib "Ya rabbi ! Rasulun yüzü suyu hürmetine yağmur" demiyordu! Bid'at olduğu kesin olan bir dua lafzına, kesin şirktir diye demesek bile; Şirk değildir, hatta sünnettir diyerek vebale de girmemek gerekir. Çünkü bu lafızlarla dua eden sofilerin pratikte şirke düşerek amel ettikleri görülmektedir. Duada "Yüzü suyu hürmetine" demeden önce uzunca bir liste ile ne Kur'anda ne hadisi şeriflerde olmayan makam ve mevkilerde peydahlanmış şahıslardan istimdada "yetişin" diye çağrılırlar. |
Alıntı:
işte bu ehli tarikatların bir şirkidir. ölülerin yardım ettiğine dair Kurandan, sünnetten ve sahabelerden 1 tane delil yoktur yok neymiş kişiyi azap melekleri alsa kişi ben nakşibendi tarikatının halidiyye kolundanım dese melekler onu bırakırmış! bu ve bunun gibi hurafeler bidatler şirkler doludur tarikatcılarda |
Alıntı:
|
Alıntı:
madem böyle bir yardım var neden rasulullah SAV den değil de tarikat şeyhlerinden bunu öğreniyoruz? |
Alıntı:
kuranda ve oeygamberimiz herseyi açıklamak istese milyonlarca belki daha fazla hata okyanuslar murekkp agaclar kalem olsa yine bitmez ve rabbik dilediğine lutuf eder ve ben kendi yaptigim arastirmalar sonucunda bunun munkun olduğunu düşünüyorum lakin naksinkerdeki o yozlasmis dusunceyi bende sevmiyorum dogru oldugunu da pek inanmiyorum allah en iyisini bilir sunun daa altini net bir sekilde çiz elim ucbesnkisinin agzindaki dedikodu tum tarikatin sucu olmadigi gibi tum melekler yer gok ehli yalvarsa allah istemedigi durece kimse şefaat etme hakki olamaz raabim diledigininde yapar |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
"arastirmalar sonucunda bunun munkun olduğunu düşünüyorum" emin ol bende cok araştırdım insanın alıştığı konfor alanından cıkması zor bir şeydir eskiden bende tarikatcıydım bir sürü sacmalıkları oldugunu görüyordum "Bu hoca böyle dediyse bi bildiği vardır" şeklinde düşünüyordum ve gereksiz bir şekilde bu tarikatları savunuyordum Allah svt beni affetsin |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
e o zaman sen dualarinda hic ümmeti muhammede hic halifelere allah dostlarina ruhlarine okudugun seyleri sevabini gondermiyorsun .. gonderiyor musun? o zaman neden sadece tum muminlere diyip kapatmiyorsun zahiri tarafini konusucaksak realist olalim neden peygamberimizin ruhuna hediye ederizki ? boyle seylerle ugrasmayalim kim allahtan baska yardim edeebilirki araya vesile çok anlamsiz gereksiz kalmazmi? ben su ayeti sana öne sürerim en basitinden ama bil ki seyhul islam degil isen elinde ciddi deliler yoksa bicak ile kesip atarken dikkat et kendi kolunu kesmiyesin insallah sadece kol dan gerisi de kesmezsin... ayet: Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz sezemezsiniz. allah bilmediklerimizi bilendir ve ne dilerse olur simdi desem sana allah dunyayi yumurtaya sigdirabilirmi sigdiramazmi peygamberlerin kabul olan dualari hakkinda ne dusunursun alimlerin allahin dostlarinin kabul olan dualari varmi varsa kaynagi saglam olanlardan ornek versem konu hakkinda düşüncen değişirmi vsvsvs istersen tartışırız ama bilki herşey aciklansaydi hicbirsey allahin ilmini anlatmaya gucu yetmezdi bu yuzden kompleks dusun biraz daha... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
İnsan ölünce (salih) ameli kesilir. Ancak üç amel (in sevabı) kesilmez: Sadaka-i câriye (kamuya yararlı sadaka), faydalanılan bir ilim ve arkasında kendisine dua edecek hayırlı bir çocuk bırakmak."(2) buyurarak buna işaret etmiştir. Ebû Hureyre'den rivâyet edilir Mü'min'e ölümünden sonra amel ve hasenatından ulaşacak şey: Öğretip yaydığı ilim, bıraktığı salih evlat, miras bıraktığı Mushaf, yaptığı mescit, yolcu için yaptığı ev, akıttığı ırmak ve sağlığında malından verdiği sadakadır."(3) buyurmuşlardır. Başka bir hadisin ifadesiyle; "Ölüyü (mezara kadar) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri bâki kalır. Ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle bâki kalır."(4) Allah'ım, filan oğlu filan senin güvencende, senin koruman altındadır. Onu kabir fitnesinden ve cehennem azabından koru. Sen vefa ve övgü sahibisin. Allah'ım onu bağışla, ona acı! Muhakkak ki sen çok bağışlayan, çok acıyansın."(15) Ey Allah'ın Resulü, anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkanı var mı, ne ile onlara iyilik yapabilirim?" diye soran Ebû Ubeyd Mâlik İbn Rabîa es-Sâidî (r.a)'ye Peygamber Efendimiz (s.a.v): "Evet vardır. Onlara dua, onlar için Allah'tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) talep etmek, onlardan sonra -vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahmi ifa etmek, anne ve babasının dostlarına ikramda bulunmak."(21) cevabını vermiştir. Ayet lerden birisi ise apaacik bu dedikelrine reddiye dir Onlardan, sonra gelenler şöyle derler: Ey Rabbimiz, bizi ve bizden önce imanla geçmiş olan kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Onlardan sonra gelenler şöyle derler: Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla..."(22) Alıntı:
|
Alıntı:
|
bu denilende sahih hadisdir bu bile aslında doğrudan reddiye ye yeterde artar[/QUOTE]
Dua ibadettir ve sadece Allaha (c.c.) yapılır ve Ondan istenir. Duada aracı alacaksan, meşru vesile olan Ömer'in (r.anh) Abbas'ı (r.anh) alıb birlikte Allah (c.c.)'ye el açıb yağmur istemesi ve duasında "Ya Rabb'i ! Daha önce rasulullah (c.c.) ile senden yağmur isterdik. Şimdi O'nu aramızdan aldın. Artık Habibinin sevgili Amcası ile senden istiyoruz" dediğinde, Abbas (r.anh) da Ömer ile birlikte ellerini açmış ve ikisi de Allah (c.c.) den istiyorlardı. Ömer (r.anh) rasulun kabrine gidib "Ya rabbi ! Rasulun yüzü suyu hürmetine yağmur" demiyordu! Bid'at olduğu kesin olan bir dua lafzına, kesin şirktir diye demesek bile; Şirk değildir, hatta sünnettir diyerek vebale de girmemek gerekir. Çünkü bu lafızlarla dua eden sofilerin pratikte şirke düşerek amel ettikleri görülmektedir. Duada "Yüzü suyu hürmetine" demeden önce uzunca bir liste ile ne Kur'anda ne hadisi şeriflerde olmayan makam ve mevkilerde peydahlanmış şahıslardan istimdada "yetişin" diye çağrılırlar. |
Alıntı:
|
Alıntı:
4 buyuk mezhep bile boyle bir fikir itiffaki olmus bunca hadise binaen sen halen inkar mi edersin simdi? sen kimsin ve halen ne kaynagina boyle dayandinda benim bunca hadis ayet orneklerime reddediyorsun apaçık bunlar senin laflarına ters ya acikla yada sus yada görüşünu degistir cunku bu ehli sunnete saldiridir ve fitneye ve buyuk vebala ortak oluyorsun yapma hadisin delili mi yazilarimi okuyor musun buhari istiska 3 hadisinden dogrudan Hz Ömer'in duasi yazilmis ve peygamberimizi vesile ederek yagmur yagmasi dilenmis SENA BUHARİ gibi buyuk hadis alimini bile inkar ederken heleki hic kanit ve delil olmaksizin ben buyuk imamlar ve hadis alimlerinin onlarca konuya nokta aatisi yada dolayli hadislerini anlatimm....... bak su hadislere simdi ÖLÜNÜN BAŞUCUNDA FATİHA SURESİNİ, AYAKUCUNDA BAKARA SURESİNİN SONUNU OKUYUN." HADİSİ Bu dersimizde, Abdullah İbni Ömer Hazretlerinden rivayet edilen bir hadis-i şerifi "ÖLÜLERİNİZE YASİN SURESİNİ OKUYUN." HADİSİ Bu dersimizde, Malik b. Yesâr Hazretlerinden nakledilen bir hadis-i şerifin tahlilini yapacağız. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bu hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuş: اِقْرَؤُا يس عَلَى مَوْتَاكُمْ Ölülerinize Yasin suresini okuyun. (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 24; İbni Mâce, Cenâiz, 4; Nesâî, Amelü'l-Yevm ve'l-Leyl, Sf. 58) Hanefi mezhebinde, kabirde olsun başka mekânlarda olsun, ölülere Kur'an okumak caizdir. Hanefiler okunan Kur'an'ın sevabının bağışlanması durumunda bunun ölüye ulaşacağını kabul ederler. (İbni Nüceym, el-Bahru'r-Râik, III, 63; Meydânî, el-Lübab, I, 38; İbni Âbidin, Reddü'l-Muhtar, I, 844) Hanefi kitaplarının hemen hemen tamamında şu metin yer almaktadır: — Kişi namaz, oruç, zekât, hac ve Kur'an okumak gibi bir ameli işler de sevabını başkasına bağışlarsa, bunu hangi niyetle yaparsa yapsın, bu yapılan bağış yerine ulaşır ve kendisine bağış yapılan kişi bundan faydalanır. Ölü veya diri olması fark etmez. (Aynî, el-Binâye, III, 844-845) Hanefiler buna delil olarak: 1. Peygamber Efendimiz (a.s.m.)'ın, ümmeti adına kurban kesmesini, 2. Ölülere Yasin okunabileceğini gösteren hadis-i şerifi, 3. Ölü adına yapılan hac ve sadakanın faydalı olacağını gösteren hadisleri, 4. Kabirlerde Yasin ve İhlas suresinin okunabileceğini gösteren hadisleri göstermişlerdir. Muhaddis ve fakih İbni Aynî'den İbni Âbidin'e kadar, hemen hemen bütün Hanefi âlimleri bunda müttefiktirler Sahabeden Leclac Hazretleri, oğluna vasiyette bulunurken şöyle demiştir: — Oğulcuğum! Ben öldüğüm zaman beni mezara göm. Beni mezara koyduğun zaman şöyle de: بِسْمِ اللَّهِ وَعَلَى مَلَّةِ رَسُولِ اللَّهِ Sonra da üzerime toprak atarak düzelt. Daha sonra da başımın ucunda Bakara suresinin baş tarafını ve son kısmını oku. Zira ben HazretiPeygamberin böyle dediğini duydum. (Taberânî, XIX, 220, 221; İbni Asâkir, Tarihu Dimeşk, XXXXX, 292; Beyhakî, IV, 56) Bu hadisi duyan İbni Hanbel Hazretleri Kur'an okumasını engellediği adamı çağırttı ve okumasına devam etmesini istedi. (İbni Kudâme, el-Muğnî, II, 424) İşte bu hadiseden anlıyoruz ki Ahmed İbni Hanbel Hazretlerinin son görüşü, kabirlerde Kur'an okumanın caiz olduğu görüşüdür. Yine Ahmed İbni Hanbel Hazretleri şöyle demektedir: — Kabristana girdiğinizde Ayete'l-Kürsî ve üç defa İhlas suresini okuyarak şöyle dua ediniz: Allah'ım, onun ecrini şu kabir halkına ulaştır. (İbni Kudâme, el-Muğnî, II, 424; Kurtubî, et-Tezkira, I, 96) Başka bir rivayette de şöyle der: — Fatiha suresini, Muavizeteyn ve İhlas surelerini okuyun. Sonra da bunu kabir halkına bağışlayın. Çünkü o, ölülere ulaşır. (Kurtubî, et-Tezkira, I, 96) Hanbeli mezhebinin önde gelen fakihlerinden İbni Kudâme el-Makdisî Hazretleri ve Selefilerin yere göğe sığdıramadığı İbni Teymiye, Ahmed İbni Hanbel'in bu görüşünün son görüşü olduğunu söyler ve bu görüşü tercih ederler. (İbni Kudâme, el-Muğnî, II, 424; İbni Kudâme, eş-Şerhu'l-Kebîr, II, 424; İbni Teymiye, Mecmû'ul-Fetâvâ, XXIV, 366) İmam Nevevi -ki Şafiîlerin İmam Şafiî'den sonra ikinci büyük imam olarak gördükleri zattır-İmam Şafiî Hazretlerinin şu sözünü nakleder: — Ziyaretçilerin kabirde Kur'an'dan bir bölüm okumaları müstehaptır. Şayet Kur'an'ın tamamını okurlarsa bu daha güzel olur. (Nevevî, el-Ezkâr, 137) Selefilerin İbni Teymiye'den sonra en çok beğendikleri İbni Kayyim, Ruh isimli kitabında Hasan b. Sabbah Zaferanî'nin şu sözünü nakleder: — İmam Şafiî'ye sorduğum zaman o: "Kabirde Kur'an okumanın hiçbir sakıncası yoktur."demiştir. (İbni Kayyîm el-Cevziyye, Ruh, 19) . Maliki mezhebinin İmam Kurtubî ve Abdülhak el-İşbîlî gibi sonraki âlimleri özellikle de Endülüs fukahası, ölülere Kur'an okunabileceğini ve sevabının ölülere ulaşacağını söylemişlerdir. (Kurtubî, et-Tezkira, I, 96; Abdülhak, el-Âkıbe, 254) İmam Kurtubî Hazretleri bu konuda şöyle der: — Kur'an okuduktan sonra ölülere bağışlanan sevap ölüye ulaşır. Çünkü Kur'an bir dua, istiğfar, yakarma ve istirhamdır. (Kurtubî, et-Tezkira, I, 103) Maliki imamlarından Kadı İyaz da ölüye Kur'an okumanın müstehap olduğunu söyler. (Müslim Şerhi, XI, 125) Yine Maliki mezhebinde, şartsız olarak, kişinin kendi kabri üzerine Kur'an okunmasını vasiyet etmesi caizdir. (Vehbe Zuhaylî, el-Fıkhu'l-İslamî, VIII, 51) Bütün bu anlattıklarımızı toparlayacak olursak: Hanefi, Hanbeli, Şafiî ve Maliki mezhebinin sonraki ulemasına göre, ölüye Kur'an okumak caizdir. İmam Malik'e göreyse caiz değildir. Şimdi, bir Malikî ile karşılaşsak, bize şöyle dese: — Ölüye Kur'an okunmaz. Biz onun bu sözüne karşı deriz ki: — "Okunmaz." deme, "Ben okumam." de. Okunmaz başkadır, ben okumam başkadır. Eğer okunmaz dersen, üç mezhebin imamlarını ve Maliki mezhebinin sonraki ulemasını zan altında bırakmış olursun. Bu sözümüz üzerine o dese ki: — Tamam, okunmaz demiyorum ama İmam Malik "Caiz değildir." demiş. Ben bu fetvayla amel ederim, okumam. Biz ona şöyle cevap veririz: — İmam Malik bu konuda yalnız kalmış. Üç mezhebin fakihleri ve Malikilerin sonrakiuleması okunabileceğine hükmetmişler. Bu, cumhurun görüşüdür. Sen istersen onları taklit edebilirsin. |
Alıntı:
ayrıca sen kimsin ki beni hadis inkarcısı yapıyorsun? sahih hadislerin hic birini reddetmiyorum şimdi sen o delil olarak getirdigin hadislerin sıhhatlerini söyle hadis alimlerinin o hadisleri nasıl gördüklerini buraya yaz ben sana birini söyleyeyim Ölüye Kur’an okuma hususunda delil olarak öne sürülen hadislerden birtanesi şudur : حدثنا محمد بن العلاء ومحمد بن مكّي المروزي، المعنى قالا: ثنا ابن المبارك، عن سليمان التيمي، عن أبي عثمان وليس بالنهدي، عن أبيه، عن مِعْقِل بن يسار قال: قال النبيُّ صلى اللّه عليه وسلم: " اقرءوا {يس~} على موتاكم" { …… Ma’kıl bin Yesar r.a dan. Dedi ki : Resulullah s.a.v : “ Ölülerinize { Yasin } okuyunuz “ buyurmuştur EBU DAVUD : 4.C.3121.N - İBNİ MACE : 4.C.1448.N -İBNİ HİBBAN : 5.C.2991. N - AHMED : 5 / 26 . 19790.N -HAKİM : 1 / 565 İBNİ HACER : Ravilerden Ebu Osman mübhem’dir. Yani meçhuldür. TEHZİB : 12 / 370 İBNİ MUNZİR : Ravilerden “ Ebu Osman ve babası “ tanınmış kimseler değillerdir. İBNİ MUNZİR : 5 / 310 / 922 EL – ALBANİ : Bu hadis zayıftır. Bu hususta herhangi sahih bir hadis yoktur. DAİFU EBU DAVUD : 3121.N - TABU’L CENAİZ : 11. S -İRVAU ĞALİL : 688.N -MİŞKAT : 1622 Ölüler için okunup,hediye edilen Kur’an’ın sevabı onlara kavuşmaz,çünkü okunan Kur’an onların ameli ve kazancı değildir. Bunun içindir ki Allah’ın Resulü s.a.v ölülere Kur’an okumayı ümmetine tavsiye etmemiş ve ne açık bir ifade ile ve ne de ima yolu ile de olsa, onlara bu yolu göstermemiştir “ Bununla beraber, Sahabeden de bu hususta sahih bir nakil yoktur.Şayet bu hayırlı bir iş olmuş olsaydı,şüphesiz ki onlar bu hayırda bizleri geçerdi. - Yani onlar bizden önce bunu yaparlardı - Unutmayın ki,Allah’a yaklaştıran ameller ancak nas’la sabit olur. Bu gibi hususlarda ne kıyasla ve ne de şahsi görüşlerle hareket edilmez. “ İBNİ KESİR : 13.C.7554.S SÜNNET’TEN DELİLLER Ölülere Kur’an okunmayacağının sünnet’ten delilleri ise şunlardır : عن أبي هريرة , أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال : لا تجعلوا بيوتكم مقابر. إن الشيطان ينفر من البيت الذي تقرأ فيه سورة البقرة . { …. Ebu Hureyre r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Muhak-ak şeytan, içerisinde Bakara suresi okunan evden kaçar.} MÜSLİM : 2.C. 780.n -TİRMİZİ: 5.C.3036.N AHMED : 2 / 284-337 { …… Resulullah s.a.v şöyle buyurdular : Evlerinizde Bakara suresini okuyunuz, oraları kabirlere çevir-meyiniz.} BEYHAKİ : 5 / 448 / 1056 Hulasa, ölülere faydası dokunsun diye Kur’an okumanın eğer dinimizde bir yeri olmuş olsaydı, Müslümanlara karşı çok şevkatli ve merhametli olan Peygamberimiz Muhammed s.a.v : “ Evleriniz de Kur’an okuyunuz ve namaz kılınız, oraları kabirlere çevirmeyiniz “ diye nasihatte bulunmazdı… Çünkü,kabirler Kur’an okuma ve namaz kılma yeri değil-dir….. Bunun içindir ki ; Hayatı boyunca defalarca kabirleri ziyaret eden Allah Resulü s.a.v, ne böyle bir şey yapmıştır,ne ümmetine böyle bir şey tavsiye etmiştir ve ne de ima ile de olsa buna işaret etmiştir ….. { Ve yine bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır : Allah’ın size emredip de benim size emretmediğim hiçbir şey bırakmadım.Ve yine,Allah’ın size yasaklayıp da benim size yasaklamadığım hiçbir şey de bırakmadım.} S . SAHİHA : 4.C. 1803.N BU KONUDAKİ ZAYIF VE UYDURMA HADİSLER { …. Resulullah s.a.v buyurdular ki :” Kim kabristana giripte orada Yasin suresini okursa, Allah onların yüklerini hafifletir ve o kabirde bulunanların sayısı kadar o kimselere hasenat yazar “ } EBU NUAYM . Fİ AHBARUL ESBAHAN : 2.344.345 - SUYUTİ . Fİ İLAL : 2 . C . 44 - EL- ALBANİ . SİLSİLETÜ’D DAİFE : 3.C.1246.N أخرجه الثعلبي في " تفسيره " 3/161/2 من طريق محمد بن أحمد الرياحي : حدثنا أبي : حدثنا أيوب بن مدرك عن أبي عبيدة عن الحسن عن # أنس بن مالك # مرفوعا . هذا إسناد مظلم هالك مسلسل بالعلل : الأولى : أبو عبيدة . قال ابن معين : " مجهول " الثانية : أيوب بن مدرك متفق على ضعفه و تركه , بل قال ابن معين : " كذاب " . و في رواية : " كان يكذب " . الثالثة : أحمد الرياحي , و هو أحمد بن يزيد بن دينار أبو العوام , قال البيهقي " مجهول " قال الألباني في " السلسلة الضعيفة و الموضوعة : موضوع Hadis olarak zikredilen bu rivayet ; Salebi’nin tefsirinde zikredilmektedir. El-Albani – Allah kendisine rahmet eylesin – Silsiletü’d Daife’de zikrettiği gibi : “ Bu hadis Mevzu’dur “ yani uydurmadır. İbni Main : Sened de bulunan Ebu Ubeyd Meçhul’dür,der. İbni Main : Eyyub bin Müderrik için ; “ yalancıdır “ der. Beyhaki : Sened te bulunan Ahmed er-Riyahi için “ meçhul “ der. El-Albani : yine der ki : Sened de bulunan Eyyub bin Müderrik’in zayıflığı ve terki hususunda ittifak edilmiştir. EL-ALBANİ . S. DAİFE : 3.C.1246.N Bu husustaki uydurulan şeylerden bir tanesi de şudur : { … Resulullah s.a.v buyurdular ki : Kim kabristanın yanından geçer ve ihlas suresini onbir defa okuyup da bunun ecrini ölülere bağışlarsa,o kimseye ölü sayısınca mukafat verilir. } Asrımızın muhaddislerinden Nasiru’d-din El Albani bu rivayetle alakalı şunları söy-lemektedir : Bu batıl ve uydurma bir hadis’tir. Bunu Ebu Muhammed el-Hallal,el-kıraati alel Kubur 201 / 2 de. Deylemi “ Abdullah b. Ahmed b. Amir’in babasından. Onun Ali er-Rıza’dan,onun babalarından rivayete dair bir nüsha’da zikretmiştir. Bu ise batıl ve uydurma bir nüsha’dır. Bu,ya burada sözü geçen Abdullah’ın uy-durması ya da onun babasının uydurmasıdır. Nitekim ez-Zehebi el-Mizan’da böyle demiş ve Hafız İbn Hacer’de el-Lisan adlı ese-rinde ona uymuştur. Daha sonra Suyuti, Zeylu’l Ahadiysi’l Mevdua adlı eserinde aynı şeyleri tekrarlamış ve onun bu hadisini zikretmiştir. İbn Arrak Tenzihu’ş Şeria el-Merfua fi’l-Ahadiysi’ş-Şeria ve’l-Mevdua adlı eserinde de aynı şeyleri söylemiştir. EL-ALBANİ . K.CENAİZ : 142.S { … Resulullah s.a.v buyurdular ki : Hangi ölü- nün başında yasin suresi okunursa Allah onun işini kolaylaştırır. “ EL-ALBANİ : S. DAİFE : 5219.N Hulasa,kabirlerde Kur’an okuma veya başka bir mekanda da olsa Kur’an okuyup onun sevabını ölülere bağışlama hususunda zikredilen bu ve bunun gibi rivayetler zayıf ve uydurma rivayetlerdir. İlim ehlinin de ifade ettiği gibi ; bu hususta sahih bir hadis yoktur. Allah’u Azze ve Celle bizlere, hakkı hak bilip ona ittiba eden ve batılı da batıl bilip ondan uzak duran kullar olmamızı nasibeylesin …… VEL HAMDU LİLLAHİ RABBİL ALEMİN Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
ve buharinin ve Ebû Dâvûd un verdiğim hadislere neden cevapın yok? buhari 300.000'den fazla hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezbere bilen bir âlim iken ibni Maîn genelde Ebû Hanîfe'nin görüşlerini benimseyen âlimlerin öğrencisi senin hadisis sahihliği malumken benim baktığım şahısın hadisin sahihliği asıl tartışılır yani ben daha fazla uzatmak istemiyorum bana göre araştıramlarımve görüşlerin islamiyete uygun değildir ki sende laflarından tavizler verdiğini düşününce sanan inanmamak bana göre adha hayırlı |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Aslında anlattığınız konuda çok bi ihtilaf yok. Ben Allaha yalvarırken, " Sevgilim, Habibim dediğin, alemleri onun hatırı için yarttım dediğin. Peygamber efendimizin" güzel hatırı için hakkımda hayırlıysa mümkün kıl. diye dua ettiğim bir isteğim için bir yanlış mı yapmış olurum.
Ya da Allahım bu önümdeki mezarda yatan veli zaatın hatırı için kiii o yaşadığında nice insanların aklının alamayacağı güzellikleri şüphesiz senin iznin ve inayetinle yaşamıştır. O nun hatırı için bu duamı kabul et dersem şirke mi düşerim. Ya da Allahım bu okuduğum Kuranı kerimi okumanın sevabını bu gönderdiğin kitapta belirtmişsin ben bu sevaptan vaz geçerek Annemin ruhuna bağışlıyorum demek günahmıdır. Kişiye ne kaybettirir. Okuduğum kurandan faydalanan benim içeriğindeki o kerim sözler beni mutlu ediyor ama sevabınıda bu kabirdekine bağışlıyorum dersen bidat mıdır. bilemiyorum. |
Alıntı:
Onlara ölü demekten ayetle men edildik ölü diyen dinden çıkar Ayette mealen onlara ölü deneyiniz onlar diridirler fakat siz kavrayamassıniz deniyor |
Alıntı:
|
Kur’an’ın yasakladığı şefaat putlardan umulan veya müşriklerin beklentisi olan şefaattir. Şefaatin torpil olduğu iddiası da doğru değildir. Zira dünyevi şefaatte kişi şefaatçisini kendi tayin eder, kişinin şefaatçisini etkileme payı vardır ve süreç aşağıdan yukarıya doğrudur. Ahiretteki şefaatte ise şefaatçiyi Allah tayin eder, kişinin etkileme gücü yoktur, süreç yukarıdan aşağıya doğru işler. Bunun içindir ki, şefaat aslında Allah’ın rahmetinin kullara sağnak sağnak yağmasıdır. Allah, merhametini çeşitli şekillerde tecelli ettirir. En ufak bela ve musibetleri günahlarımıza kefaret kılar. Ayrıca kıldığımız namazı, emr-i bi’l-ma’ruf gibi iyiliklerimizi de bazı günahlarımıza kefaret kılar. Bütün bunlar Allah’ın rahmetinin göstergesidir. (Bakıllani et-Tembid s.365)
Ancak halk arasında şefaat algısında bazı sıkıntılar vardır. Belki de şefaatin reddine onlar sebep oluyordur. Bazen ‘’falan şeyhin eteğine yapıştın mı kurtuldun’’ şeklindeki anlayışları duymaktayız. Bu , doğru değildir. Hiç kimse şu dünyada kimin kurtulduğunu da kimin şefaat edeceğini de bilemez. Sanki şefaatçimizi biz tayin ediyor gibiyiz. İşte yanlış olan bu anlayıştır. Ama bununla birlikte hüsn-i zan ile ‘’falan kişi zahiren Allah katında makamı olan biridir; umulur ki, Allah ona şefaat yetkisi verir’’ gibi bir düşünce ise mümkündür. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
mucize peygamberlere mahsustur keramet evliyalara mahsustur |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:13. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com