![]() |
Alıntı:
Şeytan kişinin son anında bu iman esaslarında hangisinde bir eksikliği varsa oradan o kişinin imanını çalmaya kalkışır.. Bir kişiden için o imansız gitti denilmesi, şeytanın o kişinin eksik olduğu iman esasından birinden ona yaklaşarak o kişinin imanını çaldı demektir. Evliya zatlar, peygamber varisleridir.. Aynı zamanda yer yüzünde peygamber vekilidir.. Vekil, asıl gibi olmasa da aslın yerini tutar. Son nefeste şeytanın türlü türlü hileleri olur. Daha dünyadayken bile bir kimsenin en ufak sözü ile imanı sarsılan veya inandığı şeylerde şüphe duyan kimseler, ölüm anında şeytanın tuzaklarından kolay kolay kurtulamaz. (Allah c.c cümlemizi korusun.) İmanı bir kabın içerisindeki suya benzetirsek, her bir iman esaslarından birinde oluşan delikler bizdeki imanın azalmasına yol açar. Kimileri daha dünyadayken imanları bu deliklerden aka aka biter. Kimileri ise son anında şeytan bu delikleri genişleterek o imanı birden boşaltır. Her hangisi olursa olsun, bu imanda açtıkları gedikten dolayıdır. Kimileri için bu Allah'a ettiği su-i zann sebebiyledir, kimileri için evliya bir zata ettiği cümlelerdir, kimileri için kaderi inkardır, kimileri için peygambere yaptığı bir saygısızlıktır vb.. Vesselam.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
bu söz İslam'ın ahkamina terstir , Şemsi Tebrizi araştır dedim, nereden geldi?niye geldi?neler yaptı? birde kimya hatun ile hikayesini buraya yazda okuyalim ayrıca Nasrettin hoca ile mevlana arasında neler olmuş onu yaz onuda okuyalim öğrenmiş oluruz.. Hiç bir zaman evliya tek vücut olmaz bu hulul inancının küçüğü gibi bir söz olur 2 evliyanın 1 konuda içtihadı farklı olabilir birbirine çok ters olabilir, benim için seyhul Ekber hz. üstünlükle 2.sıradadır,ama aynı zamanda bir çok evliya yaklaşık sayıları 39 dur, ona seyhul ekfer dediler,şimdi bunu söyleyen evliyalar şeyhul ekber ile tek vücut mü oldular |
Alıntı:
Eğer onlardan yani evliyalardan biri kader itibari ile bir günah işleyecek olsa, bu onların evliyalığı kısa süreliğine alınır ve o sırada günah işler ve sonra evliyalığı verilir ve bu kaderindeki şeyden dolayı o zat af ve mağfiret diler.. ''Zina eden kişi zina ettiği sıra, mümin olduğu halde zina etmez. Hırsızlık yapan kişi hırsızlık ettiği sıra, mümin olduğu halde hırsızlık etmez, içki içen kişi içki içtiği sıra, mümin olduğu halde içki içmez.'' (Buhari, Esribe, 1) Bu hadis aslında bu sırrı anlatıyor.. Mümin olarak günah işleyemez demek o esnada o kişiden iman alınır demektir. Sonra ise o işi yaptıktan sonra o kişiye tekrar verilir iman.. Yani bir kimse evliya iken günah işleyemez.. İşlemiş olsa bile bu kendisinden evliyalık alınmış şekilde işler.. Hakikat ilimleri çoğu kez şeriat ile zıtlık gösteriyor gibi zannedilir.. Bu o kişinin bakışındaki eksiklikten dolayıdır. Onların günahları bizim amellerimizden üstündür demek, islama uymayan bir sözmüş gibiyse de aslında Alimin uykusu cahilin ibadetinden hayırlıdır. hadisinde bu belirtilmektedir. Diğer dediğin husus için de başka bir hadis vardır.. Ahir zamanda değişik düşünceler / inançlar ortaya çıkınca, kocakarıların dinine uyun (veya kocakarılar gibi davranın.) Yani kocakarıya ne anlatırsan anlat o bildiğinden asla şaşmaz.. Ecdadımız asırlar boyunca, Mesnevi okumuşlar ve onun okunması emreylemişlerdir. Şahı Nakşibendi Hz.leri müridlerine mesnevi okumayı emredermiş.. Bu yüzden siz ne anlatırsanız anlatın, beni kocakarılıktan asla vazgeçiremezsiniz.. Ömrümün büyük bir çoğunluğunu evliyaların hayatlarını ve onların kitaplarını okuyarak geçirdim ve hala da okuyorum.. Bu yüzden beni asla evliya bir zata karşı olumsuz en ufak bir şey bile düşündürtemezsin. Muhyiddin Arabi Hz.lerine, Şeyhül Ekfer diyenler İbni Teymiyye gibi sapıtmış ve milyonlarcasını saptırmış kimselerdir. Bana ne onlar ne demiş dememiş veya sen ne demişsin dememişsin.. Beni gittiğim hak yoldan saptırmak isteyenlerin sözlerine aldırış bile göstermem.. Selametle.. |
Alıntı:
Ben sana diyorum ki kimya hatun ve sensin hikayesini ve bu hikayede Mevlana'yı biçilen rolü yaz herkes gorsun |
Alıntı:
Müminler bir vücut gibidir Zannediyorsun ki her şeyi kafamdan yazıyorum veya uyduruyorum. Her sözüme bir ayet veya hadis delil getirebilirim. Hem akli hem de nakli.. Bir ışık kaynağı üçgen bir prizmaya çarpsa ışığın kaynağı bir olmasına rağmen prizmadan farklı renklerde farklı ışıklar çıkar.. Şimdi ben sana demiş olsam ve sen de o prizmayı ve bu kuralı bilmesen, ışığın kaynağı birdir desem sen ne dersin.. Olur mu öyle şey, hepsinden farklı farklı renkler çıkıyor nasıl tek bir ışıktan bu çıkabilir dersin değil mi. Aynı şekilde ruh tektir. İsim ve tecelliye göre sanki farklı farklı gözükmektedir. Hakikat ilimleri gözümüzün önünde ama görebilen kim.. |
Alıntı:
Müslüman ve Mü'min kelimelerini aynıymış gibi düşünsek de aralarında büyük bir fark vardır.. Müslüman, taklidi iman sahibi kimsedir.. Mü'min ise, tahkiki iman sahibi kimse demektir.. Bu yüzden hadisin manasından sen kendi düşündüğün şekilde anlasan da, buradaki mü'min, tahkiki iman sahibi kimsedir.. Bedeviler (her asırdaki cahil, gafil ve menfaatçi kesimler; kavim ve kabilesiyle övünen cahil kimseler): "Biz de iman ettik" derler. (Onlara) De ki: "(Hayır) Siz (hâlâ) iman etmediniz; ancak (mecburen ve görünüşte) İslam (veya teslim) olduk deyin.” (Çünkü) İman henüz kalplerinize girmiş değildir. Eğer Allah’a ve Resulüne (tam iman ve) itaat ederseniz (Kur’an ve Sünnet ölçülerine göre hayatınızı düzenlerseniz), O (zaman Allah CC) sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmeyecek (ve emeklerinizi boşa vermeyecektir). Şüphesiz Allah, çok Bağışlayandır, çok Esirgeyendir. Hucurat 14 Ayetin arapçasına bakarsanız daha iyi anlayacaksınız.. Amenna ve Eslemna kelimeleri geçiyor.. Eslemna = teslim olduk Müslüman = (taklidi) teslim olan Amenna = inandık Mü'min = (tahkiki) inanmış kimse Bu yüzden bir hadis veya ayet mümin diyorsa bu hakikat ehli bir kimseden bahseder.. Müslüman diyorsa o da teslim olmuş, taklidi iman sahibi kimsedir.. Ayetlerde mümin kelimelerinin geçtiği ayetleri incele.. Hepsi evliyaların yaptığı amellerdir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Siz ancak kendiniz gibi olan kimseleri, ben de ancak benim gibi olan kimseleri inandırabilirim.. Şu hadisi duymamışsanız duyun ki ahirette bilmiyordum demeyin.. Benim evlâdımın iyilerini, Allah rızası için kerim tutun! Onlara hürmet edin! İyi olmayanlarına da benim hatırım için hürmet edin! Hadisi Şerif Mevlana Hz.leri, Peygamber Efendimizin s.a.v soyundan gelmektedir. Eğer onu iyi olarak biliyorsanız zaten ona hürmet ediyorsunuzdur, eğer onu kötü biliyorsanız yine ona Peygamberimizin hatırı için hürmet etmeniz gerekmektedir. Her iki durumda da Mevlana Hz.lerine hürmet etmeniz gerekmektedir.. Aynı şekilde Şeyh Nazım Kıbrısi Hz.lerine de.. Bir taraftan soyu Abdulkadir Geylani Hz.lerine diğer taraftan da Mevlana Hz.lerine dayanır.. İki taraftan da seyyid ve şeriftir. |
Alıntı:
Hepimizin ham maddesinin aynı olması aynı şekilde olduğumuzu göstermez.. Hepimiz bir esmanın mazharıyız ve o esma tarafından terbiye görürüz. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:44. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com