Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Zikirlerin / Esmaların Günleri ve Saatleri (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/78885-zikirlerin-esmalarin-gunleri-ve-saatleri.html)

bisabahgunesiii 12.05.23 18:04

Alıntı:

Lyqus Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 541905)
olmazmı olmazmı :):)
o esmanın görevlilerinin gözdesi olursunuz bu yüzden o esmayı okuma tesiriniz katlanır biri 100 kere siz 1 kere okursunuz ama yine iş ihlasta biter bunu unutmamak gerek

Çok sağolun bilgilendirdiğiniz için🌹 Heycanlandım yazınızı okuyunca🥰🌹

Lyqus 12.05.23 18:32

Alıntı:

bisabahgunesiii Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 541914)
Çok sağolun bilgilendirdiğiniz için🌹 Heycanlandım yazınızı okuyunca🥰🌹

sitede bu ilmin çok ehli ocakta doğmuş bir hocamız sürekli buna vurgu yapardı esmayı gününde saatinde okuyun diye

bisabahgunesiii 12.05.23 18:47

Alıntı:

Lyqus Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 541917)
sitede bu ilmin çok ehli ocakta doğmuş bir hocamız sürekli buna vurgu yapardı esmayı gününde saatinde okuyun diye

Hocalarımızın ilmi çok güzel maşallah🌹

fuumaster 16.08.23 23:58

Alıntı:

Lyqus Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 541917)
sitede bu ilmin çok ehli ocakta doğmuş bir hocamız sürekli buna vurgu yapardı esmayı gününde saatinde okuyun diye


Şimdi bir iki şeye değineceğim.
Öncelikle arakdaşın yazdığı gibi hocalarımızın tavsiyesi üzere gününde belirtilen gün ve saate yapmanızı tavsiye derim bende. ancak keeinlik le haram olmayan, hak olan doğru sebeb ve amaç için kulanılmalı. allahın ilim olarka verdiği ancak iyi ye kullnaılması için şart koşulan illimlerden dir havas. haavs ilmi kullandığınızı unutmayınız.

Diğer bir konu. Arkdaşlar söylemiş zaten. kimine hiç gelmez, kmine 10 ayda 1.000 okumada gelir lmi bir defa der bizim 100.000 imizden daha etkilidir. şöyle bir örnke vereceğim. peygamber efendimiz döneminde ordu savaşa gider. savaş kazanılır. mekkeye geri dönerkne şehre girişte tüm ahali gelenleri bekleyip karşılamaktadır orduyu. kimi babasını kimi eşini kimi oğlunu.
neyse bir sahabe eşini bekler. sorar peygamber aleyhisselama eşinin nereede olduğunu. efendimiz Allahtan olacakki cevap veremez. eşi şehit düşmüştür. omzunun üstünden arkaya doğru bakar. ama biliniçli am aallah tarafından gayri ihtiyari burasını bilemicem. devam eder yoluna. arkadaından ebu bekir efendimize, peşine hz ömer efendimize ardınca hz ali efendimize gelir aynı soru . hz ali efendimiz hariçi kimse cevap veremez. hepside aynı şekil arkaday doğru bakar. hz ali arkaya doğru bakar ki en son giren şehre kendisidir. o kavl ile " Allah " ama öl bir derki siz anlayın. arkada tozu dumana aktarak gelen bir atlı beliriverir ufukta. Gerikalmışta orduya yetişmeye çalışıyormuş gibi dört nala gelmektedir. atlı. o atlı o şehit düşen sahabedir. Hz ali efendimiz öle bir demişki lafzai şerifi cebraila leyhisselam habver getirmiş. Allah buyuruur ki " iyiki bir defa söyledi. sadece onu kaldırdık yattığı yerden, canlandırdık. ikinici defa söylese idi adım hakkı için ebed müddet tüm şehitleri kaldırırdık. " tasavvufta geçer bu konu dataylıca. nakşibendi şeyhleri ve alimlerce aktarılmıştır.

Diğer bir konu zikir aslen kalbe çekilir ama onunda adabı şekli kişiye göre değişir. aslen kalp söylemedikçe dilin söylediği etki etmez. kalbin dili tastiki onayı esastır. bunu en güzel yolu bir mürşidi kamile iltisap edip tarfi edildiği şekli ile yapmaya çalışmaktır. ancak şahsi bilgileirmden ve tecrübelerimden şunu paylaşıyım. vefk lerde hadim görevlendirme olayuında olduğu gibi iltisablı kişi zikri hakıınca çekemez, acemi vesaire ise o zikir aslen mürşidinin görevlendirdiği işin ehli kişilerce gizlice yapılıverir. kişi kendi yaptığını süşüne dursun. bu her ne kadar konuyla ilgisiz gözüksede zikir söz konusu olduğundan belirteyim istedim.

diğer tarfatan arkadaşın bahsettiği gibi kimi seslii, kimi cehri ( sessiz ) direk kalbe çekilen zikri sever . yaradılış fıtrat ve meşerbine uygun olanı seçer bir şekilde . aslen allahü tealanın nasip ettiğini sever kısaca. bir mürşide iltisap söz konusu ise aynı şekilde kendine uygun mürşidi kamile iiltisap eder vede etmelidir.

işte buradaki celp in etkisi kişinin dilinin ne kadar hakkı ile döndüğüne bağlıdır. kalp onaylarsa dili döner hakikaten, kalp onalylamaz , teredddüt eder veya başka engeller varsa zamana, sayıya bağlıdır iş açıkçası. sayıya dedim ama sayıdan amaç umulur ki rabbisi kişiye zaman ayırıp defalarca zikrettiğinden mütevellit istediğini lutfetsin. bu sadece celp değil elbette istediğimiz, arzuladığımız dualarımız da dahil herşeyde geçerlidir.

dilin dönmeis ile ilgili bir örnke daha verecek olursam. mürşidin birisi allah affetsinler inş. kim olduğunu hatırlamıyorum şuan. acele ile bir yola revan olur. yanında bir talebesi vardır. yetişmek için göl yada deniz üzerinden yürüyerek geçmeleri icap eder. su kenarında durup ürşidi talebesine derki. sürekli durmaksızın " şeyhimin dediği diyesin sudan çıkana kadar" der ve su üstünde yürümeye başlarlar. yolu yarılamakta iken mürid fark eder ki şehhi sürekli " allah " demektedir. Kendisi de başlar allah demeye ama başlar aynı zmaanda azar azar batmaya suya. dizleirne kadar suya gömülmüşken mürşidi döner elinden tutar onu kaldırır ve derki. "sana şeyhimin dediği de demedikmi. neden dilinin dönmediğini söylemeye çalışırsın... "

Lyqus 17.08.23 03:45

Alıntı:

fuumaster Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 558492)
Şimdi bir iki şeye değineceğim.
Öncelikle arakdaşın yazdığı gibi hocalarımızın tavsiyesi üzere gününde belirtilen gün ve saate yapmanızı tavsiye derim bende. ancak keeinlik le haram olmayan, hak olan doğru sebeb ve amaç için kulanılmalı. allahın ilim olarka verdiği ancak iyi ye kullnaılması için şart koşulan illimlerden dir havas. haavs ilmi kullandığınızı unutmayınız.

Diğer bir konu. Arkdaşlar söylemiş zaten. kimine hiç gelmez, kmine 10 ayda 1.000 okumada gelir lmi bir defa der bizim 100.000 imizden daha etkilidir. şöyle bir örnke vereceğim. peygamber efendimiz döneminde ordu savaşa gider. savaş kazanılır. mekkeye geri dönerkne şehre girişte tüm ahali gelenleri bekleyip karşılamaktadır orduyu. kimi babasını kimi eşini kimi oğlunu.
neyse bir sahabe eşini bekler. sorar peygamber aleyhisselama eşinin nereede olduğunu. efendimiz Allahtan olacakki cevap veremez. eşi şehit düşmüştür. omzunun üstünden arkaya doğru bakar. ama biliniçli am aallah tarafından gayri ihtiyari burasını bilemicem. devam eder yoluna. arkadaından ebu bekir efendimize, peşine hz ömer efendimize ardınca hz ali efendimize gelir aynı soru . hz ali efendimiz hariçi kimse cevap veremez. hepside aynı şekil arkaday doğru bakar. hz ali arkaya doğru bakar ki en son giren şehre kendisidir. o kavl ile " Allah " ama öl bir derki siz anlayın. arkada tozu dumana aktarak gelen bir atlı beliriverir ufukta. Gerikalmışta orduya yetişmeye çalışıyormuş gibi dört nala gelmektedir. atlı. o atlı o şehit düşen sahabedir. Hz ali efendimiz öle bir demişki lafzai şerifi cebraila leyhisselam habver getirmiş. Allah buyuruur ki " iyiki bir defa söyledi. sadece onu kaldırdık yattığı yerden, canlandırdık. ikinici defa söylese idi adım hakkı için ebed müddet tüm şehitleri kaldırırdık. " tasavvufta geçer bu konu dataylıca. nakşibendi şeyhleri ve alimlerce aktarılmıştır.

Diğer bir konu zikir aslen kalbe çekilir ama onunda adabı şekli kişiye göre değişir. aslen kalp söylemedikçe dilin söylediği etki etmez. kalbin dili tastiki onayı esastır. bunu en güzel yolu bir mürşidi kamile iltisap edip tarfi edildiği şekli ile yapmaya çalışmaktır. ancak şahsi bilgileirmden ve tecrübelerimden şunu paylaşıyım. vefk lerde hadim görevlendirme olayuında olduğu gibi iltisablı kişi zikri hakıınca çekemez, acemi vesaire ise o zikir aslen mürşidinin görevlendirdiği işin ehli kişilerce gizlice yapılıverir. kişi kendi yaptığını süşüne dursun. bu her ne kadar konuyla ilgisiz gözüksede zikir söz konusu olduğundan belirteyim istedim.

diğer tarfatan arkadaşın bahsettiği gibi kimi seslii, kimi cehri ( sessiz ) direk kalbe çekilen zikri sever . yaradılış fıtrat ve meşerbine uygun olanı seçer bir şekilde . aslen allahü tealanın nasip ettiğini sever kısaca. bir mürşide iltisap söz konusu ise aynı şekilde kendine uygun mürşidi kamile iiltisap eder vede etmelidir.

işte buradaki celp in etkisi kişinin dilinin ne kadar hakkı ile döndüğüne bağlıdır. kalp onaylarsa dili döner hakikaten, kalp onalylamaz , teredddüt eder veya başka engeller varsa zamana, sayıya bağlıdır iş açıkçası. sayıya dedim ama sayıdan amaç umulur ki rabbisi kişiye zaman ayırıp defalarca zikrettiğinden mütevellit istediğini lutfetsin. bu sadece celp değil elbette istediğimiz, arzuladığımız dualarımız da dahil herşeyde geçerlidir.

dilin dönmeis ile ilgili bir örnke daha verecek olursam. mürşidin birisi allah affetsinler inş. kim olduğunu hatırlamıyorum şuan. acele ile bir yola revan olur. yanında bir talebesi vardır. yetişmek için göl yada deniz üzerinden yürüyerek geçmeleri icap eder. su kenarında durup ürşidi talebesine derki. sürekli durmaksızın " şeyhimin dediği diyesin sudan çıkana kadar" der ve su üstünde yürümeye başlarlar. yolu yarılamakta iken mürid fark eder ki şehhi sürekli " allah " demektedir. Kendisi de başlar allah demeye ama başlar aynı zmaanda azar azar batmaya suya. dizleirne kadar suya gömülmüşken mürşidi döner elinden tutar onu kaldırır ve derki. "sana şeyhimin dediği de demedikmi. neden dilinin dönmediğini söylemeye çalışırsın... "

ellerine sağlık ağzından bal damlamış ben bunu anlatmaya çalışıyorum biz zikir çekmiyoruz sadece dil ile birşeyler söyleyip vakit ayırıyoruz buna zikir denilemez allah için vakit ayırmadır gerçek zikir allah diyince o rabbin şuanda vile uerle göğü bir etme gücüne sahip olduğunu anlamadır ağız allah der beyin azimeti anlamaya çalışır kalpte allahın güzelliğine aşık olur bu haldeyken kalp bölgesinden hoş bir tad ortaya çıkar bu zikrin lezzetidir eğer zikirin lezzetinden zevk alınmıyorsa zikredilmemeli başka birşey zikredilmeli

vakitler ve sayı konusu pek avamlık iş değil çünki kalp bunlara gider aslında olması gereken eline tesbih alıp kalp ile islahlıca zikretmek heğ ebcede geldinmi durursun başka ayete esmaya geçersin
amaç ebcede ulaşmak veya saat değil ama onlarda olursa iyi olur pastanın süsü gibi diyelim pasta olmadan süsleri koysan ne işe yarar

Yusufiyeli 17.08.23 13:10

Zikir, aynı zamanda tarîkat uygulamalarının en önemli unsurlarından birisidir. Tarîkatlardaki ilk derstir. Zikrin “lisanî zikir”, “kalbî zikir”, “toplu zikir”, “semâ”, “hatm-ı hâce”, “darb-ı esmâ,” “kayamî zikir,” “deverân” gibi şekilleri tarîkatların meydana geliş süreciyle birlikte ortaya çıkmış hususlardır. Zikir ve mûsikî arasında da irtibat kurulmuştur. Dinleme, mûsikî anlamına gelen sema Mevlevîlik tarîkatının zikridir. Ayakta dönerek icrâ edilir. Buna “Mukabele” de denilir.Bugünkü şekliyle semâ, sonraki asırlarda ortaya çıkan bir uygulamadır. Mesela,“Hatm-i Hace” Nakşbendî tarîkatında kişinin şeyhin huzurunda oturarak icrâ ettiği zikirdir. Sessiz yapılır. “Büyük hatme”, “küçük hatme” diye ayrılır. Râbıta ile başlar, duâ ile sona erer. Gözler kapalı olarak yapılır. İntisâbı olmayan iştirak edemez. “Darb-ı Esmâ” ise, Halvetîlerde icrâ edilen zikirdir. Bunun gibi tarîkatların farklı zikir uygulamaları olsa da hepsi özü itibariye birdir.Rabbimiz (c.c.), insanın kendisiyle bütünleşme ve varoluş kazanma hakîkati olan zikrin ehemmiyetini “Siz Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim” (Bakara, 152) ifadesiyle beyan buyuruyor. Mevlânâ, Mesnevî’sinde bu konuyla ilgili şöyle bir hikâye anlatır: Adamın biri her gece Allah’ı zikreder ve bu zikrinden de zevk almaktadır. Bir gece Şeytan ona şöyle vesvese verir: -“Bunca Allah demene karşılık Onun lebbeyk (buyur) demesi nerede? Böyle ne vakte dek “Allah” deyip duracaksın?”Adam bu vesveseden üzülür, eleme düşer, başını yere koyup yatar. Rüyada Hızır (a.s.)’ı yeşiller giymiş olarak görür. Hızır ona:-“Niçin zikri bıraktın? Zikretmekten niye vazgeçtin?” der.-“Lebbeyk” sesi gelmiyor. Kapıdan kovulacağımdan korkuyorum”-Senin “Allah” demen, sana aynı zamanda “lebbeyk” denilmesidir. Senin o derde düşmen, çareler araman kapıya kabul edilmendendir. Her Allah demende sana gizlice “Lebbeyk” (buyur) denilir.”Dolayısıyla insanın arayış içinde olması, âh u fîgan etmesi, ahh çekmesi, zikredebilmesi hep Cenâb-ı Hakkın bir lütfudur. İnsan gidecek başka kapının olmadığını bilerek, bu şuur içinde hayatını sürdürebilmelidir.

Hvs hdm 18.08.23 00:02

Alıntı:

Omt Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 541911)
Ordaki celpten kastım farklı ama esmalarla yapılan celp etki etse bile harama yapıldığında büyük saygısızlık olur eşler arasındaki muhabbeti arttırmak için istisnai durumlarda yapılır diğer türlü hiçbirşekilde celp yapılmamalı

Celb gibi işlemler bazı durumlar haricinde kesinlikle haramdır büyüdür yani…

Ayet esma ve sureler ilede büyü yapılır bunu unutmamak gerekir

Şeriat neden bu ilmin temelidir sanırsın

Geri döndürme celb yok heybetli olmak sevilmek saygı görmek
İtaat gibi bir çok şey helal gibi anlatılıyor farklı isimler konularak bunlar bü-yü-dür.!

Omt 19.08.23 13:22

Alıntı:

Hvs hdm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 558679)
Celb gibi işlemler bazı durumlar haricinde kesinlikle haramdır büyüdür yani…

Ayet esma ve sureler ilede büyü yapılır bunu unutmamak gerekir

Şeriat neden bu ilmin temelidir sanırsın

Geri döndürme celb yok heybetli olmak sevilmek saygı görmek
İtaat gibi bir çok şey helal gibi anlatılıyor farklı isimler konularak bunlar bü-yü-dür.!

Ben aksinimi iddia etmişim güzel kardeşim

Hvs hdm 20.08.23 00:36

Alıntı:

Omt Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 558953)
Ben aksinimi iddia etmişim güzel kardeşim

Sana değil karıştıranlara yazdım kardeşcağzım …
BİLMEYEN HERKESE


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:28.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148