İnsanın özgür iradesi vardır ve fiillerini seçip yapmada bir ölçüde hürdür. Ancak bu seçme özgürlüğü de ona Allah tarafından verilmiştir. ‘’ O dilemedikçe siz dileyemezsiniz’’. İşin sırrı buradadır. Bizim hem seçme ve dileme özgürlüğümüz vardır, hem de bunu bile ancak Allah’ın dilemesiyle yapabiliriz. Yani bizim dilememiz o’nun dilemesine bağlıdır. İşte burası tam da Cebrilikle Kaderiyye’nin temas noktasıdır. Bir taraftan bakarsanız Cebriyyeci, öbür taraftan bakarsanız Kaderiyyeci olursunuz. Necip Fazıl’ın dediği gibi:
Kader, beyaz kâğıda sütle yazılmış yazı
Elindeyse beyazdan gel de sıyır beyazı
Kaderi belki daha güzel anlatan bir örnek; Bilgisayar oyunları olabilir. Oyunu kurgulayıp tasarlayan irade oyuna sınırlı ihtimaller koymuş. Sizin seçme ve uygulamalarınıza göre o ihtimallerden birisi gerçekleşiyor. Eğer iradenizi öbür düğmeye basmakta kullansaydınız sonuç sistemde var olan başka bir durumun oluşmasına sebep olacaktı. Ama hiçbir zaman siz tasarlayanın oyuna yerleştirdiği ihtimallerden dışarı çıkamayacaksınız. Hem önceden yapılmış bir yazılım var, hemde siz ona müdahale edebiliyorsunuz ve yazılım dışına asla çıkamıyorsunuz. Yani sizin iradeniz de arka plandaki o büyük iradeye bağlı.
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|