![]() |
Sizce Salih Hristiyanlar var mıdır ?
Merhabalar çocukluğumdan itibaren bu konuyu düşündüm ama şuan belirli bir süredir yurtdışında yaşıyorum ve bizzat tecrübe etme sahibi oldum.
Burada insanların çoğu alkol,eğlence ve gündelik ilişkilere düşkün aslında dünyanın geneli böyle denebilir ama birkaç kişiyle tanıştım Katolik Hristiyan olduklarını söylediler ve Allah’a ve dinlerine sıkı sıkıya bağlılar kendi kitaplarını uyguluyorlar.Hatta bir kişi ona yaşam amacının ne olduğunu sorduğumda bana dinim ve Allah demişti. Bu tip insanlar için kesinlikle kafirdir yeri cehennemdir diyebilir miyiz ? (Elbette kimse için böyle bir şey demiyorum sadece Hristiyan oldukları için söyledim) Sizin düşünceleriniz neler ? |
Alıntı:
|
Alıntı:
iyi bir insan olmaya calismak elbette ister musluman ister baska sey olsun obur tarafda faydasi bolca dokunur ama musluman olmamanin zarari yaptiklari onca seyden daha agir gelicektir bence |
En’am suresinin 19. ayetinde açıktan açığa onların Peygamberi ve davasının doğruluğunu kendi öz çocuklarını tanıyıp bildikleri gibi tanıdıkları ifade edilmektedir. Bakara suresinde şöyle bir ayet mevcuttur: “Kendilerine Allah katından yanlarında bulunan (Tevrat)ı doğrulayıcı bir Kitap (Kur’an) geldiğinde, daha önce inkâr edenlere karşı yardım isteyip dururlarken o bildikleri (Kur’an) kendilerine gelince onu inkâr ettiler; artık Allah’ın laneti, inkârcıların üzerine olsun.” (Bakara, 89)Bu ayette; Mekki olan A’raf suresindeki 15 7.ayette ifade edilenlere ve Sâf suresinde açıkça anlatılanlara ek olarak Medeni Kur’an’ın bir tasdiki/doğrulaması mevcuttur. Çünkü söz konusu ayette şöyle buyrulmakta: “Meryem oğlu İsa da: “Ey İsrailoğulları! Ben size (gönderilen) Allah’ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmet adında bir Peygamberi müjdeleyici olarak geldim.” demişti.” (Sâf, 6) Bizde bunu tescil için şunu diliyoruz: Gerçekten Kitap ehli olan Yahudi ve Hıristiyanlardan olumlu bir tasdik olmasaydı Kur’an’ın bunu anlatması hiç mantıklı olmazdı. Kur’an’a ve Peygambere daha önce verdiğimiz ayetlerde Kur’an’ın kaydettiği gibi- Mekke’de bilahare Medine’de inanan pek çok Yahudi ve Hıristiyan vardı. Bu yüzden bu tasdik kesin bir kanaatin sonucu olarak ortadaydı. Bütün bunlara rağmen “Nakdu’l-Fıkru’d-dıni”adlı eserinde Sadık El-Azm, Müslümanların Hz. Peygamberin Barnaba İncilinde adının geçtiğini ispata çalışmalarını tutarsızlık ve yersizlikle nitelemektedir. Ama biz, Hıristiyanların bu İncil’i inkâr ettiklerini biliyoruz. Ne var ki Hz. Peygamber Muhammed (s.)’in niteliklerinin bugün bile Hıristiyan ve Yahudilerin ellerinde dolaşan kutsal kitaplarında zikredildiğinin ispatı Barnaba’nın bunları anlatmasına bağlı değildir; çünkü Kur’an bunları anlatmaktadır ve açık açık okunmaktadır. Ehl-i Kitap da bunu doğrulayıp inandı; hak ortaya çıktı; batıl ise yok oldu. Böylece Sadık El-Azm’ın varlığını kabul etmediği, yersiz ve tutarsız bir çaba olarak nitelendirdiği değil de, asıl onun bu çabası, anlamsız, boyutsuz ve yersiz bir saçmalıktır. Gerek Hz. Peygamberin döneminde ve gerekse ondan sonra Hıristiyan ve Yahudi bazı grupların Allah Resulü’nün Peygamberliğini ‘kabul etmemeleri bu anlattıklarımızı çürütmez; çünkü bunların daha başka sebepleri vardır. Bununla beraber Eski ve Yeni Ahid’in birçok bölümlerinde eski ve yeni Müslüman araştırmacıların ortaya çıkardığına göre Hz. Muhammed’in Peygamberliğine ilişkin birçok işaret ve müjde mevcuttur. Nitekim Reşit Rıza Bey’in “El-Menar” adlı tefsirinde, bunlardan alınan pasajlarla seksen kadar müjde zikredilmektedir. Bu işaret ve müjdelerin birçoğunu İbn Kayyım El- Cevzi de “Hıdayeîu’l-Hiyara Fi Ecvibeti’l-Yahud ve’n-Nasara” adlı eserinde söz konusu Eski ve Yeni Ahit’in bölümlerinden yaptığı alıntılarla zikretmektedir.[ Bu Kur’an’dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz, buna inanırlar. Onlara (Kur’an) okunduğu zaman: “Ona inandık, O, Rabbimizden (gelen) gerçek (hak)tır. Zaten biz ondan önce de Müslümanlar idik.” derler. İşte onlara, sabretmelerinden ötürü mükâfatları iki kere verilir; onlar kötülüğü iyilikle savarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler. Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun, Haydi hoşça kalın biz cahiller ile sohbet etmeyi istemeyiz.” derler. (Kasas, 52-55] Ayetler, söz konusu müminlerin asıl Mekke yerlisi olmadıkları, ekonomik, ahlaki ve toplumsal yönden durumlarının iyi olduğu, Mekke kâfirleri veya ileri gelenlerinin onları kınadıkları, onların ise buna aldırmayıp imanlarında sebat ettiklerini hatırlatmaktadır.
|
var tabi benim işte :D
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Nisa Süresi 150-151. Ayetler:’’ Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyenler, “Bir kısmına inanırız ama bir kısmına inanmayız” diyenler ve bunlar arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte gerçek kâfirler bunlardır ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.’’
Bu ayet peygamberlerin hiçbirisine inanmamak şöyle dursun, onlardan bazılarını inkâr etmeyi bile ‘’gerçek kafirlik’’ olarak nitelemekte ve kafirler için de ‘‘alçaltıcı bir azap’’ hazırlandığını beyan etmektedir. Demek ki kurtuluş için peygamberlere (hem de hiçbirisini dışarıda tutmadan) iman etmek şarttır. |
Alıntı:
|
öyle bir şeyin yolu kalıcı olarak ve açılmamacasına kapandı. Çünkü tahrib edildi o din.
|
Müslüman olarak dünyaya geldigimiz icin sükretmeliyiz.
Bencede zamani geldiginde kimin ne olacagini yanliz rabbim bilir, baska kimse bilemez. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Barnabas İncilin’nde çarmıh hadisesi (215-221. Bablardan özetle) şöyle anlatılır:
‘’Askerler Yehudayla birlikte İsa’nın bulunduğu yere yaklaştıklarında, İsa çok sayıda kişinin yaklaştıklarını işitip korkuyla geri çekildi. Ve onbir havari) uyumakta idiler. ‘’ O zaman kuluna gelen tehlikeyi gören Allah elçileri Cebrail, Mikail, İsrafil ve Uriel’e (Azrail) İsa’yı dünyadan almalarını emretti. ‘’Kutsal melekler gelip İsa’yı güneye bakan pencereden çıkardılar. Onu götürüp üçüncü göğe daima Allah’ı tesbih ve takdis etmekte olan meleklerin yanına bıraktılar. ‘’Yehuda herkesin önünden hızlı hızlı İsa’nın yukarı alındığı odaya daldı. Ve şakirtler uyuyorlardı. Bunun üzerine mucizeler yaratan Allah yeni bir mucize daha yarattı. Öyle ki, Yehuda konuşma ve yüz bakımından İsa’ya o şekilde benzetildi ki onun İsa olduğuna inandık. Ve, o bizi uyandırdı. Muallim’in bulunduğu yeri arıyordu. Bunun üzerine biz hayret ettik ve cevap verdik ‘Sen Rab bizim muallimimizsin bizi unuttun mu?’ ‘’O gülümseyerek dedi ‘Şimdi benim Yehuda İskariyot olduğumu bilmeyecek kadar budalaştınız.’ ‘’Ve, o bunu derken askerler girdiler, ellerini Yehuda’nın üzerine koydular, çünkü o her bakımdan İsa’ya benziyordu ‘’Biz Yehuda’nın dediklerini duyup yığınla askeri de görünce delirmiş gibi kaçtık. ‘’Ve, keten beze dolanmış olan Yuhanna da uyanıp kaçtı ve askerin biri kendisini keten bezden yakalayınca keten bezi bırakıp çıplak olarak kaçtı. Çünkü Allah, İsa’nın duasını duymuş ve onbir (havariyi) korumuştu. ‘’Askerler Yehudayı tutup alay ede ede bağladılar. Çünkü o gerçekten İsa olduğunu inkar ediyordu. ‘’Sonra onu suçluları astıkları Kalveri dağına götürdüler ve orada daha çok rezil olsun diye çıplak olarak çarmıha gerdiler. ‘’Yehuda bağırmaktan başka gerçekte bir şey yapmadı; ‘’Allah, suçlunun kurtulup gittiğini ve benim de haksız yere öldüğümü göre göre beni neden terkettin?’’ Kanotik İnciller’de denen resmi İnciller’de çarmıha gerilenin Hz. İsa olduğu ve yukarıdaki sözü onun söylediği nakledilir. (Markos 15. Bab, Matta 27-28. Bablar, Luka 23-24. Bablar; Yuhanna 17-19 Çarmıh olayı anlatıldığı halde Yuhanna incilinde bu cümleler yer almaz.) Barnabas İncili’nin Kilise Hristiyanlığı tarafından yasaklanıp apokrif ilan edilmesinin ardındaki sebep. Hz.Peygamber (s.) gelişini açıkça müjdelemesi (Mesela 17.Bab) ve Hz. İsa’nın çarmıha gerilmediğini nakletmesi gibi İslam’a uygunluklar ihtiva etmesidir. Yukarıya aktardığım pasajlarda da çarmıh hadisesinin Kuran ve Sünnete uygun bir şekilde anlatıldığı açıktır. Şu halde bu hususta bir kısım Hristiyanlarla aynı noktada buluşuyor görüntüsü vermeyelim endişesiyle Kuran ve Sünnet’in hakikatlerini inkar etmek, zedelemek ya da görmezden gelmek bizim imanımıza zarar vermekten başka bir işe yaramaz. |
Alıntı:
|
Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölmeden önce ona (İsa'ya) iman etmiş olmasın. Kıyamet gününde o, onlara şahitlik edecektir.
Nisa suresi 159 Aynı ayet başka bir meal de şöyle ifade edilmiş Andolsun Kitap Ehlinden, (Hz. İsa yeniden gelip, Deccalizmi devirdikten sonra) ölmeden önce Ona (haklılığına ve Allah’ın zafere ulaştırdığına) inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, O da onların (inkârcı Yahudi ve Hristiyanların ve Müslüman geçinen münafıkların) aleyhine şahit olacaktır. |
Benim Hristiyan arkadaşım vardı. Domuz yemezler, alkol içmezlerdi. Bize yemek yapacağı zaman belki içinize sinmez şu parayı alıp bana kendi kasabınızdan et alın, birlikte yemek yiyelim derdi. Eve domuz eti sokmadığı halde bu kadar ince düşünürdü. Kiliseye gitmiyorlardı. Sebebi ise bir gün ayinden çıktıktan sonra papazı geneleve giderken görmüşler, o günden sonra kilise işi bizde son buldu demişlerdi. Aynı evi kullandığımız halde, onun bütün mücevherleri, takıları ortadaydı. Kimse kimsenin eşyasına elini sürmezdi. Onlar bizim doğruluğumuzdan emindi, biz de onların.. Başka geniş bir eve taşındığımızda kadının eşi ağaçtan düştü aylarca hastanede yattı. Kadın yeniden bizim onun evinde kalmamızı rica etti. Eşi de onu yalnız bırakmadığımız için çok güvende hissettiğini söyledi. Kira olarak para bile almadılar. Müslüman gibi yaşayan bir aileydi. Bir gün namaz kılarken uzun uzun seyredip günde beş vakit ibadetin hikmetlerini anlatmamızı istemişti. Çok merhametli, şefkatli, çok temiz, çok cömert bir kadındı. İkisi de rahmetli oldu. İnşallah Allahım onları cennetine almıştır. O zamanlar yeterince dini bilgim olmadığı için tebliğ yapamadım, ailem de çekindi herhalde. Bunu yapmadığım için vebalde kalmış mıyımdır diye de yıllar boyu sorguladım kendimi@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
Alıntı:
imami azam hz. içtihadiyla söyluyorum,cennet icin 1. şart kelimeyi şahadet getirmektir, mümin olmakla müslüman olmak farkli şeyler, kisinin cok iyi, çok dürust, çok namuslu, cok insancil, cok ahlakli olmasiyla,Allah CC boyun egmesi farkli şeyler, 1 tanesi yeni tabirle humanizm, digeri bizim tabirimizle teslim olmak yani islam olmaktir, ve cdnnet icin 1. ve kesin şart islamdir baska sekli baska yolu yok, lsfi sözu eğmeye bukmeye, Allah CC emirlerinide eğip bükmeye tevil etmeye gerek yok, bu emirler kesin ve katidir, insanin yaptigi kanunlar gibi delinmez sündürulmez bukülmez... bu emirler o kadar kati ve serttir ki hanefi fikhi haricinde diger 3 imamin içtihadina göre müslumanim diyipte namaz kilmayan kilmamakta direnen öldürülur, |
İnneddine indallahil islam" "Allah katında tek din İslam'dır" Âl-i İmrân, 3/19.
“Kim, Rab olarak Allah’tan, din olarak İslâm’dan ve peygamber olarak Hz. Muhammed’den razı olursa ona cennet vacip olur.”Müslim, İmâre, 116. “Kim İslam’dan başka bir din arama çabası içine girerse, bilsin ki bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o ahirette ziyan edenlerden olacaktır.” Âl-i İmrân, 3/85. |
Alıntı:
|
Şimdi örneklendiremeyeceğim ama daha önce araştırıp da aklımda kaldığı kadarıyla, bu büyük kitaplar dışında kalan ve diğer peygambere indirilen "sayfa"ların bozulmuş hallerinden kalan parçalarda bile yine peygamber efendimizi müjdeleyen şeyler hala çıkıyor. İndirilen sayfalar önceki kitaplar gibi bozulmuş olmasına rağmen o sayfalarda bile peygamberimize işaretler yinede bir şekilde kalmış.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bizim ailede de zekat konusundan etkilenip müslüman olan var, henüz olmayan da var. Allah herkesi hidayete eriştirsin. Kızların müslüman oldu, sen hâlâ neyi bekliyorsun diyemiyorsun. Çok bilgi sahibi oldum @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam. Allah razı olsun. Burda daha çok öğreneceğim şeyler var, hissediyorum.
Alıntı:
|
Ve men lem yû’min billâhi ve resûlihî fe innâ a’tednâ lil kâfirîne saîrâ(saîren).
Kim Allah’a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkârcılar için alevli bir ateş hazırladık. (Fetih suresi 13.ayet) |
Salih hristiyan varsa bozuk yolda oldugunu anlar ve müslüman olur.
|
Kadir Gecesi Hocanın arkasında namaza duran ortodox hristiyan gördü bu gözler
Lailaheillallah diyen kardeşim derim geçerim bu sümüklü haçlı uşağı şizofren fetoculer olmasa bu düşünce rahatça konuşulacaktı Emin olun şeytan bu birlik olmasın diye uğraşıyor düşünsenize tek Allaha inanan şeytana savaş açmış şeriatlarını zamana göre yaşayan milyarlarca insan olduğunu ve kardeş gibi hareket ettiğini Al sana dünyada cennet Olacak bir gün Mahvoldu insanlık bundan çıkarız inş |
Alıntı:
Ama bu şu demek de değildir, onlarla evrensel dünya meselelerinde ortak diplomasi (eşit şartlarda) yapmayalım siyaset yapmayalım Türkiye üzerindeki misyon faaliyetlerinin belkemiğini oluşturan ‘Dinlerarası diyalog projesi’nin gerçek amacını anlamak için bu fikrin kurucu ve mimarlarından olan Papa II. Jean Paul 3. binyıldaki Hristiyan dünyası için düşüncelerini üçüncü kişilerden değil, Vatikan’ın resmi internet sayfalarından alıntılamaya çalışalım:“Tüm dünyadaki kiliseyle, Asya kilisesi III. Hristiyan binyılının eşiğini Tanrı’nın başlangıçtan bu zamana kadar yaptığı mucizevi işlere hayret ederek geçecektir ve haçın nasıl I. binyılda Avrupa topraklarına, II. binyılda Amerika ve Afrika’ya ekildiğini kuvvetle bilerek III. Hristiyan binyılında da bu geniş ve önemli kıtada büyük bir inanç hasadının toplanması için dua edebiliriz”. Bu misyonerlik faaliyetlerine destek verilmesi çerçevesinde de Türkiye’de ‘Dinler Arası Diyalog ve Hoşgörü’ projesi gündeme gelecekti. Bu çalışmaları yapan topluluk ilk defa 1962'de bu konuyu görüşmek için toplanmıştı. Daha sonraki toplantılarla da misyonerlik faaliyetinin bir parçası olmak üzere ‘Diyaloğa’ önem verilerek devam ettirilmesi kararlaştırıldı. II. Paul'ün 1991 yılında ilan ettiği ‘Redemptoris Missio’ (Kurtarıcı Misyon) isimli genelgesinin ‘Diğer dinlerden kardeşlerle diyalog’ başlığında (55. bölüm) aynen şöyle demekteydi:"Dinler Arası Diyalog, Kilise'nin bütün insanları Kilise'ye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır...Bu misyon aslında Mesih'i ve İncil'i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir…Kurtuluş Mesih’in vasıtasıyla gelir; Dinlerarası diyalog Evanjelist misyondan vazgeçmek demek değildir" Daha ilginci ilerleyen diyalog sürecinde Roma Dinlerarası diyalog başkanı kardinal Reuters’in nakliyle Jean-Louis Tauran, Fransız Katolik La Croix gazetesine şu skandal demeci verecekti:"Müslümanlar Kur’an’ın derinlemesine tartışılabileceğini Allah kelamı olarak dikte ettirilerek yazıldığını söyledikleri için kabul etmiyorlar.. Böyle bir mutlak yorum ile inancın içeriğini tartışmak zordur.. Müslümanlar Kur’an-ı Kerim’i kelimesi kelimesine Allah kelamı olduğuna inanıyorlar hâlbuki birçok Hristiyan tanrıbilimci ve bazı Müslüman aydınlar da kutsal metinlerin ilahi ilhamla yazılan ve meydan okunabilen ve tekrar yorumlanabilen insan yapıtı olarak kabul ediyor.” Tauran’a göre diyalog için ön şart Kur’an-ı Kerîm’in (hâşâ!) Allah kelamı olmadığını tartışabilmekti. Aksi takdirde bu, diyalog için tartışma önünde engel olarak kalacaktı! Bu verdiğim bilgiler ışığında bir değerlendirme yapılacak olursa ülkemizde maruz kalınan diyalog akımının aslında bir Vatikan misyon projesi olduğu, Müslümanlardan taviz olarak da öz inançlarının istendiği görülmektedir. |
Kapteki iman Allah'a bağlılık olmadı sürece istediği kadar ALLAH var desinler. iman etmektir mesele Allah'ın evine ( Kalbe ) Allah'u Tealayi almadigin sürece hicbr fayda yoktur onun için insan kendini sürekli sormalı ben neyim amacım ne ne için yaratildim yaratana layikmiyim yeterince iman ediyormuyum buna benzer çok soru var
|
Alıntı:
Bir kişinin mümin olabilmesi Ehl-i Sünnet akidesine göre icmaen ‘’la ilahe illallah Muhammeden Resulullah’’ demesiyle mümkündür.: |
Alıntı:
Yazdığın operasyonlar vardır ayağımızın da altındadır fetöcü şerefsizlerde bunun en büyük aparatıydılar denediler zaten tepelerine çöktük her daimde onlar çökecekler zira şeytanın müritleri onlar aslada kazanamayacaklar. Kardeşim; Dinde reform olmaz dinlerarası diyalog da olmaz, Cümle semavi dinler islamdır. Tahribatı beni bağlamaz neden çünkü islam anadan babadan doğdum ve Muahmmedi şeriattayım. Bu demek değil ki yahudi şeriatı iptal oldu, sonraki din evvelkini iptal etmedi İptal olan bir şey yok Mükemmeli bizde onların ki mükemmel değil onu diyebilrsin ama nesh etti diyemezsin dersen zaten hesabını verirsin. Diyalog dindarlar arasında olur kimsede bir hristiyanı bir yahudiyi bana sadece hristiyan yada yahudi olduğu için düşman gösteremez Lailaheillah diyende kardeşim olup Muhammedi şeriatla nasiplenmesi için dua ederim. Cennet de babamın malı değil Allah CC hazretlerinin. Oraya kimi alır kimi almaz onun bileceği iş, eğer buna karar veren birisi varsa ağzının ortasına kürekle vurur geçerim zira "Ey kızım Fâtıma! Babam peygamber diye sakın güvenme. Rabb’ine karşı kulluk vazifeni yap. Allah’ın rahmeti olmadan ben de bir şey yapamam.” diyerek herşeyi bağlamış Bize tüm amacımızın imanımızı kabre götürmeyi başarmamızı da istemiştir. Şimdi gelelim mübarek müslüman kardeşlerimize, Eğer sadece kelimei şehadetle bu olacaksa müslüman olanları cenneti baş köşesi için yarattı diğerlerini de cehennem için yarattı e ozaman demez mi o kul "Hani yarabbim senin adaletin", valla açıkçası ben derdim Türkiyede bir müslüman halk varmış hepsi sadece kelimei tevhid getirdi diye izzet ikram cennetin başkösesinde merhametsizlermiş çalar çırparlarmış bankada altın biriktirir faiz yer içerler kuran hafızlarına hususi faiz parası yediren bir halk vardı hatta bunlar dinlerinide benim dinimden üstün sayarak kibirle dolanıyorlardı eeee Rabbim benden ne farkı var ki bunların benide yarataydın orda bende 2 kelimeyle cennete kurulurdum. Nerde senin merhametin demez mi? Vallahi Billahi Tallahi o sıkıntıdan kurtulmak için herşeyi der insan. İman mevzusu açılacak o zaman, " Ey habibim o bedevilere söyle iman ettik demesinler islama girdik desinler" İmanda öyle kolay iş değil. Mümin olmadan cennete giremezsin, birbirinizi sevmeden mümin olamazsın, Eee ben şimdi ben bu ilimsiz kifayetsiz zamanı yaşamayan, teknolojiye düşman, kibirli, çağın gerisinde herkesi kafir gavur gören cenneti tapulu malı sayan bedevinin neyini seveyim. Tek bir şeyi Allah diyor bitti gerisi benden uzak olsun derim. Mevzu sohbet mevzusu derin konu ve birçok sorunun ana kaynağı ama şerefsiz fetöcüler ve işbirlikçileri burdan çok büyük darbe vurdular hatta yetmedi bazı haysiyetsizler kadın erkek camide saf tutmuşlardı vs vs. Ya daha 18 YY ikinci yarısına kadar anadolu toprakları ortodox hristiyanlarla doluydu hemşehrim Osmanlı neden ortodoxları benimsedi çünkü sadece Lailaheillallah da buluşmuşlardı. Dinlerarası diyalog yoktur dinde reform olmaz. Şeriat muhkem ayetleri nettir Kuranın tamamı emirdir imandır. Müteşabih ayetler asra göre fıkıh alimlerimiz cevapları bulmalı vermelidir.Ve bunun ışığında Allah diyen müslümandır dindarlar arasında diyalog olmalıdır hasbi kardeşlik köprüleri kurulmalıdır. Açıkçası hem tarikatlerde hem insanlarda hristiyan ve yahudileri böyle kınayan yargılayan cehennemin başkösesine koyan cennetten nasip vermeyenlerinde Allah belalarını veriyor olarak şahid oldum kardeşim. Banada bu konuyla ilgili muhalefet yapmayın çok sorunu olan varsa dostlarım, hepiniz tarikatten havastan anlıyorsunuz direkt makama sorun Makamın sahibide Peygamber A.S efendimizdir eminimki cevabınızı alacaksınızdır. Ha sonra yarın birgün hesaba çekilirsiniz vay ben görmedim vay ben duymadım derseniz o da sizin bileceğiniz iş o zamanda burda Allahın kuluna bakmadığınız merhameti dilenmek zorunda kalabilirsiniz Hepinizi çok seviyorum Allah muhabbetimizi ilmimizi artırsın şeytanın ve işbirlikçilerinin güçlerini sayılarını azaltsın Şu geçtiğimiz zor zamanlarda Rabbim hepimize merhametiyle muamele etsin yoksa cidden müslümanım iman ettim diyen hiçkimse hiçbirimiz ne Güneydoğudaki terörden ne Suriyeden ne Gazzeden, hele hele Yıllardır açık açık süren şu haçlı seferine karşı koyamamak nedeniyle hiçbirşeyin hesabını veremeyecek durumdayız. Bunlara çanak olan neden olan ve işini layıkıyla yapamayan devlet memurlarını siyasetçileri sermayedarları altın biriktirenlerden hakikate sessiz kalan ilim sahiplerinide başımızdan yanımızdan defedip göndersin bıktık artık bu cehalet ve merhametsizlikten |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
bir kac fikir haric cogu yerde sapla samani, hak ile batili birbirine karistiran hic temeli olmayan fikirler bunlar, yanlislarin cogundan cevap vermek bile gereksiz cunku aciklama ve ispat icin cok yazmak gerekir, Allahin verdigi nefesi bosuna harcamaya gerek yok diye yazmiyorum... |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bu tartışmaların kaynağı Bakara 62. Ayettir: ‘’ Sözde iman edenlerden, yahudilerden, Hristiyanlardan ve sabiîlerden kim Allah'a ve âhiret gününe inanıp sâlih amel işlerse, işte onların Rableri yanında mükâfatları vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzûn da olmayacaklardır.’’ Bakara 62. Ayetteki mana ve mesajın mensuh olduğunu İbn Abbas ifade etmektedir. Ali İmran suresi 85. Ayetteki :’’Kim Allah’a teslimiyetten (İslam) başka bir din ararsa onun dini kabul edilmeyecektir.’’ İfadesiyle nesholunmuştur.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Rivayetteki muhteva dikkate alındığında Bakara Suresi 62. Ayetin fetret devrinde, yani hak dine davetin kesintiye uğradığı dönemde yaşayıp ölmüş insanların Allah’a ve ahiret gününe iman etmek ve salih ameller işlemek şartıyla uhrevi sorumluluktan kurtulacaklarını ifade ettiği ortaya çıkar senin de işaret ettiğin gibi. |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:32. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com