Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Sadece bir kişinin söylemi ile birlikte bir ilme haramdır demek ne kadar doğru?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 02.01.24, 19:32
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,944
Forum Puanı: 1692
Etiketlendiği Mesaj: 573 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
mekan58 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hz Musa a.s. ın tur dağındaki istediği mesela ve oraya tecelli edilme hadisesi mesela. Üstelik ayetle anlatılıyor. hikaye değil.
Şunu anlatmaya çalıştım kardeşim Mesela Ahmed b. Hanbel ve Ebu Said ed-Darimi gibi Ehl-i hadis alimleri Enam suresi 18. Ayet Secde suresi 5. Ayet Mearic suresi 3-4. Ayetler Mülk süresi 16. Ayetteki men fi’s-sema ifadesi ile bazı hadislerden hareketle Allah’ın gökte olduğunu savunmuş bu arada O’nun her yerde hazır ve nazır olduğundan söz edenleri Cehmilik ve zındıklıkla suçlamışlardır.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01.01.24, 09:54
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,944
Forum Puanı: 1692
Etiketlendiği Mesaj: 573 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Kafama göre sesli düşünüyorum kimseye cevap yazmıyorum. Ters cevap yazan olursa anladığı dilden misliyle cevap veririm. ‘’Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.’’ Bu âyet açıkça göstermektedir ki, Kur'an-ı Kerim Allah'ın koruması altındadır ve kaybolmaksızın, en ufak bir tahrife uğramaksızın kıyamete kadar aslı devam edecektir.
Fakat bazı Hadis kitaplarında Kuran ile tenakuza düşen cümleler var mesela Müslim Zekat 39 bahiste şöyle bir rivayet var: Sözgelimi Ebu Musa el-Eşari şöyle demektedir: ‘’Biz kuran’da uzunluk ve şiddet bakımından Bera’eh süresine benzettiğimiz bit sure okurduk, o bana unutturuldu. Yalnız onun: ‘’ademoğlunun iki vadi dolusu malı olsa üçüncüsnü ister, ademoğlunun karın boşluğunu ancak toprak doldurur’’ ayeti hatırımda kaldı. Yine biz uzunlukta Müsebbihattan (Sebbih ile başlayan) birine benzettiğimiz bir sure okurduk. Baş tarafı ‘’sebbeha lillahi ma fi’s-semavati’’ idi . O da bana unutturuldu. Sadece ‘’ey inananlar yapamayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz, sonra boynunuza tanık yazılır, kıyamet günü ondan sorulursunuz ayeti aklımda kaldı. Hadis kitaplarında her yazılanı tahkik ve tetkik etmeden ya da tahkik ve tetkik eden alimlerin görüşlerine bakmadan değerlendirmek bizi sıkıntıya sokar. Bu örnekleri çoğaltırım.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 01.01.24, 10:32
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,934
Forum Puanı: 11070
Etiketlendiği Mesaj: 5472 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kafama göre sesli düşünüyorum kimseye cevap yazmıyorum. Ters cevap yazan olursa anladığı dilden misliyle cevap veririm. ‘’Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.’’ Bu âyet açıkça göstermektedir ki, Kur'an-ı Kerim Allah'ın koruması altındadır ve kaybolmaksızın, en ufak bir tahrife uğramaksızın kıyamete kadar aslı devam edecektir.
Fakat bazı Hadis kitaplarında Kuran ile tenakuza düşen cümleler var mesela Müslim Zekat 39 bahiste şöyle bir rivayet var: Sözgelimi Ebu Musa el-Eşari şöyle demektedir: ‘’Biz kuran’da uzunluk ve şiddet bakımından Bera’eh süresine benzettiğimiz bit sure okurduk, o bana unutturuldu. Yalnız onun: ‘’ademoğlunun iki vadi dolusu malı olsa üçüncüsnü ister, ademoğlunun karın boşluğunu ancak toprak doldurur’’ ayeti hatırımda kaldı. Yine biz uzunlukta Müsebbihattan (Sebbih ile başlayan) birine benzettiğimiz bir sure okurduk. Baş tarafı ‘’sebbeha lillahi ma fi’s-semavati’’ idi . O da bana unutturuldu. Sadece ‘’ey inananlar yapamayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz, sonra boynunuza tanık yazılır, kıyamet günü ondan sorulursunuz ayeti aklımda kaldı. Hadis kitaplarında her yazılanı tahkik ve tetkik etmeden ya da tahkik ve tetkik eden alimlerin görüşlerine bakmadan değerlendirmek bizi sıkıntıya sokar. Bu örnekleri çoğaltırım.
abi cok uzun zamandır arastiririm hala bir sonuca varamadim, eşari ve maturidi konusunda, hanefi olarak hep su denir; amelde imami azama, itikadda maturidiye bagliyiz diye,
imami azamin itikadinda eksik mi var, hata mi va ki itikadda maturidi oluyoruz,
4 imamdan 3 ü hadis ehliyken, imami azam hem hadis hem rey ehli olmasina ragmen itikadinda bozukluk mu varki maturidiye bagli oluyoruz

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 01.01.24, 13:05
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,944
Forum Puanı: 1692
Etiketlendiği Mesaj: 573 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
abi cok uzun zamandır arastiririm hala bir sonuca varamadim, eşari ve maturidi konusunda, hanefi olarak hep su denir; amelde imami azama, itikadda maturidiye bagliyiz diye,
imami azamin itikadinda eksik mi var, hata mi va ki itikadda maturidi oluyoruz,
4 imamdan 3 ü hadis ehliyken, imami azam hem hadis hem rey ehli olmasina ragmen itikadinda bozukluk mu varki maturidiye bagli oluyoruz
Güçlü bir mantık ve keskin bir zekaya sahip bulunan Ebu Hanife İslam’ın zuhurundan kendi dönemine kadar bir asra yakın bir zaman geçmesine rağmen itikadi alanda oluşan bilgileri yeterli ve sistematik görmüyordu. O bu noksanı telafi etmek için Kuran ve sünnetin ortaya koyduğu ana kuralları tasnif ve tertip etmeye girişmiş bu çalışmanın sonucu olarak elde ettiği bilgileri çeşitli ilim adamları ile Havariç, Şia, Dehriye ve Kaderiye’ye mensup kişilerle tartışmış bu amaçla yirmiden fazla Basra seyahati yapmıştır. Onun akaid alanındaki bu fikri faaliyetleri kendi öğrencileri tarafından muhtelif risaleler halinde rivayet edilmiştir.
Ebu Hanife’nin bu görüşleri daha sonra ehl-i sünnetin itikadi konullardaki önemli ekollerinden biri olan Maturidiler tarafından benimsenmiş ve bu mezhep onun fikirleri üzerine bina edilmiştir.
Ebu Hanife’nin itikadi konulardaki çalışmaları İslam hukukuna katkılarından geri kalmamasına rağmen literatürde onun bu yönü fakihliği kadar işlenmemiştir. Halbuki onun risaleleri daha sonra kaleme alınmış kelam kitaplarının birçoğunda rastlanmayan fikri derinliğe sahiptir. Bence Ebu Hanife’nin kelamcılığına az yer verilmesi literatür açısından bir eksikliktir.
17. yüzyıl Osmanlı alim ve bürokratlarından Beyazizade Ahmet Efendi de ifade ettiğim bu kanaati taşıdığı için. Ebu Hanife’nin inanç sistemini ve düşünce dünyasını ortaya koymak üzere çalışma içine girmiş ve eserlerinden derleyip, konularına göre tertip ederek el-usulul-münifelil-İmam Ebu Hanife adıyla bir telif meydana getirmiştir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 01.01.24, 14:27
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,934
Forum Puanı: 11070
Etiketlendiği Mesaj: 5472 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Güçlü bir mantık ve keskin bir zekaya sahip bulunan Ebu Hanife İslam’ın zuhurundan kendi dönemine kadar bir asra yakın bir zaman geçmesine rağmen itikadi alanda oluşan bilgileri yeterli ve sistematik görmüyordu. O bu noksanı telafi etmek için Kuran ve sünnetin ortaya koyduğu ana kuralları tasnif ve tertip etmeye girişmiş bu çalışmanın sonucu olarak elde ettiği bilgileri çeşitli ilim adamları ile Havariç, Şia, Dehriye ve Kaderiye’ye mensup kişilerle tartışmış bu amaçla yirmiden fazla Basra seyahati yapmıştır. Onun akaid alanındaki bu fikri faaliyetleri kendi öğrencileri tarafından muhtelif risaleler halinde rivayet edilmiştir.
Ebu Hanife’nin bu görüşleri daha sonra ehl-i sünnetin itikadi konullardaki önemli ekollerinden biri olan Maturidiler tarafından benimsenmiş ve bu mezhep onun fikirleri üzerine bina edilmiştir.
Ebu Hanife’nin itikadi konulardaki çalışmaları İslam hukukuna katkılarından geri kalmamasına rağmen literatürde onun bu yönü fakihliği kadar işlenmemiştir. Halbuki onun risaleleri daha sonra kaleme alınmış kelam kitaplarının birçoğunda rastlanmayan fikri derinliğe sahiptir. Bence Ebu Hanife’nin kelamcılığına az yer verilmesi literatür açısından bir eksikliktir.
17. yüzyıl Osmanlı alim ve bürokratlarından Beyazizade Ahmet Efendi de ifade ettiğim bu kanaati taşıdığı için. Ebu Hanife’nin inanç sistemini ve düşünce dünyasını ortaya koymak üzere çalışma içine girmiş ve eserlerinden derleyip, konularına göre tertip ederek el-usulul-münifelil-İmam Ebu Hanife adıyla bir telif meydana getirmiştir.
abi iste imami azamin bu derinliginden dolayi ben kendimi hem amelde hem itikadda ebu hanife cizgisinde göruyorum...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 01.01.24, 14:34
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 09.11.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 356
Forum Puanı: 46
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
abi iste imami azamin bu derinliginden dolayi ben kendimi hem amelde hem itikadda ebu hanife cizgisinde göruyorum...
Abi imamı azam fetva verirken hadisi mi kullanacsk reye goremi verecek nasıl karar vermis

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 01.01.24, 14:46
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,944
Forum Puanı: 1692
Etiketlendiği Mesaj: 573 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
abi iste imami azamin bu derinliginden dolayi ben kendimi hem amelde hem itikadda ebu hanife cizgisinde göruyorum...
Eyvallah doğru söylüyorsun kardeşim.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 01.01.24, 11:55
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,944
Forum Puanı: 1692
Etiketlendiği Mesaj: 573 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bir televizyon kanalında Medyum Keto’yu dövmesi ile tanınan Medyum Memiş Aksiyon Dergisinden Ahmet Andıç’ın sorularını yanıtlamış ve kendisi ile yapılan röportajda şu bilgilere yer vermişti; “Cinlerle bir insanın beynine hükmetmek kolaydır. Ben istesem bir insanı anne ismi ve kendi ismi olduktan sonra istediğim gibi yönlendirebilirim. Ama bunlar caiz değil. İsrail ve Amerika’da yaygın bu.” Aynı şekilde devlet nezdinde de kullandıkları konuya vakıf pek çok otorite tarafından da kabul edilmektedir. Örneğin İsrail, Lübnan işgaline giriştiği sıralarda oldukça zorlanmış ve teknik anlamda başarısız olmuştu. İsrailli bir askeri yetkili ise “Ummadık bir şekilde, istihbarat sağlayamadık, bu çok şaşırtıcı” şeklinde bir açıklamada bulunmuştu. Ne demekti şimdi bu? Teknolojik istihbarat anlamında Lübnan’dan on gömlek ileri olan İsrail nasıl olmuştu da istihbarat sağlayamamıştı? Bunun tek cevabı vardı o da teknolojik değil metafizik istihbarattı ve Lübnan Kur’an ayetleri ile cinlere hükmeden birçok ulama doluydu ve karşı duruş sergilemişlerdi.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 02.01.24, 10:17
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,944
Forum Puanı: 1692
Etiketlendiği Mesaj: 573 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alim alimde alimler arasında mazide birçok sıkıntı hasıl olmuş. Eşariye ve Maturidiye göre kelam-i lafzı mahluk kelam-i nefsi gayr-ı mahluktur. Yani Kuran’ın lafzı ve sözü mahluk ama manası kadimdir. İmam Ahmet ve İshak b. Raheveyn gibi hadis ve selef alimleri ‘’Kuran’ın lafzı mahluk denilmesini caiz görmezlerdi. Hatta bazı Hanbeliler bu sözü küfür sayarlardı (İzmirli İsmail Hakkı Yeni ilm-i Kelam 2. Cilt sayfa 117) İmam-ı Azan ‘’Lafzına bil Kuran mahluktur (Kuranı okurken söylediğimiz sözler mahluktur…) dediği için Hanefiler Hanbelilere ters düşmüşlerdir.
Kadiriye tarikatının kurucusu olan Abdulkadir Geylani diyor ki:. ‘’Men kale lafzi bi’l-Kuran fehüve kafirün billah’’ (Bir kimse Kuran’ın lafzı mahluktur derse Allah Teala’yı inkâr etmiş olur) Böylesi ile sohbet edilmez, birlikte yemek yenilmez, evlenilmez komşu bile olunmaz. Aksine bu gibi kişiler terk edilir. Küçümsenir ardında namaz kılınmaz. Şahitlikleri kabul edilmez. Nikahta velayetleri muteber tutulmaz. Öldüklerinde cenaze namazları kılınmaz. Böyle birisi yakalanırsa tıpkı irtidat eden bir kimse gibi üç kere tevbeye davet edilir. Tevbe etmezse katledilir. İmam Ahmed’e bir ‘’Bir kimse Kuran’ın lafzı mahluktur derse ne lazım gelir’’ diye soruldu ‘’kafir olur’’ diye cevap verdi Yine İmam Ahmed ‘’Allah’ın kelamı olan Kuran mahluk değildir ama onun okunması mahluktur! Diyen kafir olur demiştir.
Gavsu’l Azam’ın İmam Azam yani en büyük sûfînin en büyük reyci hakkındaki hükmü budur.
Görülüyor ki Selefiyenin katı ve sert taraftarları Sünni kelamcıları ve hatta mutedil olan ilk Selefileri bile kafir sayan beyanlarda bulunmuşlardır. Bu ifadeler karşısında başta İmam-ı Azam olmak üzere Eşari, Maturidi ve onları takip edenlerin Abdulkadir Geylani gibi sert ve katı görüşlü Hanbeliler nazarındaki yerini tespit ve tayin fazla zor değildir. Eşari ve Maturidi kelamcıların bu nevi dar ve müsamaha tanımaz görüşlere sahip olan aşırı Selefileri yani Hanbelileri, Haşeviye, Mücessime ve Müteşebbiha saymaları fazla şaşırtıcı görülmemelidir. Bu bir etki tepki meselesidir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 02.01.24, 10:48
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,944
Forum Puanı: 1692
Etiketlendiği Mesaj: 573 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Metin tenkitiyle alakalı bir hadis misal vereyim ‘’Ümmetim rahmete mazhar olmuş bir ümmettir onlara ahirette azap yoktur. Kıyamet günü her bir Müslümana Yahudilerden ve Hristiyanlardan bir kişi verilecek ve ona ‘Ey Müslüman bu senin ateşten kurtuluşunun fidyesidir’ denilecektir’’ (Ahmed b. Hanbel Müsned 4.cilt sayfa 408; Ebu Davud, Fiten, 7; İbn mace, Zühd, 34) Hadisin metni bu haliyle oldukça problemlidir. Bir anlamda müsellem ilkelere icma’a aykırıdır. Bu konuda pek çok alim tevil yoluna girmiştir, fakat problemi izale edecek sadra şifa bir şey ortaya konulamamıştır. İşte bu noktada Buhari’nin tutumu dikkate alınmaya değerdir. Buhari’nin değerlendirmesi şöyledir: ‘’Hz. Peygamber’den şefaatle ilgili haberler ve bir topluluğun azap gördükten sonra cehennemden çıkacağına dair hadisler daha çoktur ve daha açıktır.’’ (et-Tarihu’l kebir cilt 1 sayfa 39) Görüldüğü gibi Buhari manasını bilmedik icmaa aykırı hadisi bırakmış manası tanıdık bilindik açık ve net olan hadisleri tercih etmiştir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Allah Razı Olsun inşAllah demek doğru bir temenni midir? Havasokulu ALLAH (c.c) 4 26.10.24 12:41
Senden iyi olmasın demek ne kadar doğru? Lady Hayat Dersleri & Hikayeler 2 26.04.22 10:24
iki kişinin yıldızlarının uyumu Sadece resimlere bakılarak bulunabilir mi Hafzanur Sorularınız 9 20.03.22 16:35
ALLAH c.c seni bildiği yapsın demek ne kadar doğru !!! Ademm Dualar & Dua Kardeşliği 0 29.05.21 11:42
Doğru Seçilmiş Ayakkabılar Kişinin Çakralarını Açar Och Evrensel Enerji Sistemleri 1 14.11.20 22:22


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:28.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com