Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Hiçbir şeyden keyif alamaz oldum, hep bir uyuma isteği var

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 19.05.24, 22:12
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 1638
Etiketlendiği Mesaj: 563 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
osman100 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Konuyu uzatmakla veya uzatmamakla alakalı degil abi fikir alışverişi yapıyoruz Ebû Saîd el-Hudrî’nin (r.a.) işittiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“İblis, Rabbine ‘Senin izzetin ve celâlin üzerine yemin ederim ki ruhları (bedenlerinde) olduğu sürece âdemoğullarını saptırmaya devam edeceğim.’ demiş, Allah da ‘İzzetim ve celâlim hakkı için, onlar af diledikleri sürece ben de onları bağışlayacağım.’ karşılığını vermiştir.” (İbn Hanbel, III, 29)

burdan şöyle bi sonuç çıkabilirmi abi şeytan insanları saptırabiliyor ama Allaha tealada insanlar tövbe ettigi zaman onları affedecegini söylüyor Abdullah b. Mes’ûd’dan (r.a.) nakledildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Âdemoğluna şeytan da melek de yaklaşır. Şeytanın yaklaşması, kötülüğe yönlendirmek ve hakkı yalanlatmak şeklindedir. Meleğin yaklaşması ise iyiliğe yönlendirmek ve hakkı doğrulatmak şeklindedir. Kim böyle (meleğin telkinini) hissederse bunun Allah’tan olduğunu bilsin ve Allah’a hamdetsin. Kim de diğerini (şeytanın vesvesesini) hissederse, taşlanmış ve kovulmuş şeytandan Allah’a sığınsın.” (Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 2)

burda şeytanın vesvesinden Allaha sıgınmamız emrolunuyor Allah bütün insanları ve cinleri huzurunda toplayacağı kıyâmet günü: “Ey cinler topluluğu! Siz insanlardan pek çoğunu yoldan çıkardınız” buyuracak. İnsanlardan cinlere uymuş ve onlarla iyice yakınlık peyda etmiş olanlar da: “Rabbimiz! Doğrusu biz, birbirimizden faydalandık ve böylece bizim için takdir ettiğin sürenin sonuna geldik” diyecekler. Bunun üzerine Allah şöyle buyuracak: “Sizin varacağınız yer ateştir. Allah aksini dilemedikçe, hepiniz orada sonsuza kadar kalacaksıznız.” Şüphesiz senin Rabbin, her işi ve hükmü hikmetli ve sağlam olan, her şeyi hakkiyle bilendir. (En'âm / 128. Ayet)

Siz insanlardan pek çogunu yoldan çıkardınız deniyor ayette
Kardeşim ben Elmalı Hamdi Yazır gibi bir alimin Cin çarpması hususundaki görüşünü aktardım şahsen kendim Elmalı’dan daha büyük alim değilim.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 19.05.24, 22:18
 
Üyelik tarihi: 05.05.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 416
Forum Puanı: 162
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kardeşim ben Elmalı Hamdi Yazır gibi bir alimin Cin çarpması hususundaki görüşünü aktardım şahsen kendim Elmalı’dan daha büyük alim değilim.
bende kuranı kerimden ve peygamberimiz hadislerini aktardım abi kendimde düşüncelerimi yazdım benim için kuran ve peygamberim önce gelir sonra diger alimler hepsine saygım sevgim sonsuzdur hayırlı akşamlar dilerim

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19.05.24, 22:28
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 1638
Etiketlendiği Mesaj: 563 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
osman100 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bende kuranı kerimden ve peygamberimiz hadislerini aktardım abi kendimde düşüncelerimi yazdım benim için kuran ve peygamberim önce gelir sonra diger alimler hepsine saygım sevgim sonsuzdur hayırlı akşamlar dilerim
O zaman alalım elimize Kuran ve Hadisleri fetva verelim. Alimler bunları süzmüş bize aktarmış . Tefsir yazabilmek için birçok ilme vakıf olmak gerekir. Merhum Elmalı Hamdi Yazır ayet ve hadisleri tetkik etmemiş mi? bol kitap oku tavsiye ederim. Google ve YouTube yanıltır.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19.05.24, 22:52
 
Üyelik tarihi: 05.05.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 416
Forum Puanı: 162
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
O zaman alalım elimize Kuran ve Hadisleri fetva verelim. Alimler bunları süzmüş bize aktarmış . Tefsir yazabilmek için birçok ilme vakıf olmak gerekir. Merhum Elmalı Hamdi Yazır ayet ve hadisleri tetkik etmemiş mi? bol kitap oku tavsiye ederim. Google ve YouTube yanıltır.
Abi zaten tefsir ilmine vakıf olmadıgımız için sende nakilcilik yapıyorsun bende sen elmalı hamdi yazardan nakil yapıyorsun bende peygamberimiz hadislerinde söylediklerini buraya nakil ediyorum enbiya 82.ayet meali elmalı hamdi yazarın kendi meali Elmalılı Hamdi Yazır: Onun için dalgıçlık yapan ve bundan başka işler de gören şeytanlardan da onun buyruğu altına verdik. Onların hepsini biz gözetiyorduk.
hz süleyman kıssasında şeytanların ve ifritlerin denizin altından degerli eşyalar çıkardıklarını söylüyor yani burda şu soru dogar maddeye etki edebildiklerine göre maddeye etki edebilen insana etki edermi imam şibli şöyle diyor ? "Cinler, ehl-i imana, daha çok cünüplük ve hayız-nifas hallerinde; abdestsiz, namazsız hayat sürenlere de yine bu hallerde musallat olup, onları değişik şekilde ve değişik seviyede baştan çıkarabilirler. İşlenen her bir günah, şeytan ve habis cinlere açılan bir kapı ve pencere durumundadır. Bilhassa hassas tipler, bozuk ruhlular, duadan ve dualıların atmosferinden uzak lâubali hayat yaşayanlar, çabuk cinlerin tesirine girerler."
yine imam şibliden nakil ediyorum "Tabii ki, cinlerin hayat sınırlarını ve hukuklarını ihlal ve besmele çekmeden evlerini ve yurtlarını işgal de cinlerden zarar görmede mühim faktörlerdir. Bu yüzden Efendimiz (s.a.v), bize pis yerlere girerken dua etmemizi öğretiyor ve onların bulundukları mezbelelik, çöplük, hamam, otluk, hela ve hatta kabirlerde namaz kılmamızı yasaklıyor. Evet Efendimiz (s.a.v), helaya girerken, “Allahümme innî eûzü bike mine’l-hubsi ve’l-habais.” dememizi öğretiyor, hayatımızın her safhasında dualı olmamızı, bu kabil zararlı oklara hedef olmaktan korunmamızı temin edecek bir kale ve kalkan sayılabilecek temiz muhitlerde bulunmamızı, temiz insanlarla düşüp kalkmamızı, dualarla bir atmosfer oluşturmamızı ve ibadetle korunmamızı emrediyor."

Ben hiç bir alim ve müfessir arasında itilaf aramıyorum abi bir alime odaklanıp kalmıyorumda bir konuda bir çok kaynak ve birçok müfessirin konular hakkında neler söylediklerine bakıyorum kaldıki bazı alimler her konuda birbirlerine uymamıştır bunun yanında çogunluk baz alınmıştır

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19.05.24, 23:02
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 1638
Etiketlendiği Mesaj: 563 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
osman100 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Abi zaten tefsir ilmine vakıf olmadıgımız için sende nakilcilik yapıyorsun bende sen elmalı hamdi yazardan nakil yapıyorsun bende peygamberimiz hadislerinde söylediklerini buraya nakil ediyorum enbiya 82.ayet meali elmalı hamdi yazarın kendi meali Elmalılı Hamdi Yazır: Onun için dalgıçlık yapan ve bundan başka işler de gören şeytanlardan da onun buyruğu altına verdik. Onların hepsini biz gözetiyorduk.
hz süleyman kıssasında şeytanların ve ifritlerin denizin altından degerli eşyalar çıkardıklarını söylüyor yani burda şu soru dogar maddeye etki edebildiklerine göre maddeye etki edebilen insana etki edermi imam şibli şöyle diyor ? "Cinler, ehl-i imana, daha çok cünüplük ve hayız-nifas hallerinde; abdestsiz, namazsız hayat sürenlere de yine bu hallerde musallat olup, onları değişik şekilde ve değişik seviyede baştan çıkarabilirler. İşlenen her bir günah, şeytan ve habis cinlere açılan bir kapı ve pencere durumundadır. Bilhassa hassas tipler, bozuk ruhlular, duadan ve dualıların atmosferinden uzak lâubali hayat yaşayanlar, çabuk cinlerin tesirine girerler."
yine imam şibliden nakil ediyorum "Tabii ki, cinlerin hayat sınırlarını ve hukuklarını ihlal ve besmele çekmeden evlerini ve yurtlarını işgal de cinlerden zarar görmede mühim faktörlerdir. Bu yüzden Efendimiz (s.a.v), bize pis yerlere girerken dua etmemizi öğretiyor ve onların bulundukları mezbelelik, çöplük, hamam, otluk, hela ve hatta kabirlerde namaz kılmamızı yasaklıyor. Evet Efendimiz (s.a.v), helaya girerken, “Allahümme innî eûzü bike mine’l-hubsi ve’l-habais.” dememizi öğretiyor, hayatımızın her safhasında dualı olmamızı, bu kabil zararlı oklara hedef olmaktan korunmamızı temin edecek bir kale ve kalkan sayılabilecek temiz muhitlerde bulunmamızı, temiz insanlarla düşüp kalkmamızı, dualarla bir atmosfer oluşturmamızı ve ibadetle korunmamızı emrediyor."

Ben hiç bir alim ve müfessir arasında itilaf aramıyorum abi bir alime odaklanıp kalmıyorumda bir konuda bir çok kaynak ve birçok müfessirin konular hakkında neler söylediklerine bakıyorum kaldıki bazı alimler her konuda birbirlerine uymamıştır bunun yanında çogunluk baz alınmıştır
Kardeşim ben sana iki alimden örnek veriyorum konu cin çarpması bunlar ayet ve hadisleri süzmüşler bizim gibi daha harekesiz Kuran okumaktan aciz insanlara fikir beyan etmişler tekrar yazıyorum.Bu konuda Elmalı Hamdi Yazır’ın ‘’Cin Çarpması’’ hakkındaki görüşü:
‘’…Bunlar insanlık tarihi boyunca aslına vakıf olunamamış gizli sebeplerden meydana gelen bir takım hastalıklar olduğu için cin ve şeytanlara nisbet edilerek ‘Cin çarpması, şeytan çarpması’ denile gelmiştir. Bu tür hastalıkların cin ve şeytana nisbet edilmesi hakikat mı? mecaz mı? meselesi münakaşa konusu olmuştur….’’ (Yazır, hak Dini cilt 2 sayfa 957)
mesela Fahreddin Razi de ; ‘’Mefatihu’l gayb’’ eserinde cin ve şeytanların insanları çarpmaya akıllarını gidermeye kudretlerinin olmadığını kaydetmiş ve onlarda bu güç olsaydı şiddetli düşmanı oldukları insan neslinin çoğunu kendilerine aşırı düşman oldukları alimleri, faziletli kimseleri zahidleri çarpıp delirtmeleri gerekirdi. Halbuki onların bu konuda herhangi bir güçleri yoktur. Kur’an’ın bildirdiğine göre şeytan da ‘’Benim sizin üzerinizde herhangi bir gücüm yoktu’’ (İbrahim suresi ayet 22 ) diye itirafta bulunmuştur.
Sende dersinki ben onlardan daha fazla ilme sahibim katılmıyorum bu kadar basit. Şimdi biz namaz kılarken mesela hanefi mezhebindeysek onun kurallarına riayet etmiyor muyuz? Yoksa ayet ve hadis alıp kendi cüzi bilgimizle fetva mı veriyoruz.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19.05.24, 23:22
 
Üyelik tarihi: 05.05.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 416
Forum Puanı: 162
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kardeşim ben sana iki alimden örnek veriyorum konu cin çarpması bunlar ayet ve hadisleri süzmüşler bizim gibi daha harekesiz Kuran okumaktan aciz insanlara fikir beyan etmişler tekrar yazıyorum.Bu konuda Elmalı Hamdi Yazır’ın ‘’Cin Çarpması’’ hakkındaki görüşü:
‘’…Bunlar insanlık tarihi boyunca aslına vakıf olunamamış gizli sebeplerden meydana gelen bir takım hastalıklar olduğu için cin ve şeytanlara nisbet edilerek ‘Cin çarpması, şeytan çarpması’ denile gelmiştir. Bu tür hastalıkların cin ve şeytana nisbet edilmesi hakikat mı? mecaz mı? meselesi münakaşa konusu olmuştur….’’ (Yazır, hak Dini cilt 2 sayfa 957)
mesela Fahreddin Razi de ; ‘’Mefatihu’l gayb’’ eserinde cin ve şeytanların insanları çarpmaya akıllarını gidermeye kudretlerinin olmadığını kaydetmiş ve onlarda bu güç olsaydı şiddetli düşmanı oldukları insan neslinin çoğunu kendilerine aşırı düşman oldukları alimleri, faziletli kimseleri zahidleri çarpıp delirtmeleri gerekirdi. Halbuki onların bu konuda herhangi bir güçleri yoktur. Kur’an’ın bildirdiğine göre şeytan da ‘’Benim sizin üzerinizde herhangi bir gücüm yoktu’’ (İbrahim suresi ayet 22 ) diye itirafta bulunmuştur.
Sende dersinki ben onlardan daha fazla ilme sahibim katılmıyorum bu kadar basit. Şimdi biz namaz kılarken mesela hanefi mezhebindeysek onun kurallarına riayet etmiyor muyuz? Yoksa ayet ve hadis alıp kendi cüzi bilgimizle fetva mı veriyoruz.
abi cahiliye devrinde insanlar sakat dogan veya akli melaikeleri yerinde olmadan dogan insanlara bu şeytan bu lanetlenmiş gözüyle bakıyorlardı o dönemdeki insanlar bunu böyle nitelendiriyordu kaldıki elmalılı hoca bunun bir tartışma konusu oldugunu hakikatmi mecazmı oldugunun muallakta oldugunu ifade ediyor yorumunda fahreddin razi şeytanların insanları çarpmaya kudreti olmadıgını ifade ediyor ama ayeteki kerimede misal verirken faiz yiyenler için Şeytanın çarptıkları gibi kalkarlar diye misal veriliyor ve zaten bu varlıklar herkeze musallat olamıyor bunu Kuran bize açık açık beyan ediyor kim günah işlerse ona bi şeytan musallat ederiz diyor ayeti kerimede yani kendi günahlarımız sonucunda bu varlıkların bize musallat olma süreci başlıyor oda Allahın izin verdigi ölçüde büyü bile Hak teale dilemezse tesiri olmaz sınav mukabilinde yani bu varlıkların bize mudahil olabilmesi bizden kaynaklanıyor veyahut büyü gibi işlemlerden sonucta bi sınav yaşıycaksak bunlar sebepleri oluyor zaten bunlar herkeze musallat olabilme yetkileri olsa dünyada insan bırakmazlardı Kuran bize açık açık şeytan ve neslinin bize düşman oldugunu beyan ediyor yani bize ellerinden geldikce kötülük yapıcakları alenen ortada Kaldıki hz Eyüp a.s bile musallat olan diger peygamberleri bile yoldan çıkarmaya çalışan bu varlıklar fırsat bulsa bize ne yapmazlar felak ve nas surelerinde insi ve cinsi varlıkların şerrinden Rabbimize sıgınmamız emrolunuyor demek ki bu varlıklar bi şer temsil ediyor ve eski babilde büyünün ilk ortaga çıktıgı yer olan babilde bütün fiziksel hastalıkları insanlar cinlere ve büyüleri baglıyordu büyünün ve Fahreddin raziden bir nakil yaptın bende ondan bir nakil yapayım Büyü yapmak için) düğümlere üfleyen kadınların (ve her sihirbazın) şerrinden...” âyeti, sihirbazların bazı zararlar verebileceğini göstermektedir. Nitekim müfessirlerden Fahreddin er-Râzî ve Ebussuûd Efendi’ye göre bu iki sûrenin nüzûl sebebi, Lebid bin A’sam adındaki yahudinin Resûlullah’a (S A V.) yapmış olduğu sihirdir. Bu sihrin tesiriyle Peygamber Efendimiz hasta olup hastalığı günden güne ziyadeleşir. Cebrâil’in gelip sihri haber vermesi ve bu iki sûreyi getirmesiyle rahatsızlıkları son bulur. Sadece cin den büyüdende degil nazardanda zarar görebilcegimizden bahsediliyor kötü göz ve haset ve son olarak Ebû Said Hudrî (R.A.) Efendimizin Felâk ve Nâs sûreleri ile cin ve nazardan istiaze ettiğini bildirmektedir. Mecnûn ve Sar’alı kimselere dua ettiği ve bu esnada “çık ey Allah’ın düşmanı!” diyerek şeytana hitabettiği mûteber dînî kaynaklarda zikredilmektedir. Yine, sahabeden Ebû Dücâne’nin (R.A.) başına gelenler enteresandır. Şöyle anlatıyor;

“Yatıyordum. Değirmen sesi ve ağaç yapraklarının sesi gibi bir ses duydum. Şimşek gibi bir parıltı gördüm. Başımı kaldırdığımda odanın ortasında, siyah birşey yükseliyordu. Elimle yokladım, kirpi derisi gibiydi. Yüzüme kıvılcım gibi şeyler atmaya başladı.”

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 20.05.24, 06:17
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 1638
Etiketlendiği Mesaj: 563 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
osman100 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
abi cahiliye devrinde insanlar sakat dogan veya akli melaikeleri yerinde olmadan dogan insanlara bu şeytan bu lanetlenmiş gözüyle bakıyorlardı o dönemdeki insanlar bunu böyle nitelendiriyordu kaldıki elmalılı hoca bunun bir tartışma konusu oldugunu hakikatmi mecazmı oldugunun muallakta oldugunu ifade ediyor yorumunda fahreddin razi şeytanların insanları çarpmaya kudreti olmadıgını ifade ediyor ama ayeteki kerimede misal verirken faiz yiyenler için Şeytanın çarptıkları gibi kalkarlar diye misal veriliyor ve zaten bu varlıklar herkeze musallat olamıyor bunu Kuran bize açık açık beyan ediyor kim günah işlerse ona bi şeytan musallat ederiz diyor ayeti kerimede yani kendi günahlarımız sonucunda bu varlıkların bize musallat olma süreci başlıyor oda Allahın izin verdigi ölçüde büyü bile Hak teale dilemezse tesiri olmaz sınav mukabilinde yani bu varlıkların bize mudahil olabilmesi bizden kaynaklanıyor veyahut büyü gibi işlemlerden sonucta bi sınav yaşıycaksak bunlar sebepleri oluyor zaten bunlar herkeze musallat olabilme yetkileri olsa dünyada insan bırakmazlardı Kuran bize açık açık şeytan ve neslinin bize düşman oldugunu beyan ediyor yani bize ellerinden geldikce kötülük yapıcakları alenen ortada Kaldıki hz Eyüp a.s bile musallat olan diger peygamberleri bile yoldan çıkarmaya çalışan bu varlıklar fırsat bulsa bize ne yapmazlar felak ve nas surelerinde insi ve cinsi varlıkların şerrinden Rabbimize sıgınmamız emrolunuyor demek ki bu varlıklar bi şer temsil ediyor ve eski babilde büyünün ilk ortaga çıktıgı yer olan babilde bütün fiziksel hastalıkları insanlar cinlere ve büyüleri baglıyordu büyünün ve Fahreddin raziden bir nakil yaptın bende ondan bir nakil yapayım Büyü yapmak için) düğümlere üfleyen kadınların (ve her sihirbazın) şerrinden...” âyeti, sihirbazların bazı zararlar verebileceğini göstermektedir. Nitekim müfessirlerden Fahreddin er-Râzî ve Ebussuûd Efendi’ye göre bu iki sûrenin nüzûl sebebi, Lebid bin A’sam adındaki yahudinin Resûlullah’a (S A V.) yapmış olduğu sihirdir. Bu sihrin tesiriyle Peygamber Efendimiz hasta olup hastalığı günden güne ziyadeleşir. Cebrâil’in gelip sihri haber vermesi ve bu iki sûreyi getirmesiyle rahatsızlıkları son bulur. Sadece cin den büyüdende degil nazardanda zarar görebilcegimizden bahsediliyor kötü göz ve haset ve son olarak Ebû Said Hudrî (R.A.) Efendimizin Felâk ve Nâs sûreleri ile cin ve nazardan istiaze ettiğini bildirmektedir. Mecnûn ve Sar’alı kimselere dua ettiği ve bu esnada “çık ey Allah’ın düşmanı!” diyerek şeytana hitabettiği mûteber dînî kaynaklarda zikredilmektedir. Yine, sahabeden Ebû Dücâne’nin (R.A.) başına gelenler enteresandır. Şöyle anlatıyor;

“Yatıyordum. Değirmen sesi ve ağaç yapraklarının sesi gibi bir ses duydum. Şimşek gibi bir parıltı gördüm. Başımı kaldırdığımda odanın ortasında, siyah birşey yükseliyordu. Elimle yokladım, kirpi derisi gibiydi. Yüzüme kıvılcım gibi şeyler atmaya başladı.”
‘’Faiz yiyen kimseler ancak şeytanın dokunup çarptığı kimselerin kalktığı gibi kalkarlar. Bu onların ‘Alışverişte faiz gibidir’ demelerinden ötürüdür. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır.’’ (Bakara suresi ayet 275)
Günümüzde Yeryüzünde faiz yiyen tefecilik yaparak insanları sömüren bir yığın kimse mevcuttur. Böyle kimseler bizden önce de mevcut bulunmaktadır. Ancak bunların cin ya da şeytan çarpması gibi bir rahatsızlıkları söz konusu olmadığı gibi sara akıl hastalığı gibi rahatsızlıkları bulunan kimselerin de faiz ile meşgul olmadıkları rızıklarını başka mesleklerde temin ettikleri görülmektedir. Halbuki ayette faiz muamelelerini alış veriş gibi kabul eden kimselerin bu fiillerine bir karşılık olmak üzere şeytan çarpan kimse gibi kalkacaklarına işaret edilmektedir. Oysa bazı kimseler faiz yedikleri rıba muameleleri yaptıkları halde ayette bahsedilen durumla karşılaşmamaktadırlar. O zaman bu durumun dünyada değil Ahirette söz konusu olacağı ortaya çıkmaktadır. Kısacası ayetten faiz yiyen kimselerin Kıyamet Günün’de şeytan çarpmış kimse nasıl kalkarsa öyle haşredilecekleri anlaşılmaktadır. Nitekim ilk devir müfessirlerinden de bu şekilde nakledilmiştir. (Taberi Cami’ul-Beyan 3. Cilt sayfa 102 Razi Mefatiu’l-Gayb 7. Cilt sayfa 89 Muhammed El-Gazâli es sünntü’n-Neveviyye Beyne Ehli’l-Fıkıh ve’l-Hadis sayfa 95)
Bu durumda da bu ayet, akıl hastalıklarının cin ya da şeytan çarpmasından kaynaklandığına dair bir delil olmamaktadır.
Elmalı Hamdi Yazır’ın ‘’Cin Çarpması’’ hakkındaki görüşü ki bende bu noktada duruyorum:
‘’…Bunlar insanlık tarihi boyunca aslına vakıf olunamamış gizli sebeplerden meydana gelen birtakım hastalıklar olduğu için cin ve şeytanlara nisbet edilerek ‘Cin çarpması, şeytan çarpması’ denile gelmiştir. Bu tür hastalıkların cin ve şeytana nisbet edilmesi hakikat mı? mecaz mı? meselesi münakaşa konusu olmuştur….’’ (Yazır, hak Dini cilt 2 sayfa 957) ben zaten bu noktada durduğumu yani merhum Elmalı’nın açıklaması noktasında hadiseye baktığımı ifade edip daha radikal görüş olarak Fahredd Razi’nin görüşünü yazdım. Ayrıca aralarında Şafilerden meşhur Kaffal’ın da bulunduğu bazı İslam alimleri cin ve şeytanların insanları çarpmaya kudretlerinin olmadığını ifade etmişlerdir.
Gelelim Felak ve Nas surelerinin nüzul sebebine bazı alimler bu sürelerin Medine’de nazil olduğunu zira Lebid b. El-A’sam adlı şahsın yaptığı bu büyü olayı Medine döneminde meydana gelmiştir. (Derveze et-Tefsiru’l-Hadis birinci cilt sayfa 199, Subki el-Menhel 8. Cilt sayfa 118) Ancak diğer bazı müfessirler de bu surelerin Mekke döneminde indirildiğini kaydetmektedir. (Derveze et-Tefsiru’l-Hadis birinci cilt sayfa 199) Yine ilave ediyor Hasan, Ata, İkrime, cabir ve Kuveyb’in İbn Abbas’tan rivayetine göre sure Mekki’dir. Salih, Katade ve bir grubun da İbn Abbas’tan rivayetine göre süre Medeni’dir. Fakat surenin Mekki olduğu rivayeti daha doğrudur İbn Cezvi de surenin Mekke’de Fil suresinden sonra indiğini söylemiştir.
Peygamber efendimize yapılan sihir konusunda da merhum Hamdi Yazır’dan iktibas yaparak konuyu noktalayayım. Aslında elimde çok fazla malumat var fakat yazıya aktarmak yani forma yazmak sıkıntılı gözüm çok zorlanıyor ve beni rahatsız ediyor. ‘’….Bu rivayetlerin hepsinin suhhati kabul edildiği takdirde bile, Resulullah’a velev bir an için olsun bir sihir yapılmış olduğuna mutlaka itikadın vücubunu ifade edecek kuvveti haiz değildir. Zira esas itibariyle haber-i ahad hududunu geçmiş değillerdir. Haber-i ahad’ın sıhhati ise itikadın cevazını ifade etse bile vücubunu ifade eylemez. Halbuki bunda itikadın vücubu şöyle dursun, Kur’an’ın nasına muhalif olduğundan dolayı caiz bile olamayacağına kail olanlar vardır. Nitekim İmam Maturidi’den sihir hadisi metruktür çünkü burnda kafirlerin Aleyhisselata ve’sSelam’a meshur demelerinin sıdkı lazım gelecektir Bu ise Kur’an-ı Azimü’ş-şan’ın nasına muhaliftir demiştir.’’ (Elmalı Hamdi Yazır Hak Dini sayfa 6356 dokuzuncu cilt)
Konu ihtilaflı ve uzun. Hadisleri iyi tetkik etmek sağlam kaynakları okumak iktiza eder. Hatta bir ara haşa Felak ve Nas sureleri Kur’an dan mı? meselesi açılmış
a) Sahih rivayetlerde İbn Mesud’un onları Kur’an’dan kabul etmediği nakledilir (Buhari hadis no: 4977; İbn Hanbel, Hadis no: 21189; İbn Ebi Şeybe, Hadis no: 10254)
b) Yine pek çok rivayette bu iki surenin Kur’an’dan oldukları ifade edilir İşte rivayetler:
1. Ukbe b. Amir: Müslim ve Ebu Davud nakletmiştiir (Müslim hadis no: 714; Ebu Davud Hadis no: 1463)
2. Muaz b. Cebel:Said b. Mansur (3,190) nakletmiştir.
a. Münakatıdır. Zira Mekhul, Muaz’dan hadis almamıştır.
b. Ferec b. Fudale’den dolayı da zayıftır.
3. Ebu Mesud: Taberani (Evsai, hadis no: 2679)nakletmiştir. Heysemi’ye göre ricali sikadır.
4. Amr b. Abese: Ebu Yala nakletmiştir. İsnadında meçhul kişiler vardır.
5. Ebu Hureyre: Tayalisi (Müsned sayfa 325) nakletmiştir. İsnadı zayıftır.
6. Bu konuda görüşler ise şöyledir:
a..Bunun İbn Mesud’dan sabit olduğunu tenkit edenler: Ebu Bekir el Enbari. Ebu Bekir el-Bakıllani, İbn Hazm, Razi ve Nevevi bu rivayeti tenkit etmiştir. Neveviye göre batıldır sahih değildir. /el-Mecmu 3. Cilt sayfa 332)
b.Bunun İbn Mesud’dan sabit olduğunu kabul edenler. İbn Kuteybe’ye göre İbn Mesud rukye dua gibi düşünertek Kur2an olmadığını zannetmiştir. Kurtubi’de onun bunları dua gibi zannederek sahabenin icmaına muhalefet ettiğini belirtmiştir. İbn Kesir belki onları Nebi’den işitmedi belki de sonra görüşünden vazgeçti demiştir. Ayni’ye göre bu sahabe arasındaki bir ihtilaftır. Sonra ihtilaf kalkmıştır. İcma hasıl olmuştur. Onların Kur’an’dan olduğunu inkar eden kafir olur.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 19.05.24, 23:25
 
Üyelik tarihi: 05.05.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 416
Forum Puanı: 162
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kardeşim ben sana iki alimden örnek veriyorum konu cin çarpması bunlar ayet ve hadisleri süzmüşler bizim gibi daha harekesiz Kuran okumaktan aciz insanlara fikir beyan etmişler tekrar yazıyorum.Bu konuda Elmalı Hamdi Yazır’ın ‘’Cin Çarpması’’ hakkındaki görüşü:
‘’…Bunlar insanlık tarihi boyunca aslına vakıf olunamamış gizli sebeplerden meydana gelen bir takım hastalıklar olduğu için cin ve şeytanlara nisbet edilerek ‘Cin çarpması, şeytan çarpması’ denile gelmiştir. Bu tür hastalıkların cin ve şeytana nisbet edilmesi hakikat mı? mecaz mı? meselesi münakaşa konusu olmuştur….’’ (Yazır, hak Dini cilt 2 sayfa 957)
mesela Fahreddin Razi de ; ‘’Mefatihu’l gayb’’ eserinde cin ve şeytanların insanları çarpmaya akıllarını gidermeye kudretlerinin olmadığını kaydetmiş ve onlarda bu güç olsaydı şiddetli düşmanı oldukları insan neslinin çoğunu kendilerine aşırı düşman oldukları alimleri, faziletli kimseleri zahidleri çarpıp delirtmeleri gerekirdi. Halbuki onların bu konuda herhangi bir güçleri yoktur. Kur’an’ın bildirdiğine göre şeytan da ‘’Benim sizin üzerinizde herhangi bir gücüm yoktu’’ (İbrahim suresi ayet 22 ) diye itirafta bulunmuştur.
Sende dersinki ben onlardan daha fazla ilme sahibim katılmıyorum bu kadar basit. Şimdi biz namaz kılarken mesela hanefi mezhebindeysek onun kurallarına riayet etmiyor muyuz? Yoksa ayet ve hadis alıp kendi cüzi bilgimizle fetva mı veriyoruz.
Muhammed İbnü’l Hâc el- Tilmisânî Tecrübelerini topladığı Şümusü’lEnvâr adlı kitabının 1329 Mısır baskısında. “Envâü İlâcâti'l- Cin” başlığı altında, cinlerden ileri geldiğini düşündüğü hastalıkları ve bunların çarelerini sıralamıştır. Bu varlıklar 70 gruba ayrılmakta,bunlardan 43’ünün sar’a yaptığı bildirilmektedir. Sar’a dışındaki hastalıklar, görme ve işitme kaybından felçlere, çocuk düşürmekten delirmeye, hatta vücutta çıbanlar çıkarmaya kadar uzanmaktadır

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 20.05.24, 06:26
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 1638
Etiketlendiği Mesaj: 563 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
osman100 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Muhammed İbnü’l Hâc el- Tilmisânî Tecrübelerini topladığı Şümusü’lEnvâr adlı kitabının 1329 Mısır baskısında. “Envâü İlâcâti'l- Cin” başlığı altında, cinlerden ileri geldiğini düşündüğü hastalıkları ve bunların çarelerini sıralamıştır. Bu varlıklar 70 gruba ayrılmakta,bunlardan 43’ünün sar’a yaptığı bildirilmektedir. Sar’a dışındaki hastalıklar, görme ve işitme kaybından felçlere, çocuk düşürmekten delirmeye, hatta vücutta çıbanlar çıkarmaya kadar uzanmaktadır
Bu yazıyı büyük ihtimalle internetten aldın kopyala yapıştır aktardın. Hatırladığım kadarıyla Zafer dergisinde bu yazı vardı ben bir zamanlar Zafer dergisinin abonesiydim. Evimde binlerce Zafer dergisi vardır. Şimdi şurada anlaşalım internet işi bozuyor ben kitaplardan kopyala yapıştır yapmadan yazarak aktarmaya çalışıyorum. Zaten genç değilim zor yazıyorum. bizim oranın tabiriyle hayatın son düzlüklerindeyim. Sana tavsiyem kitaplardan istifade et. Çok farklı kaynakları araştır. Hadisler çok hassas bir sahadır birçok mevzu hadis sirkülasyona tabii tutulmaktadır.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Esma-ül Hüsna ebcedi ve isim ebcedi eklenerek mi okunuyor? samet03 Sorularınız 39 29.07.23 05:44
Bin yıl geçse böyle soru sormazdım.bana değil tanıdığa Lütfen yardım Kgumus Sorularınız 32 13.06.21 20:18
Kardeşinize dua edin lütfen Sadi Dualar & Dua Kardeşliği 12 09.08.20 22:34
nohut büyüsü yapılmış nasıl bozulur lütfen yardım Seyido Sorularınız 17 14.06.20 22:56
Sosyal Medya Tehlikesi ile ilgili yardım lütfen Ya Tevvab Sorularınız 24 06.05.20 00:59


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:07.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com