Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Erkeği kendime nasıl bağlarım?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25.01.24, 20:25
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 1372
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İnsanoğlu modernitenin getirdiği yaşam felsefesini benimsediği oranda kendinden başkasını önemsemeyen, kimse için fedakârlık yapmayan bireyler haline geldi. ‘Özgür yaşayan, kendinden başkasını önemsemeyen, canının istediğini yapan’ bireyler, eş olmanın anlamını yitirdiler. Batılı, çocuğuna, hastalanan eşine bakmayı bir yük gibi gördü. Yaşlanan anne-babasının sorumluluğunu almayarak onlarla devletin ilgilenmesini bekledi.Evlilik, ‘birliktelik’ olarak algılanmaya başlanınca aile bağları git gide zayıfladı ve aile kurumunun yerini birlikte nikâhsız yaşayan çiftler aldı (Bu yüzden Batı ülkelerinde nüfus çok ciddi şekilde gerilemektedir). Bununla da kalınmadı; “İnsan davranışlarını belirleyen, cinsel güdülerdir” denilerek cinsel mutluluk hayatın merkezine oturtuldu. Yaşam amacı, zevklerin tatmini oldu. Evliliğin ve cinsel yaşamın birbirinden ayrı yaşanabileceği düşüncesi ve “İstediğim kişiyle beraber olabilirim” yaklaşımı, açık evliliklere, her iki eşin sevgililerinin olmasına meydan verdi.Romantik duygular ikinci planda kaldı ve erkek egemen kültürün daha çok kadınla birlikte olmasını netice verdi. Ama yaşanan tecrübelerle görüldü ki böylesi ilişki biçimiyle evlilikler yürümüyor ve bu, ‘aldatma’ sayılıyor. Bedeli ise masum çocuklar ödüyor.Çıkar peşinde koşmayı, ideoloji haline getiren modern hayat, aile içine “Ben haklıyım, sen haksızsın” mücadelesini yerleştirdi. Kadın-erkek ilişkisi âdeta kadın-erkek savaşına dönüştü. Feminist yaklaşım da bu mücadeleyi besledi.Sadece eşler arasındaki ilişki zedelenmedi, anne ile çocuk arasındaki bağ da bu söylemden nasibini aldı. “Bebeğin istekleri olabilir, onun çıkarı bu. Senin de isteklerin var, canının istediğini yapacaksın ve bebeğinle ilgilenmeyeceksin” dendi. Bununla da sınırlı kalınmadı, bebeğin hem fizikî hem de ruhsal sağlığı için çok önemli bir yeri olan anne sütü gereksiz gösterilerek sanayi mamalarının daha iyi olduğu vurgusu yapıldı. Bütün bunlar anne ile çocuk arasındaki bağı koparmak için birebirdi.
Hocam bu yazıya ruhumu birakiyorum. Bizim toplumumuz böyle değildi. Ama bu hale getirildi. Ama ben burda nedense bilinç dışı oyunların olabileceğini de düşünüyorum. Her şey nefsten, sapkinliktan olmuyor. Ama enflasyondan tutunda fenomenlere kadar bir çok şey bu duruma alt yapı hazirladi. Topluca okusak, özellikle ilmi nefesi kuvvetli büyüklerimiz bazı şeyleri biraz da olsa rayına koymaya kafi gelir mi? Şahsen ben katılmak isterim..

Konuyu yazan kişi için, konuyuda çok saptirmadan bir şeye denk geldim bahsetmeden geçemeyeceğim.
Bir vakit toplu taşımada seyehat ederken bir telefon yazismasina göz misafiri oldum. Kadın 45 yaşlarında bir erkek ile yazisiyordu. Ben eşi sanıp yalan olmasın kıskandım. Bu yaşta böyle düşkünlük böyle sevgi sözleri çok hoşuma gitti.. muhabbet ilerleyince adamın evli ve iki çocuk sahibi olduğunu ve karısının "kötü" biri olduğunu söyleyerek yasak ilişkilerine de meşru bir ortam hazırlayıp bir güzel vicdanlarini da rahatlattilar. Eminim karısının hiç haberi bile yoktur bu durumdan... Ben ve bir kaç arkadaş daha ağzımız açık şok içinde okuduk yazismalari.. Yaptığımız doğru değildi ama ablamiz göz görmeyince puntoyuda güzelce büyütmüş. Full HD seyirettik.. duraklarda inenler oldu, yerlerine baskalari geldi.. toplumumuzun nasıl da yozlastigina sahit olduk..

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25.01.24, 20:32
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam bu yazıya ruhumu birakiyorum. Bizim toplumumuz böyle değildi. Ama bu hale getirildi. Ama ben burda nedense bilinç dışı oyunların olabileceğini de düşünüyorum. Her şey nefsten, sapkinliktan olmuyor. Ama enflasyondan tutunda fenomenlere kadar bir çok şey bu duruma alt yapı hazirladi. Topluca okusak, özellikle ilmi nefesi kuvvetli büyüklerimiz bazı şeyleri biraz da olsa rayına koymaya kafi gelir mi? Şahsen ben katılmak isterim..

Konuyu yazan kişi için, konuyuda çok saptirmadan bir şeye denk geldim bahsetmeden geçemeyeceğim.
Bir vakit toplu taşımada seyehat ederken bir telefon yazismasina göz misafiri oldum. Kadın 45 yaşlarında bir erkek ile yazisiyordu. Ben eşi sanıp yalan olmasın kıskandım. Bu yaşta böyle düşkünlük böyle sevgi sözleri çok hoşuma gitti.. muhabbet ilerleyince adamın evli ve iki çocuk sahibi olduğunu ve karısının "kötü" biri olduğunu söyleyerek yasak ilişkilerine de meşru bir ortam hazırlayıp bir güzel vicdanlarini da rahatlattilar. Eminim karısının hiç haberi bile yoktur bu durumdan... Ben ve bir kaç arkadaş daha ağzımız açık şok içinde okuduk yazismalari.. Yaptığımız doğru değildi ama ablamiz göz görmeyince puntoyuda güzelce büyütmüş. Full HD seyirettik.. duraklarda inenler oldu, yerlerine baskalari geldi.. toplumumuzun nasıl da yozlastigina sahit olduk..
Kardeşim Feminist akımların temelinde, “Evliliğe ihtiyaç yok!” tarzında bir fikir hâkimdi. Feminist akımlar, evliliğin insanın özgürleşmesine mani olduğunu, insanın evlilik sebebiyle kısıtlandığını düşünmekteydi. İlerleyen zamanlarda “İnsanın biyolojik çıkarının evlilikte mi?” veyahut “Evlilik dışı rastgele ilişkilerde mi?” olduğu üzerine tartışmalar yapılmaya başlandı ve bu soruların cevabı çeşitli çevrelerce arandı. Araştırmalarda Amerika gibi ülkelerde yapılan açık evliliklerin ve rastgele ilişkilerin sonucunda bireylerin mutlu olmadıkları, sık sık sevgili değiştirdikleri ve bu ilişkiler neticesinde doğan çocukların iyi yetişemediği, sevgi yoksunu olduğu ortaya çıktı. Kavramsal olarak açık evlilik, evli bireylerin evli oldukları halde, farklı kişilerle rahatça ve özgürce sevgililik ve cinsellik yaşamalarıdır. Bu evlilik tipinde, görünürde bir aile var olmasına rağmen bireyler birbirlerine karşı sorumluluk duygusu taşımazlar. Uzun vadede düşündüğümüzde, sağlıklı bir evlilik müessesi olmazsa neslin devamı ve sağlıklı yeni nesillerin yetiştirilmesi mümkün değildir. Mesela Kuzey Avrupa’da en önemli problemi, evlilik dışı çocuklar oluşturuyor. Anne ve baba belli; ama kişiler evli değil. Hatta bu oran yüzde 50’nin üzerine çıkmış durumda. O ülkeler bu durumun bir sonucu olarak büyük problemler yaşamaktadır. Son derece sorumsuz, hayatı tanımayan çocuklar yetişmektedir. Özellikle bu gibi ülkelerdeki zararlı alışkanlıkların temelinde bu problem yatmaktadır. Gençlerin yüksek oranda uyuşturucu, eroin ve alkol kullanımı, kaçınılmaz bir sonuç olarak ortaya çıkmaktadır. Şu anda Avrupa ve Amerika gibi ülkelerde aileyi korumak için çeşitli yasalar çıkarılıp komiteler ve komisyonlar kuruluyor. Evrimsel ideolojinin vermiş olduğu anlayış biçiminin yanlış olduğu, geç de olsa anlaşılmaya başlandı. O ülkelerin aydınları “Evlilik, sosyolojik açıdan gerekli imiş” demeye başladılar. İnsanlık, artık büyük bir tehlikenin eşiğinde olduğunu fark edebiliyor. Evlilik dışı, nikâhsız birliktelikler hoş gibi görünüyor, insanın nefsi zevk alıyor; fakat uzun vadede, bu durumun toplumu, ülkeleri, milletleri içinden çıkılmaz problemlerle baş başa bıraktığı ve ilerleyen dönemlerde daha kötü sonuçlarla karşılaşılacağı ortadadır. Bugün hâlihazırda, Almanya, Norveç gibi gelişmiş ülkeler bu dehşetli hatanın faturasını, nesillerinin tükenmesiyle ödüyor. Unutulmamalıdır ki insanın orta ve uzun vadede çıkarı için evlilik müessesesi, insanın yararına ve fıtratına uygun olan bir seçimdir. Bu nedenle tüm kutsal metinler ve semavî öğretilerde evlilik teşvik edilmiştir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 25.01.24, 22:08
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 1372
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kardeşim Feminist akımların temelinde, “Evliliğe ihtiyaç yok!” tarzında bir fikir hâkimdi. Feminist akımlar, evliliğin insanın özgürleşmesine mani olduğunu, insanın evlilik sebebiyle kısıtlandığını düşünmekteydi. İlerleyen zamanlarda “İnsanın biyolojik çıkarının evlilikte mi?” veyahut “Evlilik dışı rastgele ilişkilerde mi?” olduğu üzerine tartışmalar yapılmaya başlandı ve bu soruların cevabı çeşitli çevrelerce arandı. Araştırmalarda Amerika gibi ülkelerde yapılan açık evliliklerin ve rastgele ilişkilerin sonucunda bireylerin mutlu olmadıkları, sık sık sevgili değiştirdikleri ve bu ilişkiler neticesinde doğan çocukların iyi yetişemediği, sevgi yoksunu olduğu ortaya çıktı. Kavramsal olarak açık evlilik, evli bireylerin evli oldukları halde, farklı kişilerle rahatça ve özgürce sevgililik ve cinsellik yaşamalarıdır. Bu evlilik tipinde, görünürde bir aile var olmasına rağmen bireyler birbirlerine karşı sorumluluk duygusu taşımazlar. Uzun vadede düşündüğümüzde, sağlıklı bir evlilik müessesi olmazsa neslin devamı ve sağlıklı yeni nesillerin yetiştirilmesi mümkün değildir. Mesela Kuzey Avrupa’da en önemli problemi, evlilik dışı çocuklar oluşturuyor. Anne ve baba belli; ama kişiler evli değil. Hatta bu oran yüzde 50’nin üzerine çıkmış durumda. O ülkeler bu durumun bir sonucu olarak büyük problemler yaşamaktadır. Son derece sorumsuz, hayatı tanımayan çocuklar yetişmektedir. Özellikle bu gibi ülkelerdeki zararlı alışkanlıkların temelinde bu problem yatmaktadır. Gençlerin yüksek oranda uyuşturucu, eroin ve alkol kullanımı, kaçınılmaz bir sonuç olarak ortaya çıkmaktadır. Şu anda Avrupa ve Amerika gibi ülkelerde aileyi korumak için çeşitli yasalar çıkarılıp komiteler ve komisyonlar kuruluyor. Evrimsel ideolojinin vermiş olduğu anlayış biçiminin yanlış olduğu, geç de olsa anlaşılmaya başlandı. O ülkelerin aydınları “Evlilik, sosyolojik açıdan gerekli imiş” demeye başladılar. İnsanlık, artık büyük bir tehlikenin eşiğinde olduğunu fark edebiliyor. Evlilik dışı, nikâhsız birliktelikler hoş gibi görünüyor, insanın nefsi zevk alıyor; fakat uzun vadede, bu durumun toplumu, ülkeleri, milletleri içinden çıkılmaz problemlerle baş başa bıraktığı ve ilerleyen dönemlerde daha kötü sonuçlarla karşılaşılacağı ortadadır. Bugün hâlihazırda, Almanya, Norveç gibi gelişmiş ülkeler bu dehşetli hatanın faturasını, nesillerinin tükenmesiyle ödüyor. Unutulmamalıdır ki insanın orta ve uzun vadede çıkarı için evlilik müessesesi, insanın yararına ve fıtratına uygun olan bir seçimdir. Bu nedenle tüm kutsal metinler ve semavî öğretilerde evlilik teşvik edilmiştir.
Hocam size katılıyorum. Ülkemizde de evlilik çatısı altında her şeyi yapıyorlar. Bir nevi açık evlilik olmasa da eşine cocuguna karşı sorumsuz ama dışarıdan bakıldığında mutlu bir evlilik gibi görünse de içi boşaltılmış, birbirine saygı ve sevgi beslenmeyen evlilikler var. Hatta sırf sevmiyorum istemiyorum nasıl kurtulurum diyenlerde oldu, eşim boşanmak istiyor nasıl yuvamı kurtarırım diyende oldu. Bizim toplumumuz belki Avrupa seviyesinde yozlaşmadi ama içi çürüdü, boşaltıldı. Ve sanki bir furya halinde oluyor. Bir dalga geliyor herkesde duyuyorum bıktım vs diye. Bir rüzgar esiyor iyiyiz diye. Bilemiyorum. Ama ben çok normal de bulmuyorum. Kendimde yaşadım, duyduklarim, şahit olduklarim da var. Sanki aile bireylerin ayarları ile oynanıyor topluca. Yada bizler zam, enflasyon, tükenmişlik olarak topluca etkileniyoruz.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Celp ve geri getirme Berna Tecrübe Ettikleriniz 10 13.02.25 00:15
geri getirme celbi bodoz Sorularınız 8 18.12.21 06:21
Geri getirme tertibi? Talebe2021 Sorularınız 0 28.07.21 00:52
Sevdiğini Geri Getirme ibo9090 Sorularınız 31 19.07.20 02:12
Geri getirme en etkilisi kadirGebze Sorularınız 5 27.05.20 02:02


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:24.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com