Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Her bidat delalet midir ? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/87998-her-bidat-delalet-midir.html)

La Tahzen12 19.01.24 14:01

Her bidat delalet midir ?
 
Selamun aleyküm farza sünnete yardım eden bidatlar da delaletmidir misal tesbih zikir çekmeye yardımcı

Fakat ezanın operlorle okunması bant kaydından okunması çirkin bidat olarak görülmüş. ezan sesini dünyaya duyurmak farz değil farz veya sünnet olan Her mahallede yüksek biyere çıkıp çıplak sesle okumak okuduğum kitaplarda çirkin bidat ve amele hizmet eden ne ad altındaydı hatırlamıyorum bidat mubah diyorlardı

Bidatın delalet olup olmadığını nasıl anlarız Vesselam

imas 19.01.24 14:21

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587330)
Selamun aleyküm farza sünnete yardım eden bidatlar da delaletmidir misal tesbih zikir çekmeye yardımcı

Fakat ezanın operlorle okunması bant kaydından okunması çirkin bidat olarak görülmüş. ezan sesini dünyaya duyurmak farz değil farz veya sünnet olan Her mahallede yüksek biyere çıkıp çıplak sesle okumak okuduğum kitaplarda çirkin bidat ve amele hizmet eden ne ad altındaydı hatırlamıyorum bidat mubah diyorlardı

Bidatın delalet olup olmadığını nasıl anlarız Vesselam

mahalleler eski mahalle degil devasa şehirler gibi, binalar eskiler gibi 1-2 katli degil , en kisasi 15 metre
hoparlorsuz hangi ezani hangi sesle kime duyuracaksin
hoparlorden ezanin bidat ildugunu soyleyenin delili nedir?

La Tahzen12 19.01.24 14:41

Enerji dönüşümünden meydana gelen, bir aletin metalik sesidir. Metalik sesle, namaz kılınmaz, ezan okunmaz ve başka ibadet de edilmez. Hem dine aykırıdır, hem de bid’at olur. Hadis-i şerifte de, (Her bid'at sapıklıktır ve her sapık da Cehennemdedir) buyuruluyor. (İbni Asakir)

ulucayto 19.01.24 14:45

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587335)
Enerji dönüşümünden meydana gelen, bir aletin metalik sesidir. Metalik sesle, namaz kılınmaz, ezan okunmaz ve başka ibadet de edilmez. Hem dine aykırıdır, hem de bid’at olur. Hadis-i şerifte de, (Her bid'at sapıklıktır ve her sapık da Cehennemdedir) buyuruluyor. (İbni Asakir)

bağnaz ve yobazca bir görüş dikkate almamislam ı teknolojiden mahrum bırakmaya çalışmak bana görede sapkınlıkdır ve müslüman kesime zarardır

La Tahzen12 19.01.24 14:47

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587332)
mahalleler eski mahalle degil devasa şehirler gibi, binalar eskiler gibi 1-2 katli degil , en kisasi 15 metre
hoparlorsuz hangi ezani hangi sesle kime duyuracaksin
hoparlorden ezanin bidat ildugunu soyleyenin delili nedir?

Kur’ân-ı kerîmi ve ezânı ho-parlör ile okumak bid’atdir. Çünki, ses çıkarmak için kullanılan cansız cismlere (Mizmâr) , çalgı denir. Gök gürlemesi, top, tüfek, baykuş, papağan, ses çıkarıyorlar ise de, çalgı değildirler. Ses çıkaran eğlence âletleri, davul, dümbelek, zilli maşa, ney, kaval, ho-parlör, hep çalgı âletidir. Çalgı, kendiliğinden ses çıkarmaz. Ses çıkarmaları için, ya’nî kullanılmaları için, davul tokmağını gergin deriye vurmak, neyi üflemek, kavala ve ho-parlöre söylemek lâzımdır. Bunlardan çıkan ses, bu çalgıların hâsıl etdiği sesdir. Üfleyen ve söyleyen insanın sesi değildir. Ho-parlörden işitilen Kur’ân-ı kerim ve ezân sesleri, hep ho-parlörün hâsıl etdiği seslerdir. İmâm ve müezzin efendilerin sesleri değildir. Müezzin efendinin sesi ezândır. Ho-parlör denilen çalgıdan çıkan ses ilm ve fen bakımından ve din ve ahkâm-ı islâmiyye bakımlarından müezzin efendinin sesi, ya’nî ezân değildir. Ezâna benzediği için, ezân zan edilmekdedir. Ezân, müezzin efendinin, sâlih müslimân erkeğin sesine denir. Bu sese benzeyen kadının, çocuğun ve ho-parlörün sesi ezân değildir. Başka sesdir. Muhtelif çalgıların sesleri başkadır. Ho-parlörün sesi, insan sesine çok benzediği hâlde, insan sesi değildir. Kitâbdaki, televizyondaki, imâm resmi gibidir. O imâma çok benziyor ise de, imâmın kendisi

Çok uzun abi dahada atardım bıktırmamak gerek kitaptan alıntıdır internet ortamında bulunmaz

Alıntı:

ulucayto Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587336)
bağnaz ve yobazca bir görüş dikkate almamislam ı teknolojiden mahrum bırakmaya çalışmak bana görede sapkınlıkdır ve müslüman kesime zarardır

Yukarda paylaştım alim görüşü çok uzun ve açıklamalıdır . operlordaki ses yankı dahi denilmez keza yankıya dahi alimşer gerçek ses dememişlerdir

imas 19.01.24 15:13

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587337)
Kur’ân-ı kerîmi ve ezânı ho-parlör ile okumak bid’atdir. Çünki, ses çıkarmak için kullanılan cansız cismlere (Mizmâr) , çalgı denir. Gök gürlemesi, top, tüfek, baykuş, papağan, ses çıkarıyorlar ise de, çalgı değildirler. Ses çıkaran eğlence âletleri, davul, dümbelek, zilli maşa, ney, kaval, ho-parlör, hep çalgı âletidir. Çalgı, kendiliğinden ses çıkarmaz. Ses çıkarmaları için, ya’nî kullanılmaları için, davul tokmağını gergin deriye vurmak, neyi üflemek, kavala ve ho-parlöre söylemek lâzımdır. Bunlardan çıkan ses, bu çalgıların hâsıl etdiği sesdir. Üfleyen ve söyleyen insanın sesi değildir. Ho-parlörden işitilen Kur’ân-ı kerim ve ezân sesleri, hep ho-parlörün hâsıl etdiği seslerdir. İmâm ve müezzin efendilerin sesleri değildir. Müezzin efendinin sesi ezândır. Ho-parlör denilen çalgıdan çıkan ses ilm ve fen bakımından ve din ve ahkâm-ı islâmiyye bakımlarından müezzin efendinin sesi, ya’nî ezân değildir. Ezâna benzediği için, ezân zan edilmekdedir. Ezân, müezzin efendinin, sâlih müslimân erkeğin sesine denir. Bu sese benzeyen kadının, çocuğun ve ho-parlörün sesi ezân değildir. Başka sesdir. Muhtelif çalgıların sesleri başkadır. Ho-parlörün sesi, insan sesine çok benzediği hâlde, insan sesi değildir. Kitâbdaki, televizyondaki, imâm resmi gibidir. O imâma çok benziyor ise de, imâmın kendisi

Çok uzun abi dahada atardım bıktırmamak gerek kitaptan alıntıdır internet ortamında bulunmaz



Yukarda paylaştım alim görüşü çok uzun ve açıklamalıdır . operlordaki ses yankı dahi denilmez keza yankıya dahi alimşer gerçek ses dememişlerdir


her kitapta gördügun doğru degildir, kitabin adi ne? yazari kim? kitapta bunlara basul bir delil getirmis?
ayet hadis yada bir içtihad var mi?

ne kitaplar var ici bidat ve şirk dolu

imas 19.01.24 15:30

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587337)
Kur’ân-ı kerîmi ve ezânı ho-parlör ile okumak bid’atdir. Çünki, ses çıkarmak için kullanılan cansız cismlere (Mizmâr) , çalgı denir. Gök gürlemesi, top, tüfek, baykuş, papağan, ses çıkarıyorlar ise de, çalgı değildirler. Ses çıkaran eğlence âletleri, davul, dümbelek, zilli maşa, ney, kaval, ho-parlör, hep çalgı âletidir. Çalgı, kendiliğinden ses çıkarmaz. Ses çıkarmaları için, ya’nî kullanılmaları için, davul tokmağını gergin deriye vurmak, neyi üflemek, kavala ve ho-parlöre söylemek lâzımdır. Bunlardan çıkan ses, bu çalgıların hâsıl etdiği sesdir. Üfleyen ve söyleyen insanın sesi değildir. Ho-parlörden işitilen Kur’ân-ı kerim ve ezân sesleri, hep ho-parlörün hâsıl etdiği seslerdir. İmâm ve müezzin efendilerin sesleri değildir. Müezzin efendinin sesi ezândır. Ho-parlör denilen çalgıdan çıkan ses ilm ve fen bakımından ve din ve ahkâm-ı islâmiyye bakımlarından müezzin efendinin sesi, ya’nî ezân değildir. Ezâna benzediği için, ezân zan edilmekdedir. Ezân, müezzin efendinin, sâlih müslimân erkeğin sesine denir. Bu sese benzeyen kadının, çocuğun ve ho-parlörün sesi ezân değildir. Başka sesdir. Muhtelif çalgıların sesleri başkadır. Ho-parlörün sesi, insan sesine çok benzediği hâlde, insan sesi değildir. Kitâbdaki, televizyondaki, imâm resmi gibidir. O imâma çok benziyor ise de, imâmın kendisi

Çok uzun abi dahada atardım bıktırmamak gerek kitaptan alıntıdır internet ortamında bulunmaz



Yukarda paylaştım alim görüşü çok uzun ve açıklamalıdır . operlordaki ses yankı dahi denilmez keza yankıya dahi alimşer gerçek ses dememişlerdir

işin garibi ahir zamana geldik, millete marsa gidiyor, biz hâla hoparlörden okunan ezan nedir onu tartisiyoruz,
neydüğü belirsiz bir adam bir laf atiyor ortaya müsluman yoğurt görmüş hıyar gibi cacık olmak icin kosuyor oraya, o yüzdende böyle ızdiraba aciya dücar olunuyor, çünkü Allahın bahsettigi akli boşa yorup ,bosa caistiryoruz yani başımiza gelen her şeye müstahak oluyoruz...

La Tahzen12 19.01.24 15:31

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587342)
her kitapta gördügun doğru degildir, kitabin adi ne? yazari kim? kitapta bunlara basul bir delil getirmis?
ayet hadis yada bir içtihad var mi?

ne kitaplar var ici bidat ve şirk dolu


Doğrudur abi zaten orjinal kitap yok hepsi çeviri zamanında tr kafirlerin elindeydi osmanlıca varsada anlamayız hepsi çeviri türkçce kelime darlığı var ve iki kelimenin 1 illaki yabancı dil kökenli malesef arapça yazıdan latinceye döndük Haliyle bişeyanlaşılmıyor tam telafuz yok kibar konuşcaz diye harflerin hakkını veremedik bakim kitaba atayım icma delil varmı fakat sorumun konusu sadece bu değil abi genel olarak cevap alsam iyi olur

La Tahzen12 19.01.24 15:35

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587345)
işin garibi ahir zamana geldik, millete marsa gidiyor, biz hâla hoparlörden okunan ezan nedir onu tartisiyoruz,
neydüğü belirsiz bir adam bir laf atiyor ortaya müsluman yoğurt görmüş hıyar gibi cacık olmak icin kosuyor oraya, o yüzdende böyle ızdiraba aciya dücar olunuyor, çünkü Allahın bahsettigi akli boşa yorup ,bosa caistiryoruz yani başımiza gelen her şeye müstahak oluyoruz...

Abi her yoğurda cacık olmayı seviyorum önce yanlışı görüyorum araştırdıkça doğruya ulaşıyorum çok emek veriyorum doğru içinde yanlış içinde haralde buda Allah nazarında rahmete sebep olur ilim ona dosdoğru gitmek yanlışıda doğruyuda bilmek için öğreniliyorsa illaki mükafatı vardır ve acıyı hem damakta hem de kursakta severim yinede hamd olsun Muhammed ahmed sav min ümmetiyiz her hale Hamd ederiz bu yüzdendirki övülen ümmed ünvanı almışız

La Tahzen12 19.01.24 15:43

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587345)
işin garibi ahir zamana geldik, millete marsa gidiyor, biz hâla hoparlörden okunan ezan nedir onu tartisiyoruz,
neydüğü belirsiz bir adam bir laf atiyor ortaya müsluman yoğurt görmüş hıyar gibi cacık olmak icin kosuyor oraya, o yüzdende böyle ızdiraba aciya dücar olunuyor, çünkü Allahın bahsettigi akli boşa yorup ,bosa caistiryoruz yani başımiza gelen her şeye müstahak oluyoruz...



Kitabın adı Faideli bilgiler
Ahmed cevdet pâşa
Yayında hakikat kitapevi yayınları no1

Valla bu kitabı okuduğumda dedim kim bu kitabı okusa sami abi olur :) bi müslümanın bilmesi gereken herşey var ictihadı açıklıyor bozuk fırkaları anlatıyor keza diğer 3 kitaptan sonraki bozuk fırkalar kitapları değiştirenler vs osmanlıyı falan herşeyi anlatıyor 600 sayfalık kitap google playdan indirip bakabilirsin baktıktan sonra yorumunu bekliyprum abi

imas 19.01.24 16:00

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587348)
Kitabın adı Faideli bilgiler
Ahmed cevdet pâşa
Yayında hakikat kitapevi yayınları no1

Valla bu kitabı okuduğumda dedim kim bu kitabı okusa sami abi olur :) bi müslümanın bilmesi gereken herşey var ictihadı açıklıyor bozuk fırkaları anlatıyor keza diğer 3 kitaptan sonraki bozuk fırkalar kitapları değiştirenler vs osmanlıyı falan herşeyi anlatıyor 600 sayfalık kitap google playdan indirip bakabilirsin baktıktan sonra yorumunu bekliyprum abi

iyide ahmet cevdet paşa mecelleyi yazan şair ve hukukcu adan, yanlisin yoksa 1850 lerde yasamis, inun zamaninda hoparlör yok tu, hoparlörun icadı yibe yanilmiyorsam 1920-1930 gibi , ayrıca paşanin yazdigi kitap osmanlicadir türkceye çevrilirken ilave olmuş, hoparlöru bilmeyen görmeyen adam nadil hoparlör konusunda fetva versin

bu fatih sultan Mehmet'in domatesin tadini tarif etmesi gibi bir sey

Yusufiyeli 19.01.24 16:02

Konuyla alakalı örnekler üzerinden iki farklı görüş sahibi olan alimlerin meseleye nasıl yaklaştıklarını anlatmaya çalışacağım. Kur’an’ın toplanması olayı. Bu sonradan ortaya çıkmış bir hadisedir. Hatta sahabe bile bunu tartışma konusu yapabilmiştir. Birinci görüşteki alimler bunu bidat olarak adlandırmaz. Zira onlara göre, bu Kur’an’ı tahriften muhafaza için yapılmıştır. Müslümanların maslahatı içindir, faydasınadır. Buna bidat demeye gerek yoktur. İkinci görüş sahipleri ise önce buna bidat derler. Sonra bu bidatin yerilmemiş bilakis övülmüş olduğunu ifade edip onu bidat-ı hasene olarak adlandırırlar. Hatta bununla kalmaz bu bidatı da vacip bidat yani yapılması gerekli bidat kategorisinde görürler. Artık burada bidatın sözlük anlamında kullanıldığı açıktır. Ama bu kavram kullanılarak bir kafa karışıklığına da sebep olunmaktadır.
Aynı şekilde masa üzerinde yemek çatal kaşık kullanmakta böyledir. Birinci görüşteki alimler bunlara bidat demez onları Müslümanların faydasına araçlar olarak görürler. İkinci görüş sahipleri ise önce bidat der, ardından onu bidat-ı hasene içinde değerlendirirler. Bu bidat-ı haseneyi de mubah bidat kategorisinde kabul ederler.
Diğer örnekleri de böyle değerlendirmek mümkündür. Ezan için hoparlör kullanmak birinci görüşteki alimlere göre muhtemelen bidat değildir. İkinci görüş sahipleri de buna önce bidat sonra da bidat-ı hasene derler. Aslında her iki görüş sahiplerinin yaptıkları sonuçta aynı kapıya çıkmaktadır. Ama adlandırılmaları farklılık arz etmektedir. Ama yukarda ifade ettiğim gibi İmam Rabbani gibi bazı alimler her bidatın bir sünneti ortadan kaldırdığını ifade ederler. Bu vaziyette muhtemelen ezanı hoparlörle okumak çıplak sesle okuma sünnetini ortadan kaldıracaktır. İmam Rabbani ’nin verdiği bir örneği kullanırsak namazda niyeti telaffuz ile yapmak bidattir. Niyet kalple olur. Telaffuz ile niyet asr-ı saadette görülmemiştir. Ona göre telaffuz ile aslında kalp ile niyeti ortadan kaldırmaktadır. Bu kayda değer bir görüştür. Bununla birlikte telaffuz ile niyete cevaz verildiğide bir vakıadır. Belkide halk için kalpte olanı takviye etsin diye böyle bir cevaz verilmiştir. Burada mesele telaffuz ile niyetin sünnet telakki edilmemesidir. Yani dinden kabul edilmemesidir. Bunun dışında caizdir.
Mesela Mevlit kandilleri bazıları bidat der bazıları da asla ondan vazgeçmez. Bu meseleyi nasıl değerlendirmeliyiz? Bidat dine dinde olmayan şeyleri ilave etmektir. Kişiler mevlidi dindenmiş gibi, yani sünnetmiş gibi dinin bir parçasıymış gibi kutlarsa bu bidat olur. Zira Hz. Peygamber zamanında bu uygulama yoktur. Ancak Hz. Peygamber zamanında yokluğu kabul edildikten sonra Hz. Peygamber’i anma sadedinde, Kur’an okuma salavat ilahi ve vaazdan ibaret olan mevlidi kutlamakta kibir sakınca yoktur. Bilakis ecri bile vardır. Mesela cenazelerde namaz dışında tekbir getirmek salavatlar okumak sonradan ortaya çıkmış bir şeydir. Bunları dindenmiş gibi yaparsak bidat işlemiş oluruz. Ancak bunun dinden olmadığını kabul ettikten sonra bunlar güzel şeylerdir.

La Tahzen12 19.01.24 16:17

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587353)
iyide ahmet cevdet paşa mecelleyi yazan şair ve hukukcu adan, yanlisin yoksa 1850 lerde yasamis, inun zamaninda hoparlör yok tu, hoparlörun icadı yibe yanilmiyorsam 1920-1930 gibi , ayrıca paşanin yazdigi kitap osmanlicadir türkceye çevrilirken ilave olmuş, hoparlöru bilmeyen görmeyen adam nadil hoparlör konusunda fetva versin

bu fatih sultan Mehmet'in domatesin tadini tarif etmesi gibi bir sey

Aabi kitabı indirip bakabilirsin sonra dersin bu budur şu şudur bakmadan karar vermemek gerek bende söylediklerine vakıf değilim

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587354)
Konuyla alakalı örnekler üzerinden iki farklı görüş sahibi olan alimlerin meseleye nasıl yaklaştıklarını anlatmaya çalışacağım. Kur’an’ın toplanması olayı. Bu sonradan ortaya çıkmış bir hadisedir. Hatta sahabe bile bunu tartışma konusu yapabilmiştir. Birinci görüşteki alimler bunu bidat olarak adlandırmaz. Zira onlara göre, bu Kur’an’ı tahriften muhafaza için yapılmıştır. Müslümanların maslahatı içindir, faydasınadır. Buna bidat demeye gerek yoktur. İkinci görüş sahipleri ise önce buna bidat derler. Sonra bu bidatin yerilmemiş bilakis övülmüş olduğunu ifade edip onu bidat-ı hasene olarak adlandırırlar. Hatta bununla kalmaz bu bidatı da vacip bidat yani yapılması gerekli bidat kategorisinde görürler. Artık burada bidatın sözlük anlamında kullanıldığı açıktır. Ama bu kavram kullanılarak bir kafa karışıklığına da sebep olunmaktadır.
Aynı şekilde masa üzerinde yemek çatal kaşık kullanmakta böyledir. Birinci görüşteki alimler bunlara bidat demez onları Müslümanların faydasına araçlar olarak görürler. İkinci görüş sahipleri ise önce bidat der, ardından onu bidat-ı hasene içinde değerlendirirler. Bu bidat-ı haseneyi de mubah bidat kategorisinde kabul ederler.
Diğer örnekleri de böyle değerlendirmek mümkündür. Ezan için hoparlör kullanmak birinci görüşteki alimlere göre muhtemelen bidat değildir. İkinci görüş sahipleri de buna önce bidat sonra da bidat-ı hasene derler. Aslında her iki görüş sahiplerinin yaptıkları sonuçta aynı kapıya çıkmaktadır. Ama adlandırılmaları farklılık arz etmektedir. Ama yukarda ifade ettiğim gibi İmam Rabbani gibi bazı alimler her bidatın bir sünneti ortadan kaldırdığını ifade ederler. Bu vaziyette muhtemelen ezanı hoparlörle okumak çıplak sesle okuma sünnetini ortadan kaldıracaktır. İmam Rabbani ’nin verdiği bir örneği kullanırsak namazda niyeti telaffuz ile yapmak bidattir. Niyet kalple olur. Telaffuz ile niyet asr-ı saadette görülmemiştir. Ona göre telaffuz ile aslında kalp ile niyeti ortadan kaldırmaktadır. Bu kayda değer bir görüştür. Bununla birlikte telaffuz ile niyete cevaz verildiğide bir vakıadır. Belkide halk için kalpte olanı takviye etsin diye böyle bir cevaz verilmiştir. Burada mesele telaffuz ile niyetin sünnet telakki edilmemesidir. Yani dinden kabul edilmemesidir. Bunun dışında caizdir.
Mesela Mevlit kandilleri bazıları bidat der bazıları da asla ondan vazgeçmez. Bu meseleyi nasıl değerlendirmeliyiz? Bidat dine dinde olmayan şeyleri ilave etmektir. Kişiler mevlidi dindenmiş gibi, yani sünnetmiş gibi dinin bir parçasıymış gibi kutlarsa bu bidat olur. Zira Hz. Peygamber zamanında bu uygulama yoktur. Ancak Hz. Peygamber zamanında yokluğu kabul edildikten sonra Hz. Peygamber’i anma sadedinde, Kur’an okuma salavat ilahi ve vaazdan ibaret olan mevlidi kutlamakta kibir sakınca yoktur. Bilakis ecri bile vardır. Mesela cenazelerde namaz dışında tekbir getirmek salavatlar okumak sonradan ortaya çıkmış bir şeydir. Bunları dindenmiş gibi yaparsak bidat işlemiş oluruz. Ancak bunun dinden olmadığını kabul ettikten sonra bunlar güzel şeylerdir.

Emeğine sağlık abi yani bidat olan şey sünnet veya farz ı etkilemediğinde bidatı hasene oluyor etkileyincede cirkin bidat oluyor Allah razı olsun tek tek alim araştıramıyoruz bildiğin Şu tarzda hadis kitabı varmı misal hadis alttada müctehid görüşleri imam azam imam şafii imam malik ahmed hanbel gibi

imas 19.01.24 16:20

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587359)
Aabi kitabı indirip bakabilirsin sonra dersin bu budur şu şudur bakmadan karar vermemek gerek bende söylediklerine vakıf değilim

ben internetten pdf indirmiyorum, yazanin izni yoksa kul hakkina girer diye

La Tahzen12 19.01.24 16:22

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abi senin içinde geçerli soru Hadis ve hadisten 4 imamın çıkardığı hükümler diye hadis kitabı varmı el ezkar mucmatul müydü kitabın adı hatrımda değil. Bu kitaplar nasıl

La Tahzen12 19.01.24 16:27

Kitabüssümne (imam ebu davut ) el burhan muhtasar terğip ve terhib tabakat(kitabültabakatiş kebir ) ahkamul kuran sunnen ebi davut ve terceme bunlar hadis kitapşarı ama benim dediğim gibimi acaba okumuşsanız tavsiyede bulunurmusunuz @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abi ücretsizdir Vebale girmezsin :)

twennywann 19.01.24 16:29

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587330)
Selamun aleyküm farza sünnete yardım eden bidatlar da delaletmidir misal tesbih zikir çekmeye yardımcı

Fakat ezanın operlorle okunması bant kaydından okunması çirkin bidat olarak görülmüş. ezan sesini dünyaya duyurmak farz değil farz veya sünnet olan Her mahallede yüksek biyere çıkıp çıplak sesle okumak okuduğum kitaplarda çirkin bidat ve amele hizmet eden ne ad altındaydı hatırlamıyorum bidat mubah diyorlardı

Bidatın delalet olup olmadığını nasıl anlarız Vesselam


Hoparlorle kısmını bilmiyorum ama merkezi sistemden okutulmasının metafizik olarak zararı çok.

Sadik36 19.01.24 16:38

Alıntı:

twennywann Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587365)
Hoparlorle kısmını bilmiyorum ama merkezi sistemden okutulmasının metafizik olarak zararı çok.

Ne gibi bir metafizik zararı olabilir

Sparrow 19.01.24 16:40

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587335)
Enerji dönüşümünden meydana gelen, bir aletin metalik sesidir. Metalik sesle, namaz kılınmaz, ezan okunmaz ve başka ibadet de edilmez. Hem dine aykırıdır, hem de bid’at olur. Hadis-i şerifte de, (Her bid'at sapıklıktır ve her sapık da Cehennemdedir) buyuruluyor. (İbni Asakir)



" Metalik sesle namaz kılınmaz ezan okunmaz dine aykiridir." fazla kesin bir hüküm olmuş. Günümüzde büyük camiler de dahi sesi duyurabilmek için hoparlör kullanıldığını düşünürsek bunun dine aykırı olduğunu söyleniyorsa dayanağının fetvasinin sağlam olması gerekir. Alıntı yaptığınız bölümde ilmi ve fen olarak insan değil cihazın sesidir denmiş ki bu yanlış. İnsan sesi ses tellerinin titresmesi sonucu oluşan dalgalardir ve hoparlör o titreşimi dolayısı ile sesi arttıran bir mekanizma sadece titreşimin özünde değişiklik yapmıyor. Kayıtta da aynı şekilde ses yani titreşimler bir plak üzerine işleniyor ve çalındiginda okuyanın titreşimleri tekrar ediliyor, bunu biraz vefk veya dua yazilmasi onun enerjisi konuları gibi dusunubilirsiniz herkes yazamaz itikat lazım denir ya halbu ki sadece sonuca bakarsanız bitince kagittaki bir yazıdır ama yazanın enerjisi durumu var gormedigimiz ses kaydında kişinin titreşim frekansı diye düşünün. ve çalgı aletlerine benzetilmiştir ama davul vs gibi aletlerden farklı olarak cihazın kendinden hasıl bir ses değildir. Bidat konusundan bağımsız olarak herkes kitap yazabiliyor neticede ve " bana göre olmayan, yeni olan yanlıştır" görüşünü benimseyen kişilerin eklemeleri kafa karıştırıcı oluyor farklı kaynaklardan teyit etmeden direkt doğru kabul etmemek lazım.

Sadik36 19.01.24 16:47

o zaman ben cumayı bugün caminin alt katında hoparlörle imam olmadan kıldım.bizim cuma bidat mi oldu

La Tahzen12 19.01.24 16:55

Alıntı:

Sparrow Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587368)
" Metalik sesle namaz kılınmaz ezan okunmaz dine aykiridir." fazla kesin bir hüküm olmuş. Günümüzde büyük camiler de dahi sesi duyurabilmek için hoparlör kullanıldığını düşünürsek bunun dine aykırı olduğunu söyleniyorsa dayanağının fetvasinin sağlam olması gerekir. Alıntı yaptığınız bölümde ilmi ve fen olarak insan değil cihazın sesidir denmiş ki bu yanlış. İnsan sesi ses tellerinin titresmesi sonucu oluşan dalgalardir ve hoparlör o titreşimi dolayısı ile sesi arttıran bir mekanizma sadece titreşimin özünde değişiklik yapmıyor. Kayıtta da aynı şekilde ses yani titreşimler bir plak üzerine işleniyor ve çalındiginda okuyanın titreşimleri tekrar ediliyor, bunu biraz vefk veya dua yazilmasi onun enerjisi konuları gibi dusunubilirsiniz herkes yazamaz itikat lazım denir ya halbu ki sadece sonuca bakarsanız bitince kagittaki bir yazıdır ama yazanın enerjisi durumu var gormedigimiz ses kaydında kişinin titreşim frekansı diye düşünün. ve çalgı aletlerine benzetilmiştir ama davul vs gibi aletlerden farklı olarak cihazın kendinden hasıl bir ses değildir. Bidat konusundan bağımsız olarak herkes kitap yazabiliyor neticede ve " bana göre olmayan, yeni olan yanlıştır" görüşünü benimseyen kişilerin eklemeleri kafa karıştırıcı oluyor farklı kaynaklardan teyit etmeden direkt doğru kabul etmemek lazım.

Kaynak belirtilen kitaplar arapçadır ve okuduklarm tercume kitaptır ve özettir araştırmacı alim kitaplarını okuyup özet geçilmiş çok kitap adı verilmiş baktığımda internet ortamında bulunmayan kitaplar hepsi ansiklopedi şeklinde okumayada ulaşmayada güç getirir bazı arapça hadis kitapları çevirerek okuyorum yinede anlaşılmıyor ingilizce kitaplar güzel çevriliyor fakat yeterli değil neye ulaşssak o kaar herkesin kitabı okunmaz tabiki alim görüşlerini karşılaştıran kitaplar tercihim yazarlar müctehid değil keza 4 imam dışında müctehidliğini ilan etmemiş hiçbi alim rabbani gelani ibni kesir teyemmiye vs vs yeni mezhep oluşturmamak için Zaten verilmesi gereken hükümler 4 mezhepte verilmiş işte yeni mezhep kurmamak ama Yeni nesil delalete giden sünneti terk ettiren bidatleri açıklayanlar olmuş. Çünkü 1000 sene önce teknoloji bu kadar gelişmemişti yeni müctehid lazım ve bu müctehidler kendini mezhebe Nisbet edip görüş bildiriyorlar herşeyi inkar edersek şii vehhabi ve meshepsiz oluruz düşünüp tartmak gerek hadis inkarı alim görüşü inkarı yapmamak gerek onlar imanı aydınlatmak adına hayatını ilme adıyorlar ister ihtilaf olsun ister olmasın ihtilafta rahmet vardır hadise bakıp tevekkül etmek gerek

twennywann 19.01.24 17:01

Alıntı:

Sadik36 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587366)
Ne gibi bir metafizik zararı olabilir

Normalde okundugunda kaçırır bazılarını, merkezi sistem o kadar da kaçırmıyor ortalık dolu.

Sadik36 19.01.24 17:04

Alıntı:

twennywann Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587372)
Normalde okundugunda kaçırır bazılarını, merkezi sistem o kadar da kaçırmıyor ortalık dolu.

Ezanla kacmazlar diye biliyorum hocalarımız daha iyi bilir sonuçta rukye ayetleri okunmuyor

twennywann 19.01.24 17:10

Alıntı:

Sadik36 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587373)
Ezanla kacmazlar diye biliyorum hocalarımız daha iyi bilir sonuçta rukye ayetleri okunmuyor

Kaçar sonra gelir. Merkezi okununca öyle olmuyor. Allah dostundan duyduyduk bizde o öğrettiydi.

Sadik36 19.01.24 17:17

Alıntı:

twennywann Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587375)
Kaçar sonra gelir. Merkezi okununca öyle olmuyor. Allah dostundan duyduyduk bizde o öğrettiydi.

Peki caiz midir konuyu açan arkadaş bazı kitaplardan kaynak olarak paylaşmışda mesela kuranı kerim Hz muhammed zamaninda kitap halinde değildi harekeler sonradan eklendi vs. Bunlardami bidat oluyor acaba

La Tahzen12 19.01.24 17:31

Alıntı:

Sadik36 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587373)
Ezanla kacmazlar diye biliyorum hocalarımız daha iyi bilir sonuçta rukye ayetleri okunmuyor

Ezandan neden kaçmadıkları belli oldu çıplak ses olmadımı zor hem sünneti yerine getirmek için herkes mahallesinde okusun damına çıkıp :) valla olsaydı kendim okurdum

Sadik36 19.01.24 17:32

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587378)
Ezandan neden kaçmadıkları belli oldu çıplak ses olmadımı zor hem sünneti yerine getirmek için herkes mahallesinde okusun damına çıkıp :) valla olsaydı kendim okurdum

O zaman musallatlı kişilere ezan okuyalım

Yusufiyeli 19.01.24 18:42

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587359)
Aabi kitabı indirip bakabilirsin sonra dersin bu budur şu şudur bakmadan karar vermemek gerek bende söylediklerine vakıf değilim



Emeğine sağlık abi yani bidat olan şey sünnet veya farz ı etkilemediğinde bidatı hasene oluyor etkileyincede cirkin bidat oluyor Allah razı olsun tek tek alim araştıramıyoruz bildiğin Şu tarzda hadis kitabı varmı misal hadis alttada müctehid görüşleri imam azam imam şafii imam malik ahmed hanbel gibi

Kardeşim sorduğun soru çok önemli mesela Nevevi derki ‘’Buhari ve Müslim deki hadisler sahihtir. Geri kalan sünen ve müsnedlerin çoğunda ise hem sahih hem hasen hem zayıf hem de batıl hadisler vardır. En iyisini Allah bilir’’. Fakat şu bir gerçektir ki Buhari ve Müslim’de de mevzu veya şiddetli zayıf değil fakat zayıf hadis vardır. Nevevi’nin ‘’sahihtir’’ ifadesini ‘’çoğu’’ şeklinde anlamak gerekir. Müslim’in illetlerine dair müstakil hadis kitapları yazılmıştır. Buhari ve Müslim’e birlikte yöneltilen tenkitler de vardır. Şerhlere baktığımızda tenkitlerle karşılaşıyoruz. Müstakil tenkitler de bulunmaktadır. Bunların çoğuna cevaplar verilmiştir ancak yine de az da olsa zayıf hadis vardır. Buhari’yi savunmakla meşhur olan İbn Hacer bile bazı hadislerde Buhari’nin hayta ettiğini ravileri içinde cerhe uğrayanlar olduğunu belirtmiştir. O zaman ‘’Buhari ve Müslim’deki hadisler sahihtir’’ şeklindeki ifadeyi iki türlü anlamamız gerekir.
Birincisi ihticac etme, delil getirme makamında kaydettikleri hadisler sahihtir, bununla birlikte iştişhad ve takviye etme makamında ya da bablarda kaydettiği hadisler içinde az da olsa zayıf bulunmaktadır.
İkincisi sahih olanlara nazaran zayıf hadisler oldukça azdır. Dolayısıyla genel olarak onlarda bulunan hadisler sahihtir, demektir. Ayrıca diğer hadis kitaplarına kıyasla bunlardaki zayıf hadisler devede kulak gibidir.
Müsnedlere gelince onlarda zayıf ve mevzu hadis vardır. Mesela İbnu’l-Cevzi, Hanbeli olmasına rağmen Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde 15 tane uydurma hadis olduğunu belirtmiştir. Gerçi tekrarlarıyla birlikte kırk bin hadisin bulunduğu bir eserde tartışmalı on beş mevzu hadisin bulunması abartılacak bir sayı değildir.
Kütüb-i sitte içindeki sünenlere gelince onlarda zayıf ve mevzu hadisler vardır. Zaten kütüb-i siitenin bazı müellifleri naklettikleri zayıf hadislere işaret etmiştir. Bununla birlikte günümüz araştırıcılarından Muhammed Şevman er-Rumli, Elbani’nin bu sünenlerde geçen mevzu hükmünü verdiği hadisleri bir araya getirmiştir. Buna göre Ebu Davud’da mevzu olarak bir hadis, Tirmizi’de on sekiz hadis İbn Mace’de kırkbeş hadis bulunmaktadır. Nesai’de ise az zayıf hadis olsa da mevzu hadis yoktur Elbette Elbani’nin verdiği bu hükümlerin de tartışmaya açık olduğu belirtilmelidir.

La Tahzen12 19.01.24 19:34

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587380)
Kardeşim sorduğun soru çok önemli mesela Nevevi derki ‘’Buhari ve Müslim deki hadisler sahihtir. Geri kalan sünen ve müsnedlerin çoğunda ise hem sahih hem hasen hem zayıf hem de batıl hadisler vardır. En iyisini Allah bilir’’. Fakat şu bir gerçektir ki Buhari ve Müslim’de de mevzu veya şiddetli zayıf değil fakat zayıf hadis vardır. Nevevi’nin ‘’sahihtir’’ ifadesini ‘’çoğu’’ şeklinde anlamak gerekir. Müslim’in illetlerine dair müstakil hadis kitapları yazılmıştır. Buhari ve Müslim’e birlikte yöneltilen tenkitler de vardır. Şerhlere baktığımızda tenkitlerle karşılaşıyoruz. Müstakil tenkitler de bulunmaktadır. Bunların çoğuna cevaplar verilmiştir ancak yine de az da olsa zayıf hadis vardır. Buhari’yi savunmakla meşhur olan İbn Hacer bile bazı hadislerde Buhari’nin hayta ettiğini ravileri içinde cerhe uğrayanlar olduğunu belirtmiştir. O zaman ‘’Buhari ve Müslim’deki hadisler sahihtir’’ şeklindeki ifadeyi iki türlü anlamamız gerekir.
Birincisi ihticac etme, delil getirme makamında kaydettikleri hadisler sahihtir, bununla birlikte iştişhad ve takviye etme makamında ya da bablarda kaydettiği hadisler içinde az da olsa zayıf bulunmaktadır.
İkincisi sahih olanlara nazaran zayıf hadisler oldukça azdır. Dolayısıyla genel olarak onlarda bulunan hadisler sahihtir, demektir. Ayrıca diğer hadis kitaplarına kıyasla bunlardaki zayıf hadisler devede kulak gibidir.
Müsnedlere gelince onlarda zayıf ve mevzu hadis vardır. Mesela İbnu’l-Cevzi, Hanbeli olmasına rağmen Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde 15 tane uydurma hadis olduğunu belirtmiştir. Gerçi tekrarlarıyla birlikte kırk bin hadisin bulunduğu bir eserde tartışmalı on beş mevzu hadisin bulunması abartılacak bir sayı değildir.
Kütüb-i sitte içindeki sünenlere gelince onlarda zayıf ve mevzu hadisler vardır. Zaten kütüb-i siitenin bazı müellifleri naklettikleri zayıf hadislere işaret etmiştir. Bununla birlikte günümüz araştırıcılarından Muhammed Şevman er-Rumli, Elbani’nin bu sünenlerde geçen mevzu hükmünü verdiği hadisleri bir araya getirmiştir. Buna göre Ebu Davud’da mevzu olarak bir hadis, Tirmizi’de on sekiz hadis İbn Mace’de kırkbeş hadis bulunmaktadır. Nesai’de ise az zayıf hadis olsa da mevzu hadis yoktur Elbette Elbani’nin verdiği bu hükümlerin de tartışmaya açık olduğu belirtilmelidir.

emeğine sağlık abi değer verip uzunca yazmışsın buharinin 3 4 cilt hadisini okıdum ve Okuduğum bi kitap daha vardı hatırımda değil çok iyidi buhari ve bikaç alimin beraber aktardığı hadisleride belirtiyordu zayıf sa zayıf diyordu güzeldi muhari sahih hadis kitaplarını çok okudum yanlız aklımda kalmıyor malesef sorunlardan dolayı Allah u alim işte mezhep imamlarının zayıf hadislerle hüküm vermesi tuhaf fakat mezhebe muhalefet etmek için müctehid olması gerek bunun için düşüncemin önemi yok abdesttir her vakit tazelenir ecri vardır illaki mezhepsiz olmayalımda işte hadislerle alim görüşlerinin olduğu hadis kitabı olsaydı güzel olurdu

Yusufiyeli 19.01.24 19:59

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587386)
emeğine sağlık abi değer verip uzunca yazmışsın buharinin 3 4 cilt hadisini okıdum ve Okuduğum bi kitap daha vardı hatırımda değil çok iyidi buhari ve bikaç alimin beraber aktardığı hadisleride belirtiyordu zayıf sa zayıf diyordu güzeldi muhari sahih hadis kitaplarını çok okudum yanlız aklımda kalmıyor malesef sorunlardan dolayı Allah u alim işte mezhep imamlarının zayıf hadislerle hüküm vermesi tuhaf fakat mezhebe muhalefet etmek için müctehid olması gerek bunun için düşüncemin önemi yok abdesttir her vakit tazelenir ecri vardır illaki mezhepsiz olmayalımda işte hadislerle alim görüşlerinin olduğu hadis kitabı olsaydı güzel olurdu

Estağfurullah kardeşim ayrıca Nesai’nin Süneni’iyle ilgili bir hususa işaret etmek gerekir. Nesai’nin es-sğnenu’l-kübra adlı bir eseri vardır. Bugün elimizde el-Mucteba (es-Sünenu’s-suğra) adıyla bildiğimiz Sünen’i ise es-sünenu’l-kübra’daki zayıf hadislerin çıkarılmış halidir. İlkinde zayıf hadisler ö-çokkenhaliyle ikincisnde zayıf hadis bulunmamaktadır. Ama asıl tartışma konusu es-Sünenu’l-kübra’dan zayıfları eleyenin kim olduğudur. Bazı araştırmacılara göre ortaya çıkmıştır ki, bu tasarrufu gerçekleştiren Nesai değil Sünen’in ravilerinden biri olan İbnu’s-Sinni’dir. Dolayısıyla mesela Ebu Davud ve Nesai arasında hangisinin en sahih olduğu noktasında bir kıyas yapılacaksa Ebu Davud’un hadislerinin daha sahih olduğu söylenebilir.
İmam Malik’in Muvatta’ı muteber hadis kitaplarından biridir. Malik’in farklı görüşlerini de içermektedir. Çoğu sened munkatı ve mudal olsa da bunlar İmam malike göre sahihtir. Çünkü o zayıf ravilerden nakletmez. Bu ilmin en önemli simalarından biridir. İbn Abdilberr söz konusu Muvatta hadislerini araştırmış üçü hariç hepsinin muttasıl senetlerini tespit etmiştir.
Darimi, Darekutmi ve Beyhaki’nin sünenlerinde sahih zayıf ve mevzu hadisler vardır. Kütüb-i siite sünenlerine göre biraz daha dikkatli olunmalıdır.
Taberi’nin üç Mu’cem’inde sahih zayıf ve mevzu hadisler vardır dikkatli okunmalıdır.
Hakim en-Neysaburi Müstedrek’inde Buhari ve Müslim’in şartlarına uyduğu halde eserlerine almadıkları hadisleri almıştır. Ancak hadiste gevşek olduğu için metruk ve mevzu hadislere de yer vermiştir. Onun için Zehebi’nin Telhisu’l-Müstedrek’i ile birlikte okunmalıdır.
Deylemi’nin Müsnedu’l-firdevs’i hadis açısından sıkıntılı bir kitap olup mevzu ve metruklarla doludur. Ayrıca eserde hadisler sadece sahabe ravisyle nakledilmiştir. Deylemi’de geçen bir hadisin şahidi aranmalıdır.

La Tahzen12 19.01.24 20:12

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587389)
Estağfurullah kardeşim ayrıca Nesai’nin Süneni’iyle ilgili bir hususa işaret etmek gerekir. Nesai’nin es-sğnenu’l-kübra adlı bir eseri vardır. Bugün elimizde el-Mucteba (es-Sünenu’s-suğra) adıyla bildiğimiz Sünen’i ise es-sünenu’l-kübra’daki zayıf hadislerin çıkarılmış halidir. İlkinde zayıf hadisler ö-çokkenhaliyle ikincisnde zayıf hadis bulunmamaktadır. Ama asıl tartışma konusu es-Sünenu’l-kübra’dan zayıfları eleyenin kim olduğudur. Bazı araştırmacılara göre ortaya çıkmıştır ki, bu tasarrufu gerçekleştiren Nesai değil Sünen’in ravilerinden biri olan İbnu’s-Sinni’dir. Dolayısıyla mesela Ebu Davud ve Nesai arasında hangisinin en sahih olduğu noktasında bir kıyas yapılacaksa Ebu Davud’un hadislerinin daha sahih olduğu söylenebilir.
İmam Malik’in Muvatta’ı muteber hadis kitaplarından biridir. Malik’in farklı görüşlerini de içermektedir. Çoğu sened munkatı ve mudal olsa da bunlar İmam malike göre sahihtir. Çünkü o zayıf ravilerden nakletmez. Bu ilmin en önemli simalarından biridir. İbn Abdilberr söz konusu Muvatta hadislerini araştırmış üçü hariç hepsinin muttasıl senetlerini tespit etmiştir.
Darimi, Darekutmi ve Beyhaki’nin sünenlerinde sahih zayıf ve mevzu hadisler vardır. Kütüb-i siite sünenlerine göre biraz daha dikkatli olunmalıdır.
Taberi’nin üç Mu’cem’inde sahih zayıf ve mevzu hadisler vardır dikkatli okunmalıdır.
Hakim en-Neysaburi Müstedrek’inde Buhari ve Müslim’in şartlarına uyduğu halde eserlerine almadıkları hadisleri almıştır. Ancak hadiste gevşek olduğu için metruk ve mevzu hadislere de yer vermiştir. Onun için Zehebi’nin Telhisu’l-Müstedrek’i ile birlikte okunmalıdır.
Deylemi’nin Müsnedu’l-firdevs’i hadis açısından sıkıntılı bir kitap olup mevzu ve metruklarla doludur. Ayrıca eserde hadisler sadece sahabe ravisyle nakledilmiştir. Deylemi’de geçen bir hadisin şahidi aranmalıdır.


hadissin sıhhatı için şahid gerekli İmam malik yanlış değilsem imam şafidende hadis kitabı vardı ulaşmak ne mümkün pdf olarak okumayı seviyorum fakat kitap olarak elime düşermi hiç sanmam yinede bakmak gerek zaten en yakın zamanda asaflara bakınacam bulursam Bu tür kitaplara Ulaşmak için cemaat veya dergaha mensup olmak gerek O da bende uzak Buhari nin pdf olarak aktardığı hadislere baktım yanlış değilsem sahih sünnen hadis kitap serisi vardı ona daha sıra gelmedi itifaklı hadislere de bakmak daha garantileyici olur hadisleri öğrenmek alimlerin görüşlerini tek tek öğrenmek için şama gitmeli imam nenevinin kitapları çok güzel okudukça insanın Allah a olan muhabbeti artıyor İslam ile alakalı herşey güzel Allah bize daha çok muhabbet versin inşallah

imas 19.01.24 20:40

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587363)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abi senin içinde geçerli soru Hadis ve hadisten 4 imamın çıkardığı hükümler diye hadis kitabı varmı el ezkar mucmatul müydü kitabın adı hatrımda değil. Bu kitaplar nasıl

el ezkar imam nevevi nin kitabidir ve cok değerli bilgiler olan kitaptir

ulucayto 19.01.24 22:10

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587337)
Kur’ân-ı kerîmi ve ezânı ho-parlör ile okumak bid’atdir. Çünki, ses çıkarmak için kullanılan cansız cismlere (Mizmâr) , çalgı denir. Gök gürlemesi, top, tüfek, baykuş, papağan, ses çıkarıyorlar ise de, çalgı değildirler. Ses çıkaran eğlence âletleri, davul, dümbelek, zilli maşa, ney, kaval, ho-parlör, hep çalgı âletidir. Çalgı, kendiliğinden ses çıkarmaz. Ses çıkarmaları için, ya’nî kullanılmaları için, davul tokmağını gergin deriye vurmak, neyi üflemek, kavala ve ho-parlöre söylemek lâzımdır. Bunlardan çıkan ses, bu çalgıların hâsıl etdiği sesdir. Üfleyen ve söyleyen insanın sesi değildir. Ho-parlörden işitilen Kur’ân-ı kerim ve ezân sesleri, hep ho-parlörün hâsıl etdiği seslerdir. İmâm ve müezzin efendilerin sesleri değildir. Müezzin efendinin sesi ezândır. Ho-parlör denilen çalgıdan çıkan ses ilm ve fen bakımından ve din ve ahkâm-ı islâmiyye bakımlarından müezzin efendinin sesi, ya’nî ezân değildir. Ezâna benzediği için, ezân zan edilmekdedir. Ezân, müezzin efendinin, sâlih müslimân erkeğin sesine denir. Bu sese benzeyen kadının, çocuğun ve ho-parlörün sesi ezân değildir. Başka sesdir. Muhtelif çalgıların sesleri başkadır. Ho-parlörün sesi, insan sesine çok benzediği hâlde, insan sesi değildir. Kitâbdaki, televizyondaki, imâm resmi gibidir. O imâma çok benziyor ise de, imâmın kendisi

Çok uzun abi dahada atardım bıktırmamak gerek kitaptan alıntıdır internet ortamında bulunmaz



Yukarda paylaştım alim görüşü çok uzun ve açıklamalıdır . operlordaki ses yankı dahi denilmez keza yankıya dahi alimşer gerçek ses dememişlerdir

alimin dediği bağnazca bir görüş en basit bu mantıkda bakarsak

resulula hzmanında neden kuranı kerim kitap hale getirilmedi çünkü istemedi ezberlenmesini tavsiye etti hafızlar çoğaltıldı

sahabeler zamanında ancak kitap hale getirildi ne diyelim şimdi kitapda teknolojik bir üründür matbba ile basılmasıdae pdf halide sahabeler kitap hale getirdiği için küfür ehlimi oldu haram işe mi bulaştırdılar hayır ümmetin o zaman ki müslümanlarına ihtiyacı vardı şimdikde var velhasıl bu görüşler katiyen uzakdurulması gerekn osmanlıyıda gerileten akımlardır

günümüzde bu tarz düşünceler sıf farkl ıolsunda ne olrusa olsun kafasındadır benim gözümde o yüzden ne mantıklı ne hayırlı olduğuna iannamıyorum bu bakıçş açısının ayetlede örnek verebilirim

ulucayto 19.01.24 22:17

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587345)
işin garibi ahir zamana geldik, millete marsa gidiyor, biz hâla hoparlörden okunan ezan nedir onu tartisiyoruz,
neydüğü belirsiz bir adam bir laf atiyor ortaya müsluman yoğurt görmüş hıyar gibi cacık olmak icin kosuyor oraya, o yüzdende böyle ızdiraba aciya dücar olunuyor, çünkü Allahın bahsettigi akli boşa yorup ,bosa caistiryoruz yani başımiza gelen her şeye müstahak oluyoruz...

hep aynı muhabbetler hocam diş fırçalamak orucu bozarmı
sakız çiğnemek mekruhmu oruc vakdi vs vs birçok konu net bir şekilde belirlendi teknolojiden en verimli iyi şekilde ümmeti geliştirmek bilinçlendirmek ve büyütmek için tebliğde teknolojiyi kullanmak varken konustugumuz muhabbete bak en basiti bu formdur

imas 19.01.24 22:28

Alıntı:

ulucayto Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587411)
hep aynı muhabbetler hocam diş fırçalamak orucu bozarmı
sakız çiğnemek mekruhmu oruc vakdi vs vs birçok konu net bir şekilde belirlendi teknolojiden en verimli iyi şekilde ümmeti geliştirmek bilinçlendirmek ve büyütmek için tebliğde teknolojiyi kullanmak varken konustugumuz muhabbete bak en basiti bu formdur

boşluk cok, o boşluklar dolmalı ki sıkintı bitsin...

adini unuttum bir fransiz bilim adami diyorki
müslumanlar 300 sene oncede namaz kiliyorlardi ve dunyaya hükmediyorlardi, simdi müslümanlar yine namaz kılıyor ama per perisanlar , 300 sene önceki namazla simdiki namazin hic bir farki yok, fakat 300 sene once namaz kilan müslumanla şimdiki müslüman arasinda cok fark var

Sparrow 19.01.24 22:31

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587371)
Kaynak belirtilen kitaplar arapçadır ve okuduklarm tercume kitaptır ve özettir araştırmacı alim kitaplarını okuyup özet geçilmiş çok kitap adı verilmiş baktığımda internet ortamında bulunmayan kitaplar hepsi ansiklopedi şeklinde okumayada ulaşmayada güç getirir bazı arapça hadis kitapları çevirerek okuyorum yinede anlaşılmıyor ingilizce kitaplar güzel çevriliyor fakat yeterli değil neye ulaşssak o kaar herkesin kitabı okunmaz tabiki alim görüşlerini karşılaştıran kitaplar tercihim yazarlar müctehid değil keza 4 imam dışında müctehidliğini ilan etmemiş hiçbi alim rabbani gelani ibni kesir teyemmiye vs vs yeni mezhep oluşturmamak için Zaten verilmesi gereken hükümler 4 mezhepte verilmiş işte yeni mezhep kurmamak ama Yeni nesil delalete giden sünneti terk ettiren bidatleri açıklayanlar olmuş. Çünkü 1000 sene önce teknoloji bu kadar gelişmemişti yeni müctehid lazım ve bu müctehidler kendini mezhebe Nisbet edip görüş bildiriyorlar herşeyi inkar edersek şii vehhabi ve meshepsiz oluruz düşünüp tartmak gerek hadis inkarı alim görüşü inkarı yapmamak gerek onlar imanı aydınlatmak adına hayatını ilme adıyorlar ister ihtilaf olsun ister olmasın ihtilafta rahmet vardır hadise bakıp tevekkül etmek gerek

Hadis ve alım görüşü inkarı yapmamak gerek kardescigim de her hadis ve görüşü de sahihtir diye kabul etmemek gerek nitekim Yusufiyeli hocamızın da açıkladığı üzere hadislerde rivayeti senedi zayif olan pek çok olduğu gibi alım goruslerinde de zaman zaman diğer ilmi yüksek alimlerden reddiyeler olabiliyor yani elbette araştıralım ama her duyduğumuzu olduğu gibi kesin böyledir diye kabullenmemek lazım

La Tahzen12 19.01.24 22:40

Alıntı:

Sparrow Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587415)
Hadis ve alım görüşü inkarı yapmamak gerek kardescigim de her hadis ve görüşü de sahihtir diye kabul etmemek gerek nitekim Yusufiyeli hocamızın da açıkladığı üzere hadislerde rivayeti senedi zayif olan pek çok olduğu gibi alım goruslerinde de zaman zaman diğer ilmi yüksek alimlerden reddiyeler olabiliyor yani elbette araştıralım ama her duyduğumuzu olduğu gibi kesin böyledir diye kabullenmemek lazım

sünnet ayete muhalefet etmeyen her hoca alim kayda alınır bende alime sövmeyen reddiyeden reddiyeye fark var misal kader inkarcılarına reddiye yazan bi alim vardı okudum Allah rahmet eylesin çok faydalı buldum mutezile mıhna meseleleri bunların hepsini öğrendim ve alimlerin çektiği çileleri görüp Hayranlık duymamak olmaz keza sahabe hayatıda öyle namazda ayağı kesilen hrm ayağını hemde ensevdiği evladını kaybeden bi sahabi vardı bu acılardan sonra söylediği söz benim imanım kuvetleniyor okudukça aklıma takılan meseleleride soruyorum

twennywann 19.01.24 22:56

Alıntı:

Sadik36 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587377)
Peki caiz midir konuyu açan arkadaş bazı kitaplardan kaynak olarak paylaşmışda mesela kuranı kerim Hz muhammed zamaninda kitap halinde değildi harekeler sonradan eklendi vs. Bunlardami bidat oluyor acaba

Estağfirullah hayır onlar tabiiki bidat olmuyorlar.

Bid’at dedigimiz Allah ve Rasulunun bildirdiklerinden farklı şeyler usüller adetler uydurmak.

Kurban kesip kanını alnına sürmek diye birşey yok mesela. Örnekler çoğaltılabilir.

beyazalim 19.01.24 23:11

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587414)
boşluk cok, o boşluklar dolmalı ki sıkintı bitsin...

adini unuttum bir fransiz bilim adami diyorki
müslumanlar 300 sene oncede namaz kiliyorlardi ve dunyaya hükmediyorlardi, simdi müslümanlar yine namaz kılıyor ama per perisanlar , 300 sene önceki namazla simdiki namazin hic bir farki yok, fakat 300 sene once namaz kilan müslumanla şimdiki müslüman arasinda cok fark var

Kesinlikle hocam doğru bir söz olmuş...

Elifelif 20.01.24 00:39

Benzettiler
Abdurrahim Karakoç
BenzettilerYeni bir afyondur yenen her lokma
Biber Avrupalı, tuz Avrupalı.
Gülücükler sahte, kirpikler takma
Dudak Avrupalı, göz Avrupalı.Bebeklikte benliğini yitiren
Tepe tepe tepemizde oturan
Bizi çıkmazlara alıp götüren
Ayak Avrupalı, iz Avrupalı.Birisi diskoda içer, kıvırır
Birisi kulüpte konken çevirir
Yapmasını bilmez, yıkar devirir
Ana Avrupalı, kız Avrupalı.Kalıba uydurdu uyduklarımız
Yazmakla bitmez ki duyduklarımız
Paris modasıdır giydiklerimiz
Astar Avrupalı, yüz Avrupalı.En mahrem yerlerin kalktı örtüsü
Beş santim tırnaktır ellerin süsü
Bütün bunlar medenîlik ölçüsü
Cilve Avrupalı, naz Avrupalı.İster sâri deyin, isterse irsî,
Büyük revaç buldu makbulün tersi
Duyduğumuz 'okey, adiyö, mersi'
Ağız Avrupalı, söz Avrupalı.Her gün karşımıza on zıpır çıkar
Bağırır-çağırır, devirir yıkar…
Dinler kulağımız, gözümüz bakar
Sürü Avrupalı, yoz Avrupalı.Başımız ayıkmaz binlerce halttan
Örf, adet gemimiz delindi alttan
Analar Muğla'dan, Van'dan, Tokat'tan
Bebek Avrupalı, bez Avrupalı.Sahnede ekranda hıyar dinleriz
Deliye, densize uyar dinleriz
Saçma çığlıkları duyar dinleriz
Şarkı Avrupalı, saz Avrupalı.Herkes soyunuyor, açılmıyor ki
Sokakta boynuzdan geçilmiyor ki
Müslüman gâvurdan seçilmiyor ki
Şekil Avrupalı, poz Avrupalı.'Türklük bu mu? ' desem 'bu' diyecekler
Şampanyayı sorsam 'su' diyecekler
Bir gün kökümüze 'hu' diyecekler
Kabuk Avrupalı, öz


Abdurrahim Karakoç.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:08.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149