Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Gusül abdestinde kulaklar nasıl yıkanır? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/88038-gusul-abdestinde-kulaklar-nasil-yikanir.html)

Reca43 20.01.24 21:28

Gusül abdestinde kulaklar nasıl yıkanır?
 
Ben gusül alırken kulaklarımı normal namaz abdesti alırken nasıl yıkıyorsam öyle yıkıyorum kafi midir acaba? Bi yerde kulakların iç kıvrımlarının da iyice yıkanması gerektiğini okudum vesveseye düştüm. Fıkıh bilen arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim.

Sadik36 20.01.24 21:33

Alıntı:

sekine19 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587582)
Ben gusül alırken kulaklarımı normal namaz abdesti alırken nasıl yıkıyorsam öyle yıkıyorum kafi midir acaba? Bi yerde kulakların iç kıvrımlarının da iyice yıkanması gerektiğini okudum vesveseye düştüm. Fıkıh bilen arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim.

Yıkanmasında güçlük ve zahmet olan göz, kapanmış küpe deliği gibi yerleri yıkamak farz değildir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/152-153). Gusül esnasında, küpelerin ve dar olan yüzüğün oynatılması gerekir. Bu konuda vesveseye kapılarak aşırıya gitmeye gerek yoktur, küpe deliklerinin ovuşturulması guslün geçerli olması için yeterlidir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/154-155).
Diyanetin fetvası sorunu açıklıyor vesvese yapmana gerek yok

Reca43 20.01.24 21:46

Alıntı:

Sadik36 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587583)
Yıkanmasında güçlük ve zahmet olan göz, kapanmış küpe deliği gibi yerleri yıkamak farz değildir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/152-153). Gusül esnasında, küpelerin ve dar olan yüzüğün oynatılması gerekir. Bu konuda vesveseye kapılarak aşırıya gitmeye gerek yoktur, küpe deliklerinin ovuşturulması guslün geçerli olması için yeterlidir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/154-155).
Diyanetin fetvası sorunu açıklıyor vesvese yapmana gerek yok

Allah razı olsun zaten vesveseliyim ayağımı 5 dk.da zor yıkıyorum bi de kulakla uğraşırsam iyice eziyetli olacaktı

La Tahzen12 20.01.24 21:57

kulakları namazdaki gibi yıka Serçe parmak delige sonra içten dışa doğru sonra kepçe kısım ile arkası :)



gusulü hızlı almak gerek fazla vesvese etme tahret ağız burun 1 veya 3 (farz 1 sünnet 3 tür 4 5 sıkıntı ovuşturma yarım dk değil 5 10 sn kafidir fazla suyla uğraşmamak gerek ) sonrası baştan aşşagı 1 defada olur 3 defa (4 hadii aşmak olur ) sonra 1 veya 3 sağ omuz sonra sol omuzdan aşşagı 1 veya 3

hızlı almak için bedendeki pislik giderilir diş fırçalanır
tahret
el sonra ağız 3 burun 3 iyice yıkanır sonra baştan aşşagı 1 kulaklarda dikkatle yıkanır (Namazdaki gibi )
sağ omuzdan aşşağı sol omuzdan aşşağı sırt kısma özen göstererek enson ayağa soğuk su dökünüp çıkılır



saatlerce güsülle uğraşan arkadaşlar için açıklamalı yazdım
Vesselam

Yusufiyeli 21.01.24 06:54

Alıntı:

sekine19 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587582)
Ben gusül alırken kulaklarımı normal namaz abdesti alırken nasıl yıkıyorsam öyle yıkıyorum kafi midir acaba? Bi yerde kulakların iç kıvrımlarının da iyice yıkanması gerektiğini okudum vesveseye düştüm. Fıkıh bilen arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim.

Guslün farzları, birer kere ağzı, burnu ve bütün vücudu yıkamaktan ibaret olmak üzere üçtür. Ağıza, buruna bolca su alınmalı, bu hususta abdestteki mazmaza ile istinşaktan daha fazla bir mübalâğa gösterilmelidir. Vücutta iğne ucu kadar olsun, kuru bir yer kalmamasına dikkat edilecek, kulaklar ve göbek oyuğu yıkanacak, su saçların, sakalların, kaşlar ile bıyıkların aralarına ve altlarındaki cilde kadar geçecektir. Hatta bunlar pek sıkı bulunmuş olsa bile. Bu sebeple bunların araları ve dipleri kuru kalırsa, gusül tamam olmuş olmaz. Şu kadar var ki kadınların aşağıya sarkmış olan saçlarının mutlaka yıkanması lâzım değildir. Yeter ki su, bunların diplerine yetişmiş olsun. Erkeklerde ise, bir zaruret bulunmadığı için, böyle sarkmış saçların da her tarafını yıkamak icap eder. Kapanmış olan küpe deliklerinin içerisi de yıkanılmalıdır. Şöyle ki, bu deliklerin ıslanmış olduğuna kuvvetli zan meydana gelmeli, böyle bir zan meydana gelmezse, onları el ile ovuşturarak ıslatmalıdır. İçlerine su zorlukla girebilecek bir halde bulunan küpe deliklerini de içlerine su geçecek bir tarzda el ile ıslatıp yıkamalıdır. Tırnaklar arasında kalan kurumuş çamurların ve göz çapakları gibi şeylerin altını da yıkamalıdır. Bu lâzımdır. Fakat tırnaklardaki kirler, topraklar ve kınalar gusle mani olmaz. Çünkü bunlar, suyun geçmesine mani değildir. Bu hususta köylüler ile şehirliler müsavidir. Sahih olan görüş budur. Bir özür sebebi ile sünnet olmamış kimse, gulfesini, yani sünnette kesilecek derinin içerisini de yıkamalıdır. Bu lâzımdır. Ancak açılmasında zorluk bulunursa, o halde yıkanması gerekmez. Çünkü bu deri, bedenin dışından sayılır, buna kadar gelen bir sidik ile abdest bozulur. Dişlerin arasında suyun geçmesine mani olacak derecede sert nohut miktarı bir yemek parçası bulunmamalıdır, vücudun hiç bir yerinde balık derisi veya çiğnenip kurumuş ekmek parçası gibi birşey de bulunmamalıdır. Çünkü bunların altına su geçmeyince gusül sahih olmuş olamaz. Birbirine bitişip de aralarına su geçmeyecek bir halde bulunan parmakları guslederken su ile hilâllemeli, içi boş olan göbeğin içini de yıkamalı ve necaset bulunmasa da aşağı avret yerlerini su ile istincada bulunmalıdır. Çünkü bunların da kuru kalmaları guslün sahih olmasına mani olur. Ayaklarda çatlak olup da üzerlerine merhem konulmuş olduğu takdirde, bakılır; eğer zarar vermeyecek ise, altlarını yıkamak lâzımdır, zarar verecek ise, su ile üzerleri yıkanılır, bu da zarar verirse, mesh ile yetinilir, mesh de zararlı ise, terk edilir. Ağzını veya burnunu yıkamadığını veya bir uzvunun kuru kalmış olduğunu sonradan anlayan kimsenin yeniden gusletmesi lâzım gelmez. Bilakis yalnız bu uzuvları yıkaması yeterli olur. Eğer arada farz bir namaz kılmış ise, onu iade etmesi icap eder. Gözlerin içini soğuk ve sıcak su ile yıkamak zararlı ve meşakkatli olduğu için bunu ne abdestte, ne de gusülde yıkamak icap etmez. Sahibi âmâ olsa bile. Hatta göz, temiz olmayan bir sürme ile sürmelenmiş olsa dahi, bunu yıkamak lâzım gelmez. Gözlerin hafifçe kapatılması da abdeste, gusle mani olmaz. Yeter ki, su kirpiklere ve pınarlara vardırılmış olsun, bu lâzımdır.(Malikiler’e göre de gözlerin ve ağız ile burunun içerisi ve görünmeyen kulak deliği, bedenin dışarısından sayılmaz. Bu sebeple bunları abdestte ve gusülde yıkamak farz değildir. Bilakis sünnettir. Bu halde takma gözleri abdest ve gusülde çıkarıp altını yıkamaya lüzum yoktur. Ve bu yıkama zararlı olunca, caiz bile olmaz. Gözlerin içerisinden maksat, göz kapaklarının kapanması ile görülmez hale gelen göz tabakasıdır.Hanbelîler’e göre ağız ile burunun içleri yüzden sayılır. Bunun için abdestte, gusülde yıkanılmaları farzdır.)

Reca43 21.01.24 17:09

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587591)
kulakları namazdaki gibi yıka Serçe parmak delige sonra içten dışa doğru sonra kepçe kısım ile arkası :)



gusulü hızlı almak gerek fazla vesvese etme tahret ağız burun 1 veya 3 (farz 1 sünnet 3 tür 4 5 sıkıntı ovuşturma yarım dk değil 5 10 sn kafidir fazla suyla uğraşmamak gerek ) sonrası baştan aşşagı 1 defada olur 3 defa (4 hadii aşmak olur ) sonra 1 veya 3 sağ omuz sonra sol omuzdan aşşagı 1 veya 3

hızlı almak için bedendeki pislik giderilir diş fırçalanır
tahret
el sonra ağız 3 burun 3 iyice yıkanır sonra baştan aşşagı 1 kulaklarda dikkatle yıkanır (Namazdaki gibi )
sağ omuzdan aşşağı sol omuzdan aşşağı sırt kısma özen göstererek enson ayağa soğuk su dökünüp çıkılır



saatlerce güsülle uğraşan arkadaşlar için açıklamalı yazdım
Vesselam

Allah razı olsun

Reca43 21.01.24 17:13

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 587634)
Guslün farzları, birer kere ağzı, burnu ve bütün vücudu yıkamaktan ibaret olmak üzere üçtür. Ağıza, buruna bolca su alınmalı, bu hususta abdestteki mazmaza ile istinşaktan daha fazla bir mübalâğa gösterilmelidir. Vücutta iğne ucu kadar olsun, kuru bir yer kalmamasına dikkat edilecek, kulaklar ve göbek oyuğu yıkanacak, su saçların, sakalların, kaşlar ile bıyıkların aralarına ve altlarındaki cilde kadar geçecektir. Hatta bunlar pek sıkı bulunmuş olsa bile. Bu sebeple bunların araları ve dipleri kuru kalırsa, gusül tamam olmuş olmaz. Şu kadar var ki kadınların aşağıya sarkmış olan saçlarının mutlaka yıkanması lâzım değildir. Yeter ki su, bunların diplerine yetişmiş olsun. Erkeklerde ise, bir zaruret bulunmadığı için, böyle sarkmış saçların da her tarafını yıkamak icap eder. Kapanmış olan küpe deliklerinin içerisi de yıkanılmalıdır. Şöyle ki, bu deliklerin ıslanmış olduğuna kuvvetli zan meydana gelmeli, böyle bir zan meydana gelmezse, onları el ile ovuşturarak ıslatmalıdır. İçlerine su zorlukla girebilecek bir halde bulunan küpe deliklerini de içlerine su geçecek bir tarzda el ile ıslatıp yıkamalıdır. Tırnaklar arasında kalan kurumuş çamurların ve göz çapakları gibi şeylerin altını da yıkamalıdır. Bu lâzımdır. Fakat tırnaklardaki kirler, topraklar ve kınalar gusle mani olmaz. Çünkü bunlar, suyun geçmesine mani değildir. Bu hususta köylüler ile şehirliler müsavidir. Sahih olan görüş budur. Bir özür sebebi ile sünnet olmamış kimse, gulfesini, yani sünnette kesilecek derinin içerisini de yıkamalıdır. Bu lâzımdır. Ancak açılmasında zorluk bulunursa, o halde yıkanması gerekmez. Çünkü bu deri, bedenin dışından sayılır, buna kadar gelen bir sidik ile abdest bozulur. Dişlerin arasında suyun geçmesine mani olacak derecede sert nohut miktarı bir yemek parçası bulunmamalıdır, vücudun hiç bir yerinde balık derisi veya çiğnenip kurumuş ekmek parçası gibi birşey de bulunmamalıdır. Çünkü bunların altına su geçmeyince gusül sahih olmuş olamaz. Birbirine bitişip de aralarına su geçmeyecek bir halde bulunan parmakları guslederken su ile hilâllemeli, içi boş olan göbeğin içini de yıkamalı ve necaset bulunmasa da aşağı avret yerlerini su ile istincada bulunmalıdır. Çünkü bunların da kuru kalmaları guslün sahih olmasına mani olur. Ayaklarda çatlak olup da üzerlerine merhem konulmuş olduğu takdirde, bakılır; eğer zarar vermeyecek ise, altlarını yıkamak lâzımdır, zarar verecek ise, su ile üzerleri yıkanılır, bu da zarar verirse, mesh ile yetinilir, mesh de zararlı ise, terk edilir. Ağzını veya burnunu yıkamadığını veya bir uzvunun kuru kalmış olduğunu sonradan anlayan kimsenin yeniden gusletmesi lâzım gelmez. Bilakis yalnız bu uzuvları yıkaması yeterli olur. Eğer arada farz bir namaz kılmış ise, onu iade etmesi icap eder. Gözlerin içini soğuk ve sıcak su ile yıkamak zararlı ve meşakkatli olduğu için bunu ne abdestte, ne de gusülde yıkamak icap etmez. Sahibi âmâ olsa bile. Hatta göz, temiz olmayan bir sürme ile sürmelenmiş olsa dahi, bunu yıkamak lâzım gelmez. Gözlerin hafifçe kapatılması da abdeste, gusle mani olmaz. Yeter ki, su kirpiklere ve pınarlara vardırılmış olsun, bu lâzımdır.(Malikiler’e göre de gözlerin ve ağız ile burunun içerisi ve görünmeyen kulak deliği, bedenin dışarısından sayılmaz. Bu sebeple bunları abdestte ve gusülde yıkamak farz değildir. Bilakis sünnettir. Bu halde takma gözleri abdest ve gusülde çıkarıp altını yıkamaya lüzum yoktur. Ve bu yıkama zararlı olunca, caiz bile olmaz. Gözlerin içerisinden maksat, göz kapaklarının kapanması ile görülmez hale gelen göz tabakasıdır.Hanbelîler’e göre ağız ile burunun içleri yüzden sayılır. Bunun için abdestte, gusülde yıkanılmaları farzdır.)

Hocam ben zaten kulak memesini ve kepçe kısmını yıkıyorum vesvese ettiğim kısım iç kıvrımlar bununla ilgili net bilgi bulamadım nette.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:38.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148