Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Havass ve Kabala ilmi arasındaki fark (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/88956-havass-ve-kabala-ilmi-arasindaki-fark.html)

imas 25.02.24 20:35

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593459)
Birincisi sen haşa Allah mısın da benim ahiretim hakkında hüküm veriyorsun
ikincisi arkadaşın olan Haham efendiye selamlarımı iletebilirsin bir Havas talebesi ile kesinlikle Haham konuşmaz dostluk etmez
üçüncüsü her Haham Qabbalah hakkında bilgi sahibi değildir çoğunluğu ilgilenmekten imtiyaz eder
dördüncüsü seninle havas talebesi olmasan bile hiçbir haham arkadaşlık etmez dindar bir Yahudi bile etmez sebebi adamların dinini bilmeden kitapları okumadan öğrenmek için değil yargılamak ve kendi yanlışlarını doğruymuş gibi kanıtlamak için konuşup adamların dinlerine saygısızlık ediyorsun
dördüncüsü sana haham arkadaşın mı söyledi sonradan yahudi olunmayacağını söyle o arkadaşına üzerindeki haham lafzını kaldırsın bunu dediyse Hz İbrahim yani ibranicede Avram Avinu anadan doğma yahudi olduğu için mi Atalarıymış?
Beşincisi sonradan Yahudi olunur Hz İbrahim'in uyguladığı Allah'ın emirlerini gerçekleştiren ve anadan doğma bir Yahudi kadar Torah bilen ve Yahudiliği seçmek isteyenler Haham heyeti önünde sınava tabi tutulur ve geçerse Yahudiliğe geçiş için işlemler başlanır. Kişi işlem bitişinde anadan doğma bir yahudi kadar yahudi olur yahudiliğe geçmek istemeyip HaShem'e inanlarda Nuhilik (Noahidlik) yolunu tercih eder.
Madem haham arkadaşın var bana sorduğun şeyleri ona da sormuş olman ve biliyor olman lazım
İnsanlar size Hocam diyor diye siz nefsani davranmaya başlamışsınız Allah siz nefsinizi teskiye etmeden sizi Havas'a ulaştırmasın yoksa hem kendinizi hem insanları zarara sokabilirsiniz. Size vereceğim yanıt burada bitmiştir.
Sağlıcakla İmanla Dinimiz İslam'la kalın.
Allah imanlı yaşamayı imanlı ölmeyi bizlere nasip eylesin

birincisi tevrat bozulmadi diyen şirke girer çunku kurani yalanlamis olur
Ali imran 19. ayet tek din islamdir

sen kimsinki ben senin selamını götureyim
sen basit bir medyumsun burada kabalaci rolu oynama
kabalist biri kendini acik etmez ederse onu ipe cekerler
ben cok degisik inanctan cok değişik insanlar gordum ilk defa ben muslumanim ama tevrat bozulmadi diyeni ilk kez gordum,
dahada sana cevap vermeye gerek yok,benim vaktim kiymetli bos bos konusanlarla kaybedecek vaktim yok

QABBALAH 25.02.24 20:45

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593468)
birincisi tevrat bozulmadi diyen şirke girer çunku kurani yalanlamis olur
Ali imran 19. ayet tek din islamdir

sen kimsinki ben senin selamını götureyim
sen basit bir medyumsun burada kabalaci rolu oynama
kabalist biri kendini acik etmez ederse onu ipe cekerler
ben cok degisik inanctan cok değişik insanlar gordum ilk defa ben muslumanim ama tevrat bozulmadi diyeni ilk kez gordum,
dahada sana cevap vermeye gerek yok,benim vaktim kiymetli bos bos konusanlarla kaybedecek vaktim yok

hoca efendi ben senin iki seferdir iftira atıp günahlarına ortak olduğun haham arkadaşına anlatacak kadar gocunduğun bir adamım ben medyum olsam buradakilerin çoğundan para kazanırım numaramı özelden isteyenlere gönderirim sen ne kendi dinini biliyorsun ne başka bir dini ben sana her seferinde dua ettiğim halde sen iftiralara devam ederek karakterini en önemlisi imanının eksikliğini ortaya koyuyorsun seni talebe olarak alan hocana bile hakarettir senin bu davranışların Allah senin yardımcın olsun İmanını arttırsın güçlendirsin sağlıcakla kal sen havass hocaları din alimleri Cin görenin şahitliğini kabul etmezken cin gördüm diyene bunu iyi değerlendir diyorsun bu kadar yanlıştasın yazdıklarıma cevap yazarak ne benim zamanımı çal ne kendi zamanını hadi Allaha emanet ol hoca bey

Darkness 25.02.24 20:54

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593474)
hoca efendi ben senin iki seferdir iftira atıp günahlarına ortak olduğun haham arkadaşına anlatacak kadar gocunduğun bir adamım ben medyum olsam buradakilerin çoğundan para kazanırım numaramı özelden isteyenlere gönderirim sen ne kendi dinini biliyorsun ne başka bir dini ben sana her seferinde dua ettiğim halde sen iftiralara devam ederek karakterini en önemlisi imanının eksikliğini ortaya koyuyorsun seni talebe olarak alan hocana bile hakarettir senin bu davranışların Allah senin yardımcın olsun İmanını arttırsın güçlendirsin sağlıcakla kal sen havass hocaları din alimleri Cin görenin şahitliğini kabul etmezken cin gördüm diyene bunu iyi değerlendir diyorsun bu kadar yanlıştasın yazdıklarıma cevap yazarak ne benim zamanımı çal ne kendi zamanını hadi Allaha emanet ol hoca bey

Burada dua ediyorum diyip yalandan yere dua edip bize boş Muhabbet yapmasan mı be?.Komiksin hee cidden.Dua kalpten olur.İkiyüzlü olduğun yazdıklarından anlaşılıyor.Madem kabala öğretisine sahipsin göster gücünü ne yapabiliyorsn.Hadi beni bul bana büyü yap.Ama ben seni mahvederim haberin olsun.

QABBALAH 25.02.24 21:04

Alıntı:

BenBenMiyimm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593480)
Burada dua ediyorum diyip yalandan yere dua edip bize boş Muhabbet yapmasan mı be?.Komiksin hee cidden.Dua kalpten olur.İkiyüzlü olduğun yazdıklarından anlaşılıyor.Madem kabala öğretisine sahipsin göster gücünü ne yapabiliyorsn.Hadi beni bul bana büyü yap.Ama ben seni mahvederim haberin olsun.

seni bulup sana büyü yapacak kadar insanları tehdit edecek kadar rahatsız birisi olsam bu ilimi bana vermezlerdi benim kendimi kanıtlamak gibi bir derdim yok olmadı da. Ayrıca sen bana hiçbir şey yapamazsın.


Usame B.Zeyd anlatıyor:
“Resulûllah aleyhisselam bizi bazı kabilelere gönderdi. Onlar da bizim gelişimizden haberdâr olarak kaçtılar. Biz bu grubun içinden birisine yetiştik. Onu yakalayınca, ‘Lâ ilahe illâllah’ deyiverdi. Fakat biz kendisini öldürdük. Döndüğümüzde bu olayı Peygamber aleyhisselâm’a aynen anlattım.

Peygamber aleyhisselâm:

‘Kıyamet gününde o adamın söylediği bu tevhid kelimesinin kıymet ve büyüklüğünden dolayı sana kim yardımcı olacak?’ dedi.

Ben:

‘Ey Allah’ın Resûlü, o adam, bunu ölümden korktuğu için söyledi,’ diye cevap verdim.

Peygamber Aleyhisselâm:

‘Kalbini yarıp baktın mı ki, bunu başka bir sebepten dolayı söylemiş olduğunu bilesin! Kıyamet gününde ‘Lâ ilâhe illallah’ kelimesinin karşısında kim senin yardımcın olacak?’ buyurdu. Bu sözü o kadar çok tekrar etti ki, ‘keşke Müslümanlığa o günden sonra girmiş olsaydım,’ dedim.”

kalbimi yarıp baktın mı?

değerli forum üyeleri ben yalancı olsam bile bir yalan bazılarının yalanlarını bozdu bu bile batıla karşı kazanılmış bir zaferdir. Hoca Üstad dediğiniz insanlara dikkat edin.
bir yerde kim en çok alkışlanıyorsa işte o yalancıdır.

Mrcngr 25.02.24 21:20

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593428)
İnsanlara öğrendiğim günden beri yardım ediyorum musallat karı koca arasının düzeltilmesi kötü alışkanlıklardan kurtarma büyü bozumu rızık açımı gibi bir sürü konuda yardımcı oluyorum maddi kaygılar gözetmiyoruz ve kapımızı çalanlara yardımcı oluyoruz ilimlerde maddi kaygı gözetilmesini doğru bulmuyorum Allah'ın göndediği ilimi satma cürretine kimse sahip olmamalı bana kattığı faydalar vicdanen kendi adıma çok rahatım Yahudiye yardım ediyorsam Yahudi şeriatına göre Müslümana yardım ediyorsam bizim şeriatımıza göre yardım ediyorum yüküm ağır olduğu için her şeyi düşünmek zorunda kalıyorum bu nedenle günlük hayatımda eskiye nazaran daha ince düşünen her Adımını allah rızası için atan birisi oldum faydaları manevi oldu maddi hiçbir fayda görmedim

Umarım yardım etmek ve yardım görmekten bir an eksik kalmazsınız. Yaptıklarınız çok güzel.

QABBALAH 25.02.24 21:24

Alıntı:

Mrcngr Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593486)
Umarım yardım etmek ve yardım görmekten bir an eksik kalmazsınız. Yaptıklarınız çok güzel.

İnşallah kardeşim duaların için çok teşekkür ederim Allah sizlere de hayırlı yollarda yardım etmeyi yardım görmeyi nasip etsin yerden bir taşı kaldırmak bile sevaptır Allah bize o taşı kaldıracak gücü imanı nasip etsin

Darkness 25.02.24 21:28

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593481)
seni bulup sana büyü yapacak kadar insanları tehdit edecek kadar rahatsız birisi olsam bu ilimi bana vermezlerdi benim kendimi kanıtlamak gibi bir derdim yok olmadı da. Ayrıca sen bana hiçbir şey yapamazsın.


Usame B.Zeyd anlatıyor:
“Resulûllah aleyhisselam bizi bazı kabilelere gönderdi. Onlar da bizim gelişimizden haberdâr olarak kaçtılar. Biz bu grubun içinden birisine yetiştik. Onu yakalayınca, ‘Lâ ilahe illâllah’ deyiverdi. Fakat biz kendisini öldürdük. Döndüğümüzde bu olayı Peygamber aleyhisselâm’a aynen anlattım.

Peygamber aleyhisselâm:

‘Kıyamet gününde o adamın söylediği bu tevhid kelimesinin kıymet ve büyüklüğünden dolayı sana kim yardımcı olacak?’ dedi.

Ben:

‘Ey Allah’ın Resûlü, o adam, bunu ölümden korktuğu için söyledi,’ diye cevap verdim.

Peygamber Aleyhisselâm:

‘Kalbini yarıp baktın mı ki, bunu başka bir sebepten dolayı söylemiş olduğunu bilesin! Kıyamet gününde ‘Lâ ilâhe illallah’ kelimesinin karşısında kim senin yardımcın olacak?’ buyurdu. Bu sözü o kadar çok tekrar etti ki, ‘keşke Müslümanlığa o günden sonra girmiş olsaydım,’ dedim.”

kalbimi yarıp baktın mı?

değerli forum üyeleri ben yalancı olsam bile bir yalan bazılarının yalanlarını bozdu bu bile batıla karşı kazanılmış bir zaferdir. Hoca Üstad dediğiniz insanlara dikkat edin.
bir yerde kim en çok alkışlanıyorsa işte o yalancıdır.

Tamam,Haklısın.Cahille tartışılmaz ben diyorm gel bul beni madem ilmin var konuyu değiştiriyorsn.Haklısın.

QABBALAH 25.02.24 21:31

Alıntı:

BenBenMiyimm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593489)
Tamam,Haklısın.Cahille tartışılmaz ben diyorm gel bul beni madem ilmin var konuyu değiştiriyorsn.Haklısın.

anlamadığın şey nefsani davranmak
ben neden senin nefsnle kendi nefsimi savaşa sokayım
neden ikimiz de yanlışa sapalım
Allah bizlere yardım etsin ne diyeyim sana
tartışmaya girmek için yanlış kapı çaldın
buradan sana ekmek çıkmaz

imas 25.02.24 21:59

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593474)
hoca efendi ben senin iki seferdir iftira atıp günahlarına ortak olduğun haham arkadaşına anlatacak kadar gocunduğun bir adamım ben medyum olsam buradakilerin çoğundan para kazanırım numaramı özelden isteyenlere gönderirim sen ne kendi dinini biliyorsun ne başka bir dini ben sana her seferinde dua ettiğim halde sen iftiralara devam ederek karakterini en önemlisi imanının eksikliğini ortaya koyuyorsun seni talebe olarak alan hocana bile hakarettir senin bu davranışların Allah senin yardımcın olsun İmanını arttırsın güçlendirsin sağlıcakla kal sen havass hocaları din alimleri Cin görenin şahitliğini kabul etmezken cin gördüm diyene bunu iyi değerlendir diyorsun bu kadar yanlıştasın yazdıklarıma cevap yazarak ne benim zamanımı çal ne kendi zamanını hadi Allaha emanet ol hoca bey

o kadar babayigitsin ver bakalim numani aninda tekmeyi yersin

oncelikle sen bana dua etme, tevrat bozulmadi diyenin duasina ihtiyacim yok
***havass hocaları din alimleri Cin görenin şahitliğini kabul etmezken cin gördüm diyene bunu iyi değerlendir diyorsun****
bunu diyorsan sen hic bir sey degilsin hic bir sey bilmiyorsun
sen zahirde ve batinda bana hafif gelirsin çunku hic bir sey bilmiyorsun, sen o *** seni yetistiren kabalist hahami ****gonder o gelsin, tabi oyle biri varsa

dahada cevap yazma yazsanda ben cevap vermeyecegim, kabalistlik sana 5 beden buyuk gelir. biraz dengeli at
Allahin verdigi nefesi bosuna harcama gunahtir gunah

QABBALAH 25.02.24 22:06

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593502)
o kadar babayigitsin ver bakalim numani aninda tekmeyi yersin

oncelikle sen bana dua etme, tevrat bozulmadi diyenin duasina ihtiyacim yok
***havass hocaları din alimleri Cin görenin şahitliğini kabul etmezken cin gördüm diyene bunu iyi değerlendir diyorsun****
bunu diyorsan sen hic bir sey degilsin hic bir sey bilmiyorsun
sen zahirde ve batinda bana hafif gelirsin çunku hic bir sey bilmiyorsun, sen o *** seni yetistiren kabalist hahami ****gonder o gelsin, tabi oyle biri varsa

dahada cevap yazma yazsanda ben cevap vermeyecegim, kabalistlik sana 5 beden buyuk gelir. biraz dengeli at
Allahin verdigi nefesi bosuna harcama gunahtir gunah

kibir şeytandandır duaya ihtiyacım yok diyen bir adam değil hoca MÜSLÜMAN olamaz

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593505)
kibir şeytandandır duaya ihtiyacım yok diyen bir adam değil hoca MÜSLÜMAN olamaz

Allah hepimize yardım etsin ne diyeyim

Dasiva 25.02.24 22:09

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593505)
kibir şeytandandır duaya ihtiyacım yok diyen bir adam değil hoca MÜSLÜMAN olamaz



Allah hepimize yardım etsin ne diyeyim

"Duaya ihtiyacım yok" demesinden önce ne demiş?

QABBALAH 25.02.24 22:14

Alıntı:

Dasiva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593508)
"Duaya ihtiyacım yok" demesinden önce ne demiş?

olay öncesi sonrası değil önemli olan duanın iyiliğidir duayı kim ederse etsin niyet halisse amel halis olur
ben bir Müslüman olarak dua ettim

imas 25.02.24 22:25

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593505)
kibir şeytandandır duaya ihtiyacım yok diyen bir adam değil hoca MÜSLÜMAN olamaz



Allah hepimize yardım etsin ne diyeyim

senin ya okuman yok yada okudugunu anlamiyorsun ama su kesin tam takiyyecisin

ben duaya ihtiyacim yok mu dedim

bak ben ne demişim

***oncelikle sen bana dua etme, tevrat bozulmadi diyenin duasina ihtiyacim yok***

şimdi anladin
benim vaktimi çalma

QABBALAH 25.02.24 22:30

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593517)
senin ya okuman yok yada okudugunu anlamiyorsun ama su kesin tam takiyyecisin

ben duaya ihtiyacim yok mu dedim

bak ben ne demişim

***oncelikle sen bana dua etme, tevrat bozulmadi diyenin duasina ihtiyacim yok***

şimdi anladin
benim vaktimi çalma

kardeşim boşuna tartışmaya uzatmaya gerek yok gönlünü kırdıysam hakkını helal et benden yana helal olsun

Yusufiyeli 26.02.24 07:10

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593426)
Yanıtınız çok güzel bir yanıt teşekkür ederim Yahudiler arasında azımsanmayacak bir kesim Talmud'u kutsal saymaz hatta kabul etmez bunun nedeni Talmud'un değiştirilmiş olmalarına inanmlarıdır bu bahsettiğiniz bölüm Talmudu kastedyor olabilir mı? ikincil olarak faiz konusu Tevratta kesin hükümle haram olmalarına rağmen yahudilerden olanlar yahudi olmayanlara faiz günahını işlemişlerdir bunun nedeni Tevrat değildir çünkü tevrat bu durumu yasaklamış Yahudilerin Yahudi olmayanları kendilerinden görmelerini öğütlemişlerdir Faiz sürgün nedeniyle ticaret ile uğraşmak zorunda kalan yahudilerin para kazanamamaları nedeniyle güçsüzleşmemek için çeşitli din alimlerinin faiz yahudi olmayana verilebilir fetvasını vermelerine neden olmuştur yanıtınız çok doyurucu bir yanıt dini alimlerin fetvalarının tevrata denk görüldüğü konusunda da size katılıyorum

Kendi elleriyle kitap yazanlar. Bu beyanda yer alan “veyl” (ويل) kelimesi için şiddet mânası verilmiş veya cehennemdeki bir vâdinin adıdır denilmiştir. Şöyle de düşünülmüştür: “Veyl” (ويل) üzüntü çekilip ah vah edilen her türlü olaydır, Arap, “Şu olay sebebiyle vay falanın başına gelene!” der.Elleriyle kitap yazıp. Bu iki şekilde yorumlanabilir: Yazanlar, Hz. Muhammed’in niteliklerini Tevrat’tan silip kaldıranlar (Tevrat nüshalarını bu şekilde yazanlar). Bir de yazanlar, yani niteliklerinin aksini icat edip yazanlar. Sonra da, Bu, Allah katındandır derler. Bu muhtevadaki “yazım” gerçeğin aksinin kayıt ve ispatı demektir, “İşte onlar, Allah’ın imanı kalplerine yazıp yerleştirdiği kimselerdir”[ Mücadele Suresi 22. Ayet] beyanında olduğu gibi. Burada tesbit edilen, aslının öyle olduğu zannedilmesi için Tevrat’a eklenen ibarelerdir. Elleriyle yazdıkları yüzünden vay haline, kazandıkları dünyalık yüzünden vay haline onların! Sözü edilen kimselere üç şey yüzünden üç defa teessüf edilmiştir. İlki Resulullah’ın niteliği için yeni bir metin icat ederek doğru olanı yok edip değiştirmeleri. İkincisi, bu, Allah katındandır demeleri. Üçüncüsü, kazandıkları dünyalık yüzünden vay haline onların, yani yeme içme imkânları ve hediyeleri.

Celcelutiye 26.02.24 10:15

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 592854)
Selamün Aleyküm öncelikle ben uzun yıllarını Qabbalah'a adamış sırlı ilimler peşinde koşmuş (tıp, büyü bozma, büyü yapımı (büyü yapımına karşıyım Allah'ın yazdığı kaderi değiştirme cürretini kimse kendinde bulamaz bulmamalı.) yüksek ve düşük işlemler bakım vs. gibi konularda uzmanlaşmış bir Müslüman'ım. Zamanımı bunlara hacamaktan Havass ilmi hakıkında yetersiz kaldım ve bu konuları araştırmaya öğrenmeye zaman ayırmaya karar verdim. Şimdi konumuza gelirsek Havass ile Qabbalah arasındaki farklar nelerdir Qabbalah neden şeytani görülür? Qabbalah Musa Peygamberin İbrahim Peygamberin ilmidir. Havass da kök olarak iyi amaçlar için dünyaya gönderilmiş bir ilimdir, Havass kötüye kullanılamaz mı?

Amel eden kişiye göre değişir, Kabalanın iletişim kurmaya çalıştığı mecra ile Kurani kerim ayet sure esma havaslarına yoğunlaşan kişinin iletişim kurduğu yaratılmışlar 1 değildir.

Birisi şeriat tanımaz dinlemez , diğeri Allahın yasaları gereğince hareket eder. Ne yaptığını bilen ehil için bi fark yoktur sadece dışardan hoş gözükmüyor..Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söylim diye bakar yaratılmışlar uzaktan ve yanına hayır üzere yaşayanlar pek yaklaşmaz.. Bu işlerle 3-5 sene ciddi uğraşmış birisinin kitap açmasınada gerek yoktur bi amel için,hangi durumda kime gidileceğini bilir kişi

QABBALAH 26.02.24 13:22

Alıntı:

Celcelutiye Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593599)
Amel eden kişiye göre değişir, Kabalanın iletişim kurmaya çalıştığı mecra ile Kurani kerim ayet sure esma havaslarına yoğunlaşan kişinin iletişim kurduğu yaratılmışlar 1 değildir.

Birisi şeriat tanımaz dinlemez , diğeri Allahın yasaları gereğince hareket eder. Ne yaptığını bilen ehil için bi fark yoktur sadece dışardan hoş gözükmüyor..Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söylim diye bakar yaratılmışlar uzaktan ve yanına hayır üzere yaşayanlar pek yaklaşmaz.. Bu işlerle 3-5 sene ciddi uğraşmış birisinin kitap açmasınada gerek yoktur bi amel için,hangi durumda kime gidileceğini bilir kişi

çoğunlukla size hak veriyorum Yaratılmışlar konusunda genelde isim ve kavram değişiyor Cin kavramı İslam'da daha ayrıntılı ve açık olduğu için Tevrat biraz daha genel kalıyor bu da yanlış anlaşılmalara neden oluyor yanıtınız için sağolun

Yusufiyeli 26.02.24 15:26

Tevrat’ın İbranice karşılığı olan “Torah” kelimesi, Yahudi kültüründe ve Eski Ahid’de genel bir anlama sahip bulunmaktadır. Bu kelimenin “Musa Kitabı”nın özel adı olduğuna dair Eski Ahid’de kesin bir ifadeye rastlanmamaktadır. “Musa Kitabı”na özel isim olarak “Torah” ismi, daha sonra Yahudiler tarafından verilmiştir. Bu isim, zamanla, bütün Eski Ahid’i kapsayan bir isim haline gelmiştir. Kur’an’daki “Tevrat” kelimesi de İbranice aslı “Torah” gibi genel bir anlam ifade etmektedir. Kur’an’da, bu kelimenin “Musa Kitabı”nın adı olduğunu belirten açık bir ifa*de bulunmamaktadır. Kur’an’a göre Tevrat, “Allah’ın Beni İsrail peygamberlerine gönderdiği vahiylerin genel adıdır. ”Tevrat’ta anlatılan vahiy sürecinin incelenmesinden, Musa’ya gelen vahyin kapsamının bugünkü Tevrat’ın hacmi kadar olma*dığı anlaşılmaktadır. Eski Ahid’de ve Rabbani kaynaklarda, bunu doğrulayan haberler bulunmaktadır. Yeşu Kitabı’nda, Musa’nın Kitabı’nın tümünün bir “mezbah” üzerine yazıldığı belirtilmektedir. Rabbilerin açıklamasına göre bu mezbah, “on iki taştan” yapılmış*tır. Bu haberler doğru kabul edilirse, “Spinoza”nın da belirttiği gibi, “Tevrat ın bütün sözlerinin bu on iki taş üzerine sığması mümkün değildir.” Bundan da “Musa Kitabı”nın muhtevasının, en azından, on iki taş üzerine sığacak kadar, bugünkünden kısa olduğu ortaya çıkmaktadır. Başka bir ifadeyle, bugünkü Tevrat’ın muhtevası, tamamen Musa’ya ait değildir. Musa’nın, kendisine gelen vahiyleri yazıp yazmadığı, tam olarak bilinmemektedir. Tesniye’nin 31. Babının 9 ile 25 ve 26. cümlelerinde, Musa’nın, “Torah”ın sözlerini bir kitaba yazdığı ve bu kitabı, Ahit Sandığı’nın yanına koyması için Levioğullarına, Kohenlere teslim ettiği belirtilmektedir. Tesniye’deki bu cümlelere dayanılarak, Dıvarim Rabah’da ve Maimonides’in Mişne Torah’ın da Musa’nın on üç Tevrat nüshası yazdığı, bunların on ikisini on iki kabileye dağıttığı, birini de Ahit Sandığı’nın içine koyduğu zikredilmektedir. Dıvarim Rabah’da ve Mişne Torah’da yer alan bu haber, Eski Ahid’in I. Krallar ve II. Tarihler kitapları tarafın*dan doğrulanmamaktadır. I. Krallar ve II. Tarihler kitaplarında, Süleyman zamanında “Ahit Sandığı”nın açıldığı ve içinden “İki Taş Levha”dan başka bir şeyin çıkmadığı açıklanmaktadır. Buna göre; ya bu nüsha kaybolmuştur veya Dıvarim Rabah’da ve Mişne Torah’da anlatılanlann tarihî gerçekliği bulunmamaktadır. Yahudi araştırmacı Hava Lazarus-Yafeh son düşünceyi desteklemektedir. Müslümanlarla Yahudiler arasındaki tahrif polemiğini kapsamlı olarak inceleyen Lazarus-Yafeh, on üç nüsha teorisinin Müslüman polemikçilere karşı uydurulduğu kanaatindedir. Tesniye’de, Musa’nın Tevrat’ı yazdığını ifade eden cümlelerden sonra Tevrat’ın muhtevasının daha üç bab devam etmesi ve Rabbani kaynaklardaki tek nüsha ile ilgili rivayetler bu kanaati teyit etmektedir. Bütün bunlar, Tevrat’ın, Musa’dan çok sonra, tedricen ortaya çıktığını göstermektedir. Muhtemelen, Musa’ya gelen vahiy, belli bir döneme kadar hafızalarda sözlü olarak korunmuş, daha sonra, birileri tarafından, bütün kaynaklar derlenerek yazıya geçirilmiştir. Bu metne, Musa’ya gelen vahiyle ilgisi olmayan ilaveler de katıl*mıştır. Böylece, metnin muhtevası kabarmış ve neticede, Musa’ya verildiğine inanılan “Tevrat” ortaya çıkmıştır. Musa’dan çok sonra tespit edilmiş olan bu Tevrat, Rabbani kaynaklarda anlatıldığına göre, asli yapısını koruyamamış, devamlı değişikliğe ve tahrifata maruz kalmıştır. Yahuda Kralı Yoşiya’nın Mabet’teki “katakompa” gizlemesinden sonra da bir daha ele geçirilememiş ve tamamen ortadan yok olmuştur. Kudüs Talmud’unda belirtildiğine göre, bu Tevrat, halen orada bulunmaktadır.Bugün mevcut olan Tevrat, II. Mabet Dönemi’nde Ezra tara*fından tespit edilmiştir. Ezra, bu Tevrat’ta birtakım değişiklikler yapmıştır. Ondan sonra Knesset Ha-Gadol ve Soferim, Tevrat üzerinde çalışmaya devam etmiştir. Özellikle Soferim, bu yeni Tevrat’ın teşekkülünde önemli rol oynamıştır. Bazı Rabbiler, onları Tevrat’ta bazı kasıtlı değişiklikler yapmakla da suçlamışlardır.

Yusufiyeli 26.02.24 19:22

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593466)
Taş levhalar 2 kez yazılmıştır ikisini de Hz Musa Allahın söylediklerine uygun işlemiştir Allah ilkinde ne söylediyse aynısını ikincisind de söylemiştir anlam ve cümle farklılıkları yoktur aynı mahiyette olması bir şey ifade etmez çünkü yasalar evrenseldir



seninle çok geniş bir zamanda farklı bir konu balığı altında sadece bu konuları konuşmalıyız Yusuf'um bilgin bol ben bu aralar çok zaman bulamıyorum sana mutlaka haber edeceğim

Şimdi gardaş yusufum falan demişsin sıkıntı yokta bu ifade benim yaş grubuma göre değil ben yaşım itibariyle yaşlılar sınıfındanım ayrıca adım Yusuf değil ‘’yusufiyeli’’ rumuzunu kullanıyorum yalnız Artvin Yusufiyeli den de değilim. Özel bir ifadedir. Genelde ülkücü camia birileri için kullanır ben o birilerindenim neyse yine yanlış anlama olmasın sen Tevrat’ın tahrif edilmesiyle alakalı Kur’an’dan delil istedin bende Bakara suresi 75. Ayet ile Bakara Suresi 79. Ayeti söyledim izaha çalıştım. Buna rağmen sen yine Tevrat tahrif edilmemiş diyorsan seninle müşterek bir noktamız kalmıyor. Daha fazla bir şey yazmama gerek kalmadı.

QABBALAH 27.02.24 11:27

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593678)
Şimdi gardaş yusufum falan demişsin sıkıntı yokta bu ifade benim yaş grubuma göre değil ben yaşım itibariyle yaşlılar sınıfındanım ayrıca adım Yusuf değil ‘’yusufiyeli’’ rumuzunu kullanıyorum yalnız Artvin Yusufiyeli den de değilim. Özel bir ifadedir. Genelde ülkücü camia birileri için kullanır ben o birilerindenim neyse yine yanlış anlama olmasın sen Tevrat’ın tahrif edilmesiyle alakalı Kur’an’dan delil istedin bende Bakara suresi 75. Ayet ile Bakara Suresi 79. Ayeti söyledim izaha çalıştım. Buna rağmen sen yine Tevrat tahrif edilmemiş diyorsan seninle müşterek bir noktamız kalmıyor. Daha fazla bir şey yazmama gerek kalmadı.

güzel kardeşim yazdığın şeylere boş zamanımda cevap vereceğimi yanıtlayacağımı sana söyledim çünkü konu çok uzayacak ve benim bu aralar fazla zamanım yok yazarsın yazmazsın yine senin kararın lakin ben ilk fırsatta yine de yazdıkların hakkında bir şeyler yazacağım "Yusuf'um" konusuna gelince isminin güzelliği nedeniyle böyle bir hitapta bulundum yaşına bakmadım rahatsız olduysan hakkını helal et

Yusufiyeli 27.02.24 12:15

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593760)
güzel kardeşim yazdığın şeylere boş zamanımda cevap vereceğimi yanıtlayacağımı sana söyledim çünkü konu çok uzayacak ve benim bu aralar fazla zamanım yok yazarsın yazmazsın yine senin kararın lakin ben ilk fırsatta yine de yazdıkların hakkında bir şeyler yazacağım "Yusuf'um" konusuna gelince isminin güzelliği nedeniyle böyle bir hitapta bulundum yaşına bakmadım rahatsız olduysan hakkını helal et

Kısaca ifade edeyim ismim Yusuf değil.

QABBALAH 27.02.24 12:29

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593766)
Kısaca ifade edeyim ismim Yusuf değil.

Anladım başta öyle sanmıştım onun izahını yaptım

Darkness 28.02.24 00:52

Alıntı:

QABBALAH Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593768)
Anladım başta öyle sanmıştım onun izahını yaptım

Medrese-i Yusufiye" ne demektir?

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ*
بِثَ فِى السِّجْنِ بِضْعَ سِنِينَ*

["... Yusuf daha nice yıllar zindanda kaldı." (Yusuf, 12/42)]*ayetinin ihbarı ve sırrıyla Yusuf Aleyhisselam mahpusların piridir. Ve hapishane bir nevi Medrese-i Yusufiye olur."(1)

Bu sözler, hayatını iman ve Kur’an hizmetine vakfeden, iman hakikatlerini neşr ve ilan eden, bu yüzden de akıl almaz zulüm ve işkencelere, eza ve cefalara maruz kalan, otuz yıl ömrü hapishanelerde ve sürgünlerde geçen Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerine aittir.

Bediüzzaman Hazretlerinin hapishane için*“Medrese-i Yusufiye”*tabirini kullanmasının*sebebi*ve*hikmeti:

İnsanları yalnızca Allah'a kulluk etmeye ve güzel ahlaklı olmaya davet eden, Cenab-ı Hakk’ın rızasından başka hiç bir gayeleri olmayan büyük mürşidlerin ve âlimlerin maruz kaldıkları eza ve cefalar, atıldıkları hapishaneler, onlar için güzel bir nefis terbiyesine ve manevî terakkiye vesile olmuştur. Diğer bir tabirle, mü’minler için hapishaneler birer medrese hükmündedirler. Nitekim Üstad Hazretleri başta*30. Lem’a*olmak üzere bazı mühim risaleleri hapishanelerde yazmıştır.

Osman Yüksel Serdengeçti şöyle der:*“O, mahkemelerden mahkemelere sürüklendi. Mahkûmken bile hükmediyordu. O hapishanelerden hapishanelere atıldı. Hapishaneler, zindanlar onun sayesinde Medrese-i Yusufiye oldu. Said Nur zindanları nur, gönülleri nur eyledi. Nice azılı katiller, nice nizam ve ırz düşmanları, bu iman abidesinin karşısında eridiler; sanki yeniden yaratıldılar. Hepsi halîm selim mü'minler haline, hayırlı vatandaşlar haline geldiler... Sizin hangi mektebleriniz, hangi terbiye sistemleriniz bunu yapabildi, yapabilir?” (Tarihçe-i Hayat)

Kur’an'da bildirildiği üzere, iffet abidesi olarak bilinen tanınan Hz. Yusuf iftiraya uğramış, suçsuz olduğuna dair deliller apaçık ortada olmasına rağmen, hapse atılmış ve yıllarca zindanda kalmıştır. İsmet ve iffet timsali Hz. Yusuf,*"Ey Rabbiml Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir.”*(Yusuf Suresi, 13)*diyerek*başına her gelenin Allah'tan bir hayır olduğunu bilmiş, hapiste dahi tebliğ vazifesine devam ederek mahkûmlara Allah'ın varlığını ve güzel ahlakı anlatmış, hapis hayatı boyunca asla bir şikâyette bulunmamış, büyük bir sabır ve metanetle karşı koyarak onların üstesinden gelmiş ve sabr-ı cemili, sıdk ve emaneti, ilim ve irfaniyle Mısır'da en âli bir makama çıkmıştır. İşte onun bu tavrı, kendisinden sonra gelen tüm mü’minlere de güzel bir misal olmuştur.

İmam-ı A'zam, İmam-ı Ahmed İbn-i Hanbel ve Bediüzzaman Hazretleri gibi birçok, mürşid, müceddid, âlim nice eza ve cefalara maruz kalmış ve haksız yere hapse atılmışlardır.

Bu büyük zatlar da aynı Hz. Yusuf gibi başlarına gelen bela ve musibetleri, maruz kaldıkları eza ve cefaları sabır ve metanetle karşılamış, davalarından zerre kadar taviz vermemişlerdir. Hapishaneleri bir nevi uzlet ve inziva yeri olarak görmüş ve Medrese-i Yusufiye olarak kabul etmişlerdir.

Abimizin İsmi bu yüzden Yusufiyeli.

QABBALAH 28.02.24 03:40

Alıntı:

BenBenMiyimm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593869)
Medrese-i Yusufiye" ne demektir?

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ*
بِثَ فِى السِّجْنِ بِضْعَ سِنِينَ*

["... Yusuf daha nice yıllar zindanda kaldı." (Yusuf, 12/42)]*ayetinin ihbarı ve sırrıyla Yusuf Aleyhisselam mahpusların piridir. Ve hapishane bir nevi Medrese-i Yusufiye olur."(1)

Bu sözler, hayatını iman ve Kur’an hizmetine vakfeden, iman hakikatlerini neşr ve ilan eden, bu yüzden de akıl almaz zulüm ve işkencelere, eza ve cefalara maruz kalan, otuz yıl ömrü hapishanelerde ve sürgünlerde geçen Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerine aittir.

Bediüzzaman Hazretlerinin hapishane için*“Medrese-i Yusufiye”*tabirini kullanmasının*sebebi*ve*hikmeti:

İnsanları yalnızca Allah'a kulluk etmeye ve güzel ahlaklı olmaya davet eden, Cenab-ı Hakk’ın rızasından başka hiç bir gayeleri olmayan büyük mürşidlerin ve âlimlerin maruz kaldıkları eza ve cefalar, atıldıkları hapishaneler, onlar için güzel bir nefis terbiyesine ve manevî terakkiye vesile olmuştur. Diğer bir tabirle, mü’minler için hapishaneler birer medrese hükmündedirler. Nitekim Üstad Hazretleri başta*30. Lem’a*olmak üzere bazı mühim risaleleri hapishanelerde yazmıştır.

Osman Yüksel Serdengeçti şöyle der:*“O, mahkemelerden mahkemelere sürüklendi. Mahkûmken bile hükmediyordu. O hapishanelerden hapishanelere atıldı. Hapishaneler, zindanlar onun sayesinde Medrese-i Yusufiye oldu. Said Nur zindanları nur, gönülleri nur eyledi. Nice azılı katiller, nice nizam ve ırz düşmanları, bu iman abidesinin karşısında eridiler; sanki yeniden yaratıldılar. Hepsi halîm selim mü'minler haline, hayırlı vatandaşlar haline geldiler... Sizin hangi mektebleriniz, hangi terbiye sistemleriniz bunu yapabildi, yapabilir?” (Tarihçe-i Hayat)

Kur’an'da bildirildiği üzere, iffet abidesi olarak bilinen tanınan Hz. Yusuf iftiraya uğramış, suçsuz olduğuna dair deliller apaçık ortada olmasına rağmen, hapse atılmış ve yıllarca zindanda kalmıştır. İsmet ve iffet timsali Hz. Yusuf,*"Ey Rabbiml Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir.”*(Yusuf Suresi, 13)*diyerek*başına her gelenin Allah'tan bir hayır olduğunu bilmiş, hapiste dahi tebliğ vazifesine devam ederek mahkûmlara Allah'ın varlığını ve güzel ahlakı anlatmış, hapis hayatı boyunca asla bir şikâyette bulunmamış, büyük bir sabır ve metanetle karşı koyarak onların üstesinden gelmiş ve sabr-ı cemili, sıdk ve emaneti, ilim ve irfaniyle Mısır'da en âli bir makama çıkmıştır. İşte onun bu tavrı, kendisinden sonra gelen tüm mü’minlere de güzel bir misal olmuştur.

İmam-ı A'zam, İmam-ı Ahmed İbn-i Hanbel ve Bediüzzaman Hazretleri gibi birçok, mürşid, müceddid, âlim nice eza ve cefalara maruz kalmış ve haksız yere hapse atılmışlardır.

Bu büyük zatlar da aynı Hz. Yusuf gibi başlarına gelen bela ve musibetleri, maruz kaldıkları eza ve cefaları sabır ve metanetle karşılamış, davalarından zerre kadar taviz vermemişlerdir. Hapishaneleri bir nevi uzlet ve inziva yeri olarak görmüş ve Medrese-i Yusufiye olarak kabul etmişlerdir.

Abimizin İsmi bu yüzden Yusufiyeli.


dedem vardı meczuplara çile çekenlere hep Yusuf'um derdi Yusufiyeli olanlara biz hep Yusuf'um diye sesleniriz hitap ederiz, Yusufiye kavramını bilmiyordum amma Yusuf ismini kendisinde görünce içimden geldi Yusuf'um demek arkadaş da biraz yanlış anlamış olacak sanırım beni Allah ikinizden de razı olsun.

Yusufiyeli 28.02.24 06:10

Alıntı:

BenBenMiyimm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593869)
Medrese-i Yusufiye" ne demektir?

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ*
بِثَ فِى السِّجْنِ بِضْعَ سِنِينَ*

["... Yusuf daha nice yıllar zindanda kaldı." (Yusuf, 12/42)]*ayetinin ihbarı ve sırrıyla Yusuf Aleyhisselam mahpusların piridir. Ve hapishane bir nevi Medrese-i Yusufiye olur."(1)

Bu sözler, hayatını iman ve Kur’an hizmetine vakfeden, iman hakikatlerini neşr ve ilan eden, bu yüzden de akıl almaz zulüm ve işkencelere, eza ve cefalara maruz kalan, otuz yıl ömrü hapishanelerde ve sürgünlerde geçen Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerine aittir.

Bediüzzaman Hazretlerinin hapishane için*“Medrese-i Yusufiye”*tabirini kullanmasının*sebebi*ve*hikmeti:

İnsanları yalnızca Allah'a kulluk etmeye ve güzel ahlaklı olmaya davet eden, Cenab-ı Hakk’ın rızasından başka hiç bir gayeleri olmayan büyük mürşidlerin ve âlimlerin maruz kaldıkları eza ve cefalar, atıldıkları hapishaneler, onlar için güzel bir nefis terbiyesine ve manevî terakkiye vesile olmuştur. Diğer bir tabirle, mü’minler için hapishaneler birer medrese hükmündedirler. Nitekim Üstad Hazretleri başta*30. Lem’a*olmak üzere bazı mühim risaleleri hapishanelerde yazmıştır.

Osman Yüksel Serdengeçti şöyle der:*“O, mahkemelerden mahkemelere sürüklendi. Mahkûmken bile hükmediyordu. O hapishanelerden hapishanelere atıldı. Hapishaneler, zindanlar onun sayesinde Medrese-i Yusufiye oldu. Said Nur zindanları nur, gönülleri nur eyledi. Nice azılı katiller, nice nizam ve ırz düşmanları, bu iman abidesinin karşısında eridiler; sanki yeniden yaratıldılar. Hepsi halîm selim mü'minler haline, hayırlı vatandaşlar haline geldiler... Sizin hangi mektebleriniz, hangi terbiye sistemleriniz bunu yapabildi, yapabilir?” (Tarihçe-i Hayat)

Kur’an'da bildirildiği üzere, iffet abidesi olarak bilinen tanınan Hz. Yusuf iftiraya uğramış, suçsuz olduğuna dair deliller apaçık ortada olmasına rağmen, hapse atılmış ve yıllarca zindanda kalmıştır. İsmet ve iffet timsali Hz. Yusuf,*"Ey Rabbiml Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir.”*(Yusuf Suresi, 13)*diyerek*başına her gelenin Allah'tan bir hayır olduğunu bilmiş, hapiste dahi tebliğ vazifesine devam ederek mahkûmlara Allah'ın varlığını ve güzel ahlakı anlatmış, hapis hayatı boyunca asla bir şikâyette bulunmamış, büyük bir sabır ve metanetle karşı koyarak onların üstesinden gelmiş ve sabr-ı cemili, sıdk ve emaneti, ilim ve irfaniyle Mısır'da en âli bir makama çıkmıştır. İşte onun bu tavrı, kendisinden sonra gelen tüm mü’minlere de güzel bir misal olmuştur.

İmam-ı A'zam, İmam-ı Ahmed İbn-i Hanbel ve Bediüzzaman Hazretleri gibi birçok, mürşid, müceddid, âlim nice eza ve cefalara maruz kalmış ve haksız yere hapse atılmışlardır.

Bu büyük zatlar da aynı Hz. Yusuf gibi başlarına gelen bela ve musibetleri, maruz kaldıkları eza ve cefaları sabır ve metanetle karşılamış, davalarından zerre kadar taviz vermemişlerdir. Hapishaneleri bir nevi uzlet ve inziva yeri olarak görmüş ve Medrese-i Yusufiye olarak kabul etmişlerdir.

Abimizin İsmi bu yüzden Yusufiyeli.

Allah (cc) razı olsun...

Darkness 28.02.24 18:35

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 593879)
Allah (cc) razı olsun...

Hepimizden Abi.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:55.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148