Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Bilinçaltı ve enerji temizliği

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 05.03.24, 19:19
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Sadece tek bir bilince sahibiz; ama zihin, birbirinden farklı iki ayrı hususiyete sahiptir. Aynı anda çalışan farklı prensipleri insanlığın her döneminde var olmuş ve hakkında pek az şey bilinen iki bilinç: Objektif ve sübjektif bilinç. Daha başka tanımlarla ‘bilinç ve bilinçaltı’, uyanık ve uyuyan zihin, yüzeydeki ben ve derindeki ben, istemli zihin ve istemsiz zihin, Yunus Emre’nin içindeki ve dışındaki ‘ben’i...Zihninizin bu iki fonksiyonunu tanımlamak için kendi evinizin bir bahçesinde çalıştığınızı düşünelim. Toprağı verimli olması için hazırlıyor ve yetiştirmek istediğiniz sebzelerin tohumlarını ekiyorsunuz. Maydanoz ekerseniz bir süre sonra maydanozunuz oluyor; ancak ne ektiğinizi umursamaz veya hatırlamazsanız, şaşırıyorsunuz. Bilinç ve bilinçaltının karşılıklı etkileşimi hakkında edineceğiniz bilgi, tüm hayatınızı yeniden biçimlendirebilmenizi sağlayacaktır. Bugün keyifsiz, isteksiz ve mutsuz olduğunuzu düşünmeye başlarsanız; duygularınız düşüncelerinizle iş birliği yaparak sizi o gün yasabileceğiniz tatsızlıklar zincirine götürecek ve bu öngörünüzü gerçekleştirme çabasının sonuçlarını gün boyu yaşayacaksınız. Dış şartları değiştirebilmek için sebebi değiştirmekle işe başlamalıyız. Uyumsuzluğu, karışıklığı, eksikliği ve kısıtlamaları ortadan kaldırmak için görüşünüzü ve o görüşü uygulamaya koyan zihninizin hedefini değiştirmek gerekir. Zamanında değiştirilmeyen negatif düşünceler bir süre sonra gerçeklerimizmiş gibi alışkanlıklarımız arasına karışır ve kuvvetlenen bu zinciri kırmak daha da zorlaşır. Sabah bindiğiniz otobüsü çok sık kaçırıyorsanız; bunun nedeni trafik ve evdeki telaş olarak görülebilir. Her işi son âna bırakarak zaman kazanacağımız gibi bir düşünceyi bilinçaltının kabulüne sunduğumuzda işi son ana bırakmak bir ilke, otobüsü kaçırmanın da bunun doğal neticesini olabilecek bir risk olduğu söylenebilir. “Su, bulunduğu kabın şeklini alır.” Bu, her yerde su için geçerli olan evrensel bir ilkedir. Bilinçaltınız da ilkelidir ve inanç yasalarına göre işler. Zihninizin yasası, inanç yasasıdır. Zihninizin inandığı şey zihninizdeki düşüncedir. Bu kadar basit. Ne fazla ne eksik. Tüm tecrübelerimiz, olaylar, şartlar ve eylemler bilinçaltımızın düşüncelerimize verdiği tepkilerdir. Şuna dikkat edelim. Sonucu ortaya çıkaran güç, inandığınız şey değil, zihnimizin tâ kendisidir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05.03.24, 20:09
 
Üyelik tarihi: 12.07.22
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 263
Forum Puanı: 1533
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sadece tek bir bilince sahibiz; ama zihin, birbirinden farklı iki ayrı hususiyete sahiptir. Aynı anda çalışan farklı prensipleri insanlığın her döneminde var olmuş ve hakkında pek az şey bilinen iki bilinç: Objektif ve sübjektif bilinç. Daha başka tanımlarla ‘bilinç ve bilinçaltı’, uyanık ve uyuyan zihin, yüzeydeki ben ve derindeki ben, istemli zihin ve istemsiz zihin, Yunus Emre’nin içindeki ve dışındaki ‘ben’i...Zihninizin bu iki fonksiyonunu tanımlamak için kendi evinizin bir bahçesinde çalıştığınızı düşünelim. Toprağı verimli olması için hazırlıyor ve yetiştirmek istediğiniz sebzelerin tohumlarını ekiyorsunuz. Maydanoz ekerseniz bir süre sonra maydanozunuz oluyor; ancak ne ektiğinizi umursamaz veya hatırlamazsanız, şaşırıyorsunuz. Bilinç ve bilinçaltının karşılıklı etkileşimi hakkında edineceğiniz bilgi, tüm hayatınızı yeniden biçimlendirebilmenizi sağlayacaktır. Bugün keyifsiz, isteksiz ve mutsuz olduğunuzu düşünmeye başlarsanız; duygularınız düşüncelerinizle iş birliği yaparak sizi o gün yasabileceğiniz tatsızlıklar zincirine götürecek ve bu öngörünüzü gerçekleştirme çabasının sonuçlarını gün boyu yaşayacaksınız. Dış şartları değiştirebilmek için sebebi değiştirmekle işe başlamalıyız. Uyumsuzluğu, karışıklığı, eksikliği ve kısıtlamaları ortadan kaldırmak için görüşünüzü ve o görüşü uygulamaya koyan zihninizin hedefini değiştirmek gerekir. Zamanında değiştirilmeyen negatif düşünceler bir süre sonra gerçeklerimizmiş gibi alışkanlıklarımız arasına karışır ve kuvvetlenen bu zinciri kırmak daha da zorlaşır. Sabah bindiğiniz otobüsü çok sık kaçırıyorsanız; bunun nedeni trafik ve evdeki telaş olarak görülebilir. Her işi son âna bırakarak zaman kazanacağımız gibi bir düşünceyi bilinçaltının kabulüne sunduğumuzda işi son ana bırakmak bir ilke, otobüsü kaçırmanın da bunun doğal neticesini olabilecek bir risk olduğu söylenebilir. “Su, bulunduğu kabın şeklini alır.” Bu, her yerde su için geçerli olan evrensel bir ilkedir. Bilinçaltınız da ilkelidir ve inanç yasalarına göre işler. Zihninizin yasası, inanç yasasıdır. Zihninizin inandığı şey zihninizdeki düşüncedir. Bu kadar basit. Ne fazla ne eksik. Tüm tecrübelerimiz, olaylar, şartlar ve eylemler bilinçaltımızın düşüncelerimize verdiği tepkilerdir. Şuna dikkat edelim. Sonucu ortaya çıkaran güç, inandığınız şey değil, zihnimizin tâ kendisidir.
İşte burada sıkıntı çoktan kirlenmiş zihni vs temizleyebilip akışta kalabilmek. Bunu nasıl yapacağız? Temiz zihin zaten otomatik olarak olumlu düşünür akışta kalır.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06.03.24, 07:13
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Fionahanim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İşte burada sıkıntı çoktan kirlenmiş zihni vs temizleyebilip akışta kalabilmek. Bunu nasıl yapacağız? Temiz zihin zaten otomatik olarak olumlu düşünür akışta kalır.
En doğrusu manevi bir hayattır. Kendi hayat tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki maneviyat yolculuğuna rehbersiz tek başına çıkmak, ancak hüsran getirir. İlahi ahlak kurallarına riayet etmeden heves edilen ‘’kendin pişir kendin ye ermişliğiyle’’ bir yerlere varılamaz.
Psikomatik tıp, modern tıp bilimleri çerçevesinde nefs-beden ilişkisini inceler ve tedavi eder. Aslında nefs ve beden ayrılmaz bir bütündür. İnsanın nefsi sıkılırsa bu sıkıntı bir süre sonra midesine ya da barsakları na vurur ve ülser, kolit gibi rahatsızlıklara yol açar. Psikolojik rahatsızlıkların temelinde de bilinç ile bilinçdışı arasındaki bu uyuşmazlık yatar. İnsan, gönlünde taşıdığı bu karmaşa düğümü sebebiyle, kendi kendisine yabancılaşabilir ve ilişkileri yara alır. Nefs/beden bilinç/bilinçaltı ikilemlerinin yanı sıra insanın bir de ‘’dikey’’ düalizm/ikilem sorunu vardır. Çünkü bilinçdışı sadece alt katlardan ibaret olmayıp üst katlar potansiyeline de sahiptir. Bu manada nefs en alt katlar ile en yüksek katlar arasında çift kutuplu bir yapıdır. İnsan nefsi karanlık ve aydınlığın bir savaşı gibidir. Bu kutbun üst tarafında tasavvufta ‘’Can’’ diye tanımlanan içimizdeki insan-ı kamil potansiyeli alt konumda ise nefs-i emmare yer alır. İnsanın gönül ikliminde her ikisi arasında kıyasıya bir mücadele verilir.
‘’İnsanların bir kısmı da vardır ki, içlerinde daimi olarak savaş vardır: nefisleri ile akılları çarpışır durur. Bunlar, bir bedende yarı insan, yarı hayvan olarak ömür sürerler. Bu yüzdendir ki; bu kısımda bulunan insanların ahirleri (sonları) yani hayvani ruhları, hayvanlıkları ile ruh aleminden gelen evvelleri (önceleri) yani tertemiz olan insani ruhları, insanlıkları gece gündüz savaşmaktadır.’’ (Hz. Mevlana , Cevahir-i Mesneviyye Cilt 2 sayfa 581)
Nefsin bu hiyerarşik çok katmanlı yapısı Batı psikoloji bilimi tarafından yeterince anlaşılamamış sonsuza doğru yükselen bu muhteşem binanın alt katları olabildiğince tezyin edilerek, bireyselleşme ve kendini gerçekleştirme adı altında nefs-i emmare azdırılmış dikey gelişme potansiyeli ise tahdit edilmiştir. Sadece dikey gelişim süreci duraklamamış bir de aydınlanma hareketinin beraberinde getirdiği ‘’ahlaki rölativizm’’ ile ‘’bodrum katlara ‘’ düşüş başlamıştır. Esas trajedi buradadır, zira bu aşamada karanlık artar ‘’alan’’ daralır.
Nefs katlarında hem yükselmek hem de ‘’aşağıya’’ doğru kaymak mümkün nefsin alt katlarındaki ‘’yatay istekler’’ ne kadar şiddetliyse daha dar ve karanlık bir alt kata inme ihtimali de o kadar yüksektir. Yatay isteklerden kastedilen ‘’sadece kişiye fayda veren’’ bencil ben merkezci, narsistlik arayışlardır. Bunlar mal, mülk, güven, itibar, şan, şöhret, cinse doyum, iktidar, güç arayışları olabilir. Artan istekler paralelinde alt katlara doğru bir düşüş söz konusu olabilir. Adeta bulunduğumuz katın merkezinde bir ‘’delik’’ vardır. Eğer ‘’dikey’’ yükselme fırsatlarını değerlendiremezsek bir süre sonra tüm çabalarımıza mukabil bu delikten bir alt kata düşebiliriz. Alttaki kat bir öncekine göre daha ‘’karanlık’’ ve daha ‘’dar’’ olduğu için bu düşüş beraberinde kaygı ve korkuyu getirir. Bunu önlemenin en tesirli ve belki de yegâne çaresi ‘’dikey istekler’’ moduna geçmektir. Palyatif yüzeysel arayışlarla sadece biraz zaman kazanılır. Belki bu şekilde Kaliforniya Sendromu gibi nefs katlarında küresel çapta yaşanan ‘'aşağıya’’ doğru inişin mantığını anlayabileceğiz.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07.03.24, 20:04
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Fionahanim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İşte burada sıkıntı çoktan kirlenmiş zihni vs temizleyebilip akışta kalabilmek. Bunu nasıl yapacağız? Temiz zihin zaten otomatik olarak olumlu düşünür akışta kalır.
Zihni yöneten unsurlardan birisi Ters Çaba Kanunu’dur. Bu kanuna göre hayal gücü ile mantık birbiriyle çeliştiğinde hayal gücü her zaman kazanır. Uykuya dalmak için kendinizi zorladığınızda uykuya dalamazsınız. Zihniniz uyuması gerektiğiyle ilgili o kadar çok şey düşünür ve daldan dala atlar ki sakinleşerek uyumanıza fırsat vermez. Aynı şekilde unuttuğunuz bir ismi hatırlamaya çabaladığınızda hafızanızdan uçup gider. Dilinizin ucundadır. Hatırlamak için kendinizi zorlamayı bıraktığınız anda o isim ya da arkadaşınızın verdiği telefon numarası kendiliğinden aklınıza geliverir. Yapma fikri çoğunlukla zorlamayla ilişkilendirildiğinde bir çıkmaza girersiniz. Ama yapma eylemi aslında bırakmakla da mümkündür. Düşünmeyi bıraktığınızda uykuya dalarsınız. Yapmanız gereken o şeyi yapmışsınızdır. Düşünmeyi bıraktığınızda da hafızanız açılıverir. Yine bir şey yapmışsınızdır. Bu durumda gereksiz kontrolü devreden çıkarır, sakin bir dengeye geçersiniz. Bedeninizdeki sistemler de çabasızlık prensibiyle işler. Yemeği yer ve gerisini sindirim sistemine bırakırsınız.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 07.03.24, 21:01
 
Üyelik tarihi: 12.07.22
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 263
Forum Puanı: 1533
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Zihni yöneten unsurlardan birisi Ters Çaba Kanunu’dur. Bu kanuna göre hayal gücü ile mantık birbiriyle çeliştiğinde hayal gücü her zaman kazanır. Uykuya dalmak için kendinizi zorladığınızda uykuya dalamazsınız. Zihniniz uyuması gerektiğiyle ilgili o kadar çok şey düşünür ve daldan dala atlar ki sakinleşerek uyumanıza fırsat vermez. Aynı şekilde unuttuğunuz bir ismi hatırlamaya çabaladığınızda hafızanızdan uçup gider. Dilinizin ucundadır. Hatırlamak için kendinizi zorlamayı bıraktığınız anda o isim ya da arkadaşınızın verdiği telefon numarası kendiliğinden aklınıza geliverir. Yapma fikri çoğunlukla zorlamayla ilişkilendirildiğinde bir çıkmaza girersiniz. Ama yapma eylemi aslında bırakmakla da mümkündür. Düşünmeyi bıraktığınızda uykuya dalarsınız. Yapmanız gereken o şeyi yapmışsınızdır. Düşünmeyi bıraktığınızda da hafızanız açılıverir. Yine bir şey yapmışsınızdır. Bu durumda gereksiz kontrolü devreden çıkarır, sakin bir dengeye geçersiniz. Bedeninizdeki sistemler de çabasızlık prensibiyle işler. Yemeği yer ve gerisini sindirim sistemine bırakırsınız.
Kısacası salıp akışta kalmak ve tevekkül etmek önemli

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Enerji saklama enerji hapsetme La Tahzen12 Sorularınız 19 10.07.23 18:25
Bilinçaltı rüya novali Rüya ve Rüya Tabirleri 7 28.04.22 20:23
Negatif enerji temizliği hangi dualar ile yapılır arkadaşlar? Makroinsan Sorularınız 3 27.01.22 01:02
Eril Enerji ve Dişil enerji ? cnvr61 Sorularınız 6 09.07.21 11:30
Bilinçaltı SiLence Hipnoz & Bilinçaltı 2 21.04.17 11:38


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:38.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com