Havas Okulu  

Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Metafizik kavramına neden inanmalıyız

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 30.03.24, 04:03
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 21,623
Etiketlendiği Mesaj: 5083 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Lunvelius Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Stoacılık bir inanç değil düşünce biçimidir. Düşünce stilimin böyle olması da pagan olmamı getirmez.

Kesinlikle haklısınız. Kimse inandırmak için mecbur değildir ama bilgi alış verişi olmadan (yukarıda da belirtmişim) inanmak da zordur. Bu durumda bende bu konulara hakim olabileceğini ve en iyi bilgileri onların aktarabileceği bir siteye yazıyorum şu an. Çünkü sizler bu konuya inanan ve inanmak için sebebi olan insanlarsınız.

İnanç sistemi kişiden kişiye göre değişir haklısınız. Akıl ve mantık düşüncenin getirdiği bir şeydir bu durumda zaten yaratıcıyı düşünce yoluyla tanımlamamız gerekir ki bu birçok dini kitapta da geçer. Bu da inancını ilk önce aklına ve mantığına uyumlu hale getirdikten sonra kalben inanca döner.
iste bende onu diyorum, bizim dinimizin akıl ve mantiga uymasi bizim inanmamiz icin bir sebep degil, biz Allah CC inanın dedigi icin inaniyoruz dedim ya bizim dinimiz nakil dini, akli ve mantigi ön planda tutan bir akil bizim dinimize inanamaz
ben sana namazi nasil anlatayim? niye kılındığının izahini biz Allah CC emrettigi icin diye kabul ediyoruz aklimiz desteklediği icin degil,
ben sana gusul abdestini nasil anlatayim?
1 organla yapilan islemin sonucunda belli uygulamalar ile niye banyo yaptigimizi anlatmak mümkün degil, yani agzina ve burnuna su cekmeden banyo yaparsan olmuyor, bu ağıza ve burnuna su çekmenin akıla mantikla bir alakasi yok.
Allah CC bazi emirleri onun verdigi bir nimet olan akilla uyusmadigi icin bizde akil ve mantik 2. planda kalir
her söyleminde akil ve mantik gibi deneysel ispat isteyen olguyu öne sürersen uyuşmak anlasmak ortak nokta bulmak mümkün degil ,
dediğim gibi bizim inancimiz. ÜST AKILA teslim olmaktır..
ayrica düşünce inanci şekillendirir hele inandigin pagan inanci gibi yaşamiyorsan o zaman o inanc sana perdedir..

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 30.03.24, 13:38
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,893
Etiketlendiği Mesaj: 543 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Lunvelius Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Stoacı bir birey olarak metafiziksel kavramlara inanmamaktayım. Aklen ve mantıken bana uymadığı için bu tarz kavramlara soğuk bakmaktayım. Bana bu konular hakkında inandırabilecek ve bilgi alış-verişi sağlayabilecek var mı?
‘’Metafizik dersi finalinde kopya çektiğim için birinci sınıfta New York Üniversitesi’nden atıldım. Halbuki yanımda oturan çocuğun ruhuna bakmıştım.’’ WODDY ALLEN’’
Klasik bilimin altında yatan temel varsayımların çoğuna son yıllarda meydan okunmuştur. Birçok bilim dalındaki ilerlemelerden ötürü eski varsayımlar yok olduğu için yeni varsayımlar bizi psişik etkiyle tamamen uyum içindeki bir dünya kavramına doğru götürmektedir. Bilimsel temellerdeki bu büyük değişikliğe çok az bilimadamı alaka göstermiştir ve kamuoyu bu değişikliğe dair hiçbir şey duymamıştır.
Kendi bilim dalları üzerinde yoğun bir biçimde çalışan birçok bilimadamı bu dallardaki başlıca gizemli şeyler daha iyi anlaşıldıkça bilmeye değer her şeyi anlayacağımızı düşünmektedir. Birçok genetikçi ve moleküler biyolog, DNA’nın geri kalan gizemlerini çözdükçe sonunda Altın Çağ’a doğru yola çıkmış olacağımıza ve insan genomonunun haritası tamamıyla çıkarıldıktan sonra insan davranışlarını gerçekten de en temel düzeyde anlayacağımıza inanmaktadır. Bunun gibi, bir çok nörolog da beynin elektrokimyasal karmaşıklıklarını ortaya çıkardıkça şuurun doğasını nihayet anlayabileceğimizi ummaktadır.
Bazı bilimadamlarına göre modern bilimin temelinde yatan metafizik hala oldukça iyi işlemektedir. Dünün süper bilgisayarlarının bugün evlere masaüstü kişisel bilgisayarları olarak ulaşabilmesini sağlayan teknolojilerin de kanıtladığı gibi, bilim görünürde hiçbir yıkılma belirtisi göstermemektedir. ÖYLEYSE bilimin temel varsayımlarını yeniden inceleme hayalini kurmak niye? Cevap, psi gibi bilimsel anomalilerin anlamındadır. Bir anomaliye dair kanıt çok olduğunda ve bu anomali mevcut bilimsel dünya görüşü tarafından kolaylıkla barındırılmadığında bu durumu ya gerçeğe dair varsayımlarımızın ya da çeşitli şeyleri nasıl anladığımıza dair varsayımlarımızın ya da her ikisinin de yanlış olduğu hakkında önemli bir ipucudur. Bu temel düzeydeki varsayımlar beklenti ve inancın çok kuvvetli dürtüleri olarak rol oynamaktadır ve gördüğümüz gibi neyi görmeyi umuyorsak sadece onu görürüz.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 30.03.24, 14:44
onursenmisin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.03.24
Bulunduğu yer: Ayasofya
Mesajlar: 261
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Lunvelius Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Stoacı bir birey olarak metafiziksel kavramlara inanmamaktayım. Aklen ve mantıken bana uymadığı için bu tarz kavramlara soğuk bakmaktayım. Bana bu konular hakkında inandırabilecek ve bilgi alış-verişi sağlayabilecek var mı?
Çok fazla kirli bilgiden kaynaklı inançsızlık olabilir mi ?

Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 31.03.24, 01:17
Acemi
 
Üyelik tarihi: 29.03.24
Bulunduğu yer: Location'da
Mesajlar: 9
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
onursenmisin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok fazla kirli bilgiden kaynaklı inançsızlık olabilir mi ?
Bu yüzden yukarıda da belirttiğim gibi bilgi alış verişinde bulunalım yazdım. Hem bu siteyi bir arkadaş önerdi ve gerekli doğru bilgileri orada bulabilirsin dedi.

Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 31.03.24, 01:30
Acemi
 
Üyelik tarihi: 29.03.24
Bulunduğu yer: Location'da
Mesajlar: 9
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
iste bende onu diyorum, bizim dinimizin akıl ve mantiga uymasi bizim inanmamiz icin bir sebep degil, biz Allah CC inanın dedigi icin inaniyoruz dedim ya bizim dinimiz nakil dini, akli ve mantigi ön planda tutan bir akil bizim dinimize inanamaz
ben sana namazi nasil anlatayim? niye kılındığının izahini biz Allah CC emrettigi icin diye kabul ediyoruz aklimiz desteklediği icin degil,
ben sana gusul abdestini nasil anlatayim?
1 organla yapilan islemin sonucunda belli uygulamalar ile niye banyo yaptigimizi anlatmak mümkün degil, yani agzina ve burnuna su cekmeden banyo yaparsan olmuyor, bu ağıza ve burnuna su çekmenin akıla mantikla bir alakasi yok.
Allah CC bazi emirleri onun verdigi bir nimet olan akilla uyusmadigi icin bizde akil ve mantik 2. planda kalir
her söyleminde akil ve mantik gibi deneysel ispat isteyen olguyu öne sürersen uyuşmak anlasmak ortak nokta bulmak mümkün degil ,
dediğim gibi bizim inancimiz. ÜST AKILA teslim olmaktır..
ayrica düşünce inanci şekillendirir hele inandigin pagan inanci gibi yaşamiyorsan o zaman o inanc sana perdedir..
İnanç konusunda bir şey söylemem makbule geçmez bu sizin görüşünüz dediğiniz gibi hem ben dini inanç tartışmaya değil (yukarıda da belirttim) metafiziksel kuramlar hakkında bilgi alış verişi yapmak istedim. İsterseniz bu konu hakkında da konuşabiliriz ama ben tartışma konusuna pek sıcak bakmıyorum. Düşünce inancı şekillendirir doğrudur fakat pagan inancına sahip bölgeden çıkan düşünce stillerinin haddi hesabı yoktur bu düşüncelere sahip olan bireylerin de illaki pagan olmasına gerek yoktur. Kalben inanma ve ruhunu teslim etme düşünceleri de pagan bölgesi diye adlandırdığınız yerde geçmektedir.

Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 31.03.24, 01:47
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 21,623
Etiketlendiği Mesaj: 5083 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Lunvelius Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İnanç konusunda bir şey söylemem makbule geçmez bu sizin görüşünüz dediğiniz gibi hem ben dini inanç tartışmaya değil (yukarıda da belirttim) metafiziksel kuramlar hakkında bilgi alış verişi yapmak istedim. İsterseniz bu konu hakkında da konuşabiliriz ama ben tartışma konusuna pek sıcak bakmıyorum. Düşünce inancı şekillendirir doğrudur fakat pagan inancına sahip bölgeden çıkan düşünce stillerinin haddi hesabı yoktur bu düşüncelere sahip olan bireylerin de illaki pagan olmasına gerek yoktur. Kalben inanma ve ruhunu teslim etme düşünceleri de pagan bölgesi diye adlandırdığınız yerde geçmektedir.
iste onu diyorum, pagan metafizigi ile bizim yani islami metafizik cok farklidir, pagan metafiziginde melek, cennet cehennem, günah sevap kavramlari yoktur, islami metafizigin temelini bu kavramlar olusturur ve bu bizim yadamtimada yansir
stoa düsuncesinde gunah kavrami yoktur, ve bu düsunceyi ortaya koyan kisiye gore escinsellik normal bir seydir, kendisine escinseldir,
bu eylemleri normal sayan bir düsuncenin kabul ettigi metafizik ile bizim metafizigimiz arasinda hic bir ortak yön olamaz...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 31.03.24, 02:40
Acemi
 
Üyelik tarihi: 29.03.24
Bulunduğu yer: Location'da
Mesajlar: 9
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
‘’Metafizik dersi finalinde kopya çektiğim için birinci sınıfta New York Üniversitesi’nden atıldım. Halbuki yanımda oturan çocuğun ruhuna bakmıştım.’’ WODDY ALLEN’’
Klasik bilimin altında yatan temel varsayımların çoğuna son yıllarda meydan okunmuştur. Birçok bilim dalındaki ilerlemelerden ötürü eski varsayımlar yok olduğu için yeni varsayımlar bizi psişik etkiyle tamamen uyum içindeki bir dünya kavramına doğru götürmektedir. Bilimsel temellerdeki bu büyük değişikliğe çok az bilimadamı alaka göstermiştir ve kamuoyu bu değişikliğe dair hiçbir şey duymamıştır.
Kendi bilim dalları üzerinde yoğun bir biçimde çalışan birçok bilimadamı bu dallardaki başlıca gizemli şeyler daha iyi anlaşıldıkça bilmeye değer her şeyi anlayacağımızı düşünmektedir. Birçok genetikçi ve moleküler biyolog, DNA’nın geri kalan gizemlerini çözdükçe sonunda Altın Çağ’a doğru yola çıkmış olacağımıza ve insan genomonunun haritası tamamıyla çıkarıldıktan sonra insan davranışlarını gerçekten de en temel düzeyde anlayacağımıza inanmaktadır. Bunun gibi, bir çok nörolog da beynin elektrokimyasal karmaşıklıklarını ortaya çıkardıkça şuurun doğasını nihayet anlayabileceğimizi ummaktadır.
Bazı bilimadamlarına göre modern bilimin temelinde yatan metafizik hala oldukça iyi işlemektedir. Dünün süper bilgisayarlarının bugün evlere masaüstü kişisel bilgisayarları olarak ulaşabilmesini sağlayan teknolojilerin de kanıtladığı gibi, bilim görünürde hiçbir yıkılma belirtisi göstermemektedir. ÖYLEYSE bilimin temel varsayımlarını yeniden inceleme hayalini kurmak niye? Cevap, psi gibi bilimsel anomalilerin anlamındadır. Bir anomaliye dair kanıt çok olduğunda ve bu anomali mevcut bilimsel dünya görüşü tarafından kolaylıkla barındırılmadığında bu durumu ya gerçeğe dair varsayımlarımızın ya da çeşitli şeyleri nasıl anladığımıza dair varsayımlarımızın ya da her ikisinin de yanlış olduğu hakkında önemli bir ipucudur. Bu temel düzeydeki varsayımlar beklenti ve inancın çok kuvvetli dürtüleri olarak rol oynamaktadır ve gördüğümüz gibi neyi görmeyi umuyorsak sadece onu görürüz.
Çok güzel bir açıklama olmuş elinize sağlık FAKAT şunu da belirtmeden durmak hoş olmaz insanlar bilemediği veya daha bilimsel olarak tam kanıta ulaşamadığı konulara metafiziksel anlam yüklemeye daha çok meyilli olur. Ama bu da o konunun doğru cevabı olmaz. Her iki tarafta kendi inanmak istediği tarafa çekilir. Bunu da siz zaten sonda belirtmiş siniz Teşekkürler açıklama için.

Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 31.03.24, 02:58
Acemi
 
Üyelik tarihi: 29.03.24
Bulunduğu yer: Location'da
Mesajlar: 9
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
iste onu diyorum, pagan metafizigi ile bizim yani islami metafizik cok farklidir, pagan metafiziginde melek, cennet cehennem, günah sevap kavramlari yoktur, islami metafizigin temelini bu kavramlar olusturur ve bu bizim yadamtimada yansir
stoa düsuncesinde gunah kavrami yoktur, ve bu düsunceyi ortaya koyan kisiye gore escinsellik normal bir seydir, kendisine escinseldir,
bu eylemleri normal sayan bir düsuncenin kabul ettigi metafizik ile bizim metafizigimiz arasinda hic bir ortak yön olamaz...
Paganlık çok tanrılı veya şamanizm gibi spiritüel bir inanç biçimidir ve pagan birey metafiziksel kavramlara inanır ya da sıcak bakar ben tam tersine inanmamaktayım ama bu ileride inanmayacağım anlamına gelmez. Stoa akılcılık,mantık ve doğa düşüncesidir bu düşünceye de bakılırsa bana göre eşcinsellik şu anda tercih meselesidir ama bu doğanın heteroseksüel düzenine uymaz bu yüzden stoa düşüncesini ortaya ilk atan Zenon un eşcinsel ilişkilerde bulunması beni etkilemez ama kınarım. Ben o adam öyle diye değil ben böyle bir düşünceye birey olduğum için stoa düşüncesini benimsemekteyim. Benim için akıl,mantık ve doğa ön plandadır ve gözle görülür doğaya kanıtsal anlam yükleyen de bilimdir. Ama neden olmasın diye de gelip sizlerle bilgi alış verişinde bulunmak istedim olay bundan ibaret. Konunun din ve inanış tarafına çekileceğini düşünmüştüm zaten ama konum bu değil isterseniz bu konu hakkında da tartışabiliriz. Sizin düşünceniz de galiba bu olayın kişiye bağlı olduğu kanısında buna saygım sonsuzdur Teşekkür ederim.

Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 31.03.24, 13:50
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,893
Etiketlendiği Mesaj: 543 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Lunvelius Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok güzel bir açıklama olmuş elinize sağlık FAKAT şunu da belirtmeden durmak hoş olmaz insanlar bilemediği veya daha bilimsel olarak tam kanıta ulaşamadığı konulara metafiziksel anlam yüklemeye daha çok meyilli olur. Ama bu da o konunun doğru cevabı olmaz. Her iki tarafta kendi inanmak istediği tarafa çekilir. Bunu da siz zaten sonda belirtmiş siniz Teşekkürler açıklama için.
Değerli kardeşim kapasitesi olan biri olduğunu düşündüğümden şunları yazmaya ihtiyaç duydum. Elli yıl önce temel varsayımlarını tartışmak gereksizdi. Bunlar fiziksel dünyadaki her şeyi açıklamada çok başarılıydı. Ancak günümüzde çok tuhaf bir şey olmaktadır. Bilimdeki yeni gelişmeler bu varsayımların her birini çözmeye başlamıştır. Örneğin artık pozitivizmin (gerçek olanın ölçülebilirliği) her zaman geçerli olduğunu varsayamayız, çünkü istatistiksel mekanik ve Heisenberg Belirsizlik İlkesi, bize dünyanın bütün unsurlarının doğrudan gözlenemediğini ya da ölçülemediğini öğretmiştir. Bu nasıl oldu? Psikolog Ken Wilber imkan dahilinde bir neden ileri sürmüştür: ‘’Evren, özneye karşı nesne ya da gören duruma karşı görülen durum gibi bölümlere ayrıldığında bir şey her zaman dışarıda kalır. Bu şartlarda evren ‘kendisini her zaman kısmen atlatacaktır’ Hiçbir gözleyen sistem kendisini gözlem yaparken gözleyemez. Gören kişi kendisini görürken göremez. Her gözün bir kör noktası mevcuttur. Ve işte tam olarak bu nedenle tüm bu düalistik çabaların temelinde sadece şunu buluyoruz. Belirsizlik, tamamlanmamışlık.’’
Bu nedenle Descartes dünyayı ikiye böler bölmez o bunu bilmiyordu ama pozitivizm zarar görmüştü. Einstein’ın da madde ve enerjinin eşitliğini bulmasıyla materyalizm hakkında da şüphe duyulmaya başlandı. Sonraları, genel ve özel rölativite, kuantum mekaniği kaos teorisi ve dağıtıcı sistemler teorisi pozitivizmin mekanizmin determinizmin ve realizmin varsayımlarına zarar vermiştir. Bu varsayımlara gelişmekte olan biyoloji, psikoloji, sosyoloji ve tıptaki yeni görüşler de meydan okumuştur. Klasik bilimsel varsayımlar zihin-beden etkileşimlerinin, biyo-geri beslemenin ya da plasebo ilaç etkisinin nasıl işlediğini açıklamamaktadır.
Düz akılcı mantık hakkında bile tüm temel varsayımlarımızı ne kadar kanıksamış olduğumuzu göstermek için şöyle bir senaryoyu hayal edin:’’Çiftlikteki hayvanları tüm ineklerin geçmelerinin yasaklanıp sadece atların geçmelerine izin verildiği bir kapıdan geçiriyorsunuz. Sonra da birinci kapıdan geçen atları, beyaz atların geçişini yasaklayan ve siyah atlara izin veren ikinci bir kapıdan geçiriyoruz.
Mantık bize sadece siyah atların her iki kapıdan da geçeceğini söylemektedir. İşin tuhafı her iki kapıdan geçen hayvanların yarısının beyaz inekler olduğunu görüyoruz bu tamamen gülünç bir şeydir ve kuantum düzeyindeki dünyanın aslında bu şekilde işlemesi haricinde bu durum bir hata olarak görülecektir. Temel parçacıkların da siyah ve beyaz atlar ile renklerin ufak versiyonları gibi olduğunu varsayarsak hata etmiş oluruz. Psişik etkinin de sıradan algıların başka versiyonları olduğunu varsayarsak yine yanılabiliriz.
Biyolojideki, klasik varsayımlarla açıklanamayan şu derin bir gizemi düşünün . Ortalama bir sinir hücresi %80 su ve yaklaşık yüz bin molekülden oluşur. Beyinde on milyon hücre var dolayısıyla 1015 Molekül vardır. Beyindeki her sinir hücresinin öteki beyin hücreleriyle ortalama on bin bağlantısı vardır ve her hücredeki molekül hayat boyunca on bin kez yenilenmektedir. Her gün yaklaşık bin hücre kaybederiz. Bu nedenle beyindeki hücrelerin toplam nüfusu on milyon azalarak yüz milyar kadar hücresel ilişki kaybedilmiş olur.
P.A.Weiss’in da dediği gibi, ‘’Yine de öğelerin bu büyük nüfusundaki ayrıntı değişimlerine rağmen, temel davranış kalıplarımız birey olarak bütünleşik varlık hissimiz kendi kalıplarındaki tek biçimli sürekliliğini devam ettirir.’’ Maddelerin hepsi bu kalıpların yok olduğunu ifade eder ama yine de bu kalıplar varlığını hala sürdürmektedir. Kalıpları bir arada tutan madde değilse nedir? Bu soru mekanikçi, sadece maddeci bilim tarafından kolaylıkla cevaplanama maktadır.
İngiliz filozof ve matematikçi Alfred North Whitehead, klasik ilkeler üzerine kurulmuş evrimsel felsefenin bile materyalizmin varsayımlarıyla tutarsız olduğunu ileri sürmektedir:
‘’Materyalist felsefenin içinden evrimleştiği ilk madde veya malzeme, evrimleşme becerisinden mahrumdur. Bu madde, zaten kendi özünde nihai maddedir. Maddeci teorideki evrim, maddenin parçaları arasındaki dış ilişkilerdeki değişikliklerin tanımlanmasına dair bir başka sözcük olma rolüne indirgenmiştir. Hiçbir şey evrimleşmemektedir, çünkü bir dizi dış ilişki bir başka dış ilişki kadar iyidir. Sadece ve sadece amaçsız ve gelişim göstermeyen değişiklik mevcut olabilir. Bu nedenle bu doktrin doğanın temelindeki organizma kavramını seslendirmektedir.’’

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Cinler insanlarla neden irtibat kurarlar? SiLence Paranormal Yetenekler 5 13.02.25 00:02
Neden yedi? Ada Sorularınız 16 05.12.24 19:07
Zaafları tespit etme uygulaması Och Metafizik 0 14.09.20 16:23
Neden Şişkinlik Yaşarız? Och Beslenme & Diyet & Zayıflama 0 13.03.20 20:07
Bunların cevabını verebilirler mi? fatih1 Derin Konular & Beyin Fırtınası 4 07.09.19 21:02


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com