Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Bilinçaltı temizliği ile ilgili bildiğiniz yöntem?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 02.05.24, 13:31
onursenmisin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.03.24
Bulunduğu yer: Ayasofya
Mesajlar: 269
Forum Puanı: 873
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Bilinçaltı temizliği ile ilgili bildiğiniz yöntem?

Selamun aleyküm,
Bildiğiniz üzere bilinçaltında dolayı yaşanılan veya edinilen bazı duygusal problemler oluyor insanların hayatında bu korku endişe, önceden yaşanacak kötü olaylar hakkında beyinde kurgu ile birlikte endişe ve korkuya sebep oluyor. Bilinçaltı ile alakalı bildiğiniz zikir veyahut yapılması gereken bir uygulama var mıdır?


Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02.05.24, 16:27
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
onursenmisin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamun aleyküm,
Bildiğiniz üzere bilinçaltında dolayı yaşanılan veya edinilen bazı duygusal problemler oluyor insanların hayatında bu korku endişe, önceden yaşanacak kötü olaylar hakkında beyinde kurgu ile birlikte endişe ve korkuya sebep oluyor. Bilinçaltı ile alakalı bildiğiniz zikir veyahut yapılması gereken bir uygulama var mıdır?
Bilinçaltını İmam-ı Gazâli’nin dediği gibi çocuğun kalbine ve temiz bir toprağa da benzetebiliriz. İmam-ı Gazali: “Çocuğun kalbi, kıymetli bir cevher gibi temizdir. Mum gibi her şekli alabilir. Bütün yazı ve şekillerden uzaktır. Temiz bir toprak gibi olup, hangi tohum atılsa büyür. İyilik tohumu ekilirse din ve dünya saadetine kavuşur. Annesi, babası ve hocası sevabına ortak olur. Şayet fesat tohumu atılırsa helak olur; annesi, babası ve hocası günahına ortak olur.” der.Bilinçaltını kişinin çöp tenekesi olarak da görülebileceği ifade edilmektedir. Nasıl ki çöp tenekesine ne atarsan onu kabul ederse; bilinçaltı da her şeyi doğruluğuna ve yanlışlığına bakmadan kayıt eder. İster çeyizini, ister bileziğini, ister paranı, ister kitabını, ister çocuk bezini, ister yemek artığını, ister çocuğunu, istersen de kendini at, çöp hepsini kabul eder. Değerli ya da değersiz olması onun için önemli değildir. Onun görevi atılanları biriktirmektir. Ne zamana kadar? Dolunca ya da onu boşaltıncaya kadar!Doğruluğuna ve yanlışlığına bakmadan kaydettiği için bilinçaltını boş bir kasete de (Hafıza kartı) benzetebiliriz. Nasıl ki boş bir kasete ne yüklersen onu kaydederse, bilinçaltı da ona benzemektedir. Kasete daha sonra izlemek ya da dinlemek istenen önemli şeyler kaydediliyorsa bilinçaltına da önemli şeyleri kaydetmek gerekir. İnsanın kendisini daha iyi tanıması için bilinçaltını iyi tanıması gerekir. Çünkü bir insanın kendine yapabileceği en güzel şey bilinçaltını tanımasıdır.Kişi bilinçaltını iyi tanımak zorundadır; çünkü bilinçaltı kişinin istenmedik duygu ve düşüncelerinin saklandığı çöp tenekesi değil özünün saklandığı yerdir. Kişinin özünü oluşturan hatıralarla davranışlarının temelini oluşturan duygu ve düşünlerinin saklandığı yerdir.Bilinçaltı bilinmeyen bir denklem gibi beynimizin karanlık bir köşesini oluşturmaz. Tam aksine insanın sahip olduğu enerji kaynağı deposudur. Bilinçaltı, enerjisini kendine söylenen ve beklenen şekilde üretir. Kişi olumlu duygular içinde kendisini enerjik hissederken; olumsuz duygularda da kendini bitmişlik ve tükenmişlik içinde hisseder. Bunun en güzel örneği de dinlenilen müzik türüdür. Arabesk ya da duygusal fon müziği insanı durağanlaştırırken coşku ve heyecan dolu bir müzik insanın içine coşku doldurur.Bilinçaltının istenilen şekilde programlanabileceği konusunda Joseph Murphy: “Bilinçaltı aptaldır. Ne söylerseniz, ne düşünürseniz onu doğru kabul eder. Şakadan hiç anlamaz. Analiz bilincin görevidir.” der. Kişi “Kendime güveniyorum.” derse, bilinçaltı başarı için gerekli enerjiyi üretir. Yoksa kişi “Yapamam, beceremem!” derse, bilinçaltı başarı için gerekli enerjiyi üretmeyecek ve kişiyi başarısızlığa yol açan tükenmişlik haline sokacaktır.“Kendimi çok kötü hissediyorum.” diye bir düşünceyi aklımıza getirdiğimiz zaman bilinçaltı bunu doğru olarak kabul edecek ve beyin aracılığıyla vücudun organlarına bu şekilde mesaj gönderecektir. Bu mesajdan sonra başımız ağrımaya, boynumuz öne eğilmeye, omuzlarımız düşmeye hatta bazen midemiz bulanmaya başlayacaktır. Bunun yerine bilinçaltına “Kendimi harika hissediyorum.” dediğimizde bu sefer tam tersi olacaktır. Bilinçaltının asıl görevi kişiye yaşamını mutlu olarak devam ettirmesini sağlamaktır. Kişi, hayatını ne kadar pozitif yaşarsa bilinçaltına gidecek mesajlar da o kadar pozitif olacak ve hayatı yaşamaya değer bulacaktır. Yine kişi, hayatını ne kadar negatif yaşarsa bilinçaltına da o kadar olumsuz ve negatif mesajlar gidecektir. Negatif mesajdan dolayı kişi, hayatı zindan gibi algılayacak ve bütün olumsuzlukların kendisini bulduğunu ifade edecektir. 1950’li yıllarda bir İngiliz şilebi Portekiz’den aldığı içecekleri İskoçya’ya götürür. Demir attığı limanda yükünü boşalttıktan sonra, şilepte çalışan denizcilerden biri, içecek kolisi unutulup unutulmadığını denetlemek üzere soğuk hava deposuna girer. Onun içerde olduğunu fark etmeyen başka bir denizci ise, kapıyı dışardan kapatır. Soğuk hava deposunda mahsur kalan denizci, var gücüyle bağırır, çelik duvarları yumruklar, ama kimseye duyuramaz sesini. Çakısıyla içerden açmaya çalışır kapıyı, mümkün değildir. Boş şilep, yeni yükünü almak üzere Portekiz’e doğru yola çıkar. Mahsur denizci, depoda açlıktan ölmeyecek kadar yiyecek bulur. Ama deponun dondurucu soğuğuna fazla dayanamayacağının bilincindedir. Kapıyı açamayan çakısıyla, çelik duvarlara kendisini bekleyen ölüm sürecini yazmaya, daha doğrusu kazımaya başlar. Günbegün, adeta bilimsel bir titizlikle soğuğun vücuduna önce uyuşturucu sonra yavaş yavaş öldürücü etkilerini, el ve ayaklarının nasıl duyarsızlaştığını, donan burnunu ve buz gibi havanın dayanılmaz yakıcılığını anlatır.Şilep Lizbon’a demir attığında, soğuk hava deposunun kapısını açan kaptan, zavallı denizcinin cesediyle karşılaşır. Duvarlara kazıdığı acılı sonunu okur ve kendisi de hayretten dona kalır. Çünkü soğuk hava deposunun derecesi 19’dur. İskoçya’ya götürdükleri içeceklerin 18 derecede taşınması gerektiğinden, şilep yükünü boşalttıktan sonra soğutma sistemi zaten kapatılmış olup, kendi haline bırakılan deponun sıcaklığı bir derece de yükselmiştir. Yani biçare denizci donarak ölmemiş, donduğunu sandığı (ya da donacağına inandığı) için ölmüştür.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02.05.24, 19:30
Teyrebaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 25.10.22
Bulunduğu yer: Alem-i Lahutiye
Mesajlar: 3,511
Forum Puanı: 2949
Etiketlendiği Mesaj: 260 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
onursenmisin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamun aleyküm,
Bildiğiniz üzere bilinçaltında dolayı yaşanılan veya edinilen bazı duygusal problemler oluyor insanların hayatında bu korku endişe, önceden yaşanacak kötü olaylar hakkında beyinde kurgu ile birlikte endişe ve korkuya sebep oluyor. Bilinçaltı ile alakalı bildiğiniz zikir veyahut yapılması gereken bir uygulama var mıdır?
Günlük sabah öğlen akşam nefes egzersizleri yapmanı tavsiye ederim zihni temizler.

__________________
Ya ALLAH
La ilâhe illallâh
Yâ bâkî entel bâkî


2023..(Saff - 8)..2053

Hayat akıp gidiyor. Ertelemek, zaman kaybından başka bir şey değil. Sonrası olur da, sen olur musun acaba...?
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02.05.24, 19:32
onursenmisin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.03.24
Bulunduğu yer: Ayasofya
Mesajlar: 269
Forum Puanı: 873
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Teyrebaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Günlük sabah öğlen akşam nefes egzersizleri yapmanı tavsiye ederim zihni temizler.
Allah razı olsun hocam.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02.05.24, 20:19
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
onursenmisin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamun aleyküm,
Bildiğiniz üzere bilinçaltında dolayı yaşanılan veya edinilen bazı duygusal problemler oluyor insanların hayatında bu korku endişe, önceden yaşanacak kötü olaylar hakkında beyinde kurgu ile birlikte endişe ve korkuya sebep oluyor. Bilinçaltı ile alakalı bildiğiniz zikir veyahut yapılması gereken bir uygulama var mıdır?
Nasıl bir gücün bizi kontrol ettiğini, artılarının yanında eksilerini de anlayabilmek ona karşı daha hazırlıklı olmamızı sağlayacaktır. Bu amaçla bizi, hayatımızı, geleceğimizi kontrol eden bu yapının "defolarını" irdeleyelim.
• Bilinçaltımızın asıl amacı –ne yazık ki– mutlu etmek değil. Onun ilgilendiği tek konu bizi hayatta tutmak. Bunu bizi mutsuz etme pahasına yapıyor.
• Tüm vücudumuzu kontrol ediyor. Dışarıdan gelen tüm "tehditlere" yanıtlar vererek tüm sistemi canlı tutmaya çalışıyor. Ancak, hayatta tutma olayını biraz da "buluttan nem kapar" modda devam ettiriyor. bilinçaltı, tehlikeleri gereğinden fazla ciddiye alıyor.
• Özellikle hayati tehlike olduğunu düşündüğü anlarda, çevrede olanı biteni tüm detaylarıyla kaydediyor. Görüntüleri, sesleri, hisleri, tatları, kokuları, düşünceleri... Daha sonra kaydettiğine benzer uyarıcılarla karşılaştığı an "otomatik olarak" aynı tepkileri veriyor. Tek amacı bizi tehlikeden korumak. Ancak, ne yazık ki "tehlikeyi yaratan"la o an "tesadüfen o mahalden geçen" arasında pek bir ayrım yapmıyor. Kısacası, kurunun yanında hiç acımadan yaşı da yakıyor. Hatta bazen her yangın mahallinde göründükleri için tehlikeden "itfaiyecileri" bile sorumlu tutabiliyor.
• Beynimizin ve bilinçaltımızın ne kadar güçlü olduğu sürekli söylenir. Ancak bilinçaltı çok güçlü olsa da, ne yazık ki çok da akıllı değil.
• Yaptığımız en büyük yanlış, onun mükemmel bir bilge olduğunu ve bir anda son haline geldiğini düşünmek. Ancak bu doğru değil. Beynimiz yenilenmeden, şu anki ihtiyaçları planlanmadan bu hale gelmiş. Ek yazılımlar, yamalar daha eski programlara eklenmiş. Milyonlarca yıl önceki ihtiyaçlara cevap veren yazılımlar hâlâ çalışmaya devam ediyor. Bir başka deyişle yeni programlar eskilerle beraber çalışıyor.
• Bilinçaltımız her şeyi fiziksel olarak görüyor. Mesela işimiz, okulumuz, tuttuğumuz futbol takımı, yaklaşan bir sınav gibi daha soyut konuları anlayamıyor. O sadece fiziksel cisimlerden, tehlikelerden, gerçekten elle tutulur nesnelerden anlıyor. Kavramsal, soyut tehditlere çok ilgisiz fiziksel cevaplar veriyor. Yaptığı büyük işlerin yanında, ne yazık ki bazen saçmalıyor!
• Bilinçaltımızın zaman kavramı yok. Her şey onun için o an oluyor. Mesela geçmişteki bir olayı düşündüğünüzde, o olayın çoktan bittiğinin farkında değil. Başımızdan kötü bir olay geçtiği ve bittiği zaman bu olay bilinçaltımızda çözülmüş olmuyor. Kötü olayları her hatırlayışımızda bilinçaltımızda yeniden yaşanıyor ki çoğu zaman bu hatırlamalar biz farkında olmadan gerçekleşiyor.
• Bilinçaltımız negatifleri işleyemiyor. Bir başka deyişle, aklımıza her ne geliyorsa o bilinçaltımız tarafından "istediğimiz" ya da karşı karşıya kaldığımız bir durum olarak algılanıyor. İşte sırf bu yüzden, iyiyi düşünenler daha iyi, kötümserler daha kötü hayatlar yaşıyor. Bilinçaltımız, genel kural olarak, bize neye odaklanırsak bize onu yaşatıyor. Evet, aslında sadece son 2 madde bile neden olumsuz düşünmememiz ve geçmişte yaşadığımız olumsuzluklara takılmamamız gerektiğini çok iyi özetliyor.
Ancak, sadece olumlulara odaklanmak da yeterli değil. Biz hatırlamasak bile bilinçaltımız hayat boyu hatırlamaya ve kötü olaylardan aldığı dersleri uygulamaya devam ediyor. Gerçekten de beynimizin bir köşesinde olayla ilgili bilgiler saklanıyor. Ne zamana kadar? O bilgilere ulaşıp bütün duyguları boşaltana kadar işte burada bazı teknikler ortaya çıkıyor EFT tekniği Ya da terapisi tedavisi gibi bu sistemde yapılan uygulamalarda aslında yaşanan olayları silinmiyor. Gerçekte yapılan , fiziksel olarak beynin bu bilgileri sakladığı noktalara ulaşıp kötü duyguları çok hızlı ve etkili bir şekilde TEMİZLEMEK! Böylece, duygu yoğunluğuna göre birtakım kararlar almış olan beynin o kararları geri çevirmesine olanak tanımış olunuyor. EFT terapisini incelemeni öneririm.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02.05.24, 20:42
onursenmisin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.03.24
Bulunduğu yer: Ayasofya
Mesajlar: 269
Forum Puanı: 873
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Nasıl bir gücün bizi kontrol ettiğini, artılarının yanında eksilerini de anlayabilmek ona karşı daha hazırlıklı olmamızı sağlayacaktır. Bu amaçla bizi, hayatımızı, geleceğimizi kontrol eden bu yapının "defolarını" irdeleyelim.
• Bilinçaltımızın asıl amacı –ne yazık ki– mutlu etmek değil. Onun ilgilendiği tek konu bizi hayatta tutmak. Bunu bizi mutsuz etme pahasına yapıyor.
• Tüm vücudumuzu kontrol ediyor. Dışarıdan gelen tüm "tehditlere" yanıtlar vererek tüm sistemi canlı tutmaya çalışıyor. Ancak, hayatta tutma olayını biraz da "buluttan nem kapar" modda devam ettiriyor. bilinçaltı, tehlikeleri gereğinden fazla ciddiye alıyor.
• Özellikle hayati tehlike olduğunu düşündüğü anlarda, çevrede olanı biteni tüm detaylarıyla kaydediyor. Görüntüleri, sesleri, hisleri, tatları, kokuları, düşünceleri... Daha sonra kaydettiğine benzer uyarıcılarla karşılaştığı an "otomatik olarak" aynı tepkileri veriyor. Tek amacı bizi tehlikeden korumak. Ancak, ne yazık ki "tehlikeyi yaratan"la o an "tesadüfen o mahalden geçen" arasında pek bir ayrım yapmıyor. Kısacası, kurunun yanında hiç acımadan yaşı da yakıyor. Hatta bazen her yangın mahallinde göründükleri için tehlikeden "itfaiyecileri" bile sorumlu tutabiliyor.
• Beynimizin ve bilinçaltımızın ne kadar güçlü olduğu sürekli söylenir. Ancak bilinçaltı çok güçlü olsa da, ne yazık ki çok da akıllı değil.
• Yaptığımız en büyük yanlış, onun mükemmel bir bilge olduğunu ve bir anda son haline geldiğini düşünmek. Ancak bu doğru değil. Beynimiz yenilenmeden, şu anki ihtiyaçları planlanmadan bu hale gelmiş. Ek yazılımlar, yamalar daha eski programlara eklenmiş. Milyonlarca yıl önceki ihtiyaçlara cevap veren yazılımlar hâlâ çalışmaya devam ediyor. Bir başka deyişle yeni programlar eskilerle beraber çalışıyor.
• Bilinçaltımız her şeyi fiziksel olarak görüyor. Mesela işimiz, okulumuz, tuttuğumuz futbol takımı, yaklaşan bir sınav gibi daha soyut konuları anlayamıyor. O sadece fiziksel cisimlerden, tehlikelerden, gerçekten elle tutulur nesnelerden anlıyor. Kavramsal, soyut tehditlere çok ilgisiz fiziksel cevaplar veriyor. Yaptığı büyük işlerin yanında, ne yazık ki bazen saçmalıyor!
• Bilinçaltımızın zaman kavramı yok. Her şey onun için o an oluyor. Mesela geçmişteki bir olayı düşündüğünüzde, o olayın çoktan bittiğinin farkında değil. Başımızdan kötü bir olay geçtiği ve bittiği zaman bu olay bilinçaltımızda çözülmüş olmuyor. Kötü olayları her hatırlayışımızda bilinçaltımızda yeniden yaşanıyor ki çoğu zaman bu hatırlamalar biz farkında olmadan gerçekleşiyor.
• Bilinçaltımız negatifleri işleyemiyor. Bir başka deyişle, aklımıza her ne geliyorsa o bilinçaltımız tarafından "istediğimiz" ya da karşı karşıya kaldığımız bir durum olarak algılanıyor. İşte sırf bu yüzden, iyiyi düşünenler daha iyi, kötümserler daha kötü hayatlar yaşıyor. Bilinçaltımız, genel kural olarak, bize neye odaklanırsak bize onu yaşatıyor. Evet, aslında sadece son 2 madde bile neden olumsuz düşünmememiz ve geçmişte yaşadığımız olumsuzluklara takılmamamız gerektiğini çok iyi özetliyor.
Ancak, sadece olumlulara odaklanmak da yeterli değil. Biz hatırlamasak bile bilinçaltımız hayat boyu hatırlamaya ve kötü olaylardan aldığı dersleri uygulamaya devam ediyor. Gerçekten de beynimizin bir köşesinde olayla ilgili bilgiler saklanıyor. Ne zamana kadar? O bilgilere ulaşıp bütün duyguları boşaltana kadar işte burada bazı teknikler ortaya çıkıyor EFT tekniği Ya da terapisi tedavisi gibi bu sistemde yapılan uygulamalarda aslında yaşanan olayları silinmiyor. Gerçekte yapılan , fiziksel olarak beynin bu bilgileri sakladığı noktalara ulaşıp kötü duyguları çok hızlı ve etkili bir şekilde TEMİZLEMEK! Böylece, duygu yoğunluğuna göre birtakım kararlar almış olan beynin o kararları geri çevirmesine olanak tanımış olunuyor. EFT terapisini incelemeni öneririm.
Allah razı olsun ellerine sağlık hocam değerli bilgiler için çok teşekkürler.

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02.05.24, 23:57
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 1372
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
onursenmisin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamun aleyküm,
Bildiğiniz üzere bilinçaltında dolayı yaşanılan veya edinilen bazı duygusal problemler oluyor insanların hayatında bu korku endişe, önceden yaşanacak kötü olaylar hakkında beyinde kurgu ile birlikte endişe ve korkuya sebep oluyor. Bilinçaltı ile alakalı bildiğiniz zikir veyahut yapılması gereken bir uygulama var mıdır?
Sürmenaj hastalığı var. Zihnin ve beynin haddinden fazla dolu olmasi sonucu oluşuyor. Onun tedavileri işini görebilir. Duyduğum bir yöntem bir süre karanlık ışıksız odada istirahat etmek mesela ..
Pazartesi günleri enerji seanslarına katılmakta faydalı olabilir. O saatler arasında gözler örtülü karanlık bir odada dinlenir vaziyette sadece karanlığa odaklanmış halde hiçbir şey düşünmeyeceksin. Sen yoksun, hicbitsey yok sadece karanlık.. GuZel şeyler görünüyor o karanlıkliklarda

Bir diğer fikrimda bilinçaltı hocamın dediği gibi çöplük gibi herşeyi toplar. Ama işlem gören dosya varsa ( sürekli kafana taktdigin seni çok düşündüren) bunlar asıl kişiye sıkıntı verir. Bunları tespit edip üzerine gitmelisin. Kişi yuzmedenbkorkuyorsa sudan urkuyorsa küçüklükten bı travmasi vardır. Bunu tespit edip, artık geride kaldığını kabullenip suya alistirmali kendini gibi ...

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 03.05.24, 05:33
onursenmisin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.03.24
Bulunduğu yer: Ayasofya
Mesajlar: 269
Forum Puanı: 873
Etiketlendiği Mesaj: 6 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sürmenaj hastalığı var. Zihnin ve beynin haddinden fazla dolu olmasi sonucu oluşuyor. Onun tedavileri işini görebilir. Duyduğum bir yöntem bir süre karanlık ışıksız odada istirahat etmek mesela ..
Pazartesi günleri enerji seanslarına katılmakta faydalı olabilir. O saatler arasında gözler örtülü karanlık bir odada dinlenir vaziyette sadece karanlığa odaklanmış halde hiçbir şey düşünmeyeceksin. Sen yoksun, hicbitsey yok sadece karanlık.. GuZel şeyler görünüyor o karanlıkliklarda

Bir diğer fikrimda bilinçaltı hocamın dediği gibi çöplük gibi herşeyi toplar. Ama işlem gören dosya varsa ( sürekli kafana taktdigin seni çok düşündüren) bunlar asıl kişiye sıkıntı verir. Bunları tespit edip üzerine gitmelisin. Kişi yuzmedenbkorkuyorsa sudan urkuyorsa küçüklükten bı travmasi vardır. Bunu tespit edip, artık geride kaldığını kabullenip suya alistirmali kendini gibi ...
Allah razı olsun teşekkürler

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 03.05.24, 23:14
BLueSea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 01.12.18
Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 1,304
Forum Puanı: 3217
Etiketlendiği Mesaj: 176 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Sabah 5 ile 10 arası uyanık olmaya çalışın. Meditasyon yapın. Ama sadece nefesinizi takip edin, sessiz ortamda...

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04.05.24, 03:03
La Tahzen12 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 17.01.21
Bulunduğu yer: Yaradanın Rahmetinde
Mesajlar: 3,164
Forum Puanı: 3022
Etiketlendiği Mesaj: 111 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Uyumadan önce düşüncelerinizi durdurmaya çalışın veyahut [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bununda dinleseniz olur kendi sevdiğiniz bi süreyi veya inşirah süresini açın dinlerken tüm odaginizi kullanın ve düşüncelerinizi durdurun bunu 3 set olarak yapın zamanla dinlemeden de yaparsınız bunlar düşüncenizi istemediğiniz şeyleri düşünmenizi engeller
Yani süre ayet ezberleyip yeni sözler kaydedin istemediklerini gitsin
İstediğiniz hiçbir şeyi dusunmezsinizde sizden bağımsız bi bilinç var bi şarkıya rastlarsınız kalbiniz sıkışır düşüncelerinize hakim olabilirsiniz zamanla hiç aklınıza dahi gelmez ama o kalp illaki sıkışır . Hipnoz ile temizlik oluyormuş fakat deneyimlemedim bahsettiğim metodla düşüncelerinize hakim olabilir zamanla durdurabilir siniz veya istediğiniz an
İşte alt bilinç hatirliyo anı sıkılma bunalıma ne yapacağını bilememe neden canın sıkkın anlamıyorsun ama işte düşünmüyorsun sonuç olarak o yönden iyi bedava bilgi @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

__________________
Resulullah sav buyurduki 'herkim kendisine fayda veya zarar giderdigine inanarak muska takarsa Allah onun hayatta hiçbir işini tamamlamasın başka bi rivayette ise 'kim muska veya temime takarsa Allah'a şirk koşmuştur . (Ahmed. 17372 ,Ahmed 16781.Elbani 492.)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kulak temizliği ile ilgili yapılan yanlışlıklar ve oluşabilecek sonuçl aşk Sağlık 2 27.02.22 15:59
Bilinçaltı Zihnin Günlük Hayatta Oynadığı Rol MrBerkHD Evrensel Enerji Sistemleri 0 21.05.20 15:00
istatistiklerine göre siyanürle ilgili aramalar (Türkiye) Arma ilginç konular & Teoriler 2 16.11.19 20:35
Haftalık burç yorumları (30 Nisan-6 Mayıs astroloji) Cennet Burçlar & Astroloji & Yıldızname 2 01.05.18 11:44
Bilinçaltı SiLence Hipnoz & Bilinçaltı 2 21.04.17 11:38


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:03.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com