![]() |
Vefk yapılmaya başlarken tutup tutmayacağı bilinirmi
Merhaba birşey soracaktım geri döndürme vefki yaptıracağız diyelim bu vefke başlamadan önce bakımlarda vefkin tutup tutmayacağı bilinir. Yada tutup tutmayacağı anlaşılırmı. Hocalarım cevaplarınızı bekliyorum
|
Birde vefkler yazılırken etkileri başlar mı yoksa yazılıp bittikten sonra mı başlar
|
Alıntı:
Alıntı:
|
1- İlk etkiler ne zaman başlar okumaya başlar başlamaz mı olur yoksa zaman geçtikçe mi
2- geri döndürme işleminde etkiler nelerdir karşı taraf neler hisseder 3- vefkin görevlisi geri döndürme de nasıl yapıyor karşı tarafa geri dönmesi için aklına düşünce mi yani vesves mi veriyor neler yapıyor |
Alıntı:
|
Alıntı:
vefkin gorevlisi suflidir gider kisinin beynine etki eder bu tur zulmani varlikla yapilan islemler büyü sınifina girer, büyü yapaninda yaptiraninda akibeti kesin bellidir |
Neden geri döndürme vefkleri çok nadir çalışır.
Vefkler de doğru yapılınca tutar yazıyor birçok araştırdığım sayfada burada da aynı şekilde yazıyor Vefkler tesirli dua olarak geçiyor. Rabbimiz izin verirse tutuyor tabiki ama bizim vefk yaptırma amacımız dua ve vefk ile Rabbimin duamızı kabul etmesi. |
Peki biz geri döndürme vefki yaptırdık rabbimiz duamızı kabul etsin diye eşimiz sevgilimizle eski günlerimize dönmek için. Peki vefkin duasını okurken daha etkili olması için okuyacağımız başka dua yada tutması için yapmamız gereken şeyler yada başka ibadetler varmı
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
vefkin calismasi taşıyanin yapacagi okumaya, ihlasina itikadina ameline baglidir, tasiyanin yapacagi gunahlar vefkin çalismasina cok büyük etki eder.... hic kimse kesin calisacak diye garanti veremez, bunu söyleyen şirke girer, ayrica sordugun sorular gayb ile ilgili onu ben bilemem , sen yarin icin hethangi bir garanti verebilirmisin Alıntı:
|
Rabbim bilir diye düşünüyorum ben de. Herşey doğru yapılsa bile en başta Allah’ın nasip etmesi gerekiyor sanırım nacizane fikrim.
|
Bir insan sizden soğumuş yada az seviyor ise bunun sebepleri nelerdir diye bakmak gerekmez mi ? Geri döndürme vefki tılsımı vs sizden soğuyan kişinin sebebini bilmeden bu işlemleri yapmak ne derece etkili olur? Kişi sizden büyü ile soğumuş ise büyü bozulmadan yapılacak geri döndürme vefki tılsımı vs durumu daha da kötümü yapmaz mı?
|
Her ne kadar çok sevilse de kişinın özgür iradesine müdahele etmenin yanlış olduğu düşüncesindeyim.Düşünün size yapılsa. Dua etmek, doğru ve hayırlı olanı istemek, öncesinde bir sakinleşmek gerekli.Nasip denen bir olgu var, bunları yaşamış, sabahlara kadar aylarca dua etmiş, uğraşmış biri olarak söylüyorum her şey nasibimiz kadar ne bir adım ileri ne bir adım geri. Zorlamayla değil kendiliğinden olmalı tabii yaşamakla tecrübe ediniliyor.
|
Alıntı:
Çalışması için başka dualar da okusak çalılması için olur mu |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam geri döndürme vefki aynı kişi için 2 ayrı hocaya yaptırılsa daha etkili olurmu yada sakıncası olurmu
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
bilmediğim için bir sey diyemem, ne yapildigini bilsem bile bir sey diyemem baskasinin yaptigi işlemin eksigini gidermek fazlasını soylemek bana düşmez.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Değerli kardeşim vefk ya da Tılsım kullanımı başka dinlerde de var bize has bir durum değil. Bazıları Osmanlıda kullanıldı falan diyor da birçok tarih kitabında Osmanlıda tanzimata kadar kadınlardan sadece evlat edinmek için istifade edildiğini eşcinselliğin çok yaygın olduğu belirtilir. Yani her miras efdal olmaz. |
Alıntı:
Dediğiniz gibi vef tılsım ve birçok farklı uygulama başka dinlerde inanç sistemlerinde de var. Hak dinin Hz ademden bu yana var olduğunu her gelen toplulukta bozulma değişmeler neticesinde Allah'ın yeni bir peygamberler göndererek hak dine yönlendirdiği için bu işlemlerde namaz gibi ibadetlerin izleride değişim bozulmaya ugrasada diğer dinlerde görülebiliyor. Nasıl ki dinin esasları dahi bozulmaya uğrayınca Allah yeni bir peygamberle emirler göndermiş bu ilimlerde hangi din ve ekol içinde olursa olsun çok fazla tahribata uğradığından amacından ve yolundan sapmış olabiliyor. Bu nedenle uygulayan kim olursa olsun işlemin kendisi emirlere ters olabiliyor, dediğiniz gibi her miras efdal olmuyor. Kıymetli hocam mesajın sonunda da bahsettiğiniz gibi Osmanlı deyince kimileri kesinlikle hata yapma ihtimali yok her yaptığı doğru diye bakarken( ki evliyaların daha hataya düştüğü bilinsede) kimileri de ozellike itibarsizlastirma çabası içinde olabiliyor. Bu konuda onerebileceginiz tarafsız olabilecek kaynak varmıdır. |
Alıntı:
|
Alıntı:
o kişi hazırlayacağı safran murekkebinin masrafını kendindenmi karsiliyor, yoksa yazılması uygunsuz kalemlemi hazirliyor ve vefk hazırlamak cok dikkat isteyen cok zaman alan meşekkatli bir islemdir, herkes sanirki yaz bitir ama oyle değil, her çizgiyi cekerken okunması gerekenler vardir, her harfi yazarken okunmasi gerekenler vardir bir ahbabim vardi cok ozel bir vefki 4 ayda yazmisti, iste burada benden para istemedi benden para almadi sözleri cok garip oluyor, bu memlekette nefes almak bile parayla olmusken, sadece bu ilimde benden para almadi veya istemedi sözu garip kaciyor 1 gram safran 300 tl, 1 gram saf gül yagı 730 tl iken.... |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Mısırlı prensesler araba sefalarını mendil düşürmeleri, göz süzmelerini Osmanlı prensleri ve paşazadelere öğrettiler; Sultan Mecit zamanında sefaret davetleri başlamıştı ki ilk kez sefaret davetlerine giden paşazadelerin sadece çubuk tüttürdüklerini ve arkalarından sefaretlerin havasını temizlemek için üç gün pencereleri açtıklarını anılardan öğreniyoruz. Kırım Savaşı sırasında, İstanbul’a akın eden İngiliz kızlarının tertipledikleri balolar, bunlara eklendi. Florence Nightingale bu hastanelerde ortaya çıktı hep dolaşıyordu efsanesi İstanbulludur.] (Abbas Halim Paşa Köşkler, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi sayfa 8: Kitap adı: ÇÖKÜŞ yazan: Yalçın Küçük Mızrak Yayınları 1. Baskı 2010 sayfa 114) |
Alıntı:
Şu kadar yazının düşündürdüğü; Kafamızdaki kalıpları bırakıp, olduğu gibi gorebilsek ne genmisi ne şimdide kimseye fazladan kutsiyet yahut onyargiyla kesin hüküm vermeden olduğu gibi kabul edip yanlışını doğrusunu gorebilsek her şey daha kolay olacak gibi. Ama insan tarihi dahi mevcut görüşleri çerçevesinde filtreliyor yanlış kendi benimsedigi tarafta ise hasıraltı ediliyor. bu da siyasetten inanca her alanda özü kavramak değil kendi görüşünü mukemmel ve haklı hissedip kutuplaşmaya neden oluyor.bu şekilde her yönünü anlatan yazılar kişileri zamanı değil özü kavramak yanlısı doğruyu ayırmak için çok önemli bence.Okuyacak öğrenilecek çok şey var sağolun hocam. |
Alıntı:
( osmanlida oğlancilik vardi ama her zengini bu statüye koymak akilci bir yaklaşım değil) |
Alıntı:
|
Alıntı:
merak etme senin gibi ceza yatmış cok kisi tanidim haluk kırcidan yusuf ziyaya, ahmet başarslandan ibrahim sungura kadar daha fazlasina gerek yok, rahmetli nihat akgün de ümit ölmez de iyi saygideger abilerimdi... |
Alıntı:
|
Alıntı:
ben yazdiklarimi hiç bir kitaptan bakarak veya tezlere Bakarak yazmam her sey aklimdadir, o yuzden bilnedigim konuda susar anavbildigim emin oldugum konuda sonuna kadar fikrimi savunurum .... |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
“…Yaz olunca avratlara, kışın oğlanlara meylet ki, vücutça sağlam olasın. Zira oğlan teni sıcaktır, yazın iki sıcak bir araya gelirse vücudu bozar. Avrat teni ise soğuktur, kışın iki soğuk vücudu kurutur…” Türk mizah sanatının en eski örneklerinden sayılan Nasreddin Hoca öykülerinin yüzyıllar öncesinden kalan ilk versiyonlarında, ana tema cinselliktir. (ağırlıklı eşcinsellik) Nasreddin Hoca üzerine çalışan araştırmacılar, ilk dönem öykülerindeki cinselliği halk düşünce ve felsefesinin gerçekçi ve sınırlama konmamış bir ürünü olarak niteliyorlar. Bu şekilde öykülerin kaydedildiği ve 16. yüzyıldan kaldığı sanılan elyazmalarından biri, Hollanda’nın Groningen Üniversitesi Kitaplığı‘nda (Cod.Gron. a g 8) saklanıyor. Yazmada bulunan 75 öyküden bir kısmı, cinsellikle ilgili. Metin ilk kez, K.R.F. Burill tarafından bilimsel bir dergide, orijinal dili ve bugünün Türkçesi’ne uyarlamasıyla birlikte yayınlanmıştı (Archivum Ottomanicum, Tomus II, Anno 1970). Günümüzde de rahatça anlaşılabilecek bir dille yazılmış olan bu fıkraları burada edebimden dolayı zikredemem. Osmanlı döneminde yazılan ve cinsellikten en serbest biçimde_ sözeden kitaplardan biri de, “Dafiu’l-Gumum ve Rafiu’l-Humûm”. Yani, “Gamları Defeden ve Kaygıları Kaldıran Kitap”.Yazan, Gazali. Asıl adı Mehmed ama döneminde “Deli Birader” diye anılmış. Şehzade Korkud’a ithaf ettiği ünlü eseri “Gamları Defeden ve Kaygıları Kaldıran Kitap”, yedi fasıldan meydana geliyor ve fihristiş öyle:Birinci fasıl: Nikâhlı kadınların faziletlerini yazar, cinsel ilişkinin faydalarını bildirir.i kinci fasıl: Kulampara dostların ve zanpara biraderlerin arasında olan tartışmayı anlatır.Üçüncü fasıl: Servi boylu erkek çocukların ve lâle yanaklı dilberlerin sohbetlerinin hoşluğuna işarettir. Böyle yedi fasıl devam eder. Böyle çok hikaye varda yazmaya müsait değil |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:58. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com