Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Keşfi açık olanlar Atatürk hakkında bilgi verebilir mi ?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09.07.24, 11:40
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 31.03.24
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 378
Forum Puanı: 921
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ben harf devrimini şöyle açıklayayım bana Osmanlı'dan kalma birkaç tane kaynak ve tarih kitabı gosterin ben de hepinize katilayım �� yok kardesim yok adam yok ne okuyacak ne yazacak adam yok

  #2  
Alt 09.07.24, 12:05
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Karamanoglu16 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben harf devrimini şöyle açıklayayım bana Osmanlı'dan kalma birkaç tane kaynak ve tarih kitabı gosterin ben de hepinize katilayım �� yok kardesim yok adam yok ne okuyacak ne yazacak adam yok
1980 öncesi Trabzon Ülkü Ocaklarında rahmetli Necmettin Hacıeminoğlu verdiği bir seminerde Harp inkılabına karşı olduğunu ve yanlış tatbik edildiğini ifade etmiştir. Bugünkü gibi hatırlarım. Cumhuriyet Halk Partisinin 1935 tarihli Programı, şu kavram ve deyimlere yer verir: “törütgen yetkiler”, “irde kaynağı”, “özgür ertik sahipleri”, “kınavlar arasındaki uyum”, “yoğaltmanlar arasında asığ kavgaları”, “çıkat tecimi için kipleştirmek”, “hayvan yeğritimi”, “ciddiğ bir yasav”, “ertik okulları”, “taplamak”, “yüret ve bildirge işleri”, “tutaklar ile kapsıkları ayırmak”, “ulusun yüksek asığı”, “klas kavgası ergesi”, “özel yönetgeler ve şarbaylıklar”, “arsıulusal ergelerle cemiyet yapmak”, “kıymetli izdeşler”. Türkçe oldukları ileri sürülen bu ve benzeri deyimlerin Türk okuru tarafından anlaşılamayabileceği gözönünde tutularak, programa 170 kelimelik bir sözlük eklenmiştir. Bildiğimiz kadarıyla yeryüzünde sözlükle birlikte yayınlanan ilk ve tek siyasi parti deklarasyonu budur. Atatürk’ün 1934’te bir diplomatik davette yaptığı aşağıdaki konuşma da, dil devriminin Türkçeyi halk diline yaklaştırıcı katkılarına ilginç bir örnek sayılabilir: “Altes Ruvayal! [...] Süerdemliği, önü, bu iki ulus, ünlü sanlı sözlerinin derinliğinde sonsuz tutmaktadır. Ancak, daha başka bir alanda da onlar erdemlerini o denlü yaltırıklı yöndemle göstermişlerdir. Bu yolda kazandıkları utkular, gerçekten daha az özençe değer değildir. Avrupanın iki ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak, baysak, önürme, uygunluk kıldacıları bulunuyorlar. Onlar bugün en güzel utkuyu kazanmaya anıklanıyorlar: baysal utkusu.”
Türkçenin “öz” Türkçe sözcüklere indirgendiğinde halk diline daha yaklaşacağı şeklindeki yersiz inanışa ilişkin ilk hatırlatılması gereken şey, Türkçe konuşma dilinde Orta Asya kökenli (Kemalistlerin deyimiyle, “öz” Türkçe) kelimelerin oldukça düşük bir oran tuttuklarıdır. Dilin en temel 300 ila 500 kelimesi ağırlıkla Orta Asya kökenlidir. Bunlara (“yemek”, “içmek”, “gitmek”, “gelmek” gibi) basit fiiller, (“bu”, “ben”, “öbür”, “aşağı”, “yukarı” gibi) belirsiz sıfat ve zamirlerle edatlar, ve (birden bine kadar) sayılar dahildir. Ancak spesifik herhangi bir konuya ait söz hazineleri (örneğin meslek adları, sebze, meyva ve yemek çeşitleri, nalburiye ve bakkaliye maddeleri, futbol terimleri, tamircilik ve trafik terimleri, temel hukuk ve bürokrasi deyimleri, ay ve gün isimleri, küfürler vb.), ezici çoğunlukla, Arapça, Farsça, İtalyanca, Fransızca, İngilizce gibi farklı dillerden kaynaklanırlar. Günümüz konuşma Türkçesinin iskeletini oluşturan 5000 kelimenin sadece %30 kadarı Orta Asya kökenlidir. Bunun da %5-10 kadarı, dil devrimi sonucu konuşma diline giren yeni kelimeler olduklarına göre, bundan altmış yıl öncesinin Türkçe konuşma dilinde Orta Asya kökenli kelimelerin ancak yüzde 20 dolayında bir oran tuttuklarını tahmin edebiliriz.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
  #3  
Alt 09.07.24, 12:15
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 31.03.24
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 378
Forum Puanı: 921
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
1980 öncesi Trabzon Ülkü Ocaklarında rahmetli Necmettin Hacıeminoğlu verdiği bir seminerde Harp inkılabına karşı olduğunu ve yanlış tatbik edildiğini ifade etmiştir. Bugünkü gibi hatırlarım. Cumhuriyet Halk Partisinin 1935 tarihli Programı, şu kavram ve deyimlere yer verir: “törütgen yetkiler”, “irde kaynağı”, “özgür ertik sahipleri”, “kınavlar arasındaki uyum”, “yoğaltmanlar arasında asığ kavgaları”, “çıkat tecimi için kipleştirmek”, “hayvan yeğritimi”, “ciddiğ bir yasav”, “ertik okulları”, “taplamak”, “yüret ve bildirge işleri”, “tutaklar ile kapsıkları ayırmak”, “ulusun yüksek asığı”, “klas kavgası ergesi”, “özel yönetgeler ve şarbaylıklar”, “arsıulusal ergelerle cemiyet yapmak”, “kıymetli izdeşler”. Türkçe oldukları ileri sürülen bu ve benzeri deyimlerin Türk okuru tarafından anlaşılamayabileceği gözönünde tutularak, programa 170 kelimelik bir sözlük eklenmiştir. Bildiğimiz kadarıyla yeryüzünde sözlükle birlikte yayınlanan ilk ve tek siyasi parti deklarasyonu budur. Atatürk’ün 1934’te bir diplomatik davette yaptığı aşağıdaki konuşma da, dil devriminin Türkçeyi halk diline yaklaştırıcı katkılarına ilginç bir örnek sayılabilir: “Altes Ruvayal! [...] Süerdemliği, önü, bu iki ulus, ünlü sanlı sözlerinin derinliğinde sonsuz tutmaktadır. Ancak, daha başka bir alanda da onlar erdemlerini o denlü yaltırıklı yöndemle göstermişlerdir. Bu yolda kazandıkları utkular, gerçekten daha az özençe değer değildir. Avrupanın iki ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak, baysak, önürme, uygunluk kıldacıları bulunuyorlar. Onlar bugün en güzel utkuyu kazanmaya anıklanıyorlar: baysal utkusu.”
Türkçenin “öz” Türkçe sözcüklere indirgendiğinde halk diline daha yaklaşacağı şeklindeki yersiz inanışa ilişkin ilk hatırlatılması gereken şey, Türkçe konuşma dilinde Orta Asya kökenli (Kemalistlerin deyimiyle, “öz” Türkçe) kelimelerin oldukça düşük bir oran tuttuklarıdır. Dilin en temel 300 ila 500 kelimesi ağırlıkla Orta Asya kökenlidir. Bunlara (“yemek”, “içmek”, “gitmek”, “gelmek” gibi) basit fiiller, (“bu”, “ben”, “öbür”, “aşağı”, “yukarı” gibi) belirsiz sıfat ve zamirlerle edatlar, ve (birden bine kadar) sayılar dahildir. Ancak spesifik herhangi bir konuya ait söz hazineleri (örneğin meslek adları, sebze, meyva ve yemek çeşitleri, nalburiye ve bakkaliye maddeleri, futbol terimleri, tamircilik ve trafik terimleri, temel hukuk ve bürokrasi deyimleri, ay ve gün isimleri, küfürler vb.), ezici çoğunlukla, Arapça, Farsça, İtalyanca, Fransızca, İngilizce gibi farklı dillerden kaynaklanırlar. Günümüz konuşma Türkçesinin iskeletini oluşturan 5000 kelimenin sadece %30 kadarı Orta Asya kökenlidir. Bunun da %5-10 kadarı, dil devrimi sonucu konuşma diline giren yeni kelimeler olduklarına göre, bundan altmış yıl öncesinin Türkçe konuşma dilinde Orta Asya kökenli kelimelerin ancak yüzde 20 dolayında bir oran tuttuklarını tahmin edebiliriz.
evet doğru Kalan lisan Karamanoğlu lisanıdır zaten ki o da olmasa osmanlı elimizde hiçbirşey bırakmazdı bugün hala bazı yörük toplulukları bu lisanı konuşur keza divan edebiyatı eserlerine baktığımızda bırakın Öz Türkçeyi Herhangi bir Türkçe ile anlaşılması imkansıza yakındır zaten günümüzde bu oran daha da azalıyor her gün gençlerin yabancı kelimeleri Türkçeye eklemesi Date gibi cringe gibi saçma sapan kelimeleri Türkçe ile kaynaştırıp yok etmeye mahkum ediyor bunun arapçası ingilizcesi vesairesi yok dil ölürse millet ölür

  #4  
Alt 09.07.24, 12:32
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Karamanoglu16 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
evet doğru Kalan lisan Karamanoğlu lisanıdır zaten ki o da olmasa osmanlı elimizde hiçbirşey bırakmazdı bugün hala bazı yörük toplulukları bu lisanı konuşur keza divan edebiyatı eserlerine baktığımızda bırakın Öz Türkçeyi Herhangi bir Türkçe ile anlaşılması imkansıza yakındır zaten günümüzde bu oran daha da azalıyor her gün gençlerin yabancı kelimeleri Türkçeye eklemesi Date gibi cringe gibi saçma sapan kelimeleri Türkçe ile kaynaştırıp yok etmeye mahkum ediyor bunun arapçası ingilizcesi vesairesi yok dil ölürse millet ölür
Devrim öncesi Osmanlı yazı Türkçesine gelince, aşırı ağdalı bir biçimselliğe sahip olan eski saray ve bürokrasi dili ile, 1860’lardan sonra özellikle gazete ve roman dili çerçevesinde gelişen yeni üslubu birbirinden ayırmamız gerekir. Modern Osmanlıca yazı diline örnek olarak bunlardan ikincisini esas alıp, 1860 ile 1923 yılları arasına ait gazete makalesi, siyasi beyanname ve tiyatro eseri gibi yazıları gözden geçirdiğimizde % 20 ile 40 arasında değişen oranlarda “öz” Türkçe kelimeye rastlarız. Mustafa Kemal’in Nutuk’ta kullandığı oldukça ağdalı Osmanlı Türkçesinde “öz” Türkçe ortalaması % 22 civarındadır. Anlatılanları kısaca özetlemek gerekirse: Orta Asya kökenli sözcüklerin Türk dilindeki oranı Konuşma dilinde: %30 ila %35 Osmanlı yazı dilinde: %20 ila %40 “Arınmış” yazı dilinde: %88 ila %100 Bu istatistiklerden, Osmanlı yazı dilinin konuşulan Türkçeye yakın olduğu sonucunu çıkaramayız. (İki sebeple:
1. Konuşma dili için verdiğimiz sayılar kelime hazinesi, yazı dili için verdiğimiz sayılar ise kullanım sayılarıdır; toplam Osmanlı yazı leksikonu içinde “öz” Türkçe kelimelerin oranı herhalde %5’i çok geçmez.
2. Osmanlı yazı dilinin Arapça terkip ve gramer kurallarına olan eğilimi, konuşma diline yabancıdır.) Buna karşılık, dil devrimi sonucu oluşturulan “arındırılmış” yazı dilinin konuşulan Türkçeyle pek alakası olmadığını, bu rakamlar – eğer kanıt gerekiyorsa – yeterli açıklıkla kanıtlamaktadır. Yeni türetilen “öz” Türkçe terimlerin, Türkçe köklerden türedikleri için daha kolay anlaşılır oldukları şeklindeki iddia ise, inandırıcı olmaktan uzaktır. Sözgelimi, herhalde “tükemek” fiilinden türeyen “tükel” sözcüğü ile Arapça kökenli “mükemmel” sözcüğünden hangisinin Türkçe bilen biri tarafından daha kolay anlaşılacağı, sanıyoruz ki tartışma gerektirmez.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
  #5  
Alt 09.07.24, 12:43
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 31.03.24
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 378
Forum Puanı: 921
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Devrim öncesi Osmanlı yazı Türkçesine gelince, aşırı ağdalı bir biçimselliğe sahip olan eski saray ve bürokrasi dili ile, 1860’lardan sonra özellikle gazete ve roman dili çerçevesinde gelişen yeni üslubu birbirinden ayırmamız gerekir. Modern Osmanlıca yazı diline örnek olarak bunlardan ikincisini esas alıp, 1860 ile 1923 yılları arasına ait gazete makalesi, siyasi beyanname ve tiyatro eseri gibi yazıları gözden geçirdiğimizde % 20 ile 40 arasında değişen oranlarda “öz” Türkçe kelimeye rastlarız. Mustafa Kemal’in Nutuk’ta kullandığı oldukça ağdalı Osmanlı Türkçesinde “öz” Türkçe ortalaması % 22 civarındadır. Anlatılanları kısaca özetlemek gerekirse: Orta Asya kökenli sözcüklerin Türk dilindeki oranı Konuşma dilinde: %30 ila %35 Osmanlı yazı dilinde: %20 ila %40 “Arınmış” yazı dilinde: %88 ila %100 Bu istatistiklerden, Osmanlı yazı dilinin konuşulan Türkçeye yakın olduğu sonucunu çıkaramayız. (İki sebeple:
1. Konuşma dili için verdiğimiz sayılar kelime hazinesi, yazı dili için verdiğimiz sayılar ise kullanım sayılarıdır; toplam Osmanlı yazı leksikonu içinde “öz” Türkçe kelimelerin oranı herhalde %5’i çok geçmez.
2. Osmanlı yazı dilinin Arapça terkip ve gramer kurallarına olan eğilimi, konuşma diline yabancıdır.) Buna karşılık, dil devrimi sonucu oluşturulan “arındırılmış” yazı dilinin konuşulan Türkçeyle pek alakası olmadığını, bu rakamlar – eğer kanıt gerekiyorsa – yeterli açıklıkla kanıtlamaktadır. Yeni türetilen “öz” Türkçe terimlerin, Türkçe köklerden türedikleri için daha kolay anlaşılır oldukları şeklindeki iddia ise, inandırıcı olmaktan uzaktır. Sözgelimi, herhalde “tükemek” fiilinden türeyen “tükel” sözcüğü ile Arapça kökenli “mükemmel” sözcüğünden hangisinin Türkçe bilen biri tarafından daha kolay anlaşılacağı, sanıyoruz ki tartışma gerektirmez.
bilgi kaynağı alabilir miyim ? benim bildiğim %80'in üzerinde yabancı kelime mevcut Osmanlıca'da ki senin dediğin Türkçe kelime barındırma oranı %20 ile 40 arası çok ciddi bir oran ha Osmanlının Son dönemlerinden bahsedicek olursak dediğin oranları anlayabilirim çünkü rumeliye iskan edilmiş olan Karamanoğlu aşiretleri 93 harbi yüzünden anadoluya geri gelmek zorunda kalmış ve geri gelen bu rumeli göçleri Türkçeyi yaygınlaştırmıştır

  #6  
Alt 09.07.24, 12:50
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Karamanoglu16 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bilgi kaynağı alabilir miyim ? benim bildiğim %80'in üzerinde yabancı kelime mevcut Osmanlıca'da ki senin dediğin Türkçe kelime barındırma oranı %20 ile 40 arası çok ciddi bir oran ha Osmanlının Son dönemlerinden bahsedicek olursak dediğin oranları anlayabilirim çünkü rumeliye iskan edilmiş olan Karamanoğlu aşiretleri 93 harbi yüzünden anadoluya geri gelmek zorunda kalmış ve geri gelen bu rumeli göçleri Türkçeyi yaygınlaştırmıştır
1 Taha Parla, Siyasal Kültürün Resmi Kaynakları c. 3, s. 100-105.
2. Söylev ve Demeçleri II, s. 277-278.
3. Daha ayrıntılı bilgi için karş. Sevan Nişanyan, Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü, İstanbul 2002...2007.
4. Toplumsal Tarih dergisinde yayınlanan “Osmanlı Basınında Yüz Yıl Önce” dizisinden seçmeler, Namık Kemal’in 1868’de Hürriyet’te çıkan makaleleri, İttihat ve Terakki’nin 1916 tarihli Umumi Kongre raporu ve Tanin gazetesinin bu kongreyi izleyen başyazıları esas alındı.
Ben okuma hastalığına tutulmuş bir adamım . Okumadığım kitap yok sayılır.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
  #7  
Alt 09.07.24, 12:54
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 31.03.24
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 378
Forum Puanı: 921
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
1 Taha Parla, Siyasal Kültürün Resmi Kaynakları c. 3, s. 100-105.
2. Söylev ve Demeçleri II, s. 277-278.
3. Daha ayrıntılı bilgi için karş. Sevan Nişanyan, Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü, İstanbul 2002...2007.
4. Toplumsal Tarih dergisinde yayınlanan “Osmanlı Basınında Yüz Yıl Önce” dizisinden seçmeler, Namık Kemal’in 1868’de Hürriyet’te çıkan makaleleri, İttihat ve Terakki’nin 1916 tarihli Umumi Kongre raporu ve Tanin gazetesinin bu kongreyi izleyen başyazıları esas alındı.
Ben okuma hastalığına tutulmuş bir adamım . Okumadığım kitap yok sayılır.
evet bunlar bu kitapları yazmış ancak bu Osmanlı'nın son döneminde Türkçenin neden arttığını eklememişler algıda seçicilik Anadolu topraklarında Osmanlıya kafa tuttuysan hatırlanmazsın veya nefretle anılırsın

Konu Kapatılmıştır


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bir kişi hakkında bilgi almak veya bir konu ile ilgili istihare yapmak Adalet Keşif ve istihare Uygulamaları 18 26.04.24 01:35
kadir gecesini keşfi açık olan biri bilebilir mi? havas22 Sorularınız 46 27.03.23 17:14
Keşfi açık olan birinin keşfini kapatmak Farruk Sorularınız 7 28.12.22 18:08
Yasin suresi faziletleri hakkında bilgi yorgun1500 Havas Dersleri 28 18.05.21 18:00
Cin hakkında geniş bilgi. Evliyanın ruhları Adalet Cin & Şeytan & Melek & Ruh 5 06.05.20 04:44


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:40.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com