Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Azimetlerde Karşılaşılan Allah'tan Başkasına Yemin ve Yetiş Gibi Sözlerin Hükmü?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 28.07.24, 18:28
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
fth7 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ama "yetiş ya hadim" gibi bir söylem anlaşılır. Allah'ın takdiriyle ve kudretiyle vesile olması inancıyla söyleniyor. Nihayetinde her şey vesile ile. Misal evliyaullah'a da bu inançla yetiş, meded nidalarıyla seslenebiliriz.

Yani "ecib ya" ifadesi anlaşılır bir ifade. "Allah hakkı için bana icabet et" manası ve bilinciyle söylendiğinde sorun yok doğru mudur?

Bu durumda aklıma takılan sadece "aksemtü aleyküm" yani üzerinize yemin olsun ifadesi kalıyor geriye. Sizce bunun açıklaması nedir? yani bu söylem masum mudur? masumiyetini nasıl açıklayabiliriz?
Allah Resûlü’nün yanı sıra veliler ve salih kulların zatlarıyla tevessülde bulunmanın şirk kabul edilmesi isabetli değildir. Zira tevessül ve istiğase ölünün bizzat zatıyla değil de Allah katındaki sevgisi v, makamı ve mertebesiyle yapıldığında meşrudur. Zira ölünün hiçbir zaman Allah nezdindeki rütbe ve derecesi değişmez.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 28.07.24, 18:34
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 21.12.19
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 161
Forum Puanı: 2430
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah Resûlü’nün yanı sıra veliler ve salih kulların zatlarıyla tevessülde bulunmanın şirk kabul edilmesi isabetli değildir. Zira tevessül ve istiğase ölünün bizzat zatıyla değil de Allah katındaki sevgisi v, makamı ve mertebesiyle yapıldığında meşrudur. Zira ölünün hiçbir zaman Allah nezdindeki rütbe ve derecesi değişmez.
Bu izahat de çok güzel oldu. Zaten genel olarak tam bu şekilde inanıyoruz ama bu izahatle daha da güzel ve anlamını bulmuş şekilde kafamıza oturdu abi emeğinize sağlık.

Bu durumda aklıma takılan sadece "aksemtü aleyküm" yani üzerinize yemin olsun ifadesi kalıyor geriye anlamaya çalıştığım

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 28.07.24, 19:27
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,531
Forum Puanı: 10288
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
fth7 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu izahat de çok güzel oldu. Zaten genel olarak tam bu şekilde inanıyoruz ama bu izahatle daha da güzel ve anlamını bulmuş şekilde kafamıza oturdu abi emeğinize sağlık.

Bu durumda aklıma takılan sadece "aksemtü aleyküm" yani üzerinize yemin olsun ifadesi kalıyor geriye anlamaya çalıştığım
orada bahsedilen aksemtu aleyküm

Sana allahın izzetiyle,azametiyle, yüceliğiyle,kudretiyle,gücüyle ve allahın güç ve kuvveti ile yemin veriyorum
anlami vardir,
yoksa o kadar alim evliya günaha girecek sözü soyleyip yüzlerce kez kitabina alir mi?

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 28.07.24, 22:09
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 21.12.19
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 161
Forum Puanı: 2430
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
orada bahsedilen aksemtu aleyküm

Sana allahın izzetiyle,azametiyle, yüceliğiyle,kudretiyle,gücüyle ve allahın güç ve kuvveti ile yemin veriyorum
anlami vardir,
yoksa o kadar alim evliya günaha girecek sözü soyleyip yüzlerce kez kitabina alir mi?
İşte ihtiyacım olan cevabı tam olarak buldum. Anladım demek ki bu anlamda kullanılıyor. Konu tamamen izaha kavuştu. Allah razı olsun sayın imas hocam.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 28.07.24, 19:29
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
fth7 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu izahat de çok güzel oldu. Zaten genel olarak tam bu şekilde inanıyoruz ama bu izahatle daha da güzel ve anlamını bulmuş şekilde kafamıza oturdu abi emeğinize sağlık.

Bu durumda aklıma takılan sadece "aksemtü aleyküm" yani üzerinize yemin olsun ifadesi kalıyor geriye anlamaya çalıştığım
Mağfiret ve şafaate erişebilmenin zorunlu şartı Allah’a imandır, ancak bu da tek başına yeterli olmayabilir. Hiç kimse de şefaat ve mağfiretin gerçekleşmesi için gerekli bütün şartları kesin biçimde açıklayamaz. Bunun bilgisi sadece Allah katındadır. ‘’Allah şirkin dışındaki günahları dilediği kimse için bağışlar.’’ (Nisa suresi 116. Ayet) buyrularak bir taraftan müjde verilirken diğer taraftan ‘’ dilediği kimse için ‘’ kaydı da getirilir. Ayrıca ‘’ Onlar Allah’ın hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler.’’ (Enbiya suresi 28. Ayet) buyruluyor. Denilebilir ki Kur’an şefaatin bütün şartlarını açıkça belirtmeyi münasip görmemiştir. Gönüllerin havf ve reca arasında kalmasını dilemiştir. (Mutahhari, Adl-i İlahi sayfa 308-310)
Bu noktada çoğu kez dile getirilen bir husus vardır: Şefaat bir tür ayrıcalık gözetme, kayırmacılık, torpil ve adaletsizlik demek değil midir? Oysa burada doğru ile batıl olan şefaatin arasını iyi ayırmak gerekir. Gerçek şefaat Allah’tan başlar ve günahkar kişiye ulaşır. Batıl anlamda şefaat anlayışında ise şefaat girişiminin günahkar kişiden başladığı ve aracılar vasıtası ile Allah’a ulaştığı sanılır. Gerçek şefaatte Allah rahmet ve mağfiretini günahkara eriştirebilmek için vesile diğer bir deyişle şefaatçi tayin buyurmaktadır. Batıl şefaatte ise kendisine şefaat edileceği varsayılan kişi, diğer bir deyişle günahkar vesile ve aracıyı tayine kalkışmaktadır. Dünyada örneklerine rastlanan batıl şefaatlerde suçlu kişi şefaatçısını tayin eder. Gerçek şefaatte ise şefaatçı olan nebileri ve diğerlerini vesile kılan tayin eden Allah’tır. Diğer bir ifadeyle batıl şefaat anlayışında şefaat eden günahkarın etkisindedir. Gerçek manası ile şefaatte ise durum aksinedir. Şefaatçi ancak O’nun iradesi ile günahkar üzerinde etkili olur. (Mutahhari Adl-i İlahi sayfa 310)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Muhyiddin ibn-i Arabiden Tavsiyleler (Mutlaka Okuyun) HeartLess Tasavvuf & Tarikatler 22 21.11.25 04:06
Melek Numaraları (Angel Numbers) SiLence Paranormal Varlıklar 2 27.11.24 15:05
Kader - karma toplumsal ön kabuller ve yargılar Och Metafizik 0 14.09.20 16:24
Duanın fazduanın fazileti ve vaktiileti ve vakti 3 Tuana Dualar & Dua Kardeşliği 7 10.05.18 10:11
islam Alimleri Açısından Ebced ve Cifir ilmi Sin Ebced & Cifir & Remil 0 29.09.15 14:19


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:20.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com