![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
||||
|
||||
|
Nakşbendîlik’te rûhun altı latîfesi vardır. Bunlardan biri halk/yaratılış âlemine, beşi emr âlemine âiddir. Emr âlemine âid olanlar: Kalb, ruh, sırr, hafî ve ahfâdır. Bunlara letâif-i hamse denir. Halk âleminden olan ise nefs-i nâtıkadır. Seyr u sülûk sırasında önce emr âleminden olan letâif-i hamsenin sırasıyla zikre iştirâki sağlanır. Kalb, ruh, sırr, hafî ve ahfâ denilen bu latîfeler çalışmaya başlayınca sıra nefs-i nâtıkaya gelir. Bunların çalışma şeklini târif edecek olan kimseler irşâda mezun olanlardır. Bunların çalışmasında en önemli unsur sâlikin bunların zikrinde o bölgeye yoğunlaşabilmesi ve dış dünyâ ile irtibâtını kesip kendi içine dönmesidir.Letâif bu yoğunlaşmaya bağlı olarak er veya geç çalışmaya başlar. Ancak amaç letâifin çalışmasından ibâret değildir. Letâifin çalışması huzûr-i kalbe, şerh-i sadra; yâni insanın göğsünün îmân ve itmînân ile genişlemesine vâsıtadır. Nitekim Nakşbendî meşâyıhından Mazhar Cân-ı Cânan’ın ifâdesine göre kalbin ve letâifin hareket etmesi fazla zarûrî değildir, maksad Allah’a yönelmektir.[ Abdullah Dihlevî, Makâmât-ı Mazhariyye, İstanbul 1993, s. 156.]Emr âlemine âid olan letâifin mahalli sadır; yâni göğüs kafesidir. Burada sol memenin iki parmak altında “kalb”, onun tam simetriği olan sağ memenin iki parmak altında “ruh”, sol memenin iki parmak üstünde “sırr”, onun simetriğinde sağda “hafî” ve hepsinin üstünde orta noktada “ahfâ” yer alır. Bu mahallin vücûdun kan ve sinir hareketine bağlı olarak hafî bir hâlde yapılan zikre katılır hâle gelmesi, letâifin çalışması demektir. Bu sâyede şerh-i sadr gerçekleşir.Kur’an’da şerh-i sadrı anlatan âyetler vardır.[ İsra suresi ayet 72; Taha suresi ayet 25; Hacc suresi ayet 46; İnşirah suresi ayet 1.] Sadr, kalb, fuâd ve lübbü anlatan ve bunlar arasındaki ilgiye dikkat çeken ilk sûfî Hakîm Tirmizî’dir. Onun Beyânu’l-fark beyne’s-sadr ve’l-kalb ve’l-fuâd ve’l-lüb adlı eseri letâif konusunun en kadîm kaynağı sayılabilir. Bedende bulunan emr âlemine âid bu letâifin harekete geçmesi ihsâna ermeyi kolaylaştırır. Bu dünyâda insanın nihâî hedefi ihsâna ve vuslat-ı ilâhiye ermektir. Çakraları da izah ederim. Hangi çakra ile ilgileniyorsan sor izaha çalışayım.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Şu hususu da mutlaka ifade etmek iktiza eder ki Letâifin avamdan bazılarında aşikâr olarak çalışıyor olması, tek başına bir üstünlük sebebi değildir. Sadece kalbin zikir kabiliyetini gösterir. Bu istidadın ibâdet, ihlâs ve güzel ahlâk ile cem olması kişide kemâl yolunu açar. İlmiye sınıfından kimselerin letâifinin diğerlerine göre daha geç çalışması, kendileri için bir eksiklik olarak mütalaa edilmemelidir . Zekâ gibi kalbin de kabiliyetleri şahıslara göre değişiklik arz eder. Ancak zekâsı inkişaf etmiş ve zihnî kabiliyetleri öne çıkmış bir insandan kalbî faaliyetlerinin de aynı boyutta olması beklenerek yanlış hükme varılmamalıdır
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Çakra, Sanskritçe bir kelimedir; bedende bulunan bir dizi dairesel enerji merkezine verilen addır. Avuç içlerinde ve ayak tabanlarında bulunan çakralardan başka gövdenin ortasında sıralanan yedi ana çakra vardır. Ayrıca auranın tepesinde bulunan ve altın güneş denen bir çakra daha vardır. Topraklanma kordonu en alttaki çakradan, bir başka deyişle birinci çakradan çıkar. Çakra sistemi endokrin sistem ile doğrudan birbirlerine bağlantılıdır. İkinci çakradan itibaren her çakra bir salgı beziyle ilgilidir. Birinci ve yedinci çakralar ise endokrin sistemin fiziksel ve ruhsal regülatörleridir. Salgı bezlerinde ya da çakralardaki herhangi bir dengesizlik bir diğerinin de dengesini bozar. Her iki sistemden birine uygulanan tedavi, diğerine de yararlı olur. Çakralarınızı iyileştirirken endokrin sisteminizi de aklınızda bulundurun. Doğu’daki pek çok dini inanış çakralar hakkında detaylı bilgi sunar. Yedi çakranın her birinin ayrı bir ismi, kendine özgü bir notası, rengi, biçimi, sembol hayvanı ve farklı özellikleri vardır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Ayak ve el cakrasi hakkında başka bilginiz var mi
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#8
|
|
Letaifleri açmanın bazı sıkıntıları olabilir natıka ve sırra geldiğinde bazı haller ve olaylar yaşanabilir
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#9
|
||||
|
||||
|
Kök (Muladhara) çakra, omurganın sonunda kuyruk sokumunun ikinci omurunda yer alır
Pelvis (Svadhisthana) çakra, göbek deliğinin altında kasık bölgesinde yer alır. Karın (Manipura) çakra, göbek deliğinin arkasında yer alır. Göğüs (Anahata) çakra, göğüs kemiğinin arkasında ve kalbe yakın yerdedir. Boyun (Vishuddha) çakra, boyun bölgesinde omurgada yerleşmiştir. Alın (Acna) çakra, iki kaşın tam ortasında ve beynin tam orta bölümde yer alır. Tepe (Sahasrara) çakra, başın tepe noktasından yaklaşık 6 santimetre yukarıda boşlukta bulunur. Ana çakra merkezleri birbirinden koruyucu bir enerji alanıyla ayrılmaktadır. Bu koruyucu alanlar çakra merkezlerini yabancı ve yıkıcı enerjilerden korumaktadır. Çakra temizleme yöntemleri ile zihin ve duygular arınınca, çakra merkezleri yeteri kadar güçlenince merkezleri birbirinden ayıran bu koruyucu alanlar yavaş yavaş yok olurlar. Senin sorduğun ikincil çakralar: Kulakların önünde birer tane, Gözlerin arkasında birer tane, Göğüslerin üstünde birer tane, Köprücük kemiklerinin omuzla birleştiği yerde birer, Timüs bezinin yanında bir, Mide bölgesinde (Göbeğin yaklaşık 2 cm altında) bir, Dalakla bağlantılı iki, Karaciğer bölgesinde bir, Yumurtalıkların/erbezlerinin yanında birer tane, Avuçların içinde birer tane, Dizlerin arkasında birer tane, Ayakların tabanında birer tane, olmak üzere toplam 21 adettir. Bunlar hakkında çok malumatım yok.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#10
|
|||
|
|||
|
Dinde çakra diye bir kavram yok
Letaifleri çalıştırmaya gelirsek Nakşibendi harici diğer tarikler bile Nefsi terbiyeden başladıkları için Letaiflere gelmeleri 10,20 30 sene sonra Bu yüzden Şahı nakşibend hz başka larının sonu bizim başlangıcımız demiştir, Nakşibendiler Ruh ayağıyla yürür nefse dokunmazlar nefsi emmare levvama rüya vs uğraşmazlar bu hususu İmamı Rabbani hz detaylı bir şekilde izah ermiştir Hatta kendinden önce detaylı Letaiflerin ismlerini yerlerini vs bahseden hiçbir meşayıh olmamıştır Letaiflerin çalışması için Sadık Nakşibendi müridi olmak lazım kimileri 1 Ay'da 3 Ay'da 6 Ay'da çok çok 3 Yıla hepsi uyanır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Tasavvuf ve harflerin sırları | HeartLess | Tasavvuf Sohbetleri | 3 | 03.07.24 21:52 |
| Harflerin özel sırları | imas | Diğer Havas Konuları | 7 | 06.06.24 13:40 |
| Burçların dinde yeri var mıdır? | Mustf | Sorularınız | 6 | 23.02.23 11:35 |
| Arap alfabesi harfleri anlamı ve tasavvufi özellikleri | Kekik kokusu | Sorularınız | 10 | 05.09.21 10:01 |
| Dinde Reformistler | Naim | Tasavvuf Sohbetleri | 0 | 05.11.19 09:35 |