Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Uzerinde koruma taşıyan kisiden bilgi alinabilir mi? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/96559-uzerinde-koruma-tasiyan-kisiden-bilgi-alinabilir-mi.html)

Yusufiyeli 13.11.24 15:46

Alıntı:

Mikail23 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 647028)
Verdigin likte hadise ortada degil. Wikipedia yazisi sadece.

Daha öncede musallatli bir yahudiyi nerdeyse evliya ilan edecektin. Hadis seriflerle öyle olmadigi ortaya çikti.

Durugörü meselesinde dikkat çekmek istedigim nokta, fal bakanlar veya medyumlar cinler yardimiyla bakip bir seyler söyler, bunlarda durugörü adi altinda aslinda musallat vardir. Tarotcularda durum farkli.

Yoksa konumuz kalp gözü açik veya ilmi ledüne vakif Allah dostlari degil.

Hindularda da riyazat var. Bununla durugörü sahibi olsalarda evliya olamazlar, medyum olurlar.
Bazilarina da medyumluk aileden gelir...

Kim evliya ilan edecekti terbiyesizlik yapma gaybi bir bilgi ancak Allah (c.c.)’nin tasarrufuyla bilgisiyle ve müsaadesiyle olur demek istedim. Bu aktardığım bilgiler hepsi kaynaklarıyla hadis numaralarıyla [İbn Seyyad bir Yahudi çocuğu gaybden haber veriyor ve Hz. Peygamber (s.a.v), Hz. Ömer (r.a)’i de yanına alarak sahabeden başka kişilerle birlikte İbn Seyyad’ın ahvalini incelemek için gidiyorlar. Ona ne gördüğünü sorar. Adı İbn Sayyad olan bu oğlan ‘’!Yalan da , doğru söyleyen de bana geliyor ‘’Der. Hz. Peygamber (s.a.v.) . ‘’Aklımdan geçeni bil bakalım ‘’ deyince İbn Sayyad :’’Duhan/duman’’ der ve akıldan geçeni bilir. (Buhari, ‘’Enbiya’’, 50; Müslim, ‘’Fiten’’, 20 )
Muhammed İkbal bu olayı ‘’İslam tarihindeki ilk fizyolojik gözlem’’ diye tanımlar ve bunu en iyi şekilde İbn Haldun’un yorumladığını belirtir.
İbn Haldun’a göre kâhinlerin gayb aleminden bilgi almaları için cinlere ihtiyaçları yoktur. Göklerden haber almanın engellenmesi “cinler” içindir. Kahinler için böyle bir yasağın olmadığını savunur. Mütehayyile kâhinler için bir ayna görevi görür ve cüzi yata nüfuz eder. Ona göre kâhin daha yüksek gayb mertebelerine çıkmamak için seçili sözler söyleyip durur. (İbn Haldûn, Ebû Zeyd Veliyyüddîn Abdurrahmân b. Muhammed Mukaddime, I-III, çev. Zakir Kadiri Ugan, İstanbul, 1990, C. I, ss. 244-250)]Sen gaybın sadece gelecek ile ilgili olduğunu biliyorsun onu da tashih ettim. Sadece İbn Seyyad kahindir ama Mukaddimede İbn Haldun’un ifade ettiği gibi cinlerden bilgi almamaktadır demek istedim. İbn sayyad’ın musallatlı olduğuna dair bilgin kaynağın varsa aktar. Google ‘den okuyarak bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuşsun. Buyur kehanetle ilgili Mukaddime’den küçük bir resim. Zaten bugünkü İslam alimlerinin birçoğu Mukaddimeyi de baz alarak Durugörü hadisesinin cinlerle alakalı olmadığını 6. Hissin bir inkişafı olduğunu belirtmekteler.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Yusufiyeli 13.11.24 16:59

Alıntı:

Mikail23 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 647028)
Verdigin likte hadise ortada degil. Wikipedia yazisi sadece.

Daha öncede musallatli bir yahudiyi nerdeyse evliya ilan edecektin. Hadis seriflerle öyle olmadigi ortaya çikti.

Durugörü meselesinde dikkat çekmek istedigim nokta, fal bakanlar veya medyumlar cinler yardimiyla bakip bir seyler söyler, bunlarda durugörü adi altinda aslinda musallat vardir. Tarotcularda durum farkli.

Yoksa konumuz kalp gözü açik veya ilmi ledüne vakif Allah dostlari degil.

Hindularda da riyazat var. Bununla durugörü sahibi olsalarda evliya olamazlar, medyum olurlar.
Bazilarina da medyumluk aileden gelir...

''Daha öncede musallatli bir yahudiyi nerdeyse evliya ilan edecektin. Hadis seriflerle öyle olmadigi ortaya çikti.'' Oğlum bana ayar mı oldun kim evliya dedi musallatlı olduğunu nereden bildin hangi hadisle neyi düzelttin bas git benimle uğraşma

Mikail23 21.11.24 19:30

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 647033)
Kim evliya ilan edecekti terbiyesizlik yapma gaybi bir bilgi ancak Allah (c.c.)’nin tasarrufuyla bilgisiyle ve müsaadesiyle olur demek istedim. Bu aktardığım bilgiler hepsi kaynaklarıyla hadis numaralarıyla [İbn Seyyad bir Yahudi çocuğu gaybden haber veriyor ve Hz. Peygamber (s.a.v), Hz. Ömer (r.a)’i de yanına alarak sahabeden başka kişilerle birlikte İbn Seyyad’ın ahvalini incelemek için gidiyorlar. Ona ne gördüğünü sorar. Adı İbn Sayyad olan bu oğlan ‘’!Yalan da , doğru söyleyen de bana geliyor ‘’Der. Hz. Peygamber (s.a.v.) . ‘’Aklımdan geçeni bil bakalım ‘’ deyince İbn Sayyad :’’Duhan/duman’’ der ve akıldan geçeni bilir. (Buhari, ‘’Enbiya’’, 50; Müslim, ‘’Fiten’’, 20 )
Muhammed İkbal bu olayı ‘’İslam tarihindeki ilk fizyolojik gözlem’’ diye tanımlar ve bunu en iyi şekilde İbn Haldun’un yorumladığını belirtir.
İbn Haldun’a göre kâhinlerin gayb aleminden bilgi almaları için cinlere ihtiyaçları yoktur. Göklerden haber almanın engellenmesi “cinler” içindir. Kahinler için böyle bir yasağın olmadığını savunur. Mütehayyile kâhinler için bir ayna görevi görür ve cüzi yata nüfuz eder. Ona göre kâhin daha yüksek gayb mertebelerine çıkmamak için seçili sözler söyleyip durur. (İbn Haldûn, Ebû Zeyd Veliyyüddîn Abdurrahmân b. Muhammed Mukaddime, I-III, çev. Zakir Kadiri Ugan, İstanbul, 1990, C. I, ss. 244-250)]Sen gaybın sadece gelecek ile ilgili olduğunu biliyorsun onu da tashih ettim. Sadece İbn Seyyad kahindir ama Mukaddimede İbn Haldun’un ifade ettiği gibi cinlerden bilgi almamaktadır demek istedim. İbn sayyad’ın musallatlı olduğuna dair bilgin kaynağın varsa aktar. Google ‘den okuyarak bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuşsun. Buyur kehanetle ilgili Mukaddime’den küçük bir resim. Zaten bugünkü İslam alimlerinin birçoğu Mukaddimeyi de baz alarak Durugörü hadisesinin cinlerle alakalı olmadığını 6. Hissin bir inkişafı olduğunu belirtmekteler.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Hz Peygamberin aklindan geçeni bildi yazmissin halbuki bilemedi. Nedenini anlattim. Daha sonra onu azarladi.. Kahinler gaybdan haber alabilmeleri için cinlere ihtiyaci yoktur diyorsun. Ve bu konularda uzman olmadigini tahmin ettigim birinden kaynak veriyorsun. Kahinler adi üstünde kahindir ve (kafir) cinlerle çalisirlar, kimisi cinlerin varligini anlamaz ve kendi sezgilerini kendilerinden zannederler halbuki öyle degildir. Kimiside cinlerin varligi bilir ve anlar.

Kâhinlerin yardımcıları şeytanlardır. Şeytanlar, gökyüzündeki meleklerin konuşmalarına kulak misafiri olur, aldıkları bilgileri kahinlere ulaştırırlardı. Kâhinler de bu bilgileri değişik kılık ve kalıplara sokarak insanlara aktarırlardı.

“Bu söz cinlerindir. Cin bilgiyi kapar da dostunun (kahinin) kulağına tavuğun gıdaklaması gibi gıdaklar. Bu şekilde ona yüz yalandan daha fazlasını karıştırır.” (Müslim, Selam 123)

“Kim bir Arrafa (bir nevi falcı, kâhin, gaybı bildiğini iddia eden kimseye) gidip (gerçekten ona inanarak / sözlerinin doğru olabileceklerine ihtimal vererek) bir şey sorsa kırk gece namazı kabul olmaz.” (Müslim, Selam, 125)

“Kim bir kâhine gidip söylediklerini (tamamen) tasdik etse, Muhammed (asm)’e indirilen (vahiy)den beri / uzak olmuş olur.” (Ebu Davud, Tıb, 21)

Dolayisiyla sezgi veya durugörü adi altinda seytanin varligi vardir. Ne kalp gözleri açiktir ne evliyadir nede ilmi ledün sahibidir.

Yusufiyeli 22.11.24 09:39

Alıntı:

Mikail23 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 647879)
Hz Peygamberin aklindan geçeni bildi yazmissin halbuki bilemedi. Nedenini anlattim. Daha sonra onu azarladi.. Kahinler gaybdan haber alabilmeleri için cinlere ihtiyaci yoktur diyorsun. Ve bu konularda uzman olmadigini tahmin ettigim birinden kaynak veriyorsun. Kahinler adi üstünde kahindir ve (kafir) cinlerle çalisirlar, kimisi cinlerin varligini anlamaz ve kendi sezgilerini kendilerinden zannederler halbuki öyle degildir. Kimiside cinlerin varligi bilir ve anlar.

Kâhinlerin yardımcıları şeytanlardır. Şeytanlar, gökyüzündeki meleklerin konuşmalarına kulak misafiri olur, aldıkları bilgileri kahinlere ulaştırırlardı. Kâhinler de bu bilgileri değişik kılık ve kalıplara sokarak insanlara aktarırlardı.

“Bu söz cinlerindir. Cin bilgiyi kapar da dostunun (kahinin) kulağına tavuğun gıdaklaması gibi gıdaklar. Bu şekilde ona yüz yalandan daha fazlasını karıştırır.” (Müslim, Selam 123)

“Kim bir Arrafa (bir nevi falcı, kâhin, gaybı bildiğini iddia eden kimseye) gidip (gerçekten ona inanarak / sözlerinin doğru olabileceklerine ihtimal vererek) bir şey sorsa kırk gece namazı kabul olmaz.” (Müslim, Selam, 125)

“Kim bir kâhine gidip söylediklerini (tamamen) tasdik etse, Muhammed (asm)’e indirilen (vahiy)den beri / uzak olmuş olur.” (Ebu Davud, Tıb, 21)

Dolayisiyla sezgi veya durugörü adi altinda seytanin varligi vardir. Ne kalp gözleri açiktir ne evliyadir nede ilmi ledün sahibidir.

Ebû’l-Abbas es-Seyyârî şöyle demiştir:Allah’ın kullarına bahşettiği nimetler iki türlüdür: Birisi kerâmet (ikram), diğeri de istidraçtır. O’nun sana bahşettiği ve geri almadığı nimetler ikram ve lütuftur. Geri aldığı ve sona erdirdiği nimetler ise, sen o nimetleri kendinden bildiğin için geri alınan ve aksi takdirde seni cehenneme sürükleyecek olan nimetlerdir. Bu yüzden, imanından bahsederken “inşallah ben mü’minim” de.Bu sözü söylemiş olan Ebû’l-Abbas es-Seyyârî, zamanının büyük zâtlarından biri idi
(Kaynak: (Kaynak Kuşeyri Risalesi Yazar: Abdülkerim Kuşeyri Yayınevi: İlk Harf Yayınları )

Yusufiyeli 22.11.24 09:44

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Svg 03.01.26 20:45

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 646527)
yapılmaz savaş çikar

Tesadüfen geldim, yorumu gördüm, çok beğendim ve gittim. :)


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:07.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148