![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#13
|
||||
|
||||
|
"Kahhar" kelimesi, Kur'an'da nadiren kullanılan kelime gruplarından biri olup Arapça sözcüklerde ‘’yenmek, galip ve üstün gelmek, hükmetmek, istediği şeyi birisine zor kullanarak yaptırmak’’ anlamlarına gelen "kahr" kökünden türemiş mübalağa ifade eden bir sıfattır.
Alimler, bu kelimenin Allah'a izafe edildiği takdirde “kullarını ilâhî irade dışında iş yapmaktan alıkoyan" anlamına geldiğini belirtmişlerdir. İlk dönem Esmâ-i Hüsna sarihlerinden Ebû İshâk ez-Zeccâc ile Ebû Süleyman el-Hattâbî bu ismi: "Zorba ve kullara ukubetle muamele eden, her varlığa ölüm takdir etmek suretiyle onlar üzerinde mutlak galebe sağlayan" şeklinde açıklamışlardır. (Ebu İshak ez-Zeccac, Tefsiru esmaillahi’l-hüsna) "Kahhar" ismi, Kur'ân-ı Kerîm'in altı yerinde, ancak mutlaka "vahit" isminden hemen sonra zikredilmek kaydıyla, şirk anlayışını eleştirip tevhid inancını pekiştiren; kıyametin kopuşu- nu tasvir eden âyetler arasında Allah'a izafe olunmuş(Yusuf suresi 39. Ayet; Rad suresi 16. Ayet; Sad suresi 65. Ayet; Zümer suresi 34. Ayet; İbrahim suresi 48. Ayet; Mümin suresi 16. Ayet); aynı kökten türemiş olan "kahir" ismi de iki ayette "Allah'ın, kullarının üzerinde yegâne kudret ve her türlü tasarrufun sahibi olduğunu” vurgulayan bir muhteva içinde zikredilmiştir. (Enam suresi 18 ve 61. Ayetler) Bu iki isme, Türkçe'deki "kahır" sözünün taşıdığı "yok etmek, ezmek, perişan etmek" gibi anlamlardan hareket ederek mana vermek doğru değildir. Bu kök ve türevlerinden yansıyan "ilâhî kahır" vasfına, kelimenin sözlük anlamında bile bulun mayan "cezalandırma ve azap etme" mefhumlarını eklemek ise bilimsel ve doğru bir yöntem olmasa gerektir. (Bekir Topaloğlu, ‘’Allah’’ TÜRKİYE DİYANET VAKFI İSLAM ANSİKLOPEDİSİ Cilt 2 sayfa 485) "Kahhar" ismine anlam açısından en yakın niteleme, irade ettiği her işte hükmünü icra ederek galip gelendir" (vallahü galibün alâ emrih) mealindeki ayette bir isim olarak zât-ı ilahiyye nisbet edilen "gâlib" kelimesidir. Aynı kelimenin türemiş olduğu "galebe" (galb) kökü, bir âyet-i kerimede de: "Ben ve elçilerim mutlaka galip geleceğiz" (le-aglibenne ene ve rüsülî) ifadesiyle fiil olarak Allah hakkında kullanılmıştır. (‘’galib’’ kelimesinin isim olarak kullanıldığı ayet için Yusuf Suresi 21. Ayet ve ‘’Galebe’’ kökünün fiil olarak kullanıldığı ayet için Mücadele suresi 21) Öte yandan "kahhar" isminin Esmâ-i Hüsna’dan “aziz", "Kadir", "muktedir", "kavi", "metîn", "cebbar" ve "mâlikü’l-mülk’ isimleriyle çok yakın anlam ilişkisi içinde olduğu kaydedilmiştir. (Bekir Topaloğlu, ‘’Kahhar’’ TÜRKİYE DİYANET VAKFI İSLAM ANSİKLOPEDİSİ Cilt 24 sayfa 169) Bilindiği üzere kahrın karşıtı olan kavram, lütuftur. Bu ismin muhtevası karşısında kula düşen görev: "Kahrın da hoş lütfun da hoş!" deyip, O'nun kahrını gerektiren küfür, şirk, isyan ve zulüm gibi çirkin hareketlerden sakınmak, daima O'nun lütfuna talip olmaktır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| 41 Farklı Büyü Belirtisi | Mucella | Nazar ve Büyü Uygulamaları | 46 | 31.07.26 17:22 |
| Büyü çeşitleri | Sadi | Nazar ve Büyü Uygulamaları | 19 | 14.09.24 20:48 |
| Kara Büyü ve çeşitleri | Sin | Nazar ve Büyü Uygulamaları | 2 | 06.09.22 14:40 |
| Eşimin ailesi eşimi dolduruşa getirmiş yuvam yıkılıyor | Belif | Sorularınız | 64 | 31.07.22 05:10 |
| Helal kazanca teşvik- haramdan sakındırma | Havasokulu | Hadisler | 4 | 28.07.17 03:17 |