Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Kader Bağlanması nedir?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 24.12.24, 01:17
 
Üyelik tarihi: 15.02.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 122
Forum Puanı: 1988
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Kader Bağlanması nedir?

Uzun zamandır içimde anlamını veremediğim bir sıkıntı var ne maddiyatla alakalı ne de maneviyatla. Geçenlerde kız arkadaşımın annesi hocaya gidip beni sormuş, hoca o çocuğun kaderi bağlanmış demiş. Kendimi büyüye yordum böyle düşüneyim dedim etrafımda bana bunu yapabilecek hiç kimse yok. Çok aktif bi karakter olmadığım için herhangi biri aklıma bile gelmedi. Bunun ne demek olduğunu Hocalarımızdan biri söyleyebilirse sevinirim.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 24.12.24, 01:53
Bursalee16 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.24
Bulunduğu yer: Kur rabbi imma türiyennı ma yuadun Rabbi fe la tec'alnı fil kavmiz zalimın
Mesajlar: 307
Forum Puanı: 697
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
N0bran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Uzun zamandır içimde anlamını veremediğim bir sıkıntı var ne maddiyatla alakalı ne de maneviyatla. Geçenlerde kız arkadaşımın annesi hocaya gidip beni sormuş, hoca o çocuğun kaderi bağlanmış demiş. Kendimi büyüye yordum böyle düşüneyim dedim etrafımda bana bunu yapabilecek hiç kimse yok. Çok aktif bi karakter olmadığım için herhangi biri aklıma bile gelmedi. Bunun ne demek olduğunu Hocalarımızdan biri söyleyebilirse sevinirim.
kader bağlanması değilde kısmeti kapalı demek istemiştir büyük ihtimal bu da bir beddua aldıysan vs olmuş olabilir

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 24.12.24, 02:11
 
Üyelik tarihi: 15.02.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 122
Forum Puanı: 1988
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Yahu ben kimim ki. Kim niye bana beddua etsin ki.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 24.12.24, 07:36
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
N0bran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Uzun zamandır içimde anlamını veremediğim bir sıkıntı var ne maddiyatla alakalı ne de maneviyatla. Geçenlerde kız arkadaşımın annesi hocaya gidip beni sormuş, hoca o çocuğun kaderi bağlanmış demiş. Kendimi büyüye yordum böyle düşüneyim dedim etrafımda bana bunu yapabilecek hiç kimse yok. Çok aktif bi karakter olmadığım için herhangi biri aklıma bile gelmedi. Bunun ne demek olduğunu Hocalarımızdan biri söyleyebilirse sevinirim.
Hoca kılıklı üfürükçü kafadan atmış. İlâhî adâlet, Allah'ın adâleti ve kaderi manasında kullanılır. Allah'ın adâleti hem kainat, hem de beşerî düzeyde tecelli etmektedir.(Mehmet S. Aydın, Din Felsefesi, İlahiyat Fakültesi Vakfı Yay. İzmir 1992 sayfa 137) Allah, hakimdir, âdildir, adâlet sahibidir. Kullarına asla ve asla haksızlık etmez. Zerre miktarı iyilik yapan onu bulur, zerre miktarı kötülük yapan da onu bulur.(Al-i İmran suresi ayet 195; Zilzal suresi 7 ve 8. Ayetler) Adâlet, "eşit davranmak, denk tutmak, doğrultmak, düzeltmek, doğruluk, haksızlıktan uzak durmak, tam düzgünlük, istikâmet, insaf, hakkaniyet. zulmün zıddı, doğru hüküm vermedir. Allah bütün
mahlukatı üzerinde hükümran olup her şeyi hikmet ve adâlet üzere yaratmaktadır. Kader, sonuç ile beraber sebeplere de bakar. İnsan, yaratılışı gereği kaderi tam manasıyla kavrayamadığından, ancak görebildiği sebepler ışığında yanlış hükme varabilir. Hz. Musa Hızır(kul) ile yaptığı arkadaşlığında dış görünüşü itibarıyla gözlemledikleriyle ilâhî adâleti yanlış gözlemlemiş, dış görünüşü ile yargıda bulunmuştur. İlahi adâlet ve kader ise başka şekilde tecelli etmiştir. Şöyle bir örnek de verilebilir: Bir insan bir başkasını yaralar; cezasını görmez. Pişman olup tövbe de etmez. Olay unutulur, gider. Fakat, bir gün bu kişi bir iftirasıyla mahkemeye düşer.. o suçsuzdur, fakat hakim görünen sebeplere bakarak o şahsı mahkum eder. İlahi kader, hakiki sebebe bakarak adâletle hükmetmiş ve o şahıs da, unutulup giden bıçaklama suçunun karşılığını görmüş denilebilir. İşte buna kaderdeki ilâhî adâlet ve kader gerçekleştiği söylenebilir. Allah kulunu, adâletinin icabı olarak işlediği günahtan dolayı karşılığını bu dünyada değilse ahirette mutlaka verecektir. Bunu Lokman hikmetli öğüdünde "Evladım! Bu dünyada yaptığın bir iyilik veya kötülük bir hardal tanesi gibi küçücük de olsa, üstelik bir kayanın içinde saklı bulunsa yahut göklerin veya yerin derinliklerinde de olsa Allah onu kıyamet ve hesap günü senin karşına çıkarıp amel terazisine koyar. Hiç şüphe yok ki Allah Latif, akıl sır ermez bilgisiyle her şeyi kuşatır. Habir; en ince ayrıntısına kadar her şeyden haberdardır"(Lokman suresi 14 ve 17.ayetler) demek suretiyle açıklamaktadır. Keza kendisinden bir lütuf olarak Allah kulunun şirk dışındaki hatasını bağışlayabilir de. İnsana göre bu durum bir gaybtır. Mâtürîdî ‘ye göre insan fakirlikle, musibetlerle, nefislere gelen belâlarla ilâhî adâlet ve hikmeti gereği sınanır." İmtihanın hikmeti de insanı aczi yetini hissettirip yaratıcıya dolayısıyla şükretmeye yönlendirmektir.(Maturidi, Te’vilatü Ehli’s-Sünne 5.cilt sayfa 597) Allah istediğini lütfuyla hidâyete ulaştırır, adâletinin gereği olarak istediğini de sapıklığa düşürür. Allah'ın kulunu sapıklığa düşürmesi hızlânıdır. Allah'ın günahkârlığı, isyanları sebebiyle cezalandırılması da ilâhî adâleti icabıdır.(Ebu Hanife el-fıkhu’l-Ekber sayfa 63) Bu yönüyle kötülükler, musibetler ve hastalıklar günahkâr bir mü'minin günahlarına kefaret, makamları yükseltme, ahiretteki bağışlanmaya vesile olmaktadır.(Buhari Marda 1.cilt ,7; Tirmizi, Tıbb 35; Ebu Davud, Cenaze 1.cilt) Hz. Musa, bir kul (Hızır) ile yolculuğunda gemiyi parçalaması, küçük çocuğu öldürmesi, kendilerine yiyecek vermeyen, dışlayan kişilere ait yıkık duvarı ücret almadan onarması gibi fiillerin hikmeti, dış görünüşü itibarıyla kötü gibi gözüken eylemlerin arka planında Allah'ın adâleti ilâhî kader Kur'ân'da canlı misal olarak anlatılır.(Kehf suresi 60-82. Ayetler) Allah mutlak adâlet ve hikmet sahibidir. O'nun fiillerinde abes, başıboş fiiller asla bulunmaz. Allah gözlerin hainliğini ve gönüllerin gizledikleri şeyleri bilir ve Allah adâletle hükmeder.(Mümin suresi 19-20. Ayetler) Evrende tekvini irade ve hükümler Allah'a ait olup kararlarında daima hikmet ve adâlet sahibidir. Adil-i Mutlak Yüce Allah, zalimlerin zulümlerinden ve günahlarından asla gâfil değildir. Zulüm ve kötülükler içinde olanlar dünyada ve ahirette hesaplarını en ince teferruatına kadar ilâhî adâlet önünde vermeleri ilâhî adâletin de tecelli alanında olmaktadır. İlâhî adâletin Allah'ın ilah, Mâlik ve Rab olmasında ve iradesi temelinde ilâhî adâlet; Allah'ın herkese yaptığının hesabını sorması ve hiç kimseye en küçük bir haksızlıkta bulunmaması herkese hakkının karşılığını tam olarak vermesidir.(Metin Özdemir, İlahi Adalet ve Rahmet Penceresinden Kötülük ve Musibetler DİB Yayınları, Ankara 2015 sayfa 23) Allah bakışların hainliklerini, yüreklerin sakladığı gizlilikleri bilir. Allah adâlet ve hakkaniyetle hükmeder.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 24.12.24, 08:44
 
Üyelik tarihi: 16.12.24
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 600
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hoca kılıklı üfürükçü kafadan atmış. İlâhî adâlet, Allah'ın adâleti ve kaderi manasında kullanılır. Allah'ın adâleti hem kainat, hem de beşerî düzeyde tecelli etmektedir.(Mehmet S. Aydın, Din Felsefesi, İlahiyat Fakültesi Vakfı Yay. İzmir 1992 sayfa 137) Allah, hakimdir, âdildir, adâlet sahibidir. Kullarına asla ve asla haksızlık etmez. Zerre miktarı iyilik yapan onu bulur, zerre miktarı kötülük yapan da onu bulur.(Al-i İmran suresi ayet 195; Zilzal suresi 7 ve 8. Ayetler) Adâlet, "eşit davranmak, denk tutmak, doğrultmak, düzeltmek, doğruluk, haksızlıktan uzak durmak, tam düzgünlük, istikâmet, insaf, hakkaniyet. zulmün zıddı, doğru hüküm vermedir. Allah bütün
mahlukatı üzerinde hükümran olup her şeyi hikmet ve adâlet üzere yaratmaktadır. Kader, sonuç ile beraber sebeplere de bakar. İnsan, yaratılışı gereği kaderi tam manasıyla kavrayamadığından, ancak görebildiği sebepler ışığında yanlış hükme varabilir. Hz. Musa Hızır(kul) ile yaptığı arkadaşlığında dış görünüşü itibarıyla gözlemledikleriyle ilâhî adâleti yanlış gözlemlemiş, dış görünüşü ile yargıda bulunmuştur. İlahi adâlet ve kader ise başka şekilde tecelli etmiştir. Şöyle bir örnek de verilebilir: Bir insan bir başkasını yaralar; cezasını görmez. Pişman olup tövbe de etmez. Olay unutulur, gider. Fakat, bir gün bu kişi bir iftirasıyla mahkemeye düşer.. o suçsuzdur, fakat hakim görünen sebeplere bakarak o şahsı mahkum eder. İlahi kader, hakiki sebebe bakarak adâletle hükmetmiş ve o şahıs da, unutulup giden bıçaklama suçunun karşılığını görmüş denilebilir. İşte buna kaderdeki ilâhî adâlet ve kader gerçekleştiği söylenebilir. Allah kulunu, adâletinin icabı olarak işlediği günahtan dolayı karşılığını bu dünyada değilse ahirette mutlaka verecektir. Bunu Lokman hikmetli öğüdünde "Evladım! Bu dünyada yaptığın bir iyilik veya kötülük bir hardal tanesi gibi küçücük de olsa, üstelik bir kayanın içinde saklı bulunsa yahut göklerin veya yerin derinliklerinde de olsa Allah onu kıyamet ve hesap günü senin karşına çıkarıp amel terazisine koyar. Hiç şüphe yok ki Allah Latif, akıl sır ermez bilgisiyle her şeyi kuşatır. Habir; en ince ayrıntısına kadar her şeyden haberdardır"(Lokman suresi 14 ve 17.ayetler) demek suretiyle açıklamaktadır. Keza kendisinden bir lütuf olarak Allah kulunun şirk dışındaki hatasını bağışlayabilir de. İnsana göre bu durum bir gaybtır. Mâtürîdî ‘ye göre insan fakirlikle, musibetlerle, nefislere gelen belâlarla ilâhî adâlet ve hikmeti gereği sınanır." İmtihanın hikmeti de insanı aczi yetini hissettirip yaratıcıya dolayısıyla şükretmeye yönlendirmektir.(Maturidi, Te’vilatü Ehli’s-Sünne 5.cilt sayfa 597) Allah istediğini lütfuyla hidâyete ulaştırır, adâletinin gereği olarak istediğini de sapıklığa düşürür. Allah'ın kulunu sapıklığa düşürmesi hızlânıdır. Allah'ın günahkârlığı, isyanları sebebiyle cezalandırılması da ilâhî adâleti icabıdır.(Ebu Hanife el-fıkhu’l-Ekber sayfa 63) Bu yönüyle kötülükler, musibetler ve hastalıklar günahkâr bir mü'minin günahlarına kefaret, makamları yükseltme, ahiretteki bağışlanmaya vesile olmaktadır.(Buhari Marda 1.cilt ,7; Tirmizi, Tıbb 35; Ebu Davud, Cenaze 1.cilt) Hz. Musa, bir kul (Hızır) ile yolculuğunda gemiyi parçalaması, küçük çocuğu öldürmesi, kendilerine yiyecek vermeyen, dışlayan kişilere ait yıkık duvarı ücret almadan onarması gibi fiillerin hikmeti, dış görünüşü itibarıyla kötü gibi gözüken eylemlerin arka planında Allah'ın adâleti ilâhî kader Kur'ân'da canlı misal olarak anlatılır.(Kehf suresi 60-82. Ayetler) Allah mutlak adâlet ve hikmet sahibidir. O'nun fiillerinde abes, başıboş fiiller asla bulunmaz. Allah gözlerin hainliğini ve gönüllerin gizledikleri şeyleri bilir ve Allah adâletle hükmeder.(Mümin suresi 19-20. Ayetler) Evrende tekvini irade ve hükümler Allah'a ait olup kararlarında daima hikmet ve adâlet sahibidir. Adil-i Mutlak Yüce Allah, zalimlerin zulümlerinden ve günahlarından asla gâfil değildir. Zulüm ve kötülükler içinde olanlar dünyada ve ahirette hesaplarını en ince teferruatına kadar ilâhî adâlet önünde vermeleri ilâhî adâletin de tecelli alanında olmaktadır. İlâhî adâletin Allah'ın ilah, Mâlik ve Rab olmasında ve iradesi temelinde ilâhî adâlet; Allah'ın herkese yaptığının hesabını sorması ve hiç kimseye en küçük bir haksızlıkta bulunmaması herkese hakkının karşılığını tam olarak vermesidir.(Metin Özdemir, İlahi Adalet ve Rahmet Penceresinden Kötülük ve Musibetler DİB Yayınları, Ankara 2015 sayfa 23) Allah bakışların hainliklerini, yüreklerin sakladığı gizlilikleri bilir. Allah adâlet ve hakkaniyetle hükmeder.

“Evladım! Bu dünyada yaptığın bir iyilik veya kötülük bir hardal tanesi gibi küçücük de olsa, üstelik bir kayanın içinde saklı bulunsa yahut göklerin veya yerin derinliklerinde de olsa Allah onu kıyamet ve hesap günü senin karşına çıkarıp amel terazisine koyar. “
Bir günahımıza çok tövbeler ettik çok pişman olduk diyelim bu dünya da hocam, yüce rabbimde tövbemizi kabul etse affetse o günahı yine de hesap günü çıkar mı karşımıza

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 24.12.24, 10:41
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kurtlukuyu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
“Evladım! Bu dünyada yaptığın bir iyilik veya kötülük bir hardal tanesi gibi küçücük de olsa, üstelik bir kayanın içinde saklı bulunsa yahut göklerin veya yerin derinliklerinde de olsa Allah onu kıyamet ve hesap günü senin karşına çıkarıp amel terazisine koyar. “
Bir günahımıza çok tövbeler ettik çok pişman olduk diyelim bu dünya da hocam, yüce rabbimde tövbemizi kabul etse affetse o günahı yine de hesap günü çıkar mı karşımıza
Değerli kardeşim Kişi şirkten dahi tövbe eder ve şirk içinde iken yapmış olduğu kötülüklerden ve bozgunculuktan halini düzeltirse, Allah ona bağışlamayı ve rahmetini vadetmektedir; o kadar ki (müslüman olduğu takdirde) şirk halinde iken işlemiş olduğu günahtan onu sorguya çekmeyecektir. Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur: “Eğer yaptıklarına son verirlerse geçmiş günahları bağışlanacaktır”(Enfal suresi 38. Ayet)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 24.12.24, 11:47
 
Üyelik tarihi: 15.02.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 122
Forum Puanı: 1988
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Yorumlarınız için teşekkür ediyorum lakin hepsi kopyala yapıştır cevapları . Ben bilgili birinin yazdıklarıma karşılık düşüncelerini merak ediyorum. Yazan ilgilenen herkesten Allah razı olsun

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 24.12.24, 11:49
 
Üyelik tarihi: 16.12.24
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 600
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli kardeşim Kişi şirkten dahi tövbe eder ve şirk içinde iken yapmış olduğu kötülüklerden ve bozgunculuktan halini düzeltirse, Allah ona bağışlamayı ve rahmetini vadetmektedir; o kadar ki (müslüman olduğu takdirde) şirk halinde iken işlemiş olduğu günahtan onu sorguya çekmeyecektir. Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur: “Eğer yaptıklarına son verirlerse geçmiş günahları bağışlanacaktır”(Enfal suresi 38. Ayet)
Sağolun hocam Allah razı olsun. İnsan bilerek girdiği günahlarından kendini bitmiş hissetsede rabbimin vaadi umut oluyor umut veriyor resmen hamdolsun şükürler olsun rabbim bağışlanmayı nasip etsin inşallah

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 24.12.24, 11:59
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
N0bran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yorumlarınız için teşekkür ediyorum lakin hepsi kopyala yapıştır cevapları . Ben bilgili birinin yazdıklarıma karşılık düşüncelerini merak ediyorum. Yazan ilgilenen herkesten Allah razı olsun
Allah (c.c.) şahidimdir ki kendim muhtelif kaynaklardan toparlayıp yazdım. Zaten bu hususta daha evvel bir çalışmaya sahiptim. Sen bu yazdıklarımı Google’dan falan kopyala yapıştır şeklinde yazdığımı ispatlarsan. Şerefimle temin ederim ki bu sitede bir daha yazmam siteyi terk eder giderim.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 24.12.24, 12:09
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,531
Forum Puanı: 10288
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
N0bran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Uzun zamandır içimde anlamını veremediğim bir sıkıntı var ne maddiyatla alakalı ne de maneviyatla. Geçenlerde kız arkadaşımın annesi hocaya gidip beni sormuş, hoca o çocuğun kaderi bağlanmış demiş. Kendimi büyüye yordum böyle düşüneyim dedim etrafımda bana bunu yapabilecek hiç kimse yok. Çok aktif bi karakter olmadığım için herhangi biri aklıma bile gelmedi. Bunun ne demek olduğunu Hocalarımızdan biri söyleyebilirse sevinirim.
yapılan bakimdan senin haberin var mi? daha diğrusu bakim yapılacağı sana soylendi mi?

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Önemli ve Pratik bilgiler Adalet Pratik Bilgiler 5 09.09.25 17:43
Kader değişir mi? ebu ubeyde bin cerrah ALLAH (c.c) 30 19.05.25 14:39
Kadere iman Kaza ve Kader nedir... ayhan571 Tasavvuf Sohbetleri 0 23.03.21 09:36
Kader ve Kaza Astra islam & islami Konular 3 08.01.20 22:03
Kadere iman Havasokulu Hadisler 4 01.07.17 09:37


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:33.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com